Etiket: sıcak

  • Hilal Çorba Evi’nde iftar sofrası kuruluyor

    Hilal Çorba Evi’nde iftar sofrası kuruluyor

    Geçtiğimiz aylarda, Amasya Belediyesi tarafından 65 yaş üstü vatandaşlara ve üniversite öğrencilere ücretsiz çorba ve çay hizmeti sunan Hilal Çorba Evi’nde her gün iftar sofrası kuruluyor.

    Ramazan ayı boyunca kurulacak olan iftar sofrasında vatandaşa iftar hizmeti vermeye başlayan Hilal Çorba Evinde oruçlar açılmaya devam ediyor.
    Vatandaşlar kurulan sofralarda bir taraftan karnını doyururken, diğer taraftan huzur ve rahmet ayında sosyalleşiyor.
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, yardımlaşma ve dayanışma ayı Ramazan’da da vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
    Her yıl olduğu gibi bu Ramazan ayında da paylaşmanın mutluluğu içinde olduklarını ifade eden Başkan Sarı, şunları kaydetti:
    “Birlik beraberliğin en güzel göstergesi olan 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayında kalabalık sofralarda her zaman bereket olduğuna inanan bir ecdadın torunlarıyız. Amacımız ihtiyacı olan her vatandaşımıza sıcak bir kase çorba ikram ederek gönül sofralarına misafir olabilmektir. Bu amaçla mübarek ramazan ayı boyunca Hilal Çorba Evimizde iftarlarımız devam edecektir. Ramazan paylaşma ve dayanışmaya vesile olan bir aydır. Dinimizin de emretmiş olduğu yardımlaşma paylaşma geleneği, Türk toplumunun milli karakteridir. Geçmişten günümüze örnek aldığımız bu güzel ahlak ile güzel şeyleri vatandaşlarımızla paylaşmayı hedef edindik kendimize. Bu güzel duyguların sonucuyla örnek ve model olduk. Bu hizmetlerin gerçekleşmesinden dolayı da bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hilal çorba ve aş evimizde Ramazan boyunca kapımızda gönlümüzde herkese açık diyorum.”

  • Sağanak Yağış Geliyor

    Sağanak Yağış Geliyor

    Meteoroloji’nin yayınladığı hava durumu tahmin raporuna göre, salı günü tam 32 ilde yağış etkisini gösterecek.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 4-10 Nisan tarihlerini kapsayan haftalık hava durumu tahmin raporunu paylaştı. Buna göre; pazartesi gününden itibaren yurt genelinde etkili olacak sağanak yağmur pazar gününe kadar sürecek.

    Hava Sıcaklığı Mevsim Normallerinde Kalacak

    Meteoroloji’nin sosyal medya hesabından paylaşılan güncel haritada, “Hava sıcaklıklarının; güney kesimlerde mevsim normalleri üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.” ifadelerine yer verildi.

    32 ilde yağış bekleniyor

    Salı gün Amasya, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova, Kocaeli, Bilecik, Düzce, Sakarya, Zonguldak, Bolu, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Erzurum, Çankırı, Çorum, Tokat, Gümüşhane, Bayburt ve Ardahan’da sağanak yağış etkili olacak.

     

     

  • YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    Bunaltıcı sıcak havaların tüm ülkemizi kavurduğu ve günlük çok yoğun yağmur geçişlerinin olduğu bugünlerde, en çok görülen sağlık problemlerinden biri de astım.

    Sıcak ve nemli havaya maruz kalma, alerjenler, çevresel faktörler ve toprak astımı tetikliyor. Nemin yüksek olduğu zamanlarda astım hastalarının daha özenli davranması gerekiyor.

    Astım nedir?

    Astım rahatsızlığı akciğerlerde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, kişinin göğüs ve nefes darlığı ile beraber solunum sıkıntısı yaşamasına sebep olur. Alerjik ve alerjik olmayan kronik bir rahatsızlık olan astımın, birden fazla tetikleyicisi, polenden sonra yüksek nemin en önemli ikinci faktör olduğunu ifade ediyor. Ayrıca astımı tetikleyen faktörler, astımlı kişinin nöbet yaşamasına sebep olan unsurlardır. Astım hastaları kendi rahatsızlığını tetikleyen unsuru testlerle belirledikten sonra, bunlara karşı dikkatli davranarak hastalığını kontrol altında tutmaya çalışmalıdır. Bu sayede hasta çok daha az sayıda astım nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir hayat sürebilir.

