Türkiye’de koronavirüs salgınıyla mücadelede yeni bir döneme girildi. Eğitimden siyasete, iş hayatından kültür sanata kadar birçok alanda “aşı veya PCR testi” uygulaması başladı. İşverenlere aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanınırken, şehirlerarası seyahatler, konser, maç vb. etkinlikler için de negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu geldi.Çalışma HayatıBuna göre, koronavirüs aşısı olmayan işçilerden iş yeri ya da işveren tarafından 6 Eylül itibariyle zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları istenebilecek. Bakanlık, işverenlerin, koronavirüs aşısı olmamış işçileri bilgilendirmesini istedi ve işverenlere, aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanıdı. Bakanlık yazısında, işverenlerin, işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında tüm işçilerini bilgilendirmekle yükümlü oldukları vurgulandı.SeyahatAçıklamaya göre, aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunacak.Bu çerçevede seyahat firmalarınca araca kabul aşamasında HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise bu kişilerin seyahatine müsaade edilmeyecek.Eğitim6 Eylül Pazartesi itibariyle aşısı tamamlanmamış veya hastalığı geçirmemiş öğrencilerle temas eden aşı olmamış eğitim personeli, kantin çalışanları, servis şoförleri ve rehber personelinden de PCR testi istenecek.Aşı olmamış öğretmen ve okul personelinin haftada 2 kez PCR testi görülecek. PCR sonuçları okul idaresi tarafından gerekli işlemler yapılmak üzere kayıt altında tutulacak. Öğrencilerle aynı ev içerisinde yaşayan kişilerin de aşılı olmaları, tam doz aşılarını tamamlamış olmaları öneriliyor.Kültür SanatBu çerçevede işletmeciler, organizatörler tarafından etkinliklere girişte HES kodu üzerinden kişilerin aşılı, geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise etkinliğe katılmasına müsaade edilmeyecek.
Yazar: Hasan KARATAS
-

Amasya Valisi Mustafa Masatlı’nın Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Mesajı
Salgın süreci sebebiyle yüz yüze eğitime verilen aranın ardından milyonlarca öğrencimiz okullarına kavuşmanın heyecanını yaşamaktadır. İlimiz genelindeki okullarımızda gerek hijyen, gerekse maske kullanımı ve sosyal mesafeye uyulması için tüm tedbirler alınmıştır.
Bu noktada aşılarını henüz yaptırmamış velilerimizi, yavrularımızın okullarına sağlıklı şekilde devam edebilmesi ve toplumsal bağışıklığın güçlenmesi adına aşı olmaya davet ediyorum.
Büyüyen ve gelişen Ülkemizde nitelikli ve donanımlı insana ihtiyaç vardır. Bu nitelik ve donanıma; okuyan, araştıran, sorgulayan, gelişime ve değişime açık olan, çağın ruhunu doğru okuyan çocuklarımız ve gençlerimiz sahip olacaktır.
Uluslararası alanda Ülkemizin daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi hiç kuşkusuz iyi yetişmiş insan gücüne bağlıdır. Bu da çocuklarımızın nitelikli bir eğitim almasıyla mümkündür. Geleceğin mimarı öğretmenlerimize bu hususta çok iş düşmektedir. Öğretmenlerimizin bu meşakkatli ve kutsal görevlerini özveriyle icra edeceklerine yürekten inanıyorum.
Evlatlarımız için hedeflenen başarılara ancak öğretmen öğrenci ve veli işbirliğiyle ulaşabiliriz. Güçlü Türkiye’mizin teminatı olan çocuklarımızın eğitimine hep birlikte katkı sunmalıyız. Bu düşüncelerle 2021-2022 Eğitim ve Öğretim Yılının İlimize, Ülkemize ve eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle, öğrenci ve öğretmenlerimize başarılar diliyorum.
-

SARI, AMASYASPOR CAMİASI İLE TANIŞMA YEMEĞİNDE BULUŞTU
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü yöneticileri, teknik heyet ve futbolcuları ile tanışma ve kaynaşma toplantısında bir araya geldi.
Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasyaspor 1968 FK Başkanı Seyfettin Öztürk, Yönetim Kurulu Üyeleri, Teknik heyet ve Futbolcular ile tesis binasında tanışma ve kaynaşma yemeğinde bir araya geldi. Toplantıda Başkan Sarı’ya Belediye Başkan Yardımcısı Celil İnce ve Hukuk Danışmanı Umut Yolcu eşlik etti.
