Özel Amasya Açı Ortaokulu ve Şehit Ferhat Ünelli Bilim ve Sanat Merkezi işbirliği ile düzenlenen 2’inci Bilim-Sanat-Teknoloji şenliği programına Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, öğrencileri yalnız bırakmadı.
Şenlikte öğrenciler farklı tarzlarda müzik seslendirerek birbirleri ile yarıştı. Şenlikte seslerini yarıştıran yarışmacılar Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı ayakta alkışlayarak büyük ilgi gösterdi.
Şenlikte konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı şunları söyledi; “Bu platforma çıkma cesareti gösteren genç kardeşlerimi canı gönülden kutluyorum. Mühim olan 1’nci, 2’inci, 3’üncü veya 5’inci olabilmek değil mühim olan gönüllerde yer bulmak ve sizlerin karşısına çıkıp o cesareti gösterebilmektir. Müzik Dedem Korkut’tan başlayan, Karacaoğlandan devam eden, Dede Efendi ile ruh bulan, yine zamanımızda Âşık Veysel ile gönüllere giren, Kazancı Veli ile ruhumuzu derinliklere götüren, Kahtalı Mıçı ile şehrini tanıtan yine Neşet Ertaş’la kendini bulan bir ruh halidir. Bu vesile ile canlarımız, hanım kızlarımız, kardeşlerimiz eğlencenize bizi ortak ettiğiniz için sizlere teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Her şey gönlünüzce olsun. Cenab-ı hak birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Gülen yüzlerinizi soldurmasın. Sizlere tavsiyem şudur ki asla umutsuzluğa kapılmayın ve hayat enerjinizi hiçbir aman kaybetmeyin diyor hepinize saygı ve selamlarımı sunuyorum” dedi.
Konuşmaların sonunda Amasya Açı Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Malik Şakalakoğlu Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya çiçek ve plaket takdim etti.
Etiket: özel
-

BAŞKAN SARI, SES YARIŞMASINA KATILDI
-

EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
“İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
Bugün önümüzde iki yol var.
Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
Emeğin sömürülmediği,
Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı. -

BÜTÇEDEN TASARRUF ARAÇ SAHİBİ YAPTI
Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği’nin (YHKB) bütçesinde yaptığı tasarruflar sonucu alınan 3 çöp toplama aracı Amasya, Çorum ve Tokat il özel idarelerine teslim edildi.
Toplam 920 bin lira değerindeki araçların tesliminin yapıldığı törene katılan YHKB Başkanı Amasya Valisi Dr. Osman Varol ile Çorum Valisi Mustafa Çiftçi araçların ruhsat ve anahtarlarını il genel meclislerinin başkanlarına verdiler. Vali Varol, uzun yıllar boyunca bütçesinde yaptığı tasarruflar sonucu bu kazanımlarını sağlayan birliğin yönetiminde söz sahibi olmuş eski valilere, il genel meclisi üyelerine ve yetkililere teşekkür etti. -

YENİ MUHTARLAR TOPLANTISI
Seçimlerden sonraki ilk muhtarlar toplantısında ilimizdeki muhtarlar ile bir araya gelen Vali Dr. Osman Varol hem yeni seçilen muhtarlar ile tanıştı hem de muhtarlık vazifesinin sorumlulukları hakkında bilgiler verdi.
Vali Varol yaptığı konuşmada muhtarların yeni görevlerinin hayırlı olmasını diledi. Muhtarların sadece kendisine oy verenlerin değil, sorumluluk alanlarında bulunan tüm mahalle veya köy sakinlerinin muhtarı olduğunu ve herkese karşı sorumlulukları olduğunu hatırlattı.
Muhtarlara verilen önemin arttığına ve özlük haklarının genişletildiğine değinen Vali Varol, buna paralel olarak muhtarlara düşen sorumluluğun da arttığına değindi. Muhtarların sorumluluğu altında bulunan mahalle veya köydeki vatandaşların tüm sorunları ile ilgilenmek zorunda olduğunu ifade ederek muhtarların devletin sahadaki kılcal damarları olduğunu vurguladı.
Vatandaşın devletten veya yerel yönetimlerden, özel idare veya belediyeden, beklediği hizmetlerin tespiti, takibi ve gerekli mercilere iletilmesi hususunda muhtarlara büyük bir sorumluluk düştüğünün altını çizen Vali Varol, muhtarların vatandaşın sorunlarına, sıkıntılarına ve ihtiyaçlarına duyarsız kalma gibi bir lükslerinin olmadığını belirtti.
Vali Varol, muhtarların vatandaşa karşı olan sorumluluklarının yanı sıra devlete karşı da bazı sorumlulukları olduğuna değindi. Bunların en başında hukuk sisteminin sağlıklı işlemesi için gereken tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti. İnsanların yerleşimleriyle ilgili doğru beyanda bulunma, meydana gelebilecek asayiş ve birtakım kolluk sorunlarına müdahale edilebilmesi adına yetkili mercilere yardımcı olma, mahalle veya köylerde meydana gelebilecek sıkıntıları zamanında yetkililerle paylaşma durumlarını bunlara örnek olarak verdi. Doğal veya birtakım eylemler sonucu ortaya çıkabilecek sorunları önlemek adına muhtarların sürekli sahada olmasının, gözü açık bir şekilde halkın nabzını tutmasının ve fark ettikleri sıkıntıları göz ardı etmemelerinin kilit öneme sahip olduğunu hatırlattı. Bunu yapabilmek için de muhtarların sürekli sabit bir yerde ve mahallerinde bulunmalarının gerektiğini ifade etti.
-

