Yapımı tamamlanan Sazderesi Göleti çiftçimize can suyu sağlayacak.
Amasya İl Özel İdaresi’nin yürüttüğü projelerden olan ilimiz Göynücek İlçesi Sazderesi Sulama Göleti projesi büyük bir titizlikle sürdürülen çalışmalar neticesinde hizmete açıldı.
Amasya İl Özel idaresi, köylerimizde çiftçilerimizin sulama suyu sorunlarını çözüme kavuşturarak sulak arazi sayısının gün geçtikçe artmasını hedefliyor.
Bu kapsamda Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen, ilimiz Göynücek İlçesi Sazderesi Sulama Göleti projesi büyük bir titizlikle sürdürülen çalışmalar neticesinde hizmete açıldı.
Amasya İl Özel İdaresi tarafından 17.08.2018 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanan Göynücek Sazderesi Sulama Göleti Projesi sayesinde 2.500 dönüm arazinin sulanması amaçlanıyor. Çiftçimizin refahı ve bölgenin ekonomisine katkı sağlaması adına başlanan Sulama Göleti’nin, depolama hacmi 309.000 metreküp olup, gölet yüksekliği 27 metre gövde uzunluğu ise 121,06 metre. Mebrana çekirdekli toprak dolgu gövde tipine sahip olan gölet inşaatında mebran yerleştirilmiş ve dolu savak inşaatı bitirildi. Cazibeli sulama sistemine sahip sulama gölet projesinin tamamlanması neticesinde Göynücek ilçesinin tarımsal alanların suya kavuşması ile birlikte çiftçilerimizin ürünlerindeki kalitesi artırılarak tarımda verimliliğin istikrarlı bir şekilde artması düşünülmekte.
Etiket: ürün
-

ÇİFTÇİLERİMİZE CAN SUYU
-

ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ
AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.
Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
-

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ORGANİK PAZAR
Taşova’da haftada bir gün kurulan ve Tamamen organik ve ev yapımı ürünlerin bulunduğu pazar yerinde ürünler müşterilerin beğenisine sunuluyor. Taşova’nın Alpaslan köyünde yaşayan organik ürün üreticisi Hacer Özgür, satışa sunulan tüm ürünlerin organik olduğunu ifade etti. Özgür, “Satışlardan memnunuz, kışın pek satış yoktu ama şimdi biraz biraz açıldı. Ürünlerimiz tamamen organik. Kuşburnunu eylül-ekim ayı gibi yapıyoruz. Tamamen kendi el yapım ürünlerimiz. Tevek yaprağını da mayıs-haziran aylarında burada her ürünlerin hasat zamanı ayrı oluyor. Organik olduğu için. Şimdi de fasulye, meyveler, kiraz, yaprak onlar çıktı. Satışlarımız Allah’a şükür iyi” dedi.
“Herkesi organik pazarımıza bekliyoruz”
Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk yaptığı açıklamada, “Şu an Taşova’nın ‘Yöresel Ürünler Pazarı’ veya diğer bir ifadeyle ‘Köylü Pazarı’nda bulunuyoruz. Köylü pazarı tabiri aslında yeni bir tabir değil. Tabi her dönem her ortamda köylülerimizin kendi yetiştirdikleri ürünleri sattığı pazar olarak ifade edilir. Bura aynı zamanda hem köylü pazarı hem de köyde vatandaşların doğal kendi organik ürünlerini yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yer olması sebebiyle hem organik pazar hem de köylü pazarı olarak iade edilebilir. Şu an içinde bulunduğumuz caddede tamamen köylerde yaşayan köylerde kendi bahçesinde üretimini yapan hemşerilerimizin kendi ürünlerini ürettikleri ve pazarladıkları yerdeyiz. Tabi şunu bilmek gerekir: Ciddi manada bir organik ürün sorunu yaşıyoruz dünyada ve yetkililerin ifade ettiğine göre yediğimiz gıdaların büyük bir kısmında ciddi manada bir organik olup olmama var. Veya kimyasal atıkların var olup olmamasıyla ve dolayısıyla da sağlık sorunuyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda ilçemiz Taşova’da köylü pazarının var olması, vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri kendi köylerinde kendi bahçelerinde doğal organik şekilde yetiştirdikleri ürünlerin ilçemizde halkımıza satışa sunulması bizim açımızdan tabii ki önemlidir. Şu bir gerçek, Türkiye’de de birkaç yerde özellikle organik tarım ürünlerinin satıldığı pazarlar adı altında farklı pazarlar kuruluyor. Her ne kadar bizim ilçemizde bu manada özel bir organik pazar adı ile alakalı özel bir yer olmamasına rağmen şuan hakikaten bulunduğumuz güzergâh organik ürünlerin satıldığı en önemli güzergâhlardan bir tanesi. Dolayısıyla biz hep şunu söylüyoruz: Bu günün çevre sorunları, sağlık sorunlarının yaşandığı bugünün dünyasında insanlarımızın daha güzel ürünler, daha kaliteli ürünler ilacın az olduğu kimyasal ürünlerin az olduğu bir ortamda daha güvenilir ürünler tüketilmesi için bütün dostlarımızı, bütün hemşerilerimizi organik ürünlerin satıldığı köylü vatandaşlarımız kendi doğal yetiştirerek ürünlerini sattığı pazarımıza bekliyoruz” diye konuştu.
Belediye Başkanı Öztürk daha sonra pazarcı esnafını gezerek hem onları hem de vatandaşlarla sohbet etti.
-