‘HEDEFİMİZ 3. LİGE ÇIKMAKTIR’
Geçen yıl başarılı bir sezon geçirdiklerini ve bu yıl özlenen 3. Lige birlik, beraberlik içerisinde çıkacaklarını belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;
“Geçen sene takımda bulunan arkadaşlarımız genel manada başta konuştuğumuz disiplin kurallarına uyarak, yani saygı, sevgi ve muhabbet ortamı içerisinde hareket ederek, başarıyı elde edebileceklerine yürekten inanıyorum. Bu anlamda ben geçen yıl başarılı olduğumuz düşüncesindeyim. En azından birlik ve beraberlik içerisinde samimi bir ortamda sezonu tamamladık. Tabi ki de kupayı alıp şampiyon olsaydık, daha iyi olacaktı. Ama nasip ve kısmete inanan insanlarız. Geçen sene profesyonel arkadaşlarımızın gördüğü eksiklikler ve edindiğimiz tecrübe ile inşallah bu yıl özlemini duyduğumuz başarıya ulaşacağımızı düşünüyorum. Hocamızda geçen yıl bu konuda tecrübe edinerek, halkımızın neye özlem duyduğunu ve neyi istediğini analiz etmiş oldu. Önemli olan birlik, beraberlik içerisinde doğru ilerlemektir. Menzil bellidir. Hedefimiz 3. Lige çıkmaktır” dedi.‘BİZİM SÖZ AĞZIMIZDAN ÇIKMIŞSA, BİZ ONU NAMUSUMUZ KABUL EDERİZ’
Başarının gelmesi için teknik ekip ve futbolcuların sürecin nasıl ilerleyeceğini bildiklerini söyleyen Başkan Sarı konuşmasının devamında;
“Bizim size yapacağımız tek şey var. Gönülden desteklemek, size verilen taahhütleri ve vaatleri yerine getirmektir. Arkadaşlarımız sizlere neyi vaat ettilerse, kimsenin verilen sözlerden yana şüphesi kalmasın. Biz verilen sözü ne asparagas ne de o gün öyle idi bugün böyle deriz. Bizim söz ağzımızdan çıkmışsa, onu biz namusumuz kabul ederiz. Özelikle futbolcu arkadaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; Ekonomik yönden aklınızdan hiçbir şey geçmesin. Acaba sorusu geçen arkadaşımız bizden ayrılsın. Yada bizi iyi tahlil etsin. Biz bir söz vermişsek, onun uygulanması noktasında bir tereddüt yaşanmayacağını buradan belirtmek isterim. Ben bu süreçte sizlerin elinizden geleni yapacağına gönülden inanıyor, sizlere başarılı ve sonu mutlu bitecek bir sezon diliyorum” diye konuştu.Tanışma ve kaynaşma yemeği konuşmalar sonrası çekilen hatıra fotoğrafının ardından son buldu.
-

SARI: ‘TÜRKİYE’MİZİ GELECEĞE GÜVENLE TAŞIMANIN YOLU, İYİ BİR EĞİTİMDEN GEÇER
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.
Başkan Sarı mesajında; “Şüphesiz, Türkiye’mizi geleceğe güvenle taşımanın ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmanın yegâne yolu, iyi bir eğitimden geçer. Bu nedenle, aydınlık yarınlarımızın geleceği olan çocuklarımızın dimağlarını sevgi ve saygıyla süsleyecek, gönüllerini bilgi ve erdemle yeşertecek öğretmenlerimizin sorumluluğu, gün geçtikçe daha da artmaktadır. Önemle belirtmeliyim ki; eğitim kurumlarımızın, daha kaliteli ve daha dinamik bir eğitim sürecini takip etmeleri artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Çünkü biliyoruz ki eğitim kurumlarımız, sorumluluk sahibi gençler yetiştirdikçe; toplumumuzda birbirini seven, farklılıklara saygı duyan, paylaşımcı ve yaratıcı bireyler de artacaktır” dedi.
‘TÜRK MİLLETİNİN BÜTÜN FERTLERİ KADERDE, KIVANÇTA VE TASADA ORTAKTIR’
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın uzun bir aradan sonra okullarına kavuşmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı mesajının devamında;
“Büyük Atatürk’ün, Milli eğitimin amacı, Türk milletinin bütün fertleri kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde milli şuur etrafında toplamak; milli, insani, ahlaki değerleri geliştirmek; milletimizi hür ve demokratik düşüncenin hâkim olduğu bir toplum haline getirmektir.” ifadesi hepimizin ortak paydası olmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ülkemize hayırlı olması temennisiyle, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz başta olmak üzere tüm eğitim camiasına başarılı, huzurlu ve pandemi den uzak sağlıklı bir yıl diliyorum” diye konuştu. -

OSB’lerimizdeki Genişleme Çalışmalarının Tamamlanması Amasya Ekonomisi ve İstihdamına Katkılar Sağlayacaktır
Vali Mustafa Masatlı Amasya Karma Organize Sanayi Bölgesi Genişleme Çalışmaları Yer Seçimi Komisyonu Toplantısına Başkanlık etti. Toplantıda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TCDD 4. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü, TEİAŞ 10. Bölge Müdürlüğü, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, TEDAŞ Samsun 21. Bölge Müdürlüğü, BOTAŞ Çarşamba Şube Müdürlüğü, Amasya Belediye Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, İl Sağlık Müdürlüğü, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, Meteoroloji Müdürlüğü ve OKA’dan yetkililer yer aldı.
