Etiket: öğrenci

  • HAYAL DEFTERİM

    HAYAL DEFTERİM

    Amasya Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk-Ortaokulu tarafından yürütülen proje kapsamında “Hayal Defterim” adlı kitap basıldı. Proje kapsamında öğrenciler İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu’nu ziyaret etti.

    Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk-Ortaokulu öğrencileri hayal defterlerine hayallerini yazıyor ve çiziyorlar. Okul yönetimi ve öğretmenler proje kapsamında öğrencilerin yazılarını resimlerle birleştirerek kitap haline getirdiler. İl Milli Eğitim Müdürümüz Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu’nu makamında ziyaret ederek kendilerinin yazmış oldukları hayal defterini takdim ettiler.

    Ayrıca arkadaşlarını temsilen ziyarete gelen öğrenciler Müdür Kösterelioğlu’na kendilerinin yazmış oldukları hayalleri okudular. İl Müdürü Kösterelioğlu yürütülen projenin öğrencilere etkileri üzerine öğretmenler ile sohbet ederek onlara başarılar diledi.

  • KAYNAŞTIRMA KURSU

    KAYNAŞTIRMA KURSU

    Savaşlardan kaçarak Türkiye’ye sığınan yabancı uyruklu çocuklar Amasya’da resim sayesinde uyum sorunu yaşamıyor. Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün yaptığı çalışma ile sosyal hayata uyum sağlamaları için resim kursu açıldı. Cumhuriyet Ortaokulunda 12-15 yaş arası 10 Türk, 11 Afgan, 4 Irak toplam 25 öğrenci resim yaparak kaynaşıyor, uyum sorununu ortadan kaldırılıyor. Yabancı uyruklu çocuklar, Cumhuriyet Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Murat Aydın’ın verdiği eğitim sayesinde hem sosyal hayatı hem de kültürümüzü öğreniyor.
    Cumhuriyet Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Murat Aydın, “Çocuklar burada günlük hayatta karşılaştıkları stresi sevdikleri işi yaparak atmaya çalışıyorlar. Eğlenceli zaman geçiriyorlar. Kursumuzda şu anda 11 Afgan öğrenci, 4 Iraklı, 10 da Türk öğrencimiz var. Çok güzel bir uyum içerisindeler. Güzel bir dostluk, arkadaşlık kurdular. Birlikte güzel zaman geçiriyorlar. Aynı zamanda eğleniyorlar ve güzel sanat eserleri ortaya çıkarıyorlar. Bende zevk alıyorum bu işten oldukça güzel bir çalışma oluyor. Resim evrenseldir” dedi. Afganistanlı olan Şehnaz Muhammedi, “Bu kursta resim yapıyorum. Benim arkadaşlarım da burada, yeni arkadaşları burada buldum. Bu kursu çok seviyorum ve hocam da çok iyi. Uyum sorunu da yaşamıyoruz” diye konuştu.
    9. sınıf öğrencisi Aleyna Sağlam, “Afgan ve yabancı arkadaşlarımız ülkelerinden geldi. Biz onların uyum sorunlarını gidermek için burada resim sayesinde kaynaşıyoruz. Onlarla arkadaş olduk. Konuşuyoruz, arkadaşlarımızla resimler yapıyoruz. Yağlı boya, karakalem, bu sayede de problem yaşamıyoruz” şeklinde konuştu. Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan ise “Bakanlığımız ve UNİCEF ortaklığında yürütülen bir sosyal uyum projesi var. Bu projenin amacı ilimizde ve ülkemizde misafir konumunda olan mülteci ve sığınmacı çocuklarımızın sosyal hayata adaptasyonunu kolaylaştırmak yönündeki çalışmalar. Bizde il olarak müdürlüğümüz çocuk hakları komitesi vasıtasıyla uluslararası bir dil olan güzel ve görsel sanat alanlarında mülteci çocuklarımızın adaptasyonuna kolaylık sağlamak açısından çalışmalarımız var. Bu çalışmalarımız Resim, müzik, spor alanlarında. Bağlama kursu var, resim kursu var, çocuklarımıza bu yönde yardımcı oluyoruz. Hakikaten de güzel çalışmalar ortaya çıktı. Özellikle sığınmacı konumunda olan ailelerimizin çocukları, çok güzel bunun verimini görüyoruz. Gerek okullarında gerek sosyal hayatta, yaşamlarında adaptasyon yönünden çok ileri derecede bir yol aldığını görüyoruz, buna şahit olduk. Çalışmalarımız bu yönde devam ediyor” açıklamasında bulundu.