6 KÖYDE SEL FELAKETİ
Merzifon’da geçtiğimiz aylarda yağan dolu yağışından dolayı 33 köyde büyük hasar gelirken dün de aynı bölgede köylüler güne sel felaketiyle başladı.
Sabah saatlerinde başlayan aşırı yağmurun sele dönüşmesi sonucunda birçok köyde araziler su altında kaldı ulaşım sağlanamadı.
Sel haberinin ardından köylerde dere yataklarından uzak durulması ve dikkatli olunması yönünde anonslar yapılırken, İlçe Kaymakamı Gürkan Demirkale, Jandarma Komutanı J. Bnb. Şafak Karakoyun, Ziraat Odası Başkanı Erkan Aktaş, AFAD ekipleri olay yerlerinde incelemelerde bulundular.
Aşırı yağışlardan dolayı dere yataklarındaki taşmadan meydana gelen sel baskınında arazilerin hasar gördüğünü belirten Merzifon Kaymakamı Gürkan Demirkale, “İlçemize bağlı köylerde yaşanan sel felaketinde her hangi bir can ve mal kaybı olmamıştır. Dere yataklarının taşması sonucu meydana gelen sel ekili arazilerde tahribata sebep olmuştur. Tarım müdürlüğümüz suların çekilmesinin ardından hasar tespit çalışmalarına başlayacaktır. Balgöze ve Sarıbuğday köylerine özel idare ve belediyeden tedbir amaçlı iş makineleri gönderilmiş fakat müdahaleye gerek kalmadan sular çekilmeye başlamıştır. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” diye konuştu.
Balgöze Köyü Muhtarı Aydın Dağcı ise bir anda bastıran selden dolayı köyün şehirle olan bağlantısının koptuğunu söyleyerek, “Böyle bir sel en son 1979 yılında olmuştu. O tarihten bugüne kadar böyle bir felaketi görmemiştim. Şuanda köyümüzle ve köyümüzün içerisinden giden diğer köylerle ulaşım durdu” dedi.
-

ZARAR GÖREN ARAZİLERE ÇÖZÜM ARAYIŞI
Geçen ay yaşanan dolu yağışında arazilerdeki ürünlerin zarar gördüğü Merzifon ilçemize bağlı köylerin muhtarları, Vali Dr. Osman Varol’u ziyaret etti.
21 köyden gelen muhtarlarımızla görüşen Vali Varol, geçmiş olsun dileklerini tekrardan ilettiği üreticilerimizin yükünün hafifletilebilmesi ve yaralarının sarılabilmesi için yapılabileceklere ilişkin ilk günden itibaren gayret içinde olduklarını belirtti.
Muhtarlarımız, sorunlarını ilettikleri Vali Varol’a ilgisi dolayısıyla şükranlarını sundular.
-

