Kategori: SAĞLIK

  • KALAYCI: KONYAMIZ MİLLİ DURUŞUNU SERGİLİYOR

    KALAYCI: KONYAMIZ MİLLİ DURUŞUNU SERGİLİYOR

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı,Anadolu Yayıncılar Derneği bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan “100. Yıl Seçimi Programının konuğu oldu.

    100. Yıl Seçimi Programında önemli açıklamalarda bulunanan Kalaycı “Anadolu medyasına, Milliyetçi Hareket Partisi olarak çok önem veriyoruz, sorunlarına yönelik adımları atıyoruz, seçim beyannamemizde de var. Konyamızın kanalı KONTV bizim gururumuz” ifadelerini kullandı.

    Kalaycı sözlerine şöyle devam etti:

    MHP’NİN KONYADA OY ORANI ARTACAK

    Konyamızın 31 ilçesinde mahalle mahalle, köy köy, ev ev çalışmalarımızı devam ettiriyoruz, 15 adayımızla, teşkilatlarımızla çok etkin bir çalışma yürütüyoruz. Konyalı hemşerilerimizin Milliyetçi Hareket Partisine olan yüksek ilgisi ve teveccühü bizleri motive ediyor. Ben inanıyorum ki Milliyetçi Hareket Partisi Konyada vekil sayısını arttıracak. Ayrıca Cumhurbaşkanımıza olan teveccüh de artarak devam ediyor. 2018 seçimlerinden daha fazla bir oy oranıyla Cumhurbaşkanımıza desteğimizi vereceğiz. Konyamız milli duruşunu gösteriyor.

    Milliyetçi Hareket Partisi sürekli halkın içinde olduğu için toplumun ihtiyaçlarında büyük isabet gösteriyor ve bunların çözümü noktasında da çok önemli gerçekleşebilir vaatlerimiz bulunuyor.
    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile istikrarlı bir dönem yaşadık. Cumhuriyet tarihinde göreve gelen hükümetlerden, en uzun süre görevde kalınan dönem oldu.

    DİĞER KAMU ÇALIŞANLARI DA HAKLARINI ALACAK

    Kamu işçilerinin aldığı zam kadar, diğer kamu çalışanları ve emeklilerimiz de bu zam oranından yararlanacak. Büyük şehirlerde asgari ücretli çalışanlarımız yol ücretini karşılamayı öngörüyoruz.
    Kamuda çalışan akedemisyenlerin, mühendislerin özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışmalar yapacağız, seçim beyannamemiz de var.
    Sosyal güvenlik konusunda reforma ihtiyaç var. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bunu gerçekleştireceğiz.
    Milliyetçi Haretek Partisi staj ve çıraklık eğitimiminin de hizmete başlama tarihi olarak sayılmasını öngördü. Bu yılki seçim beyannamemiz bunu koyduk. Bu dönem bunun çözüleceğine inanıyorum.

    SEÇİM BEYANNAMEMİZ TARAFSIZ KURULUŞLARCA TAKDİR GÖRÜYOR

    AVM’lerin ve zincir marketlerin kuruluş yeri açısından belli kurallara bağlanması görüşündeyiz. Seçim beyannamemizde yer verdik. Büyük AVM’lerin şehir dışında olması, zincir marketler de belirli şartlarda, belirli mesafelerde kurulmalı. Adım başı büyük market, esnafı bitiriyor. Bu dönem, bu kanun çıkacak.
    Ek gösterge konusunda düzenlemeler yapacağız. Asker ailelerine yapılan yardımın arttırılmasını sağlayacağız.
    Geniş bir kadroyla en doğru nasıl çözüm getirebilir bunu analizini yapıp seçim beyannamemize alıyoruz. Bir çok kesimin takdirini de kazanıyor bizim seçim beyannamemiz. Tarafsız kuruluşlar, önceki yıllarda açıkladığımız seçim beyannamemizi en doğru, ayakları yere basan, popilist söylemi olmayan değerlendirmeleriyle takdir ettiler. Bu seçim beyannamemizin de aynı değerlendirmeye tabi olacağına eminiz. Bu seçim beyannamemiz insanımızın sorunlarına en makul çözüm getirme yolunda, en makul çözümü öngörme noktasında öneriye ve tespitlere sahip.

