Blog

  • Cezaevleri İçin Kitap Bağış Kampanyası Başladı

    Cezaevleri İçin Kitap Bağış Kampanyası Başladı

    Kaymakam Ali Cemal Altınöz, Belediye Başkanı Zehra Özyol, İlçe Emniyet Müdürü Bayram Delak, İlçe Müftü Müftülüğü Şube Müdürü Arif Aydınlı, Gençlik ve Spor Müdürü Necmi Kılıç, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar kitap bağışlayarak destek oldu.
    Kaymakam Ali Cemal Altınöz, burada yaptığı konuşmada, Bu anlamlı kampanyayı başlattıkları için başta ceza evi müdürlüğümüz olmak üzere katkısı olan tüm paydaşlarına şükranlarımızı sunuyorum. Kitap hayatımızda özellikle gün geçtikçe dijital çağda bu günlerde önemi azalan fakat bizim için değeri büyük kavramlardan bir tanesi kitaba kaybettiği değeri kazandıracak her çalışmayı her projeyi biz anlamlı buluyoruz. Bizlerde elimizden geldiğinde okullar vasıtasıyla kurumlarımız vasıtasıyla kitaba bu kaybettikleri önemi kazandırmak için çaba sarf ediyoruz. Bu günde bu güzel kampanyaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz. Kitap bizim için önemli biz kitaplardan atalarımızın bundan 1000 yıl önce 1500 yıl önce nerelerde neler yaptıklarını nasıl yaşadıklarını öğreniyoruz. Onların kazandıkları zaferleri almış oldukları mağlubiyetleri öğreniyoruz. Bunlardan kendimize ders çıkararak geleceğimizi şekillendiriyoruz. Öncelikle dünya tarihi açısından kitap geçmişte yaşanan olaylara ışık tuttuğu için bir kere çok önemli akabinde bizim sosyolojik ve kültürel gelişimimiz açısından tarihimiz açısından kitap okumak bizim zihin dünyamızı düşünce dünyamızı geliştiriyor. Karşılaştığımız problemlere daha kolay çözüm bulmamızı sağlıyor. Belki de gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimize daha kolay ulaşmamıza vesile oluyor bu sebeple bu tür kampanyaları inşallah artırarak devam ettiririz.

  • Amasya DSYB Kağnıcı Süt Evi

    Amasya DSYB Kağnıcı Süt Evi

    Amasya DSYB olarak sütün yerinde soğutulması çalışmalarımız kapsamında 96 adet süt evlerimizden biride Gümüşhacıköy ilçesinin Kağnıcı köyünde bulunmaktadır. Kağnıcı köyünde yerinde soğutularak süt alımı çalışmalarına 07.06.2010 tarihinde başlanılmıştır. Süt evimizde bir sigortalı bayan çalışanımız görev yapmaktadır. Düzenli olarak 32 üreticimizin üretmiş oldukları sütler sabah ve akşam süt evine teslim edilmektedir. Köyde süt üretimi yıllık/gün ortalama 1000 – 1500 litredir.
    Kağnıcı Köyü, Amasya merkeze 90 km., Gümüşhacıköy’e 20 km. uzaklıktadır. Kağnıcı köyü, 1260 m. rakımı ile yüksek, ormanlık bir alanda bulunmakta ve zengin bitki örtüsüne sahiptir. Köyün geçimi tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Dağlık ve ormanlık alanlarda, doğal ortamlarda yetişen alıç, kızılcık, armut, dağ elması ve kuşburnu meyveleri ayrıca bulunmaktadır.
    Bölgede sütün yerinde soğutulması faaliyetlerimiz sayesinde geçmişte yaşanan sütün pazarlanmasındaki sorun ortadan kaldırılmış ve üreticilerimizin işletmelerinde istikrarlı büyüme sağlanarak, süt sığırcılığına bir meslek gözüyle bakılması sağlanmıştır.

  • Aday Memurlar Yemin Etti

    Aday Memurlar Yemin Etti

    Amasya Üniversitesinde göreve başlayan aday memurlar yemin ederek asil memurluğa geçtiler.

