Kategori: YEREL HABERLER

  • DÜMEN, ‘DAYANIŞMA AİDATI’ ISRARINA TEPKİ GÖSTERDİ

    DÜMEN, ‘DAYANIŞMA AİDATI’ ISRARINA TEPKİ GÖSTERDİ

    Türkiye Kamu Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, sendikaların “dayanışma aidatı” ısrarına tepki gösterdi.
    Ülkemiz yoğun bir gündem ile baş başa kalmışken, bütün kamu görevlilerinin gözü kulağı seçim öncesi gerçekleştirilmesi gereken (Mart ayı içerisinde) KPDK toplantısına çevrilmişken yetkili konfederasyon yine konuyu memurların sorunlarından uzaklaştırmaya ve kısır tartışmalarla gündem değiştirmeye çalışıyor diyen Dümen: “Memurun gündemi dayanışma aidatı değil, bir an önce mali ve özlük haklarında düzenlemeye gidilmesidir. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak daima memur odaklı bir yaklaşım sergiledik.
    Bu yaklaşımımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Her platformda bütün sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, 3600 ek gösterge sorununun hakkaniyetle çözülmesi, yardımcı hizmetlerin genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi, enflasyonun altında kalan 2019 maaş zamlarının revize edilmesi, kamuya alımlarda mülakatın kaldırılması, atama ve görevde yükselmelerde liyakatin esas alınması ve ek zam gibi kamu görevlilerimizin kanayan yarası haline gelmiş sorunların çözümü için mücadelemizi sürdüreceğiz.
    Varsın kendisini yetkili zannedenler memurların haklarını savunmak yerine kasalarına girecek paranın hesabının peşinde olsun ve dayanışma aidatı istesinler, bizler memurlarımızın cebine girecek parayı isteyemeye devam edeceğiz. Kendi dertlerine düşmekten memurun gerçek gündemini kaçıran sözde sendikalara kamu çalışanlarının gerekli tepkiyi vermesi gerekmektedir. Kamu görevlilerinin bu gerçeği görüp, seçim öncesinde memurların elinin en güçlü olduğu bu dönemde memur taleplerini gündemde tutmak yerine dayanışma aidatını gündeme taşıyıp keselerini doldurmaya çalışan bu sözde sendikaların gerçek yüzünü görmesi ve tercihlerini buna göre yaparak kendilerini temsil edecek olan sendikalara yetkiyi teslim etmelerinin vakti gelmiştir.
    Kamu görevlilerinin haklı taleplerini göz ardı eden değil, her şartta savunan kollayan sendikalara ihtiyacı vardır.” diye konuştu.

  • SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KÜTÜPHANELERİN ROLÜ

    SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KÜTÜPHANELERİN ROLÜ

    55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kütüphane Daire ve Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü’ temasıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinlikler kapsamında kütüphane hizmetlerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı, toplumsal farkındalık, gönüllülük, yeşil kütüphaneler, kurumlar arası iş birliği, sosyal kalkınma ve kültürel miras konuları ele alındı. Bu etkinlikler çerçevesinde Amasya Valiliği iş birliğiyle Saraydüzü Kışla Binası konferans salonunda düzenlenen programda Amasya Bayezid İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mustafa Gül ve Amasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı birer konuşma yaptı. Programa Vali Yardımcısı M. Ercan Aslantaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, kamu kurum kuruluş amirleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
    Okumak Bir Hayat Tarzı Olmalı
    Amasya Bayezid İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mustafa Gül, Kütüphaneler Haftasının amacını kütüphaneleri daha iyi tanıtmak ve kütüphanelerden daha çok istifade edilmesini sağlamak olarak özetledi. Öğrenmenin ve okumanın önemine dikkat çeken Kütüphane Müdürü; ‘’Çocuklarımıza, gençlerimize kitap okuma zevki ve alışkanlıklarını kazandırmadıkça, okumayı hayatımızın bir parçası haline getirmedikçe sürdürülebilir bir kalkınmayı sağlamamız ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız mümkün değildir.’’ dedi.
    Gençlerimizin Geleceğini İpotek Altına Almayalım
    Amasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı ise sunumunda ‘sürdürülebilir kalkınma kavramı’nı ‘Gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olasılığını koruyarak bugünkü kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilen kalkınma olarak tanımlanmaktadır.’ sözleriyle açıkladı. Sürdürülebilir kalkınmanın sosyolojik, ekonomik, ekolojik, mekânsal ve kültürel boyutları olan bir kavram olduğunu söylen Yapıcı; dünyanın doğal kaynaklarını bilinçli olarak tüketilmesi gerektiğini; her bilinçsiz tüketimin gelecek kuşakların haklarını çalmak anlamına geldiğini belirtti. Yapıcı; gelecek kuşakların bu gidişe ‘dur’ demesi gerektiğinin altını da önemle çizdi.
    Dünyada kişi başına düşen yeşil alan miktarının minimum 9 metre kare olduğunu söyleyen Öğretim Görevlisi Yapıcı; bu miktarın normalde 15 metre kare olması gerektiğin kaydetti. İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alanın 4 metre kare, Amasya’da ise 5.76 metre kare olduğunu belirten Yapıcı; ‘’Amasya’da yaşıyoruz, Amasya’mızı seviyoruz. Bunun için şehrimizi yönetenlerden, protokol üyelerinden daha çok yeşil alan talep etmeliyiz. Örneğin il Milli eğitim Müdürümüzden okullarımızın yeşil alanlarının artırılması noktasında yardım talep edebiliriz. Okullardaki beton alanların yeşile dönüştürülmesi için talepte bulunabilirsiniz. Bu şunun için önemli; zira gezegenimizin akciğeri yeşil alanlardır. İnsanda nasıl akciğer zayıfladığında yaşam döngüsü bozulursa; gezegenimizin de yeşil alanları azaltılıp tahrip edildiğinde ömrü kısalır. Bu da gençliğin geleceğini ipotek altına almak demektir.’’ ifadelerini kullandı.
    Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü bağlamında da projeler geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Yapıcı, bu projelerin başında ise ‘yeşil kütüphaneler’in geldiğini söyledi. Kütüphanelerin sadece bilgi edinme yerleri olmadığını; kütüphanecilik anlayışının da dönüşerek buraların artık bir paylaşma, sosyalleşme alanı olarak da öne çıktığını söyleyen Yapıcı, tüm bunları başarmak için ise iş birliğinin şart olduğunu sözlerine ekledi. Program sonunda Vali Yardımcısı M. Ercan Aslantaş, Amasya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat katkılarından dolayı Öğretim Görevlisi Mehmet Yapıcı’ya teşekkür ederek çiçek ve fidan dikme sertifikası takdim ettiler.

  • BİLGİN; ‘KÜTÜPHANELER, MERKEZİNE İNSANI ALMALI’

    BİLGİN; ‘KÜTÜPHANELER, MERKEZİNE İNSANI ALMALI’

