Yazar: Hasan KARATAS

  • Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, personelleri ve 100’den fazla gönüllü, 18 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde temizlik yapıp, çöp topladı

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, personelleri ve 100’den fazla gönüllü, 18 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde temizlik yapıp, çöp topladı

    18 Eylül Dünya Temizlik Günü nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın öncülüğünde 100’den fazla gönüllü personel Amasya Kalesi’ndeki ormanlık alanda temizlik yapıp çöp topladı.

    ‘GELEN ZİYARETÇİLERDEN EN FAZLA TEŞEKKÜR ALDIĞIMIZ KONU ŞEHRİMİZİN TEMİZLİĞİDİR’
    Şehrin temizliğinin en fazla hassasiyet gösterdikleri konuların başında geldiğini belirten Amasya Belediye Başkanı Sarı konuşmasında şunları kaydetti; “Gelen ziyaretçilerden en fazla teşekkür aldığımız konu şehrimizin temizliğidir. Korona virüs (Covid-19) salgınının başladığından bu güne kadar temizlik ve hijyen amaçlı çalışmalara 17 milyon lira harcadık. Gece-gündüz şehri ilaçladık, foşur foşur yıkadık. Belediye bünyemizdeki temizlik araçlarını da yenileyerek, çöp taksilerin sokak sokak dolaşıp hizmet sunmasını sağladık” dedi.

    Etkinlikte, personelin yakınlarının yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Şahin ve Amasya Gençlik Merkezi Müdürü Şahin Gümüş de yer aldı.

  • Amasya Çöreği’nin Coğrafi İşareti Tescil Edildi

    Amasya Çöreği’nin Coğrafi İşareti Tescil Edildi

    Amasya Valiliği öncülüğünde Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği ile Amasya Ticaret ve Sanayi Odasının girişimleriyle İlimize özgü bir lezzet olan Amasya Çöreği Coğrafi İşareti tescil edildi. Bu kapsamda düzenlenen programa Valimiz Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, protokol üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, ticaret ve sanayi odası temsilcileri ile basın mensupları katıldı.Büyük Amasya Otelinde gerçekleştirilen programda konuşan Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Kırlangıç, Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmayla İlimize özgü Amasya Çöreği Coğrafi İşaret tanıtımını yapmanın mutluluğu içesinde olduklarını ifade ederken, Belediye Başkanı Mehmet Sarı ise yöremiz mutfağının zenginliğinden bahsederek emeği geçen herkese teşekkür etti.Valimiz Mustafa Masatlı ise konuşmasında şunları kaydetti: “Değerli Belediye Başkanım, protokol üyelerimiz, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz Amasya Baklalı Dolmanın Lansmanının ardından İlimize özgü lezzetiyle beğenilerek tüketilen Amasya Çöreğinin Coğrafi İşaretinin tescil edilmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl göreve geldiğimizde Amasya ekonomisinin sanayi, tarım ve turizm ekseninde yoğunlaştığını görerek, bu alanlarda yapmamız gereken öncelikli çalışmaları belirlemiştik.Turizmde Amasya’nın sahip olduğu potansiyeli en üst seviyede kullanmak için öncelikle UNESCO Dünya Kültür Mirası çalışmalarına hız verdik. Daha sonra çeşitli tarihi değerlerimizin restorasyonu, Geleneksel Osmanlı El Sanatları Merkezinin yapımı, turizm danışma ofisi ve tarihi yapılarımızda tabelalandırma çalışmalarını hayata geçirdik. Turizm sektörü nitelikli konaklama tesisleri ve yiyecek içecek işletmeleri ile bir bütündür. Özellikle yabancı turistler gezdikleri şehirlerin kendine özgü tatlarına, geleneksel ürünlerine ve sanatsal faaliyetlerine de ilgi gösterirler.Bunun bilinciyle göreve geldiğimizde 4 olan coğrafi işaret sayımızı arttırmak ve Amasya’nın sahip olduğu kendine özgü değerlerini Ülkemize ve dünyaya tanıtmak amacıyla 9 yeni ürünümüze coğrafi işaret almak için gerekli hazırlıklarımızı yapmıştık. Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Baklalı Dolma lansmanının ardından bugün de Valiliğimizin öncülüğünde Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği ile Amasya Ticaret ve Sanayi Odasının işbirliğiyle alınan Amasya Çöreği Coğrafi İşaretini büyük bir memnuniyetle ilan ediyoruz.Amasya Etli Çiçek Bamyası Yemeği ile Amasya Toyga Çorbası da Resmi Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Bülteninde ilan edilmiş olup, bu ürünlerin Coğrafi İşaretleri Kasım ayında alınacaktır. Başvurusunu yaptığımız Amasya Misket Elma Sirkesi, Amasya Sıkma Tarhanası, Amasya Yağlısı, Patlıcan Pehli Yemeği, Yassıçal Çuha Dokumasının işlemleri ise devam etmektedir.Bunların haricinde ise içerisinde Amasya Keşkeği, Amasya Burmalı Çörek, Amasya Cevizli Ballı Baklava, Taşova Ekmeği, Amasya Semaveri, Gediksaray Dokuması, Merzifon Dokuması, Merzifon Kuşburnu Marmelatı, Amasya Misket Elması Suyu, Suluova Şeker Pancarı Pekmezi ve Amasya Misket Elma Kolonyasının coğrafi işaret alması için de hazırlıklara başlıyoruz. Bu alanda nihai hedefimiz 4 olan coğrafi işaret sayımızı 24’e çıkararak, Amasya mutfağını ve kültürünü en iyi şekilde tanıtabilmektir.Coğrafi İşaretler bir şehrin, bir Ülkenin kendine özgü ürünlerini tescillemek ve aslına uygun olarak, tadını, şeklini ve üretim yöntemini muhafaza ederek korunmasını sağlamak adına büyük önem taşımaktadır. Bu ürünümüzün tescillenmesi özellikle gastronomi turizmi için ziyaretler gerçekleştiren yerli ve yabancı misafirlerin ilgisini çekecek ve İlimiz turizmine olumlu katkı sağlanacaktır. Bu düşüncelerle yeni Coğrafi İşaretli ürünümüzün Amasya’mıza hayırlı olmasını temenni ediyor, bu sürece katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum.”Konuşmaların ardından Coğrafi İşareti alınan Amasya Çöreğinin tescil belgesi Valimiz tarafından İlimiz esnaflarından Galip Doğla’ya verildi. Programın sonunda Valimiz Mustafa Masatlı ve protokol üyeleri Amasya Çöreğinin tadımını yaptılar.