    Alerjik astım hastalığı belirtileri nelerdir?

    Astım krizleri, havaların değişken olduğu dönemlerde daha sık görülür. Belirtiler gece sabaha karşı şiddetlenir. Bazı kişilerde burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, öksürük gibi belirtiler görülür.

    Astım hastaları nelere dikkat etmelidir?

    Alerjik astım hastalığı yaşayan bireylerin, öncelikle astım tedavisi süreçlerinde nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir. Astımlı hasta veya yakınlarının doktor ile iletişimleri çok önemlidir. Kişilerin eğitim, öğretim durumlarına göre doktorun verdiği bilgi ve yönlendirmeleri uygulayarak atak sıklığını azaltarak kontrol altında tutabilirler. Yaz aylarında, astım hastalarının nemin yüksek olduğu saatlerde açık havada daha az zaman geçirmeleri gerekiyor. Astım hastaları, havadaki nem oranını kontrol etmeli, yüzde 60’ı geçtiğinde dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Çünkü yüksek nem, polenlerin havada daha uzun ve daha çok bulunmasına neden olur. Tatil içinse, yüksek nemin olmadığı yerler tercih edilmelidir. Havuz da astımı tetikleyen etkenlerdendir, doğal ilaç olarak nitelendirdiğimiz deniz tercih edilmelidir.

  • AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    Havaların çok ısındığı bugünlerde güneşin tepe saatlerinde dışarda olmamaya, sık su tüketmeye, pamuklu ve açık renk kıyafetler giymeye ve aşırı efor harcamamaya dikkat ediyoruz. Kendimizi güneşin olası zararlı etkilerinden korumaya çalışıyoruz. Ancak, bu koşullar dışında kendimizde yine de aşırı terleme gözlemliyorsak uzmanlara göre bu bir hastalık belirtisi olabilir.
    Sıcak havalarda vücudumuzla ilgili en çok şikâyet ettiğimiz şey terleme olsa da aslında bu vücudumuz için iyi bir şey. Terleme vücudun sıcaklıkla baş etme yöntemi yani kendini soğutma sistemi. Fakat zaman zaman aşırı terleme ve belli zamanlarda terlemenin rahatsızlık verici seviyelere ulaşması tıbbi bir sorunun göstergesi olabilir.
    Terleme nedir?
    Terleme, vücut ısısı yükseldiğinde onu soğutmak için kullanılan normal bir mekanizmadır. Vücutta sıcaklığın yükselmesi sinir sistemini tetikler, beyin ve ardından ter bezleri uyarılarak terleme ile sıcaklık kaybı sağlanır. Aşırı terleme veya hiperhidroz ise fizyolojik ihtiyacımızdan daha fazla miktarda ve kişinin hayat standartlarını etkileyecek düzeyde olmasıdır. Eğer bu durum altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı ise sekonder, bağlı olmadığı durumlarda primer hiperhidroz denir. Eğer kişiler kendilerinde aşırı terlemeden şüpheleniyorlarsa muhakkak uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
    Bu hastalıklar hangileri?
    Hipertiroidi: Kandaki tiroid hormonunun artması anlamına gelen hipertiroidi, vücuttaki kimyasal reaksiyonların hızlanmasına neden olduğu için vücut sıcaklığını ve dolayısıyla terlemeyi artırabilir. Aşırı terleme şikâyetiyle doktora başvuranlardan ilk istenen tetkiklerden biri tiroid hormonu ölçümüdür.
    Enfeksiyon hastalıkları: Genelde akciğerleri hedef alan, bulaşıcı bir enfeksiyon olan tüberküloz (verem) gibi hastalıklar, vücudun zararlı bakterilerle savaşması sırasında ateşin ve terlemenin artması gibi belirtiler gösterir.
    Diyabet: Kan şekerinin çok düşük ya da çok yüksek olması vücut dengesini bozarak aşırı terlemeye neden olabilir.

  • AMASYA’NIN GÖZDESİ ÇİÇEK BAMYASI

    AMASYA’NIN GÖZDESİ ÇİÇEK BAMYASI

    Taşova’nın Alpaslan köyünde üretilen çiçek bamyası, köy halkı için önemli bir gelir kaynağı sağlıyor. Çiçek bamyası ekimine nisan ayının ortalarında başlayıp, haziran ve temmuz ayının ortalarından sonra hasat ediliyor. Yaş ve kurutulmuş olarak da değerlendiriliyor. Bamyanın hasadına güneş doğmadan sabah saat 05.00 gibi toplanmaya başlanıyor, öğlen sıcağı çıkmadan da ipe dizilmesi gerekiyor. İpe dizim işlemlerini kadınlar üstleniyor.

