Blog

  • ORGANİK GÜBRELERLE FİDAN DİKME ETKİNLİĞİ

    ORGANİK GÜBRELERLE FİDAN DİKME ETKİNLİĞİ

    Amasya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Lesaffre Turquie Mayacılık Üretim A.Ş. tarafından Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamında üretilen kompostlar (organik gübre) ormanlık sahalarda toprakla buluşturuldu. Proje kapsamında öğrencilerle birlikte fidan dikimi yapıldı.
    Amasya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Lesaffre Turquie Mayacılık Üretim A.Ş. tarafından Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamında üretilen kompostlar (organik gübre) ormanlık sahalarda toprakla buluşturuldu. Proje kapsamında öğrencilerle birlikte fidan dikimi yapıldı.
    Amasya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü resmi internet sitesinde yapılan etkinlikle ilgili şu bilgiler paylaştı, “Amasya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Lesaffre Turquie Mayacılık Üretim A.Ş. tarafından Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamında Amasya Sosyal Bilimler Lisesinde Nisan 2022 de başlayan, yılsonunda sona erecek olan Sıfır Atık Yönetimi ve Kompost Üretimi ile üretilen kompostları ormanlık sahada fidan dikmek ve toprak kalitesini iyileştirmek için yapılan çalışmalar devam etmektedir. Diğer taraftan İl Müdürlüğümüz, lesaffre Mayacılık Üretim A.ş ve İlduş Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Anasınıfında Sıfır Atık Yönetimi uygulaması projemizde devam etmektedir.Atık yönetimi süreçlerinde çevre ve insan sağlığının ve tüm kaynakların korunmasını hedefleyen sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına, yaygınlaştırılmasına, geliştirilmesine, izlenmesine, finansmanına, kayıt altına alınarak belgelendirilmesine ilişkin süreçlerin yönetimi” konulu Sıfır Atık Yönetimi ile Kompost üretim ve fidan dikimi Sosyal Sorumluluk Konulu Projelerimizdendir.Projenin uygulama sorumluları Laseffre Çevre Mühendisi Kıvanç Emrah Can, projeyi koordine eden İl Müdürlüğümüz personellerinden İl Müdür Yrd Osman Tok, Çevre Yönetimi Denetimi Şube Müdürü Sevim Söküt ve Gıda Mühendisi Kübra Yörük tarafından yürütülmekte olan projemiz kapsamında üretilen kompostları ormanlık sahada kullanmak çerçevesinde fidan dikimi etkinliği ile sürdürmekteyiz” denildi.
  • 2022-2023 YILI TRAFİKTE KIŞ MEVSİMİ TEDBİRLERİ TOPLANTISI

    2022-2023 YILI TRAFİKTE KIŞ MEVSİMİ TEDBİRLERİ TOPLANTISI

    Kış mevsiminin yaklaşılmasıyla birlikte trafikte alınan tedbirlerin ve yapılan hazırlıkların değerlendirildiği 2022-2023 Yılı Trafikte Kış Mevsimi Tedbirleri Toplantısı Amasya Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında gerçekleştirildi.
    Vali Masatlı’nın başkanlık ettiği toplantıya Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Amasya Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Özel, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürü Ferda Yılmaz, ilçe kaymakamları ile ilgili kurumların müdürleri katıldı.
    112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda, kış mevsiminde oluşan olumsuz hava koşulları nedeni ile meydana gelebilecek trafik kazalarını önlemek ve trafik güvenliğine yönelik diğer olumsuzluklar dikkate alınarak vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla alınacak tedbirler görüşüldü.
  • ALTYAPI SORUNUNA KÖKTEN ÇÖZÜM

