Etiket: millet

  • CHP 19 MAYIS’TA ÇELENK SUNDU

    CHP 19 MAYIS’TA ÇELENK SUNDU

    Cumhuriyet Halk Partisi Amasya İl ve Merkez İlçe Başkanlığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramında Yavuz Selim Meydanında Yönetim Kurulu ve Parti üyeleri ile birlikte Atatürk Anıtına çelenk sunumunda bulunup, günün anlam ve önemini belirten basın açıklamasında bulundu.

    Basın Açıklaması;

    100 yıl önce ülkemiz emperyalist ve onun taşeronları tarafından işgal edilmiş bir ülkeydi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlayarak bu işgali kabul etmeyen bir başkaldırının başlangıcıdır.

    19 Mayıs Nedir?

     19 Mayıs Emperyalizme karşı direniştir.

     19 Mayıs Padişaha kul olmaktan çıkıp birey olmanın, yurttaş olmanın adıdır.

     19 Mayıs bir ülkenin bağımsızlığına kavuşmasıdır.

     19 Mayıs Millet olmanın gururu ve onurudur.

     19 Mayıs Tam bağımsız ülkedir.

     19 Mayıs Amasya Tamiminin başlangıcıdır.

     19 Mayıs Çağdaş uygar medeni olmanın yoludur.

     19 Mayıs Bağımsız olan ülkenin gelecek kuşak olan gençlere emanetidir.

     19 Mayıs Cumhuriyettir.

    Kuruluşundan bugüne kadar yürüdüğümüz bağımsızlık yolunda Atamızın bize emanet ettiği ülkemizi gençlerle birlikte geleceğe güvenle taşıyacağız.

    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyor, Anadolu’nun isimsiz kahramanlarının aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

  • GENÇLİĞİMİZE GÜVENİYORUZ

    GENÇLİĞİMİZE GÜVENİYORUZ

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Belediye Başkanı Sarı mesajında, “19 Mayıs 1919 tarihi, Türk Milletinin adeta yeniden doğduğu ve aziz milletimizin gönlünde çok önemli bir yeri olduğu bir gündür. İlk adımı 19 Mayıs 1919’da atılan Milli Mücadele süreci içerisinde Türk Ulusu, Büyük Önder Atatürk’ün önderliğinde başlatılan var olma mücadelesini emsalsiz bir zaferle, uğrunda binlerce şehit vererek sonuçlandırmış, bağımsızlık mücadelesini kazanmıştır” dedi.

    Başkan Sarı, mesajına şöyle devam etti:

    “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk gençliğine bayram olarak armağan edilen bu anlamlı gün, günümüzle yarınımız arasındaki köprü olan gençliğimizin, aydınlık yarınları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatıdır. Atatürk’ün güvendiği ve Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği gençliğimize güveniyor, bu duygu ve düşüncelerle, tüm gençlerimizin ve halkımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

  • 19 MAYIS COŞKUYLA KUTLANDI

    19 MAYIS COŞKUYLA KUTLANDI

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Milli Mücadelenin 100. yılında Amasya’da coşkuyla kutlandı.
    Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Milli Mücadele’yi başlatmasının 100. yılı dolayısıyla bu yıl daha coşkulu geçen Amasya Spor Salonundaki kutlamalara, Vali Sayın Dr. Osman Varol ve eşi Funda Varol Hanımefendi, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Sayın Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sarı, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşımız katıldı.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan törende Protokol üyeleri öğrencilerin ve halkımızın bayramını kutladı.
    Daha sonra gençlerimiz adına Gençlik Merkezi üyeleri konuşma yapıp şiir okudu. Gençlik ve Spor İl Müdürü Kadir Kılıç da günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Avrupa şampiyonu ve ikincisi olan taekwondocular ile judo ve güreşçilerimizin sportif gösterileriyle devam edip folklor ekiplerinin sahne aldığı programda daha sonra ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceye giren sporculara protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi.