    TÜRKİYE DIŞ POLİTİKADA ALTIN YILLARINI YAŞIYOR

    Bir de politikalarımız var seçim beyannamemizde. Türkiye dış politikada altın yıllarını yaşıyor, diplomasinin merkezi olmuş, Rusya Ukranya savaşında barışı sağlamaya çalışan tek ülke. Tahıl koridoru ile milyonlarca insanımıza tahılın ulaşmasını sağlayan bir ülke. Terörle mücedele konusunda zaten kahraman mehmetçiklerimiz destan yazıyor. Yurt içinde güvenlik, huzur tam tesis edilmiş durumda. Terörün kökünü de kuratacağız. Ekonomiyle ilgili bizim üreten ekonomi programımız var. Şu anda uygulanan ekonomi politikası bizim ekonomi politikamızla örtüşüyor. Üretim, ihracat, istihdam ve cari fazlayı öngören bir program. Sadece cari fazla verme konusunda hedeflerimize ulaşamadık onun da nedeni Rusya -Ukranya savaşında enerji fiyatlarının çok yükselmesi. Milli enerji konusunda atılan önemli adımlar, enerjide bizi dışa bağımlılıktan kuratacak, bu kaynaklar ülke içinde kalacak ve insanımıza refah artışı sağlayacak.

    İLK İŞİMİZ TÜRK MİLLETİNE YARAŞIR BİR ANAYASA

    Cumhuriyetimizin 100. yılında verdiğimiz 100 sözün başında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin devamını ve kökleşmesini öngörüyoruz. Diğer maddelerden biri anayasa. ilk işimiz yeni anayasayı uygulamaya koymak. Türk Milletine yaraşır bir anayasa. biz Cumhuriyetin 100. yılına atfen 100 maddelik bir anayasa hazırladık. Diğer bir çalışmamız da iç tüzüğün değişmesini istiyoruz.

    MESLEKİ ÖRGÜTLER MESLEK SORUNLARI DIŞINDA HER ŞEYE BURNUNU SOKUYOR

    Mesleki örgütler var. Mesleki işin dışında her işe burunlarını sokuyorlar. Aslında anayasada çerçevesi çizilmiş kendi mesleki alanında çalışmalar yapması ve kendi meslek üyelerinin haklarını savunması gerekiyor. Ama bakıyorsun devletimizin,hükümetimizin bir icraatının önünü tıkamak için elinden gelen her şeyi yapıyor.Bunların görevleri konusunda çalışmalarımız olacak.

    OECD ÜLKELERİ ARASINDA EN FAZLA İSTİHDAM TÜRKİYEDE

    Biz Türkiye merkezli yeni bir medeniyet diyoruz. Birleşmiş Milletlerin yapısını dahi değiştirmeyi öngörüyoruz.

    Türk Ekonomi Modeli bizde güzel işliyor. Pandemi döneminde, dünya ekonomik anlamda kavrulurken Türkiye akıllıca bir ekonomik politika izledi. Üretimi sekteye uğratmadan bu işin altından kalktık. O sayede ihracatta rekorlar kırıyoruz. İstihdamda beklenenin çok üzerinde artış sağlanıyor.

    Pandemi ve deprem felaketinin ekonomiye olumsuz yansıdığını kaydeden Kalaycı “Türkiye büyümeye devam ediyor. Türkiye büyüyen, güçlenen, yükselen bir ülke. Bunu IMF verilerinde de görebilirsiniz, dünya bankası verilerinde de görebilirsiniz OECD verilerinde de görebilirsiniz. Son süreeçte OECD ülkeleri içerisinde en fazla istihdam sağlayan ülke Türkiye” dedi.

