Kategori: SAĞLIK

  • ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıf öğrencileri tarafından ‘Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Danışanları ile Şizofreni Farkındalık Günü’ etkinliği gerçekleştirildi. İpekköy Yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinliğe Amasya Recep Akyılmaz Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanları ve çalışanlarının yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi akademik ve idari personeli de katıldı. Merkezde tedavi gören hastaların katılımcılara yönelik verdikleri konser ise ilgiyle dinlendi.
    Toplumu ilgilendiren her konu gibi şizofreni ile ilgili de tüm bireylerin bilinçli olmaları gerektiğini hatırlatan Öğr. Gör. Dr. Gonca Üstün, “Toplumun %1’ini etkileyen ve yaşam boyu devam eden şizofreni; sosyal, mesleki ve kişiler arası işlevselliği bozan, yeti yitimine yol açan, düşünce, algı, duygu, hareket ve davranışlarda önemli derecede bozulma ile karakterize bir hastalıktır. Şizofreni belirtilerinin iyileştirilmesi ve hastalığın yönetiminde yalnızca ilaç tedavisi yeterli olmayıp, belirtilerin yol açtığı kendine bakım yetersizlikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler, günlük işlevlerin yerine getirilememesi, toplumsal ve mesleki işlevlerde bozulma gibi sorunlar için psikososyal tedaviye gereksinim duyulmaktadır. Bu doğrultuda 1960’lı yıllarda dünyada toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri önem kazanmış ve ülkemizde de 2006 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Ulusal Ruh Sağlığı Politikası” ile toplum temelli rehabilitasyon çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalardan biri de 2011-2023 yıllarını kapsayan “Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı” ile her 300 bin nüfusa en az bir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) açılması hedeflenmiştir. Bu merkezlerin amacı, bireylerin yaşadıkları ortamda takip ve tedavilerinin yapılması, dışlanmadan toplum içerisinde ve bağımsız olarak en az destekle toplumsal, mesleki, eğitimsel ve ailevi rollerini sürdürebilmeleri için gerekli becerilerle donatılmasını sağlamaktadır.
    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan TRSM, 2014 yılında faaliyet göstermeye başlamış olup, fakültemiz Hemşirelik son sınıf öğrencilerinin Ruh Sağlığı ve Halk Sağlığı dersleri kapsamında da uygulama alanı oluşturmaktadır. İş birliği içinde olduğumuz merkezin çalışanları ve danışanları için, 11 Nisan Dünya Şizofreni Günü dolayısıyla düzenlediğimiz bu etkinlik ile şizofreninin de diyabet ya da böbrek yetmezliği gibi, onunla yaşamayı öğrenmemiz gereken kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekmeyi; şizofreni tanısı alan bireyleri izole etmeden, toplum içinde varlıklarını kabul ettiğimizi göstermeyi amaçladık. Toplumun bu konuda kayıtsız kalmaması ve daha duyarlı olması temennisi ile…” şeklinde konuştu.

  • “KANSER İÇİN PEDAL ÇEVİR” ADLI ETKİNLİK

    “KANSER İÇİN PEDAL ÇEVİR” ADLI ETKİNLİK

    1 – 7 Nisan Kanser Haftası etkinlikleri kapsamında 06.04.2019 cumartesi günü düzenlemiş olduğumuz “Kanser için Pedal Çevir” adlı etkinliğimize; Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin ORBAY, İl Emniyet Müdürü Fahri BULUT, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ahmet Özkan KAYA, İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner NERGİZ, Sağlık yöneticilerimiz, Sivil Toplum Kuruluşları, KIZILAY, TEMA ve 100 den fazla bisikletli vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirildi.

    Bisikletli yürüyüşümüz Kurtboğan Köprüsünden başlayarak Ziya Paşa Bulvarı İstikametinden Yavuz Selim Meydanında son buldu.

    İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner NERGİZ özetle yaptığı konuşmada ; Kanserin ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek Erken Teşhisin çok önemli olduğunu vurgulayarak konuşmasını bitirdi.

