Sağlık-Sen Amasya Şube Başkanı Recep Eliaçık bir basın açıklaması yaptı. Başkan Recep Eliaçık ‘’Sağlık hizmetleri kamu adına sunulan bir hizmettir, sağlık çalışanları da kamu hizmeti sunmaktadır. Sağlıkta şiddet aynı zamanda kamu hizmetine karşı yapılmış bir eylemdir. Sağlık çalışanına şiddet topluma karşı yapılmış utanç verici bir durumdur.’’ dedi.
Sağlık- Sen Amasya Şube Başkanı Recep Eliaçık açıklamasının devamında; ‘’Sağlık çalışanlarının şiddetle karşı karşıya kalmaları ve bunun önüne geçilememiş olması önemli bir sorundur. Sağlıkta memnuniyetin %80’lere ulaştığı bir noktada, her zorluğa rağmen görevini en iyi şekilde ifa eden sağlık çalışanına şiddet kesinlikle kabul edilemez. Sağlık-Sen olarak uzun yıllardır mücadelesini verdiğimiz sağlıkta şiddete sıfır tolerans mücadelesinin, kamuoyu ve kamu otoritesi tarafından desteklenmesi elzemdir. Sağlıkta yaşanan şiddete yol açan temel nedenler ortadan kaldırılmadan, koruyucu, önleyici çözümler bulunmadan, sorunla başa çıkabilmiş ülkelerdeki birikime bakılmadan; şiddet sonrası güvenlik temelli ya da kınamalı yaklaşımlarla yetinerek bu sorun çözülemez. Çözüm için kamuoyu ve kamu otoritesi bir araya gelmelidir. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda sorunun temeline inilmeli, gerekli adımlar atılmalı, aktif yaklaşımlar sergilenerek gerekli tedbirler bir an önce alınmalıdır.
Sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak Bakanlığımıza ve diğer ilgili birimlere sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik paylaştığımız önerilerin dikkate alınması gerektiğini bir kez daha, ısrarla yineliyoruz. Hukuki düzenlemelerin, geliştirilerek uygulanmasını talep ediyoruz. Halkımızın şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının yanında olma ve şiddet uygulayanları toplumdan tecrit etme noktasında duyarlılığa çağırıyoruz. Bu vesileyle, İzmir’in Bornova ilçesindeki Yunus Emre Aile Sağlık Merkezi’nde, hastayı görmeden ilaç yazmayacağını söyleyen üyemiz Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu ile onu korumak isteyen bir arkadaşının darp edildiği menfur saldırıyı, üyelerimiz ve tüm sağlık çalışanları adına kınıyor ve telin ediyoruz.’’ İfadelerini kullandı.
Kategori: SAĞLIK
-

SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR!
-

SOYDAŞ; “GÖREVDE YÜKSELME SINAVI BİR AN ÖNCE YAPILMALIDIR”
Amasya Türk Sağlık Sen Şube Başkan Yardımcısı Nihal Soydaş, Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavları ile ilgili duyuruyu 18 Ekim 2016’da yayınlamış ve sınavın 12 Şubat 2017’de yapılacağını ilan etmişti dedi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Soydaş şunları kaydetti: “22 Ekim 2016 tarihinde Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğinde bir değişiklik yapılarak tüm kadrolar için mülakat getirilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı da 25 Ekim 2016 tarihinde Makam onayı ile görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarını iptal edilmiştir. “ duyuru ile yayınlamıştı. Bakanlık yetkilileri mülakatla ilgili çerçeve yönetmeliğe uyum düzenlemeleri nedeniyle bu iptali yaptıklarını açıklamışlardı.