    Kalaycı şu ifadelere de yer verdi:

    SOĞAN 12 BUÇUK LİRA

    “TÜİK’in verilerine inanmayıp oraya basmaya gidenler OECD’nin rakamları da ortada, Türkiye bu alanda başarılı bir politika uyguluyor.
    Yoksullukla alakalı muhalefete kalırsak millet aç,hepimiz açız soğan diyorlar domates diyorlar başka bir şey demiyorlar soğana 30 lira diyorlar, dün pazarda gördüm 12 buçuk lira. Muhalefet, dış güçlere karşı Türkiye’nin yanında yer almak varken böylesi politikalar güdüyor. Dünya bankası Türkiye’yi üst orta gelirli ülkeler arasında gösteriyor. BM kalkınma programı her yıl ülkelerin insani gelişmişlik endeksini yayınlar. Birleşmiş Milletler, Türkiye’yi 2019 yılından bu yana en yüksek insani gelişmiş ülkeler arasında gösteriyor.

    VATANDAŞIMIZA GELİR GARANTİSİ VERECEĞİZ

    Sosyal yardımlar konusunda da asgari gelir desteği vereceğiz vatandaşımıza. Bir ailede kişi başı gelir asgari ücretin altındaysa devlet yardım yapıyor. Bunu talep halinden hak haline getireceğiz. Otomatiğe bağlayacağız. Gelir garantisi verip o gelirin ne kadar altındaysa aradaki fark kadar gelir desteği vereceğiz. İhtiyac sahibi her ailenin bir ferdine, mutlaka iş vereceğiz. Her ailenin gelir sahibi olmasını sağlayacağız.

    Milliyetçi Hareket Partisinin seçim beyannamesinde afetlerle mücadele olarak geniş bir bölümünde yer aldığını kaydeden Kalaycı, kira artışları konusunda da şunları söyledi: “Son dönemde hiç bir maliyet artışı söz konusu değil ama sürekli fiyatlar artıyor, burada birilerinin parmağı var, organize bir yapı var”.

  • 3-9 KASIM ORGAN VE DOKU BAĞIŞI HAFTASI

    3-9 KASIM ORGAN VE DOKU BAĞIŞI HAFTASI

    Ülkemizde her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında “Organ ve Doku Bağışı Haftası” kutlanmaktadır. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biridir.

    Organ nakli, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.

    Kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi de organ bağışıdır.

    Unutmamak gerekir ki, her bağış yeni bir hayattır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ naklinin caiz olduğunu bildirmiş ve organ bağışını, insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır.

    Ülkemizde organ bağışları Sağlık Bakanlığı kontrolü ve denetiminde yapılmaktadır.  “Türkiye Organ ve Doku Nakli Bilgi Sistemi” vasıtasıyla organ dağıtımı en adaletli ve şeffaf  biçimde yapılmaktadır.

    ORGAN-DOKU BAĞIŞI NEDİR?

    Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere vasiyet etmesidir. 18 yaşını aşmış, akli dengesi yerinde olan herkes organ-doku bağışında bulunabilir.

    ORGAN-DOKU BAĞIŞINDA BULUNAN HERKESİN ORGANLARI-DOKULARI KULLANILABİLİR Mİ?

    Organ bağışı yapılmış olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Örneğin; kişi evde, sokakta, acil serviste veya hastanelerin herhangi bir servisinde ölmüş kişilerin organları ülkemizde organ bağışında kullanılamaz.

    Yalnızca yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazına bağlı olarak ölen, yani beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları nakledilebilir.

    BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR, TANISI NASIL KONULUR?

    Beyin ölümünde, beyin fonksiyonları tamamen kaybedildiği için geri dönüşü yoktur, tam ve kesin olarak ölüm gerçekleşmiştir, bu durum bitkisel hayatla karıştırılmamalıdır. Beyin ölümü teşhisi konulabilmesi için birtakım testlerin uygulanma zorunluluğu vardır. Bu testlerin sonucunda, alanında uzman iki hekim tarafından, beyin ölümü gerçekleşip gerçekleşmediği kararına varılır daha sonra bu karar aileye bildirilir.

    HANGİ ORGAN-DOKULARI BAĞIŞLAYABİLİRİM?

    Kalp                Kornea                        Tendon

    Karaciğer        İnce Bağırsak             Yüz ve Saçlı Deri

    Böbrek            Kemik                         Ekstremite (Kol,Bacak)

     

    Pankreas         Kas Dokusu                Üst Solunum

    Akciğer           Kıkırdak                     Üst Sindirim Yolları

    Deri                Uterus (Rahim)

     

    ORGAN BAĞIŞ KARTI OLSUN YA DA OLMASIN AİLELERDEN İZİN ALINIR MI?

