Etiket: edebiyat

  • Levent Karahocagil’den TBMM Basın Açıklaması

    Ak Parti Milletvekili Levent Karahocagil’den TBMM basın açıklaması

    Değerli Basın Mensupları,

    Saygıdeğer Vatandaşlarım,

    Muhterem Amasyalı hemşerilerim.

    Sizleri, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

    Basın açıklamamın hayırlı olmasını ve hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

    Muhalefet ve yandaş basın yayın organları her ağızlarını açtıklarında “Çiftçi öldü bitti. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimiz perişan halde” deyip mağdur edebiyatı yapıyorlar.

    Ülkemizde tarım ve hayvancılığa verilen en büyük destek Ak Parti yani hükümetimiz döneminde verilmiştir. Daha önceden çiftçinin sorunlarını bilen, dinleyen mi vardı?

    Her alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanın da en önemli reformlar ve üretim artışı bizim hükümetimiz döneminde gerçekleştirilmiştir.

    Yapılan hizmetler ortada ancak muhalefet ve yandaş basın yayın organlarının dile getirmekten imtina ettikleri hizmetlerimizi ben size buradan haykırıyorum.

    Hayvancılığı desteklemeye yönelik 2019-2023 yıllarını kapsayan proje uygulaması süresinde 10 ila 50 baş arası büyükbaş ve 100 ila 200 baş arası küçükbaş hayvan işletmelerine damızlık hayvan (boğa, koç ve teke) verilmiştir.

    Ayrıca yeni ahır/ağıl yapımı, tadilatları ve makine alet-ekipman alımları konularında hibe desteği sağlanmıştır.

    Çiftçilerimize geçtiğimiz 20 yılda, bugünün rakamıyla 470 milyar lira destek ödemesi yapılmıştır. Bu yıl için 25,8 milyar olan tarımsal destekleme bütçesi 29 milyar liraya çıkarılmıştır.

    Bununla birlikte buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üreticilerine mazot, gübre desteği yapılmış ve verilen desteklerin karşılığı olarak tarımsal hasılatımız 337 milyar liraya ulaşmıştır.

    Yine hükümetimiz döneminde topraklarımızın verimini artırmak için yaklaşık 300 milyar liralık su yatırımı projesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlar ile 9 bin 189 tesis hizmete alınmıştır.

    Bu destekler, her bir kar tanesi, su damlasını bereket olarak görüp evladı gibi toprağının üstüne düşmesini bekleyen, işleyen, üreten, yazın sıcaktan, kışın soğuktan yüzleri çatlamış, nasır tutmuş elleri öpülesi çiftçilerimiz için.

    Onlar ürettikçe biz desteklemeye, destek vermeye devam edeceğiz inşallah.

    Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı tedarik problemlerini iki ülke ile olan dengeli ilişkilerimiz ve barış yolunda en çok çaba sarf eden ülke olarak göstermiş olduğumuz gayretler ile ayçiçeği yağı ile diğer bütün hububat ürünlerini getiren 50’ye yakın gemimizin önü açıldı ve gemiler ülkemize gönderildi.

    Amasya ilimizde 2021 yılında; 210.745 dekar alanda 47.754 ton yağlık ayçiçeği üretimi, 1.035.156 dekar alanda 211.476 ton buğday (ekmeklik, durum ve kara buğday) üretimi, 23.470 dekar alanda 590 ton haşhaş tohumu üretimi, 73.121 dekar alanda 62.574 ton mısır üretimi, 39.709 dekar alanda 219.629 ton silaj mısır üretimi, 35.563 dekar alanda 179.564 ton şekerpancarı üretimi ve 3.404 dekar alanda 577 ton şekerpancarı tohumu üretimi gerçekleştirilmiştir.

    2021 yılında uygulanan projeler arasında yer alan “Kuru Tarım Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 2.301.000 TL olan 2.301 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 1.892 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılmış olup, 55.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilmiştir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 225.000 TL olan “Anadolu Mandası Üretimini Geliştirme Projesi” ile 15 yetiştiricimize 15 adet manda boğası dağıtımını gerçekleştirdik.

