Amasya Üniversitesi 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında ‘Demokrasinin Zaferi 15 Temmuz 2016’ isimli bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Anadolu Ajansı (AA) fotoğraflarından oluşan serginin açılış törenine Vali Dr. Osman Varol, Garnizon Komutan Vekili Albay Fatih Akbulut, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, AA Samsun Bölge Müdürü İsa Sansar, kamu kurum kuruluş ve sivil toplum örgütü temsilcileri, personel ve vatandaşlar katıldı.
Sergiyi gezerek ilgililerden bilgi alan Vali Varol, serginin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek vatandaşların 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününü kutladı.
Etiket: kültür
-

15 TEMMUZ’DA OBJEKTİFE YANSIYANLAR
-

ÂŞIKLARDAN HALK HİKÂYELERİ ETKİNLİĞİ
Altı Nokta Körler Derneği Amasya Şubesi Kültür Turizm İl Müdürlüğü beraberliğinde bu yıl 2. sini düzenledikleri proje kapsamında Âşıklardan Halk Hikâyeleri Etkinliği Taşova İlçesi Boraboy Tabiat parkında yapıldı. Programa vali Dr. Osman VAROL Milletvekili Mustafa TUNCER, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat ERGÜN Taşova Kaymakamı Taha ALTUNTAŞ, Taşova Belediye Başkanı Bayram ÖZTÜRK, Protokol Üyelerimiz, Çorum Altı Nokta ve Engelsiz Yaşam Derneği başkanı ve üyeleri, Engelli Bireyleri, Suluova Huzurevi’nde kalan büyükler ve vatandaşlar katılım sağladı. Programda engellilerden oluşan Âşıkların sunumları ve şiir dinletisi sonrası yemek ikramı ile program sona erdi.
-

CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”
Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu. -

USTA ÖĞRETİCİLER DESTEK BEKLİYOR
Meslek Eğitimcileri Usta Öğreticiler Federasyonu Kültürel Sanatların elçileri usta öğreticiler ,Özlük haklarının eşitlenmesi için kriterler belirlenerek kadro tahsislerinin gerçekleştirilmesi eşit çalışma koşullarının oluşturulması ve mağduriyetlerin giderilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve TBMM’nin Milletvekillerinden destek beklediklerini belirtti.
Meslek Eğitimcileri Usta Öğreticiler Federasyonu konuyla ilgili olarak “Usta Öğretici Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Halk Eğitim Merkezinde kısmi zamanlı çalışan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen sorumlulukları yerine getirmekle birlikte emeklerinin karşılığı olan sosyal haklardan mahrum kalan emek çalışanlarıdır.
Biz Usta Öğreticiler,
1.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından memur ya da sözleşmeli olarak kabul edilmekte,
2.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından işçi olarak sayılmakta,
3.Hiçbir özlük hakkına sahip olmadan ücretleri, resmi tatiller, doğum izni vb. günlerde kesintiye uğramaktadır.
4.Aldıkları ücret asgari ücretin altında olup sosyal güvenceleri bulunmamaktadır.
5.Usta Öğreticiler Kurumlarına 20-25 yıl hizmet etmelerine rağmen kıdem tazminatı alamamaktadırlar.
6.Emeklerine rağmen kurs onayları yenilenmezse işsiz kalmakta işsizlik sigortasından faydalanamamaktadır.
Usta Öğreticilerin yaşadığı sıkıntıları gidermek ve hizmetlerinin karşılığı olan özlük haklarının tesis edilmesini sağlamak.
Özlük haklarının eşitlenmesi için kriterler belirlenerek kadro tahsislerinin gerçekleştirilmesi eşit çalışma koşullarının oluşturulması ve mağduriyetlerin giderilmesi konusunda Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve TBMM’nin saygıdeğer Milletvekillerinden destek beklemekteyiz” şeklinde açıklamalarda bulundu. -

ÇOCUKLAR EKRAN KÜLTÜRÜ DEĞİL OKUMA KÜLTÜRÜNE YÖNLENDİRİLMELİ
Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) bünyesinde bulunan Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesini ziyaret ederek kütüphane çalışmaları hakkında bilgi aldı. Kütüphane ziyaretinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. DR. Recep Kürkçü ile Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir de yer aldı.
Kütüphanenin minik ziyaretçileriyle sohbet eden Rektör, okuma kültürünün kazanılmasında, çocuk ve kitap etkileşiminin önemine vurgu yaptı.
Erken yaşta çocukları nitelikli kitaplarla buluşturmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Elmacı “Televizyon, tablet, telefon, bilgisayar gibi ekran kültürü içinde çocuklarımız yeterince olgunlaşamamaktadır. Bedence büyüyen çocuklar duygu ve düşünce olarak gelişememektedir. İşte bu gerçeklerle çocuklarımızı ekran kültüründen okuma kültürüne yönlendirmemiz gerekmektedir. Bu yönüyle Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesi, çocukların okuma kültürü sürecinde yer edinmesine katkı sağlamak için varlığını büyüyerek sürdürecektir.” dedi.
Önümüzdeki dönemlerde Çocuk Kütüphanesinin fiziki alanının ve kitap kapasitesinin de artırılması noktasında çalışmalar yapılabileceğini kaydeden Elmacı; kütüphanelerin bulundukları yerde toplumsal dayanışmaya katkı sağlayarak toplumun güçlenmesinde rol oynayan kurumlar olduğunu da sözlerine ekledi.
Kütüphane ziyaretinde Rektöre eşlik eden OKUYAM Müdürü ve Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer; Çocuk Kütüphanesinin bir yıl içinde yaklaşık 12 bin çocuğunun ziyaret ettiğini söyledi.
-