    Organ bağış kartı olup olmadığı bakılmaksızın beyin ölümü gelişmiş tüm vakaların aileleri ile mutlaka görüşülür. Bu görüşme organ nakil koordinatörü tarafından gerçekleştirilir. Aile onayı olmadan hiç kimsenin organları alınamaz ve kullanılamaz.

    ALINAN ORGANLAR HERKESE NAKLEDİLEBİLİR Mİ?

    Nakil işlemleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından yürütülür ve yapılan tüm işlemler kayıt altına alınıp belgelenir. Organ dağıtımı; ulusal bekleme listelerinde kaydı olanlar arasından, öncelikle tıbbi aciliyeti olan hastalar olmak üzere, kan ve doku grubu uyumuna göre yapılır. Din, dil, ırk, cinsiyet, zengin veya fakir ayrımı gözetilmez. Alıcı ve vericinin kimlik bilgileri ailelerin izni olmadan açıklanamaz. Gizli kalması kanunen esastır.

    İLERİ YAŞ VEYA KRONİK HASTALIĞIN OLMASI ORGAN BAĞIŞINA ENGEL MİDİR?

    Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığın bulunması, alkol veya sigara içiliyor olması ve benzeri nedenler organ bağışı yapılmasına engel değildir.

    ORGAN BAĞIŞI YAPILDIKTAN SONRA, VAZGEÇİLEBİLİR Mİ?

    Organ bağışından vazgeçildiğinde bu yeni kararı aile ile paylaşılması E-Devlet sistemi üzerinden iptal edilmesi ve organ bağış kartının imha edilmesi yeterlidir.

    DİNEN BİR SAKINCASI VAR MIDIR?

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 06.03.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Kuran –ı Kerim’ de Maide suresi 32. Ayette “Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır.” diye buyrulmuştur.

    ORGAN BAĞIŞI İÇİN NEREYE BAŞVURMAK GEREKİR?

    İl veya İlçe Sağlık Müdürlükleri

    Devlet Hastaneleri

    Üniversite Hastaneleri

    Özel Hastaneler

    Aile Hekimliği Merkezleri

     

    Toplum Sağlığı Merkezleri

    ORGAN BAĞIŞININ YASAL BOYUTU NEDİR?

    29.05.1979 tarih ve 2238 sayılı kanunla organ bağışının yasal boyutu belirtilmiştir. Buna göre:

    Madde 6: 18 yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan her kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imtiyazlı veya en az iki tanık huzurunda sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağı bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.

    Madde 14: Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya dokularını tedavi, teşhise bilimsel amaçlar için bırakıldığını resmi ya da yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya iki tanık huzurunda açıklanmamış ise, sıra ile eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin; Bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakının muvaffakiyeti ile ölüden organ ve doku alınabilir.

     

     

    AMASYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

  • KEKİK YAĞI FAYDALARI

    KEKİK YAĞI FAYDALARI

    Kekik Yağı Faydaları

    Doğanın insanlara bir armağanı olan kekik, lezzetiyle yemekleri şenlendirirken kekik yağının faydaları da saymakla bitmiyor. Mutfakta ve kişisel bakımda sıkça kullanılan kekik yağı, sağlıklı yiyecekler tüketmeye özen gösteren kişilerin de gözde ürünlerinden. Bu yağı dilerseniz eve kendiniz hazırlayabilir veya güvendiğiniz markalardan hazır olarak da temin edebilirsiniz. Mucizevi kekik yağının faydalarını öğrenmek ve kullanım alternatiflerini incelemek için okumaya devam edin.

    Kekik Yağı Ne İşe Yarar?

    Kekik yağının sağlık açısından önemli faydaları bulunduğu doğru. Fakat bu özelliklerinden yararlanabilmek için doğal ve organik ürün çeşitlerini satın almaya dikkat etmeniz gerekiyor. Özellikle cilt üzerine yapılan uygulamalarda farklı bir taşıyıcı yağ ile kekik yağını seyrelterek kullanmanız öneriliyor. Fakat satın aldığınız ürün, size halihazırda seyreltilmiş olarak geldiğinde içerisindeki özellikler büyük ölçüde azalabiliyor. Saf olarak üretilen kekik yağı ise doğal bir antibiyotik olma özelliğini taşıyor. Yağın içerisinde bulunan karvakrol maddesi, vücudunuzu bakterilere karşı korumaya yardımcı oluyor. Bu sebeple kekik yağı cilde faydaları ile öne çıkıyor. Diğer yandan solunum yolu enfeksiyonları üzerinde iyileşmeyi hızlandırıcı bir etki yapıyor. Böylece enfeksiyonun vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.

