Etiket: mayıs

  • Amasya Üniversitelilerden Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gezisi

    Amasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü son sınıf öğrencileri Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan ve Arş. Gör. Mürşit Sönmez tarafından yürütülen Stüdyo-8 dersi kapsamında “Installing Up-To-Date Landscape Designs For The City Of Samsun” isimli bitirme projeleri için Samsun’a teknik bir gezi gerçekleştirdi.

    Bir doğal liman kenti olan Samsun’un kıyı şeridinde ve art alanında yer alan kritik kentsel bölgelerinde bir dönüşüm senaryosu ekseninde çeşitli ölçeklerde tasarım projeleri üretecek olan mezun adayı öğrenciler, gezinin ilk gününde; algıya dayalı çevre analizleri ve etüdlerini tamamlamak için çalışma alanlarında arazi keşifleri yaptılar.

    Gezinin ikinci gününde; Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mimar İshak Memişoğlu ile Samsun kenti üzerine gerçekleştirilen söyleşinin ardından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ev sahipliğinde Dr. Öğr. Üyesi Burcu Müderrisoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Çağlar Koşun, Hasan Yücel Ballı ve Arş. Gör. Semih İğci tarafından yürütülen “KENT 301-302 Kent Planlama IV-V” proje dersi kapsamında Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 3. sınıf öğrencilerinin Samsun kenti üzerine üretmiş oldukları analiz, sentez ve planlama vizyonlarını dinleme fırsatı buldular.

    Teknik gezinin; öğrenciler için Samsun kentinin geçmiş ve güncel durumuna, potansiyeline ve genel meselelerine geniş ve disiplinler arası hatta disiplinler ötesi bir perspektiften bakmalarını sağladığını belirten ders yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Bige Şimşek İlhan, “Öğrenciler ve öğretim elemanları arasında etkileşimli bir diyalog imkânı sunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Sağlam ve Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi. Burcu Müderrisoğlu’na, misafirperverlikleri ve destekleri için Mimarlık Fakültesi öğretim elemanlarına, Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerine içten teşekkürlerimi sunuyorum. Gezi süresince topladıkları alan keşfi verileri, söyleşi, seminer ve tartışmalardan kazandıkları öz bir kent bilgisi dağarcığı ve denizin sunduğu mavi enerji sayesinde yüksek bir motivasyonla Amasya’ya döndük. Teknik gezinin gerçekleştirilmesi için gerekli izin ve imkânı sağlayan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Rektör Yardımcısı ve Mimarlık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Önder Duman’a da teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

  • VALİMİZ ANKARA’DAYDI

    VALİMİZ ANKARA’DAYDI

    Valimiz Dr. Osman Varol, Kırıkkale ve Şanlıurfa Valileri ile Birlikte Birlik Encümen Üyeliğine Seçildi.
    Vilayetler Birliği Mayıs Ayı Olağan Genel Meclis Toplantısına katılan Valimiz Dr. Osman Varol, birlik encümen üyeliğine seçildi. Toplantıya İçişleri Bakan Yardımcısı ve Vilayetler Birliği Başkanı Muhterem İnce, Valimiz Dr. Osman Varol, diğer il valileri ile illerinde Vilayetler Birliği temsilcisi olarak seçilen il genel meclisi başkan ve üyeleri katıldı.
    Toplantı Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimiz anısına düzenlenen saygı duruşu ve akabinde okunan İstiklal Marşımız ile başladı. İçişleri Bakan Yardımcısı ve Vilayetler Birliği Başkanı Muhterem İnce konuşmasında, birliğin faaliyetleri hakkında birlik meclis üyelerine bilgi verdi.
    Toplantıda birlik encümen üyeliğine Valimiz Dr. Osman Varol’un yanı sıra Kırıkkale Valisi Yunus Sezer ile Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin’de seçildi. Toplantı, gündemde yer alan maddelerin görüşülerek karara bağlanmasının ardından sona erdi.

  • 100. YIL DART TURNUVASI

    100. YIL DART TURNUVASI

    Amasya Kapalı Spor Salonunda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Gençlik Haftası ve Milli Mücadelenin 100. yılı etkinlikleri kapsamında erkeklerden 30 ve kadınlardan 10 kişi olmak üzere 40 sporcu katılımıyla kategorilerinde Milli Mücadelenin 100. yılı Dart turnuvası düzenlendi.