ZARAR GÖREN ARAZİLERE ÇÖZÜM ARAYIŞI
Geçen ay yaşanan dolu yağışında arazilerdeki ürünlerin zarar gördüğü Merzifon ilçemize bağlı köylerin muhtarları, Vali Dr. Osman Varol’u ziyaret etti.
21 köyden gelen muhtarlarımızla görüşen Vali Varol, geçmiş olsun dileklerini tekrardan ilettiği üreticilerimizin yükünün hafifletilebilmesi ve yaralarının sarılabilmesi için yapılabileceklere ilişkin ilk günden itibaren gayret içinde olduklarını belirtti.
Muhtarlarımız, sorunlarını ilettikleri Vali Varol’a ilgisi dolayısıyla şükranlarını sundular.
-

MİNİKLERDEN MÜZEDE MUHTEŞEM SERGİ
Vali Dr. Osman Varol, Müzeler Haftası dolayısıyla Amasya Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe katıldı.
Anaokulu öğrencilerinin halk oyunları gösterisi ve şiir dinletisi düzenlediği etkinlikte aynı öğrencilerin hazırladığı resimlerin yer aldığı serginin açılışı yapıldı.
Altın varank, ok ve yaycılık, yerel bıçak, ebru çalışması ile yöresel ürünler hakkında sanatçılardan bilgi edinen Vali Dr. Osman Varol, kendilerini tebrik etti. Etkinlikte Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerine ait resimlerin yer aldığı bölümü de dolaşan Vali Dr. Osman Varol, başarılı bulduğu çalışmalarının devamını diledi.
Sanatçılar ve öğrenciler de ilgili dolayısıyla Vali Dr. Osman Varol’a şükranlarını sundular. Etkinliğe, İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Karaman, diğer yetkililer ve sanatseverler de katıldı.
-

SÜPER FİKİRLER BULUŞTU
Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen ‘Süper Bir Fikrim Var!’ isimli ödüllü proje yarışmasında ödüller sahibini buldu. Finalde öğrenciler tarafından geliştirilen 17 proje yarıştı. Üniversitenin öğretim elemanlarından oluşan jürinin yaptığı değerlendirmeye göre ilk 5’e giren projelere ödülleri verildi. Yarışmaya katılan öğrenciler projelerinde atık malzemeler kullandıklarını ve projeyi cüzi maliyetlerle ortaya çıkardıklarını kaydettiler.
Final programına katılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat; projede emeği geçen öğrencilere ve danışman hocalarına teşekkür ederek gençlerin cesaret gösterip yarışmada fikirlerini ortaya koymalarının önemli bir basamak olduğunu söyledi. Polat; gençlere ‘’Hepiniz birincisiniz, hepiniz bir incisiniz’’ dedi.
Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için en önemli unsurun nitelikli bilgi ve insan gücü olduğunu belirten Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hasan Tanak, “Amasya Üniversitesi ailesi olarak öğrencilerimize fikirlerini sunabilecekleri, inovatif düşünme yeteneklerini ortaya koyabilecekleri bir platform oluşturmaya çalıştık. “Yeni Fikirler, Yeni Ürünler” parolasıyla düzenlediğimiz bu etkinlikle öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamaya dökmelerini, onlara bilim ve ar-ge dairesinde teknoloji geliştirmenin önemini kavratmayı amaçlıyoruz. Öğrencilerin bir yıllık emekleri sonucunda birbirinden ilginç 17 proje ortaya çıktı. Her ne kadar ilk beş dereceye giren proje ödüllendirilse de bizim nazarımızda hepsi ödülü hakkediyor. Tüm projeler, tüm fikirler ülkemiz açısından müthiş kıymetlidir. Yarışmaya katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve proje danışmanı öğretim elemanlarımıza teşekkür ediyorum.’’ diye konuştu.
Ödül alan projeleri açıklayan Jüri Başkanı Prof. Dr. Telhat Özdoğan ödül alan, almayan bütün yarışmacıları ve proje danışmanlarını tebrik ederek; ‘’ Öğrencilerimizi özgün ve yaratıcı projeler üretmeye teşvik etmeye çalışıyoruz. Tüm gayretimiz gençlerimizin çağın gereksinimlerine uygun kendi bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Kısıtlı zamanda fikirlerini kısıtlı maliyetlerle ortaya koyan arkadaşlarıma ve danışman hocalarına çok teşekkür ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.
Yarışmada birincilik Arı Kovanı adlı projeye verilirken proje danışmanı Öğr. Gör. Suat Şahin, projelerin gerçek hayatta da uygulanabilir bir proje olmasını istediklerini kaydetti.
Şahin; “Proje konusunu araştırırken arıcılıkla uğraşan vatandaşlarımızın kış aylarında yaşadığı arı kaybını en aza indirebilecek bir tasarım yapma konusunda öğrencilerimizle fikir birliğine vardık ve bu projemizi hayata geçirdik. Yaptığımız projeyle yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak arıların kış aylarında ihtiyaç duydukları uygun yaşam ortamını sağlamayı amaçladık. Arı kovanlarının üzerine yerleştirdiğimiz güneş panelleri yardımıyla elde ettiğimiz elektrik enerjisini kaynak olarak kullandık. Sonuç olarak ortaya çok güzel bir proje çıkardığımız için öğrencilerim ve ben çok mutluyuz. Öğrencilerime emeklerinden dolayı teşekkür eder bundan sonraki hayatlarında da başarılarının devamını dilerim.’’ ifadeleriyle projeyi tanıttı.
Finalde dereceler şu şekilde: 1. Akıllı Arı Kovanı, 2. Şarj Eden Peçetelik, 3. Kapanan Kasis, 4. Güneş Enerjili Bisiklet ve 5. Mini Güneş Takip Sistemi olarak belirlendi.
-