  • 28 Ağustos-3 Eylül arasında 100 bin kişide görülen haftalık Covid-19 vaka haritası açıklandı.

    28 Ağustos-3 Eylül arasında 100 bin kişide görülen haftalık Covid-19 vaka haritası açıklandı.

    Açıklanan haftalık vaka haritasına göre 28 Ağustos-3 Eylül arasında Amasya’da 100 bin kişide görülen covid-19 vaka sayısı 103,43 oldu.Amasya’da 21-27 Ağustos arasında vaka sayısı 110,88 olmuştu. 28 Ağustos-3 Eylül arasında Amasya’da 100 bin kişide görülen vaka sayısı 103,43 oldu. Buna göre vaka sayılarında düşüş olduğu görülüyor.Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Aşılarımızı olalım, bugün yarın olurum diye geciktirmeyelim. Elimizdeki en güçlü silahımız aşıdır bunu unutmayalım.” dedi.

  • Amasya Valisi Mustafa Masatlı’nın Ahilik Haftası Mesajı

    Amasya Valisi Mustafa Masatlı’nın Ahilik Haftası Mesajı

    Ahilik, Anadolu’da varlığını yüzyıllardır sürdüren din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeksizin herkese eşit muameleyi öngören, Milletimizin köklü geleneklerinden biridir.Ahilik bir meslek örgütü olmasının yanında yardımsever olmayı, haksız kazançtan uzak durmayı, yoksula sahip çıkmayı, başkasının hakkına saygı göstermeyi öğütlemesi bakımından da bir manevi terbiye ocağıdır. Güzel ahlakın sanatla bütünleştiği Ahilik; sadece Türk insanının değil, bütün dünya toplumlarının örnek alması gereken bir kültür ve anlayıştır. Türk toplumu, bugün pek çok toplumun yokluğunu hissettiği bu değerleri yüzyıllar boyunca yaşatmıştır.Asırlardır barış, kardeşlik ve hoşgörünün merkezi olan İlimizde de ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkârlarımız ile, Ahi Evran’ın temellerini attığı mesleki dayanışma ve ahlaki değerlerin daima yaşatılması, sanat ve ticarette iş ahlakını yerleştirmek, onun geleneğini en iyi şekilde yaşatmak için elbirliğiyle çalışmalıyız.Bu düşüncelerle köklü geçmişimizden gelen bu mirasın korunmasını temenni ederken, tüm esnaf ve sanatkârlarımızın “Ahilik Haftasını” kutluyor, bereketli kazançlar diliyorum.

  • Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Ahilik Haftası nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Ahilik Haftası nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    Başkan Sarı mesajında, “Ahilik zenginliğe değil, israfa, şımarıklığa, tembelliğe ve miskinliğe karşıdır. Sivil toplum kuruluşlarının oluşmasında toplumun kültürel değerleri önemli yer tutmaktadır. Türk tarihinin Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde de, Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi faaliyet dallarında yetişmelerini sağlayan iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin toplumu kaynaştırmada etkin bir rol üstlendiği görülmektedir. Bu değerleri içerisinde toplayan Ahilik anlayışında din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeksizin herkese eşit muamele yapılmıştır” dedi.‘HER AHİNİN MUHAKKAK BİR MESLEĞİ OLMASI VE MESLEK AHLAKINA HAİZ OLMASI GEREKİR’Ahilikte çalışmak, üretmek ve alın teri ile kazanmanın bir ahlak kuralı olduğunu söyleyen Başkan Sarı açıklamasının şunları kaydetti; “Her ahinin muhakkak bir mesleği olması ve meslek ahlakına haiz olması gerekir. Ahiler yeniliğe açık insanlar olup, halka sanat, meslek ve genel bilgiler öğretmek için var güçleriyle çalışırlar. Ahiler bu değerlere sahip birer sanatkârlar olmakla beraber, ortak toplumsal değerleri yaşatmayı hedefleyen gruplardır. Bu örgütün varlığını yüzyıllar boyunca devam ettirebilmiş olması, onun temel özelliklerinin iyi analiz etmemizi gerektirir. Ahilik teşkilatının bu bağlamda analiz edilmesi kültürümüzün anlaşılmasını ve oluşturulacak yeni sosyal kurumlara ışık tutacaktır” diye konuştu.‘VATANINI EN ÇOK SEVEN, İŞİNİ EN İYİ YAPANDIR’Esnaf ve sanatkârın ülke ekonomisinin gelişmesi yanında, vatanın bütünlüğü açısından da önemli bir rol üstelendiğini belirten Sarı açıklamasının devamında; “Memleketimizin durmadan çalışmaya ihtiyacı olduğu bu günlerde Atatürk’ün hedeflediği çağdaş uygarlık seviyesine, ancak böyle ulaşabiliriz. Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır. Bu duygularla başta Amasyalı tüm çalışan esnafımız olmak üzere ülkemizdeki ve bölgemizdeki tüm çalışan esnaflarımızın Ahilik Haftasını candan kutlar, hayırlı, bol kazançlar dilerim.”

  • OKULLARIN İLK HAFTASINDA GÖZE ÇARPANLAR

    OKULLARIN İLK HAFTASINDA GÖZE ÇARPANLAR

    Okulların ilk haftasında göze çarpanlar:

    1-Maske,temizlik malzemesi birkaç yıl yetecek kadar var.

    2-Çok fazla olmasa da bazı Okullarda pozitif ya da temaslı olan öğrenci ve öğretmenler tespit edilmiş. Evlerinde karantina ve tedavi süreci kurallara uygun devam etmekte.

    3-Bazı okullar çok kalabalık, Sınıf mevcudları da çok fazla. Sınıf mevcudu fazla olan okullarda yeni şubeler açılmalı ve sınıf mevcudlarının 30’un üstüne çıkması engellenmeli.

    “Kalabalık okullar sabahçı öğlenci ikili eğitime geçebilir”diye İl Milli Eğitim izin vermiştir. Bu durum sadece okul yönetiminin insiyatifine bırakılmamalı.

    4- Salgın döneminde bazı iller ders süresini 40 dakikadan 30 dakikaya indirdi. İlimizde de bu değerlendirmeli. Eğer ders süresi 30 dakika olursa bu durumda ilkokullarda öğle yemeği ihtiyacı kalmayacaktır. Dersler öğleye kadar tamamlanacaktır. İlkokullarda öğle yemeği telaşı ilk haftanın en önemli problemi olmuştur.