    ALTYAPI SORUNUNA KÖKTEN ÇÖZÜM

    Şehrin genelinde gerçekleştirdiği altyapı çalışmaları ile Amasya Belediyesi, vatandaşa sağlıklı altyapı ve kaliteli hizmet anlayışla yatırımlarına devam ediyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı şunları kaydetti;
    ŞEHRİMİZİN ALTYAPISINI DEĞİŞTİRMEK ÜZERE ÇALIŞMALARIMIZA HIZLI BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYORUZ.
    Şehrimizin yaklaşık üçte birine içme suyu temin ettiğimiz ana şebeke hattında, boruların ekonomik ömrünü tamamlamış olması ve basınç değişimleri sonrasında, elimizde olmayan sebepler ile boruların arızalanmasından ötürü yaşanan aksaklığa ekip arkadaşlarımız mesai kavramı olmaksızın süratle müdahale etmişlerdir. Ana hatta meydana gelen bu büyük sıkıntı aslında bir günde tamamlanamayacak kadar büyükken ekiplerimizin çalışmaları ile saatler içerisinde tamamlanmıştır.
    Bu hattın tamamının değişimi için ekip arkadaşlarımız çalışmaya hızlı bir şekilde devam edeceklerdir.
    Eskimiş olan ve insan sağlığını tehdit eden asbestli boruları değiştirip yerine daha sağlıklı ve ömrü uzun olan ‘yeni nesil borularla’ değiştiriyoruz. Yaptığımız çalışmalar sonrası kesinti ve basınç sorunlarının minimuma indirilmesi hedefleniyor. Şehrimizin geleceği adına en önemli yatırım olan altyapı yenileme çalışması su ve kanalizasyon müdürlüğümüzün özverili çalışmaları ile hız kesmeden devam edecek.’’
    Şehrin altyapısının bütün olarak yenilenmesinin çok zorlu bir süreç olduğunun farkında olduklarını ve bu sorunu çözmek adına göreve başladıkları günden itibaren yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Başkan Sarı;
    ‘’Oldukça zorlu bir süreç ve biz bu süreci çok iyi şekilde yöneterek şehrimizin altyapı problemini kökten çözeceğiz. Biz yaptığımız her işi şehrimize duyduğumuz sevda, milletimizden aldığımız güç ve cesaretle yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalarla şehrimizin alt yapısını daha sağlam bir hale kavuşturacağız. Halkımıza layıkıyla hizmet etme çaba ve gayretinin içerisindeyiz. Şehrimizin geleceği için yapılan bu çalışma sürecimizde halkımıza verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum. ’’ Dedi.

  • HAYVANLAR CENABI HAKK’IN BİZE EMANETİ

    HAYVANLAR CENABI HAKK’IN BİZE EMANETİ

    DOKUNULMAZLIK HAYVANLARA DA VERİLMELİ
    Konya’da yaşanan köpek katliamı sonrasında Amasya’ya kazandırdığı ve bölgenin tek alttan ısıtmalı hayvan hastanesi ve barınağını ziyaret eden Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Dokunulmazlığın milletvekillerinin dışında kadınlara, çocuklara ve hayvanlara da verilmesi gerektiğini söyledi.

    Konya Büyük Şehir Belediyesi’ne bağlı Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde bir köpeğin kafasına kürek vurularak öldürülmesinin ardından Amasya’ya kazandırdığı ve bölgenin tek alttan ısıtmalı hayvan hastanesi ve barınağını ziyaret eden Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, görevlilerden devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    HAYVANLAR CENABI HAKK’IN BİZE EMANETİ
    Yaşanan şiddetin son bulması için dokunulmazlığın milletvekillerinin dışında kadınlara, çocuklara ve hayvanlara da verilmesi gerektiğinin altını çizen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
    “Türkiye’de eşi, benzerine rastlanmayan bir tesis. Bu tesisimiz alttan ısıtmalı. Köpeklerin ve kedilerin bölümleri ayrı. Ben Türkiye’de böyle bir tesisin eşinin benzerinin olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin gündeminde ki bir konu bana göre tam bir vahşet. Yani bunun cevabı nasıl verilir, ne verilir, hukuk ne der onu bilmiyorum. Bizde böyle bir şeyin mümkün olacağını zannetmiyorum. Bırakın böyle bir olayın gelişmesini, bir personelin bunu aklından geçirmesi bile kabul edilemez. Değil böyle bir muamele yapanı, bu dilsiz gariplerin yaşam alanının pis, bakımsız bırakıldığını görsem, hani hayvanca muamele diyorlar ya, işte o muamele nasıl bir şey muhataplarına öğretirim. Bunlarda Cenabı Hakk’ın yaratılmışı bunlarda bize emanet. Ben her konuşmamda ifade ediyorum. Dokunulmazlık milletvekillerinin dışında kadınlara, çocuklara ve hayvanlara da verilmelidir diye düşünüyorum” dedi.