80 MİLYON TL’LIK DEV YATIRIM
Amasya İl Özel İdaresi 2019 yılında ilimizin ekonomisine, tarihine, kültürüne, eğitimine, turizmine, sporuna ve kırsal kesimine yönelik çok önemli yatırımları hayata geçirmek için 80 Milyon TL’lik dev bir bütçe oluşturdu. Vali Dr. Osman Varol: “Yatırım bütçesinin en verimli halde kullanılmasını sağlayacağız. En önemli hizmetlerimizden biri köy yollarımıza yönelik Bitümlü Sıcak Karışım (BTK) asfalt çalışmaları olacak” dedi.
Bütçeden yatırımlara 57.800.000 TL ödenek ayrılması sonrası hükümetimiz tarafından 22.283.000 TL’lik KÖYDES desteği ile birlikte toplam 80.083.000 TL’lik kaynak ilimize ayrıldı.
Vali Dr. Osman Varol’un başkanlığında düzenlenen ve Vali Yardımcısı Turgay İlhan, ilçe kaymakamları, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Erarslan ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Faruk Aykutlu ve diğer komisyon üyelerinin de katıldığı Köy Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) İl Tahsisat Komisyonu toplantısında bütçenin en verimli halde kullanılması konusu görüşüldü.
2019 yılında kırsal altyapıda standardın yükseltilmesi için öncelikle içme suyu yetersizliği bulunan bütün yerleşim birimlerimizin yatırım ve iyileştirme ihtiyaçları karşılanarak çevreye duyarlı bir yaklaşımla kanalizasyon konusundaki eksiklikler giderilmesi planlandı. İçme suyu depolarında güneş enerjisi uygulaması yapılarak tasarruflara önem verildi. Köylerin daha temiz ve düzenli olması için köy merkezlerine parke taşı döşenmesi ve filoya katılan yeni çöp toplama araçları ile birlikte köylerde temiz ve yaşanabilir alanların oluşturulması hedefleniyor.
Yapılacak en önemli hizmetlerden birinin Bitümlü Sıcak Karışım (BTK) asfalt çalışmalarının olacağını belirten Vali Dr. Osman Varol, “Geçmiş dönemlerde köylere yapılan BSK asfalt çalışmaları ile köylerin yol standartları en üst seviyeye çıkarıldı. Yolların, kalkınma, medeniyete ve pazara ulaşım için ne kadar önemli olduğunun bilinciyle köy yollarımızın köprü, menfez gibi sanat yapısı eksikliklerin giderilerek, birinci ve ikinci kat asfalt kaplama, stabilize ve yeni yol yapımı yatırımları ihtiyaç duyulan yerlerde tesis edilecek” dedi.
Kentin tarım potansiyelinin de dikkate alınarak kırsal alanlarda ürün çeşitliliği ve tarımsal üretimi artıracak sulama göletlerinin yapımına ve modern sulama sistemlerinin tesisine yönelik yürütülecek çalışmalara ağırlık verileceğini vurgulayan Vali Dr. Osman Varol, “Bu çalışmalar sayesinde hem su kaynaklarının ekonomik şekilde kullanılması sağlanmış hem de üreticinin birim alanda daha fazla ürün alabileceği, bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun projelerin gerçekleştirilmesi sağlanarak meyve fidanı üretimi ve kaliteli tohum destekleriyle de ekonomik getirilerin yükseltilmesi sağlanacak” diye konuştu.
2019 yılında kırsal altyapının iyileştirilmesi yoluyla halkımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırım ve faaliyetlerin yanı sıra eğitime verilen destek ilimizdeki kültür varlıklarının restorasyonu ve turizme kazandırılması amacıyla da önemli çalışmalar yürütülecek. -