    5-EN ÖNEMLİ SIKINTI OKULLARDAKİ HİZMETLİ EKSİĞİ. BAZI OKULLARDA HİÇ YOK. TEK UMUT İŞKUR’DAN GELECEK PERSONEL AMA HENÜZ GELMEDİ. AYRICA EDİNDİĞİMİZ BİLGİLERE GÖRE GEÇEN YIL 450 OLAN İŞKURLU KONTENJANI 150 YE DÜŞÜRÜLMÜŞ. BU SAYININ YETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

    KAMİL TERZİ
    TÜRK EĞİTİM SEN AMASYA ŞUBE BAŞKANI

  • Amasya Mutfağımızın Lezzetli Yemeklerinden Olan Baklalı Dolma’nın Coğrafi İşareti Tescil Edildi

    Amasya Mutfağımızın Lezzetli Yemeklerinden Olan Baklalı Dolma’nın Coğrafi İşareti Tescil Edildi

    Valiliğimiz ile Esnaf ve Sanatkârlar Odasının girişimleriyle Coğrafi İşaret Tescili yapılan İlimize özgü bir lezzet olan Amasya Baklalı Dolmanın Coğrafi İşaret Lansmanı Vali Mustafa Masatlı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Ahmet Misbah Demircan’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Programa ayrıca Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ile Hasan Çilez, protokol üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, esnaf ve sanatkârlar odası temsilcileri ile basın mensupları yer aldı.

    Büyük Amasya Otelinde gerçekleştirilen programda konuşan Amasya Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı İsa Köse, Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmayla İlimize özgü Baklalı Dolmanın coğrafi işaret belgesini almanın mutluluğu içesinde olduklarını ifade etti. Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ile Hasan Çilez ise yöremize ait Baklalı Dolmanın gerçekleştirilen lansman ile Ülkemizde bilinirliliğinin artacağını belirterek, emeği geçen herkese teşekkür ettiler.

    Kültür ve Turizm Bakanı Ahmet Misbah Demircan da bir konuşma yaparak şunları ifade etti: “Kültürü anlatırken dil, tarih ve coğrafya diye anlatırız. Coğrafya kaderimizdir. Oradaki tabiat, yeme, içme, rüzgar, hava ve su. Kültür önce yemektir, sonra müziktir. Dilin de coğrafyayla alakası vardır. Çünkü oradaki sesler, onlara yüklediğimiz anlamlarla cümleleri kurarız. En çok hangi ürün üretiliyorsa, belki de o yörenin insanının en çok ona ihtiyacı olduğu içindir. Bir yörede en çok hangi ürün varsa, bitki de orada daha fazladır. Coğrafi işaretler o yöreye özgü yemeklerdir. O tadı ancak orada bulursunuz.

    Lansmanını yaptığımız Amasya’ya özgü dolmanın içerisindekiler ve onlara yüklenilmiş anlamlar, özel günlerde bu yemeğe gösterilmiş ihtimam, beslenmenin ötesinde gelenek içerisinde oluşmuş bir ritüel olmaktır. Sayın Valimiz de Amasya’mızı yeni yeni ürünlerle, yemek kültürünü öne çıkaracak çok fazla argümanın elde olduğunu ifade ettiler. Emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.”

    Son olarak konuşan Vali Mustafa Masatlı ise şunları kaydetti: “Sayın Bakan Yardımcım, değerli Milletvekillerim, protokol üyelerimiz sizlerin de bildiği Amasya Anadolu coğrafyasının kadim şehirlerinden biri olması sebebiyle sayısız tarihi ve kültürel mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Sahip olduğu bu miras ile Amasya ilimiz kültür ve tarih turizminde Ülkemizde önde gelen iller arasında yer almaktadır.

    Bizler de Amasya’nın sahip olduğu bu değerleri korumak, gelecek kuşaklara aktarmak ve İlimizin turizm potansiyelini üst seviyede kullanmak adına çeşitli projeler yürütmekteyiz. Bu çalışmaların belki de en önemlisi Harşena Kalesinin UNESCO Dünya Kültür Mirası Asıl Listesine alınmasıdır. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımızın rehberliğinde Amasya Belediyemiz ile uyum içerinde çalışmalarımız hızla devam etmektedir.

    Ayrıca Kılıçaslan İlkokulu olarak bilinen tarihi yapının Geleneksel Osmanlı El Sanatları Merkezine dönüştürülmesi, Sofular Mahallesindeki tarihi dokunun turizme kazandırılması, Venk Suyu olarak bilinen ve önemli bir inanç turizmi noktası olan tarihi mirası gün yüzüne çıkarma çalışmaları, Anonim Türbe restorasyonu ve Boraboy Gölünün yılın 12 ayı ziyaretçilere hizmet verebilmesi için yeniden düzenlenmesi de devam etmektedir. 