    Temel ve hazırlayıcı eğitim sınavlarında başarı gösteren aday memurlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 58’inci maddesi uyarınca, yemin ederek asil memur olarak atandılar.

    Aday Memur Yemin Töreni hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

  • ADEF YENİ PROJESİNİ ANLATTI

    ADEF YENİ PROJESİNİ ANLATTI

    Amasya Dernekler Federasyonu ADEF Genel Baskanı Turan Sayar ve Genel Sekreteri Salih Turgut ile birlkte 19 Ocak 2023 Perşembe günü Suluova Belediye Baskanlığında;
    Amasya Milletvekili Hasan Cilez, Tasova Belediye Baskanı Bayram Öztürk, Ziyaret Belediye Baskanı Mehmet Uyanık ve Ev sahibi Suluova Belediye Baskanı Fatih Üçok ile ADEF’in Projesi ile ilgili bilgi paylaşımında bulundular.
    Genel Baskan Turan Sayar toplantı sonrası yaptığı açıklamada: “Milletvekili Çilez ve Belediye baskanları ile Projemize iliskin karsılıklı görüş alisverisinde bulunduk. Katılımcılar projeyle ilgili olumlu düşüncelerini dile getirdiler.
    Sayın Vekilimize ve Belediye baskanlarimiza ayrıca ev sahibi olarak bizleri makamında ağırlayan Fatih Üçok belediye baskanımıza tesekkür ederiz.” dedi.

  • “2022 Yılı Çiftçiler Açısından Zorlu Bir Yıl Oldu”

    “2022 Yılı Çiftçiler Açısından Zorlu Bir Yıl Oldu”

    Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, geride bıraktığımız 2022 yılının tarımsal üretim ve üreticiler açısından oldukça zorlu bir yıl olduğunu ifade etti.
    2019 yılı sonunda başlayan ve 2020’de ülkemize nüfuz eden Korona virüs pandemisinin 2022 yılında sona erdiğini ancak sebep olduğu ekonomik buhranın devam ettiğini ifade eden Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, ekonomik dalgalanmalardan en çok etkilenen sektörlerden biri olan tarımsal üretim sektöründeki sıkıntıları değerlendirdi. Öksüz, 2022 yılının çiftçiler açısından çok zorlayıcı bir yıl olduğunu dile getirerek, çiftçilerin ve tarımsal üretimin yaralarının acilen sarılması gerektiğini ifade etti.
    Çiftçilerdeki üretim hevesinin 2022 yılındaki maliyet artışları ile kırıldığını ifade eden Öksüz, “2020 yılında başlayan pandeminin bitmesi, ayrıca kuraklığın sınırlı kalması ülkemizin sosyo-ekonomik yapısına ve tarıma olumlu etkilerde bulunurken, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte şubat ayında başlayan küresel ekonomik kriz, bu toparlanma sürecini olumsuz etkiledi. Artan enerji fiyatlarıyla birlikte dışarıya bağımlı olduğumuz tarımsal girdi ve hammadde fiyatlarındaki küresel ve ulusal dalgalanmalar, tarımsal ürün fiyatlarını artırırken, sonuçta gıda enflasyonu ile de tüketiciler mağdur oldu.
    Pandemi nedeniyle tarımsal üretimin önemi ve asla ihmal edilemeyecek bir sektör olduğu ortaya çıkmışken, gıda ürünlerinde görülen yüksek fiyatların daha çok ürün maliyetlerinden kaynaklandığı ve bu sorun çözülmeden tüketici fiyatlarının da düşmeyeceği anlaşıldı.” ifadelerini kullandı.
    “Çiftçilere Birçok Destek Verildi
    Geride bıraktığımız 2022 yılında tohumdan fidana, sulama projelerinden damızlık hayvanlara kadar çiftçilere devlet tarafından birçok desteğin verdiliğini ifade eden Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, desteklerin birçok çiftçi için can suyu olduğunu ifade etti. Öksüz,”Tarım sektörü, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir ve üretime, istihdama ve dış ticaretimize hatırı sayılır bir katkı vermeye de devam ediyor.
    2022 yılının ilk 9 aylık verilerine göre tarım sektörü, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 6,6’sını sağladı. Tarım sektöründeki ilk 9 aylık büyüme 2022’de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 azaldı. 2021 yılında aynı dönemde de tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yüzde 4,6 azalmıştı.
    2022 yılı toplam bitkisel üretimi TÜİK 3.tahmin verilerine göre, bir önceki yıla göre yüzde 9,1 artarak, 117,9 milyon tondan 128,6 milyon tona yükseldi.
    Hayvansal üretimde ise Ocak-Ekim döneminde yumurta üretimi yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 2,1 arttı. Sanayiye aktarılan süt miktarı ise bu dönemde yüzde 3,3azaldı.Öte yandan tarım sektörü, istihdamdaki önemini koruyor. Üçüncü çeyrekler itibarıyla 2021’de yüzde 18,3 olan tarımın istihdamdaki payı, 2022’de yüzde 16,9’a geriledi. 2022 yılının üçüncü çeyreğindeise tarım 4,9milyon kişiye istihdam sağladı. Tarım üretici fiyatları enflasyonu kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 169,45 oranında artarken, enflasyon Aralık’ta yüzde 84,39, gıda enflasyonu ise yüzde 77,87 arttı.
    Ocak-Kasım döneminde gıda ve tarım ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 22 milyar 303 milyon dolardan 26 milyar 822 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde gıda ve tarım ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 36 artarak 15 milyar 624 milyon dolardan 21 milyar 231 milyon dolara yükseldi. Böylece tarım ve gıda dış ticareti fazlası Ocak-Kasım döneminde bir önceki yıla göre yüzde 16,3 azalarak 6 milyar 679 milyon dolardan 5 milyar 591 milyon dolara geriledi.
