Etiket: selim

  • HOŞGELDİN RAMAZAN

    HOŞGELDİN RAMAZAN

    11 ayın sultanı ramazanı şerif Amasya Belediyesi’nin organize ettiği fener alayı programı ve yoğun katılım ile karşılandı. İstasyon Köprüsünden başlayarak Yavuz Selim Meydanı’nda son bulan fener alayı programına Amasya Vali Yardımcısı Ferhat Burak Gazi, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Şahin, MHP Amasya İl Başkanı Erhan Demir, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Şuayip Ak, Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı Recep Dip’in yanı sıra vatandaşlar katıldı.
    Amasya Vali yardımcısı Ferhat Burak Gazi, “11 ayın sultanı mübarek ramazanın hepimize sağlık, sıhhat, huzur, bereket ve afiyet getirmesini diliyorum” diye konuştu. Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ise konuşmasında şunları söyledi; “Türkiye’de yeni bir şey icra edeceğiz. Evinizdekini bizimle bölüşmeye, hangi mahalleye çadırı kurarsak, hangi mahalleye masayı sandalyeyi kurarsak, o gün el birliği içerisinde herkes evindekini pişirip getirecek, bizde sadece çorbasını vereceğiz. Var mısınız sözü üzerine varız diyen Amasyalıların cevabına Başkan Sarı, Allah sizlerden razı olsun ifadelerini kullandı. İl Müftüsü Abdulkadir Keşvelioğlu’nun yaptığı duanın ardından, Ramazan ateşinin yakılmasıyla program son buldu.

  • ÇOCUK SUSAR, SEN SUSMA!

    ÇOCUK SUSAR, SEN SUSMA!

    Türk Eğitim Sen üyeleri ve vatandaşlar Amasya’da Yavuz Selim Meydanında Çocuk istismarını oturarak, protesto etti.
    İzmir’den Amasya’ya gezmeye gelen Avukat Necmiye Ertem: “Çocuklarımıza kimsenin el uzatmamasını istiyorum. Yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekir” dedi.
    Çocuk istismarını protesto eden grup adına konuşan Kamil Terzi: “Bizi insanlığımızdan utandıran, son günlerde sayısı oldukça artan, Çocuk istismarı ve toplumsal şiddet olayları. Bunu protesto etmek için bir daha yapılmaması için önlem alınması için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu konu, çocuk istismarı konusu bir grubun, bir siyasi görüşün, bir sendikanın, bir sivil toplum kuruluşunun meselesi değildir. Bu bütün toplumu ilgilendiren bir meseledir. Biz şiddete uğrayan, cinsel istismara uğrayan, saldırıya uğrayan kim varsa bu kişileri korumak zorundayız. Buradan Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın TBMM Başkanına, Sayın Siyasi Parti Genel Başkanlarımıza, tüm sivil toplum kuruluşlarına, Sayın Bakanlarımıza ve tüm halkımıza özellikle çağrıda bulunuyorum. Amasyalı duyarlı vatandaşlar adına artık ailelerimiz çocuklarını sokağa salmaya korkar olmuştur. Mutlaka bu konuda gerçekten caydırıcı, bu istismarı yapan kişinin yapacağına pişman olacağı kesinlikle kanunlar çıkarılmalıdır” İfadelerini kullandı.
    Açıklamanın ardından grup, 15 dakika oturma eylemi yaparak, çocuk istismarını protesto ettiler.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • DOĞA İÇİN PEDALLA