    55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Üniversitemiz Kütüphane Daire ve Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü’ temasıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinlikler kapsamında Üniversitemiz Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. M. Burak Bilgin bir sunum yaptı. Bilgin sunumunda sürdürülebilir kalkınmanın gelecek kuşakların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak karşılanması temelinde bir model olduğunu söyledi.
    ‘Geride kimse kalmayacak’ hedefi ile oluşturulan sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma sürecinde kütüphanelerin kilit rol oynadığını söyleyen Bilgin; ”Halkın bilgiye erişimi, onların yaşamlarını iyileştirebilecek bilinçte karar vermelerini sağlar. Herkes için zamanında ve gerekli bilgiye erişimi olan topluluklar; yoksulluk ve eşitsizliği ortadan kaldırmak, tarımı geliştirmek, kaliteli eğitim sağlamak ve insanların sağlığını, kültürünü, inovasyonunu desteklemek için daha iyi konumlandırılmışlardır.” dedi.
    Kütüphanelerin insanların hayatlarını iyileştirme noktasında çeşitli fırsatlar sunduğunu söyleyen Doç. Dr. Bilgin; ”Sürdürülebilir kalkınmanın en temel yapıtaşı toplumdur. Bu nedenle kütüphaneler merkezine kaynakları değil insanı almalıdır. Bir toplumun refahı dayanışmaya bağlıdır ki kütüphaneler bulundukları yerde toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye elverişli kamusal alanlardır. Toplumsal bağların güçlü olması ülkenin ya da bölgenin; doğal afetler, kriz, savaş, göç gibi planlanamayan bir olumsuzlukla karşılaşması durumunda dayanıklı olmasını sağlar. Şunu unutmamak gerekir ki her toplum kendi ihtiyaçlarını kendi içinde karşılayacak güce sahiptir.” ifadelerini kullandı.
    Bilgin şöyle devam etti:
    ”Toplumun yerel kaynaklarla kendine katma değer oluşturması kapsamında en önemli uygulama gönüllülüktür. Kütüphane gönüllülüğü uzmanların kütüphanelerde doğru bilgiyi aracı olmaksızın toplumla buluşturması noktasında önemlidir, Sağlık gibi konularda kütüphanelerin önleyici hizmetlere aracılık etme özelliği de ön plana çıkmaktadır. Toplumun farklı konularda bilgilendirilmesi, özellikle dijital eşitsizliğin toplumdaki eşitsizliği yeniden üretmekle kalmayıp derinleştirdiği günümüzde bireyin yaşam için gerekli Olan “know-how” geliştirmesine katkı sağlamaktadır.
    Kütüphanelerin, sürdürülebilir bir toplum oluşturmayı amaç edindiklerinde çok ciddi bir hareketin katalizörü olacağını biliyoruz. Bu nedenle, ülkemizin her yerinde topluma bilgi sunan kütüphanelerimizin sürdürülebilir kalkınma ve BM 2030 Gündemi ile on yedi hedefe ilişkin bilgilendirilmesi, bu tema kapsamında kütüphanelerin ulusal kalkınmaya çok yönlü etkisinin altının çizilmesi, bilgi toplumu oluşturulmasında ulusal politikalar ve gönüllülük mevzuatı gibi konulan gündeme gelmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.”
    Gençlerde çok kitap okumalarını isteyen Bilgin, kendisinin ilk okuduğu kitabın Cin Ali serisi olduğunu ve okuma alışkanlığını çocukluğunda kazandığı için kitap okuma alışkanlığını halen artarak devam ettiğini söyledi.

  • ‘SOY KÜTÜĞÜ’ PROJESİ İÇİN BOĞALAR SEÇİLDİ

    ‘SOY KÜTÜĞÜ’ PROJESİ İÇİN BOĞALAR SEÇİLDİ

    Soy kütüğü projesi kapsamında Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği bünyesinde faaliyet gösteren menemen suni tohumlama laboratuvar ve GenTürk boğa istasyonu Türkiye çevre koşullarına uyumlu, yüksek verimli ve uzun ömürlü sığırlar elde etmek için Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği aracılığı ile bölgemizden boğa adayları seçilmiştir.
    Seçimi yapılan hayvanlar TR05281672 ve TR05281673 kulak numaralı Simental ırkı erkek hayvanlar Göynücek ilinin Şarklı köyünde üye Hüseyin Öksüz’den, TR051270738 kulak numaralı Angus ırkı erkek hayvan Amasya’nın Uygur köyünde üye Mehmet Şahin’den satın alınarak birlik aracılığı ile GenTürk boğa istasyonuna gönderilmiştir.
    Ülkemiz hayvancılığının gelişmesine Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği üyelerinin de rol alması geçmişten günümüze yapılan ıslah çalışmaların başarısını da kanıtlamaktadır. Üye üreticilerinin düzenli olarak işletmelerinde aylık süt ölçümlerini yapmaları, genetiği yüksek boğalardan suni tohumlama tercih etmeleri, yapılan bakım ve beslemedeki gelişmeleri takip etmeleri sonucu seçimi yapılan ve uygun görülen boğa adayları 2020 yılında ülkemiz genelinde yapılacak olan suni tohumlamalardan her ilde doğacak olan buzağıların babaları olmaları birlik ve üye üreticiler açısından oldukça memnun edici bir durumdur.
    Ayrıca yapılan ıslah çalışmalarında ithal boğa adaylarının yerine kendi yetiştirmiş olduğu yerli boğa adayları kullanılıyor olması ve tercih edilmesi ülkemizde yıllardan beri yapılan ıslah çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
    Gelecekte hayvancılıkta ithal edilen bir ülke yerine ihraç edebilen bir ülke olabilmek için başta üretici birlikleri olmak üzere herkese büyük görev ve sorumluluk düşmektedir.