  • VALİMİZDEN MİNİKLERE SÜRPRİZ

    VALİMİZDEN MİNİKLERE SÜRPRİZ

    Zübeyde Hanım Üçler İlkokulu 3/A sınıfı öğrencileri kısa süre önce Vali Dr. Osman Varol’a mektup yazarak valilik mesleği hakkında merak ettiklerini sormuşlardı. Zübeyde Hanım Üçler İlkokulu 3/A sınıfı öğrencilerine sürpriz ziyarette bulunan Vali Dr. Osman Varol, öğrencilerimizin valilik hakkında merak ettikleri konulara cevap vermek için öğrencilerin yanına gitti.
    Vali Varol’un kendilerini ziyaret etmesinden dolayı çok mutlu olan çocuklarımız, merak ettikleri bütün soruları bizzat sorarak cevaplarını öğrendiler. Ayrıca öğretmenlerle de bir araya gelen Vali Varol, kendileriyle eğitim-öğretim faaliyetleri üzerine konuştu.

  • BÖYLE REKOR GÖRÜLMEDİ

    BÖYLE REKOR GÖRÜLMEDİ

    Son 6 yılda atletizm dışında birçok branşta başarıları bulunan Atatürk Ortaokulu öğrencileri 6 kez üst üste il şampiyonu oldular. Kırılması güç bir rekora imza atan öğrenciler her gün okul bahçesinde 2 saat çalışıyorlar. Kısıtlı imkanlarla öğrencilerin bir çok dalda birincilikleri bulunuyor. Cirit atma, yüksek atlama, uzun atlama, gülle atma ve atletizm il şampiyonu oldukları branşların başında geliyor.
    6 yıldır yarışlarda okulları adına birinci olduklarını söyleyen öğrenci Berkay Okur, “Ekimden beri çalışmalar yapıyoruz. Bu atletizm yarışları için. Kendim uzun atlama bölümündeyim. İl birincisi oldum 4 metre 5 cm atlayarak. Bizi çalıştıran Okan Hocamız, okul yönetimi bizi her zaman destekliyor bu yarışlarda. Öncelikle onlara teşekkür ediyorum. Bu yarışlarda erkekler olarak birinci, kızlar olarak da üçüncü olduk” dedi.
    6. sınıf öğrencisi Beren Turan, “Benim branşım yüksek atlama, Okan Hocamız sayesinde, okul müdürümüz ve arkadaşlarımız sayesinde 6 yıldır birinci oluyoruz. Bizim için çok büyük bir mutluluk tabi. 6 yıl birincilik kırılması zor bir rekor aslında. Bunun için çok çalıştık. Derslerimizle beraber götürmek de çok önemliydi, onu da başarabildik” diye konuştu.
    Beden Eğitimi Öğretmenleri Okan Aydın ise, “Öncelikle bu başarıda emeği geçen bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında başlayan atletizm serüvenimiz 6 yıllık bir başarıyla devam ediyor. 6 yıldır çeşitli kategorilerde birinci oluyoruz bölgede ilimizi ve ilçemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Ben buradan bu başarının gelmesinde en büyük emek ve pay sahibi olan öğrencilerimi tek tek kutluyorum ve tek tek teşekkür ediyorum. İnşallah onları daha iyi yerlerde daha iyi basamaklarda görmek istiyorum. Hedefleri milli takım olsun” şeklinde konuştu. Okulda kupa köşesi oluşturulmuş öğrencilerin kazandığı kupalar burada sergileniyor.

  • EĞİTİM ŞEHR-İ AMASYA

    EĞİTİM ŞEHR-İ AMASYA

    Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce “Eğitim Şehr-i Amasya” konsepti dâhilinde hazırlanan ve okumayı kültür haline getirmeyi hedefleyen “Vizyon 2023 Okumadan Gerçekleştirmek Güç” projesi tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.

    Amasya İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nce okumayı kültür hâline getirmek amacıyla hazırlanan “Vizyon 2023 Okumadan Gerçekleştirmek Güç” projesinin tanıtım toplantısı Vali Dr. Osman Varol, Amasya İl Millî Eğitim Müdür Vekili Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu, ilçe millî eğitim müdürleri, okul müdürleri ile projenin pilot uygulamasında görev alan öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla Amasya Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Programın açılış konuşmasını yapan İl Millî Eğitim Müdür Vekili Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu, öğrencilerimize kitap okuma kültürünün yaratıcı okuma etkinlikleri yoluyla kazandırılması, öğrencilerimize okuma kültürü kazandırmanın yanı sıra ilimizin PISA, TIMMS, YGS vb. ulusal ve uluslararası sınavlardaki eğitim başarısını olumlu desteklemek amaçları doğrultusunda hazırlanan “Vizyon 2023 Okumadan Gerçekleştirmek Güç” projesinin kapsamı ve uygulamaları hakkında güncel istatistiki veriler üzerinden katılımcıları bilgilendirdi. Amasya İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı 15 devlet, 1 özel okulda toplam 20 sınıfta 432 öğrenci ile gerçekleştirilen projenin pilot uygulamaları hakkında bilgi veren İl Millî Eğitim Müdür Vekili Kösterelioğlu, proje kapsamında verdiği desteklerden ötürü Vali Dr. Osman Varol’a teşekkür etti.

