Etiket: parti

  • Aylin Nazlıaka’dan Amasya ziyareti

    Aylin Nazlıaka’dan Amasya ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve MYK üyeleri Aliye Timisi Ersever,Füsun Sökmez ve Armağan Akyüz Amasya Merkez İlçe Başkanlığı, Taşova İlçe Başkanlığı,Gümüşhacıköy İlçe Başkanlığ ve Merzifon Belediye Başkanlığını ziyaret etti.

  • AK Parti merkez ilçe başkanı Galip Uzun’un avukatlar günü mesajı

    AK Parti merkez ilçe başkanı Galip Uzun’un avukatlar günü mesajı

    Amasya merkez Adalet ve Kalkınma Partisi ilçe başkanı Galip uzun avukatlar günü için yayımladığı mesajda; ‘’Toplumların huzurlu ve güvenli bir ortamda hayatlarını sürdürmelerinin temel şartlarından birisi de, adaletin sağlanmasıdır. Demokratik hukuk devletinin ön koşulu olan “iddia, savunma ve karardan oluşan üç temel unsur üzerine kurulu yargının, temel ve vazgeçilmez unsurlarından biri olan savunma olmadan yargı bağımsızlığından söz edilemez. Hak arama özgürlüğünün öngördüğü savunma hakkı hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmazlarındandır. Hukuk devleti kavramı içindeki adalet ve demokratik laik sistemin temel taşlarından olan yargı ile savunma hakkının uygulayıcısı avukatlık birbirine bağlı müesseselerdir. Bireyleri hakları konusunda bilgilendiren, yönlendiren, haklarının korunması ve kullanılmasında onlara yardımcı olan avukatlar, hukuksal ilişkilerin yürütülmesinde, kamu vicdanının ve adaletin yerine getirilmesinde önemli bir görev üstlenerek, adalete duyulan güveni artırmaktadır. “Adalet Mülkün Temelidir” sözünden hareketle, adaletin tecellisinde çok önemli ve ağır bir mesuliyet üstlenen Meslektaşlarımın Avukatlar Gününü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.’’ İfadelerini kullandı

  • AK Parti Amasya Milletvekili Çilez’den Merzifon OSB’ye ziyaret

    AK Parti Amasya Milletvekili Çilez Merzifon OSB’yi ziyaret etti

    AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla 19 Mart’ta açılışı yapılan Merzifon Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yeni hizmet binasında incelemelerde bulundu.

    Hasan Çilez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemle vurguladığı, “yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme” odaklı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

    Osb’lerde şu an yer kalmadığını, genişletme çalışmalarının başladığına dikkati çeken Çilez, istihdam sayısının da her geçen gün artığını vurguladı.

    Çilez, “Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ın katılımıyla 20 fabrikamızı hizmete açtık. Bu arada 15 fabrikamızın proje ve inşaat çalışmaları devam ediyor. Muhtemelen her 2-3 ayda bir yapımı tamamlanan fabrikamız hizmete girecek. Merzifon Osb’mizde yine güney bölgesine doğru genişleme hamlemiz var. İnşallah gerekli işlemler tamamlandığında işletmelerimize yer tahsislerine başlarız.” dedi.

    OSB alanının genişlediğini dile getiren Çilez “Merzifon Osb’miz 112 hektardı, 44 hektar büyüttük. 154 hektar daha büyütünce toplam 3 bin hektar alanda devasa bir OSB haline gelecek. Burada yaptığımız hamleler, projeler çok güzel gidiyor. Milletvekili olduğumda Merzifon’da 3 bin 472 olan işçi çalışıyordu. 3 yılda bu rakam katlanarak 6 bin 586’ya çıkmış. İnşallah bereketlenerek devam edecek.” Dedi.