    Meydanda kurduğumuz Sağlık çadırını ziyaret eden katılımcılarımıza burada Kanser hakkında broşür ve açıklayıcı bilgilendirmeler yapıldı.

  • “ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR” KONULU KANSER HAFTASI PROGRAMI

    “ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR” KONULU KANSER HAFTASI PROGRAMI

    Merzifon İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün 1-7 Nisan Kanser Haftası etkinlikleri devam ediyor. Kanser Haftası etkinlikleri çerçevesinde Merzifon İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır’ isimli bir program düzenlendi.
    Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda gerçekleştirilen programda İlçe Sağlık Müdürü Dr. Begüm Pekbay tarafından kanserde erken teşhisin önemine ilişkin bir sunum yapılarak, katılımcılar erken teşhis amacıyla kanser taramalarını yaptırmak için KETEM Birimine başvurmalarını istenildi.
    Bilgilendirme programına Merzifon Kaymakamı Gürkan Demirkale, İlçe Emniyet Müdürü Süleyman Canpolat ve kurum idarecileri katıldı.

  • ELİAÇIK; “SAĞLIK-SEN’İN ARTIRDIĞI DÖNER SERMAYE ORANINA BÜROKRATİK ENGEL”

    ELİAÇIK; “SAĞLIK-SEN’İN ARTIRDIĞI DÖNER SERMAYE ORANINA BÜROKRATİK ENGEL”

    Amasya Sağlık Sen Şube Başkanı Recep Eliaçık, Sağlık-Sen açtığı dava ile dağıtılabilir döner sermaye hesaplamasında Hazine Payının yüzde 15 yerine yüzde 1 olarak kesilmesini sağlayarak, çalışanlara dağıtılacak döner sermayenin artırılmasını sağladı dedi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eliaçık şunları kaydetti: “Bu karara uymak zorunda olan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, teşkilatına yazdığı yazıyla dağıtılabilir döner sermaye tutarının yüzde 39’u geçmemesi için tedbir alınmasını isteyerek, mahkeme kararını etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır.
    Döner Sermaye Yönetmeliği, hazine payının döner sermaye bütçesinden yüzde 15’e kadar Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek oranda kesileceğini belirtmektedir. Bakanlar Kurulu’nca Hazine Payı yüzde 1 olarak belirlenmiştir. Ancak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Hazine Payı olarak yüzde 1 ödemesine karşın, yüzde 15 kesinti yaparak, dağıtılabilir döner sermayeyi azaltmaktadır.
    Sağlık-Sen olarak, Hazine Payı’nın yüzde 15 olarak değil, hazineye aktarıldığı yüzde 1 oranında hesaplanması için dava açtık. Talebimizi görüşen, Danıştay 11. Dairesi, söz konusu yönetmelik hükmünün yürütmesini durdurmuştur. Bu kapsamda Sağlık Tesisleri Dağıtılabilir Döner Sermaye hesaplamasında Hazine Hissesini yerine %1 olarak hesap edeceklerdir.
    Ancak Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu taşraya yazdığı yazı ile bu karara uyulmasını ama dağıtılabilir tutarın %39’u geçmemesi için tedbir alınmasını vurgulamıştır. Danıştay Kararını yok sayan bu uygulama ile Bakanlığımızın da hedeflediği çalışanların alacakları döner sermayelerin iyileştirilmesi konusu engellenmektedir.
    Kurumlara gönderilen paralar Global Bütçe artışı oranında her yıl artmasına karşın, dağıtılabilir döner sermaye SUT fiyatları odaklı olduğundan yaklaşık 10 yıldır artmamaktadır. Kurumların tahakkuk tahsilat oranları 10 yıl önce %80’lerde iken, bugünlerde 0’lere ulaşmıştır. Çalışanların eline geçen döner sermaye tutarları ise son yıllarda giderek azalmıştır. Bu konuda bir iyileştirme noktasında sendikamızın yoğun çabaları ile kazandığımız bu davanın da uygulanması engellenmeye çalışılmaktadır.” diye konuştu.