RAMAZAN AYI CEPLERİ YAKIYOR
Türk Büro Sen her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için iftar yapmanın bedelini hesapladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Büro Sen Amasya Şube Başkanı Muammer Tufanoğlu, “4 kişilik bir ailenin iftar yapması için gerekli olan günlük tutarın en az 92,53 TL; bu yıl 29 gün sürecek Ramazan boyunca oruç açmanın maliyetinin ise asgari olarak 2 bin 683,37 TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi verileri ile piyasa rakamlarından yola çıkılarak yapılan araştırmada bir vatandaşın, oruç tuttuğu süre boyunca ihtiyaç duyduğu enerji, vitamin ve minerallerin sağlanabilmesi için gerekli olan gıda ürünleri ve miktarları tespit edildi. Rakamlar bu yıl iftar sofralarına geçen yıla göre %24,8 zam geldiğini gösterdi. Geçen yıl 30 gün süren Ramazan ayının bu sene 29 gün sürecek olmasına rağmen vatandaşlarımızın iftar sofrası için geçen yıla göre 459,47 lira daha fazla harcayacağını ortaya koydu.
Oruç açmanın maliyetinin son bir yıl içinde %24,8 oranında yükseldiği görülüyor” dedi. Türk Büro Sen Amasya Şube Başkanı Muammer Tufanoğlu, ortalama memur maaşının 3 bin 786,21 TL olduğunu belirterek, “Yalnızca oruç açmak için bir memur, maaşının %71’ini, yani üçte ikisinden fazlasını ayırmak zorunda. Çalışanların kazançları gıda ihtiyacına dahi zor yetiyor, diğer ihtiyaçlar için ise para kalmıyor. Geçen yıla göre oruç açmanın maliyeti %24,8 oranında yükseldi.Bu yıl memur maaşlarına enflasyon farkı hariç %4 yani ortalama 137 lira gibi son derece yetersiz bir zam yapıldı. Bu zam zaten geçtiğimiz dört ayda ortaya çıkan %4’lük enflasyon karşısında eridi, alım gücü 2018 yılının bile gerisine düştü. Şimdi ise Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yaptığı çalışmada iftar sofrasının maliyetinin tam 459,47 lira pahalandığı ortaya çıktı. Henüz Ramazan ayının başında olduğumuz düşünüldüğünde, ay boyunca özellikle gıda ürünlerinin fiyatlarında büyük artışlar bekliyoruz. Bu da iftar sofralarını daha da pahalı hale getirecek. Ay sonunda Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz. Bayram da yeni masraflar, yeni harcamalar demek. Bu ay ve devamında ortaya çıkacak enflasyon, memur maaşlarının iyiden iyiye erimesi anlamı taşıyor. Dolayısıyla hiç olmazsa Mayıs ayından itibaren gerçekleşecek enflasyonun derhal maaşlara yansıtılarak, memurlarımızın bu darboğazdan çıkarılması gerekiyor.
Huzur ve mutluluğun ayı mübarek Ramazan ayında çalışanlarımızın gıda masraflarını kısarak diğer ihtiyaçlarını görmeye çalışacaklarını, birçok çocuğun bayramı boynu bükük geçireceğini bilmek bizleri ziyadesiyle üzmektedir” diye konuştu.