    Çiçek bamya üreticisi Selim Özdemir, “Bu gördüğünüz yer Taşova bamyası. Bizim burası bir buçuk dönüm yer. Burayı biz 25 Nisan’dan sonra ekiyoruz. Bir hafta o arada ekiyoruz. Önce sürüyoruz, tırmıklayıp tohumunu saçıyoruz gübresiyle beraber. Aradan bir 20-25 gün geçtikten sonra burası iki yaprak olarak çıkar. Sonra çapasını yapıyoruz iki sefer. Ondan sonra da temmuzun, haziranın son haftasından itibaren bamya başlıyor. Günlük sabah 5’ten sonra geliyoruz. İşte her gün gelmek zorundasın. Tek tek toplanıyor. Diğer yerlerin Amasya bamyası iki gün, üç günde bir oluyor ama bizimki günlük olarak toplandığı için ufak, daha lezzetli oluyor. İşte her gün topluyorsun. Tek tek topluyorsun, tek tek dizip ertesi gün sabahtan da çiçeğini döküyoruz. İşte ondan sonra cereğe (bamyanın asıldığı uzun sopa) asıp kurutuyoruz. Zamanla ihtiyaç oldukça da Taşova’mız, ilçe buraya 10 kilometre, oraya götürüp alıcıları her zaman var, onlara satıp ihtiyaçlarımızı o şekilde karşılıyoruz. Buraya çapa zamanı iki üç günde geliyoruz. İki kişi çapalıyoruz. Haftada bir yine sulaması oluyor. Tabii epey masraflı, emeği çok oluyor. İki kişi topluyoruz. Günlük 1 kilo bamya zor yapıyoruz. Bugün 100-110 lira ama iki kişinin yevmiyesi şey ettiğin zaman ne kadar piyasada pahalı dense de yerine göre günlük şeyini karşılamıyor bile. Şuan da biz mesela sabah saat 10.00, daha hala uğraşıyoruz. İşte burada topladıktan sonra bazı Taşova’nın diğer köylerinden hafta günleri perşembe oluyor. Yaş getiriyorlar ama bizim bu genelde köyde kuru toplayıp satıyoruz. 20-25 dizin boyuna göre kuru bir kilo geliyor. İşte onu da pazarda satıyoruz. Bamya fiyatlarına gelince geçen senelerde çeyrekle yarışa gidiyordu. Fakat şuan çeyrekler çok yukarı şey ettiği için bamya fiyatları şuan Taşova’mızda pazarda toptan alış fiyatı 100-110, o civarlarda gidiyor. Daha öncelerde Taşova tütün olarak isim yapmıştı. Şuanda da Taşova’mızda ‘Taşova bamyası’ olarak bütün Türkiye’nin her yerinde isim yapmış bir şeydir. Ayrıca Taşova’nın, Amasya’nın sembol olarak da yeşil çiçek olarak da üzerine almıştır” dedi.

    Hafise Celep ise, “Bamya işi çok zor. Taliminen (çok çalışarak) okuttuk böyle. Bamya, soğan ederek. Emeğimin karşılığını bazen alıyorum, bazen alamıyorum. Öyle öyle okuttuk. Şimdi ise çocukları da evlendirdik. Evini ocağını yaptık. Gittiler. Çapalayacaksın, toplayacaksın, getireceksin, dizeceksin, kurutup satacaksın. Banları böyle yaparak çocuklarımı okuttum. Lisesinden başladılar, başa kadar çıktılar. Bamya ederek, soğan ederek okuttum. İlkokuldan başladım ortaokul, lisesini okuttum. Birisi Kıbrıs’ta oğlumun. Kızım da Almanya’da. Çocuklarıma çok selam söylüyorum” diye konuştu.

     

  • KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, özellikle sıcaklığın en yüksek hissedildiği bu günlerde sıklıkla başvurulan klimalarla ilgili uyarılarda bulundu.

    Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir ortam yaratmak için kullanılan klimaların, aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilmekte ve sağlığımız açısından ciddi sorunlara neden olabildiğine işaret eden Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkânı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

    Vücut ani sıcak ve soğuk hava değişimlerine karşı kendini koruyamadığı için bu durum başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa sebep oluyor. Vücuttaki termostat kendi ısısını bu kadar hızlı düzenleyemez. Bu nedenle iki ortam arasındaki geçiş yavaş olmalıdır. Genellikle sıcaklardan bunalanlar, klimaları çalıştırarak bir an önce sıcak ortamdan serin ortama geçmek istiyorlar. Oysa klimaların ortamı belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutmak için kullanılması gerekiyor. Örneğin, dışarıda sıcaklık 40 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklığın aralıklarla 5’er derece düşürülmesinde fayda var” dedi.

    Başhekim Sezikli, klimaların yol açtığı rahatsızlıklarla ilgili de verdiği bilgide; “Klima çarpması” Klimanın üflediği serin havanın karşısında durmak pek doğru değil; hele de dışarıdan terlemiş olarak gelmişseniz. Terin üzerinizde aniden soğuması ‘klima çarpmasına’ sebep olabilir. Boynunuz tutulabilir, başınızı çeviremezsiniz; nefes alırken göğsünüzde bıçak batar gibi ağrılarınız olabilir. Havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarından yararlanabilirsiniz.

    Klimayı çok düşük değerlere ayarlamak sağlık için doğru değil. İdeali, ısının 23-24 derece arasında, nispi nemin de %40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır.

    “Klima ateşi” Klima ateşine, air-condition sistemlerinden başka, evlerde kullanılan ve halkımızın kısaca “soğuk buhar” diye bildikleri nem yapıcı aletler ile akciğer hastalarına solunum yoluyla ilaç vermeye yarayan nebülizatör denilen aletler de neden olabilirler.

    Hastalık, mikroplarla kirlenmiş air-condition veya nemlendirme sistemlerine maruz kalındıktan birkaç saat sonra ateşli bir hastalık gibi başlar. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saati de bulabilir.

    Şikâyetler genellikle hafta başında veya tatil veya dönüş günlerinde görülür. Bir süre kullanılmayan klimaların ilk çalıştığı günlerde de belirtiler daha fazladır.

    Hastalarda ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik… gibi daha çok gribi hatırlatan şikayetler vardır. İş yerine geldikten birkaç saat sonra başlayan belirtiler akşama doğru şiddetlenir ve gece eve döndükten sonra da devam ederse de, hastaların çoğu 24-48 saat içinde tamamen düzelirler. Bazı hastalarda nadiren şiddeti çok fazla olmayan öksürük, nefes darlığı ve çarpıntı gibi yakınmalar da olabilir.

    “Alerjik zatürre” Klimaların sebep olduğu alerjik zatürree çocuklarda da görülebilirse de, daha çok 50 yaşın üzerinde olanlarda ve diğer akciğer hastalıklarının aksine sigara içmeyenlerde daha çok saptanır.

    Tıp dilinde ventilasyon pnömonitisi olarak isimlendirilen alerjik zatürreeye, air-condition sistemlerinin nemlendirme bölümünde üreyen ve küf mantarları ve bazı bakteriler neden olmaktadır.

    Klima ateşi ve alerjik zatürrenin önlenmesi, bu tür nemlendiricilerin su haznelerinin doğru bakımı ile mümkündür. Klima ve nemlendiricilerin bakımlarına özen gösterilmeli ve talimatlara uygun kullanılmalıdır. Bu aletlerde musluk suyu yerine distile veya demineralize su tercih edilmelidir.

    Nemlendiriciler çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla zaman zaman temizlenmelidir.

    “Klima hastalığı (akciğer zatüresi-lejyoner hastalığı)” Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı”dır. Lejyoner hastalığı, Legionelle pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir.

    Bakteri klima sistemlerinin yanı sıra otel, hastane vb büyük yapıların su sistemlerinde de (soğutma kuleleri, su depoları, su dağıtım kanalları) bulunabilmektedir. Havaya dağılan bu bakterinin solunum yolu ile kişilerin vücuduna girmesi ile hastalık (zatürre) oluşmaktadır. Hastalığın en önemli belirtileri kuru öksürük, bulantı kusma, ishal, yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateştir. Diğer zatürrelerden farklı olarak bu hastalıkta ishal daha yüksek oranda görülür. Hastalık otel, büyük ölçekli gemiler ve hastanelerde salgına neden olabilmektedir. Hastalığın önemli bir özelliği insandan insana bulaşmamasıdır. Bu nedenle bu hastalığı bulunan insanlardan kaçınmak doğru değildir.

