Blog

  • 2.EL ARABA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK BAŞLADI

    2.EL ARABA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK BAŞLADI

    Vatandaşlar hem sıfır hem de ikinci el araba fiyatları ile ilgili son dakika haberlerini araştırırken yeni bir gelişme yaşandı. ÖTV matrahlarının düzenlenmesiyle ikinci el araç piyasası hareketlendi. Düzenlemeyle birlikte biniciler ikinci el araçlara yöneldi. İkinci el araç fiyatlarında 30 bin liralık bir gerileme yaşandı. Oto galericiler düzenlemeyle birlikte ikinci el araç piyasasının hareketlendiğini kaydetti. İkinci el araç fiyatlarında yüzde 15 civarında bir gerileme olduğunu söyleyen galericiler, hareketliliğin sene sonunda hız kazanacağını düşünüyor. Otomobillerde ÖTV matrahlarının düzenlenmesiyle ikinci el araç piyasası hareketlendi. Bilindiği üzere motor hacmi 1.600 santimetreküpe kadar olan otomobiller ve bazı hibrit otomobiller için ÖTV matrah limitleri artırılmıştı. Buna göre, en düşük ÖTV oranı için gerekli olan limit, 120 bin TL’den 184 bin TL’ye çıkarıldı. Yüzde 80 vergi uygulanan içten yanmalı motorlu araçlarda en yüksek sınır, 200 bin TL yerine 280 bin TL olarak belirlendi.
    “DÜZENLEME İKİNCİ EL ARAÇ PİYASASINI OLUMLU ETKİLEYECEK”
    Matrah düzenlemesiyle ikinci el araç piyasasında hareketliliğin başladığını söyleyen oto galerici Yavuz Çiftçi, “Bu düzenleme ikinci el araç piyasasını olumlu etkileyecek. Yılsonuyla da bir hareketlilik bekliyoruz. Önümüzdeki ay itibariyle piyasada bir hareketlilik yaşanacağını düşünüyoruz. Bu düzenleme ile bazı sıfır araç fiyatlarında bir gerileme yaşandı” dedi. “ARAÇ BAŞINA 20-30 BİN LİRALIK BİR GERİLEME YAŞANDI”
    Galerici Celal Aktaş, “Matrah düzenlemesiyle piyasada bir hareketlilik başladı. Bundan sonra da hareketlilik olacağını düşünüyorum. 4 aydır durgun bir piyasa vardı. Son zamanlarda telefonlar da çalmaya başladı. Bazı sıfır araçlarda bir gerileme yaşandı. İkinci el araçlarda da biraz gerileme yaşandı diyebiliriz. Yaklaşık araç başına 20-30 bin liralık bir gerileme yaşandı. Ortalama yüzde 15 bir gerileme yaşandı” ifadelerini kullandı.

