Kategori: SAĞLIK

  • FIRTINADAN HASTANE DE NASİBİNİ ALDI

    FIRTINADAN HASTANE DE NASİBİNİ ALDI

    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerinde şiddetlenen fırtına neticesinde Hastane yetkililerinin yaptığı açıklamada;  “Elektriklerimizde herhangi bir sıkıntı yaşanmadan güç kaynaklarımız ve jeneratörlerimiz ile hizmet aksamadan devam etmiştir. Ana bina ve ek binamız çatılarında yer yer hasarlar meydana gelmiştir. Vatandaşlarımız ve hastalarımız herhangi bir zarar görmemiş olup tamamen maddi hasarlı olarak durum atlatılmıştır.
    Olayın gerçekleşmesine müteakip hemen İl Sağlık Müdürümüz Başkanlığında, Kamu Hastaneleri Başkanlığı ve tüm Hastane idaremiz ile birlikte Hastanemizde Kriz Merkezi oluşturularak Hastane Afet Planı (HAP) uygulamaya konulmuştur.
    Hastanemize tüm teknik, güvenlik ve temizlik personelimiz göreve davet edilmiş olup ivedi biçimde hizmetin aksamadan devam edebilmesi sağlanmıştır. Hastanemiz genelinde başta Acil servis hizmetlerimiz olmak üzere tüm sağlık hizmetlerimiz hiçbir kesintiye uğramadan devam etmektedir.
    Aynı anda başta Emniyet kuvvetleri, İtfaiye, AFAD ve diğer tüm yardımcı kurumlara durumla ilgili bilgi verilmiştir. İlgili kurumlardan yetkililer ve ekipler Hastanemize gelerek hasar tespit ve düzenleme çalışmalarına destek olmuşlardır.
    Olayla ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığımız Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü yetkililerimiz sürekli olarak tarafımızdan bilgi alıp destek olarak süratle tamirat ve yenileme yapılabilmesi için tüm desteklerini bildirmişlerdir.” dedi.

     

  • SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    SAĞLIK DOSTU KARPUZ

    Bir porsiyonunun 60 kalori olması sayesinde diyet yapanların ve sağlıklı beslenenlerin tercihleri arasında yer alan karpuzun çok önemli faydaları bulunuyor. Tatlı krizlerini en hafif şekilde atlatmanın iyi bir yolu olan karpuz, obeziteden kalp hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa karşı doğal bir koruma sağlıyor. Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, karpuzun faydaları hakkında bilgi verdi.

    Karpuz, su ve şeker içeriği yanında birçok vitamin ve mineral içeren düşük kalori mucizevi bir meyvedir. Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan karpuz, kilo kontrolüne de yardımcı olmaktadır. Ayrıca karpuz, tatlı krizlerini önlemek için de özellikle tercih edilmesi gereken bir meyvedir.

    60 kalorilik vitamin deposu
    Karpuz; C vitamini (16 mg), pantotenik asit, biotin, potasyum (230 mg), A vitamini, B1 vitamini, B6 vitamini, bakır, magnezyum için iyi bir kaynaktır. Bir porsiyon yani 200 gramlık bir karpuz 60 kalori olmasıyla da iyi bir diyet besinidir. 200 gram karpuz 15 gram karbonhidrat, 0,80 gram lif ve 8 miligram likopen içermektedir.

    Böbrek hastaları doktora danışmadan yememeli
    Her türlü sebze ve meyve, uzun yaşamın sırrı olarak değerlendirilmektedir. Birçok araştırma karpuz gibi bitkisel besinlerin tüketilmesini obezite, diyabet, genel ölüm oranlarının azalması, kanser ve kalp hastalıklarının azalması ile ilişkilendirmektedir. Ancak karpuz potasyum içeriği yüksek olan meyvelerden biridir. Bu sebeple potasyum kısıtlaması olanlarda, böbrek hastalarında tüketimi beslenme uzmanları kontrolünde olmalıdır.

    Karpuzun faydalarını biliyor musunuz?
    1. Bir porsiyon karpuz günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16’sı karşılamaktadır.
    2. Karpuz kan basıncını düzenleyerek, tansiyonu kontrol altına almaktadır.
    3. Kanser savar bir besindir. Kanser vakalarında yan etkinin azalmasına yardımcı olmaktadır
    4. Vücutta yağ birikimini engellemektedir.
    5. Serbest radikalleri etkisiz hale getirip ve oksidatif stresi azaltarak kalbi korumaktadır.
    6. Çok iyi bir antioksidandır.
    7. Sindirimi düzenleyip, kabızlığı, hazımsızlığı önlemektedir.
    8. Susuzluğa çaredir.
    9. İçerdiği kolin sayesinde hafızayı güçlendirmektedir.
    10. Kas ağrılarını azaltıp, egzersiz sorası toparlanma süresini kısaltmaktadır.
    11. Cildi nemlendirip, saç hücrelerini geliştirmektedir.