    Vali Dr. Osman Varol yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

    “Öğretmen arkadaşlarımızla bir araya geldiğimiz her fırsatta hep söylediğim bir şey var; eğitim insandan insana bir süreç olduğu için, teknik olanaklarınızı, çalışmalarınızı, ne kadar yoğunlaştırırsanız yoğunlaştırın iş sonunda öğretmenin emeğine, gayretine, çalışmasına ve arzusuna dayalı. Çok iyi bir öğretmen kadrosuna sahibiz; yapmamız gereken bu öğretmenlerimizin potansiyelini harekete geçirecek bazı kanallar oluşturmak. Bu kanallar vasıtasıyla onları bilgi ve becerilerini, coşkularını evlatlarımıza aktarmak diye düşünüyorum.

    Burada, bu projede ciddi anlamda sıkıntı yaşadığımız okuma üzerinde çalıştı arkadaşlarımız. Bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Yeni neslimizde okuma alışkanlığı giderek artsa da, bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bu anlamda da çocuklarımızın okumayı sevebileceği ve farklı bir bakış açısıyla okuduğundan farklı şeyler anlayıp onları hayatta kullanılabilecek kavramlar haline getirebileceği, gerçek anlamda okuduğundan istifade edebileceği bir yöntem belirlemek üzere yola çıkılmış.

    Burada gösterilen demoda gördük ki gerçekten çok başarılı olunmuş. Ben çalışan ve emek veren arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Tabii ki bu şu anda model, pilot bir çalışma. Bununla ilgili tüm hazırlıklarımızı yapıyoruz. Önümüzdeki yıl bu çok geniş kitlelere, çok sayıda öğretmenimize ve öğrencimize ulaşacak. Burada okunan kitaplarla ilgili havuzumuz daha da genişleyecek. Yapılan çalışmalar, etkinlikler belki yıl boyuna yayılacak. Farkındalık daha da artacak. Ama ilk etapta bu pilot çalışmanın başarısı çok önemliydi. Burada görüyoruz ki bu çalışma başarılı olmuş. Ben tüm arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum.

    Burada öğretmenimizin bize sunduğu çalışmadan şunu çıkarıyoruz ki ne olursa olsun öğretmenlerimizin gönlünü ortaya koyması gerekiyor. Bizim de görevimiz öğretmenlerimizi bu noktaya getirmek için, motive etmek için onlara her türlü olanağı sağlamak olacaktır. Bugüne kadar bunun için elimizden gelen her şeyi yaptık. Bundan sonra da her zaman yanınızda olup sizlerle birlikte olup çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için yapacağınız her türlü çalışmaya tüm desteğimizi vereceğimizi ben burada tekrar beyan ediyorum.”

    Konuşmaların ardından yaratıcı okuma etkinlikleri kapsamında pilot okul olan Uygur İlkokulu 2/A sınıfı öğretmeni Seyhan Ferahoğlu ve öğrencileri tarafından yaratıcı kitap okuma etkinliği gerçekleştirildi. Proje tanıtım toplantısı Vali Dr. Osman Varol’un proje ekibi ve pilot uygulamada görev alan öğretmenleri tebrik etmesi ve hediyelerini vermesi ile sona erdi.

  • DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    DÜNYA BU AKIMI KONUŞUYOR!

    Temiz Çevre Öncesi ve Sonrası Etkinliği #trashtagchallenge” dünya genelinde sosyal medyada hızla yayılan ve tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden akımı Amasya’da Amasya Üniversitesi ve Abdurrahman Kâmil İlkokulu başlattı.

    Bu akımı başlatmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getiren Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç ve sınıf öğretmeni Meral Kaya önderliğinde, Abdurrahman Kâmil İlkokulu 3/A sınıfı öğrencileri; “Yaşanabilir bir dünya için gelin bu etkinliğimize bir halka da siz olun!” çağrısında bulundular.

    Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç, “Son yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber insanoğlu çevreyi geri dönüşümsüz bir biçimde yok etmektedir. Ekolojik dengenin bozulması ile birlikte pek çok canlı türünün nesli yok olmuş pek çoğu da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Çevresel sorunların başında, ormanların yok olması, hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme, enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişiklikleri gelmektedir. Bu çevresel sorunlar insanoğlunun kendi türünü yok edecek seviyeye ulaşmaktadır. Çevre bilincinin bireylere kazandırılma sürecinin başlangıç noktası ne kadar erken olursa bireylere kazandırılan davranışlar da o kadar kalıcı olur. Bu nedenle ilköğretim düzeyindeki öğrencilerin çevre kavramlarını ne düzeyde bildikleri, çevresel konularda bilgi, beceri ve tutumlarının, çevreye karşı duyarlı bireyler olmaları bakımından önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Bu amaçla tüm dünyayı çevre temizliğine davet eden “#trashtagchallenge” hareketini Amasya’da ile başlattıklarını kaydeden Kılıç, “Bu akımda insanlar tarafından kirletilmiş olan çevre, gönüllüler tarafından temizlenmekte, çevrenin ilk ve son hallerinin fotoğraflarının paylaşılmaktadır. Bir çevre bilinci hareketi olan bu akımda biz kirletmedik ama temiz bir dünyada yaşamak için çevremizi biz temizliyoruz mantığı ile hareket edilmektedir” dedi.

  • YAYA ÖNCELİKLİ TRAFİK GÜVENLİĞİ

    YAYA ÖNCELİKLİ TRAFİK GÜVENLİĞİ

    Vali Dr. Osman Varol, Amasya İl Emniyet Müdürlüğü’nce organize edilen 2019 Trafik Haftası tören gününe katıldı. Amasya Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, emniyet mensupları, yük ve yolcu taşımacılığı yapan kuruluş temsilcileri ve vatandaşlarımız yer aldı.
    Vali Varol yaptığı konuşmada şunları ifade etti:
    “Ölümlü trafik kazalarında dünyada çok yüksek noktalarda bulunmaktayız. Bunu şöyle ele alabiliriz; hepimizin en kıymetli varlığımız aile fertlerimizdir. Trafik kazası, özellikle ölümlü trafik kazaları o kadar kötü bir kavram ki ortada hiçbir sebep yokken tamamen birtakım dikkatsizlikler ve basit hatalar yüzünden doğrudan insanlarımızı kaybediyoruz. İşin acı olan tarafı da bunları engellemek adına her türlü imkâna, argümana da sahip olmamız. Mevcut olan kurallara uyma ve uygulamak bizim elimizde.
    Geçen aylarda başlatılan “Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın” projesi çerçevesinde okullarımızda çalışmalar devam ediyor. Trafikte yaya önceliği hakkında toplumumuzda ciddi bir bilinç oluşmaya başladı ve bu çok sevindirici bir durum. Ben öğretmenlerimize ve ailelerimize şunu söylemek istiyorum; bir şeyleri değiştirmek istiyorsak evlatlarımızı, çocuklarımızı eğitmemiz gerekiyor çünkü belli bir yaştan sonra insanların davranışlarını ve düşüncelerini değiştirmek çok kolay olmuyor. Bizim mutlaka ve mutlaka çocuklarımız, evlatlarımız üzerinde çalışmamış gerekiyor. Onlar bilinçli bir şekilde yetiştiğinde belki yirmi yıl sonra böyle bir sorundan bahsetmeyeceğiz. Çocuklarımızın bugün bile şöyle bir etkisi oluyor; çoluk çocuk sahibi insanlar anne babalarından çekinmiyor ama kendi evlatlarından çekiniyorlar. İlkokula giden bir çocuğu istemediği için bir şeyi velilerin %90,%95’i yapmıyor. Çocukların velileri üzerinde, aileleri üzerinde çok büyük etkisi var. Yaşam tarzlarını onlar belirliyorlar. Boş zamanlarında neler yapacağını onlar belirliyorlar. Çocuklarımızın bu gücünü trafik bilincini arttırmak için kullanalım diyorum ben. Araba kullanırken arkadan bir evladımız ‘baba niye emniyet kemerini takmıyorsun’ dediğinde emin olun bir başkası söylediğinde ters cevap veren bir baba çocuğu söylediğinde ses çıkarmayıp emniyet kemerini takıyor. Bu birçok zararlı alışkanlıkta da karşımıza çıkıyor. Trafik bilincinde de çocuklarımızın aileleri üzerindeki etkisini kullanmamız gerekiyor. Bizlerde onun için hem bakanlığımız genel olarak hem de bizde Amasya’da özel olarak çocuklarımız üzerine çok emek sarf ediyoruz. Emniyet teşkilatımız ve jandarmamız bu bilinci oluşturmak için sürekli olarak okullarımızda bir dizi etkinlik gerçekleştiriyorlar. Bunun sonucunu hem günümüzde hem de gelecekte toplumun genelinde inşallah alacağız.” diye konuştu.
    Programın sonunda katılımcılar ve öğrencilerle birlikte Jandarma, Emniyet, Zabıta ve Karayolları tarafından hazırlanan stantlarda bilgiler verildi.