  • YSK’NIN İPTAL KARARINA İLİŞKİN TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

    YSK’NIN İPTAL KARARINA İLİŞKİN TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

    Yüksek Seçim Kurulu’nun oy çokluğuyla verdiği İstanbul seçimlerinin iptaline ve yenilenmesine ilişkin karardan kamu vicdanı son derece rahatsızdır. YSK’dan; hak ve hukuka uygun millet iradesini koruyan ve vicdanını rahatlatan bir karar vermesini beklemiş idik. En sonuncusu dün olmak üzere bu konuda 31 Mart gününden itibaren defalarca uyarılarımızı yapmıştık.
    Bu çerçevede YSK’dan, önceki kararlarına ve uygulamalarına sadık kalmasını istemiştik. Yani duruma özel karar vermemesi.
    Seçimin iptalinin, usulsüz veya sahte seçmen yazımına dayandırılmadığını görüyoruz. Bu iddialar reddedilmiştir. Kısıtlı seçmen ve sair iddiaların reddedildiğini de biliyoruz.
    YSK’nın seçimin iptalini bazı sandıklarda sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmamasına ve bazı sandıklarda da bir kamu görevlisi üyenin bulundurulmamasına dayandırıldığını anlıyoruz.
    Şimdi Yüksek Seçim Kurulu’na tek tek soruyoruz. Bu sorduğumuz sorulara delilleriyle birlikte inandırıcı cevaplar vermek, YSK’nın anayasal görevidir. Türk Milleti’ne karşı boynunun borcudur.
    1-YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği yazıyor. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur. Bu tarihe kadar sandık kurullarının oluşumuna itiraz edilmediği halde, 31 Mart seçim gününden sonra seçim sonuçlarına göre yapılan bu tam kanunsuzluk itirazı nasıl olur da değerlendirilmeye alınır? YSK, kendi ilan ettiği takvime niçin uymadığını Türk Milleti’ne açıklamak zorundadır.
    2-YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmekte iken, ne olmuştur da YSK bir şüphe üzerine bu yerleşik kararından sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için geri dönmüştür?
    3-Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin veya adayların iradesine bağlı değildir. Bu kişileriilçe seçim kurulları belirlemektedir. Eğer kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık görevlisi olma durumu varsa, YSK, kendi sistemi içinde gerçekleşmiş bu hatayı nasıl olur da seçmene yükler? YSK kendi sorumluluğunu kendisi üstlenmelidir.
    4-Aynı sandıktan büyükşehir belediye başkan adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına ve muhtar adaylarına verilen oylar çıkmaktadır. Yani bir zarfta dört farklı oy vardır. Madem ki sandık kurullarının oluşumunda tam kanunsuzluk vardır; YSK hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu geçerli kabul etmiş, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı sonucunu iptal etmiştir? Bu soruya verilebilecek tatmin edici hiçbir cevap yoktur. ‘Diğerlerine tam kanunsuzluk itirazı yapılmadı’ gibi bir cevabı halkımızın kabul etmesi mümkün değildir. Bu tipik bir çifte standart örneğidir.
    5-YSK; usulsüz belirlendiğini iddia ettiği başkan ve üyelerin, büyükşehir belediye başkanı seçiminde hangi yöntemle seçimin sonuçlarına etki ettiklerini delilleriyle açıklamak zorundadır. Çünkü sandık kurullarının oluşumuna itiraz süreci iki ay önce tamamlanmıştır. İlçe seçim kurulları tarafından usulsüz atandıkları iddia edilen bu görevlilerin seçim sonuçlarına nasıl müdahale ettiklerinin kararda delilleriyle açıklanması zorunluluğu vardır. Böyle bir delilden ve açıklamadan kamuoyu haberdar değildir. Dolayısıyla seçmen, haklı olarak, seçim sonucuna, iddia konusu sandık kurulu başkanlarının değil, doğrudan doğruya YSK’nın müdahale ettiği inancındadır.
    Neticede;
    1950’den bu yana çeşitli şikâyet ve aksaklıklarla da olsa işleyen seçim sistemimiz, seçimlerin güvenilirliğini sağlamakla görevli olan ve üyeleri yüksek hakimlerden oluşan Yüksek Seçim Kurulu tarafından ağır şekilde yaralanmıştır. Bu iptal kararının kazananı yoktur. Sevineni de olmamalıdır. Bu iptal kararı Türkiye’ye zarar vermiştir. Hangi siyasi partiye veya adaya oy vermiş olursa olsun, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun sandığa inancı maalesef YSK tarafından oy çokluğuyla yerle bir edilmiştir.
    YSK kararının oy birliğiyle verilememiş olması, karşı oyların bulunması, Kurul’un kendi içinde de kamu vicdanında oluşan derin yaranın oluştuğunun ispatıdır.
    Ama umutsuzluğa yer yoktur. Kararın oy çokluğuyla çıkmış olması yine de ileriye dönük umutları yaşatmaktadır. Kamu vicdanını hiçbir şekilde tatmin etmeyen bu karar sebebiyle seçim yenilenecek, seçmen bir kez daha kararını verecektir. Türkiye, ekonomisini toparlamak, dağ gibi birikmiş sorunlarını çözmek zorunda iken yeniden bir seçim sürecine sokulmuştur.
    Seçim İstanbul’da tekrarlanacak ama tüm ülke sathında yaşanacaktır.
    Bu sebeple tüm siyasi partilerin, adayların ve vatandaşlarımızın hiçbir gerginliğe yer vermeden bu zor süreci büyük bir olgunlukla yürütmesi gereklidir.
    YSK’nın hukuk mantığını zorlayan kararı, sadece ve sadece Türkiye üzerine nice senaryolar yazan ve oynayan küresel güçler ile onların tetikçilerini sevindirmiştir. Türkiye demokrasisinin aldığı ağır yara; ülkemizi karıştırmak, bölmek, sınırlarımız ötesindeki menfaatlerimizi koruyamaz hale getirmek isteyenlerin elini güçlendirmiştir.
    Bu sevinci bu çevrelerin kursağında bırakmak, ancak seçim sürecini olgunlukla geçirmemize bağlıdır. Milletimizin sağduyusuna inancımız tamdır. Milletimiz emperyal güçlerin ve onların Türkiye içindeki tetikçilerinin pek sevindiği bu kararın yaratacağı kaosa izin vermeyecek, seçim sürecini olgunlukla tamamlayacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti yoluna kararlılıkla devam edecektir.