Toplantıda konuşan Vali Mustafa Masatlı şunları kaydetti: “Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren sanayinin İlimiz ve Ülkemiz için taşıdığı stratejik öneme istinaden mevcut OSB’lerimizi genişletmek için çalışmalara başladık. Ayrıca Taşova ilçemize salgın sürecinin olumsuz etkilerine rağmen rekor sayılabilecek bir sürede yeni bir OSB kurduk.
Dün açıklanan verilere göre Türkiye ekonomisi 2021 yılı ikinci çeyreğinde %21.7 oranında büyümüştür. Bugün açıklanan verilerde ise ihracat rakamlarımız Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak yıllık bazda 207 milyar doları geçmiştir. Ülkemiz bu rakamlara ağırlıklı olarak sanayi sektörünün katkısı ve aksamayan üretimiyle gelmiştir. Bu durum OSB’lerin stratejik önemini göstermektedir.
Amasya’nın sanayi potansiyeli mevcut halinden daha fazladır. Bu potansiyeli de ancak OSB’lerimizi büyüterek kullanabiliriz. Amasya, OSB genişleme çalışmalarının sona ermesiyle mevcut 92 hektarlık alana 57 hektarlık bir alanı da eklemiş olacağız. Bunun sonucunda hem üretim ve ihracatımız, hem de istihdam sayılarımız artış gösterecektir. Tüm bu çalışmaları Sayın Cumhurbaşkanımızın Ülkemize çizdiği 2023 vizyonunda Amasya için öngörülen hedeflere ulaşabilmek ve İlimizi kalkındırmak için yapmaktayız.
Bu vesileyle genişleme çalışmalarımızda bizlere her konuda destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve ilgili, kurumlarımıza teşekkür ediyorum.” Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmasının ardından katılımcı kurum temsilcileri OSB’lerin genişleme sürecinde yapılması gereken çalışmalara ilişkin bilgiler aktardılar.
-

YEŞİL YENİCE SOSYAL TESİSLERİ ÇALIŞMALARI HIZLANDI
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Uzun bir süredir evlerinde kalan Amasyalıların yaz aylarını en güzel şekilde geçirmeleri için çalışmalarımıza hız verdik” dedi.Salgın sürecinde yasaklara uyarak evlerinde kalan vatandaşlarımızın bahar ve yaz aylarında açık havada güvenilir bir şekilde vakit geçirecekleri Yeşil Yenice Sosyal Tesisleri Projesi, tüm hızıyla devam ediyor. Mesire alanları, bungalov evler, yürüyüş yolları, piknik masaları, barbeküler, restoran ve sosyal donatı alanları bulunan projenin, çalışmaları titizlikle yakından takip eden Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, vatandaşların istekleri doğrultusunda vatandaş odaklı hizmet sürdürdüklerini söyleyerek, “Amacımız, Amasya’daki mesire alanlarının sayısını artırarak hemşerilerimizin sosyal hayatlarını renklendirmektir. Uzun bir süredir evlerinde kalan Amasyalıların yaz aylarını en güzel şekilde geçirmeleri için çalışmalarımıza hız verdik. Hemşerilerimize verdiğimiz huzuru daim, kaliteyi eşsiz kılmak için mesai kavramı olmaksızın projelerimize devam ediyoruz. Bizde memleketimize duyduğumuz bu sevgi olduğu müddetçe Amasya’mız için gece- gündüz çalışacağız” diye konuştu.AMASYA’YI “MUTLU ŞEHİR” YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’Amasya’ya ve Amasyalı’ya hizmet etmekten büyük bir gurur duyduğunu belirten Başkan Sarı, açıklamasının devamında; “İki yıl önce bana verdiğiniz görev ve sorumluluğu yerine getirmek için gece-gündüz çalışmaya devam edeceğim. Hemşerilerimizin huzurlu, mutlu bir şekilde yaşamaları için belediye olarak bütün imkânlarımızı kullanıyorum. Söz verdiğim şekilde projelerimizi hayata geçirdiğimizde Amasya’mızı “Mutlu Şehir” haline getirmeye bir adım daha yaklaşacağımızı düşünüyorum. Ben sizlerin destek ve dualarınızla yola çıktım. Sizlerin destek ve dualarıyla yoluma devam edeceğim. Artık en kötünün geride kaldığına inanıyorum. Allah sağlık, ömür verirse önümüzdeki üç yılda daha azimli, daha kararlı bir şekilde çalışacağım. Yaptıklarımı yapacaklarımın teminatı olarak görmenizi temenni ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.