  • BAŞKAN SARI, SES YARIŞMASINA KATILDI

    BAŞKAN SARI, SES YARIŞMASINA KATILDI

    Özel Amasya Açı Ortaokulu ve Şehit Ferhat Ünelli Bilim ve Sanat Merkezi işbirliği ile düzenlenen 2’inci Bilim-Sanat-Teknoloji şenliği programına Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, öğrencileri yalnız bırakmadı.
    Şenlikte öğrenciler farklı tarzlarda müzik seslendirerek birbirleri ile yarıştı. Şenlikte seslerini yarıştıran yarışmacılar Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı ayakta alkışlayarak büyük ilgi gösterdi.
    Şenlikte konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı şunları söyledi; “Bu platforma çıkma cesareti gösteren genç kardeşlerimi canı gönülden kutluyorum. Mühim olan 1’nci, 2’inci, 3’üncü veya 5’inci olabilmek değil mühim olan gönüllerde yer bulmak ve sizlerin karşısına çıkıp o cesareti gösterebilmektir. Müzik Dedem Korkut’tan başlayan, Karacaoğlandan devam eden, Dede Efendi ile ruh bulan, yine zamanımızda Âşık Veysel ile gönüllere giren, Kazancı Veli ile ruhumuzu derinliklere götüren, Kahtalı Mıçı ile şehrini tanıtan yine Neşet Ertaş’la kendini bulan bir ruh halidir. Bu vesile ile canlarımız, hanım kızlarımız, kardeşlerimiz eğlencenize bizi ortak ettiğiniz için sizlere teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Her şey gönlünüzce olsun. Cenab-ı hak birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Gülen yüzlerinizi soldurmasın. Sizlere tavsiyem şudur ki asla umutsuzluğa kapılmayın ve hayat enerjinizi hiçbir aman kaybetmeyin diyor hepinize saygı ve selamlarımı sunuyorum” dedi.
    Konuşmaların sonunda Amasya Açı Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Malik Şakalakoğlu Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya çiçek ve plaket takdim etti.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • TAÇ MERASİMİYLE HAFIZ OLDULAR

    TAÇ MERASİMİYLE HAFIZ OLDULAR

    Amasya İl Müftülüğü tarafından Helvacı ve Ziyaret kasabası Kız Kur’an Kursunda hafızlık eğitimini tamamlayan 67 öğrencinin hafız unvanı aldı.
    Bayanlara yönelik “Hafızlık Cemiyeti” programı düzenlendi. Programa Diyanet İşleri Başkanlığı Kadro Terfi ve Daire Başkanı Ayten Koç, Amasya İl Müftüsü Abdulkadir Keşvelioğlu, İl Müftü Yardımcısı Emine Uysal, Protokol eşleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti.
    Programda selamlama konuşması yapan Müftü Keşvelioğlu, ilk hafızın Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sonrasında ise vahiy kâtipleri olduğunu söyleyerek o günden itibaren Kur’ân’ı ezberleyerek zihinlerinde muhafaza edenlerin Allah katındaki değerini ifade etti. Keşvelioğlu “Hafızların Kur’ân-ı Kerim’i zihinlerinde hıfzettikleri gibi Kur’ân’ın hayatlarında da muhafız olması” konuşmasını duayla bitirdi. Ardından Daire Başkanı Ayten Koç; ‘Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir.’ hadisi ve Allah’ın ayetlerini öğrenerek uygulamanın önemini ifade eden diğer hadislerle hafızların ‘canlı Kur’ân’ addedildiğine değindi. Konuşmaların ardından Hafız olan öğrencilere diplomaları ve hazırlanan hediyeleri protokol üyeleri tarafından verildi. İlahi, salavat ve tekbirlerin yer aldığı Hafızlık Taç Giyme Merasiminde okunan aşr-ı şeriflerin ardından İl Müftü Yardımcısı Emine Uysal’ın Hafız öğrenciler için yaptığı duasıyla program bitirildi.