Taşova’da hafif ticari aracın devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 6 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Yasin İmrak (45) sürücüsü 41 AAU 256 plakalı aracıyla Amasya’dan Taşova’ya doğru giderken yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek aracı devrildi. Kazada Ferdi (28), Güllüzar (28), Canip (20) ve Muhammet İmrak (5) ile Kerem (4) ve Canan Tutmuş (35) kazada yaralandı. Olay yerine gelen sağlık görevlileri ambulansla Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Etiket: suluovabelediyesi
-

HÂKİMİYETİNİ KAYBEDEN ARAÇ DEVRİLDİ
-

EHLİYETSİZ SÜRÜCÜNÜN SONU
Amasya’dan Mecitözü’ne yolculuk eden ehliyetsiz sürücünün kullandığı kamyonet yol kenarına devrildi. Kazada 2 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre Amasya’dan Çorum’un Mecitözü istikametine giden Davut Öksüz (62) sürücüsü 05 RA 116 plakalı açık kasa kamyonet, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarına devrildi. Kazada sürücü Öksüz ve yolcu olarak bulunan Hanife Öksüz (82) yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla olay yerinden alınarak Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre araç sürücüsü Davut Öksüz’ün ehliyetinin olmadığı öğrenildi. -

“KÖYDES” TAHSİSAT KOMİSYON TOPLANTISI
Köy Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) İl Tahsisat Komisyonu Toplantısı gerçekleştirildi. Vali Dr. Osman Varol ise toplantıya başkanlık etti.
Toplantıya Vali Yardımcısı Turgay İlhan, ilçe kaymakamları, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Erarslan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Faruk Aykutlu ve diğer komisyon üyeleri katıldı. Vali Varol toplantıda; “KÖYDES programı özellikle ülkemizin kırsal bölgelerinde birçok ihtiyacın yerine getirilmesine, insanların birçok sorunun çözümüne vesile olmakta. Geçtiğimiz yıl ilimiz için iyi diyebileceğimiz ciddi çalışmalar gerçekleştirdik hep beraber. Geçtiğimiz hafta bu yılın ödeneği belli oldu. Geçen yıl ile hemen hemen aynı meblağda bir ödenek ilimize sağlanmış oldu. Bugün burada bu ödeneğin hangi ilçemizde, hangi doğrultuda değerlendirileceğini konuşup hep birlikte buna karar vereceğiz. Bunu bir program olarak onayladıktan sonra da hızlı bir biçimde çalışmalarımızı başlatacağız.
Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en hızlı çalışan özel idare teşkilatlarından birisi olduğumuz için bunda emeği olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yıl da aynı performansı gösterip programımız kesinleştikten sonra vatandaşımızı hiç bekletmeden ihalelerimizi gerçekleştirip programımızı hayata geçireceğiz. İnşallah bu yılda başarılı bir şekilde bu kaynağı etkili ve verimli bir şekilde kullanacağız.” diye konuştu. Genel değerlendirmenin ardından toplantı sona erdi.
-