-

Amasya Akdosd Ağrı Dağı Zirvesinde
Akdosd sporcuları Antrenör Hürrem Öksüz, Mehmet Işın, Emre Sodalı ve Oğuzhan Yılmaz Türkiye’nin çatısı Ağrı Dağı zirvesine 4 günlük bir tırmanış gerçekleştirdi. 18 Ağustos Çarşamba sabahı saat 9 sularında 5.137 metre yüksekliğindeki zirveye ulaşan ekibe Şehrimize dönüşlerinde Dernek üyeleri karşılama hazırladılar. Programda konuşan Akdosd Başkanı Zeki Sağır “Derneğimizi Türkiyenin çatısı olan Ağrı Dağı zirvesine taşıyan başta Dağcılık antrenörümüz Hürrem Öksüz olmak üzere tırmanışa katılan tüm sporcularımızı göstermiş oldukları başarıdan dolayı tebrik eder, başarılarının devamını dilerim” dedi. Ekip üyelerinden Mehmet Işın “İlk olarak bize bu deneyimi yaşatan Hürrem Öksüz hocama teşekkür ediyorum. Benim için zorlu ve güzel bir deneyim oldu. Zirvede olmak tarif edilemez bir duygu herkese tavsiye ederim. Ekip ruhu ve birlikte hareket ederek zirveyi eksiksiz tamamladığımız diğer ekip arkadaşlarıma da teşekkür ederim.” derken, son olarak söz olan Akdosd Dağcılık Eğitmeni ve ekip lideri Hürrem Öksüz “Amasya’mızdan grup halinde bir ilki gerçekleştirdik. Dört kişi ile başlamış olduğumuz tırmanış faaliyetimizi eksiksiz olarak tamamladık. Sporcularımızı azimlerinden dolayı kutluyorum.Akdosd desteklerinizle yeni zirvelere Amasya imzasını atmaya devam edecek.” dedi.
-

AŞURE GÜNÜ ÖZEL PROGRAMI
Belediyenin ‘Aşure Günü’ etkinliği yoğun katılım ile yapıldıAmasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Türk ve Müslüman kimliklerinin altında farklı görüş, inanış, düşüncelerde olabiliriz. Bu durumu zenginlik olarak görmeli ve birbirimize sevgiyle, saygıyla sarılmalıyız” dedi.Amasya Belediyesi ile Cem Vakfı Amasya Şubesinin ortaklaşa düzenlendiği ‘Aşure Günü’ özel programı Serçoban Evliyası Mesire Alanı’nda geniş bir katılım ile yapıldı. Programa Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Vali Yardımcıları Bekir Sıtkı Dağ ve Turgay İlhan, İlçe Kaymakamları, Belediye Meclis Üyeleri, Cem Vakfı Amasya Şube Başkanı Haydar Kılıç, Siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.‘GEÇMİŞTE BİRÇOK İLK MUHARREM AYINDA OLMUŞTUR’İnancın ve kültürün önemli bir yeri olan bu ayın manevi bereketinden istifade etmek için Serçoban Evliyası mesire alanında bir araya geldiklerini söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;“Gönüllerin Sultanı Serçoban Hazretleri, Amasya’mıza değer katan manevî önderlerimizden. Anadolu’ya Türk ve İslam mayası çalan gönül erlerinden biri olan Serçoban Hazretleri’ni de bugün vesilesiyle bir kez daha dualarla anacağız. Böylece Muharrem ayının rahmet ve bereketinden istifade etmek için Allah’a niyaz edeceğiz. Geçmişte bir çok ilk Muharrem ayında olmuştur. Sevgili Peygamberimiz Mekke’deki zalimlerinden zulmünden kurtulmak için bu ayda Medine’ye göç etmiştir. Bu sebeple Muharrem ayının ilk günü Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir. İnancımıza göre Hz. Adem’in tövbesi bu ayda kabul olmuştur. Hz. Nuh’un gemisi bu ayda büyük tufandan kurtulmuştur. Hz. Musa, kavmiyle birlikte bu ayda Kızıldeniz’i geçmiştir. Ayrıca Hz. İsa da Muharrem ayında göklere çekilmiştir. Bu arada Muharrem ayı bizim için hüzün ayıdır. Çünkü Sevgili Peygamberimizin “Gözümün nuru, gözümün bebeği” diye sevdiği torunu Hz. Hüseyin efendimiz ve ailesine mensup 72 masum 1341 yıl önce katledilmiştir. Miladi takvimle 10 Ekim 680 tarihinde Fırat Nehri kıyısında bulunan Kerbela’da gerçekleştirilen katliam ile Müslümanların yüreğinde derin bir yara açılmıştır. Yüreğimizi yakan bu faciayı her zaman büyük bir hüzün ve ibretle yâd ediyoruz. İslam’ın kılıcı Hz. Ali efendimizin mahdumu Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt’e karşı askerlerini vahşice saldırtan Yezit’in amacı iktidarı elinde tutmaktı. Peygamberimizden sonra kabilecilik anlayışını yeniden hortlatan Muaviye soyundan gelenlerin iktidarda kalmak için işlemeyecekleri günah yoktu. Kan dökmek, katliam yapmak da buna dâhildi. Haysiyet ve şahsiyet abidesi Hz. Hüseyin’i