  • SULUOVA MÜFTÜLÜĞÜ 40 VAKİT NAMAZI CAMİDE KILAN ÇOCUKLARI ÖDÜLLENDRİDİ

    SULUOVA MÜFTÜLÜĞÜ 40 VAKİT NAMAZI CAMİDE KILAN ÇOCUKLARI ÖDÜLLENDRİDİ

    -2022-2023 eğitim-öğretim yılının bir haftalık 1. Dönem Ara Tatilinde Suluova İlçe Müftülüğü tarafından 14-22 Kasım tarihleri arasında ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik başlatılan “Tatilde Camideyiz” projesine katılarak 40 vakit namazın tamamında camilerde cemaat ile namazlarını eda eden ortaokul ve lise öğrencileri İlçe Müftüsü Sıtkı Kaya tarafından harçlıkla ödüllendirildi.Bir haftalık 1. Dönem Ara Tatilinde Ortaokul ve lise öğrencilerine “cami vakti” diye çağrıda bulunan İlçe Müftüsü Sıtkı Kaya, “Öğrencilerimizin cemaat ile namaz kılmalarını teşvik etmek ve öğrencilerimizin cemaate katılımlarını sağlamak amacıyla başlattığımız projemize öğrencilerimiz ilgi göstermesinden memnunuz. Hepsinden Allah razı olsun. Projemize katılan ve ara vermeden 40 vakit namazlarını camide cemaatle kılan öğrencilerimize, projemize hassasiyet göstererek destek veren kıymetli ailelerimize ve Camii görevlilerimize çok teşekkür ederiz. Camilerimize gelerek camilerimizi neşelendiren öğrencilerimize tebrik edip hayatlarında başarılar diledi.” Dedi.
    Müftü Sıtkı Kaya, projeye katılım gösteren öğrencileri harçlıklarla ödüllendirerek teşekkür etti. 40 Vakit namazı camilerde cemaate katılarak tamamlayamayan öğrencilere ayrıca camii görevlileri tarafından da çeşitli hediyeler verildi.

  • CUMHURBAŞKANI; 424 BİN  SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROYA GEÇİYOR

    CUMHURBAŞKANI; 424 BİN SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROYA GEÇİYOR

    -Cumhurbaşkanı Erdoğan: “yeni statüye göre kamudaki 520 bin sözleşmeli personelden 424 bini isteğe bağlı olarak kadroya geçebiliyor.” Dedi.
    Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamudaki sözleşmeli personele kadro müjdesi verdi. 3 yıl sözleşmeli olarak çalışanların bir yıl da aday memurluk süreci olacağını belirten Erdoğan, “3+1 yıl çalışmış olanlar kadroya geçecek. 520 bin sözleşmeli personelde 424 bini isteğe bağlı olarak kadroya geçebilecek.” dedi.
    -EK GÖSTERGE KONUSU
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, milyonlarca memur adayını ilgilendir ek gösterge konusu ile ilgili “En yüksek asgari ücret artışları, asgari ücretlerin, asgari ücret seviyesindeki kısmının gelir vergisi dışında bırakılması uygulamaları son dönemde yapılmıştır. İstihdamdaki artış, sosyal güvenlik sisteminin dengesine olumlu yansımıştır. Kamu çalışanları için yapılan 6. toplu sözleşmede, kadrolara ilişkin de önemli kararlar alınmıştır. Bunlardan biri uzun yıllardır beklenen memurların ek gösterge meselesini daha önce çözüme kavuşturmuştur” dedi.
    -SÖZLEŞMELİ PERSONELE KADRO
    424 bin kişinin kadroya geçmesi beklenen yasa ile ilgili de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Uzun yıllardın beklenen memurların ek gösterge artışı mevzusunu daha önce çözüme kavuşturmuştuk. Kamudaki sözleşmeli personelin kadroya geçirilme hususunu değerlendirdik. Mevzuat karmaşasını gidermek suretiyle sözleşmeli personel statüsünü yeniden belirledik. Mali idareler dahil olmak üzere sözleşmelilerin 3 yıl bu statüde çalışma şartı aranacaktır. Ayrıca 1 yıl da aday memurluk süresi olacaktır. Sözleşmeliden kadroluya geçiş 3+1 yıl sonunda gerçekleşecektir. Henüz bu süreyi doldurmayanlar ise 3 yılın sonunda aynı hakları elde edecektir.”
    “EN KISA SÜREDE MECLİSTE YASALAŞACAK”
    Yeni statüye göre kamudaki 520 bin sözleşmeli personelden 424 bini isteğe bağlı olarak kadroya geçebiliyor. Sözleşmeden kadroluya geçmek istemeyen personelin hakları şahsa bağlı olarak devam edecek. Kadroya geçen personel, kurumlar arası nakil hakkında 4 yıl sonunda kavuşacaktır. Kamu Çalışanlarının önemli bir sorunu daha çözdük. Bu konudaki hukuki düzenlemenin en kısa sürede Meclis’e sunarak yasalaşmasını sağlayacağız”

  • 31 ARALIK’TA SON

    31 ARALIK’TA SON

    Evcil hayvanlara mikroçip takılarak kimliklendirilip, kayıt altına alınması uygulamasında tanınan ek süre 31 Aralık’ta sona erecek. Mikroçip taktırmayan kedi, köpek ve gelincik sahiplerine para cezası uygulanacak.