    Antibiyotik etkisinin yanı sıra kekik yağı faydaları arasında iyi bir antioksidan olmasını da sayabiliriz. Hücre yenilenmesi noktasında vücudunuza önemli bir katkıda bulunan kekik yağı, yaşlanmanın etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor. Cildinize dost olan bu zengin yağ, güzelliğini uzun yıllar koruyabilmenizi sağlıyor. Saf kekik yağı faydalarını birkaç madde ile sıralayacak olursak şunları söyleyebiliriz;

    • Akne oluşumuna bağlı enfeksiyonların önlenmesini sağlıyor.
    • Saçları besliyor ve onarmaya yardımcı oluyor.
    • Solunum yolu hastalıklarının iyileşmesini hızlandırıyor.
    • Kemik hastalıkları ve romatizmal ağrılar için rahatlatıcı etki yaratıyor.
    • Sakinleştirici etkisi bulunuyor.
    • Bağırsak sağlığını korumaya yardımcı oluyor.

    Kekik Yağı Nasıl Kullanılır?

    Kekik yağı faydaları ve nasıl kullanılır merak edenler için pek çok farklı uygulama yöntemi bulunuyor. Eğer cildinizi beslemek, bakterilerden arındırmak ve sivilce tedavisinde kullanmak istiyorsanız mutlaka taşıyıcı bir yağdan yardım almalısınız. Tatlı badem yağı, Hindistan cevizi yağı ve avokado yağı bu tür taşıyıcı yağlara örnek verilebilir. Saf kekik yağınızı bu tür bir yağ ile seyrelttikten sonra temiz bir pamuğun üzerine sürerek cildinize uygulayabilirsiniz. Vücudunuzu içten korumak ve onarımını sağlamak içinse kekik yağı içmenin faydaları biliniyor. Siz de bir bardak ılık suyun içerisine 3-5 damla kadar kekik yağı damlatıp içebilirsiniz. Yağın özelliklerini kaybetmemesi için çok sıcak olmaması önemli. Vücutta daha iyi ve hızlı işlenebilmesi içinse soğuk su kullanmaktan kaçınmalısınız.

    Özellikle mevsim geçişlerinde bu doğal yağdan faydalanabilirsiniz. Soğuk algınlığı ve grip hastalıklarında kekik yağının buharından faydalanabilirsiniz. Bunun için geniş bir kabın içerisine sıcak su doldurup 5 damla kekik yağını suya damlatmanız yeterli. Sonrasında dilerseniz başınızın üzerine bir havlu veya ince bir örtü kapatarak buharı burnunuza çekebilirsiniz. Böylece solunum yollarınızı rahatlatabilirsiniz. Saçınızda kuruluk yaşıyor veya onarıma ihtiyaç duyuyorsanız yine bu yağdan yardım alabilmeniz mümkün. Kekik yağı saça faydaları ile bilinen doğal yağ çeşitlerinden. Uygulama sırasında tıpkı cilt üzerine yaptığınız uygulamalardaki gibi kekik yağını farklı bir taşıyıcı yağ ile seyreltmeniz gerekiyor. Sonrasında saç diplerine ve uçlarına masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Bu yağı saçınızda minimum 30 dakika beklettikten sonra yıkayabilirsiniz. Kekik yağını uzun süre kullanmamaya da dikkat etmelisiniz. Vücuttaki demiri emen kekik yağının uzun süreli kullanımı için doktorunuza danışabilirsiniz. Özellikle sedef, egzama ve mantar gibi devam eden rahatsızlıklarda kekik yağından faydalanacaksanız mutlaka bir doktor görüşü almanız önemli.