de bunun için yok etmek istediler. Muaviye evladı Yezid, Ehl-i Beyt soyunu iktidarına tehdit olarak gördüğü için en küçük bir vicdan muhasebesi yapmadan ordusunu Hz. Hüseyin’in üstüne gönderdi ve Fırat Nehri kıyısında günlerce susuzluğa mahkûm etti. 1341 yıl önce meydana gelen elim hadisede Hz. Hüseyin bütün Müslümanlara örnek olacak şahsiyetli bir duruş sergiledi. Zalimin zulmüne boyun eğmeyerek Hakk’ın üstünlüğünü haykırdı. Gürzleriyle, kılıçlarıyla saldıran vahşiler karşısında sergilediği şahsiyetli duruşla vicdanı, merhameti üstün tuttuğunu gösterdi. Ne mutlu onun değerlerine sahip çıkan ve onun gibi ihlasla ve samimiyetle amel eden canlara. 1341 yıl önce Kerbela’da işlenen vahşet Müslümanları birbirine düşürmüştür. Müslümanların yüreğinde derin yara açan üzüntü verici bu olayın izleri günümüze kadar silinmemiştir. 14 yüzyıl önce meydana gelen bu üzücü olayın ardından başlayan tartışmalar Müslümanların güç ve enerjilerini birbirlerine karşı tüketmelerine sebep olmuştur. Her zaman ve zeminde lanetle andığımız ve anacağımız katliamın birinci sebebi biraz önce de ifade ettiğim gibi iktidarı elinde tutma hırsıdır. Bir diğer sebebi ise Sevgili Peygamberimizin ebedî âleme göç ettikten 48 yıl sonra hortlayan Arap kabileciliğidir. Aşiretçiliğe benzeyen kabilecilik fanatizmi İslam’ın mesajıyla ve yönetim anlayışıyla bağdaşmayacak bir şekilde hanedanlık geleneğini başlatmış ve Müslümanlık da bu durumdan büyük zarar görmüştür. Hz. Hüseyin, zalimler karşısında dik durarak bizlere Hakk’ı, Hukuku, Adaleti üstün tutmayı miras bırakmıştır. Tek başımıza kalsak da daima doğruların yanında olmayı, çıkarlarımız için haksızlığa boyun eğmemeyi miras bırakmıştır. Maalesef Müslümanlar Hz. Hüseyin Efendimizin Hakk’ı üstün tutan tavrından uzak yaşamaktadırlar. Müslümanlar hiçbir zaman onaylamadığımız katliam sonrasında Sünni-Şii ya da Sünni-Alevi diye ayrışmışlardır. Bu ayrışma sebebiyle geçmişte çok sayıda savaş ve çatışma yaşanmıştır. Günümüzde de aynı ayrışma bahane edilerek Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Pakistan’da, Afganistan’da kan dökülmektedir. Oysa Yüce Allah, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” diyerek bizlere birlik olmayı tavsiye etmektedir. Aynı şekilde “Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir” buyurarak kan dökmemeyi emretmektedir. Bizlerin birlik ve kardeşlik içinde olmamız gerekiyor. İnsanları renklerine, dillerine, inançlarına, mezheplerine göre ayırmayı onaylamıyorum. Ayrımcılık yapmayı kalleşlik kabul ediyorum” dedi. ‘BİZ MİLLET OLARAK, AMASYALILAR OLARAK HZ. HÜSEYİN’DEN VE EHL-İ BEYT’TEN YANAYIZ’Geçmişte yaşanan üzüntü verici olaylardan herkesin ibret alması ve geleceğini ona göre şekillendirmesi gerektiğini belirten Başkan Sarı konuşmasının devamında;“Hepimizin üst kimliği Türk-Müslüman. Ben bunu bilir ve bunu savunurum. Türk ve Müslüman kimliklerinin altında farklı görüş, inanış, düşüncelerde olabiliriz. Bu durumu zenginlik olarak görmeli ve birbirimize sevgiyle, saygıyla sarılmalıyız. 1341 yıl önce Kerbela’da kan döken vahşilerin isimlerin unutuldu, soyları kurudu. Buna karşılık zulme maruz kalan Hz. Hüseyin Efendimiz ve Ehl-i Beyt’ine duyulan muhabbet katlanarak arttı. Çünkü onlar savunmasız masumlar, mazlumlardı. Biz millet olarak tarihimiz boyunca masumlardan, mazlumlardan yana olduk. Hiçbir zaman kötülüğü savunmadık, insanlığın barış ve huzuruna düşman olan kötülerle birlikte olmadık. Bundan sonra da masumlardan, mazlumlardan yana olmaya devam edeceğiz. Türkler arasında Yezit, Muaviye, Mervan ismi yoktur. Yezit’e şahitlik eden, günahına ortak olma densizliğini işleyen tek bir Türk yoktur. Ama her ailede Ali, Hasan, Hüseyin, Fatma, Zehra, Zeynep vardır. Biz millet olarak, Amasyalılar olarak Hz. Hüseyin’den ve Ehl-i Beyt’ten yanayız. Bu ay ve bu gün safımızı bir kez daha göstermemize ve muhabbetimizi ifade etmemize vesile olmuştur. Bu sebeple memnunum, mutluyum. Gönüllerimiz arasında köprü kurulmasına vesile