    Türkiye Bocce, Bowling, Dart Federasyonu Amasya İl Temsilcisi Emrah Çelebi: “19 Mayıs Atatürk’ün Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Gençlik Haftası ve Milli Mücadelenin 100. yılı etkinlikleri kapsamında Amasya’da Ferdi Erkekler ve Kadınlar Dart Turnuvası düzenliyoruz. Bu turnuvaya toplamda 40 sporcumuz başvurdu ve bugün itibariyle turnuvamız başladı. Toplamda 82 maç oynanmasını böylece milli mücadelenin 100. yılında da erkekler ve kadınlarda dereceye giren sporcularımızı görmüş olacağız. Dart ile ilgili hedefimiz öncelikle bütün okullara yayarak, geliştirmeyi tanıtmayı hedefliyoruz. Nitekim bunun meyvelerini de bu sene almaya başladık. Okul sporlarında geçen sene katılım oranı ile bu sene katılım oranı arasında yüzde 100’e yakın bir farkımız var. Amasya’da dart güzel bir yolda ilerliyor. Antrenörlük kursları açarak, hakemlik kursları açarak ve beden eğitimi öğretmenlerimizin dart kursları açarak, bu sporu yaygınlaştırmayı ve bu tür turnuvalar düzenleyerek dart sporunu geliştirmeyi, ayrıca bu yetiştirmiş olduğumuz sporculardan da milli takıma sporcu göndermek en öncelikli hedeflerimiz arasında” diye konuştu.

    Oynanan 82 karşılaşma sonucunda Erkeklerde Yüksel Baki Yumak birinci olurken, Kadınlarda Derya Polat turnuvanın şampiyonu oldu.

    Erkeklerde Turnuvanın Şampiyonu olan Yüksel Baki Yumak: “Yaklaşık 2 yıldır dart oyuncusuyum. Uzun zamandır gençlerde Amasya’da turnuva yapılmıyordu, bu gayet güzel bir turnuva oldu. Benim hedefim milli sporcu olmak. Bu yolda iyi ilerliyorum şu anda, inşallah hedefime de ulaşırım” diye belirtti.

    Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da kıyasıya bir mücadele vardı. Kadınlarda turnuva şampiyonu olan Derya Polat, dart turnuvalarının daha sık olmasını söyleyerek: “bence olmalı çok güzel bir oyun, bende 3 yıldır oynuyorum. Herkese tavsiye ederim güzel bir oyun. Aslında hiçbir hedefim yoktu ama kazandıktan sonra bir hedefim olacak. Çünkü çok güzel bir oyun herkese tavsiye ederim” diye konuştu.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • FERHAT İLE ŞİRİN FİLMİ

    FERHAT İLE ŞİRİN FİLMİ

    Çağla Şimşek’in başrolünü oynadığı “Ferhat ile Şirin” sinema filmi mayıs ayında vizyona giriyor.
    Efsane aşkın kahramanları olan “Ferhat ile Şirin” aşkı günümüze uyarlanarak sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Çekimleri Amasya’da Ferhat ile Şirin aşkının yaşandığı gerçek mekanlarda yapılan film izleyenleri gözyaşına boğacak.
    Çağla Şimşek filmde Şirin’i Ferhat karakterini ise oyuncu Tolga Yüce oynuyor.
    Şimşek “Hiç bilmediğim bir duyguyu oynadım. Çünkü bugüne kadar hiç âşık olmadım, hiç aşk yaşamadım. Senaryoyu okuyunca bu büyük aşkı içgüdüsel olarak yorumladım” dedi.