31 Mart tarihinde Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde çerçeve yönetmeliğe uyum düzenlemeleri yapıldı. Bu düzenlemenin üzerinden tam 2 yıl geçmesine rağmen Sağlık Bakanlığı hala görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı için herhangi bir ilan yayınlamamıştır. Aradan geçen süreyi ne erteleme ne de mevzuata uyum süresi ile değerlendirmek mümkün değildir. Burada bir kasıt yoksa ihmal olduğu açıktır. 2015 yılında yapılan ve çalışanların beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalan sınav da düşünüldüğünde, Sağlık Bakanlığı personelinin bu konuda mağdur edildiği ortadadır. Çalışanların sınav beklentisi çok yüksekken Bakanlığın bu talebe daha fazla sessiz kalması kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı bu durumu derhal sonuçlandırmalı ve sınavla ilgili takvimini bir an önce açıklamalıdır. Sözleşmeli yöneticilik iptal edilerek orta ve alt düzey yöneticilerin atamalarının tamamında görevde yükselme sınavı ile gerçekleştirilmelidir. Ancak böylelikle hak edene hakkı, iş ehline verilebilecektir. Ayrıca her şartta karşı olduğumuz sözlü sınavda, yazılı sınav da kazanılmış hakkın gasp edilmeyeceği bir düzen çerçevesinde yapılmalıdır. Mülakat komisyonları eskisi gibi adaletin terazisinin ortadan kaldırılıp, kul hakkının yenildiği yerler olmamalıdır” diye konuştu. -

KARGI; “SORUMLULUĞUMUZ ÇOK FAZLA ARTTI”
Tekrar Belediye Başkanlığı görevine seçilen Cumhuriyet Halk Partisi’nin Merzifon adayı Alp Kargı, aldığı yüzde 45 oyla sorumluluğunun çok fazla arttığının da bilincinde olduğunu söyledi.
Resmi olmayan seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından basın mensuplarına bir
değerlendirmede bulunan Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak yapılan seçimlerde yüzde 45 gibi ciddi bir oy olarak yeniden görevimize devam ediyoruz. Bu başarı sadece Alp Kargı’nın başarısı değil. Ailemden başlamak üzere, İlçe Başkanımız, yöneticilerimiz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, her kademedeki belediye çalışanlarımızın başarısı” dedi.
Alınan yüzde 45’lik oyun sadece Cumhuriyet Halk Partililerin olmadığını diğer siyasi partilere mensup seçmenden de destek gördüğünü belirten Alp Kargı, “Bu yüzde 45 oy sadece Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimin oyu değil. Gördüğü lüzum üzerine kendi siyasi görüşünden bir anda feragat edip, sen bu dönemde iyi çalıştın devam et diyen diğer siyasi partili arkadaşlarımızın da desteğini aldık. Şimdi sorumluluğumuz çok daha fazla arttı” dedi.
Başkan Kargı, açıklamasının devamında; “Bu süreçte bende bu şehri yöneteceğim diye aday olarak ortaya çıkan tüm adaylara teşekkür ediyorum. Hepsi son derece ilgili ve ahlaklı bir seçim propaganda süreci götürerek bugüne geldik.
Seçim çalışmalarımda da belirttiğim gibi bu memlekette herkesin belediye başkanı olacağımın sözünü vermiştim. Bu sözü tutacağımdan emin olsunlar” ifadelerini kullandı. -

NERGİZ, ULUSAL KANSER HAFTASI İÇİN TOPLUMU BİLGİLENDİRME MESAJI
Amasya İl Sağlık Müdür Öner Nergiz 01-07 Nisan Ulusal Kanser Haftası münasebeti ile bir mesaj yayınladı.
Nergiz yayınladığı mesajda; ”Halkın kanser ve kanserden korunma konusunda farkındalığını artırmak için ülkemizde, her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında “Ulusal Kanser Haftası” etkinlikleri düzenlenmektedir.
Kanser, ortak özellikleri nedeniyle çok sayıda hastalığa verilen bir ortak isimdir. Kanser başlığı altında toplanan yüzlerce hastalığın ortak özelliği ise şudur: “Vücudumuzdaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması.”