olan Muharrem ayının ve ikram ettiğimiz aşurenin aramızdaki sevgi bağlarını güçlendirmesini diliyorum. Sevgili Peygamberimiz “Birlikten kuvvet, ayrılıktan felaket doğar” buyurmuşlardır. Biz de barış içinde yaşamaya devam etmek için birliğimizi korumalı, birbirimizle dayanışmalıyız. Büyük sıkıntılarla karşılaştığımız bugünlerde birliğimizi, kardeşliğimize daha çok değer vermeliyiz. Türk milleti olarak her zaman uyanık olmalıyız. Maruz kaldığımız sıkıntılardan dersler çıkarmalı ve gelecekte tekrar etmemesi için tedbirler almalıyız. Geleceğimizi aklın, ahlakın, adaletin ve bilimin ışığında birlikte planlamalıyız. Ülkemizden başlamak üzere yakın çevremizi barış denizi haline getirmek için daha fazla gayret etmeliyiz. Böyle yaptığımız takdirde güneşimiz daha parlak, istikbalimiz daha aydınlık olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aşure gününüzü tebrik ediyorum. Manevi huzurunda bulunduğumuz Serçoban Hazretleri başta olmak üzere birliğimize, dirliğimize hizmet eden gönül erlerini rahmetle yâd ediyorum. Programın düzenlenmesinde katkı ve desteklerini esirgemeyen Cem Vakfı’nın kıymetli yöneticilerine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.Başkan Sarı’nın konuşmasının semah gösterisi sergilendi. Ardından dualar edilerek, lokma ve aşure ikramında bulunuldu. Daha sonra Protokol Üyeleri tarafından programa emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı.
-

PCR TESTİ ZORUNLULUĞU 6 EYLÜL’DEN İTİBAREN BAŞLIYOR !
-İçişleri Bakanlığı 81 il Valiliğine “Bazı Faaliyetler İçin PCR Testi Zorunluluğu” konulu genelge gönderdi. Genelgede; konser, sinema ve tiyatro gibi etkinliklerle birlikte uçak, otobüs ve toplu taşıma yolculuklarında 6 Eylül’den itibaren 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi zorunluluğu getirildi.
-Genelgede, koronavirüs (Covid-19) salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riskin asgari seviyeye düşürülmesi için salgınla mücadele sürecinin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra salgınla mücadeleden güçlü unsurun gönüllülük esasına göre yürütülen aşılama faaliyeti olduğu belirtildi.
-BİRİNCİ DOZ AŞILAMADA %73 ORANINA ULAŞILDI
Genelgede ülkemizde aşılama çalışmalarında büyük mesafe alındığı, birinci doz aşılamada % 73, ikinci doz aşılamada ise % 55,5 düzeyine ulaşıldığına, aşılama süreçlerini tamamlamış kişilerde salgın kaynaklı vaka, hasta ve vefat sayılarının oldukça düşük seviyelerde olduğuna vurgu yapıldı.
-TOPLU FAALİYETLERDE PCR TESTİ ZORUNLULUĞU
6 Eylül 2021 Pazartesi gününden itibaren aşı olmayan kişilerin; konser, sinema ve tiyatro gibi vatandaşların toplu olarak bulunduğu faaliyetlere katılımında negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu getirilecek. Bu çerçevede işletmeciler/organizatörler tarafından etkinliklere girişte HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak. Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise etkinliğe katılmasına müsaade edilmeyecek.
-YOLCULUKLARDA AŞISIZLAR İÇİN TEST ZORUNLULUĞU
Aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunacak. Bu çerçevede 6 Eylül 2021 Pazartesi gününden itibaren seyahat firmalarınca araca kabul aşamasında HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak. Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise bu kişilerin seyahatine müsaade edilmeyecek.
-HES KODU ÜZERİNDE PCR KONTROLÜ YAPILACAK
Valilikler/kaymakamlıklarca illerinde/ilçelerinde kişilerin toplu olarak bulunduğu diğer etkinlikler veya faaliyetlerden faydalanacak hastalığı geçirmemiş veya aşısız kişiler için İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararlarıyla HES kodu üzerinden PCR test kontrolü zorunluluğu getirilebilecek. -

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLE BİR ADIM ÖNDE OL!
Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Koordinatörü Doç. Dr. Zekeriya Işık, “Tercih Döneminde” Hitit Üniversitesi, Meslek Yüksekokulları hakkında bilgilendirme yapmak üzere gazetemize mülakat verdi.
