Etiket: millet

  • DARBEYİ LANETLİYORUZ

    DARBEYİ LANETLİYORUZ

    15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Demokrasiye ve milli İradeye yönelik bu hain kalkışma ve arkasındaki FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz. 15 Temmuz 2016 gecesinde yaptığımız gibi halk egemenliğine ve Türkiye’nin demokratik birikimine sahip çıkma azmindeyiz.
    Darbe girişimine karşı milletimiz, Gazi meclis ve siyaset kurumu ortak bir direniş sergilemiş, girişim boşa çıkarılmıştır. Ancak bu kararlı duruş ne yazık ki güçlü bir demokrasi çıkarma fırsatına dönüştürülememiş, sonraki süreçte TBMM’ni devre dışı bırakan bir OHAL rejimi yerleştirilmiştir. Aradan 3 yıl geçmiş olmasına karşın darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmaya dönük esaslı bir adım da atılmamıştır.
    Askeri ya da sivil her türlü darbeye karşı kararlı duruşumuz devam edecektir. Güçlü ve müreffeh bir Türkiye yaratmanın yolu, Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine bağlı, kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti esaslarına sarılmaktan geçiyor.
    Tek güvencemiz ve umudumuz yine milletimizin azim ve kararlılığıdır. Demokrasiye ve halk egemenliğine olan inancımızla 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlerken, darbeye karşı direnişte canını veren şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimize sağlık ve esenlikler dileriz.
    Reşat KARAGÖZ
    CHP Amasya İl Başkanı

  • MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    MİLLETİN ZAFERİ 15 TEMMUZ

    Amasya’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli İrade Yürüyüşü yapıldı.
    İstasyon Köprü’den başlayan yürüyüş Yavuz Selim Meydanı’nda son buldu. Meydanda toplanan yaklaşık 10 bin kişi hain darbe girişiminin 3. yıldönümünü lanetledi. Amasyalılar dev Türk bayrakları açtı. Gençler ise 100 metrelik Türk bayrağı açarak yürüdü. Yürüyüşe katılan vatandaşlardan Mustafa Demir, “Hain darbe girişimini 3. yıldönümündeyiz. İnsanlarda o ilk günkü gibi heyecanı, o milli duyguları herkeste aynı şekilde görmekteyiz. Bu darbeler Türk siyasi tarihinde, Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde devamlı olmakta, bununda tabi ki en büyük sebebi dış güçlerin bizim güçlenmememizi istemesinden dolayı. Devamlı bize güçlerinin yetmemesinden dolayı bazı çeşitli oyunlarla bizi güçsüz düşürmeye, birbirimize düşürmeye çalışmaktalar. Bu ne ilk oldu, ne son olacak. Türkiye Cumhuriyetinin insanları dik durdukları sürece bunları her zaman püskürtecekler” dedi.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kur’an-ı Kerim okunmasıyla devam etti. Sinevizyon gösterisinin ardından konuşan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, “Bugün matemli bir günün, olmaması gerekenlerin olduğu günün acısını paylaşmak, bir daha geri gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında birliğin ve beraberliğin ihtiyacının hâsıl olduğu o gücü göstermenin gerekli olduğu bir gündür. 15 Temmuz hain darbe girişimini el birliği ile lanetliyoruz. Kimden ve nereden gelirse gelsin milli iradeyi yok etmek, demokrasiyi çiğnemek isteyen her türlü girişimin karşısında olduğumuzu en güçlü şekilde ifade etmek istiyorum” dedi.
    Meydana kurulan dev ekrandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı konuşması verildi.
    Canlı yayının ardından konuşan Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “15 Temmuz buradaki herkesin yaşadığı belki tarihimizin en önemli en acı olaylarından bir tanesi çok farklı şekillerde tanımlanabilecek, içerisinden çok olumsuz ve bir taraftan çok olumlu manalar çıkarılabilecek, çok boyutlu, çok yönlü, çok fazla dersler alınabilecek bir husus, bir olay. Öncelikle en temel noktasıyla 15 Temmuz bir ihanettir” diye konuştu.

  • 15 TEMMUZ TİYATRO MU…?