  • Amasya Üniversitesinde Önlük Giydirme Programı Yapıldı

    Amasya Üniversitesinde Önlük Giydirme Programı Yapıldı

    Belediye Başkan Vekilimiz Sn. Cemal Umut Kılıç, Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerinin mesleğe kabulünün göstergesi olan “Önlük Giydirme Programı”na katıldı. Öğrencilerimize hekimlik hayatlarına geçişin ilk adımı vesilesiyle başarılar diliyoruz.

  • Doktorların Kavgasına Soruşturma Başlatıldı

    Doktorların Kavgasına Soruşturma Başlatıldı

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli iki doktor kavga etmiş, kavga sonucu Dr. Öğretim Üyesi Ercan Kahraman’ın burnu kırılmış, darp ettiği iddia edilen Prof. Dr. Hamit Serdar Başbuğ’un ise dirseğinde ve parmağında kırık tespit edilmişti.

    Olayla ilgili Amasya Valisi Mustafa MASATLI bugün katıldığı Amasya il sağlık müdürlüğünde gerçekleşen bağımlılık ile mücadele çalıştayının ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu;  “Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Konuyu araştırıp, bütün ayrıntılarıyla beraber ortaya koyup eğer ortada bir suç, bir kusur varsa bunun gereğini tabii ki de yapacağız. Hiçbir zaman tasvip etmediğimiz bir konu. Doktorlar bizlere şifa vermek için buradalar. Bizlerin psikolojisini düzeltmek için buradalar. Bizim sağlığımızı düzeltmek için buradalar” ifadelerini kullandı.

  • Hassas burunlu köpeklerle didik didik aradılar

    Hassas burunlu köpeklerle didik didik aradılar

    Yeni tip korona virüs (Kovid-19) risk haritasında “çok yüksek riskli” iller kategorisinde yer alan Amasya’da, jandarma ekipleri Taşova ilçesinde denetimlerini sürdürüyor.Amasya’da korona virüs vakasında artış dikkat çekerken, Taşova İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri denetimleri sıklaştırdı. Jandarma ekipleri araçlar ve kişiler üzerinde uygulama ve HES kodu sorgulaması gerçekleştirdi.Taşova İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler, Amasya-Erzincan karayolu üzerinde adeta kuş uçurtmuyor. Belirlenen farklı noktalarda yürütülen çeşitli uygulamalarla, ilçeye girişte sıkı bir denetim sağlanmış oluyor.Ayrıca Taşova İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesindeki özel eğitimli köpekler, doğuştan var olan keskin koku alma yetenekleri ve aldıkları eğitim sayesinde suçlulara göz açtırmıyor. Uygulama esnasında durdurulan araçlarda hassas burunları sayesinde arama yapan köpekler jandarma ekiplerine destek oluyor.

  • Belediye Başkanı Üçok semt pazarı ve esnafların kandilini kutladı

    Belediye Başkanı Üçok semt pazarı ve esnafların kandilini kutladı

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok, semt pazarı ve esnafları gezerek Berat Kandili kutlaması yaptı.AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Temel’in de eşlik ettiği gezilerde Başkan Üçok, esnafın yaşadığı sıkıntıları dinleyerek çözüm önerileri üzerine istişare yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden de paylaşımlarda bulunan Üçok, “Pandemi kuralları kapsamında 4 ay aradan sonra ilk kez cumartesi günü tezgahını açan pazarcı esnaflarımızı ve hemşehrilerimizi İlçe Başkanımız Mustafa Temel ile birlikte ziyaret ederek Berat Kandillerini tebrik ettik. Esnaflarımızın hal hatırlarını sorduk. Salgının olumsuz etkisi zamanla azalacak ve inşallah normale döneceğiz. Bize göstermiş oldukları yakın ilgi ve desteklerinden dolayı bütün hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum” dedi