    2022 yılında ” Nadas Alanlarının Daraltılmasına Yönelik Nohut Yetiştiriciliği Projesi” ile toplam proje tutarı 401.940 TL olan 22.330 kg nohut tohumu 526 üreticimize %75 Bakanlığımızın ve İl Özel İdaresinin katkısı ile dağıtılmış olup, 1.860 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    2022 yılında ise İl Özel İdaresinin %50 hibe katkısı ile toplam proje tutarı 320.000 TL olan “Yonca Yetiştiriciliği Projesi” ile 530 üreticimize 2.500 dekar alanda üretim gerçekleştirilmesi amacıyla 10.600 kg yonca tohumu desteği sağlanmıştır.

    2022 yılında “Nadas Alanlarında Yağlık Ayçiçeği Üretimi Geliştirme Projesi” ile toplam proje tutarı 6.401.330 TL olan 3.200 ünite yağlık ayçiçeği tohumu 3.200 üreticimize %75 Bakanlığımız ve İl Özel İdaresi katkısı ile dağıtılacak olup, 80.000 dekar alanda üretim gerçekleştirilecektir.

    Ukrayna’da yaşanan savaş dünyanın gözleri önüne şu gerçeği sermiştir. Her alanda kendi işimizi kendimiz yapamıyor, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayamıyorsak bize kimsenin faydası olamaz.

    Rusya-Ukrayna savaşının etkileri ile hem kendi ihtiyacımızın karşılanması, hem de Avrupa piyasasında ortaya çıkması muhtemel boşluğun doldurulması bakımından Türkiye olarak üretimimizi artırmamız geleceğe yönelik büyük önem taşımaktadır.

    Çiftçimizin 2022 hasat dönemindeki üretimini desteklemek için de imkânlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Çiftçilerimizden isteğimiz yeter ki ekilmedik bir karış toprak bile bırakmasınlar.

    Bununla birlikte Cumhuriyet tarihinde olmayan bir işe daha imza attık. Baraj sayısını ikiye katladık. Yapılan bu yatırımlar ile 20 milyon dekar araziyi sulamaya açtık.

    Böylelikle sulanan tarım alanımızı 68,5 milyon dekara çıkartarak çiftçilerimize yıllık 60 milyar lira ilave gelir artışı sağlamış olduk.

    Ayrıca güneşten enerji üreten tesislere verilen destek ile birlikte çiftçilerimize sağlayacağımız finansman kolaylıkları ile sulama faaliyetlerinde güneşten elde edilen elektriğin payını hızla artırmayı planlıyoruz.

    Böylece üretim artarken elektrik maliyetleri azalacak ve çiftçilerimizin gelirleri daha da artacaktır.

    Diğer yandan tarımsal alandaki yapımı devam eden sulama tesislerini hızla bitirerek milli ekonomiye kazandıracağız. Bu sayede 830 bin hektar alanın modern sistemler ile sulanmasını temin edeceğiz. Modern sistemlerin hayata geçirilmesi ile üreticilerimize yıllık yaklaşık 41 milyar lira gelir artışı sağlamış olacağız.

    Milletimizi paniğe sevk etmek için yalan yanlış haberler ile meydanlarda tellallık yapan muhalefet partileri, sizin kuru gürültülerinize bırakacak pabucumuz yok.

    Hükümetimiz döneminde yapılan hizmetler ortada. İçinize sindiremeyip, kabullenmeseniz de ülkemizin geleceğine yönelik binlerce yatırımı biz yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

    Aslında sizleri anlıyorum. Kaygı ve endişe içerisindesiniz. Erken seçim diye yana yakıla veryansın ettiğiniz güne az kaldı. Tabi ki etekleriniz tutuştu.

    Sizin korkunuz 2023 seçimlerinde yine AK Parti, yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacak olmasıdır.

    Bizler, sizin yaptığınız gibi kapı kapı dolaşıp Medine dilenciliği yapmıyoruz. Milletimizden kuru vaatlerle oy istemiyoruz. Eser, iş ve hizmet üretiyoruz.