    Bugün Amasya’nın marka değerini arttırmak, özellikle de gastronomi turizmine yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz ve yaptığımız titiz çalışmalar sonucu Coğrafi İşaretini aldığımız Amasya Baklalı Dolmanın lansmanı için bir aradayız. Önümüzdeki hafta ise Amasya’nın farklı bir lezzeti olan Amasya Çöreğinin Coğrafi İşaret Lansmanını yapacağız.

    Amasya Etli Çiçek Bamyası Yemeği ile Amasya Toyga Çorbası da Resmi Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Bülteninde ilan edilmiş olup, bu ürünlerin Coğrafi İşaretleri Kasım ayında alınacaktır. Başvurusunu yaptığımız diğer 5 ürünümüzün işlemleri ise devam etmektedir. Coğrafi İşaretler bir şehrin, bir Ülkenin kendine özgü ürünlerini tescillemek ve aslına uygun olarak üretilmesini sağlamak adına büyük önem taşımaktadır. Özellikle Avrupa’da coğrafi işaretli ürünleri yerinde görmek, üretim süreçlerini izlemek ve tatmak için milyonlarca insan seyahat etmektedir.

    Bizler de Ülkemizde Amasya ile özdeşleşen ürünlerimizin tanıtımını yapmak ve Amasya turizmi ile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla halihazırda Amasya Misket Elması, Merzifon Keşkeği, Çiçek Bamyası ve Amasya Beji Mermeriyle 4 olan coğrafi işaret sayımıza 9 yeni ürünü eklemek için geçtiğimiz aylarda Valiliğimizin koordinesinde çalışmalarımıza başlamıştık. Bu 9 ürün ise Amasya Çöreği, Amasya Etli Çiçek Bamya Yemeği, Amasya Misket Elma Sirkesi, Amasya Sıkma Tarhanası, Amasya Yağlısı, Patlıcan Pehli Yemeği, Toyga Çorbası, Baklalı Dolma ve Yassıçal Çuha Dokumasıydı. 

    Amasya Baklalı Dolmanın coğrafi işareti Valiliğimiz ile birlikte Amasya Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından alınmıştır. Bu ürünümüzün tescillenmesi özellikle gastronomi turizmi için ziyaretler gerçekleştiren yerli ve yabancı misafirlerin ilgisini çekecek ve İlimiz turizmine olumlu katkı sağlanacaktır. Bu düşüncelerle yeni Coğrafi İşaretli ürünümüzün Amasya’mıza hayırlı olmasını temenni ediyor, bu sürece katkı sağlayan Valilik Proje Ofisine ve Esnaf Odalarımıza teşekkür ediyorum.”

  • Bir Müze ve Kütüphaneyi Birleştirerek Sosyal Yaşamımızı Zenginleştirecek Olan Yeni Halk Kütüphanemiz Halkımızın Hizmetine Sunuldu

    Bir Müze ve Kütüphaneyi Birleştirerek Sosyal Yaşamımızı Zenginleştirecek Olan Yeni Halk Kütüphanemiz Halkımızın Hizmetine Sunuldu

    Vali Mustafa Masatlı ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Sayın Ahmet Misbah Demircan’ın katılımlarıyla Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi Binası içerisinde yapımı tamamlanan Modern Halk Kütüphanesi vatandaşlarımızın hizmetine açıldı. Açılışta ayrıca Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ile Hasan Çilez, protokol üyeleri, siyasi partilerin yöneticileri ve vatandaşlar yer aldı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan törende konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Bilal Eken Yeni Halk Kütüphanesinin özellikleri hakkında bilgi verirken, Amasya Milletvekilleri M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez ise İlimize kazandırılan bu önemli eser için emeği geçen herkese teşekkür ederek, kütüphanemizin hayırlı olması temennisinde bulundular.

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcımız Ahmet Misbah Demircan da konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bütün felsefeciler dünyada insanı anlatırlarken, insan ruhtur, bedendir derler. İbn-i Haldun coğrafya kaderdir der. Kaderimiz bulunduğumuz şehrin tabiatıdır. Suyu, havası, doğası, ormanı ruhumuza etkiler yapar. Dolayısıyla toplum hayatında şehirle toplum arasında da sıkı bir bağ vardır. Şehrin eğiticiliği işte bu kaderinden başlar.

    Bu şehre gelip de, şiirsi bir duyguya kapılmamak mümkün değil. Burası özünde şiirin edebiyatın merkezi olsa gerek. Yeşilırmak nehrinin iki tarafına dizilmiş harika binaları görünce insan başka bir aleme transfer oluyor. Bütün Amasyalıları bu anlamda gönülden tebrik ediyorum. Güzel bir şehirde yaşıyorsunuz.