    15 TEMMUZ TİYATRO MU…?

    Fetö’yü AKP besledi doğru… AKP’nin içinde Fetöcü var doğru… Fetö ile ciddi mücadele edilmiyor doğru… Ancak Fetöcülerin ne kadar merhametsiz, iftiracı, zalim, kalleş, sinsi ve kumpasçı TÜRK MİLLETİNE DÜŞMAN HAİNLER olduğunu, yolu onlarla çakışmayan ne bilebilir nede anlayabilir…
    Anlatmak istesem de, kimse bunu anlamayacak biliyorum… Çünkü hiç kimseye anlamak istemediğini anlatamazsınız… Yolu onlarla çakışan, onların zulmüne uğrayan, kumpası ile AKP’ye görevden aldırdıkları biri olarak diyorum ki…
    15 Temmuz masal, yalan, tiyatro, kontrollü darbe diyenler…
    Siz ya Fetöcü hain, ya siyaset bilmeyen dünyadan bihaber yaşayan sorumsuz bir insan veya AKP ye olan kininiz yüzünden gözü kararmış bir fanatik bir muhalif…
    En kötüsü Fetöcüler tarafından kullanılan kimseyle konuşmayan ben siyasetle ilgilenmiyorum diyerek herkese zarar veren saftirik, her şeyden kopuk ottan çöpten insanlarsınız… 15 Temmuz ABD tarafından desteklenen yönetilen, Türkiye’de ki Fetö nün kandırdığı tabanı İBADET, ortası TİCARET, tepesi İHANET örgütü işbirlikçilerini kullanarak kaos çıkarmak için başlattığı bir KALKIŞMA, isyan hareketidir… Siz şükredin 15 Temmuzda Fetöcüler başaramadı…
    O gece başarmış olsalardı inanın; Bu gün AKP den şikâyet edenler hukuksuz, kanunsuzluk yapıyor diyenler, AKP’nin bu kötü yönetimini mumla arayacaktınız… En azından ben şu an ceza evinde akıbetim meçhuldü… Bu gün kamudan atılan 100 bin kişi kral, onun yerine Fetöcü olmayan bir milyon kişi ya cezaevinde ya ölmüş ya da işkenceler altında inliyordu… Bana inanın bu kötü gününüzü inan arardınız AKP’ye kurban olaydık derdiniz… 12 Eylül 1980 ihtilalinde ki cuntacıları arardınız… Siz şükredin bu FETÖ hainleri amacına ulaşamadı başaramadı…
    Türk Milletinin vermiş bir sadakası varmış… Tehlike bitti mi? Asla hala devam ediyor… HAYIR, HAYIR, HAYIR hala devam ediyor hem de geçmişteki hatalarını bir daha yapmadan daha zalimce kalkışmaya hazırlanıyorlar…
    İnanın hepsi sinsice en yakınınızda, bilenerek sizin zayıf anınızı ve talimat bekliyorlar… Bana paranoyak deyin ama bir gün haklı çıktığımı göreceksiniz… Pennsylvania’dan 16 Temmuz 2016 günü aldıkları talimat gereği ‘HAYATTA KALIN’ ve ‘SESSİZ OLUN’ talimatına uygun sesiz uyuyan hücreler olarak bekliyorlar… Hem de hepimizin en yakınımızda bizden biri olarak ve bizi kandırarak… Benim yakınımda yok. Ben kanmam diyen aldanıyor…
    Benden uyarması…
    Merhamet ederseniz bu HAİNLERE sizin evlatlarınıza merhamet etmeyecek bunlar kendinden olmayan hiç kimseye asla acımaz… İster komşunuz, ister arkadaşınız, isterse akrabanız olsun, size acırsa namerdim… Hatta evladınız bu Terör örgütüne inansın, Fetö köpeği emir versin. Eğer Anasına, babasına, kardeşine, amcasına dayısına acır merhamet ederse namerdim… 15 Temmuz tiyatro diyenler, siz dua edin perde açılmadan Türk Milleti kapattı da korktuğumuz başımıza gelmedi…
    15 Temmuz Ne tiyatro, ne Tayip’in senaryosu, ne de yalan… 15 Temmuz un siyasi ayağına ulaşmadan devletin bütün kurumlarından bu hainler temizlenmeden… Adil bir yargılama yapmadan… 15 Temmuz’u bayram diye kutlayalar da 15 Temmuz tiyatro diyenler kadar ihanet içindedir… 15 Temmuz Türkiye de Ne bayramdır…
    Ne de Tek bir kişinin başarısıdır… 15 Temmuz Türk Milletinin yaşadığı kap kara bir gün dür…
    Mevlüt KALELİ
    Ankara