  • SOSYAL GÜVENLİK NEDEN ÖNEMLİDİR ?

    SOSYAL GÜVENLİK NEDEN ÖNEMLİDİR ?

    Sosyal güvenlik, toplumun zor durumda olan bireylerine yardım edilmesini daha iyi durumda olan kişilerin vicdanına veya yardımına bırakmayarak, toplumsal dayanışmayı kurumsal ve düzenli işler hale getirmekte ve tüm ülke vatandaşlarına hak olarak sunmaktadır. Sosyal güvenlik sistemi vatandaşlara hayatları boyunca sağlık hizmeti vermeyi, asgari bir gelir düzeyi sağlamayı ve kişileri mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik nitelikteki risklere karşı korumayı ve bu risklerden doğan zararları gidermeyi amaçlayan sistemdir.
    Ülkemizde sosyal güvenlik, anayasal bir hak olarak Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde yer alan “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” hükmü ile güvence altına alınmıştır. Çalışanların sosyal güvenlik sistemine dahil olmaları hak ve aynı zamanda bir yükümlülüktür. Çalışmaya başlayan herkes kanunen mutlaka sosyal güvenlik sistemine dâhil olmak zorundadır. Çalışanlar kanunen bu hakkın yerine getirilip getirilmediğini işverenden isteme ve yerine getirilmediği takdirde yasal yollara başvurma haklarına sahiptir. İşverenler açısından da; gerek kendisini gerekse yanında çalıştırdığı kişileri sosyal güvenlik kurumuna bildirmek zorundadır.
    Sosyal güvenlik sistemi sigortalı çalışan kişilere
    birçok fayda sağlar. Bunlardan önemli bazıları şunlardır:
    ✓ Sigortalı çalışan kişi ve aile bireyleri sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler.
    ✓ Sigortalı çalışanlara iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hali nedenleriyle çalışamadığı sürelerde maaşının işveren tarafından ödenmeyen kısmını karşılamak üzere geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
    ✓ Sigortalı çalışanlara iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle kısmen veya tamamen çalışamaz duruma gelmesi halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
    ✓ Sigortalının aile bireylerine, sigortalı iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmesi halinde ölüm geliri bağlanır.
    ✓ Sigortalı herhangi bir nedenle sakatlanıp çalışamaz duruma geldiğinde malullük aylığı bağlanır.
    ✓ Sigortalı, belli bir yaşa geldiğinde yine prim şartlarını da sağlıyorsa kendisine yaşlılık aylığı bağlanır.
    ✓ Sigortalı öldüğünde eş ve çocukları ile anne ve babasına ölüm aylığı bağlanır.
    ✓ Cenaze yardımı ve emzirme ödeneği ödenir.

    KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE SONUÇLARI
    Kayıt dışı istihdam, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesidir. Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir.
    Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte aynı zamanda hem çalışanlar hem de işverenler açısından bir zorunluluktur. Yani işverenlerin çalışanlarını sigortasız olarak çalıştırma hakları olmadığı gibi çalışan kişilerin de sigortasız çalışmak veya sigortasız çalışmayı istemek gibi bir hakları söz konusu değildir. Bu şekilde çalışmayı isteyen kişilerin sigortasız çalıştırıldığının tespiti halinde işverenlere yönelik yaptırmalar uygulanmakta, işverenler kendilerince kötü niyetli olmamalarına rağmen mağdur olabilmektedir. Özellikle emekli aylığı alan, dul veya yetim aylığı alan, sosyal yardım alan veya bakmakla yükümlü konumunda olan bazı kişilerin sigortasız çalışma konusunda daha istekli oldukları bilinmektedir. Bu kimselerin sigortasız çalışma konusundaki talepleri karşısında işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle ve tespiti halinde mağduriyet yaşamama amacıyla
    gereken dikkati
    göstermeleri gerekmektedir.
    Kayıt dışı istihdamın toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam, hem çalışanlar ve işverenler hem de devlet açısından birçok olumsuz etkiye yol açmaktadır.
    Kayıt Dışı İstihdamın Çalışanlar Üzerindeki Etkileri
    ✓ Kayıt dışı çalışan işçinin emekli olma hakkı yoktur. Çalışamaz yaşa geldiğinde başkalarının yardımına muhtaç olur.
    ✓ Herhangi bir nedenle sakatlanıp çalışamaz duruma gelindiğinde malullük aylığından yararlanılamaz.
    ✓ Hayatlarını kaybetmeleri durumunda geride kalan eş ve çocuklar ölüm aylığı hakkından yararlanamazlar.
    ✓ İşsiz kalması durumunda işsizlik sigortasından faydalanamazlar.
    ✓ Genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda kalabilirler. Hastalık veya analık durumunda kendisi ve ailesi için istenmeyen durumlarla karşılaşma riski yüksektir.
    ✓ İş kazası ve meslek hastalığına karşı alınması gereken önlemlerden yoksun olarak çalışmak zorunda kalırlar. İş kazası ve meslek hastalığı halinde ise sağlanan haklardan yararlanamama riskleri çok yüksektir.
    ✓ Ücret ve diğer sosyal haklar konusunda Kanunların sağladığı korumadan yoksun olarak daha kötü şartlarda çalışırlar.
    ✓ İhbar ve kıdem tazminatından yoksun kalırlar.
    ✓ Yıllık izin, haftalık izin, doğum izni gibi haklardan faydalanamazlar.
    Kayıt Dışı İstihdamın İşverenlerin Üzerindeki Etkileri
    ✓ Yapılacak denetimler ve tespitler sonucu yüksek tutarlarda idari para cezası uygulanır. Bunun sonucunda işyerinin kapanması riski de vardır.
    ✓ Kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenlere uygulanacak idari para cezaları işverenden işverene ve belgeye göre çeşitlilik gösterir. Örneğin bir yıl bir işçiyi kayıt dışı çalıştırıldığının denetim sonucu anlaşılması halinde idari yaptırımı 14 asgari ücrete kadar para cezasıdır.

  • TÜRKMEN’DEN ÖZEL ZİYARET

    TÜRKMEN’DEN ÖZEL ZİYARET

    Türkmen, Amasya Müftü Mehmet Tevfik İlk ve Ortaokullarını ziyaret etti. Okul müdüründen okulun eğitim-öğretim faaliyetleri ve durumu hakkında brifing aldıktan sonra derslere ve özel eğitim sınıfındaki etkinliklere katılan İl Müdürü sınıflarda öğrencilerle sohbet etti. Toplantıdan sonra Öğretmenler Odası’nda öğretmenlerle bir araya gelen İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen , öğretmenlerin eğitime-öğretime yapmış oldukları katkıları dinledi. Temenni ve iyi dileklerini öğretmenlerle paylaşan İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen ziyaretlerini tamamladı.

  • 2023 YILI TRAFİK CEZALARI İKİ KAT ARTIYOR

    2023 YILI TRAFİK CEZALARI İKİ KAT ARTIYOR

    2023 yılının başlamasıyla birlikte vergi, harç ve cezalara kallavi zamlar gelecek. 2023 yılı için ceza, harç ve bazı vergilerde yeniden değerlendirme oranı yüzde 122,93 olarak ilan edildi. Cezalar da harçlar da en az 2 kat arttı.
    Resmi Gazete’de yayınlandı!
    2023 gelmeden zamları gelmeye başladı. 2023 yılında ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışı belirleyen yeniden değerleme oranı ilan edildi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte 2023 yılında ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışı belirleyen yeniden değerleme oranı yüzde 122.93 olarak ilan edildi.