    Legionella pneumophilia bakterisi zatürre dışında sadece ateş ile seyreden ve hafif bir hastalık tablosu olan Pontiak ateşine de neden olabilir. Klimalı sistemlerin bulunduğu otel, işyeri ve evlerde yaşayanlar veya çalışan kişiler bu hastalık açısından risk altındadır. Bu bakterinin bulaştığı herkeste hastalık oluşmaz. Özellikle şeker ve kanser hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler, alkolikler, siroz hastaları ve sigara içen kişilerde hastalık oluşma riski daha fazladır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir.

    Lejyonella hastalığının tedavisi belirli antibiyotikler ile yapılabilmektedir. Antibiyotiklerin hastalığın erken döneminde başlatılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle klimalı ortamda bulunan kişilerde yukarda bahsedilen şikayetlerin meydana gelmesi halinde, bunu basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmeyip, bunun klimaya bağı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    “Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerine sahip binalarda olmak üzere, bu hastalığın ve etken bakterinin yayılımını önlemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi önlemler alınmış, takibi sıkı olarak devam etmektedir. Öyleyse faydalı olan bu icadın zararsız bir şekilde kullanımı için basit kontrol önlemlerine uymakta fayda var. Su hazneli soğutma sistemlerinde mutlaka yaz başı ve yaz sonunda klima bakımının yapılması, temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması, filtrelerinin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir. Sulu sistem ile çalışan taşınabilir klimalar için de aynısı geçerlidir. Split denilen, gazlı iklimlendirme yapan sistemlerde ise bakım ve temizlik yeterlidir. Bu önlemlere dikkat ederek ve aşırı kullanımdan kaçınarak klimaların konforundan azami fayda görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

  • SICAK HAVALARA DİKKAT

    SICAK HAVALARA DİKKAT

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, aşırı sıcaklara karşı uyarılardan bulunarak, sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıklarından korunmanın yollarıyla ilgili tavsiyelerde bulunan Başhekim Selçuk Sezikli, “Özellikle çocukların, yaşlıların, kalp, akciğer solunum ve tansiyon hastalığı bulunan kişilerin, hamilelerin, kilo sorunu olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda 37 dereceye kadar normal olan vücut ısısı 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Aşırı sıcağa maruz kalan bir kişinin beynindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar” dedi.

    Sıcak havalarda meydana gelebilecek fiziksel kramplara karşı uyarılarda bulunan Sezikli, “Fiziksel aktivite ile beraber terlemeye bağlı vücutta hızlı bir şekilde meydana gelen su ve tuz kaybı sonucu oluşur. Belirtileri, karın bacak ve kol kaslarında ağrılı spazmların oluşumudur. Sıcak krampları için tıbbi bir tedaviye gerek yoktur. Kişi kramplardan sonra en azından birkaç saat için fiziksel aktiviteyi durdurmalı sulu- mineralli içecekler tüketmeleri gerektiğini söyleyerek, sıcak bitkinliği, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, yükselen ateş, kalbin daha hızlı çarpması, belirtilerindendir. Bilinç kaybı yoktur. Kişi serin bir yerde bacakları baş seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmalı, sıkı giysilerini gevşetmeli, sıvı- mineralli içecekler almalıdır. Kişinin durumu gözlenmelidir. Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahriş olması sonucu ortaya çıkan pütürcüklerdir. Vücudun daha çok boyun koltuk altı dirsek içi gibi kıvrımlarında görülür. Her yaşta ve herkeste görülebilmekle beraber bebeklerde görülmesi daha sıktır. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin daha nemsiz ortam sağlanmalıdır. Güneş yanıklarından korunmak gerektiğini söyleyen Başhekim Sezikli, “Güneş yanıkları uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Etkilenen kişide deride kızarıklık, su toplama, yüksek ateş, şiddetli ağrı-acı şikâyetleri görülür. Güneş yanıklarından korunmak için özellikle güneş ışınlarının en şiddetli olduğu 11.00-16.00 saatleri arası güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı olan yerler ilk olarak soğutulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu kesinlikle sürülmemelidir. Bir hekime danışarak tıbbi losyon kullanılmalıdır. Güneş veya sıcak çarpması kalıcı hasarlara neden olabilir. Aşırı sıcağa maruz kalmak sonucu bedenin vücut sıcaklığını sabit tutma mekanizmasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olan bir durumdur. Güneş veya sıcak çarpmasının belirtileri, çok yüksek ateş. (40-41 derece) Vücudun terleme olayını gerçekleştirememesi. Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ciltte aşırı kuruluk, kusma, bulantı, bilinç kaybı, görme netliğinin bozulması, el ayak hareketlerinin kontrolünde hâkimiyet kaybıdır. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.