Doç. Dr. Işık, tercih yapacak adaylar ve aileleri için eğitim almak istedikleri üniversite kadar şehrin de önemli olduğunu kaydetti. Bu bağlamda Hitit Üniversitesi’ni tercih edecek öğrencileri tarihi ve kültürel dokusu zengin, menşei binlerce yıl öncesine dayanan kent kültürü gelişmiş, güvenli bir şehir olarak Çorum’un beklediğini kaydeden Doç. Dr. Işık, Hattuşa’dan, Alacahöyük, Şapinuva’ya kadar dünya kültür mirası içerisinde önemli yere sahip değerlere ev sahipliği yapan Çorum’un Roma, Selçuklu, Osmanlı döneminden kalma eserlerle tam bir tarih ve kültür şehri olduğunu bu anlamda gençlerimize buraları görmek adına önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.Çorum’un yaylaları, kamp ve piknik alanları, İncesu Kanyonu gibi doğaya ilgi duyan gençlerimize de önemli imkanlar sunduğunu kaydeden Doç. Dr. Işık, şehrin aynı zamanda bölgesinde Makine ve imalat sanayi başta olmak üzere, altın, kiremit, gıda sanayinde öncü sanayi şehirlerinden birisi olduğunu kaydetti.Doç. Dr. Işık, güçlü sosyo-ekonomik yapısıyla Çorum’un öğrenci dostu bir şehir olduğunu, ulaşımın kolay, barınma imkânları bakımından da hiçbir sıkıntının yaşanmadığı iller arasında bulunduğunu belirtti. KYK yurt kontenjanlarının üniversite öğrencilerinin taleplerini karşıladığını, özel apart, yurt ya da ev ortamı imkânlarının da isteyen öğrenciler için yeterli olduğunu belirtti.
Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulları kampüsleri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Işık, şunları kaydetti:
- “Çorum’da şehrin en gözde alanlarından birinde kurulmuş olan merkez meslek yüksekokulları kampüsümüz, mazisi 1976 yılına kadar uzanan köklü aynı zamanda yeşil, çevre dostu, ulaşım sorunu bulunmayan, sosyal ve kültürel bakımlardan son derece donanımlı bir kampüstür. Kampüsümüzde derslik ve uygulama laboratuvarları dışında sesli-sessiz çalışma salonları, kafeterya, öğrencilerimizin bütünüyle ihtiyaçlarını karşılayan modern yemekhane, Hitit Üniversitesi Uyulama Oteli ve yine yakında yayın hayatına başlayacak olan Medya İletişim Programı Uygulama Radyosu Hitit FM (100.5) bulunmaktadır. Bu kampüsümüz, Sosyal, Teknik Bilimler ve Sağlık Hizmetleri Meslek yüksekokullarımıza hizmet vermektedir.
Sungurlu, Alaca, Osmancık ilçelerimizdeki meslek yüksekokullarımız da son derece donanımlı ve konforlu kampüslere sahiptir. İskilip Meslek Yüksekokulu’nda ise kampüsleşme çalışmalarımız devam etmektedir.
Kampüslerimizde, öğrencilerimize çok uygun bir ücretle öğle yemeği imkânı sunulmakta, maddi durumu olmayan öğrencilerimize yemek bursu verilmekte, maddi imkânları çok daha zayıf öğrencilerimize ise talepleri halinde kısmi zamanlı çalışma olanağı verilmek suretiyle ekonomik katkı sunulmaktadır.”
Meslek Yüksekokullarının esasında işletmelerin aradığı ara eleman yetiştiren eğitim kurumları olduğunu belirten Doç. Dr. Işık, Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında bütün eğitim-öğretim süreçlerinin bu anlayışla yürütüldüğünü kaydetti. Işık: “Öznemiz mesleki eğitimdir. Bu bağlamda Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliğine dayalı bir eğitim ve öğretim yapmaya çalışıyoruz. İşletmelerin bilgi ve tecrübelerinin kampüse öğrenci ve hocalarımıza aktarılması, öğrencilerimizin de işletmelere götürülmek suretiyle yerinde mesleki, teknik uygulamaları incelemeleri, müşahede etmeleri bizim için çok önemli. Ayrıca başta Hitit Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi olmak üzere Milli Eğitim Müdürlüğüyle işbirliği içerisinde Halk Eğitim merkezlerinde açtığımız sertifika programlarıyla öğrencilerimizin donanımlarını ve diplomalarını güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda yeniden yüz yüze eğitimin başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bütün bunlarla birlikte yeni nesil mesleki eğitim konsepti diyebileceğimiz bir uygulamaya geçmek üzeriyiz. 3+1 İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması denilen bu konsepte göre öğrencilerimize üç dönem kampüste teorik ve uygulama dersleri verdikten sonra onları bir dönem de işletmelerde bir fiil uygulama eğitimine tabi tutmak suretiyle mesleki tecrübe kazandıracağız. Bu sayede öğrencilerimiz hem meslekleriyle ilgili sektörü tanıma, mesleki uygulama becerilerini geliştirme, iş disiplini kazanma hem de sektörle irtibat kurmak suretiyle iş bulma fırsatı yakalayacaklardır. Bu sistem aradığımız, özlemini duyduğumuz mesleki eğitimde kalifiye eleman ihtiyacımızın karşılanması bağlamında ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Biz bu eğitim konseptine geçmek için 2018’den bu yana bütün paydaşlarımızla birlikte gerekli alt yapı çalışmalarımızı tamamladık. Bilindiği üzere bu hususta YÖK tarafından hazırlanan “Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği” yayınlandı, şimdi yine YÖK tarafından yönetmeliğin kapsamına giren programların belirlenerek ilan edilmesini bekliyoruz”
- Doç. Dr. Işık, Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında bulunan programlar hakkında da bilgiler verdi:
“Üniversitemizde gerek Lisans gerekse ön lisans programlarında günümüzün ihtiyaçlarını gözeten, istihdamı önceleyen bir yaklaşımla yeni bölümler açıyoruz. Bunlar yanında “Dikey Geçiş” imkânlarını da önemli görüyoruz.