    Yaptığımız icraatlar sonucunda milletimizin özgür iradesi ile verdikleri oyları alıyoruz. Göreceksiniz milletimiz sizi yine hezeyana uğratacak ve AK Parti diyecekler.

    Nus’ab Bin Umeyr’in duası gibi;

    “Ya Rabbi!

    Bizi öyle güzel hizmetler yapmaya vesile kıl ki, gördüğünde Resul’ünün göz bebekleri gülsün.”

    Bizler bu ti niyette, Hak emrinde, peygamber yolunda, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yürümeye devam edeceğiz.

    Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bunu gerçekleştirinceye kadar pes etmek yok, durmak yok, baş koyduğumuz bu yoldan en ufak bir şüphe duymak yok.

    Gayemiz bugünün ve yarının Türkiye’si için yatırım, istihdam, üretim, ihracat yapmak. At binenin, kılıç kuşananındır. Yani bu bizim işimiz.

    Ülkemizi, milletimizi kalkındırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah milletimizin oyları ve desteği ile 2023 seçimlerinde yine Ak Parti yine Recep Tayyip Erdoğan kazanacak.  Biz tüm gücümüz, gayretimiz ile hizmet üretmeye, siz de haset etmeye devam edeceksiniz.

    Sözlerime son verirken ;

    Ülkücü Harekatın Lideri Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’i 25. Vefat yıldönümünde rahmet, minnet ve Fatihalar ile anıyorum. Kabri nur, Mekanı cennet olsun.

    Ayrıca on bir ayın sultanı rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olması temennisiyle tüm Müslüman aleminin Ramazan ayını tebrik ediyor, selam, sevgi ve en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

    Saygılarımla.

  • Farkındalık söyleşileri ve müzik dinletisi programı düzenlendi

    Farkındalık söyleşileri ve müzik dinletisi programı düzenlendi

    Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi organizatörlüğünde gerçekleşen Altınokta Körler Derneği Amasya Şubesi ve Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şubesi ile Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ‘Engelleri Kaldır Farkındalık Söyleşileri ve Müzik Dinletisi’ programı İpekköy Yerleşkesinde olan Mihri Hatun Konferans Salonunda Gerçekleşti. Yapılan programa Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve Eşi, Amasya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. Dr. Recep Kürkçü, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç, kurum ve kuruluş müdürleri, akademik, idari personel çok sayıda öğrenci ve vatandaşlar katıldı.  Nokta Körler Derneği Amasya Şube Başkanı Musa Demiryarar ve Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Aslan’ın konuşmalarıyla başlayan program teşekkür belgeleri verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesi ile son buldu.

  • SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Parti Amasya İl Başkanlığı, SOL Kültür tarafından 27 Mart Pazar günü düzenlenen edebiyat söyleşisine saldıran grup hakkında suç duyurusunda bulundu.

    SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, “Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz” dedi.

     

    SOL Parti üyeleri geçtiğimiz günlerde yapılan saldırıyı kınamak ve suç duyurusunda bulunmak için Amasya Adliyesi önünde bir araya geldi.

    Adliye önünde açıklama yapan SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, şunları söyledi:

    “Bilindiği üzere 27 Mart Pazar günü 10:30’da, Amasya Yeşil Ev kafede gençlerle birlikte Sol Kültür Edebiyat Söyleşisi ve kahvaltı yapmak için buluşmuştuk. Etkinliğimizi sonlandırmak üzere iken bulunduğumuz mekânda, kalabalık, Ülkü Ocakları tarafından yönlendirilmiş faşist guruplarca saldırıya uğradık. Arkadaşlarımız arasında yaralananlar oldu. Bu faşist gurup ellerine ne geçerse sandalye, masa, küllükleri üzerimize fırlattılar. Geçmişte de yaşadığımız gibi bu saldırılar düşünceye, sanata, özgür beyinlere, demokrasiye, laikliğe, kendinden olmayan herkese, sola karşı planlı programlı yapılmaktadır. Bu cesareti nerelerden aldıkları ayan beyan ortadadır. Emekçi halk, her gün her şeye yapılan zamlar altında inim inim inlerken, analar babalar çocuklarını okula aç gönderirken ülkeyi siyasi ve ekonomik krize sokan, yönetemeyen iktidar, yönetememe krizini örtmek için her gün suçlu aramaktadır. İktidar üyeleri muhalefetinden marketçisine, sanatçısından gazetecilere kadar herkesi suçlu, sorumlu ilan ederek şiddeti körükleyen konuşmalar yapmaktadır. Yandaş şirketlere maden aramalarla köylünün arazisini veren, yandaşlarını zengin edip iki üç maaş dağıtan bu iktidar, sofradan aç kalkan halkın öfkesiyle yolun sonuna gelmiştir. O nedenle ağa babaları her gün tüm konuşmalarında halkı ayrıştıran kin ve nefret söylemleri ile kendi yandaşlarına açıkça cesaret vermektedirler.

     

    Bu Karanlığa Asla Teslim Olmayacağız

    Saldırıya uğrayan ve yaralanan arkadaşlarımız ve kafe sahibi esnafın şikâyeti ise polis eliyle uzlaştırma altında engellenmeye çalışıldı. Bu saldırıyı gerçekleştiren ve onları korumaya çalışanlar bilsin ki Amasya’nın ve ülkenin her noktasında demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaya, demokratik mevzilerimizi savunmaya kararlıyız. Memleketimizin üzerine hile ve zorbalıkla çöken bu karanlığa asla teslim olmayacağız. Bu tür baskılara, saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Faşist zihniyetin ülkemizi ve halkımızı, geleceğimizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. Bizler, eşit, özgür, kardeşçe, bir arada yaşadığımız, gecelerinde aç yatılmayan bir yaşamı, Amasya’yı, ülkeyi kurma mücadelemize devam edeceğiz. Burada savcılığa suç duyurusunda bulunarak şikayetimizi bildirdik. Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz. Saldırganlar cezalandırılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağız.” Dedi.

  • BAŞKAN SARI, OLUZHÖYÜK KAZI EVİ ZİYARETİ

    BAŞKAN SARI, OLUZHÖYÜK KAZI EVİ ZİYARETİ

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, OluzHöyük Kazı evini ziyaret ederek çalışmalar hakkında Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez’den bilgiler aldı.

    Meşeli Çiftliği köyü daveti sonrası Gözlek köyünde bulunan OluzHöyük Kazı evini ziyaret eden Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, burada Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez ve eşi Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı Kazı Başkanı Doç Dr. Emine Dönmez’den çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Ziyarette Başkan Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban ve MHP İl Genel Meclis Üyesi Mesut Ünal ve Gözlek Köyü Muhtarı Erhan Zengin eşlik etti. Gerçekleşen ziyarette İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Mona Saba, İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Burçin Adısönmez ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Salih Kaymakçı ve Amasyalı İş Kadını Ayten Çöl’de yer aldı. Sohbet havasında geçen ziyaretin sonunda Kazı Başkanı Prof. Dr. Dönmez, Başkan Sarı’ya OluzHöyük kazı çalışmalarını anlatan kitaplar hediye etti.