    Tarımsal Destekler
    2022 yılı bütçesinde tarım sektörüne tarımsal destekler için bir önceki yıla göre yüzde 65,1’lik artışla 39 milyar 832 milyon lira kaynak ayrıldı. 2023 yılı destek bütçesi ise 54 milyar olarak planlandı.Her ne kadar destek bütçesinde artış yapılmış olsa da girdi fiyatlarındaki artışlar ve enflasyon dikkate alındığında belirlenen bu rakamın daha da artırılması gerekir.
    Diğer yandan, destek bütçesinin Tarım Kanunu’nda belirtildiği gibi Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın en az yüzde 1 oranında olması gerekirken, bu rakam da yüzde 0,39 düzeylerinde kaldı.
    2023 yılında ödenecek 2022 yılı desteklerinde gübre ve mazot kalemlerinde artışa gidilirken, destek uygulanan 18 üründen sadece çay için artırılan prim destekleri daha sonra pamuk ve ayçiçeği için de yükseltildi. Organik tarım ve iyi tarım uygulamalarında destek miktarları artırılmadı. Genelde hayvancılık desteklerinde artış sağlanırken, yem bitkileri destekleri aynı kaldı.
    Tarımsal üretimi planlamada önemli bir rolü olan kalem bazında destek miktarlarının doğru belirlenmesi tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önemlidir.” dedi.
    Tarımsal girdi fiyatları
    2020 Yılı ile başlayan ve hâlâ devam eden ekonomik kriz tarımsal üretim yapan çiftçilerin üretim maliyetlerini her geçen gün arttırdı. Girdi maliyetlerinin, birçok çiftçinin ve hayvancının üretimden kopmasına sebep olduğunun altını çizen Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, “2021/2022 sezonu tarımsal girdi kullanımı açısından zorlu geçti. Çiftçilerimizin bir kısmı gübre ve mazottaki yüksek fiyat artışları nedeniyle girdi kullanımı azalttı. Gübre fiyatlarındaki artışlar yüzde 400’leri aşarken, mazot fiyatlarındaki artışlar yüzde 250’leri geçti. Zirai ilaç ve yem fiyatlarındaki artışlar yüzde 100’ü aşarken, elektrik fiyatlarında yüzde 140 artış görüldü.
    Bir önceki yıla göre sezonun büyük bölümünde gübre fiyatlarındaki yüzde 200-300 aralığındaki artışın etkisi devam etti. Hava koşullarının olumlu gitmesi yetersiz kullanılan gübrenin olumsuz etkisini hafifleterek verim kaybını azalttı.
    Yem fiyatlarındaki artış, çiğ süt ve karkas et fiyatlarının para etmemesi sonucu hayvansal üretim de daha zor günler yaşadı.” ifadelerini kullandı.
    Pamuk, Ayçiçeği ve Mısır Fiyatları
    Suluova Ziraat Odası Başkanı Adnan Öksüz, 2022’de üreticilerin birçok üründe emeğinin karşılığını alırken, pamuk ve ayçiçeğinde umduğunu bulamadığını ifade etti. Bu iki üründe geçen sezon fiyatların yüksek seyretmesinin üreticileri bu ürünlerin üretimine yönlendirdiğini ve arzın arttığını belirten Öksüz,”Özellikle, pamuk ülkemize sıfır gümrükle girerken, küresel olarak pamuğa talep düştü, fiyatlar geriledi. Girdi maliyetlerinin de tavan yaptığı bir ortamda üreticinin geliri düştü, pamuk elinde kaldı.
    Benzer bir durum ayçiçeğinde de yaşandı. Gümrük vergisiyle de korunamayan ayçiçeği arzı talebin gerisinde kaldı. Artan üretim maliyetleri ise çiftçinin ürününü maliyetinin altında satmasına sebep oldu ve gelirini düşürdü.
    “Mısır Üretimi Rekor Kırdı Ama Çiftçiyi Güldürmedi”
    2022 yılında 8 milyon 300 bin ton mısır üretimi yapıldığını söyleyen Adnan Öksüz, bunun tarihte bir ilk olduğunu ifade etti. Mısırdaki rekor düzeyde üretime sebebiyle mısır fiyatlarında düşüş yaşandığını söyleyen Öksüz, mısırın da bu sene çiftçiyi güldürmediğinin altını çizdi. Öksüz,”Mısır üretimi 2022’de 8 milyon 300 bin tona ulaşarak rekor kırdı.