    Evcil hayvan sahibi olan vatandaşlar Amasya’ da bulunan herhangi bir Veterinere giderek hayvanlarına Mikroçip taktırabilir. Mikroçipler, veteriner tarafından evcil hayvanın deri altına yerleştiriliyor. Bu uygulama ile evcil hayvanların sağlık koşulları takip ediliyor, kaybolduklarında bulunmaları kolaylaşıyor. Zorunlu mikroçip uygulamasıyla birlikte evcil hayvanların çalınma sokağa bırakılma ve terk edilme gibi olumsuz durumlarla karşılaşmasının da önüne geçilmiş oluyor.

    Mikroçip uygulamasına henüz geçmeyen evcil hayvan sahipleri için tanınan ek süre 31 Aralık’ta sona erecek. Kedi, köpek ve gelinciklerine kimliklendirme yapmayan vatandaşlara 1634 lira ceza kesilecek.

  • DÜNYANIN HER YERİNDE OLAN MAĞDURLARIN SESİ OLDUK

    DÜNYANIN HER YERİNDE OLAN MAĞDURLARIN SESİ OLDUK

    Ak Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, “Muhalefetle eser ve hizmet siyasetinde yarışmak istiyoruz” dedi.Vekil Karahocagil mecliste düzenlediği basın açıklamasında Türkiye’nin dış politika alanında büyük ve güçlü bir aktör olarak oyun kuran bir ülkedir olduğunu, Uluslararası alanda sadece bir istikrar ülkesi değil aynı zamanda istikrar aştırıcı bir güç olduğunu söyledi.
    Dünyanın her yerinde olan mağdurların sesi olduk
    Karahocagil açıklamasında, “Türkiye olarak Dış politikada yaptıklarımızı söyle bir sıralarsak; Yunanistan’ın son dönemde artan gerginlik ve tahrik siyasetlerine karşı sahada ve masada gerekli cevapları verdik. Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış antlaşması ve diğer antlaşmalardan kaynaklanan hak ve özgürlüklerini kararlılıkla savunmaya devam ettik. Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne verdiğimiz destek sahadaki dengeleri değiştirdi. Libya’lılar arası diyaloğun ve siyasi sürecinde önü açıldı. Filistinliler, Rohingalar, Uygur Türkleri, Keşmir Müslümanları ile dünyanın her yerinde olan mağdurların sesi olduk. Azerbaycan’ın haklı Karabağ davasına uluslararası ve ikili platformlarda güçlü destek verdik. Şuşa’da imzaladığımız beyanname ile “tek millet iki devlet” şiarıyla yürütülen ilişkilerimizde önemli bir adım attık. Kıbrıs davamızı kararlılıkla savunduk. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, meşru haklarını ve güvenliğini sağlayacak şekilde “Egemen Eşitlik Temelinde İki Devletli Çözüm” yaklaşımını etkin biçimde destekledik. Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin meşru haklarını etkin şekilde savunduk. Libya ile imzaladığımız Deniz Yetki Alanları anlaşmasıyla tarihi bir kazanım elde ettik. Sahadaki güçlü mevcudiyetimizi etkin bir diploması ile destekledik; Doğu Akdeniz Konferansı önerisinde bulunduk. 1990 yılından bugüne kadar hem ABD hem de müttefiklerinin Irak ve Suriye’de izledikleri politika; ulus devletleri yıpratarak etkisiz hale getirmek ve bölgeyi kendi dinamikleri ile yeniden yapılandırarak bölgede kalıcı olmayı hedeflemiştir. Nitekim bu şekilde Irak’ta başarılı olmuşlarsa da aynı başarıyı Suriye’de elde edememişlerdir. Çünkü Suriye’de uygulanmak istenen politikanın, kendisinin bölgede etkisiz hale getirilmesine yönelik olduğunu gören Türkiye, Rusya ve İran ile birlikte hareket etmek konusunda fikir birliğine varmış ve Rusya, İran ile birlikte 2017 yılının başında yapılan ilk görüşmeler ile bölgede istikrarın sağlanması adına birçok adım atılan “ASTANA” sürecini başlatmıştır. İstikrarlı olarak gerçekleştirilen “Suriye” konulu görüşmelerin on dokuzuncusu 22-23 Kasım 2022 tarihlerinde yine Astana’da düzenlenmiştir.