    Bugün burada bir mekanın açılışındayız. Aslında bina daha evvel yapılmış. Kültür hayatı dediğimizde temelde iki dinamik konuşuruz. Birincisi somut miras, yani tarihten bugüne kadar kalan yapılar, ören yerleri. Onları korumak hepimizin vazifesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığının da en önemli vazifelerinden biridir. Buradaki tarihi binanın restorasyonu olmasa da, bir replikasının dahi korunmuş olması, yine korunma anlamına geliyor. Aslında terkedilmiş bir yapının mimari özellikleriyle ve bütünselliğiyle, ölçülerine de riayet ederek taşınmış olması, tarihe duyulan saygıdır.

    Bugün geldiğimiz noktada Sayın Valimiz isabetli bir karar vermiş. Mekanı çoklu fonksiyonlarıyla değerlendirmek istemiş. Bir kısmında müze, bir kısmında kütüphane ve buraya gelen ziyaretçiler farklı fonksiyonlar ile birlikte şehre ait değerleriyle muhatap olsun diye düşünmüş. Bu anlamda Sayın Valimizi alkışlıyorum ve tebrik ediyorum. Sağ olsun var olsun.

    Somut mirası restore ederek, kaybolmaya yüz tutmuş eserlerden böylesine yapıları bir başka yerde ruhuyla yaşatmak da bir yaklaşımdır. Beyoğlu’nda Okçular Tekkesi yıkılmış ve yok olmuştu. Orayı yeniden yaptırırken, fotoğraflardan hareket etmiştik. Bazen bazı yapılar tamamen yok olduysa, onları fotoğraflarından birebir alıp bir başka yere taşıyabilirsiniz.

    İkincisi ise kültürümüzde somut olmayan miras, yani yaşam tarzımız. Onlar dilimizdir, şiirimizdir, edebiyatımızdır, şarkılarımızdır. İnsanoğlu yaptıklarını bina olarak ortaya koymuştur, ama duygularını da yazmıştır. O yazdığı duygular önce taşa, sonra papülüs kağıdına, ardından kitaba, şimdi de dijitale yazılıyor. Bilgiyi aktarırken sohbet ortamında aktarmak kıymetli bir şeydir. İnsan sohbet ortamında birbiriyle iletişimi daha güçlü oluyor. Hatta ortaoyunu da sohbetin bir adım ötesidir. Yani tiyatro, drama dediğimiz şey eğitici tiyatro. Bir kültür aktarımının aracıdır. Yeni de olsa bir düşüncenin ifadesi ve aktarımıdır.

    Bugün kültür aktarımının en kıymetli alanı şüphesiz sinemadır. Sinema kültürel aktarımda ciddi etkiler yaratıyor. Kütüphanecilik vizyonumuzdan anlayışımızda böyle bir yaklaşım var. Bir yerde kitaplar olmalı, gençler oraya ders çalışmaya gelmeli, ama orada sohbet, konferans, şiirden, edebiyattan, tiyatrodan, müzikten ve sinemadan belirli zamanlarda toplantılar olmalı ve organizasyonlar yapılmalıdır. İşte burası bu çoklu fonksiyonları bir arada tuttuğu için de ayrıca kıymetlidir. Ben bu duygu ve düşüncelerle şahsen çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Değerli Valimize, kıymetli haziruna, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğündeki değerli mesai arkadaşlarıma ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

    Programda son olarak konuşan Vali Mustafa Masatlı ise şunları kaydetti: “Sayın Bakan Yardımcım, değerli milletvekillerim, protokol üyelerimiz, Saraydüzü Kışla Binası içerisinde oluşturduğumuz Modern Halk Kütüphanemizin açılışına hoş geldiniz.

    Bizim geleneğimiz ve inancımızda ilme, kitaplara ve alimlere daima büyük önem verilmiştir. Ecdadımız tarih boyunca yaşadıkları şehirleri kütüphaneler ve medreselerle donatmıştır.   

    Bu köklü medeniyetin mirasçısı olan Ülkemizde de son 18 yılda büyük bir gelişim ve dönüşüm yaşanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız Başkanlığındaki hükümetlerimiz eğitimden sağlığa, ulaşımdan sosyal hizmetlere, ekonomiden savunma sanayine kadar pek çok alanda sayısız projeyi hayata geçirmiştir.

    Buna paralel olarak Kültür alanında da önemli bir dönüşüm gerçekleşmiştir. Ülkemizin dört bir yanındaki illerimizde ve ilçelerimizde çağın gereklerine uygun, içinde bilişim sistemlerinin yer aldığı, her yaştan insanımızın vakit geçirebileceği niteliklerde kütüphaneler inşa edilmiştir.