YSK’NIN İPTAL KARARINA İLİŞKİN TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA
Yüksek Seçim Kurulu’nun oy çokluğuyla verdiği İstanbul seçimlerinin iptaline ve yenilenmesine ilişkin karardan kamu vicdanı son derece rahatsızdır. YSK’dan; hak ve hukuka uygun millet iradesini koruyan ve vicdanını rahatlatan bir karar vermesini beklemiş idik. En sonuncusu dün olmak üzere bu konuda 31 Mart gününden itibaren defalarca uyarılarımızı yapmıştık.
Bu çerçevede YSK’dan, önceki kararlarına ve uygulamalarına sadık kalmasını istemiştik. Yani duruma özel karar vermemesi.
Seçimin iptalinin, usulsüz veya sahte seçmen yazımına dayandırılmadığını görüyoruz. Bu iddialar reddedilmiştir. Kısıtlı seçmen ve sair iddiaların reddedildiğini de biliyoruz.
YSK’nın seçimin iptalini bazı sandıklarda sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmamasına ve bazı sandıklarda da bir kamu görevlisi üyenin bulundurulmamasına dayandırıldığını anlıyoruz.
Şimdi Yüksek Seçim Kurulu’na tek tek soruyoruz. Bu sorduğumuz sorulara delilleriyle birlikte inandırıcı cevaplar vermek, YSK’nın anayasal görevidir. Türk Milleti’ne karşı boynunun borcudur.
1-YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği yazıyor. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur. Bu tarihe kadar sandık kurullarının oluşumuna itiraz edilmediği halde, 31 Mart seçim gününden sonra seçim sonuçlarına göre yapılan bu tam kanunsuzluk itirazı nasıl olur da değerlendirilmeye alınır? YSK, kendi ilan ettiği takvime niçin uymadığını Türk Milleti’ne açıklamak zorundadır.
2-YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmekte iken, ne olmuştur da YSK bir şüphe üzerine bu yerleşik kararından sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için geri dönmüştür?
3-Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin veya adayların iradesine bağlı değildir. Bu kişileriilçe seçim kurulları belirlemektedir. Eğer kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık görevlisi olma durumu varsa, YSK, kendi sistemi içinde gerçekleşmiş bu hatayı nasıl olur da seçmene yükler? YSK kendi sorumluluğunu kendisi üstlenmelidir.
4-Aynı sandıktan büyükşehir belediye başkan adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına ve muhtar adaylarına verilen oylar çıkmaktadır. Yani bir zarfta dört farklı oy vardır. Madem ki sandık kurullarının oluşumunda tam kanunsuzluk vardır; YSK hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu geçerli kabul etmiş, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı sonucunu iptal etmiştir? Bu soruya verilebilecek tatmin edici hiçbir cevap yoktur. ‘Diğerlerine tam kanunsuzluk itirazı yapılmadı’ gibi bir cevabı halkımızın kabul etmesi mümkün değildir. Bu tipik bir çifte standart örneğidir.
5-YSK; usulsüz belirlendiğini iddia ettiği başkan ve üyelerin, büyükşehir belediye başkanı seçiminde hangi yöntemle seçimin sonuçlarına etki ettiklerini delilleriyle açıklamak zorundadır. Çünkü sandık kurullarının oluşumuna itiraz süreci iki ay önce tamamlanmıştır. İlçe seçim kurulları tarafından usulsüz atandıkları iddia edilen bu görevlilerin seçim sonuçlarına nasıl müdahale ettiklerinin kararda delilleriyle açıklanması zorunluluğu vardır. Böyle bir delilden ve açıklamadan kamuoyu haberdar değildir. Dolayısıyla seçmen, haklı olarak, seçim sonucuna, iddia konusu sandık kurulu başkanlarının değil, doğrudan doğruya YSK’nın müdahale ettiği inancındadır.
Neticede;
1950’den bu yana çeşitli şikâyet ve aksaklıklarla da olsa işleyen seçim sistemimiz, seçimlerin güvenilirliğini sağlamakla görevli olan ve üyeleri yüksek hakimlerden oluşan Yüksek Seçim Kurulu tarafından ağır şekilde yaralanmıştır. Bu iptal kararının kazananı yoktur. Sevineni de olmamalıdır. Bu iptal kararı Türkiye’ye zarar vermiştir. Hangi siyasi partiye veya adaya oy vermiş olursa olsun, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun sandığa inancı maalesef YSK tarafından oy çokluğuyla yerle bir edilmiştir.
YSK kararının oy birliğiyle verilememiş olması, karşı oyların bulunması, Kurul’un kendi içinde de kamu vicdanında oluşan derin yaranın oluştuğunun ispatıdır.
Ama umutsuzluğa yer yoktur. Kararın oy çokluğuyla çıkmış olması yine de ileriye dönük umutları yaşatmaktadır. Kamu vicdanını hiçbir şekilde tatmin etmeyen bu karar sebebiyle seçim yenilenecek, seçmen bir kez daha kararını verecektir. Türkiye, ekonomisini toparlamak, dağ gibi birikmiş sorunlarını çözmek zorunda iken yeniden bir seçim sürecine sokulmuştur.
Seçim İstanbul’da tekrarlanacak ama tüm ülke sathında yaşanacaktır.
Bu sebeple tüm siyasi partilerin, adayların ve vatandaşlarımızın hiçbir gerginliğe yer vermeden bu zor süreci büyük bir olgunlukla yürütmesi gereklidir.
YSK’nın hukuk mantığını zorlayan kararı, sadece ve sadece Türkiye üzerine nice senaryolar yazan ve oynayan küresel güçler ile onların tetikçilerini sevindirmiştir. Türkiye demokrasisinin aldığı ağır yara; ülkemizi karıştırmak, bölmek, sınırlarımız ötesindeki menfaatlerimizi koruyamaz hale getirmek isteyenlerin elini güçlendirmiştir.
Bu sevinci bu çevrelerin kursağında bırakmak, ancak seçim sürecini olgunlukla geçirmemize bağlıdır. Milletimizin sağduyusuna inancımız tamdır. Milletimiz emperyal güçlerin ve onların Türkiye içindeki tetikçilerinin pek sevindiği bu kararın yaratacağı kaosa izin vermeyecek, seçim sürecini olgunlukla tamamlayacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti yoluna kararlılıkla devam edecektir. -