  • AMASYA’DAN SELA SESLERİ YÜKSELDİ

    AMASYA’DAN SELA SESLERİ YÜKSELDİ

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye’de bulunan tüm camilerde olduğu gibi Amasya’da da saatler 00.13’ü gösterdiğinde sela okundu. Vatandaşlar sela okunana kadar meydandan ayrılmadı.
    Sela okunurken vatandaşlar da hain darbe girişimini unutmadıklarını meydanları boş bırakmayarak bir kez daha gösterdi.
    Okunan selanın ardından Amasya İl Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu dua etti. Okunan duaya vatandaşlar hep birlikte âmin dedi.
    Amasya Valisi Dr. Osman Varol yaptığı konuşmada, “Az önce Milli Birlik ve Demokrasi Günü anma etkinliklerimizi sela ve sela arkasından yapılan dua ile sonlandırdık. Malumunuz olduğu üzere 3 yıl kadar önce yapılan menfur darbe girişiminde milletimizi bu yüce ferasetini göstererek, bu girişimi Cumhurbaşkanımızın önderliğinde gösterdiği fedakârlıkla durdurmasını bildi. Bu dünya tarihinde eşine az rastlanır olaylardan bir tanesidir. Bizler de bu milletimizin büyüklüğünü unutmamak için ve onu unutturmamak için gelecek kuşaklara bu kahramanlığı, bu destansı mücadeleyi taşımak için gerekli çalışmaları, gayretleri sürdürüyoruz. O kapsamda birkaç gündür devam eden etkinliklerimiz vardı. Şehitlerimizin ailelerini ziyaret ettik, şehitlerimizin kabirlerini ziyaret ettik, kendilerine dualar okuduk. Ayrıca konferanslar düzenledik, fotoğraf sergileri yapıldı. Vatandaşımızla birlikte çok geniş katılımlı yaklaşık 7-8 bin kişinin katıldığı güzel bir Milli Birlik Yürüyüşü gerçekleştirdik. Daha sonrasında meydanımızda yine 10 binin üzerinde katılımla çok güzel bir anma programı gerçekleştirdik ve biraz önce söylediğim gibi selaların ardından bir duayla programımızı sonlandırdık. Ben tüm vatandaşlarımıza bu coşkuyu hala yaşattıkları için, o destansı mücadeleyi hala göğüslerinde taşıdıkları için minnettarım, katılımdan dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM Genel Kurulu MHP Grup toplantısına Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı da katıldı. Toplantı da Başkan Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan eşlik etti.

    Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi” dedi.

    Milli ruhun asırları kavradığını, cihanı kuşattığını, beşeriyeti kendisine hayran bıraktığını belirten Genel Başkan Bahçeli, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir. Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Tarih şuuru varsa gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır. 15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi. Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır. Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır” diye konuştu.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • YEDİ KUĞULAR KUŞ CENNETİ GİRİŞİ ARTIK ÜCRETSİZ

    YEDİ KUĞULAR KUŞ CENNETİ GİRİŞİ ARTIK ÜCRETSİZ

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok, belediye uhdesinde olan “Suluova Yedi Kuğular Kuş Cenneti”nin “Millet Bahçesi”ne dönüştürülmesi nedeniyle, girişinde alınan ücretlerin kaldırıldığını, ayrıca ziyaretçilerin suni gölet çevresinde kendi mangal ve semaverlerini kullanabileceklerini söyledi.

    Göreve geldiği tarihten itibaren ilçenin alt ve üst yapısının yanı sıra sosyal, kültürel ve sportif hayatına yönelik birçok proje ve yatırım yaparak halkın hayat standartlarının yükseltilmesi için, ilçenin modern ve daha yaşanılabilir bir şehir olması doğrultusunda çalışmalarını durmaksızın yürüttüklerini belirten Fatih Üçok, “Bu kapsamda vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak bir uygulamaya daha imza atarak belediyemizin uhdesinde olan ve “Millet Bahçesi”ne dönüştürülen “Suluova Yedi Kuğular Kuş Cenneti”ne giriş ücretleri kaldırıldı” dedi.

    Üçok, belediyenin yeni yatırımları ile “Millet Bahçesi”ne dönüştürdükleri Suluova Yedi Kuğular Kuş Cenneti’nin bu kapsamda uyguladıkları bir proje dâhilinde içerisinde olimpik yüzme havuzunun yanı sıra çok daha donanımlı ve zengin mesire, sportif, sosyal ve de yeşil alanlara kavuşturulmak suretiyle Orta Karadeniz Bölgesi’nde iç turizme alternatif bir merkez haline gelmeye aday olduğunu kaydetti.