    DOĞA İÇİN PEDALLA

    Amasya Doğa Eğitim Sağlık Kültür Derneği organizasyonuyla Avrupa Birliği Gençlik Değişimi Programı kapsamında İtalya, Hollanda, Fransa ve Polonya’dan gelen katılımcılar, Çevreye Duyarlılık ve farkındalık yaratmak için Amasya’da pedal bastı. Amasya Yavuz Selim Meydanında bir araya gelen ve şehri gezen bisikletçiler etkinliğin son gününde Amasya’da pedallara basarak farkındalık yarattı. Proje ile farklı kültürlerden gelen katılımcıların birbirleri ile iletişimleri ve faaliyetler çerçevesinde yapılacak olan etkinlik ve uygulamalarla katılımcıların sosyalleşmesine, farklı kültürleri tanımasına ve önyargıları kırmasına, dil becerileri ve iletişim gücünün artmasına, yaratıcı düşünme ve el becerilerinin gelişmesine doğrudan olumlu bir etkide ulunacaktır.
    Doğa Eğitim Sağlık Kültür Derneği kurucusu ve Başkanı Mehmet Bulut: “Doğaya dikkat çekmek için toplandık. Biz dünyanın merkezinde insan olduğunu düşünüyoruz. İnsanın da yaşadığı bir evren var ve bu evrenin ya kiracısıdır, olsa olsa misafiridir. Dolayısıyla biz buna dikkat çekmek ve birazcık da toplumu bilinçlendirmek için böyle bir etkinlik düzenlemiştik. Bu etkinliğimiz ulusal ajans projesidir. İtalya, Hollanda, Fransa ve Polonya’dan katılımcılarımız var şu anda. Çok değişik öğrenci ve meslek gruplarından oluşuyor. Bugün etkinliğimizin son günü, 1 haftadır devam ediyor. Bugün de bisiklet şehir turuyla etkinliğimizi noktalıyoruz” dedi.
    Yavuz Selim Meydanında dans eden yabancı katılımcılar daha sonra bisikletlerle şehir turu attı.

  • HEDEF OLMA HEDEFSİZ KALMA

    HEDEF OLMA HEDEFSİZ KALMA

    Amasya Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı çerçevesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında hazırlanan “Narkotik Eğitim Tırı” Amasya’ya gelmiş olup 28 Nisan-1 Mayıs 2019 tarihlerinde halkımıza hizmet sunacaktır.

    Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısında alınan karar gereği; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün “Hedef Olma Hedefsiz Kalma” projesi kapsamında madde bağımlılığıyla mücadele için hazırladığı “Narkotik Eğitim Tırı” Yavuz Selim Meydanı’nda hizmet vermeye başlamıştır.

    Vali Dr. Osman Varol ve protokol üyelerinin katılımıyla hizmete açılan eğitim tırı 28,29 ve 30 Nisan 2019 tarihlerinde Yavuz Selim Meydanı’nda, 1 Mayıs 2019 tarihinde ise Merzifon Cumhuriyet Meydanı’nda halkımızı bilgilendirecektir.

  • “KANSER İÇİN PEDAL ÇEVİR” ADLI ETKİNLİK

    “KANSER İÇİN PEDAL ÇEVİR” ADLI ETKİNLİK

    1 – 7 Nisan Kanser Haftası etkinlikleri kapsamında 06.04.2019 cumartesi günü düzenlemiş olduğumuz “Kanser için Pedal Çevir” adlı etkinliğimize; Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin ORBAY, İl Emniyet Müdürü Fahri BULUT, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ahmet Özkan KAYA, İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner NERGİZ, Sağlık yöneticilerimiz, Sivil Toplum Kuruluşları, KIZILAY, TEMA ve 100 den fazla bisikletli vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirildi.

    Bisikletli yürüyüşümüz Kurtboğan Köprüsünden başlayarak Ziya Paşa Bulvarı İstikametinden Yavuz Selim Meydanında son buldu.

    İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner NERGİZ özetle yaptığı konuşmada ; Kanserin ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek Erken Teşhisin çok önemli olduğunu vurgulayarak konuşmasını bitirdi.

    Meydanda kurduğumuz Sağlık çadırını ziyaret eden katılımcılarımıza burada Kanser hakkında broşür ve açıklayıcı bilgilendirmeler yapıldı.