    Amasya’ya baktığımızda ise köklü tarihi boyunca sanata sanatçıya ve edebiyata büyük önem verildiğini görüyoruz. Divan edebiyatının ilk kadın şairi olan Mihri Hatun, Hattatların Piri Şeyh Hamdullah, tıp ilminde çığır açan Sabuncuoğlu Şerefeddin ve Coğrafya ilminin kurucusu Strabon’un Amasya’da yetişmeleri bu durumun açık göstergeleridir.

    Bizler de ilim ve irfan yuvası Amasya’mızın mevcut halk kütüphanesinin fiziki koşullarının yetersizliği sebebiyle, Saraydüzü Kışla Binamızda modern bir kütüphane oluşturmak için çalışmalara başladık. Bu süreçte Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün teklifi ve Sayın Bakanımızın da onayı ile Saraydüzü Kışla Binasının üst kat harici bölümleri kütüphanemize tahsis edilmiştir.

    Bu kapsamda ilk olarak binamızın onarımına başlanmış, İl Özel İdaremiz ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansının da desteğiyle yaklaşık 3 milyon TL bedel ile kapsamlı bir tadilat yapılmıştır. Kütüphanemizin tefrişatı için ise Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından 1 milyon 250 bin TL destek sağlanmıştır. 

    Milli Mücadele’nin doğum belgesi sayılan Amasya Genelgesi’nin imzalandığı ve tüm dünyaya ilan edildiği Saraydüzü Kışla Binasının kütüphane olarak öğrencilerimize ve gençlerimize hizmet edecek olması da ayrıca anlamlıdır. Buraya ders çalışmak için gelen öğrencilerimiz üst katta yer alan Milli Mücadele Müzesini de gezme fırsatı bularak, bu güzel Ülkenin ne şartlarda kurulduğunu da bizzat yerinde gözlemleyebileceklerdir.

    Çocuk, genç ve yetişkin bölümü ayrı şekilde hizmet verecek kütüphanemiz her yaştan vatandaşımızın güzel ve verimli zaman geçirebileceği bir mekan olarak, sosyal yaşamı da zenginleştirecektir.

    Gençlerimiz ayrıca Kütüphanemizde yer alan sesli çalışma odalarında özel çalışmalar yapabilecekler ve internet erişiminden de faydalanabileceklerdir.

    Sultan Bayezid Külliyesi içinde yer alan eski kütüphane binamız ise Vakıflar Genel Müdürlüğünün de onayıyla Yazma Eserler Kütüphanesi olarak restorasyona alınacaktır. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da restorasyon sürecine büyük oranda destek olmaktadır. 

    Gerek dış mimarisi, gerekse içinde yer alan modern ve ferah alanlarıyla, teknolojinin tüm imkanlarını halkımızın hizmetine sunan Halk Kütüphanemizin yapım sürecinde bizlere her türlü imkanı sağlayan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Ersoy Beye, Bakan Yardımcımız Ahmet Misbah Demircan’a, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne, Milletvekillerimize, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına ve İl Özel İdaremize teşekkür ediyor, bu güzel eserin Amasya’mıza hayırlı olması temennisiyle, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.”

    Konuşmaların ardından Halk Kütüphanesi Bakan Yardımcımız, Vali ve protokol üyeleri tarafından halkımızın hizmetine açıldı. Daha sonra kütüphane ve bünyesinde oluşturulan bölümleri gezen Bakan Yardımcımız ve Vali yetkililerden detaylı bilgiler aldı.

  • Amasya Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayında bu yıl 4 Ağustosta başlayan kazılar sonucu 600 yıllık Osmanlı Külliyesi gün yüzüne çıkarılıyor.

    Amasya Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayında bu yıl 4 Ağustosta başlayan kazılar sonucu 600 yıllık Osmanlı Külliyesi gün yüzüne çıkarılıyor.