    Toplantıda Pençe-Kılıç harekatımız hakkında muhataplarımıza bilgi verilmiş ve terörle mücadeledeki kararlılığımız vurgulanmıştır. Suriye’de siyasi çözüme ulaşılması için ilgili tüm uluslararası aktörlerle yakın iş birliği sürecini yönettik. Terör devleti projesini engelledik. İdlip’te ve harekat bölgelerimizde milyonlarca Suriye’nin güvenliğini sağladık, yeni göç dalgalarını önledik. Terörden temizlediğimiz bölgelere gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler sağladık. Afrika açılımımız çerçevesinde sonuncusu 16-18 Aralık 2021 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gerçekleştirdik. Türkiye-Afrika ilişkileri 2003’ten itibaren çok farklı bir boyut kazandı ve ticaretimiz 2021 yılı itibarıyla 25,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği, adalet kavramına, hukuk ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygı çerçevesinde bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasını amaçlayan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nden, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi SICA’ya kadar farklı bölgesel örgütlerle işbirliği modelleri geliştirdik; uzak coğrafyalarla ilişkilerimizi derinleştirerek zenginleştirme imkanı bulduk. Ukrayna Savaşı’nı müteakip Antalya’da Rusya Federasyonu ve Ukrayna Dışişleri Bakanlarını, İstanbul’da ise iki ülke müzakere heyetini bir araya getirdik. Birleşmiş Milletler ile işbirliği içinde İstanbul’da, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden güvenli sevkiyatına ilişkin Tahıl Anlaşmasının imzalanmasını sağladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, liderlerin, siyasetçilerin, önde gelen akademisyenlerin, düşünürlerin, kanaat önderlerinin, diplomatların ve iş insanlarının her yıl bir araya gelerek, küresel ve bölgesel meseleleri ele almalarını sağlayacak ve sorunlara çözüm önerileri getirecek bir diyalog platformu olan Antalya Diplomasi Forumu’nu başlattık ve bu forumun marka haline gelmesini sağladık. FETÖ ile mücadele kapsamında 45 ülkede FETÖ okullarının faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen sonlandırılmasını sağladık. Bu okullardan 21 tanesini Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesi ve FETÖ’nün İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından terör örgütü olarak ilan edilmesini sağladık. Yurt dışındaki prestij projelerimizden biri olan Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden esintiler taşıyan, Türk kültürü, tarihi ve çeşitliliğini yansıtacak simgesel ile bezenmiş 171 metre yüksekliğindeki New York Türkevi’nin inşaatı tamamlandı ve geçen yıl eylül ayında hizmete açıldı. Latin Amerika açılımımızın yanı sıra, Asya ülkeleriyle karşılıklı yarar ve ortak hedefler temelinde iş birlikleri ve ortaklıklar geliştirilmesini sağlamak amacıyla 2019’da başlattığımız “Yeniden Asya” girişimimiz ile 21. yüzyılın yükselen coğrafyasıyla ilişkilerimizi bütüncül şekilde ele alıyoruz. Teknolojinin gücünden dış politikamızın bütün kulvarlarında yararlanmayı hedefleyen Dijital Diplomasi girişimini de biz başlattık.
    Türkiye’nin dış ülkeler ile ilişkilerinin, Devlet Başkanları düzeyinde ele alındığı; ekonomik iş birliğini, terörle mücadeleyi, savunma ve askeri alanda iş birliğini, küresel pek çok alanda en üst düzeyde ele alınmasına, ilişkilerin kapsamlı bir şekilde geliştirilmesine imkân sağlayan Yüksek Düzeyli İşbirliği Mekanizması’nı kurduk ve 28 ülkeyle Devlet ve Hükümet Başkanı düzeyinde toplantılar gerçekleştirdik. İnsanlığın kaderini 5 ülkenin siyasi çıkarlarına mahkûm etmek, ne akla, ne vicdana, ne de hakkaniyete sığmaz” diyerek her fırsatta “Dünya 5’ten büyüktür” diyoruz. Ve 2016 yılında ev sahipliğimizde tarihin ilk Dünya İnsanı Zirvesi’ni gerçekleştirdik” dedi.