YAYA ÖNCELİKLİ TRAFİK GÜVENLİĞİ
Vali Dr. Osman Varol, Amasya İl Emniyet Müdürlüğü’nce organize edilen 2019 Trafik Haftası tören gününe katıldı. Amasya Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, emniyet mensupları, yük ve yolcu taşımacılığı yapan kuruluş temsilcileri ve vatandaşlarımız yer aldı.
Vali Varol yaptığı konuşmada şunları ifade etti:
“Ölümlü trafik kazalarında dünyada çok yüksek noktalarda bulunmaktayız. Bunu şöyle ele alabiliriz; hepimizin en kıymetli varlığımız aile fertlerimizdir. Trafik kazası, özellikle ölümlü trafik kazaları o kadar kötü bir kavram ki ortada hiçbir sebep yokken tamamen birtakım dikkatsizlikler ve basit hatalar yüzünden doğrudan insanlarımızı kaybediyoruz. İşin acı olan tarafı da bunları engellemek adına her türlü imkâna, argümana da sahip olmamız. Mevcut olan kurallara uyma ve uygulamak bizim elimizde.
Geçen aylarda başlatılan “Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın” projesi çerçevesinde okullarımızda çalışmalar devam ediyor. Trafikte yaya önceliği hakkında toplumumuzda ciddi bir bilinç oluşmaya başladı ve bu çok sevindirici bir durum. Ben öğretmenlerimize ve ailelerimize şunu söylemek istiyorum; bir şeyleri değiştirmek istiyorsak evlatlarımızı, çocuklarımızı eğitmemiz gerekiyor çünkü belli bir yaştan sonra insanların davranışlarını ve düşüncelerini değiştirmek çok kolay olmuyor. Bizim mutlaka ve mutlaka çocuklarımız, evlatlarımız üzerinde çalışmamış gerekiyor. Onlar bilinçli bir şekilde yetiştiğinde belki yirmi yıl sonra böyle bir sorundan bahsetmeyeceğiz. Çocuklarımızın bugün bile şöyle bir etkisi oluyor; çoluk çocuk sahibi insanlar anne babalarından çekinmiyor ama kendi evlatlarından çekiniyorlar. İlkokula giden bir çocuğu istemediği için bir şeyi velilerin %90,%95’i yapmıyor. Çocukların velileri üzerinde, aileleri üzerinde çok büyük etkisi var. Yaşam tarzlarını onlar belirliyorlar. Boş zamanlarında neler yapacağını onlar belirliyorlar. Çocuklarımızın bu gücünü trafik bilincini arttırmak için kullanalım diyorum ben. Araba kullanırken arkadan bir evladımız ‘baba niye emniyet kemerini takmıyorsun’ dediğinde emin olun bir başkası söylediğinde ters cevap veren bir baba çocuğu söylediğinde ses çıkarmayıp emniyet kemerini takıyor. Bu birçok zararlı alışkanlıkta da karşımıza çıkıyor. Trafik bilincinde de çocuklarımızın aileleri üzerindeki etkisini kullanmamız gerekiyor. Bizlerde onun için hem bakanlığımız genel olarak hem de bizde Amasya’da özel olarak çocuklarımız üzerine çok emek sarf ediyoruz. Emniyet teşkilatımız ve jandarmamız bu bilinci oluşturmak için sürekli olarak okullarımızda bir dizi etkinlik gerçekleştiriyorlar. Bunun sonucunu hem günümüzde hem de gelecekte toplumun genelinde inşallah alacağız.” diye konuştu.
Programın sonunda katılımcılar ve öğrencilerle birlikte Jandarma, Emniyet, Zabıta ve Karayolları tarafından hazırlanan stantlarda bilgiler verildi. -

BAŞKAN 155 YILLIK GELENEĞİ ANLATTI
Belediye Başkanımız Mehmet Sarı TRT Haber’de yayınlanacak olan programa konuk oldu. Amasya’da iftar ve sahur vakitlerinde 155 yıldır geleneği devam ettiren Belediye Bandosu’nu TRT Haber’e anlattı.
Amasya Belediye Bandosu, Ramazan aylarında da 300 metre yükseklikteki Harşena Dağı’nda, kent merkezinden duyulacak şekilde iftar öncesi konser veriyor. 155 yıldır devam eden bu gelenek kapsamında Belediye Bandosu bu sene de iftar zamanı marşlarını seslendirdi. Yolun bir bölümünü otobüsle, kalan kısmını ise yürüyerek çıkıp kalede verdikleri konserde halkın istek şarkılarını da çalıyorlar.
Başkan Sarı ile Belediye Hizmet Binası bahçesinde yapılan röportaj sonrası, TRT Haber Kanalı’ndan canlı olarak yayınlanacak olan çekimlerin devamı için haber ekibi, Belediye Bandomuz ile Amasya turuna çıktı. -