  • ÖĞRENCİLERİN  HEYECANINA ORTAK OLDU

    ÖĞRENCİLERİN HEYECANINA ORTAK OLDU

    Amasya  İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen Suluova ilçemizde düzenlenen Bilgi Kültür Yarışmasını yerinde takip etti. Suluova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün organizesinde düzenlenen Bilgi Kültür

    Yarışmasında ilköğretim öğrencileri boy gösterdi. Öğrencilerin heyecanları ve sevinçleri yüzlerine yansıdı. Bu sevinç ve heyecana Suluova Kaymakamı Şafak Gürçam, Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok, İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Türkmen, Suluova İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Davu, İlçe Müdürleri, Okul İdarecileri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler ortak oldular. Şenlik havasında geçen Bilgi Kültür Yarışması sonunda ödül kazanan öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.

  • ULAŞIMDA DEV PROJE

    ULAŞIMDA DEV PROJE

    vatanımızın kalkınmasına, vatandaşlarımıza iş olacak, aş olacak, ekonomik canlılığa katkı verecek yollar, köprüler, limanlar, tüneller inşa ederek destek veriyoruz. Bölgesinin en önemli ulaşım yatırımlarından Badal Tüneli, gelecek nesillerimize ve yeni atılımlara ilham verecektir. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak her projede yanımızda olduğunuz için Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Yapım çalışmalarını başarıyla yürüten ve projeyi başarıyla tamamlayan yüklenici firma ve Karayolları Genel Müdürlüğündeki çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karais-mailoğlu, “2023 yılı, Türki-ye yüzyılının işaret fişeği olacaktır. Türkiye’nin dört bir köşesinde hizmet ve eser fırtınası estirmeye devam ediyoruz. Dünyayı, Türkiye’ye bağlıyoruz” dedi.İran sınırından Bulga-ristan’a kadar ulaşımda konforu artıracak olan Amasya Merzifon sınırları içinde yer alan Badal Tüneli ve bağlantı yolları projesi, tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhur-başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans bağlantısı ile hizmete açtığı törende konuştu. Törene Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Amasya Milletvekilleri Hasan Çilez ve Mustafa Levent Karahocagil , Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban, Ak Parti Amasya İl Başkanı Ekrem Toto, MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak ile çok sayıda kişi katıldı.Bakan Karaismailoğlu, Badal Tüneli’nin, Türkiye transit karayolu güzergâhında önemli bir geçiş noktası teşkil ettiğini belirterek, “ 2023 yılı, Türkiye yüzyılının işaret fişeği olacaktır. Türkiye’nin dört bir köşe-sinde hizmet ve eser fırtı-nası estirmeye devam ediyoruz. Dünyayı, Türki-ye’ye bağlıyoruz. Cumhu-riyet’imizin yeni yüzyılına güçlü bir başlangıç yaptık. Pazar günü de ülkemizin önemli projelerinden biri olan; İstanbul’ da 34 km uzunluğa sahip, Türkiye’nin en hızlı metrosunu Kâğıthane’den dünyanın en iyi havalimanı İstanbul Havalimanı’na bağlıyoruz. Şimdiden hayırlı olsun” dedi.

    ‘ESERLERİMİZE DEVAM EDİYORUZ’Tünelin önemine değinen Bakan Karaismailoğlu, “Coğrafi konumuyla; kuzey – güney yönünde Orta Karadeniz sahilini iç kesimlere bağlayan güzel Amasya’mız, doğu – batı yönünde de İran sınırından Bulgaristan sınırına kadar kat eden Kuzey Hattı’nda önemli bir yer teşkil ediyor. Bu nedenle Amasya’nın hızla gelişen sosyo-ekonomik yapısına bağlı olarak artan şehir içi ve şehirlerarası ulaşım ihtiyacını karşılayacak karayolu yatırımları büyük önem taşıyor. Biz de Amasya’nın potansiyelinden en doğru biçimde yararlanabilmesi, daha da gelişmesi için projelerimize ve eserlerimize devam ediyoruz. Bu kapsamda Kuzey TETEK Hattı’nın 115,1 km’lik bölümünü oluşturan Osmancık–Merzifon Yolu üzerinde Badal Tüneli projesini hayata geçirdik” diye konuştu.

    SÜRÜCÜLERİN KORKULU RÜYASI OLMAKTAN ÇIKTI

    Badal Tüneli’nin, çift plü olarak hizmet vereceğini de kaydeden Bakan Karaismailoğlu, “Bağlantı yolları ile birlikte Badal Tüneli projesinin toplam uzunluğu 4,5 kilometreye ulaşmaktadır. Proje kapsamında ayrıca, toplam 345 metre uzunluğunda 4 köprü de yer alıyor. Bu bölge artık sürücülerin ‘korkulu rüyası’ olmaktan çıkmış trafik, can ve mal güvenliği en üst seviyeye yükselmiştir. Gelecek vizyonumuzun en önemli unsurlarından biri, ülkemizin her alandaki rekabet gücüne ve toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmaktır. Güvenli, ekonomik, konforlu, çevreye duyarlı, kesintisiz ve sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi oluşturmaktır” şeklinde konuştu.

    ‘YENİ ATILIMLARA İLHAM VERECEKTİR’

    Projede emeğe geçenlere teşekkür eden Bakan Karaismailoğlu, “

  • “Mazerete Bağlı Yer Değişikliği

    “Mazerete Bağlı Yer Değişikliği

    Talepleri Bütünüyle Karşılanmalı”

    Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, “Mazerete bağlı yer değişikliği talepleri bütünüyle karşılanmalı, öğretmenlerin mağduriyeti il/ilçe emriyle giderilmelidir.”dedi.