  • AMASYA’YA 319 SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ      101 İŞÇİ TOPLAM 420 PERSONEL ALINACAK

    AMASYA’YA 319 SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ 101 İŞÇİ TOPLAM 420 PERSONEL ALINACAK

    Amasya’ya 319 sözleşmeli sağlık personeli, 101 işçi toplam 420 personel alınacak.

    Sağlık Bakanlığı’nca yapılan açıklamaya göre ülke genelinde 42 bin 500 personel alımı yapılacak. Amasya genelinde de yapılacak olan personel alımları için başvurular başladı. Amasya genelinde ki il ve ilçede yer alan hastanelere alınacak personel ihtiyacı da belli oldu.
    Amasya genelinde Sağlık Bakanlığınca il ve ilçedeki hastanelere Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Servis Destek Elemanı, Isıtma Ve Sıhhi Tesisatçı, Bilgisayar Sistem Kurulum Bakım Onarım ve Arıza Giderme Elemanı, İnşaat Boyacısı/Boyacı, Temizlik Görevlisi, Hasta Karşılama ve Yönlendirme Görevlisi, Klinik Destek Elemanı (Hastane), Marangoz, Özel Güvenlik Görevlisi (Silahsız), Elektrikçi (Genel) alınacak.
    İş başvurular İŞKUR “esube.iskur.gov.tr” adresi üzerinden 28 Kasım ile 2 Aralık tarihleri arasında yapılacaktır. Her aday, ilan edilen kadrolardan yalnızca bir işyeri ve bir mesleğe başvuru yapabilecekler.