    Belediye Başkanı Üçok, “Suluova Yedi Kuğular Kuş Cenneti ayrıca, daha şimdiden ülkemizin her tarafından değişik aktivite ve organizasyonlar için de büyük rağbet görmeye başladı” diye konuştu.

  • TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    TOPAL; “KİMSENİN HAKKINI YEMEDİK, KİMSEYE DE HAKKIMIZI YEDİRMEDİK”

    Eski Amasya CHP Milletvekili Ramis Topal yaptığı açıklamada şunları söyledi; “19 Aralık’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu öncülüğünde başladığımız seçim çalışmalarında İstanbul’u İstanbullu yönetecek dedik. İstanbullunun isyanına kör sağır ve dilsiz kalmadık. Sayın Ekrem İmamoğlu mazbatasını alıp 18 Nisan’da göreve gelir gelmez verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirdik. 6 Mayıs kararı ile demokrasi tarihimiz ve millet iradesi YSK tarafından yok sayıldı. 186 gündür sokakta, caddede, pazarda, karda, yağmurda gece gündüz demeden yorulmadan verdiğimiz demokrasi mücadelemizi 23 Haziran akşamı İstanbul seçmeninin kararı ile Sayın Ekrem İmamoğlu yeniden Belediye Başkanı seçildi. Bu süreçte emeği geçen başta Amasya İl ve İlçe örgütlerime, destek için yanımızda olan diğer İl ve İlçe örgütlerimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, partililerimize, gönüllülerimize ve yüreği bizimle olan yaşasın demokrasi diyen 82 milyon Türk halkına sonsuz teşekkürler. Kimsenin hakkını yemedik kimseye de hakkımızı yedirmedik.” diye konuştu.

  • AMASYA TAMİMİ DÜNYAYA İLAN EDİLDİ

    AMASYA TAMİMİ DÜNYAYA İLAN EDİLDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Amasya Tamimi’nin 100’ncü yıldönümü münasebetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı.

    Amasya Milletvekili Hasan Çilez konuşmasında, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ilk kıvılcımı ateşlediklerini söyleyerek, “Tüm 100 yıl önce bugünler Türk esaret altına alınmak isteniyor. Orduları dağılmış, tersanelerine kilit vurulmuş, silahı elinden alınmış, tuzaklar kurulmuş, emperyal güçler oyunlarını sahnelemeye başlamış, 600 yıllık Osmanlı çökertilmiş. Son darbe vurulmak üzere. Millet uzun süren savaşlar sonunda, fakru zaruret içinde. Genç nüfus cephelerde şehadet şerbeti içmiş. Anadolu Türk olalı hiç böyle olmamış, bir kıvılcım lazım. Her şeye rağmen, her olumsuzluğa inat, göğsündeki imanla Anadolu insanı esarete karşı kükremeye hazır. 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları ilk kıvılcımı ateşlemiş, Havza’ya gelmiştir. Havza’daki çalışmalarının sonunda Amasya’ya geçmeden önce Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi’ye çektiği telgrafta Amasya’da nasıl karşılanacağı konusunda iklimi öğrenmek istemiştir. Kısa sürede gelen cevabi telgraf şöyledir; ‘Amasya Halkı Müdafa-İ Vatan, Muhafaza-İ Din Ve Devlet Yolunda Mücadele Edenleri Bağrına Basmakla Müftehir Olacaktır.” Beklentisinin ötesinde bu cevap Mustafa Kemal ve beraberindeki heyet için büyük bir moral olmuştur” dedi.

    12 Haziran’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal ve arkadaşlarının büyük bir coşku ile karşılandığını ifade eden Amasya Milletvekili Hasan Çilez; “12 Haziran 1919 günü Amasya’ya gelen Mustafa Kemal ve arkadaşları büyük bir coşku ile karşılanmıştır. Saraydüzü Kışlası’na yerleşen heyet vatanın kurtuluşu için çalışmalarına burada başlamıştır. Büyük zorluklarla ve tereddütlerle çıktığı istiklal mücadelesinde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yüreğini Amasyalılar adeta Yeşil Irmağın suyunu serperek rahatlatmışlardır.  Ertesi gün Cuma namazında zekat – fitre konusunda hutbe verecek olan Sultan Bayezid Camii imamı Abdurrahman Kamil Efendi hutbesini değiştirerek vatanın kurtarılmasından bahsetmiştir. Namaz çıkışı halka hitap eden Mustafa Kemal, ‘Amasyalılar, burası Havza’dan ötesi Pontus oluyor, Sivas’tan doğusu Ermenistan’a kalıyor, memleket İngiliz mandası altına giriyor. Tarihi büyük Türk milleti böyle bir esareti kabul edemez’ diyerek durumu özetliyor. 10 günlük çalışmanın ardından Mustafa Kemal ve arkadaşları Amasya’dan ve Amasyalıdan aldığı büyük moral ve destekle 22 Haziran 1919 günü Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesi, Kurtuluş ve diriliş manifestosu, Amasya Tamimi’ni dünyaya ilan ettiler” dedi.