    İŞTE 2023 TRAFİK CEZASI RAKAMLARI

    1-) Kırmızı ışıkta geçmek – 951 TL
    2-) Hız sınırını %10 – %30’a kadar aşmak – 951 TL
    3-) Hız sınırını %30 – %50’ye kadar aşmak- 1979 TL
    4-) Hız Sınırını %50’den fazla aşmak -4064 TL
    5-) Alkollu araç kullanmak (İlk yakalanma) – 4064 TL
    6-) Alkollu araç kullanmak (İkinci yakalanma) – 5096 TL
    7-) Engelliler için ayrılan yere park etmek – 873 TL
    8 ) Emniyet kemeri kullanmamak -436 TL
    9-) Seyir halinde cep telefonu kullanmak – 951 TL
    10-) Alkol testine itiraz etmek- 8551 TL
    11-) Muayenesiz araçla trafiğe çıkmak- 951 TL
    12-) Yasak olan yerde sollama yapmak- 951 TL
    13-) Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak- 642 TL
    14-) Çakar veya siren kullanmak- 4064 TL
    15-) Ehliyetsiz araç kullanmak- 8190 TL
    16-) Drift atmak- 20342 TL
    17-) Uyuşturucu madde alarak araç kullanmak- 20977 TL
    18-) Yönetmeliğe aykırı niteliklerde plaka takmak- 1671 TL
    19-) Aracı plakasız kullanmak- 5154 TL
    20-) Araca sahte plaka takmak- 20302 TL
    21-) Emniyet şeridini ihlal etmek- 4064 TL
    22-) Trafik sigortası olmadan trafiğe çıkmak- 436 TL
    23-) Takip mesafesine uymamak- 436 TL
    24-) Plakanın okunmasını engelleyecek değişiklikler- 1671 TL

  • ENERJİK OKULLAR PROJESİ

    ENERJİK OKULLAR PROJESİ

    Çalık Enerji, Mitsubishi Corporation ve Sürdürülebilirlik Adımları Derneği tarafından meslek lisesi öğrencilerinin sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve teknoloji konularında farkındalıklarını artırmayı amaçlayan “Enerjik Okullar Faz II Projesi” Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Amasya Üniversitesi’nin katkıları ve ev sahipliğinde 22-23 Kasım tarihlerinde Amasya’da gerçekleşiyor. Proje ile fiziki ortamda Amasya’da yaklaşık 300 olmak üzere toplamda 1.000, dijital kanallar aracılığıyla ise yüzlerce meslek lisesi öğrencisine ulaşılması hedefleniyor.
    Çalık Enerji, Mitsubishi Corporation ve Sürdürülebilirlik Adımları Derneği iş birliği ve Mitsubishi Corporation’ın Tokyo Merkezli Kurumsal Sosyal Sorumluluk Katılım Fonu’ndan aldığı bütçe ile Üniversite ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Enerjik Okullar Faz II Projesi” Amasya’da başladı. Yaklaşık 300 meslek lisesi öğrencisinin katılımıyla sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji ve teknoloji başlıklarında farkındalık artırma semineri ve atölye çalışması gerçekleşti. Projenin açılış törenine Amasya Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve Amasya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen katıldı.
    Öğrenciler sorunlara çözüm odaklı bakma, ekip halinde çalışma fırsatı buldu
    Projeye Suluova Şehit Erkan Ayas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Şehit Gültekin Tırpan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Merzifon Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere 3 farklı liseden yaklaşık 300’e yakın öğrenci katıldı. Çalık Enerji Genel Müdür Yardımcısı Gökmen Topuz, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Başkanı Emrah Kurum, Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz ve Minorpreneurs Kurucu Ortağı İlker Elal konuşmacı olarak yer aldığı ilk günün ardından, seçilen meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri ile sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve teknoloji başlıkları altında çözüm atölyeleri düzenlendi. Çözüm atölyelerinde öğrenciler, sorunlara çözüm odaklı bakma, ekip halinde çalışma fırsatı buluyor.

  • BELEDİYE EKİPLERİNDEN SONBAHAR TEMİZLİĞİ

    BELEDİYE EKİPLERİNDEN SONBAHAR TEMİZLİĞİ

    Amasya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler şehir merkezinde sonbahar temizliğini sürdürüyor. Hazan mevsiminde yaprak dökümünün zirve yaptığı kasım ayında ekipler, yaprak üfleme makinesi kullanarak hem zamandan kazanıyor hem de işlerini kolaylaştırıyor.