    Başkan Camcı konuya ilişkin açıklamasında: “Eğitim-Bir-Sen olarak Millî Eğitim Bakanlığı’na başvurarak mazerete bağlı yer değişikliği talepleri karşılanamayan öğretmenler için, kişinin tercihine bağlı olarak mazeretin bulunduğu il veya ilçe emrine atama yapılması konusunda gerekli düzenlemenin gerçekleştirilmesini; bunun mümkün olmaması hâlinde eğitim kurumlarının ihtiyacı çerçevesinde öğretmenlerin mazereti ve coğrafi mesafe de dikkate alınarak il içinde yer değişikliği işlemlerinin valiliklerce gerçekleştirilmesi konusunda yetki devri yapılmasını talep ettik.

    Bakanlık, 2023 yarıyıl tatili öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretleri ve engellilik durumu ile diğer nedenlere bağlı yer değiştirme sonuçlarını açıklamıştır. Buna göre çok sayıda talebin karşılandığı görülmekle birlikte, yine de talepleri karşılanmayan ve bu nedenle mağdur duruma düşecek çok sayıda öğretmen bulunmaktadır.

    Aile bütünlüğünün sağlanamaması, sağlık problemlerine çözüm olacak veya diğer mazeret durumlarını giderecek yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, öğretmenlerin moral ve motivasyonunu bozmak ve meslekî verimliliklerini düşürmek suretiyle eğitim-öğretimi olumsuz etkilemektedir.

    Bu amaçla “Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Sreci Tespitler ve Bir Model Önerisi” raporumuzda önerdiğimiz atama/yer değişikliği süreç önerisinin, mevcut sorunu büyük oranda çözüme kavuşturacağı; mazerete bağlı yer değişikliği işlemlerinin isteğe bağlıda olduğu gibi iller arası ve il içi olarak ayrı ayrı yapılması ve il içi yer değişikliğinde sıra uygulamasına geri dönülmesinin mağduriyetleri önleyeceği görülmektedir.”ifadelerine yer verdi.

    Geçen yıllarda, mazeretleri nedeniyle yer değişikliği talepleri karşılanamayanlar yönünden bakanlıkça il ya da ilçe emri uygulanmak suretiyle doğacak mağduriyetlerin önüne geçildiğine vurgu yapan Başkan Camcı; “Bu durum, 2023 yarıyıl dönemi için de aynı uygulamanın yapılması yönünde haklı bir beklenti oluşturmuştur. Geçmiş yıllardaki tecrübe, uygulamanın eğitim-öğretime olumsuz bir etkisinin olmayacağını ortaya koymaktadır.

    Bu nedenle, bakanlıktan, öncelikle 2023 yılı yarıyıl dnemi mazerete bağlı yer dğişikliklerinde kişinin tercihine bağlı olarak mazeretin bulunduğu il veya ilçe emrine atama yapılması konusunda gereken düzenlemeyi yapmasını, bunun mümkün olmaması hâlinde eğitim kurumlarının ihtiyacı çerçevesinde öğretmenlerin mazereti ve coğrafi mesafe de dikkate alınarak il içinde yer değişikliği işlemlerinin valiliklerce gerçekleştirilmesi konusunda yetki devrinde bulunmasını ve nihayetinde mazerete bağlı yer değişikliği işlemlerini iller arası ve il içi olarak ayrı ayrı yapmasını, il içi yer değişikliğinde sıra uygulamasına geri dönülmesi konusunda ilgili yönetmelikte değişikliğe gitmesini ve gerekli düzenlemeyi gerçekleştirmesini istedik.” diye konuştu.

  • Ölgün Birinci Yarıyılı Değerlendirdi

    Ölgün Birinci Yarıyılı Değerlendirdi

    Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa Ölgün, 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Birinci Yarıyılında Eğitimin Durumunu değerlendirdi.