  • TERZİ; ‘1 MAYIS’TA TÜM KAMU ÇALIŞANLARINI SAMSUN’A BEKLİYORUZ’

    TERZİ; ‘1 MAYIS’TA TÜM KAMU ÇALIŞANLARINI SAMSUN’A BEKLİYORUZ’

    Türk Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi,1 Mayıs’ta tüm kamu çalışanlarını Samsun’a bekliyoruz dedi. Terzi, milli mücadelenin başlamasının 100. Yılı olması nedeniyle Türkiye Kamu-Sen’in 1 Mayıs programını Samsun’da yapacağını açıkladı. 1 Mayıs 2019’da Samsun’da hem kamu çalışanlarının talep ve beklentilerini haykıracaklarını hem de Türkiye sevdasının nasıl olduğunu göstereceklerini bildirdi. Terzi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasıl ki Büyük Atatürk ve yol arkadaşları, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak, Türkiye’yi esaretten kurtararak milli mücadeleyi başlattılarsa; inşallah Türkiye Kamu-Sen de 1 Mayıs 2019’da Samsun’a ayak basacak ve kamu çalışanlarını sendikal esaretten kurtaracak yeni bir süreci başlatacaktır. 1 Mayıs’ta tüm kamu çalışanlarını ve ailelerini Samsun’a bekliyoruz. Türkiye Kamu-Sen’in gücünü hep birlikte gösterelim.” 657 Sayılı DMK’nın tartışılmasına varız; ama kırmızı çizgimiz iş güvencemiz. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamu çalışanlarına yönelik personel reformu yapılması gerektiğine ilişkin sözlerini değerlendiren Terzi, “Bu açıklamayı temkinle karşıladık” dedi.
    Geçmiş yıllarda, ‘İşçi-memur ayrımını ortadan kaldıralım’ şeklindeki tartışmaları hatırlatan Terzi, Türkiye Kamu-Sen’in bu tartışmalar üzerine bir kitapçık bastırdığını ve konuyla ilgili çok sayıda öneri getirdiğini bildirdi. Her önüne gelenin iş güvencesini tartışmaya açtığını söyleyen Terzi sözlerini şöyle sürdürdü: “657 Sayılı DMK, 1965’den bu yana yüzlerce kez değiştirildi. Biz de kanunun tartışılmasına varız; ama kırmızı çizgimiz iş güvencemizdir. Anayasa’nın 128. Maddesi, ‘Devletin asli ve sürekli işleri devlet memurları eliyle yürütülür’ der. Yani devlet, hizmetini memurlar eliyle vatandaşına ulaştırıyor. Dolayısıyla iş güvencemizden asla taviz vermeyiz. Anlaşılıyor ki, seçimden sonra bu konu yine tartışma konusu olacak. Dün ve bugün olduğu gibi yarın da devlet memurlarının kazanılmış haklarının ellerinden alınmaması için her türlü direncimizi ortaya koyacağız.” Yetkin, donanımlı, sözüne itibar edilen kişiyi okul müdürü yapmaz iseniz, sadece bir sendika, vakıf, dernek, cemiyet mensubiyeti üzerinden okul müdürü atarsanız, başarılı olma şansımız var mı?
    MEB’in 21 Nisan tarihinde yönetici atama sınavı yapacağını hatırlatan Terzi, bu sınava yönelik eğitimcilerin ilgisinin beklenen düzeyde olmadığını kaydetti. Bunun nedeninin geçmişte mülakat çeteleri marifeti ile çalışanların alın terlerinin gasp edilmesi olduğunu bildiren Terzi, şunları kaydetti: “2014 yılında Teşkilat Kanunu’nun değiştirilmesiyle birlikte çok başarılı, ödülleriyle adından söz ettiren, mesleğinde yetkin birçok başarılı idarecinin görevine bir gecede son verildi. Bu yöneticilerin yerine mülakat marifetiyle tek sıfatı yandaşlık olan ehliyetsiz, liyakatsiz insanlar getirildi. Mülakatlarda o kadar haksızlık yaşandı ki…”
