Etiket: üretim

  • AMASYA DSİ İŞ BAŞINDA

    AMASYA DSİ İŞ BAŞINDA

    Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Amasya iline yaptığı yatırımlarla ilimizin mümbit topraklarını su ile buluşturmaya, vatandaşlarımıza içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ediyor. Amasya ili ve ilçelerinde son dönemde yapılan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynamaktadır.

    Büyük sulama projeleri alanları dışında kalan kırsal kesimlerde kısa sürede sulu tarıma geçilmesi ve civardaki içme kullanma suyu ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenen “GÖLSU” projesi kapsamında Amasya ilimizde nasibini aldı.

    DSİ olarak son yıllarda modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koyduklarını belirten DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, ‘Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları,  üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ediyor bir taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlemektedir. ’dedi.

    Bu kapsamda son 16 yılda inşa ettikleri sulama projeleri ile Amasya’da 121.770 dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını ve böylece bir ziraat şehri olan Amasyalı çiftçilere yıllık 92 milyon TL zirai gelir artışı sağladıklarını açıklayan Genel Müdür Aydın,’ Devam eden sulama tesisleriyle de 60.650 dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Bu kapsamda “Aşağı Çekerek 1. Merhale Projesi Geldingen Ovası Sulaması 2. Kısım İnşaatı” işinde çalışmalar tamamlanarak, işin kısmi kabulü yapılmıştır. İşin tamamlanması ile birlikte 94.750 dekar zirai arazi suya kavuşmuştur. Bölgede yapılacak sulu tarım ile birlikte 2019 yılı birim fiyatları ile 800 TL dekar başına gelir artışı, 1.367 kişiye istihdam alanı ve milli ekonomiye 21.880.000 TL katkı sağlanması hedeflenmekte olduğunu ifade etti.

     

  • AB KAPSAMINDA EĞİTİM SEMİNERİ

    AB KAPSAMINDA EĞİTİM SEMİNERİ

    Amasya, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygulayacağı ‘Kırsal Kalkınmada Uzman Ellerin Desteklenmesi’ programı kapsamındaki 4 pilot il arasında. Proje hazırlayacak üniversite mezunu Amasyalı gençler 100 bin liraya kadar hibe desteğinden yararlanabilecek.
    Amasya, Düzce, İzmir ve Mardin illerinde kırsal alanda yaşayan veya yaşamayı taahhüt eden, tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda ve su ürünleri konularında yüksekokul veya üniversite mezunu olanlar, tarımsal projeleri için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sunacağı 100 bin liraya kadar hibe desteği alabilecek.
    2019-2020 yılları için pilot uygulama olarak Amasya, Düzce, İzmir ve Mardin illerinde pilot bölge olarak; kırsal alanda yaşayan ve yaşamayı taahhüt eden tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda ve su ürünleri konularında yüksekokul veya üniversite mezunlarının mahallinde uygulayacağı hayvansal üretim, bitkisel üretim, su ürünleri üretimi ve yöresel tarım ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimine yönelik projelere ve tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere 100.000,00 liraya kadar hibe verilecek.
    Genç nüfusun kırsal alanda istihdamına katkı sağlamak, tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda ve su ürünleri sektörlerinde girişimciliği destekleyerek bu faaliyetlerin uzman kişiler tarafından yapılmasını teşvik etmek, tarımsal üretimini miktarını kalitesini ve verimliliğini artırmak, kırsal alanda tarımsal üretim yapan mevcut işletmelere örnek ve önderlik oluşturacak sürdürülebilir yatırımları desteklemek amaçlanıyor.
    Başvuru yapabilecek kişi ve işletmeler: Tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda ve su ürünleri alanlarında eğitim veren meslek yüksekokulu veya üniversite mezunu kişiler.
    Uzman Ellerin Desteklenmesi Cumhurbaşkanlığı 1310 sayılı kararı 12.07.2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kararın uygulama rehberi yakında açıklanacaktır.