    Eğitim Sen olarak, “2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı 1. Yarıyılında Eğitimin Durumu” hakkında hazırladığımız raporunu açıkladıkladıklarını ifade eden Başkan Mustafa Ölgün rapor şöyle açıkladı:

    2022-2023 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 20 Ocak 2023 tarihinde sona erecek ve iki haftalık yarıyıl tatili başlayacak. Geçtiğimiz dönem 7 bin 878 resmi, 6 bin 246 özel olmak üzere 14 bin 124 okul öncesi eğitim kurumu; 22 bin 480 resmi, 2 bin 39 özel olmak üzere toplam 24 bin 519 ilkokul; 16 bin 651 resmi, 2 bin 284 özel olmak üzere 18 bin 936 orta okul ve 9 bin 191 resmi, 3 bin 610 özel olmak üzere 12 bin 804 lisede eğitim ve öğretime devam edilmiştir.

    MEB’in örgün eğitim istatistiklerine göre Türkiye’de örgün eğitimde (resmi + özel) 17,5 milyon öğrenci bulunmaktadır. Toplam 70 bin 383 eğitim kurumu/okulu içinde devlete ait kurum/okul sayısı 56 bin 200 (yüzde 80) iken, özel okulların sayısı 14 bin 179 (yüzde 20)’dur. Devlet okullarında okuyan öğrenci sayısı 15 milyon 839 bin 140 (yüzde 92), özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 578 bin 233 (yüzde 8) olmuştur. Açık öğretimde okuyan 1 milyon 738 bin 198 öğrenci bulunmaktadır.

    Türkiye çapında devlet ve özel okullarda toplam 1 milyon 139 bin 673 öğretmen görev yapmaktadır. Öğretmenlerin 455 bin 294’ü (yüzde 40) erkek, 684 bin 379’u (yüzde 60) kadındır. 2022 yılı itibariyle devlet okullarında çalışan öğretmenlerin sayısı 975 bin 698’dir. 2021/2022 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle devlet okullarında 95 bin 773 sözleşmeli öğretmen görev yapmaktadır. Devlet okullarında çalışan öğretmenlerin yüzde 42’si (409 bin 63) erkek, yüzde 58’ü (566 bin 635) kadındır.

    EĞİTİMDE YAŞANAN SORUNLAR ARTMIŞTIR

    Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılırken, eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikaları 2022/’23 eğitim öğretim yılının ilk yarısında artarak sürdürülmüştür. Eğitim alanında, erken çocukluk eğitiminden (okul öncesi) başlayarak çeşitli vakıf ve derneklerle işbirliği halinde hayata geçirilen ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalar, başta öğrenciler olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve velileri doğrudan etkilemeyi sürdürmektedir.

    Öğretmen açıkları, mülakata ve arşiv araştırmasına dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulaması, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile “eşit işe eşit ücret” uygulamasına son verilmesi, ataması yapılmayan öğretmenler gibi çok sayıda sorun eğitim sisteminin çözüm bekleyen sorunları olarak geçtiğimiz öğretim yılında da varlığını sürdürmüştür.

    Eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunlar her ne kadar görmezden gelinmeye çalışılsa da eğitim sorunu, ülke ekonomisinde yaşanan sorunların ardından halkın en öncelikli gündemi olmayı sürdürmektedir. Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamakta, çocuk istismarı anlamına gelen çocuk yaşta evlendirmeyi engelleyen adımlar yeterli düzeyde değildir.. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere kız çocukları ve kırsal kesimde yaşayan çocuklar açısından eğitime erişim konusunda yaşanan sorunlar sürmektedir. Bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler, anadilinde eğitim gibi en temel sorunlar iktidarın çözmek bir yana daha da derinleştiği bir yarı yıl geride kalmıştır.

    Eğitim sistemimiz toplumsal cinsiyet eşitliğinden oldukça uzakta ve giderek dinsel içerik kazanan egemen ideolojinin yoğun baskısı ve denetimi altındadır. Toplumsal yaşamın her alanında görülen cinsiyetçilik ve cinsiyetçi uygulamaların en yoğun görüldüğü alanların başında okullarımız gelmektedir. Ülkedeki etnik, dilsel, kültürel çeşitlilik ve inanç çeşitliliği, eğitim programlarında ve ders kitaplarında neredeyse hiç yansıtılmamaktadır. Eğitim sisteminde ve toplumsal yaşamda benimsenen tekçi anlayış, farklı inanç, dil, kimlik ve mezhepleri yok saymayı, onları ve taleplerini görmezden gelmeyi ısrarla sürdürmektedir. Türkiye’nin kamusal, laik, bilimsel eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusundaki olumsuz sicilini ısrarla sürdürmesi anlaşılır değildir.