    Sayın Cumhurbaşkanı’nın eğitim ve kültürde istenilen hedeflere ulaşılamadığını söylediğini bildiren Geylan, bunun nedenin okulların ehliyetsiz insanlar tarafından başarısız şekilde yönetilmesi olduğunu söyledi. “Bir okul, müdürü kadar okuldur” diyen Terzi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yetkin, donanımlı, sözüne itibar edilen kişiyi okul müdürü yapmaz iseniz, sadece bir sendika, vakıf, dernek, cemiyet mensubiyeti üzerinden okul müdürü atarsanız, başarılı olma şansımız var mı? ” Ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsinler, teşkilatımızın hakkını, hukukunu
    korumak için her türlü enstrümanı sonuna kadar kullanırız. Geçtiğimiz haftalarda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, ‘Yönetici mülakatlarında güvenlik soruşturması temiz olan adaylara, yazılı sınav puanı ne ise mülakat puanı da o verilecek’ şeklindeki talimatını dile getiren Terzi, “Türk Eğitim-Sen olarak talebimiz de bu idi. Sayın Ziya Selçuk’a bu tutumundan dolayı teşekkür ediyoruz. Dileriz, önümüzdeki süreçte, geçmiş dönemlerdeki sıkıntılar yaşanmaz” dedi.
    Terzi, son yapılan görevde yükselme mülakatlarında da Bakan Selçuk’un talimatıyla kul hakkı yenilmediğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Son iki öğretmen alımında güvenlik soruşturması temiz olan adaylara mülakat puanı olarak KPSS puanı verildi. 18 Şubat ile 1 Mart tarihleri arasında bütün illerde görevde yükselme sınavını kazanan adayların mülakatları yapıldı. Bu süreçte geçmiş dönemlerde olduğu gibi bir sendikanın elinde torpil listeleri ile il milli eğitim müdürlüklerine ya da komisyon üyelerine baskı yaptığını duydunuz mu? Duymadınız, çünkü Bakan talimat verdi. Önceden malum sendika; yardımcı hizmetler sınıfında çalışanlara, ‘Memur olmak istiyorsan bana üye olacaksın’ diyordu. Memura, ‘Şef olmak istiyorsan bana üye olacaksın’ diyordu. Bu kez olmadı. Kamusal alanı esaret altına alanların manevra alanı her geçen gün daralıyor.
    Herkes bilmelidir ki; Türkiye, eski Türkiye değil. Türk Eğitim Sen üyesi bir arkadaşımızın hakkını gasp edenin alnını karışlarız. Ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsinler, teşkilatımızın hakkını, hukukunu korumak için her türlü enstrümanı sonuna kadar kullanırız.” Diye konuştu.

  • ‘ADEM’ KİTAP OKUMA YARIŞMASI SONUÇLANDI

    ‘ADEM’ KİTAP OKUMA YARIŞMASI SONUÇLANDI

    Amasya Üniversitesi Akademik Düşünce Eğitim ve Medeniyet (ADEM) Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen “Aliya İzzetbegoviç Yolu” adlı kitap okuma proje yarışması sonuçlandı. Bu projeye göre Aliya Izzetbegoviç’ in İslam Deklarasyonu ile Köle Olmayacağız isimli kitaplarını okuyan öğrenciler daha sonra bir sınava tabi tutularak en yüksek puan alan üç öğrenci ise Bosna Hersek gezisi ile ödüllendirildi. Bu öğrencilerin isimleri ise şöyle: Muhammed Ahmet Tuğluca, Kelime Toplu, Hamza Turgud. Dereceye giren öğrenciler 2 ile 5 Nisan tarihleri arasında Bosna Hersek’te bulunacaklar.