    ‘DAHA GÜZEL VE TEMİZ BİR AMASYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
    Amasya sevdasıyla birlikte bütün birimler ile gece-gündüz mesai harcamaya devam ettiklerini belirten Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti;
    “Amasya’da sonbahar doğal güzellikleri ile insanları mest ederken, temizlik ekiplerimizin yoğun emek ve mesaisi devam ediyor. Ekiplerimiz zamandan kazanarak kısa sürede daha çok alanı temizleyebilmek için teknolojik aletler kullanıyorlar. Vakumlu yol süpürme ve yaprak toplama araçlarıyla cadde ve sokaklarda dökülen yaprakların yağmur suyu kanallarını tıkamaması amacıyla yoğun mesai harcıyorlar. Yapılan bu işlem sayesinde ekiplerimiz, hem zamandan tasarruf ediyor, hem de daha fazla alanları temizliyor. Daha güzel ve temiz bir Amasya bırakılmak için bütün mesaimizi harcıyoruz” dedi.

  • CHP KADIN KOLLARI İL VE İLÇE BAŞKANLARININ  25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ’NE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

    CHP KADIN KOLLARI İL VE İLÇE BAŞKANLARININ 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ’NE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

    Değerli Basın Mensupları,
    Bugün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Dünya çapında şiddete karşı dayanışmayı yükseltme, mücadeleyi büyütme ve şiddet nedeniyle yaşamını kaybeden kadınları saygıyla anma günü. Bu nedenle örgütümüzle birlikte, 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yapıyoruz. Tarih sayfalarında bugünü özel kılan ve sorumluluk yükleyen onurlu bir mücadele hikayesi var. Dominik Cumhuriyeti’ni yöneten diktatör, halka baskıyı, zulmü ve ölümü reva görüyordu. Ülkede insan hakları ve demokrasi askıya alınmıştı. Tarihe adını “kelebekler” olarak yazdıracak üç kız kardeş, yaşananlara “Dur!” demek için mücadele meşalesini yaktı. İşkencelerin ayyuka çıktığı bir süreçte, örgütlenmenin tek çözüm olduğunun bilinciyle hareket ettiler. Direnişin simgesi olan “Mirabal Kardeşler” defalarca tutuklandı. Mal varlıklarına el konuldu. Diktatör tarafından açıkça hedef gösterilmelerinden 23 gün sonra, takvimler 25 Kasım 1960’ı gösterdiğinde; üç kız kardeşin arabası yolda durduruldu. Önce tecavüze uğradılar, sonra da öldürülüp uçurumdan aşağı atıldılar. Diktatör, “kelebekler”den kurtulduğunu sandı. Oysaki onların uçurumun kenarında çırptığı kanatlar, büyük bir rüzgâra dönüştü ve diktatörlüğü yıktı. 1999 yılında Birleşmiş Milletler bugünü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan etti.Biz kadınlar dünyada ve Türkiye’de şiddet sarmalına karşı sesimizi yükseltiyoruz. “Kelebekler”in onurlu direnişine sahip çıkmaya ve mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. Ülkemizde yaşayan kadınlar, en temel hak olan yaşam hakkı için direniyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana kadın cinayetleri sistematik olarak arttı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2002 yılında 66 kadın cinayeti işlenmişken, 2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kadın hayattan koparıldı. 1 Ocak 2022 ile 1 Kasım 2022 arasında ise 202’si şüpheli olmak üzere en az 482 kadın öldürüldü. Şüpheli kadın ölümü yoktur, etkin yürütülmeyen soruşturmalar vardır! Malatya’da 14 yaşındaki Elif Gültekin’in intihar ettiği öne sürüldü. Savcılık soruşturmayı yeniden başlattığında, Elif’in töre cinayetine kurban gittiği üç yıl sonra anlaşıldı.