  • KENEVİR ÜRETİMİ ARTIYOR

    KENEVİR ÜRETİMİ ARTIYOR

    Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde geçtiğimiz Mart ayında Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli’nin katılımıyla ekimi yapılan yerli kenevir alanında incelemelerde bulunan Vali Dr. Osman Varol, üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiler aldı.
    Pek çok sektörde kullanılan kenevir bitkisinin üretiminin ülkemizde yaygınlaştırılması amacıyla Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde yerli kenevir üretimi yapılan alanda gerçekleştirdiği incelemelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Varol, “Gökhöyük Tarım İşletmemiz bu ürünün yaygınlaştırılmasını sağlamak ve kolaylaştırmak amacıyla özellikle tohumluk üretimi üzerinde bir çalışma yapıyor. Bugün burada inceleme yaptığımız alanda 40 dönümlük bir ekim mevcut. Ayrıca Vezirköprü’de de sözleşmeli olarak 126 dönümlük bir alanda Gökhöyük Tarım işletmesi tarafından kenevir ekimi yaptırıldı. Toplam 166 dönümlük alanda 10 ton civarı tohum elde edilmesi planlanıyor. Bunun da önümüzdeki dönemde artacak olan üretimde vatandaşlarımızın ihtiyaç duyacağı tohumun karşılanması için önemli bir adım olarak görüyoruz” diye konuştu.
    İşletme Müdürü Hüseyin Yılmaz’dan bilgiler alan Vali Varol’un incelemelerine Cumhuriyet Başsavcısı Erol Çelik, Adalet Komisyonu Başkanı Muhammed Ramazan Aksoy, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ile protokol üyeleri ve basın mensupları da katıldı.

  • KIRLANGIÇ OSBÜK GENEL KURULUNA KATILDI

    KIRLANGIÇ OSBÜK GENEL KURULUNA KATILDI

    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mustafa Varank ve TOBB Başkanı Sn. Rıfat Hisarciklioglu’nun katılımıyla Ankara’da düzenlenen Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Genel Kuruluna katılım sağladı.
    Hisarcıklıoğlu OSBÜK Genel Kurulu’nun açılışında yaptığı konuşmada OSB’lerin Türkiye’deki en önemli başarı hikâyelerinden birisi olduğunu söyledi. OSB’lerin, Türkiye’nin sanayileşmesini ve sanayinin Anadolu’ya yayılmasını sağladığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin dünyaya rol model olduğu konuların da başında OSB’ler geliyor. Yarım asırlık OSB tecrübemiz, artık çevre coğrafyamızda da rol model alınır hale geldi. Yine bugün, Çin ile İtalya arasında en büyük sanayi, üretim ve ihracata sahipsek, bunda OSB’lerin payı çok büyük. Elbette bu alanda daha yapmamız gereken işler de var. Türkiye’nin OSB modelini geliştirmeye devam etmeliyiz” dedi.
    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise yaptığı konuşmada, “Çok düşük miktarda olsa da bazı organize sanayi bölgelerinde (OSB) rantiye işlemlerinin olduğuyla ilgili bize şikayetler geliyor. OSB’lerimizi kesinlikle sanayicilerimizin hizmetinde kamusal alanlar olarak görmemiz lazım. Ben OSB’lerde arsa spekülasyonlarına, rantiyeciliğe asla müsaade etmeyeceğim” ifadesini kullandı.
    Varank, Türkiye’nin dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer alması hedefinde girişimci ve sanayicilere büyük görev düştüğünü söyledi.
    Türkiye’nin geniş ve gelişmiş bir OSB tecrübesine sahip olduğunu belirten Varank, “Bu süreç içinde, OSB’lerimiz, Türk sanayisinin dünyayla entegre olmasını ve rekabet gücümüzün artmasını sağlayacak bir vizyona, hamd olsun kavuştular. Kendilerini büyütmekle kalmadılar, sanayimizin büyümesinde de lokomotif görevi üstlendiler.” ifadesini kullandı.
    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, OSBÜK Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda, yeniden başkanlığa seçilen Memiş Kütükcü’yü kutladı başarılarının devamını diledi.

  • ORİJİNAL MİSKET ELMASINDAN ÖRNEK BAHÇE

    ORİJİNAL MİSKET ELMASINDAN ÖRNEK BAHÇE

    Amasya Valiliği himayesinde uygulanan ‘Tarım Şehr-i Amasya’ başlıklı Tarım ve Kırsal Kalkınma Eylem Planı kapsamında Gökhöyük Tarım İşletmesi’ndeki yaklaşık 15 dönümlük alanda ‘Amasya Misket Elması Gen Bahçesi Uygulama Alanı’ oluşturuldu.
    İncelemelerin gerçekleştirildiği alanda açıklamalarda bulunan Vali Varol, alana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından eylül ayından itibaren orijinal Amasya Misket Elması fidanlarının dikiminin yapılacağını belirtti.
    “En orijinal misket elmasından örnek bir bahçe’ oluşturmak istediklerini vurgulayan Vali Varol, “Bu bahçede hem yeni üretimler yapmak hem de çiftçilerimize bir takım uygulamaların verimi nasıl etkileyeceğiyle ilgili örnek uygulamalar göstermeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.
    Vali Varol’un incelemelerine, Cumhuriyet Başsavcısı Erol Çelik, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Şeker, Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz ile protokol üyeleri de katıldı.