- Üniversitemiz, rektörümüz Sayın Prof. Dr. Ali Osman Öztürk’ün göreve gelmesi ardından yoğun çalışmalar sonucu üniversitemiz “ YÖK Tarafından Yürütülen Yükseköğretim Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi” kapsamında “Makine ve İmalat Teknolojilerinde” ihtisaslaşmak üzere seçilen tek üniversite oldu. Bu vizyonla hareket ederek meslek yüksekokullarımızı da farklı alanlarda ihtisaslaştırılmaya çalışılıyoruz.
- Mezun olduktan sonra istihdam olanakları çok iyi olan çok sayıda güncel programımız var. Bunların hepsini ele almamız mümkün değil ancak bazılarını burada zikretmek isterim. Sosyal Bilimler MYO’da Adalet, Medya ve İletişim, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Sosyal Güvenlik, Sosyal Hizmetler, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Yerel Yönetimler gibi çok sayıda önemli programımız var.
Teknik Bilimler MYO’da, Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği, Otomotiv Teknolojisi, Laboratuvar Teknolojisi, Moda Tasarımı, Mimari Dekoratif Sanatlar, Mekatronik gibi daha çok sayıda güçlü programımız var.
Sağlık Hizmetleri MYO aslında yeni açılan bir okulumuz ve sahaya Çocuk Koruma ve Bakım Hizmetleri, Eczane Hizmetleri, Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon, İş ve Uğraşı Terapisi, Odyometri gibi istihdam oranları son derece yüksek programlarla girdiğimizi belirtmek isterim. Alaca Avni Çelik MYO’da Aşçılık, Laborant ve Veteriner Sağlık, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri gibi; İskilip MYO’da Grafik Tasarımı, İç Mekân Tasarımı, Mimari Restorasyon gibi; Osmancık Ömer Derindere MYO’da Lojistik, Elektronik Teknolojisi, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik gibi ; Sungurlu MYO’da Çocuk Gelişimi, Fizyoterapi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sosyal Hizmetler, Tıbbi Tanıtım ve Pazarlama gibi daha burada zikredemediğim çok sayıda programımızı öğrencilerimiz gönül rahatlığı ile tercih edebilirler.”
Doç. Dr. Işık, öğrencilere yönelik düzenlene sosyal ve kültürel plan ve programlar hakkında da şunları söyledi: “Gençlerimizin eğitim-öğretim süreçleri boyunca alanları yanında sosyal, zihinsel ve bedensel gelişimlerini önemsiyoruz. Onların sağlıklı, güçlü, özgüvenli bireyler olarak yetişmelerine katkı sunacak plan ve programlar geliştirmeyi üniversite olarak bir görev addediyoruz. Bu bağlamda sağlık, sanat, spor, tarih, edebiyat, çevre vb. hemen her alanda ilgilerine göre öğrencilerimizin bir araya gelerek Öğrenci Kulüpleri kurmalarını ve faaliyetlerde bulunmalarını maddi ve manevi olarak sürekli teşvik ediyoruz. Öğrencilerimizin ülke ve dünya gündemini yakından takip etmelerini, gündelik hayatta yaşanan sosyal problemlere karşı duyarlı, bilinçli faaliyetler içerisinde olmalarını önemsiyor, sağlıktan, çevreye kadar hazırlanan sosyal sorumluluk projelerini destekliyoruz. Milli, manevi, insani değerlerin öğrenilmesi, yaygınlaştırılması noktasında faaliyetlerde bulunmayı başka bir deyişle değerler eğitimini bir misyon olarak benimsiyoruz. Öğrenci kongreleri, tarihi ve kültürel geziler, birimler arası spor müsabakaları, hoş geldiniz şenlikleri, mezuniyet törenleri ile gençlerimizin kişisel gelişimlerine çok yönlü olarak katkı sunmaya, yaşamlarının her bir dönüm noktasına hayatları boyunca çok güzel bir şekilde anımsayacakları anılarla dokunmaya çalışıyoruz.”
Son olarak Doç. Dr. Işık, Değerli Öğrencilerimiz: “Tarihi ve kültürel dokusu zengin, gelişmiş, güvenli, kent kültürü olan bir şehirde; yeni nesil eğitim ve öğretim vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren bir üniversitede geleceğe hazırlanmak için gönül rahatlığıyla Hitit Üniversitesi fakülte ve Meslek Yüksekokullarında bulunan bölümleri tercih edebilirsiniz” dedi.