  • 80 MİLYON TL’LIK DEV YATIRIM

    80 MİLYON TL’LIK DEV YATIRIM

    Amasya İl Özel İdaresi 2019 yılında ilimizin ekonomisine, tarihine, kültürüne, eğitimine, turizmine, sporuna ve kırsal kesimine yönelik çok önemli yatırımları hayata geçirmek için 80 Milyon TL’lik dev bir bütçe oluşturdu. Vali Dr. Osman Varol: “Yatırım bütçesinin en verimli halde kullanılmasını sağlayacağız. En önemli hizmetlerimizden biri köy yollarımıza yönelik Bitümlü Sıcak Karışım (BTK) asfalt çalışmaları olacak” dedi.
    Bütçeden yatırımlara 57.800.000 TL ödenek ayrılması sonrası hükümetimiz tarafından 22.283.000 TL’lik KÖYDES desteği ile birlikte toplam 80.083.000 TL’lik kaynak ilimize ayrıldı.
    Vali Dr. Osman Varol’un başkanlığında düzenlenen ve Vali Yardımcısı Turgay İlhan, ilçe kaymakamları, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Erarslan ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Faruk Aykutlu ve diğer komisyon üyelerinin de katıldığı Köy Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) İl Tahsisat Komisyonu toplantısında bütçenin en verimli halde kullanılması konusu görüşüldü.
    2019 yılında kırsal altyapıda standardın yükseltilmesi için öncelikle içme suyu yetersizliği bulunan bütün yerleşim birimlerimizin yatırım ve iyileştirme ihtiyaçları karşılanarak çevreye duyarlı bir yaklaşımla kanalizasyon konusundaki eksiklikler giderilmesi planlandı. İçme suyu depolarında güneş enerjisi uygulaması yapılarak tasarruflara önem verildi. Köylerin daha temiz ve düzenli olması için köy merkezlerine parke taşı döşenmesi ve filoya katılan yeni çöp toplama araçları ile birlikte köylerde temiz ve yaşanabilir alanların oluşturulması hedefleniyor.
    Yapılacak en önemli hizmetlerden birinin Bitümlü Sıcak Karışım (BTK) asfalt çalışmalarının olacağını belirten Vali Dr. Osman Varol, “Geçmiş dönemlerde köylere yapılan BSK asfalt çalışmaları ile köylerin yol standartları en üst seviyeye çıkarıldı. Yolların, kalkınma, medeniyete ve pazara ulaşım için ne kadar önemli olduğunun bilinciyle köy yollarımızın köprü, menfez gibi sanat yapısı eksikliklerin giderilerek, birinci ve ikinci kat asfalt kaplama, stabilize ve yeni yol yapımı yatırımları ihtiyaç duyulan yerlerde tesis edilecek” dedi.
    Kentin tarım potansiyelinin de dikkate alınarak kırsal alanlarda ürün çeşitliliği ve tarımsal üretimi artıracak sulama göletlerinin yapımına ve modern sulama sistemlerinin tesisine yönelik yürütülecek çalışmalara ağırlık verileceğini vurgulayan Vali Dr. Osman Varol, “Bu çalışmalar sayesinde hem su kaynaklarının ekonomik şekilde kullanılması sağlanmış hem de üreticinin birim alanda daha fazla ürün alabileceği, bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun projelerin gerçekleştirilmesi sağlanarak meyve fidanı üretimi ve kaliteli tohum destekleriyle de ekonomik getirilerin yükseltilmesi sağlanacak” diye konuştu.
    2019 yılında kırsal altyapının iyileştirilmesi yoluyla halkımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırım ve faaliyetlerin yanı sıra eğitime verilen destek ilimizdeki kültür varlıklarının restorasyonu ve turizme kazandırılması amacıyla da önemli çalışmalar yürütülecek.