  • NİSAN AYI HALK GÜNÜ TOPLANTISI DÜZENLENDİ

    NİSAN AYI HALK GÜNÜ TOPLANTISI DÜZENLENDİ

    Devletle vatandaşın buluştuğu halk günlerinin 2019 yılı Nisan ayı oturumu Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda düzenlendi. Toplantıda Vali Yardımcısı Turgay İlhan’ın yanı sıra ilgili kamu kurum ve kuruluşların müdürleri ile vatandaşlar yer aldı.
    Vatandaşlar Vali Yardımcısı Turgay İlhan’a sorunlarını anlatarak, çeşitli konuların çözümü noktasında destek talep ettiler. Toplantıya katılan vatandaşların tek tek talep, öneri ve şikâyetlerini dinleyen İlhan, vatandaşların talep ve şikâyetlerine yönelik olarak ilgili kurum müdürleri tarafından gerekli incelemelerin yapılacağı ve vatandaşları bilgilendirileceğini dile getirdi.
    Amasya Valiliği’nden yapılan açıklamada; “Halk günü toplantılarına katılmak için: Gelecek ay düzenlenecek olan Halk Günü Toplantısı ise 7 Mayıs 2019 Salı Günü saat 10.00’da Valimiz Dr. Osman Varol’un başkanlığında Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda yapılacaktır. Toplantıya katılmak isteyen vatandaşlarımız Valiliğimiz Halkla İlişkiler Müracaat Bürosuna (CİMER) başvuru yapabilecekleri gibi, toplantı günü ve saatinde de katılım sağlayabileceklerdir” denildi.

  • SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR!

    SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR!

    Sağlık-Sen Amasya Şube Başkanı Recep Eliaçık bir basın açıklaması yaptı. Başkan Recep Eliaçık ‘’Sağlık hizmetleri kamu adına sunulan bir hizmettir, sağlık çalışanları da kamu hizmeti sunmaktadır. Sağlıkta şiddet aynı zamanda kamu hizmetine karşı yapılmış bir eylemdir. Sağlık çalışanına şiddet topluma karşı yapılmış utanç verici bir durumdur.’’ dedi.
    Sağlık- Sen Amasya Şube Başkanı Recep Eliaçık açıklamasının devamında; ‘’Sağlık çalışanlarının şiddetle karşı karşıya kalmaları ve bunun önüne geçilememiş olması önemli bir sorundur. Sağlıkta memnuniyetin %80’lere ulaştığı bir noktada, her zorluğa rağmen görevini en iyi şekilde ifa eden sağlık çalışanına şiddet kesinlikle kabul edilemez. Sağlık-Sen olarak uzun yıllardır mücadelesini verdiğimiz sağlıkta şiddete sıfır tolerans mücadelesinin, kamuoyu ve kamu otoritesi tarafından desteklenmesi elzemdir. Sağlıkta yaşanan şiddete yol açan temel nedenler ortadan kaldırılmadan, koruyucu, önleyici çözümler bulunmadan, sorunla başa çıkabilmiş ülkelerdeki birikime bakılmadan; şiddet sonrası güvenlik temelli ya da kınamalı yaklaşımlarla yetinerek bu sorun çözülemez. Çözüm için kamuoyu ve kamu otoritesi bir araya gelmelidir. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda sorunun temeline inilmeli, gerekli adımlar atılmalı, aktif yaklaşımlar sergilenerek gerekli tedbirler bir an önce alınmalıdır.
    Sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak Bakanlığımıza ve diğer ilgili birimlere sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik paylaştığımız önerilerin dikkate alınması gerektiğini bir kez daha, ısrarla yineliyoruz. Hukuki düzenlemelerin, geliştirilerek uygulanmasını talep ediyoruz. Halkımızın şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının yanında olma ve şiddet uygulayanları toplumdan tecrit etme noktasında duyarlılığa çağırıyoruz. Bu vesileyle, İzmir’in Bornova ilçesindeki Yunus Emre Aile Sağlık Merkezi’nde, hastayı görmeden ilaç yazmayacağını söyleyen üyemiz Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu ile onu korumak isteyen bir arkadaşının darp edildiği menfur saldırıyı, üyelerimiz ve tüm sağlık çalışanları adına kınıyor ve telin ediyoruz.’’ İfadelerini kullandı.

  • ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNDEN ‘SEN DE OYNA’ ETKİNLİĞİ

    ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNDEN ‘SEN DE OYNA’ ETKİNLİĞİ

    Suluova Atatürk Ortaokulu Değerler Eğitimi çalışmaları kapsamında hazırlamış olduğu “Sen de Oyna“ Projesi ile Armutlu Köyü İlkokulunda etkinlik düzenledi. Proje süresince öğretmen, öğrenci ve veliler evlerinde kullanılmayan oyuncakları okula getirerek kutularda topladıklarını belirten Okul Müdürü Kazım Şahin, okul öğretmenleri ve öğrencilerinin katılımları ile gerçekleştirilen etkinlikte öğrencilerde birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirebilmek amacıyla hazırladıkları oyuncak ve hediye paketlerini Armutlu İlkokulu Ana Sınıfı öğrencilerine verdiklerini ifade etti.
    “Sen de Oyna“ sosyal sorumluluk projesinin öğrencilerde toplumsal yardımlaşma ve sorumluluk bilincini artırmayı amaçladığını söyleyen İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Davu, ayrıca bu tür uygulamaların çocukların birbirleriyle kaynaşmalarına olumlu etkide bulunduğuna vurgu yaptı. Okula ulaştıklarında meraklı ve sevgi dolu gözlerle kendilerini karşılayan minik öğrencilere isimlerinin yazılı olduğu oyuncak ve hediyeleri veren Atatürk Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri, bir süre onlarla sohbet ederek ve oyunlar oynayarak eğlenceli vakit geçirmelerini sağladı.
    Çocukları sevindirmenin en güzel yollarından birinin oyuncak olduğuna değinen İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Davu, bu anlamlı çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek; emeklerinden dolayı Atatürk Ortaokulu idareci, öğretmen ve öğrencilerine teşekkürleri iletti.

  • ORBAY, ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ YENİ İŞÇİ KADROSUYLA BULUŞTU

    ORBAY, ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ YENİ İŞÇİ KADROSUYLA BULUŞTU

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay ve üniversitemiz yönetimi sürekli işçi kadrosuna ataması gerçekleştirilen on güvenlik görevlisi ve yirmi temizlik personeli ile bir araya geldi.
    Amasya Üniversitesinde nezih bir iş ortamı olduğunu kaydeden Rektör Orbay; alımı gerçekleştirilen personelden iş ahlakına, etiğine uygun hareket etmelerini, işlerini sahiplenmelerini istedi. İşsizlik oranının yüksek olduğu ülkemizde Amasya Üniversitesi gibi bir kurumda işe başlamanın değerini bilmelerini isteyen Orbay; ‘’İşini en iyi yapanın ülkesini en çok sevendir’’ sözünü hatırlattı.
    Amasya Üniversitesinin bir yükseköğretim kurumu olduğunu söyleyen Orbay; personelden gençlerle yerinde ve dozunda iletişim kurmalarını, mesleklerinin sınırları içerisinde hareket etmelerini, herhangi bir problemle karşılaşmaları durumunda silsile yoluyla problemi çözmeye çalışmalarını istedi. Orbay, Amasya Üniversitesi ailesinin büyük bir aile olduğunu ifade ederek yeni personeli de bu aileye katmaktan dolayı son derece mutlu olduklarını ifade etti.