  • 2 AYDA 81 KENE VAKASI

    2 AYDA 81 KENE VAKASI

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Bu yıl 81 hasta kene ısırıkları sebebiyle hastanemize başvurmuş bunlardan, 62 hastaya hekimlerimiz müdahale etmiş, 18 kişi kendi çıkarıp başvurmuş ve 13 yaşında 1 hastamız ise KKKA şüphesi ile sevk edilmiştir.” dedi.

    Bu yıl da havaların ısınmasıyla birlikte kene ısırık vakaları ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı vakalarını görmeye başlıyoruz diyen Başhekim Sezikli, “Havaların soğumasıyla birlikte KKKA vakalarında belirgin azalma olmakta ve çok nadir olarak görmekteyiz. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı yeni bir hastalık değildir. Bazı vakalarda ölümle sonuçlanabilen bir kırsal bölge hastalığıdır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın Sağlık Bakanlığı ve Tarım-Hayvancılık bakanlığının önerilerine uyarak belirli önlemleri alması gerekmektedir. Bu önlemlerin başında pantolon paçalarını çorap içine sokmak, uzun kollu giymek, eldiven kullanmak gibi basit önlemlerdir ve çok etkili olmaktadır. Aynı önlemlere bu bölgelere gidenlerin de uyması gerekmektedir. Ayrıca bu bölgelere gidenlerin işi bitip eve gelindiği zaman vücutta kene muayenesi/kontrolü yapması da önemlidir. Hastalık belirtileri çoğu hastada ateş, üşüme, titremenin eşlik ettiği bir soğuk algınlığı şeklinde ani başlar. Çoğu hastada halsizlik, şiddetli kas eklem ağrıları olur. Bazen bulantı, kusma, ishal ve vücutta döküntü vb. olabilir. Hastalık dünyanın birçok bölgesinde görülmektedir. Hastalığın spesifik bir tedavisi ve henüz etkin bir aşısı yoktur. Ancak hastalara erken tanı konup gerekli tedbirlerin alınması, yatırılarak yakın takibi, bakım, destek tedavisi ve gereğinde kan ve kan ürünlerinin verilmesi çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

  • SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ORGANİK PAZAR

    SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ORGANİK PAZAR

    Taşova’da haftada bir gün kurulan ve Tamamen organik ve ev yapımı ürünlerin bulunduğu pazar yerinde ürünler müşterilerin beğenisine sunuluyor. Taşova’nın Alpaslan köyünde yaşayan organik ürün üreticisi Hacer Özgür, satışa sunulan tüm ürünlerin organik olduğunu ifade etti. Özgür, “Satışlardan memnunuz, kışın pek satış yoktu ama şimdi biraz biraz açıldı. Ürünlerimiz tamamen organik. Kuşburnunu eylül-ekim ayı gibi yapıyoruz. Tamamen kendi el yapım ürünlerimiz. Tevek yaprağını da mayıs-haziran aylarında burada her ürünlerin hasat zamanı ayrı oluyor. Organik olduğu için. Şimdi de fasulye, meyveler, kiraz, yaprak onlar çıktı. Satışlarımız Allah’a şükür iyi” dedi.

    “Herkesi organik pazarımıza bekliyoruz”

    Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk yaptığı açıklamada, “Şu an Taşova’nın ‘Yöresel Ürünler Pazarı’ veya diğer bir ifadeyle ‘Köylü Pazarı’nda bulunuyoruz. Köylü pazarı tabiri aslında yeni bir tabir değil. Tabi her dönem her ortamda köylülerimizin kendi yetiştirdikleri ürünleri sattığı pazar olarak ifade edilir. Bura aynı zamanda hem köylü pazarı hem de köyde vatandaşların doğal kendi organik ürünlerini yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yer olması sebebiyle hem organik pazar hem de köylü pazarı olarak iade edilebilir. Şu an içinde bulunduğumuz caddede tamamen köylerde yaşayan köylerde kendi bahçesinde üretimini yapan hemşerilerimizin kendi ürünlerini ürettikleri ve pazarladıkları yerdeyiz. Tabi şunu bilmek gerekir: Ciddi manada bir organik ürün sorunu yaşıyoruz dünyada ve yetkililerin ifade ettiğine göre yediğimiz gıdaların büyük bir kısmında ciddi manada bir organik olup olmama var. Veya kimyasal atıkların var olup olmamasıyla ve dolayısıyla da sağlık sorunuyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda ilçemiz Taşova’da köylü pazarının var olması, vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri kendi köylerinde kendi bahçelerinde doğal organik şekilde yetiştirdikleri ürünlerin ilçemizde halkımıza satışa sunulması bizim açımızdan tabii ki önemlidir. Şu bir gerçek, Türkiye’de de birkaç yerde özellikle organik tarım ürünlerinin satıldığı pazarlar adı altında farklı pazarlar kuruluyor. Her ne kadar bizim ilçemizde bu manada özel bir organik pazar adı ile alakalı özel bir yer olmamasına rağmen şuan hakikaten bulunduğumuz güzergâh organik ürünlerin satıldığı en önemli güzergâhlardan bir tanesi. Dolayısıyla biz hep şunu söylüyoruz: Bu günün çevre sorunları, sağlık sorunlarının yaşandığı bugünün dünyasında insanlarımızın daha güzel ürünler, daha kaliteli ürünler ilacın az olduğu kimyasal ürünlerin az olduğu bir ortamda daha güvenilir ürünler tüketilmesi için bütün dostlarımızı, bütün hemşerilerimizi organik ürünlerin satıldığı köylü vatandaşlarımız kendi doğal yetiştirerek ürünlerini sattığı pazarımıza bekliyoruz” diye konuştu.

    Belediye Başkanı Öztürk daha sonra pazarcı esnafını gezerek hem onları hem de vatandaşlarla sohbet etti.

  • CUMA DEDE’NİN AZİM ÖYKÜSÜ

    CUMA DEDE’NİN AZİM ÖYKÜSÜ

    Gümüşhacıköy’de yaşayan 72 yaşındaki Cuma Sarıtaş, 41 kilo vererek yeniden sağlığına kavuştu.

    Cuma dede, Diyetisyen Gülşah Yıldız Akyılmaz’ın diyet önerilerine uyarak ve düzenli olarak her gün yürüyüş yaparak 1,5 sene içinde 41 kilo verdi. Tansiyon için kullandığı ilaçlardan da kurtulan Cuma Sarıtaş 72 yaşında hayata yeniden başladı.

    Diyetisyen Gülşah Yıldız Akyılmaz, “Cuma amca 1,5 sene önce geldi. 120 kiloydu, şimdi 79 kilo. 1,5 senede 41 kilo verdi. Yüksek tansiyon hastası, 3 tane ilacı vardı geldiğinde. Ama şimdi hepsinden kurtulduk. Diyetle kurtulduk. Belli bir yaşın üstünde yaşam tarzı değişikliği yaparsak, yürüyüşümüzü yaparsak, beslenmemizi düzenlersek yüksek tansiyondan kurtuluyoruz, ilaçlardan kurtuluyoruz, başarıyoruz” dedi.

  • UZM. DR. YÜKSEL EMİR HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

    UZM. DR. YÜKSEL EMİR HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

    Uzun süre Amasya Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde Başhekimliği yapan ve Amasya Tabip Odası Eski Başkanlarımızdan, çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Yüksel Emir hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve dostlarına başsağlığı dileriz.

  • EMEKLİ SAĞLIK PERSONELLERİNE PLAKET TÖRENİ

    EMEKLİ SAĞLIK PERSONELLERİNE PLAKET TÖRENİ

    Amasya İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlık kuruluşlarında görev yaparken son 1 yıl içerisinde emekliye ayrılan personellerine sabah kahvaltısı ve plaket takdimi programı düzenlendi.
    Amasya İl Sağlık Müdürlüğünün yemekhanesinde düzenlenen programa İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, Hizmet Başkanları, Hizmet Başkan Yardımcıları, Şube Müdürleri, Hastane yöneticileri ve emekli olan personeller katıldılar.
    Kahvaltı sonrası İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz yaptığı konuşmada “Emekli olan arkadaşlarımıza yaptıkları hizmetler için teşekkür ederek Amasya İl Sağlık Müdürlüğü ailesi olarak bundan sonraki hayatlarında aileleri ile birlikte sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum.” diye konuştu.
    Akabinde İl Sağlık Müdürü ve Sağlık Yöneticileri emekli olan personellere hizmetleri anısına plaket vererek, hatıra fotoğrafı çektirdiler.