    Lojistik Merzifon’un Cazibesini Arttıracak

    “Merzifon Organize Sanayi Bölgesi bir başarı hikayesidir. Türk iş insanının neler yapabileceğini gösteren, ufkumuzu açan bir sanayi bölgesi olduğunu düşünüyoruz. AK Parti iktidarları döneminde OSB’lerimiz her ilde kuruldu. Biz doğu, batı, kuzey, güney her taraf üretsin istiyorduk. Allah’a şükürler olsun bu konuda da emin adımlarla ilerliyoruz. OSB’lerimiz bölgeler arası kalkınmışlık, farklılıkları en aza indirmek için çok önemli hamleler. Bunun en başarılı örneklerinden birisi de Merzifon OSB’dir. Buranın yaklaşık 40 yıllık mazisi vardır. Bugüne kadar emek verenlerden, böyle değerli bir eserde taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun. İçinden hızlı trenin de geçtiği Samsun ve Mersin limanına rahatlıkla bağlayacağımız bir hayalimiz var.” diyerek sözlerine son verdi.

  • Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın Basın Açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarının 81 ilde eş zamanlı yaptığı basın açıklamasında şunlara değinilmiştir; ‘’Türkiye kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ilk adımı 3 Nisan 1930 yılında atılmıştır. 92 yıl önce bugün, Belediye Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve kadınlar yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Bir kez daha ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eşitlik mücadelesine omuz verenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet, aslında bir kadın devrimidir. Kadın ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan bir bütündür. Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kadın erkek bir arada kurduğumuzu vurgulamış ve şöyle demiştir: “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” Partimizin ilk kadın üyesi ve Atatürk’ün manevi kızı olan Afet İnan, örnek bir siyasi profil olmuştur. Çok iyi bir eğitim almış ve yaptığı konuşmalarda, kadının seçme ve seçilme hakkını savunmuştur. Milli hâkimiyetin, cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm millete ait olduğunu vurgulamıştır. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı; 3 Nisan 1930’da, Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinden seçilen Sadiye Hanım idi. 26 Ekim 1933 tarihinde ise kadınlar, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda seçme ve seçilme hakkını kazandı. Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; hepimizi özgürleştiren laiklik ilkesine sımsıkı sarılıyoruz. Eşitlik mücadelesini kadın-erkek bir arada veriyoruz. Bu eşitsiz sistemi değiştirmek için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu ve kadınların siyasette eşit temsil edileceği kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu teklifle hem genel hem de yerel seçimlerde fermuar sistemiyle yüzde 50-50 temsili yasal güvence altına almak istedik. Ülkemizde, her 10 kadından 4’ü hayatında en az bir kez erkek şiddetine maruz kalıyor. Bu düzeni değiştirmenin tek yolu eşitlikçi politikalardan geçiyor. Bizler, kadınların eşit temsil edildiği demokratik, laik bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Halkın gasp edilmiş egemenlik hakkını tekrar halka iade edeceğiz. kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla güvence altına alındığı özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz.’’

  • CHP’DEN DAYANIŞMA

    CHP’DEN DAYANIŞMA

    CHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz ve beraberindekiler Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarı dileklerinde bulundular.

    CHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz, CHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Ali Kilci, CHP Amasya Kadın Kolları Başkanı Emine Aras, CHP Belediye Meclis Üyesi Bekdemir İşbilir ve beraberinde İl ve Merkez İlçe yönetimi Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar dilediler. İl Başkanı Karagöz, “Yeni görevinizin hayırlı olmasını diliyorum. 100’üncü yıla yüz proje sloganıyla çıktığınız bu yolda Amasya’mıza güzel çalışmalar yapacağınızdan eminiz. Bizlerde partimiz olarak üzerimize düşen ne varsa her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim” dedi. Başkan Sarı, ise nazik ziyaretlerinden dolayı misafirlerine teşekkür etti. Hayırlı olsun ziyaretinde Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan eşlik etti. Yenihan CHP İl ve Merkez İlçe yönetimine Amasya Belediyesi olarak hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında bilgiler verdi.

  • TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    Eski Amasya CHP Milletvekili Ramis Topal yaptığı açıklamada şunları söyledi; “19 Aralık’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu öncülüğünde başladığımız seçim çalışmalarında İstanbul’u İstanbullu yönetecek dedik. İstanbullunun isyanına kör sağır ve dilsiz kalmadık. Sayın Ekrem İmamoğlu mazbatasını alıp 18 Nisan’da göreve gelir gelmez verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirdik. 6 Mayıs kararı ile demokrasi tarihimiz ve millet iradesi YSK tarafından yok sayıldı. 186 gündür sokakta, caddede, pazarda, karda, yağmurda gece gündüz demeden yorulmadan verdiğimiz demokrasi mücadelemizi 23 Haziran akşamı İstanbul seçmeninin kararı ile Sayın Ekrem İmamoğlu yeniden Belediye Başkanı seçildi. Bu süreçte emeği geçen başta Amasya İl ve İlçe örgütlerime, destek için yanımızda olan diğer İl ve İlçe örgütlerimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, partililerimize, gönüllülerimize ve yüreği bizimle olan yaşasın demokrasi diyen 82 milyon Türk halkına sonsuz teşekkürler. Kimsenin hakkını yemedik kimseye de hakkımızı yedirmedik.” diye konuştu.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • VALİMİZİN EŞİNDEN ANLAMLI KUTLAMA

    VALİMİZİN EŞİNDEN ANLAMLI KUTLAMA

    Vali Dr. Osman Varol’un eşi Funda Varol; ilerleyen yaşı, sağlık sorunları ve maddi güçlüğüne rağmen en büyüğü 11 yaşında olan 3 torunun bakımını tek başına üstlenen Ümmühan Karagülle’nin torunları için doğum günü kutlaması tertip ettirdi.

    Ümmühan Karagülle ilerleyen yaşı, sağlık sorunları ve yaşadığı maddi güçlüğe rağmen en büyüğü 11 yaşında olan 3 torunun bakımını tek başına üstlendi.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından torunları hiç doğum günü kutlama fırsatı bulmamış Ümmühan Karagülle ile birlikte torunlarının hayali olan doğum günü kutlaması tertip edildi. Tüm kardeşler için organize edilen doğum gününe Vali Dr. Osman Varol’un eşi Funda Varol, okul müdürleri, öğretmenleri, sınıf arkadaşları ve müdürlük personeli katılım sağladı.

    Programda büyük heyecan yasayan çocuklara hediyeler veren Funda Varol, kendileriyle yakından ilgilenerek hoş vakit geçirmelerini sağladı. Sayın Karagülle ve torunları Funda Varol’un nezdinde emeği geçen herkese teşekkür edere unutmayacakları bir gün yaşadıklarını ifade ettiler.

  • BAŞKAN ÖZTÜRK’E RAKİP PARTİLERDEN TEBRİK

    BAŞKAN ÖZTÜRK’E RAKİP PARTİLERDEN TEBRİK

    Taşova ilçesinde belediye başkanlığını yeniden kazanan AK Partili Bayram Öztürk’ü kutlayanlar arasında seçimde rakibi olan partilerin aday ve ilçe başkanları da bulundu.
    Başkan Öztürk’ü ziyaret edip ‘hayırlı olsun’ dileklerini ileten siyasiler arasında MHP Adayı Süleyman Torun, MHP İlçe Başkanı Aslan Berber, CHP İlçe Başkanı Ömer Özalp ve İYİ Parti İlçe Başkanı İsmail Yüksel de yer aldı.
    Konuklarına teşekkür edip iadeyi ziyarette bulunacağını belirten Bayram Öztürk, “Şimdi ortak paydamız Taşova’da buluşma ve kucaklaşma zamanıdır” dedi.
    Tüm halkın beklentileri ve arzuları doğrultusunda en iyisini, en güzelini yapmak için çalışmaya devam edeceğini vurgulayan Öztürk, “En kısa zamanda hizmete sunmak için tüm imkanlarımızı seferber edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Başladığımız hız ve enerji ile devam edeceğiz” diye konuştu.