  • MAYIS AYI AÇLIK VE YOKSULLUK RAKAMLARI AÇIKLANDI

    MAYIS AYI AÇLIK VE YOKSULLUK RAKAMLARI AÇIKLANDI

    Memur Sen Amasya Şube Başkanı Recep Eliaçık konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı; Memur-Sen tarafından her ay düzenli olarak yapılan “açlık-yoksulluk” araştırmasına göre, Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 387 TL, yoksulluk sınırı ise 6 bin 423 TL olarak belirlendi.
    Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Mart ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.356,19 TL, yoksulluk sınırı ise 6.363,75 TL olarak tespit edildi. Yapılan araştırmaya göre Mart ayında Şubat ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 1,31’lik bir artış yaşandı. Mart ayında göze çarpan en büyük artışlar yüzde 43,81 artışla çarliston biber, yüzde 26,13 artışla mandalina, yüzde 23,97 artışla taze fasulye, yüzde 19,94 artışla patlıcan; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 18,47 azalışla ıspanak, yüzde 18,30 azalışla maydanoz, yüzde 16,15 azalışla yeşil soğan, yüzde 14,08 azalışla nane madde fiyatlarında yaşandı.
    Aydınlanma madde fiyatında ise Mart ayında Şubat ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi. Mart ayında Şubat ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0,82’lik bir artış gözlenirken; Mart ayında Şubat ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 0,59’luk bir artış oldu.
    Giyim ve Haberleşme Madde Fiyatlarında Artış Yaşandı
    Mart ayında Şubat ayına göre giyim fiyatlarında ise ortalama yüzde 1,09’luk bir artış gözlendi. Giyim madde fiyatlarında Şubat ayına göre en göze çarpan değişim yüzde 9,44 artışla elbise, yüzde 6,56 artışla kadın gömleği madde fiyatlarında oldu. Bununla birlikte giyim madde fiyatlarında Şubat ayına göre yüzde 6,92 azalışla erkek botu, yüzde 5,61 azalışla erkek kazağı, yüzde 4,59 azalışla kadın kabanı madde fiyatında düşüş gözlemlendi.
    Mart ayında Şubat ayına göre haberleşme madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 1,03’lük bir artış olarak yansıdı. Haberleşme madde fiyatlarında Şubat ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 7,14 artışla PTT koli gönderme ücreti, yüzde 3,02 azalışla telefon yedek parçaları ücreti madde fiyatlarında olduğu gözlendi.
    Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında yüzde 0,20’lik bir artış gözlendi. Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Şubat ayına göre en göze çarpan değişimin yüzde 5,34 artışla traş malzemeleri madde fiyatlarında olduğu tespit edildi. Bununla birlikte kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Şubat ayına göre yüzde 2,26 azalışla cilt ve vücut ürünleri madde fiyatında düşüş gözlemlendi.
    Sağlık ve Ulaşım Fiyatlarında Artış Yaşandı
    Mart ayında Şubat ayına göre sağlık madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 1,82’lik bir artış olarak gözlenirken, en göze çarpan değişimlerin yüzde 14,12 artışla ilaçlar madde fiyatlarında olduğu gözlendi.
    Ulaşım madde fiyatlarında yüzde 0,72’lik bir artış olduğu belirlendi. Şubat ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 6,22 artışla benzin, yüzde 4,86 artışla LPG dolum ücreti fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte ulaşım madde fiyatlarında Şubat ayına göre yüzde 1,46 azalışla şehirlerarası otobüs ücreti fiyatında düşüş gözlemlendi.
    Eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 0,69’luk bir artış oldu. Eğitim-kültür madde fiyatlarında Şubat ayına göre değişimin yüzde 7,48 artışla yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 4,14 artışla yurtiçi bir hafta ve süreli turlar madde fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 4,94 azalışla çocuk kitapları, yüzde 3,48 azalışla bilgisayar fiyatlarında düşüş olduğu tespit edildi.
    Çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 0,07’lik bir artış yaşandı. Çevre ve su madde fiyatlarında Şubat ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 0,57 artışla badana ve boya malzemeleri; yüzde 0,62 azalışla yer ve duvar döşemesi(fayans) madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

  • ELEKTRİĞE ZAM YOK!

    ELEKTRİĞE ZAM YOK!

    YEPAŞ Genel Müdürü Arif AKŞAM, 2019 yılı 2. Çeyreği için EPDK tarafından açıklanan tarifelere göre nihai tüketicilere uygulanacak olan fiyatlarda herhangi bir zammın olmadığını belirtti.
    Yapılan açıklama da “Tüketicilere üçer aylık dönemler için uygulanacak olan elektrik satış fiyatları Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenmekte ve ilan edilmektedir. 2019 Nisan – Mayıs – Haziran dönemleri için belirlenen elektrik tarifeleri Nisan ayı başı itibariyle Kurum tarafından yeniden belirlenmiştir. İlan edilen fiyatlar incelendiğin de görüleceği üzere nihai tüketicilere uygulanacak olan elektrik fiyatlarında önceki döneme göre herhangi bir artış olmamıştır” ifadelerine yer verildi.
    TÜKETİCİYE YANSIYAN BİR ZAM YOK
    YEPAŞ’ın açıklamasında “Bilindiği üzere elektrik fiyatlarını oluşturan çok sayıda unsur söz konusudur. Bunlardan bazıları dönemsel olarak artış yönünde, diğer bazıları ise azalış yönünde değişebilmektedir. 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren geçerli olan elektrik fiyat bileşenlerinde bazı değişmeler olmakla birlikte vergi fon ve paylar dâhil nihai fiyatlarda yani tüketiciye yansıyan fiyatlarda herhangi bir değişiklik veya zam kesinlikle söz konusu değildir.
    Belirtilen durumu kamuoyuna bir tablo ile açıklamak gerekirse; müşterilerimiz 100 kWh elektrik tüketimi için;
    Mesken aboneliklerinde 54 TL
    Ticarethane aboneliklerin de 71 TL
    Sanayi aboneliklerin de 60 TL ödemeye devam edeceklerdir” denildi.
    ELEKTRİĞE YÜZDE 37 ORANINDA ZAM YAPILDI İDDİASI KAFALARI KARIŞTIRDI
    Yeni dönem de Kamu elektrik üretim şirketi olan EÜAŞ tarafından, YEPAŞ’ın da dahil olduğu Görevli Tedarik Şirketlerine satılan toptan elektrik fiyatlarında bir artışın söz konusu olduğunu ancak bu durumun nihai tüketicilere uygulanan fiyatlarla alakasının olmadığının bilinmesi gerektiği belirtildi.
    Müşterilerimiz güncel fiyatları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun internet sayfasında görebilecekleri gibi Şirketimizin yeni bir uygulaması olan müşteri portalimize https://online.yepas.com/ adresi üzerinden ulaşarak fatura ayrıntılarını kontrol edebilirler.