  • SICAK HAVALARA DİKKAT

    SICAK HAVALARA DİKKAT

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, aşırı sıcaklara karşı uyarılardan bulunarak, sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıklarından korunmanın yollarıyla ilgili tavsiyelerde bulunan Başhekim Selçuk Sezikli, “Özellikle çocukların, yaşlıların, kalp, akciğer solunum ve tansiyon hastalığı bulunan kişilerin, hamilelerin, kilo sorunu olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda 37 dereceye kadar normal olan vücut ısısı 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Aşırı sıcağa maruz kalan bir kişinin beynindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar” dedi.

    Sıcak havalarda meydana gelebilecek fiziksel kramplara karşı uyarılarda bulunan Sezikli, “Fiziksel aktivite ile beraber terlemeye bağlı vücutta hızlı bir şekilde meydana gelen su ve tuz kaybı sonucu oluşur. Belirtileri, karın bacak ve kol kaslarında ağrılı spazmların oluşumudur. Sıcak krampları için tıbbi bir tedaviye gerek yoktur. Kişi kramplardan sonra en azından birkaç saat için fiziksel aktiviteyi durdurmalı sulu- mineralli içecekler tüketmeleri gerektiğini söyleyerek, sıcak bitkinliği, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, yükselen ateş, kalbin daha hızlı çarpması, belirtilerindendir. Bilinç kaybı yoktur. Kişi serin bir yerde bacakları baş seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmalı, sıkı giysilerini gevşetmeli, sıvı- mineralli içecekler almalıdır. Kişinin durumu gözlenmelidir. Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahriş olması sonucu ortaya çıkan pütürcüklerdir. Vücudun daha çok boyun koltuk altı dirsek içi gibi kıvrımlarında görülür. Her yaşta ve herkeste görülebilmekle beraber bebeklerde görülmesi daha sıktır. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin daha nemsiz ortam sağlanmalıdır. Güneş yanıklarından korunmak gerektiğini söyleyen Başhekim Sezikli, “Güneş yanıkları uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Etkilenen kişide deride kızarıklık, su toplama, yüksek ateş, şiddetli ağrı-acı şikâyetleri görülür. Güneş yanıklarından korunmak için özellikle güneş ışınlarının en şiddetli olduğu 11.00-16.00 saatleri arası güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı olan yerler ilk olarak soğutulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu kesinlikle sürülmemelidir. Bir hekime danışarak tıbbi losyon kullanılmalıdır. Güneş veya sıcak çarpması kalıcı hasarlara neden olabilir. Aşırı sıcağa maruz kalmak sonucu bedenin vücut sıcaklığını sabit tutma mekanizmasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olan bir durumdur. Güneş veya sıcak çarpmasının belirtileri, çok yüksek ateş. (40-41 derece) Vücudun terleme olayını gerçekleştirememesi. Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ciltte aşırı kuruluk, kusma, bulantı, bilinç kaybı, görme netliğinin bozulması, el ayak hareketlerinin kontrolünde hâkimiyet kaybıdır. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.

  • MESAİ DIŞI SAĞLIK HİZMETİ BAŞLADI

    MESAİ DIŞI SAĞLIK HİZMETİ BAŞLADI

    Amasya’da Şehit Kadir Çakı Semt Polikliniğinde “Mesai Dışı Sağlık Hizmeti” Uygulaması Hizmet Vermeye Başladı.
    Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, İlimiz coğrafi yapısı nedeniyle il merkezi nüfusunun yaklaşık % 60’ına hitap eden bölgenin tam ortasında bulunan Şehit Kadir ÇAKI Semt Polikliniğine başvurmakta olan Vatandaş yoğunluğunu azaltmak ve hastalarımıza daha etkin ve verimli hizmet sunabilmek adına “Mesai Dışı Sağlık Hizmet Birimi” kurulması ihtiyacı gereğince Müdürlüğümüzce işlemlere başlanılmıştır” dedi.
    17.06.2019 itibariyle Mesai günlerinde saat 16:00-24:00 arasında, mesai günleri dışında 08:00-24:00 saatleri arasında; muayene, enjeksiyon, pansuman, müşahede, röntgen, temel laboratuar ve reçete hizmetlerinin sunulacağı şekilde Semt Polikliniğinin mesai saatleri genişletildi.