AMESİA KARGO AĞINI GENİŞLETİYOR
Merkezi Merzifon’da bulunan Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin üyelerinin yetiştirmiş olduğu besi danalarının Amesia Gıda üzerinden kesim ve satışı devam etmekte. Amesia Şubelerinde satışlar devam ederken ayrıca özel okullar, özel hastanelere ve talep eden firmalara güvenli, sağlıklı olarak uzun mesafelere de soğuk kargo ile sevkiyat ağını genişletiyor.
Birliğimizin amacı, Ülkemizde Et de yapılan ithalatı önlemek, ihtiyaç duyulduğunda üyelerin sadece sütünü almakla kalmayıp, aynı zamanda sağlıklı beslenmiş olan erkek danalarını da kesimi piyasa şartlarının üstü fiyatlarda alarak işlendikten sonra “Üretenden Tüketene” sloganıyla birliğimiz bünyesinde kurulan Amesia Gıda üzerinden satışı yapılarak tüketiciye uygun fiyat ve sağlıklı et almaya olanak sağlamaktır” dedi. -

ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR İÇİN İSPANYA’DAYDILAR
Türkiye Ulusal Ajansı tarafınca finanse edilen, Türkiye’nin koordinatörlüğünde; Belçika, İspanya ve Romanya ülkelerinin ortaklığında yürütülmekte olan Erasmus+ KA201 Gifted Mindful Societies (Üstün Zekalı Çocuklar Akıllı Toplumlar) Projesi’nde Romanya ve Belçika’dan sonraki hareketlilik adresi Proje Kapanış Toplantısı için İspanyaydı.
Özel yetenekli çocukların tanılanması, öğretmen eğitiminde önemli misyon yüklenmiş olan okullara ve merkezlere ziyaretler gerçekleştirildi. Ayrıca proje süresince yapılan hareketliliklerin ve projenin bugüne kadarki sürecinin değerlendirilmeleri yapıldı.
1 hafta süren ziyaretlerin ardından proje ortakları, ülkelerine döndüler. Şubat 2018’de 4 ülkenin katılımıyla Amasya’da açılışı yapılan bu projenin hareketlilikleri böylece son bulmuş oldu. Haziran 2019’da sona erecek olan projenin bundan sonraki kısmında özel yetenekli çocukların öğretmen / veli ve idarecilerine yönelik deneyim paylaşımları yapmak üzere hedef kitlelerle workshoplar (atölyeler) düzenlenecektir.
Amasya’da bir ilk olan projemiz üstün zekalı çocuklar üzerine çalışan kurumların personelinde ve bu alanda çalışan sınıf öğretmenlerinde ve bu çocukların ailelerinde önemli etkiler yaratacağına inanmaktayız. Üstün zekalı çocukların maruz kaldığı sıradan ve tek düze eğitim programlarında yeni bir bakış açısı yaratabilmek ve bu alanda uygulanan yeni uygulamaları deneyimlemek, proje ortağı her kurum için değerli görülmektedir. Bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde, klasik yöntemlerin dışında yenilikçilik ve yaratıcılık, uluslararasılaşma alanında bir farkındalık oluşturmak, projemizin nihai hedefleri arasındadır. -

AMASYA VALİSİ VAROL “KÜLTÜR SANAT” EVİ İNCELEMESİNDE
Yeşilırmak kenarı Yalıboyu’nda bulunan İl Genel Meclisi eski binası, kavuştuğu estetik görüntüsüyle şehrimizin kültürel turizmine hizmet edecek.
Amasya Valisi Dr. Osman Varol, uzun bir süredir İl Genel Meclisi olarak kullanılan ve kullanım sonrası İl Özel İdaresi tarafından onarımı tamamlanan “Kültür Sanat” evinde incelemelerde bulundu.
Amasya’mızın geleneksel Yalıboyu evleri mimarisine uygun olarak onarımının tamamlandığını belirten Amasya Valisi Dr. Osman Varol, gelecek dönemlerde Kültür Sanat Evi’nin mevcut estetik görüntüsü ile bir yaşam konağı olarak Amasya kültürüne ve turizmine büyük katkılar sağlayacağını ifade etti.