AMASYALI AKIN AKIN BELEDİYEYE KOŞUYOR
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, göreve geldiği günden bu yana kendisini ziyaret eden kişi sayısının 87 bin 63 kişiye ulaştığını söyledi. Hayırlı olsun ziyaretlerinin halen devam ettiğini söyleyen Mehmet Sarı, halkın hem taleplerini dinliyor hem de hayırlı olsun dilek ve dualarını alıyor. 7’den 70’e herkesin sevgilisi haline gelen Belediye Başkanı Mehmet Sarı, halkın kendisinden beklentilerini olabildiğince cevap verebilmek için gecesini gündüzüne katarak çalışıyor.
-

HELAL SANA BAŞKAN
Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Ramazan ayı ve bayram tatili de dâhil olmak üzere hiçbir vatandaştan bu süre zarfında su ücreti alınmayacağını bildirdi.
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı 31 Mart seçimi sonrası Belediye Başkanı olduktan sonra verdiği sözleri tutmaya devam ediyor. Başkan Sarı, ramazan ayı boyunca vatandaşlarımızdan su ücreti alınmayacak ibaresi ile seçim vaatleri arasına aldığı sözü yerine getirdi.
Ramazan ayının 1’inci gününden 30’uncu gününe kadar vatandaşlarımızdan su ücreti alınmayacağını söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, yaptığı açıklamada şunları kaydetti; “Amasya halkına sesleniyorum. Sevgili vatandaşlarım ben sizi seviyorum, sizin de beni sevdiğinizi biliyorum. Her zaman söylüyorum. Size inanıyorum, güveniyorum başımın tacısınız diyorum. Bende sizin amcanız, yaş grubuna göre abiniz, amcanız, dayınızım. Hangi siyasi partiden kim kendini nasıl görmek istiyorsa, ben onun siyasi partilisiyim. Ama Milliyetçi Hareket Partisinin Amasya Belediye Başkanıyım. Tavrımız bellidir. Önce asaletli, adaletli, hakkaniyetli davranmak ve öyle bir duruş sergilemek için mücadele ediyoruz. Onun için adaletli bölüşmeye, sosyal adalete, sosyal nizama dikkat ederek, Amasya’mıza elimizden geldiği kadar hizmet etmek için gayret göstereceğiz. Bu anlamda sevgili hemşerilerime şu müjdeyi vermek istiyorum. Ramazan ayının 1’inci gününden itibaren 30’uncu günü ve bayram günleri de dâhil bütün vatandaşlarımızdan bu süre zarfında su ücreti alınmayacaktır. Biz seçimde ne söz verdiysek onu yaparız. Ne dedik bu söz Mehmet Sarı sözüdür dedik. Havada kalmaz” diye konuştu.
Onun için inşallah ramazanın bereketiyle muhabbetiyle 30 günü huşu içerisinde geçireceklerini belirten Başkan Sarı, “Bu süre zarfından vatandaşlarımız bol bol su tüketimi yapabilirler, temizliklerini yapabilirler, cam çerçeve silebilirler helali hoş olsun. Kartlı kullanım yapan vatandaşlarımızı da mağdur etmeden ortalama bir hesap yaptık. Aile başına en yüksek bazdan 55 lira gibi ortalama su tüketim bedeli çıkıyor. Bizde o vatandaşlarımızın kartlarına 25 ton civarında su yükleyerek onları da bu hizmetten faydalandırıyoruz. Onları da mağdur etmeyeceğiz.” diye konuştu. -

BANDOCULARIN RAMAZAN GELENEĞİ
Amasya’mızda 154 yıllık devam eden gelenek ile her Ramazan ayında iftar ve sahur saatlerinde tarihi Harşena Kalesi’ne çıkarak konser veren Belediye Bandosu, bu yıl da geleneğini sürdürdü.
Amasya Belediye Bandosu, bu Ramazan ayında da 300 metre yükseklikteki Harşena Dağı’nda, kent merkezinden duyulacak şekilde iftar öncesi konser vermeye başladı. 154 yıldır devam eden bu gelenek kapsamında Belediye Bandosu bugün iftar zamanı da marşlarını seslendirdi. Yolun bir bölümünü otobüsle, kalan kısmını ise yürüyerek çıktıkları kalede verdikleri konserde istek şarkılarını da çaldılar.Bando Şefi Hakan Dinçer (37), “Her sene sahur ve iftar öncesinde kaleye çıkıp görevlerini icra ettiklerini belirterek şunları söyledi; “Biz eski bir geleneğimizi, Amasya Belediyesi Bando Ekibi olarak devam ettiriyoruz, bu kutsal görevi devam ettirdiğimiz için mutluyuz. Halkımızın istedikleri parçaları çalmaya çalışıyoruz. Atalarımızdan aldığımız bu emaneti, elimizden geldiğince sürdüreceğiz ve çocuklarımıza, torunlarımıza devredeceğiz.” diye konuştu.