  • 4 ay sonra kurulan ilk cumartesi pazarında vatandaşlara uyarı

    4 ay sonra kurulan ilk cumartesi pazarında vatandaşlara uyarı

    Korona virüs vaka sayılarının yüksek olduğu Amasya’da, 4 ay aradan sonra ilk defa kurulan cumartesi pazarında, zabıta ve polis ekipleri vatandaşları “size bir şey olmasın” diyerek tek tek uyardı.Korona virüs vaka sayılarının yüksek olduğu Amasya’da, 4 ay aradan sonra ilk defa kurulan cumartesi pazarında, zabıta ve polis ekipleri vatandaşları “size bir şey olmasın” diyerek tek tek uyardı.Amasya’nın Suluova İlçesi İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Suluova Belediyesi zabıta ekipleri, salgına karşı vatandaşların daha duyarlı olması için ortak çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler, virüs bulaşma riskinin önüne geçmek ve farkındalık oluşturmak için adeta seferber oldu. Ekipler pazar tezgahlarını tek tek dolaşarak broşürler dağıttı, vatandaşlara sözlü olarak uyarı ve bilgilendirmelerde bulundu.Polisin vatandaşa yaptığı uyarılarda,” Devletimiz ve bizler sizler için 7-24 sahadayız. Yeterki, size bir şey olmasın” ifadelerini kullanması ise vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar ve pazarcı esnafları,” Devletimiz bizim için uğraşıyor. Allah devletimize zeval vermesin. Bizlere de kurallara uymak düşer” diyerek polis ve zabıta ekiplerine teşekkürlerini ilettiler.Suluova Bakkallar ve Manavlar Odası Başkanı Adnan Sözen ise yaptığı açıklamasında,” Pandemi yasaklarından dolayı cumartesi pazarımız 4 aydır cuma günleri hizmet vermekte idi. Cuma günleri birçok esnaflarımızın işleri düşüktü. Pazarcı esnaflarımızın taleplerini İlçe Kaymakamımız ve Belediye Başkanımıza ilettik sağ olsunlar bizlere destek verip cumartesi pazarımızı tekrar kurmamıza müsaade ettiler. Esnafımız gelen müşterileri özellikle maske, mesafe ve hijyen kurallarına karşı uyarıyor, bizler de takipçisi olarak polisimize ve zabıta ekiplerimize destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Kaymakam Demirkale: “Ciddiyetin farkına varalım”

    Kaymakam Demirkale: “Ciddiyetin farkına varalım”

    Amasya’nın Merzifon İlçe Kaymakamı Gürkan Demirkale, ev içi ziyaretlerin büyük risk taşıdığı konusunda uyarıda bulunarak, durumun ciddiyetinin farkına varılmasını istiyor.Dinamik denetim süreci kapsamında denetimlerini sürdüren İlçe Kaymakamı Demirkale, pazar alanı, iş yerleri ile çeşitli alanlarda faaliyet gösteren esnaflarda belirlenen tedbirlerin kapsamlı şekilde kontrollerinin yapıldığı denetimlere katıldı.Maske, mesafe kurallarının yanı sıra alışveriş, sosyal hayat açısından canlı cadde, bulvar ve sokaklar gibi kişilerin yoğun olarak bulundukları kalabalık yerleri denetleyen Demirkale’ye İlçe Emniyet Müdürü Sunay Öztürk eşlik etti.İşletme sahipleri ile vatandaşlara tedbiri elden bırakmamaları konusunda uyarılarına devam eden Kaymakam Demirkale, korona virüse karşı uygulanan tedbirlere, sokak ve caddelerde vatandaşların riayet ettiğini fakat ev oturmaları, cenaze- taziye ziyaretleri, kadın günleri gibi misafir kabullerinde kuralların unutulduğunu söyledi.Merzifon’da vaka sayılarının istenilen rakamlara düşmemesi nedeniyle Amasya’nın düşük riskli iller kategorisine dahil olamadığını hatırlatan Kaymakam Demirkale, normalleşmenin vaka sayılarına bağlı olduğunu bir kez daha vurguladı.