    Çilez, konuşmasının devamında; “Anadolu’da her türlü tesir ve müdahaleden uzak bir yerde kongre toplanması karara bağlanarak, Erzurum ve Sivas kongrelerinin önü açılır, Kurtuluş savaşımız başlar. Türk’ün destanlarına yeni destanlar eklenerek, Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır, düsturu ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ denilerek millet hâkimiyetinin tecelligahı Gazi Meclisimize yazılır. Amasya tarihte oynadığı önemli rollerine birisi daha ekler.  Osmanlı’ya şehzadeler yetiştiren, ilim irfan şehri, Anadolu’nun Oxford’u diye tanımlanan, toprakları küçük ama verimli olan Amasya’mız, Fetret Devrinden sonra Osmanlı’nın ikinci kuruluşunu tesis etmiş, dirilişi başlatmıştır.  Yine bu küçük şehir, milletin ihtiyacı olduğunda sahneye çıkmış Amasya Tamimi ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran şehir olma şerefine nail olmuştur. Çünkü yeni devletin kurulma niyeti ve nasıl bir devlet olacağı burada ortaya konulmuştur.

    Bu büyük mirasın sahipleri olarak bizler, sorumluluğuna müdrik insanlar olarak davranmak, tavır almak ve çalışmak zorundayız.

    Bu kadar zorluklarla bize emanet edilen vatanımızı, yeni nesillerimize güçlü ve kudretli olarak teslim etmeliyiz. Bunun için sürekli tahrik ve tahrip tazyiklerini üzerimize gönderenlere karşı, milli birlik ve beraberlik içerisinde mücadele etmemiz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

  • FEDAKÂR GAZİLERİMİZE MADALYA

    FEDAKÂR GAZİLERİMİZE MADALYA

    İlimizdeki Kıbrıs gazilerimiz için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından hazırlanan Milli Mücadele Madalyası ve Beratı törenle tevcih edildi.

    1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtına ilimizden katılan 114 gazimiz için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından hazırlanan Milli Mücadele Madalyası ve Beratı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmasının 100. yıldönümü olan 12 Haziran 2019 tarihinde, Vali Dr. Osman Varol’un katılımıyla düzenlenen törende tevcih edildi.

    Büyük Amasya Otelindeki törene Vali Dr. Osman Varol’un yanı sıra Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, ilçe kaymakamlarımız, il protokolü ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan ve gazilerimiz ile aileleri katıldı.

    Vali Varol, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele ateşini yakmak için 100 yıl önce geldiği Amasya’da halkımızın tarafından ‘Bütün Amasya Emrinizdedir’ sözüyle karşılandığı günün yıldönümünde vatan için yapılabilecek fedakârlıkların en büyüğünü ortaya koyup gazilik unvanı alan gazilerimize Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından gönderilen madalya ve beratlarını vermenin gururunu yaşandığını söyledi.

    100 yıl önce küllerinden yeniden doğan Türk milletinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tekrar ayağa kalkarak yedi düvele meydan okuduğunu vurgulayan Vali Varol, “Birlik ve beraberliğimizi yitirmediğimiz sürece o milli ruhu kaybetmediğimiz sürece karşımıza çıkan tüm zorlukları rahatlıkla aşabileceğimize inanıyorum. Bunu sağlayabilmek için de bizler için çok önemli olan bazı değerleri, şehitlik kavramını, gazilik kavramını, gazilerimizin kendilerini ve ailelerini her zaman el üstünde tutmamız gerektiğini, bu değerleri kendimiz çok iyi bir şekilde bilirken aynı zamanda gelecek kuşaklara da aynı önemle anlatmamız, aktarmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Madalyası gönderilen ancak rahatsızlığı nedeni ile törene katılamayan gazilerimizin Milli Mücadele Madalyası ve Beratı ise evlerinde yapılacak ziyaret ile kendilerine, vefat eden gazilerimiz için ise madalyaları ve beratlarının ise yakınlarına tevcih edilecek.