  • BOŞNAK ÖĞRENCİLERDEN BAŞKAN VEKİLİ BOZKURT’A ZİYARET

    BOŞNAK ÖĞRENCİLERDEN BAŞKAN VEKİLİ BOZKURT’A ZİYARET

    Bosna Hersek’te bulunan 4 farklı üniversiteden gelen öğrenciler Amasya Belediye Başkan Vekili Mehmet Bozkurt’u ziyaret ettiler. Bosna Hersek’te 4 farklı üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okuyan ve dil gelişimine katkı sağlamak amacıyla Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Türkçe Yaz Okulu Programına katılan 40 öğrenci Amasya gezileri kapsamında Tokat Gazi Osmanpaşa Üniversitesi Uluslararası öğrenci koordinatörü Doç. Dr. Fatih Yılmaz ile birlikte Amasya Belediye Başkan Vekili Mehmet Bozkurt ve Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan’ı ziyaret ettiler.  Meclis odasında misafirleri ağırlayan Başkan Vekili Bozkurt ve Başdanışman Yenihan kendilerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Bir süre sohbet ettikten sonra Boşnak öğrencilere Amasya’nın önemli tarihi yerleri, müzeleri ve kültürel yapısı ile ilgili bilgiler verildi. Belediye binası önünde çektirilen hatıra fotoğrafı sonrası grup şehrin önemli yerlerini gezmek için ziyaretlerini sonlandırdılar.

  • ÇOCUKLAR EKRAN KÜLTÜRÜ DEĞİL OKUMA KÜLTÜRÜNE YÖNLENDİRİLMELİ

    ÇOCUKLAR EKRAN KÜLTÜRÜ DEĞİL OKUMA KÜLTÜRÜNE YÖNLENDİRİLMELİ

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) bünyesinde bulunan Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesini ziyaret ederek kütüphane çalışmaları hakkında bilgi aldı. Kütüphane ziyaretinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. DR. Recep Kürkçü ile Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir de yer aldı.

    Kütüphanenin minik ziyaretçileriyle sohbet eden Rektör, okuma kültürünün kazanılmasında, çocuk ve kitap etkileşiminin önemine vurgu yaptı.

    Erken yaşta çocukları nitelikli kitaplarla buluşturmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Elmacı “Televizyon, tablet, telefon, bilgisayar gibi ekran kültürü içinde çocuklarımız yeterince olgunlaşamamaktadır. Bedence büyüyen çocuklar duygu ve düşünce olarak gelişememektedir. İşte bu gerçeklerle çocuklarımızı ekran kültüründen okuma kültürüne yönlendirmemiz gerekmektedir. Bu yönüyle Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesi, çocukların okuma kültürü sürecinde yer edinmesine katkı sağlamak için varlığını büyüyerek sürdürecektir.” dedi.

    Önümüzdeki dönemlerde Çocuk Kütüphanesinin fiziki alanının ve kitap kapasitesinin de artırılması noktasında çalışmalar yapılabileceğini kaydeden Elmacı; kütüphanelerin bulundukları yerde toplumsal dayanışmaya katkı sağlayarak toplumun güçlenmesinde rol oynayan kurumlar olduğunu da sözlerine ekledi.

    Kütüphane ziyaretinde Rektöre eşlik eden OKUYAM Müdürü ve Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer; Çocuk Kütüphanesinin bir yıl içinde yaklaşık 12 bin çocuğunun ziyaret ettiğini söyledi.

  • MİLLİ MÜCADELE’DE AMASYA

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi programına katıldı.

    12-22 Haziran Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi ile Milli Mücadelenin ve Amasya Tamiminin önemine değindi

    Konuşmasında, Amasya Genelgesi’nin Türk tarihi açısından önemli bir kavram olduğunu vurgulayan Ortaylı, şöyle devam etti: “Milli Mücadele’nin başlangıç tarihi 19 Mayıs 1919’dur, bu böyledir. Fakat tarihçi olarak ‘Şartların değerlendirilmesi ve olayın bantlanması açısından nedir?’ diye sorarsanız, bu Amasya Genelgesi’dir. Amasya Tamimi bütün cihanda işgalci devletler arasında, komünist ihtilali kavgasını veren Rusya’da, Uzak Asya’da, Hindistan altı kıtasında, bir kavganın ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Onun için bu tarih üzerinde ısrarla durmamız gerekir. Büyük mareşalimiz, kendisi bir şöhret sahibiydi, bunun da üzerinde ısrarla durmamız gerekiyor.”