    Türkiye’de çeşitli nedenlerle eğitime erişimde, kız çocukları, mülteci çocuklar, anadili farklı olan çocuklar, engelli çocuklar ve geçici koruma altındaki çocukların dezavantajları günden güne artarak devam etmektedir. Türkiye’de milyonlarca çocuk ve gencin eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanması için gerekli adımlar atılmaz iken, milyonlarca çocuk ve gencimizin ağırlıklı olarak ekonomik sorunlar nedeniyle eğitime erişim hakkını ihlal eden uygulamalar sürmektedir. Eğitim, herkese eşit koşullarda sunulması gereken temel bir insan hakkı, aynı zamanda devredilemez ve vazgeçilemez kamusal bir haktır.” ifadelerine yer verdi.

     

  • ULAŞIMDA DEV PROJE

    ULAŞIMDA DEV PROJE

    Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katılımları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun ilimize teşrifleriyle gerçekleştirilen Açılış Töreni’ne, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ile Hasan Çilez, Amasya Belediye Başkan Vekili Ahmet Çoban, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, bakanlık bürokratları, il ve ilçe protokol üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, basın mensupları ile vatandaşlar katıldı.

    Bakan Karaismailoğlu Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde yapımı tamamlanan Badal Tüneli’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Coğrafi konumuyla kuzey-güney yönünde Orta Karadeniz sahilini iç kesimlere bağlayan Amasya’nın doğu-batı yönünde de İran sınırından Bulgaristan’a kadar kuzey hattında önemli bir yer teşkil ettiğini söyledi.

    Bu nedenle Amasya’nın hızla gelişen sosyoekonomik yapısına bağlı olarak artan şehir içi ve şehirler arası ulaşım ihtiyacını karşılayacak kara yolu yatırımlarının büyük önem taşıdığına işaret eden Karaismailoğlu, söz konusu potansiyelden en doğru biçimde yararlanabilmesi, daha da gelişmesi için proje ve eserleri hayata geçirmeye devam ettiklerini anlattı.

    Bu kapsamda Kuzey Türkiye Transit Karayolu Hattı’nın 115,1 kilometrelik bölümünü oluşturan Osmancık-Merzifon yolu üzerindeki Badal Tüneli projesini hayata geçirdiklerini belirten Karaismailoğlu, “Badal Tüneli, çift tüplü olarak hizmet verecek. Bağlantı yollarıyla Badal Tüneli projesinin toplam uzunluğu 4,5 kilometreye ulaşmaktadır. Proje kapsamında ayrıca toplam 345 metre uzunluğunda 4 köprü de yer alıyor. Bu bölge artık sürücülerin korkulu rüyası olmaktan çıkmış, trafik, can ve mal güvenliği en üst seviyeye yükselmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Amasya Balal Tüneli Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantı ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Badal Tüneli’nin, yolun kış mevsimindeki çilesini bilenler için çok daha büyük öneme sahip olduğunu belirterek, “Sadece vakitten ve akaryakıttan yılda 21,4 milyon lira tasarruf sağlayacak, karbon emisyonunu 265 ton azaltacak bu projeyi, 760 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirdik. Kalkınmanın altyapılarından olan ulaştırmada devreye aldığımız her projenin bizi 2023 hedeflerimize kavuşturma yanında ‘Türkiye Yüzyılı’na bir adım daha yaklaştırdığına inanıyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda asırlık eksiklikleri tamamlayarak ihmalleri telafi ederek yürüttüğümüz eser ve hizmet siyasetimizin en somut örnekleri işte bu yatırımlardır. Bugün ülkemizin 81 şehrinin tamamı altyapı