  • İL SAĞLIK MÜDÜRÜ NERGİZ DİYALİZ HASTALARIYLA BULUŞTU

    İL SAĞLIK MÜDÜRÜ NERGİZ DİYALİZ HASTALARIYLA BULUŞTU

    İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner Nergiz Suluova Devlet Hastanemizi ziyaret ederek Diyaliz tedavisi görmekte olan hastalarımızla düzenlenen programda bir araya geldi. Sağlık alanında ilçemize yapılan yatırımları anlattı ve hastalarımızın ihtiyaç ve taleplerini dinledi. Acil Serviste tedavi gören hastalarımızı da ziyaret eden İl Sağlık Müdürümüz geçmiş olsun dileklerinde bulunarak hastanemizden ayrıldı.

  • GELİN KANSERE KARŞI PEDAL ÇEVİRELİM

    GELİN KANSERE KARŞI PEDAL ÇEVİRELİM

    Amasya İl Sağlık Müdürlüğü organizasyonuyla Amasyalılar kansere karşı farkındalık oluşturmak için pedal çevirecekler.
    İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan duyuruda: “1-7 Nisan Kanser Haftası etkinlikleri çerçevesinde 06 Nisan 2019 Cumartesi günü saat 11.00’da Kurtboğan Köprüsünden (Gençlik Merkezi önü) başlanarak, Ziya Paşa Bulvarı istikametinden Yavuz Selim Meydanından bitirilmek üzere bisiklet turu düzenlenecektir. Programa bütün halkımız bisikletleriyle davetlidir.” denildi.

  • VALİMİZ KANSER HASTALARINI ZİYARET ETTİ

    VALİMİZ KANSER HASTALARINI ZİYARET ETTİ

    Sosyal içerikli çalışmaları ve “1-7 Nisan Kanser Haftası” sebebiyle Valimiz, 10 yıldır diyabet ve 2 yıldır kolon kanseri ile mücadele eden ve yatağa bağımlı halde yaşamak zorunda kalan Saffet Güripek ve kardeşini evlerinde ziyaret etti.

    Valimiz Dr. Osman Varol, İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz ve İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Özgür Dalkıran ile birlikte 51 yaşında olan ve 10 yıldır şeker hastalığı bulunan, ayrıca 2 yıl önce konulan kolon kanseri teşhisinden sonra yürüme fonksiyonlarını kaybederek yatağa bağımlı halde yaşayan Saffet Güripek ve kardeşine ziyaret gerçekleştirdi.

    Hasta vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerini ileten Valimiz hastalıklarının son durumu hakkında bilgi aldı. Tedavi sürecinde kendisine her türlü imkânın ve kolaylığın sağlanması hususunda gerekli talimatları verdi.

    Saffet Güripek ve kardeşi, yakın zamanda babasını kaybeden Valimize başsağlığı dileklerini ilettiler. Yoğun iş temposuna rağmen ilimizdeki ihtiyaç sahibi ve hasta vatandaşlarımıza ziyaretler düzenleyerek, talep ve şikâyetlerini bizzat dinlemesinden dolayı şükranlarını sundular.

    Ziyaret sonrası evden ayrılırken kendisine seslenen yaşlı bir teyzemizin yanına uğrayan Valimiz, kendisiyle sohbet ederek hâl ve hatırını sordu, talep ve şikayetlerini dinledi. Teyzemiz Valimize anlayışı için teşekkür etti ve çalışmalarında kolaylıklar diledi.

  • 112 PERSONELLERİN EĞİTİMLERİ TAMAMLANDI

    112 PERSONELLERİN EĞİTİMLERİ TAMAMLANDI

    Amasya Üreme Sağlığı Eğitim Merkezi’nde Dr. Afitap Pınar Taşçı, Ebe Hülya Oksal ve Ebe Esra Güçyetmez tarafından düzenlenen Acil Obstetrik Bakım Destek Personel Uyum ve Güvenli Annelik eğitimlerine, 26 Mart 2019 tarihinde 10, 28 Mart 2019 tarihinde 10 kişi olmak üzere toplam 20, 112 personeli katılarak, eğitimlerini başarıyla tamamladılar.