    Bazı insanların, devlet fikrine, devlet ananesine ve Türklere saldırmayı marifet haline getirdiğini belirten Ortaylı, şunları kaydetti:

    “Her milletin bazı mukaddesatı var. Bizim mukaddesatımızın başında devlet, ulu’l emre itaat ve askerlik gelir. Bu vasıfları kaldırdığınız takdirde Türkler hiçbir işe benzemez bir toplum haline gelir. İtalyanların operasız, resimsiz, heykelsiz bir toplum olabileceğini düşünüyoruz, olmaz. Fransızların felsefesiz, şiirsiz, edebiyatsız bir toplum olabileceğini düşünebiliyoruz, olamaz. Ama Ruslar ve Türkler, devletsiz ve ordusuz pek bir şey olmaz.” diye konuştu.

    Programa Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, protokol üyeleri ve 500’e yakın vatandaş katıldı. Program sonrasında protokol üyeleri ve Prof. Dr. İlber Ortaylı bir restoranda bir araya gelerek sohbet ettiler.

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.

  • TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    TOPLUMA HİZMET ÇOCUĞA HİZMETLE BAŞLAR

    Amasya Üniversitesi’nin ‘Topluma Hizmet Çocuğa Hizmetle Başlar’ sloganıyla düzenlenen şenlik renkli görüntülere sahne oldu. Eğitim Fakültesi yeşil alanında düzenlenen şenliğe Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir, Amasya Milli Eğitim Müdürü İlker Kösterelioğlu, Topluma Hizmet Dersi Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Tuncay Demirtaş, akademik ve idari personelimiz, öğrenciler, çocuklar ve aileleri katıldı.
    Şenliği düzenleyen öğrenciler amaçlarının okul öncesi öğrencilerini sanatla, edebiyatla, dans ve müzikle, bilim ve doğa ile buluşturarak hem eğlenirken hem de öğretmek olduğunu söylediler. Gençler bu amaçları doğrultusunda hazırladıkları oyun etkinlikleri ve görselleri okul öncesi çocuklarıyla birlikte uyguladılar. Okul öncesi çocuklarının düzeyine uygun şarkılarla hep birlikte dans ettiler. Ayrıca şenlik kapsamında miniklerin ilgiyle izlediği bir de tiyatro oyunu sahnelendi.

  • DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    Temiz Çevre Öncesi ve Sonrası Etkinliği #trashtagchallenge” dünya genelinde sosyal medyada hızla yayılan ve tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden akımı Amasya’da Amasya Üniversitesi ve Abdurrahman Kâmil İlkokulu başlattı.

    Bu akımı başlatmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getiren Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç ve sınıf öğretmeni Meral Kaya önderliğinde, Abdurrahman Kâmil İlkokulu 3/A sınıfı öğrencileri; “Yaşanabilir bir dünya için gelin bu etkinliğimize bir halka da siz olun!” çağrısında bulundular.

    Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç, “Son yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber insanoğlu çevreyi geri dönüşümsüz bir biçimde yok etmektedir. Ekolojik dengenin bozulması ile birlikte pek çok canlı türünün nesli yok olmuş pek çoğu da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Çevresel sorunların başında, ormanların yok olması, hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme, enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişiklikleri gelmektedir. Bu çevresel sorunlar insanoğlunun kendi türünü yok edecek seviyeye ulaşmaktadır. Çevre bilincinin bireylere kazandırılma sürecinin başlangıç noktası ne kadar erken olursa bireylere kazandırılan davranışlar da o kadar kalıcı olur. Bu nedenle ilköğretim düzeyindeki öğrencilerin çevre kavramlarını ne düzeyde bildikleri, çevresel konularda bilgi, beceri ve tutumlarının, çevreye karşı duyarlı bireyler olmaları bakımından önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Bu amaçla tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden “#trashtagchallenge” hareketini Amasya’da ile başlattıklarını kaydeden Kılıç, “Bu akımda insanlar tarafından kirletilmiş olan çevre, gönüllüler tarafından temizlenmekte, çevrenin ilk ve son hallerinin fotoğraflarının paylaşılmaktadır. Bir çevre bilinci hareketi olan bu akımda biz kirletmedik ama temiz bir dünyada yaşamak için çevremizi biz temizliyoruz mantığı ile hareket edilmektedir” dedi.