Kanserin belirtileri genel olarak şu şekilde özetlenebilir:
Memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesi, uzun süreli ses kısıklığı veya öksürük, yeni bir ben ya da mevcut bir bende değişiklikler olması, iyileşmeyen bir yara, koltuk altı, boyun, kasık gibi cilt altında ele gelen yumru, bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler (ishal, kabız olma), zor veya ağrılı idrara çıkma, yemekten sonra hazımsızlık,
yutmada zorluk, bilinen hiçbir neden olmadan kilo kaybı veya alımı, karın ağrısı, açıklanamayan gece terlemeleri, kanlı idrar, dışkıda kan görülmesi, düzensiz adet kanamaları, burun ve diş eti kanamaları cilt altında kanama (toplu iğne başı kadar küçük kırmızı döküntüler, kolay ortaya çıkan morarmalar), iştahsızlık, zayıf veya çok yorgun hissetmedir. Çoğu zaman, bu belirtiler kansere bağlı değildir. Ancak birkaç haftadır süren belirtileriniz varsa, sorunların olabildiğince erken teşhis edilip tedavi edilebilmesi için bir doktora görünmek önemlidir.
Kanser ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Günümüzde kanserin %30-50’si önlenebilir. Bu, kansere neden olan risk faktörlerinden kaçınma ve erken teşhis ile mümkündür. Birçok kanserin iyileşme olasılığı, erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilmişse yüksektir
Bireyler ve toplumlar, kanserden ölümlerin en az üçte birinin tütün ürünlerinden kullanılmaması, meyve ve sebzeden zengin sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, fiziksel aktivitenin arttırılması, sağlıklı kiloda olunması ve alkolden uzak durulması ile önlenebileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Ayrıca hava kirliliğini önleme, güneş ışınlarına özellikle 10:00-16:00 saatleri arasında maruz kalmama ve koruyucu önlemler alma, kanser yapan HPV ve Hepatit B gibi enfeksiyon ajanlardan korunma, kanserojenlere mesleksel ve çevresel maruziyetin önlenmesi de kanserden korunmada önemlidir.
Dünyada ve Türkiye’de kanserin önemli bir kısmı önlenebilen kanserlerdir. Özellikle ülke verilerimiz değerlendirildiğinde obezite ile mücadele programımız olan sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin arttırılması, tuz kullanımının azaltılması ile tütünle mücadele programlarımız kanser kontrolünün en önemli yapıtaşlarını oluşturmaktadır. Alkol ve enfeksiyon ajanları ile mücadele de çok önemli unsurlardır.
Kanser türlerinin uyarılarını erken keşfetmek, bulgularını araştırmak ve ileri tetkik için hastaların sevk edilmesi erken tanı şansını arttırmaktadır. Bu nedenle, kanserde erken tanı programları toplumun, sağlık çalışanlarının ve politika oluşturucularının bilgisini arttırmayı hedeflemeli, erken tanı olanakları hakkındaki farkındalığı arttırmalıdır. Ülkemizde meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri için toplumun kaynaklarına ve hastalık yüküne uygun olarak tarama programları yürütülmektedir.