  • “BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN”

    “BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN”

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli,  Sağlıklı beslenmek, hijyene dikkat etmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak, spor yapmak; hasta olmamak için yapılması gerekenlerin başında gelse de bunların dışında önemli bir nokta daha var, o da bağışıklık sisteminizin güçlü olmasıdır” dedi.

    Vücudun savunma mekanizması olan bağışıklık sistemini hakkında önemli bilgiler veren Başhekim Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Bağışıklık; organizmanın kendisinden farklı yapıya sahip virüs, bakteri, mantar, parazit gibi zararlıları yabancı olarak algılaması ve ondan kurtulmak için çeşitli savunma mekanizmalarını harekete geçirerek, organizmayı koruyan bir sistem. Kendinden olanı, kendinden olmayandan ayırt etme yeteneğine sahip. Bağışıklık sisteminin ilk görevi yabancı maddelerin vücuda girişini önlemek, herhangi bir şekilde girmeyi başaranların ise yayılmasını engellemek ve yok etmek. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi hastalıklara karşı direnç kazanmak, soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığının azaltmak açısından büyük önem taşıyor. Bağışıklık sistemini bozan etkenler stres, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği, bazı ilaçlar (kortikosteroidler gibi) ve genetik faktörler olarak özetlenebilir. Bağışıklık sisteminin aşırı, eksik ya da hatalı çalışması sonucu hastalıklar ortaya çıkıyor. Etkili bir bağışıklık sistemi birçok hastalığa karşı koruyucu olmasına karşılık sistem yetersiz olduğunda AIDS, kanser gibi farklı hastalıklar; aşırı harekete geçmesi durumunda ise alerji, anafilaksi, otoimmünite gelişebiliyor.

    Bağışıklık sisteminin yetersiz kaldığı durumlarda, vücudumuza giren herhangi bir mikroba karşı iyi savaş verilememesi sonucunda ‘bağışıklık sistemi yetersizliği-immün yetersizlik’ olarak adlandırdığımız hastalıklar ortaya çıkıyor.

    Bağışıklık sistemi yetersiz olanlar, özellikle virüs enfeksiyonlarına yatkınlık gösterdiği için, enfeksiyona yakalanmamak için kapalı yerlerde fazla bulunmamaları gerekiyor. Örneğin, kalabalık ve iyi havalandırılmayan kapalı alanların kullanımının arttığı soğuk havalarda özellikle kışın grip oldukça yaygın görülüyor. Hastalık esas olarak damlacık enfeksiyonuyla bulaşıyor. Öksürük, hapşırık, konuşmayla ortaya çıkan damlacıkların solunması, öpüşme, tokalaşma yoluyla veya virüs bulaşmış eşya, yiyecekle temas sonucu bulaşma gerçekleşebiliyor. Virüsler, mikrobun kapı tokmağı, telefon gibi bulaştığı yerlerde canlı kalabildikleri için bu yüzeylere temastan sonra virüsleri uzaklaştırmak için ellerin sabunlu suyla yıkanması gerekiyor. El temizliğinin çok ihmal edildiği göz önüne alındığında, doğru ve etkili el yıkamanın önemi unutulmamalı, sık sık vurgulanmalı ve örnek olunmalı. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmek, tek tip beslenmekten kaçınmak, yararlı her türlü besinin dengeli tüketilmesini sağlamak, kişisel hijyene özenmek, düzenli uyku, egzersiz, stresten uzak hayat; hastalıklardan korunmada en önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.

    Çevresel faktörlerin önemini de anlatan Başhekim Sezikli “ Bağışıklık sistemini etkileyen faktörlerin başında genetik geliyor, onu çevre izliyor. Onu bozan stres, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, radyasyon, hava kirliliği gibi etkenlerden uzak durmak gerekiyor. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran en önemli risk faktörlerinden. Sistemin etkin fonksiyonlarını gösterebilmesi için sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapma, havalandırılmış alanlarda bulunma, ellerin düzenli olarak ve iyice yıkanması, hasta kişilerden uzak durulması, öpüşme ve yüz temasından kaçınılmasına dikkat edilmeli.

    Hastalar kalabalık ortamlardan uzak durmaya, öksürürken, hapışırırken burun ve ağızlarını kapamaya özen göstermeli. Böylece hastalığın toplum içinde yayılması önlenmiş, bağışıklık sistemi zayıf kişilerin hastalanması engellenmiş olur” ifadelerini kullandı.