    Eskişehir’de evinin bodrumunda ölü olarak bulunan 41 yaşındaki iki çocuk annesi Beyhan Biçer’in intihar etmediği, evli olduğu Ercan Biçer tarafından öldürüldüğü ise iki yıl sonra ortaya çıktı. Bizler “Kadın cinayetlerini durdurun!” diye haykırırken, eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Her kadın cinayeti bizim kadına yönelik şiddetteki kadın cinayeti değildir. Her şüpheli ölüm de kadın cinayeti değildir” demekle yetindi. Çocuğa yönelik tecavüzde “çocuğun rızası”ndan bahseden Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, öldürülen kadınlardan sadece “sayı” olarak bahsetmeye devam etti. Yetti mi? Hayır! Şimdiki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık, “2021’in ilk 10 ayında 242 ve 2022’nin ilk 10 ayında 225 vaka var. 2022’de yüzde 7 bir azalış görülüyor” dedi. Yanık’ın açıklamasında bir de itiraf vardı: “Kadın cinayetlerinin yüzde 8’i koruma kararı altında yaşanıyor!” Kadınları koruyamayan, şiddeti tolere edilebilir bulan, öldürülen kadınları sadece sayı olarak nitelendiren zihniyete bir kez daha sesleniyoruz: “HER KADIN BİR HAYATTIR!”
    Edanur Demir, öldürüldüğünde 17 yaşındaydı. Antalya’da bir kafede çalışıyordu. Semih Melih D. tarafından öldürüldü. Sanık ifadesinde “Tabanca ile şaka yapmak istedim” dedi. Nasıl bir şakaysa, namluyu Edanur’un başına doğrultmuştu!
    Sıla Şentürk, öldürüldüğünde 16 yaşındaydı. Ailesinin defalarca karakola giderek şikayetçi olduğu, 10 ayrı suçtan sabıkası olan Hüseyin Can Gökçek tarafından öldürüldü.
    Hasret Dalkoparan, öldürüldüğünde 20 yaşındaydı, 1,5 yaşında çocuğu vardı ve 5 aylık hamileydi. Katili, dini nikahla birlikte olduğu Ozan Dum idi. İsimlerini tek tek saymanın günler süreceği binlerce kadın katledildi! Bu kadınlar sayı değildi, hayatın ta kendisiydi. Anne, evlat, abla, kız kardeş, arkadaş, öğretmen, doktor, mühendis, hemşire, karşı komşu… Yaşamdan koparılan kadınların arkasında gözü yaşlı anneler, babalar, çocuklar kaldı. Kimimiz öğretmenini, kimimiz doktorunu, kimimiz sırdaşını, kimimiz akrabasını sonsuzluğa uğurladı… O nedenle bugün 81 il, 973 ilçede kadın erkek tek ses olduk, haykırıyoruz:
    KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR!
    İktidarın kadını yok sayan politikalarına karşı, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadınları güçlendiren eşitlikçi politikaları hayata geçireceğiz. Bu mücadeleyi kadın erkek bir arada vereceğiz.
    Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İktidara geldiğimizde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. İki yıl önce İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçirdik. Genel Merkezimizde bir “Alo Şiddet” hattı kurduk. “YaşamHak” projemiz aracılığıyla 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadın ve çocuklara, 7/24 ücretsiz destek hizmeti verdik, vermeye de devam ediyoruz. YaşamHak projemiz kapsamında bugüne kadar binlerce kadının hayatına bire bir dokunduk. 81 ilde 129 gönüllü avukat ekibi kurduk. Bu sürede 1135 kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı duruşmasını takip ettik. Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, barolar ve yerel yönetimlerle 125 protokol imzaladık. İktidara geldiğimizde, yol haritamız hazır. Kadını güçlendirecek eşitlikçi politikaları derhal uygulamaya koyacağız. Bizlere ülkemizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten kalan ​büyük bir mücadele mirası var! Hiçbirimiz eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün sokaklara çıkarken, haklarımızı ve demokrasiyi savunmak için bir arada olacağız, kadın erkek hep birlikte sesimizi yükselteceğiz.
    GELİYOR GELMEKTE OLAN!