Toplum tabanlı kanser tarama programlarımız; Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerimizde (ASM) yürütülmektedir. Meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserlerine karşı tarama hizmetleri ücretsiz olarak verilmektedir. 2019 yılı itibariyle 215 KETEM(112 KETEM SHM içerisinde) ve 26 adet Mobil Tarama aracı olmak üzere TOPLAM 241 merkezde tarama hizmetlerimiz devam etmektedir. 2018 yılında yaklaşık 7 milyon ücretsiz kanser taraması yapılmıştır. -

SAĞLIK BAKANLIĞINDAN ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNE TAM DESTEK
Sağlık Bakanlığının Amasya’ya gönderdiği tam donanımlı 4 ambulans ve UMKE aracı dualarla hizmete başladı. Amasya İl Sağlık Müdürlüğü bahçesinde yapılan programa Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz: “Sağlık alanında birçok gelişmeler kaydettik. Bu anlamda gerek birinci basamakta gerek ikinci basamak sağlık hizmetlerinde dünya ile yarışır düzeydeyiz. Bunların içerisinde bir tanesi var ki, profesyonel sağlık hizmetleri adına gerçekten dünya ile yarışıyoruz. O da acil sağlık hizmetleri diyebiliriz. Bundan 15-20 yıl önce acil sağlık hizmetlerinde 500 ambulansla hizmet verirken, bugün geldiğimiz noktada ülkede 5 bin ambulansla acil sağlık hizmetlerini götürüyoruz. İlimiz genelinde baktığımızda 2018 yılı içerisinde acil sağlık istasyonlarımızın sayısını artırarak, devam ettik. 17 olan istasyonumuzu 20’ye çıkardık. Şehrimizin hemen hemen her köşesinde bir istasyon oluşturduk. Yine ambulans filomuza baktığımızda 2018’de 33 tane olan ambulansımız bugün itibariyle 4 tane daha ekleyerek, 37’ye çıkartacağız. 1 UMKE aracımızı da 2’ye çıkartmış olacağız.” dedi.
Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil: “Ülke çapında sağlık alanında çok büyük ilerlemeler kaydettik. Amasya’mızı göz önüne alırsan 15 yıl içinde yapılan sağlık yatırımı tam 347 milyon TL. 2002’den önce hasta memnuniyetimiz yüzde 40’larda iken, bugün yüzde 70’lerde. Bu her alanda böyle misli misli katlayarak gidiyor. Sağlık bakanlığımızdan 10 tane ambulans sözü almıştık, bugün burada 4 tanesi geldi. Gerisi de bu ay içerisinde Amasya’mıza gelecek diyorum, hayırlı olmasını diliyorum. Elbette ambulansların pek fazla lazım olmasını temenni etmiyorum. Fakat lazım olduğu zaman da sağlıklı hizmetlere imza atarlar diyorum” diye konuştu.
Yapılan duanın ardından ve kesilen kurdelenin kesilmesiyle birlikte ambulanslar, sağlık ordusunun filosuna katıldı. İl Sağlık Müdürü Nergiz ve Milletvekili Karahocagil, Ambulanslarda incelemede de bulundu. -

NERGİZ:“HEDEFİMİZ VEREMSİZ BİR TÜRKİYE”
Dünyada ve ülkemizde her yıl 24 Mart’ta düzenlenen, tüberküloz (verem) hastalığı ve bu hastalıkla mücadele konusunda toplumun ve sağlık çalışanlarının bilinçlendirilmesini amaçlayan “Dünya Tüberküloz Günü” kapsamında İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner Nergiz konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti. Tüberküloz (Verem) önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Tüberkülozdan korunma, toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir konudur. Tüberküloz basiliyle karşılaşma sonucu gelişen enfeksiyon, vücut direncinin düştüğü durumlarda aktif hastalık gelişimine yol açar. Birincil koruma; enfeksiyon bulaşının önlenmesi, ikincil koruma ise aktif hastalığa dönüşümün önlenmesidir. Solunum ve damlacık yolu (öksürme, hapşırma vb.) ile bulaşan hastalıklardan korunmada basit kişisel önlemlerin alınması bulaşıcı hastalıkları önemli ölçüde azaltmaktadır.2-3 haftadan uzun süren öksürük şikâyeti olan ve akciğer bulguları antibiyotik tedavisi ile düzelmeyen hastalarda Tüberküloz araştırılmalıdır. Tüberküloz tedavisinde en önemli faktör ilaçlardır. Dinlenme, beslenme ve iklim gibi faktörlerin etkileri destekleyicidir. Bu nedenle verem tanısı konulan hastalarda, gecikmeden ilaç tedavisine başlamak gereklidir. Tedavi başarısında yeterli sürede düzenli ilaç kullanımı en önemli unsurdur.
Verem hastalığının sağlam kişilere bulaşmasının önlenmesinde en önemli faktör, hastalara hızlı tanı konularak en kısa sürede ilaç tedavisi başlanmasıdır. İlaç tedavisi başlanmayan hastalar yaşadıkları evde, çalıştıkları ortamda vs. hastalığı bulaştırmaya devam etmektedirler.