  • ‘’YOK ARTIK’’ DEDİRTEN TALEP

    ‘’YOK ARTIK’’ DEDİRTEN TALEP

    İstanbul’da bir özel hastanede çekilen görüntüler sosyal medyada infial yaratmıştı. Görüntülerde sağlık çalışanlarının hasta kadının yüzüne para atarak hakaret ettiği anlar yer almıştı. Yaşananlardan sonra hastanenin aleyhte yapılan olumsuz yorumların kaldırılması için hakimliğe erişim engeli talebinde bulunduğu, mahkemenin ise ret kararı verdiği belirtildi.
    Sosyal medyada ortaya çıkan görüntülerde İstanbul Ataşehir’de bulunan özel bir hastanenin sağlık çalışanlarının hasta kadının yüzüne para atarak hakaret ettiği anlar yer almıştı. İnfial yaratan görüntü sonrası hastanenin faaliyetleri durdurulurken 9 kişi gözaltına alınmıştı. Olay sonrası hastane aleyhinde yapılan olumsuz yorumların kaldırılması için erişim engeli talebi geldiği, mahkemenin buna olumsuz yanıt verdiği ortaya çıktı.
    SOSYAL MEDYADA BÜYÜK TEPKİ ÇEKTİ
    Ataşehir İçerenköy’de özel bir hastanede, sağlık çalışanlarının hasta kadının yüzüne para atarak hakaret ettiği anlara ait görüntüler sosyal medyada büyük tepki çekti. Ardından hastanenin faaliyetleri durdurulurken, olaya karıştığı tespit edilen 9 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Anadolu Adalet Sarayına sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Diğer 5 şüpheliden 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 2 şüpheli savcılıktan serbest bırakıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyetleri durdurulan hastane 27 gün sonra 3 Kasım tarihinde yeniden hasta kabulüne başladı.
    ‘PES’ DEDİRTEN TALEP
    Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından hastane ile ilgili tepki dolu paylaşımlar yapıldı. Bu paylaşımlar üzerine hastane yönetimi Anadolu Sulh Ceza Hakimliği’ne erişim engeli talebinde bulundu. Hakimlik yaptığı incelemede yorumların ‘ifade özgürlüğü’ kapsamında olduğunu değerlendirerek, erişim engeli talebini reddetti.
    Tepki çeken görüntülerin ardından 4 kişi ‘beden bakımından kendini savunamayacak olan kişiye eziyet’ suçundan tutuklandı. Hakimlik, tutukluluk halleri konusunda yaptığı incelemede de 4 kişinin tutukluluğunun devamına karar verdi.

     

  • NORMAL BİR ŞEY DEĞİL, BİZE NORMAL GELMİYOR

    NORMAL BİR ŞEY DEĞİL, BİZE NORMAL GELMİYOR

    Düzce’de 23 Kasım’da meydana gelen depremin ardından artezyen su kuyusunda bulunan suyun, çakmak çakıldığında yanmaya başladığı belirtildi. İlk kez böyle bir olay ile karşılaştığını söyleyen Cemalettin Sivil, “105 metre derinden çıkan bir su çakmak çakıldığında yanıyor. Bu su 1999 depreminden sonra çıkarıldı. Bu kadar köpürmesi ve artması depremden sonra oldu, daha önce bunlar yoktu. Normal bir şey değil, bize normal gelmiyor” ifadelerini kullandı. Düzce’nin Gölyaka ilçesindeki Yeşilova köyünde 2013 yılında tarlanın su ihtiyacının karşılanması için vatandaşlar açılan artezyen su kuyusu, 23 Kasım’da meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depremin ardından kaynamaya ve köpüklenmeye başladı. İlginç görüntüyü fark eden vatandaşlar, çakmak çakınca suyun yandığını tespit etti. Suyun neden yandığı ise henüz bilinmiyor.
    “NORMAL BİR ŞEY DEĞİL, BİZE NORMAL GELMİYOR”
    İlk kez böyle bir olay ile karşılaştığını söyleyen Cemalettin Sivil, “105 metre derinden çıkan bir su çakmak çakıldığında yanıyor. Bu su 1999 depreminden sonra çıkarıldı. Daha önce buna yakın bir yerde artezyen vardı fakat 1999 depreminden sonra onun suyu bitti. Sonrasında bu bölgeye sondaj vuruldu ve bu su çıkmaya başladı” dedi.
    23 Kasım’da meydana gelen depremin ardından suyun köpürmeye ve kaynamaya başladığını söyleyen Sivil, “Bu kadar köpürmesi ve artması depremden sonra oldu, daha önce bunlar yoktu. Normal bir şey değil, bize normal gelmiyor. Daha önce bu çevrede de böyle bir durum görmedik” diye konuştu.

  • KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    Memur-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, “Vergi dilimlerinin kayıp üretmemesi için ısrarımız sürecek” dedi.
    Camcı konunun takipçisi olacaklarını söyleyerek, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’na göndermiş olduğumuz 18 Ağustos 2022 tarih ve MSK.00.052/09-11/236 sayılı yazıda; başta kamu görevlilerimiz olmak üzere sabit gelirlilerin Gelir Vergisi Dilimleri kaynaklı %20 ve %27’lik dilime girerek gelir kaybı yaşadığını belirterek, yaşanan küresel kriz ve fiyat artışları sonrası yapılan muafiyet, ilave ödeme, çalışan-işveren destekleri ve iyileştirmelere ilave olarak Toplu Sözleşmede masaya taşıdığımız ve dile getirdiğimiz “Gelir Vergisi Muafiyeti” ve “Vergide %15’i aşan kısmın iade edilmesi” teklifimizin hayata geçirilmesini ve 2022 yılı Temmuz ayında asgari ücrete yapılan ara zamla birlikte Gelir Vergisi Dilimlerinin de adil bir şekilde düzenlenmesini ve 6 aylık enflasyon oranı kadar artırılmasını talep etmiştik. 22.11.2022 tarih ve E-48678239-205.04-126365 sayılı yazısıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı; “Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123’üncü maddesi uyarınca gelir vergisi tarifesinin gelir dilimi tutarlarının her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağını” belirtmiştir. Ayrıca ilgili yazıda; mevcut tarifenin yeniden değerleme oranında (%122,93) artırılacağı ve asgari ücrette yapılacak artışa göre de asgari ücret istisnası nedeniyle muafiyet tutarlarının da artacağı belirtilmiştir.
    Toplu Sözleşme tekliflerimizin uygulamaya geçirilmesi ve başta sözleşmeli personel olmak üzere kamu görevlilerimizin yıl ortasında %20’lik dilime, yılsonuna doğru ise %27’lik dilime girerek yaşamış olduğu gelir kaybının engellenmesi için konunun takipçisi olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • EL EMEĞİ GÖZ NURU: BAKIR SEMAVERLER

    EL EMEĞİ GÖZ NURU: BAKIR SEMAVERLER

    Amasya’da yaşayan Murat Olgaç 35 yıldır el emeği göz nuru bakır semaverler üretiyor. Her aşamasının el emeği olduğu semaverler yolu Amasya’ya düşenlerinde uğrak noktalarından birisi. Amasya’ya uğrayanlar hediyelik eşya alacaksa mutlaka semaver almadan kentten ayrılmıyor.
    Kalıp, biçki ve montajdan oluşan aşamaların her biri Murat ustanın elinden geçiyor. Murat Usta bir semaveri yaklaşık yarım günde yapıyor. Bu semaverlerin en büyük özellikleri ise tamamen el yapımı olması. El emeği göz nuru bakır semaverlerin çayına da doyum olmuyor.
    Murat Olgaç, “Amasya’da 35 yıldır el yapımı bakır semaver işi ile uğraşıyorum. 16-17 yaşımda amcam ve babamdan öğrendim bu mesleği. Yaklaşık 35 senedir bu işle uğraşıyorum. Bizim semaverlerimiz tamamen el yapımı olmasıyla meşhurdur. Biz öyle çok fazla aletler kullanılmadan tamamen el yapısıdır. El yapımı semaverlerin özelliği daha sağlıklı olması, daha uzun ömürlü olması, görünümünün daha güzel olması. Semaver çayının özelliğine gelecek olursak eğer, semaver çayı istediğiniz kadar için insanlarda şişkinlik yapmaz, rahatsız etmez. İstediğiniz kadar içebilirsiniz. Semaverin eğer ham maddesini bakırdan yapacaksak önce bakırı levha şeklinde önümüze alıyoruz. Onun bir biçki aşaması oluyor. Bizim kalıplarımızla, biçki diyoruz biz ona. Önce biçki aşamasından geçiriyoruz. Sonra bunları kesiyoruz. Ondan sonra da aşama aşama montajına geçiyoruz. En son bittikten sonra kontrol ediyoruz. Ondan sonra müşteriye takdim ediyoruz.”Motifler tamamen bana özgü, benim kendi tasarladığım, benim kendi yaptığım şeyler.” Dedi.
    Murat usta ömrü yettikçe bu semaverleri yapmaya devam edeceğini belirtiyor.