  • AYAN; “SAĞLIKTA ŞİDDET ARTIK İŞ KAZASI OLARAK KABUL EDİLİYOR”

    AYAN; “SAĞLIKTA ŞİDDET ARTIK İŞ KAZASI OLARAK KABUL EDİLİYOR”

    Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ses İl Başkanı Satılmış Ayan, Tüm toplumda şiddet olayları artmaktadır. Nefret söylemlerinin en üst mercilerden dillendiriliyor oluşu, bireysel silahlanmanın teşviki, suçluların yargı süreçlerinde ceza indirimleri alıyor olması toplumda suçluların cezalandırılmayacağına, mağdurların korunmayacağına yönelik bir kabullenme hali yaratmaktadır ”dedi.
    Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ses İl Başkanı Satılmış Ayan konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu; ”Sağlık emekçileri de her geçen gün artan dozda şiddete maruz kalmaktadır. Tüm sağlık emekçileri için sağlık kurumları artık huzurlu bir çalışma ortamı olmaktan çıkmış, yoğun iş yükü, performans baskısı altında ezildiğimiz, her an şiddete maruz kaldığımız, can güvenliğimizin olmadığı yerler haline gelmiştir. Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin boyutları ortadadır. Resmi rakamlara göre her gün en az 31 sağlık emekçisi şiddete uğramaktadır. Şiddeti önlemekle ve suçluları cezalandırmakla yükümlü kamu erki ise sağlıkta şiddetin önlenmesi için herhangi bir adım atmadığı gibi sağlık emekçilerinin örgütlerinin taleplerini, defalarca meclis gündemine getirilen yasa tasarılarını hiçe saymakta, herhangi bir yaptırım getirmeyen yasayı şiddetle mücadele yasası olarak ilan etmekte, bu tutumuyla sağlıkta şiddeti meşrulaştırmaktadır.
    Sağlık sistemindeki tüm sorunların sorumlusu olarak sağlık emekçilerinin gösterilmesi, şiddet uygulamanın hak arama yöntemine dönüştürülmesi bir taraftan, sırtını iktidara yaslamış liyakatsiz yöneticilerin uyguladıkları mobing diğer taraftan; tükeniyoruz! Sağlık emekçileri olarak yoğun ve tüketici iş hayatının yanında maruz kaldığımız şiddet nedeniyle de mesleğe yabancılaşmakta, kendimizi çaresiz hissetmekteyiz.
    Yetkili sendika; söz konusu emekçilerin haklarını savunmak olunca ortalarda görünmemekte, her zaman olduğu gibi üyeleri ve sağlık emekçilerinden yana değil yöneticilerden yana tavır almaktadır. Ancak sağlık emekçileri yalnız değildir, bugün burada olduğu gibi haklarımızı bir arada yan yana savunmaktayız. Şiddetin de sağlık alanında yaşadığımız tüm diğer sorunların da çözümü tüm sağlık emekçilerinin bu yan yana duruşundan geçmektedir. Hep birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda sağlıkta şiddet artık iş kazası olarak kabul edilmektedir. Bu da şiddet olaylarında kamu erkinin işveren olarak sorumluluğunun kabul edilmesi anlamına gelmektedir. Şiddetin sona ermesi için taleplerimizi bundan sonraki süreçte de dillendirmeye devam edeceğiz.
    Sağlıkta dönüşüm programının son bulması için mücadele etmek şiddetle mücadelenin birincil ve en önemli ayağıdır.
    Günde 100 ve üzeri sayılarda hasta muayene etmek zorunda kalmak, randevu sisteminin işletilmemesi nedeniyle hastaların poliklinikler önünde yığılması kabul edilemez.
    Kimi zaman yılgınlık, şikâyetin sonucunda suçlunun ceza almayacağı yargısı şikâyetten geri durmamıza neden olmaktadır. Yine iş yükünden kaynaklı şiddete uğradıktan sonra bile çalışmaya devam etmek zorunda hissetme ve şikâyetin zaman kaybı yaratacağı endişesi şikâyeti önleyici olabilmektedir. Bununla birlikte şiddetin kanıksanması ve sözel şiddetin; tehdit, aşağılama, hakaret ve tacizin şiddet olarak bile görülmeyip şikâyete konu edilmemesi ise ayrı bir sorundur.
    Oysa sağlıkta şiddetle mücadele etmek için şiddeti kanıksamamak, şikâyet etmek, idarecileri gerekli tedbirleri almaları konusunda uyarmak ve şiddetin son bulması için tüm sağlık emekçileriyle ortak mücadele etmek gerekmektedir. Sağlıkta dönüşümün sona ermesi, şiddetin son bulması, suçluların cezalandırılması, sağlık alanında kar değil, insan odaklı politika üretilmesi için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz

  • SEZİKLİ; ‘KALP VE DAMAR HASTALIĞINDAN SONRA ÖLÜM NEDENİ KANSER’

    SEZİKLİ; ‘KALP VE DAMAR HASTALIĞINDAN SONRA ÖLÜM NEDENİ KANSER’

    Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Selçuk Sezikli, Kanser Haftası münasebetiyle bir açıklama yaptı. Kanserin öneminin giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunu durumunda olduğunu belirten Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Selçuk Sezikli, “Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir. Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür” dedi.
    Başhekim Sezikli açıklamasının devamında; “Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Normalde hücreler belli bir kontrol altında, ihtiyaca göre bölünerek çoğalırlar. Hücreler bir taraftan programlı ölüm ya da “apoptoz” denen olay ile yok olurken, diğer taraftan da büyüme faktörlerinin etkisiyle çoğalır. Büyüme faktörleri normalde DNA’daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğrayarak hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de “onkogen” denir.
    Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Kanser bir organda oluştuktan sonra, uzak doku ve organlara da metastaz dediğimiz yerleşmeler yapar ve genel olarak hastalar metastazlar nedeniyle kaybedilir. Hızlı ilerleyen kanserlerde metastaz erken, daha iyi gidişli kanserlerde ise metastaz geç oluşur. Metastaz oluşumu tesadüften çok, kanser hücrelerinin bazı organlara kolay yerleşmelerini sağlayan özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kolon kanserleri karaciğere, prostat kanserleri kemiğe metastaz yapmayı tercih etmektedir. Burada, kanserli dokuda kan akımı, damar hücrelerinin aktivasyonu gibi faktörler rol oynamaktadır. Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere “tümörü baskılayan genler” de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Örnek olarak retinoblastoma genini ve p53 genini gösterebiliriz.
    SONUÇ;
    Kanser çok önemli bir hastalıklar grubudur. Tedavisi ve tanısı bir çok uzmanlık dallarının işbirliğini gerektirmektedir. Tedavisi güçtür. Erken tanı önemlidir. Cerrahi ve radyoterapi lokal tedavi yöntemleri olup, onların arkasından kemoterapi ve immünoterapi gibi sistemik tedaviler uygulanmaktadır. Kemoterapi sitotoksik ilaçlarla yapıldığı için özel bir ihtisas konusudur. Etkili dozlarda, fakat hastayı yan tesirlerden koruyarak yapılması gereklidir. Moleküler biyolojinin verdiği yeni bilgiler kanser tedavisi için umut vaad etmektedir. Onkogenleri ve onların ürünlerini baskılayan özel maddeler halen araştırılmaktadır. Anti-onkogenlerin de tedaviye katılmaları için çalışılmaktadır.
    Kanserde belki tedaviden daha önemli olan husus kanserin önlenmesidir. Önlemede karsinojenik (kanser yapıcı) maddelerden uzak durmak, temiz ve sağlıklı yaşamak ve uygun bir diyet uygulamak gibi hususlara uyulması kanser sıklığını rahatça yarıya indirebilir. Gelecekte kemoprevansiyon yani kimyasal maddelerle kanseri önlemek de yararlı olabilecektir” ifadelerini kullandı.