  • MİSKET ELMASI ALANLARI GENİŞLİYOR

    MİSKET ELMASI ALANLARI GENİŞLİYOR

    Amasya’da 2018 yılında “Coğrafi İşaret Patenti”nin de aldığı “Amasya Misket Elması” nı yaygınlaştırmak ve üretimini artırmak adına yürütülen “Amasya Kırsal Kalkınma Eylem Planı” kapsamında uygulamaya konulan her yıl 100 da alanda 5 bin adet Amasya Misket Elması proje alanları ziyaret edilmiştir. Proje 5 yıl boyunca sürdürülerek nihayetinde 500 da alanda 25 bin fidana ulaşılması hedefleniyor.
    Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Şeker’ inde dahil olduğu teknik elemanlarca Misket Elması alanları yerinde kontrol edildi. Ayrıca gerçekleşen ziyarette teknik elemanlarca yaz budaması ve şekil verme konusunda üreticilere eğitim verildi.
    İl Müdürü Şeker; “Bakanlığımızın da üzerinde hassasiyetle durduğu Amasya Misket Elması Projesi ile ilgili her konuda üreticilerimizin yanındayız. Yöremize ait bu değerimizin Amasya da yaygınlaşması ve düzenli bahçelerin artması yönünde var gücümüzle çalışacağız” dedi.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ORGANİK PAZAR

    SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ORGANİK PAZAR

    Taşova’da haftada bir gün kurulan ve Tamamen organik ve ev yapımı ürünlerin bulunduğu pazar yerinde ürünler müşterilerin beğenisine sunuluyor. Taşova’nın Alpaslan köyünde yaşayan organik ürün üreticisi Hacer Özgür, satışa sunulan tüm ürünlerin organik olduğunu ifade etti. Özgür, “Satışlardan memnunuz, kışın pek satış yoktu ama şimdi biraz biraz açıldı. Ürünlerimiz tamamen organik. Kuşburnunu eylül-ekim ayı gibi yapıyoruz. Tamamen kendi el yapım ürünlerimiz. Tevek yaprağını da mayıs-haziran aylarında burada her ürünlerin hasat zamanı ayrı oluyor. Organik olduğu için. Şimdi de fasulye, meyveler, kiraz, yaprak onlar çıktı. Satışlarımız Allah’a şükür iyi” dedi.

    “Herkesi organik pazarımıza bekliyoruz”

    Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk yaptığı açıklamada, “Şu an Taşova’nın ‘Yöresel Ürünler Pazarı’ veya diğer bir ifadeyle ‘Köylü Pazarı’nda bulunuyoruz. Köylü pazarı tabiri aslında yeni bir tabir değil. Tabi her dönem her ortamda köylülerimizin kendi yetiştirdikleri ürünleri sattığı pazar olarak ifade edilir. Bura aynı zamanda hem köylü pazarı hem de köyde vatandaşların doğal kendi organik ürünlerini yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yer olması sebebiyle hem organik pazar hem de köylü pazarı olarak iade edilebilir. Şu an içinde bulunduğumuz caddede tamamen köylerde yaşayan köylerde kendi bahçesinde üretimini yapan hemşerilerimizin kendi ürünlerini ürettikleri ve pazarladıkları yerdeyiz. Tabi şunu bilmek gerekir: Ciddi manada bir organik ürün sorunu yaşıyoruz dünyada ve yetkililerin ifade ettiğine göre yediğimiz gıdaların büyük bir kısmında ciddi manada bir organik olup olmama var. Veya kimyasal atıkların var olup olmamasıyla ve dolayısıyla da sağlık sorunuyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda ilçemiz Taşova’da köylü pazarının var olması, vatandaşlarımızın kendi yetiştirdikleri kendi köylerinde kendi bahçelerinde doğal organik şekilde yetiştirdikleri ürünlerin ilçemizde halkımıza satışa sunulması bizim açımızdan tabii ki önemlidir. Şu bir gerçek, Türkiye’de de birkaç yerde özellikle organik tarım ürünlerinin satıldığı pazarlar adı altında farklı pazarlar kuruluyor. Her ne kadar bizim ilçemizde bu manada özel bir organik pazar adı ile alakalı özel bir yer olmamasına rağmen şuan hakikaten bulunduğumuz güzergâh organik ürünlerin satıldığı en önemli güzergâhlardan bir tanesi. Dolayısıyla biz hep şunu söylüyoruz: Bu günün çevre sorunları, sağlık sorunlarının yaşandığı bugünün dünyasında insanlarımızın daha güzel ürünler, daha kaliteli ürünler ilacın az olduğu kimyasal ürünlerin az olduğu bir ortamda daha güvenilir ürünler tüketilmesi için bütün dostlarımızı, bütün hemşerilerimizi organik ürünlerin satıldığı köylü vatandaşlarımız kendi doğal yetiştirerek ürünlerini sattığı pazarımıza bekliyoruz” diye konuştu.