AİHL ÖĞRENCİLERİNDEN GURURLANDIRAN GALİBİYET
Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen Prof. Dr. Fuat Sezgin Uluslararası Bilim Olimpiyatlarına katılan Amasya Türk Telekom Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Süleyman Uslu ve Enes Kalleci “Mikro Boyuttaki Aragonit Katkılı Boyanın Trafoların Yaydığı Elektromanyetik Radyasyona Karşı Zırhlanmada Kullanımı” isimli araştırma projesi ile uluslararası yarışmada üçüncü oldu.
30 Haziran 2018 tarihinde aramızdan ayrılan dünyanın önde gelen bilim tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Fuat SEZGİN adına düzenlenen ve gençlerin bilim ve barış vizyonu ile uluslararası diyalog oluşturması, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar ile etkileşimlerin desteklenmesi, gençlerimizin bilim, kültür ve sanat ilgilerinin arttırılması, yenilikçilik Kültürünün genç nüfus arasında yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen Prof. Dr. Fuat Sezgin Uluslararası Bilim Olimpiyatlarında kazanan öğrenciler ödüllerini aldılar.
Amasya Türk Telekom AİHL öğrencileri Süleyman Uslu ve Enes Kalleci tarafından hazırlanan “Mikro Boyuttaki Aragonit Katkılı Boyanın Trafoların Yaydığı Elektromanyetik Radyasyona Karşı Zırhlanmada Kullanımı” isimli araştırma projesi üçüncülük ödülünü aldığı yarışmada Araştırma, Teknoloji ve Enerji Verimliliği adı altındaki 3 kategorinin birincilerine 10 bin TL, ikincilerine 5 bin TL, üçüncülere 3 bin TL ve mansiyon alan öğrencilere ise 2 Bin TL ödül verildi. -

SANATÇI ASLAN’DAN BAŞKAN SARI’YA TEŞEKKÜR PLAKETİ
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya Şair-Söz yazarı-bestekâr Sami Aslan hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Belediye kültür Merkezi makamında Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı ziyaret eden Şair-Söz yazarı-bestekâr Sami Aslan kendisine hayırlı olsun temennisinde bulunarak yeni görevinde başarılar diledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Sarı Aslan’a nazik ziyaretinden dolayı teşekkür etti. Sohbet havasında geçen ziyaret karşılıklı fikir alışverişi yapılması ile devam etti. Aslan Başkan Sarı’ya Amasya Kültürüne katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından ziyaret sona erdi.
-

SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.
Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.
Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.
İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.
Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.
Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.
-
MİLLİ MÜCADELE’DE AMASYA
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi programına katıldı.
12-22 Haziran Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde Prof. Dr. İlber Ortaylı “Milli Mücadele’de AMASYA” isimli söyleşi ile Milli Mücadelenin ve Amasya Tamiminin önemine değindi
Konuşmasında, Amasya Genelgesi’nin Türk tarihi açısından önemli bir kavram olduğunu vurgulayan Ortaylı, şöyle devam etti: “Milli Mücadele’nin başlangıç tarihi 19 Mayıs 1919’dur, bu böyledir. Fakat tarihçi olarak ‘Şartların değerlendirilmesi ve olayın bantlanması açısından nedir?’ diye sorarsanız, bu Amasya Genelgesi’dir. Amasya Tamimi bütün cihanda işgalci devletler arasında, komünist ihtilali kavgasını veren Rusya’da, Uzak Asya’da, Hindistan altı kıtasında, bir kavganın ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Onun için bu tarih üzerinde ısrarla durmamız gerekir. Büyük mareşalimiz, kendisi bir şöhret sahibiydi, bunun da üzerinde ısrarla durmamız gerekiyor.”
Bazı insanların, devlet fikrine, devlet ananesine ve Türklere saldırmayı marifet haline getirdiğini belirten Ortaylı, şunları kaydetti:
“Her milletin bazı mukaddesatı var. Bizim mukaddesatımızın başında devlet, ulu’l emre itaat ve askerlik gelir. Bu vasıfları kaldırdığınız takdirde Türkler hiçbir işe benzemez bir toplum haline gelir. İtalyanların operasız, resimsiz, heykelsiz bir toplum olabileceğini düşünüyoruz, olmaz. Fransızların felsefesiz, şiirsiz, edebiyatsız bir toplum olabileceğini düşünebiliyoruz, olamaz. Ama Ruslar ve Türkler, devletsiz ve ordusuz pek bir şey olmaz.” diye konuştu.
Programa Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, protokol üyeleri ve 500’e yakın vatandaş katıldı. Program sonrasında protokol üyeleri ve Prof. Dr. İlber Ortaylı bir restoranda bir araya gelerek sohbet ettiler.