  • VAROL; 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUM

    VAROL; 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUM

    “23 Nisan”; çocukların önemini tüm dünyaya gösteren tarihi bir gün.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki İstiklâl Mücadelesinde dönüm noktası olmuş, Milletimiz, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu yeni bir devletin ilk adımını atmıştır. Yüce meclisimiz, ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen milletten aldığı güçle İstiklâl Mücadelesini başarıyla sonuçlandırmış, ezelden beri hür yaşayan milletimizin, ebediyete kadar hür yaşayacağını bütün dünyaya ilan etmiştir.

    Bu onurlu gün, sadece Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına verilmiş eşsiz bir gündür. Geleceğimizi temsil eden çocuklarımız, geçmişten aldıkları güçle milletimizin yarınlarını şekillendireceklerdir. Türk Milleti’nin aydınlık geleceği olarak gördüğümüz çocuklarımızın; sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişmeleri ve bu şekilde hayatlarını sürdürmeleri en büyük isteğimizdir. Geleceği inşa edecek çocuklarımızın yücelen demokrasimizi en iyi şekilde temsil edeceğine inancım tamdır. Yarının gençleri ve büyükleri olarak, Milletimizin güven ve desteği ile her zaman başarılı olacağınıza yürekten inanıyoruz. Her birinizin vatanını, milletini gönülden seven, kültürel değerlerine sahip çıkan, kendine güvenen bireyler olduğunu görüyor, sizlerle gurur duyuyoruz.

    Sevgili Çocuklar;

    Büyük Önder’in sizlere duyduğu bu güven ve inanca layık olmak en önemli görevinizdir. Hayatınızın her aşamasında bu sorumluluğu hissetmeli, ülkemiz ve milletimizin huzuru ve refahı için çalışmalısınız. Sizlere düşen en büyük görev; bilime ve gelişen teknolojiye açık, okuyan, sorgulayan, araştıran ve düşündüklerini düzgün bir şekilde ifade edebilen, dürüst, çalışkan ve başarılı bireyler olabilmektir. Ancak bu şekilde ecdadımızın destanlar yazarak elde ettiği Türkiye Cumhuriyetini gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde taşıyabilirsiniz.

    Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Birinci Meclisimizin kahraman üyelerini ve milli mücadelede emeği geçmiş olan herkesi tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 99. yılını ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.