    Belediye Başkanı Öztürk daha sonra pazarcı esnafını gezerek hem onları hem de vatandaşlarla sohbet etti.

  • AĞILÖNÜ GÖLETİ 820 DEKAR ARAZİ SULAYACAK

    AĞILÖNÜ GÖLETİ 820 DEKAR ARAZİ SULAYACAK

    Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Amasya’ya yaptığı yatırımlarla mümbit topraklarını su ile buluşturmaya, vatandaşlara içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ediyor. Amasya ve ilçelerinde son dönemde yapılan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynuyor.

    DSİ olarak son yıllarda modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koyduklarının altını çizen DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, ’Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ediyor bir taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlüyor. ’dedi.

    Merkez Ağılönü Gölet’i 820 dekar tarım arazisini sulayacak

    Amasya Ağılönü Gölet’inde çalışmaların tamamlandığını açıklayan DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, Gölet’imizde depolanacak su ile Ağılönü Köyüne ait 820 dekar tarım arazisinin sulanacağını belirtti.

    Bölge insanına ek gelir sağlanacak

    Ağılönü Gölet’inin temelden yüksekliğinin 13,80 metre ve 249 bin m3 su biriktirme hacmine sahip olduğunu açıklayan DSİ Genel Müdürü Aydın, ‘Çalışmaların tamamlanması ile bölgede yapılacak sulu tarım ile birlikte hem tarlalardaki verim artıracak, hem de yörede ürün çeşitliliğini sağlayacaktır. Projenin hayata geçmesi ile 2019 birim fiyatları ile ülke ekonomisine 470.410 TL katkı sağlanması hedeflenmektedir. ’diye konuştu.

  • KARAHOCAGİL, TARIM DESTEK PROGRAMLARINI AÇIKLADI

    KARAHOCAGİL, TARIM DESTEK PROGRAMLARINI AÇIKLADI

    Türkiye’de sadece belli şehirlerdeki çiftçinin yararlandığı IPRAD programından Amasya’nın faydalanması için büyük çaba harcayan Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil,
    konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Amasyalı çiftçinin her şeyin en iyisine layık olduğunu, verimi ve kaliteyi artırmak için vekil olarak elinden geleni yapmaya çalıştığını söyledi.
    Karahocagil, Ak Parti döneminde Amasya’yı turizmde olduğu kadar tarım ve sanayide de çok iyi bir noktaya taşıdıklarının altını çizerek, “Amasya’mız tarihiyle kadim bir şehir, turizmiyle bölgenin göz bebeği. Biz Ak Parti olarak yıllardır Amasya’nın Türkiye’de ve dünyada hak ettiği noktaya gelmesi için mücadele ediyoruz. Ben hayatım boyunca da bunun mücadelesini vereceğim. Amasya’nın tarımda da turizmde de her türlü ekonomik ve sosyal faaliyette en ileri noktada olması için her türlü teşvikten yararlanması için elimden geleni yapıyorum.” diye konuştu.
    Çiftçilik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme tedbiri kapsamında yapılacak başvurularda:
    “Bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi, bitkisel ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi”
    “Arıcılık ve arı üretiminin işlenmesi ve paketlenmesi”
    “Zanaatkar ve katma değerli ürünler”
    “Kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetleri”
    “Su ürünleri yetiştiriciliği”
    “Makine parkları”
    “Yenilenebilir enerji tesisleri”
    Konularında yüzde 55’e kadar destek alınabilecek 8 Temmuz tarihinde başlayacak başvurular, 23 Temmuz’a kadar devam edecek.” dedi.