  • Sağlık çalışanlarının sorunlarına kalıcı çözüm istiyoruz

    Sağlık çalışanlarının sorunlarına kalıcı çözüm istiyoruz

    SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SORUNLARINA KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ
    Covıd-19 hastalığının artması üzerine salgınla ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanlarının ek
    ödemesi yeniden gündeme geldi. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın twetter üzerinden “Covıd-
    19 hastalarıyla; poliklinikte, serviste, yoğun bakım da vb. ilgilenen hekimler ve tüm sağlık
    çalışanlarıyla aile hekimleri 1 Ağustostan itibaren 3 aylık zaman dilimlinde bir ek ödeme alacak.
    Diğer hekim ve sağlık çalışanları içinde Ocak esas alınarak ek ödeme planlanıyor” şeklindeki
    açıklamasının sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmediğini belirten Anadolu Sağlık Sen Genel
    Başkanı Necip Taşkın, bu tür yaklaşımların sağlık çalışanlarının sorunlarının üstünü örtmeye
    yönelik girişimler olduğunu belirterek şöyle dedi:
    “Ülkemizin bazı bölgelerinde Covıd-19 hastalığı yeniden artışa geçti. Bu kaygı verici artıştan en
    çok etkilenen sağlık çalışanlarıdır. Çünkü; hastalığın ilk yayılmaya başladığı dönemde görüldüğü
    gibi sağlık çalışanları bu mücadelenin ön saflarında yer almış, hastalanmış ve görev şehidi
    olmuşlardır. Gece gündüz hastasını tedavi etmeye çalışan, aç-susuz, uykusuz ve yorgun bir halde
    aksatmadan yürütmeye çalıştığı göreviyle sadece bir alkışla onurlandırılan sağlık çalışanlarının
    beklentileri, talepleri hiçbir zaman gündeme getirilmemiştir. Ne zaman ki ülkemizde sağlık
    konusunda ciddi sorunlar ortaya çıkmaya başlamış o zaman sağlık çalışanları hatırlanmıştır.
    Sağlık çalışanları Avrupa standartlarının altında bir ücretle çalıştırılmakta ve vergi yükü altında
    ezdirilmektedir. Yaptığı iş ile aldığı ücretin kıyaslamasının dahi yapılması sağlık çalışanlarına
    züldür. Zira aldığı ücret sadece geçimini temin etmeye yaramakta, sosyal ve kültürel olarak çok
    aşağılarda yaşamasını sağlamaktadır. Bu itibarla sağlık çalışanlarının döner sermaye ek
    ödemelerinin adil ve tüm çalışanların memnuniyetle kabul edebileceği bir sisteme getirilmediği,
    vergi yükünden kurtarılmadığı, adil bir ücret politikasına geçilmediği müddetçe sağlık
    çalışanlarının mağduriyeti devam edecektir.
    Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın, sağlık çalışanlarının ücretlerine yönelik son açıklaması
    da sağlık çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Çünkü; salgın nedeniyle sağlık
    çalışanlarının çalışma şevkini teşvik etmeye yönelik bir girişimdir. Yetersiz, muğlak bir
    açıklamadır. Hâlbuki biz, sağlık çalışanlarını ayrıştırıcı sağlık politikaları istemiyoruz. Sağlık
    çalışanlarının ücretlendirme politikasının birleştirici, tüm çalışanları memnun edici olmasını
    istiyoruz. Aynı birimde farklı ücretlerle çalıştırılarak çalışma barışının öfkeye, kine,
    ötekileştirmeye, ayrıştırmaya dönüşmesini istemiyoruz. Salgınla mücadele de en fazla mağdur
    olanlar sağlık çalışanlarıdır. Özellikle son on yılda ülkemizde meydana gelen doğal afetlerde her
    koşulda özverili bir şekilde görev yapan, şartların ağırlığına aldırmadan halkımızın sağlığıyla
    ilgili konularda ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanlarının fedakârlığı karşısında ilgili
    kurumlarında karşılığını vermesi gerekir. Sağlık çalışanlarına haklarının verilmesi noktasında
    sorunları görmeyen, adeta cimrileşen yönetimin en kısa zamanda sağlık çalışanlarının tüm
    sorunlarının çözümü, talep ve beklentilerinin karşılanması noktasında acil bir çalışma yapmasını
    bekliyoruz. Zor ve sıkıntılı zamanlarda sağlık çalışanlarının varlığını hatırlayıp geçici çözüm
    yollarına başvurulmasını istemiyoruz. Sağlık çalışanlarının tüm sorunlarına kalıcı çözüm
    istiyoruz. Ücretlendirme politikası, döner sermaye ek ödemesine kesin çözüm, mesai düzenlemesi
    ve vergilendirme konusunda ciddi adımlar atılmasını istiyoruz.”