    Amasya Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayında bu yıl 4 Ağustosta başlayan kazılar sonucu 600 yıllık Osmanlı Külliyesi gün yüzüne çıkarılıyor.2009 yılından beri Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve desteğiyle devam eden kazı çalışmalarında 6 akademisyen, 3 sanat tarihçisi, 1 restoratör, 8 işçi ile İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Naza Dönmez Başkanlığında devam ediyor.Harşena kalesinde yapılan kazı çalışmalarında Cami, zaviye, imarethane, soğuk hava deposu ve bir ocak kalıntısı ortaya çıkarıldı ve bu külliyeyi birbirine bağlayan sokak dokusunun 15. Yüzyıldan günümüze ulaştığı değerlendiriliyor.Kazı Başkanı İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Naza Dönmez, “Gerek seyahatnamelerde gerekse tarihi kaynaklarda yukarı kalede olduğu bilinen Osmanlının ilk camisi Yıldırım Caminin bulunduğu alanı tespit ederek, bunun etrafındaki yapı kalıntılarına ulaşmaya çalışıyoruz. Hemen cami ve caminin yukarısında zaviyeli bir yapı ortaya çıkardık. Kalıntılarını ve bu iki yapının karşısında imaret olarak düşünebileceğimiz çünkü soğuk hava depolarını bulunduğu aynı zamanda bir ocak kısmını ortaya çıkardığımız bir imaret yapısı ve mekanlarına doğru ilerlemeye başlıyoruz. Bütün bu alanı birbirine bağlayan düzgün bir sokak dokusunu yani 15. Yüzyıldan itibaren burada yapılaşmaya başlanmış alanı ortaya çıkardık ki bu düzgün sokak dokusu da bu alanda külliye olarak nitelendirebileceğimiz kompleksi de artık yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başladık ki bunlarda Amasya tarihi için çok önemli keşifler olarak devam etmekte. Ortalama 600 yıllık diyebiliriz. Çünkü Amasya Osmanlılara 1382 yılında Yıldırım Beyazıd tarafından geçti ve ilk cami de burada, Osmanlının camisi burada Yıldırım cami yukarı kalede yapılmıştı. Dolayısıyla çok rahatlıkla 15. Yüzyıldan itibaren 600 yıllık bu komplekse ulaşıldığını söyleyebiliriz ki kaldı ki aslında kaledeki yapılaşma tabi ki Selçuklu dönemine kadar iniyor. Yani Danişment’li dönemine kadar da iniyor ama bizim burada bulduğumuz bu düzgün sokak dokusunu daha da erkene indirebiliriz yani yapılar kompleksini ama şuanda birbiriyle bağlantısı hususunda Osmanlı Dönemi yapılarını yavaş yavaş ortaya çıkardığımızı söyleyebiliriz.” Dedi.Amasya Harşena Kalesinde yıl sonuna kadar devam edecek olan kazı çalışmaları bu sene Türk Tarih Kurumu tarafından da destekleniyor.

  • PCR testi birçok alanda zorunlu hale gelmesiyle yeni dönem başladı.

    PCR testi birçok alanda zorunlu hale gelmesiyle yeni dönem başladı.

    Türkiye’de koronavirüs salgınıyla mücadelede yeni bir döneme girildi. Eğitimden siyasete, iş hayatından kültür sanata kadar birçok alanda “aşı veya PCR testi” uygulaması başladı. İşverenlere aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanınırken, şehirlerarası seyahatler, konser, maç vb. etkinlikler için de negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu geldi.Çalışma HayatıBuna göre, koronavirüs aşısı olmayan işçilerden iş yeri ya da işveren tarafından 6 Eylül itibariyle zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları istenebilecek. Bakanlık, işverenlerin, koronavirüs aşısı olmamış işçileri bilgilendirmesini istedi ve işverenlere, aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanıdı. Bakanlık yazısında, işverenlerin, işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında tüm işçilerini bilgilendirmekle yükümlü oldukları vurgulandı.SeyahatAçıklamaya göre, aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunacak.Bu çerçevede seyahat firmalarınca araca kabul aşamasında HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise bu kişilerin seyahatine müsaade edilmeyecek.Eğitim6 Eylül Pazartesi itibariyle aşısı tamamlanmamış veya hastalığı geçirmemiş öğrencilerle temas eden aşı olmamış eğitim personeli, kantin çalışanları, servis şoförleri ve rehber personelinden de PCR testi istenecek.Aşı olmamış öğretmen ve okul personelinin haftada 2 kez PCR testi görülecek. PCR sonuçları okul idaresi tarafından gerekli işlemler yapılmak üzere kayıt altında tutulacak. Öğrencilerle aynı ev içerisinde yaşayan kişilerin de aşılı olmaları, tam doz aşılarını tamamlamış olmaları öneriliyor.Kültür SanatBu çerçevede işletmeciler, organizatörler tarafından etkinliklere girişte HES kodu üzerinden kişilerin aşılı, geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise etkinliğe katılmasına müsaade edilmeyecek.