Tüberküloz hastalığı solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bu nedenle hastalar bulaştırıcı oldukları dönemde cerrahi maske kullanmalı, öksürük ya da hapşırık sırasında ağızlarını mendille kapatmalıdır. Hastanın en azından balgam mikroskopisi negatif olana kadar ayrı bir odada tutulması önemlidir. Hastanın odasına girip çıkanlar da mutlaka maske takmalıdır.
Tüberküloz hastalarının bulunduğu ortamları havalandırmak, bu ortamlara temiz hava girişini sağlamak, havadaki bulaştırıcı partikülleri azaltarak, bulaşma olasılığını azaltır. Ayrıca odanın güneş görmesi ortamdaki basilleri öldürür. Tüberküloz hastalarının kullandığı mutfak malzemeleri (bardak, tabak, kaşık, çatal vs.), nevresim, havlu gibi ev gereçleri için normal temizlik yapılması yeterlidir. Ülkemizde Tüberküloz (verem) hastalığının tedavisi ücretsizdir. Hedefimiz Veremsiz Bir Türkiye” diye konuştu. -

SAĞLIK GÖNÜLLÜLERİNDEN BÖBREK SAĞLIĞI STANDI
Sağlık Gönülleri Kulübü, 14 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenledikleri etkinlikte böbrek sağlığının önemine dikkat çektiler. Kulüp üyeleri, İpekköy Yerleşkesinde stant açarak personelimizi ve öğrenci arkadaşlarını böbrek sağlığı ve böbrek hastalıklarından korunmak için yapılacaklar hakkında bilgilendirip, broşür dağıttılar. Standı Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Cansaran, Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Neslihan Karavin ve birçok öğrenci ziyaret etti.
Sağlık Gönüllüleri Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Nurhan Doğan; ”Kronik böbrek hastalığı, dünyada ve ülkemizde yaygınlığı hızla artan, koruyucu önlemler alındığında kontrol edilebilir bir toplum sağlığı sorunudur. Böbrek hastalığı, erken dönemde fark edildiğinde çoğunlukla önlenebilmekte ve hastalığın ilerlemesi geciktirilebilmektedir. Ancak pek çok kronik hastalıkta olduğu gibi böbrek hastalıkları ile ilgili de farkındalığının düşük olması, erken dönemde hastalığın tespit edilip tanı konmasına engel olmaktadır. Birey, aile ve toplumun böbrek hastalığıyla ilgili farkındalığının olmaması son dönem böbrek yetmezliği dediğimiz daha güç bir durumun gelişmesine sebep olmakta ve sağlık bakım profesyonelleri tarafından da en çok önemsenen “bireyin yaşam kalitesini” bozmaktadır.
Dünya’nın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalarda, böbrek hastalığı farkındalığının yüzde 10’un altında olduğu bildirilmiştir. Kronik böbrek hastalığı erken süreçte fark edildiğinde önlenebilir ve geciktirilebilir bir hastalık olması nedeniyle bizlerin böbrek sağlığı üzerinde daha fazla düşünmemiz ve farkındalık artırmak için daha çok emek sarf etmemiz gerekmektedir.
14 Mart 2019 Dünya Böbrek Günü teması “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” olarak belirlenmiştir.
Etkinliklerimizin her birinde bizlerden desteğini esirgemeyen Amasya Üniversitesi Rektörlüğüne, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ve Hemşirelik Bölüm Başkanlığına, afiş ve broşür temin etmemizde bizlere destek olan Amasya İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına, etkinliğe değerli katkılarıyla destek olan, fikir ve emek veren Sağlık Gönüllüleri Kulübü üye öğrencilerimize teşekkür ederim.” dedi.
Kalbe giden yolun böbreklerden geçtiğini söyleyen Sağlık Gönüllüleri Kulübü Başkanı
Öğrenci Hemşire İbrahim Can Uluçay ise böbrek sağlığıyla ilgili yaptıkları bilgilendirmede özellikle tuz tüketiminin azaltılmasına ve su tüketiminin artırılmasına dikkat çektiklerini ifade ederek stant ziyaretçilerine su ikram ettiklerini söyledi.
Kronik böbrek hastalığından korunmak için yapılacakların ‘çok kolay’ olduğunu
kaydeden Uluçay; bunları ‘düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve vücut ağırlığını koruma, az tuz-yeterli sıvı, sigaradan uzak durmak, gereksiz ilaç tüketiminden kaçınmak, kan basıncınızı ve kan şekerini düzenli olarak ölçtürmek, risk grubunda olanların böbreklerini düzenli olarak kontrol ettirmesi’ olarak sıraladı. Uluçay; sağlığa ve sağlıkla yaşama gönül vermiş tüm öğrencileri kulübe katkı vermeye davet etti. -

MERZİFON HASTANESİNE TAŞ KIRMA ÜNİTESİ
Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi’nde ESWL taş kırma ünitesi yapılan açılışla hizmete girdi. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Kaliteli ve mümkün olan en iyi sağlık hizmetini sunmak, hastanemiz bünyesinde mümkün olabilecek hizmetleri hastanemize bir bir kazandırıp vatandaşlarımıza sunmak hedefindeyiz. Bu noktada hastanemize kazandırdığımız taş kırma ünitesi (ESWL) ile hastanemizden hizmet alabilecek vatandaşlarımızın taş kırdırmak için il merkezi ve veya diğer illere gitmesini azaltmış olacağız” dedi.
Üroloji uzmanlarıyla yaptıkları görüşmelerde taş hastalığının bölgede yaygın olduğuna değindiklerini anlatan Sezikli, “Yaklaşık olarak polikliniğe başvuran her 10 hastanın 2’sinde böbrek taşı saptandığı ve bu hastalarımızın büyük bir kısmında da taş kırma ile sonuç alabileceğini belirttiler. Bu anlamda hastanemizden hizmet alan vatandaşlarımız için ihtiyaç olduğu ve il merkez ve diğer illere başvurduklarını tespit ettik ve girişimlerde bulunarak sonuç aldık” diye konuştu.
Sistemin yüksek frekanslı ses dalgalarını vücudun dışından göndererek böbrek taşını küçük parçalara ayırıp idrar yollarından düşmesini sağlamaya yaradığına değinen Üroloji Uzmanı Dr. Faruk Koç da, “ESWL cihazlarının en büyük özelliği hedeflenen taşa çok küçük odaklı şok dalgaları uygulayabiliyor olmasıdır. Bu sayede taş kırma işlemi hastalar için ameliyata gerek kalmadan ağrısız ve konforlu bir şekilde gerçekleşmektedir. Ayrıca şok dalgalarının küçük bir odakta toplanarak taşa uygulanması, çevre böbrek dokularında meydana gelebilecek hasarı önlemekte ve yüksek parçalama verimliliği sunmaktadır. Bu cihaz elektromanyetik olarak şok dalgaları oluşturmakta, bu sayede efektif bir şekilde ses dalgasını odak noktasına ulaştırmaktadır. Bu işlem sırasında cihaz çok az ses çıkarttığı için hastayı rahatsız etmemektedir” şeklinde konuştu.
ESWL’nin çoğunlukla anestezi gerektirmeyen bir yöntem olduğunu söyleyen Koç, “Ancak çocuk ve bebek hastalarda anestezi altında yapılmaktadır. Herhangi bir ön hazırlık gerektirmemekle beraber kan sulandırıcı ilaçlar işlemden 5-7 gün önce kesilmelidir. ESWL seansından yaklaşık 30 dk. önce güçlü bir ağrı kesici ilaç verilerek beklenir ve hasta seansa alınır. Taş şikayeti olan hastalar üroloji polikliniğinde uzman hekimler tarafından değerlendirildikten sonra uygun görüldüğü takdirde ESWL işlemine yönlendirilir. ESWL’nin standart seans aralığı 7-10 gün ve seans sayısı 3’tür. Ancak taşın özelliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Taşların kırılmasında başarı oranı taşın bulunduğu yere, sertliğine, büyüklüğüne göre değişim gösterir. Taş parçalarının düşmesine yardım etmek için günlük 8-10 (2,5-3 litre) bardak sıvı almanız gerekir. ESWL seansı sonrası ortalama 7-10 gün sonra kontrole gelmeniz gerekmektedir. Kontroller taş temizlenene kadar devam etmektedir. Taş tedavisi biten hastaların 6 ayda bir kontrole gelmesi gerekmektedir çünkü taş hastalığı tekrarlamayı sever ve erken dönemde fark edilmesi avantaj sağlar” ifadelerini kullandı. Açılışa, Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, İŞKUR İl Müdürü Osman Yılmaz ve SGK İl Müdürü Nurcan Yurt Şenel de katıldı. -

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN AMASYA’YA HASTANE MÜJDESİ
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amasya’ya şehir hastanesi standartlarında 600 yataklı bir devlet hastanesi yapacaklarını söyledi.
Erdoğan, 300 yataklı Amasya Devlet Hastanesi ve 150 yataklı Merzifon Karamustafa Paşa Devlet Hastanesi’nin de aralarında olduğu 10 hastane ile toplam 19 tesisi şehre kazandırdıklarını vurguladı.
Sağlıkta yapılan diğer yatırımlara ilişkin de bilgi veren Erdoğan, “Şimdi buradan bir müjde veriyorum; Amasya’ya şehir hastanesi standartlarında 600 yataklı bir devlet hastanesi yapacağız. İnşallah en kısa sürede gerekli alt yapı çalışmalarını tamamlayıp, bu hastanenin inşaatına başlayacağız. Ayrıca Amasya’ya kazandıracağımız 12 sağlık tesisimiz de proje ve ihale aşamasındadır.” diye konuştu.
Amasya’da 4 bin 839 konut projesini hayata geçirdiklerini de anımsatan Erdoğan, İmar Barışı’yla da 39 bin vatandaşın sıkıntısını çözdüklerini söyledi.
Ulaşımda yapılan yatırımlara da değinen Erdoğan, kentte 29 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 252 kilometreye ulaştırdıklarını belirtti.
Amasya’da 5 tünel yaptıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu ne demek biliyor musunuz? Biz Ferhat’ız, Şirin burada. Dağları deldik, Şirin’e ulaştık. Reşadiye yolundaki çalışmaları bu yıl, Amasya çevre yolunu ve Ladik-Taşova yolunu ise seneye tamamlıyoruz. Köprüleri ve köprülü kavşağıyla birlikte Merzifon- Çorum ayrımı, Mecitözü-Amasya-Turhal ayrımı yolunu ve Amasya- Turhal -Tokat yolunu da bir sonraki yıl bitiriyoruz. Çarşamba -Ayvacık -Taşova yolunu 2023 yılına kadar bitiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun- Amasya- Çorum- Kırıkkale hızlı tren projesinin 3 kesim halinde etüt çalışmalarının da devam ettiğini dile getirerek, “Bu hızlı tren hattıyla Amasya bir taraftan Karadeniz’e, bir taraftan da İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ne bağlanacak. Ayrıca Yerköy-Kırşehir- Aksaray- Ulukışla demiryolu projesinin tamamlanmasıyla Samsun- Mersin limanları arası demiryolu bağlantısı sağlanarak, kuzeyden güneye kısa sürede ulaşılmış olacak.” diye konuştu.
Merzifon Havalimanı’na terminal binasını kazandırarak modernize ettiklerini de aktaran Erdoğan, “Havaalanımızın yolcu trafiği geçtiğimiz yıl 183 bine ulaştı.” dedi.














