Etiket: kadın

  • EN GÜÇLÜ DESTEKÇİMİZ KADINLAR

    EN GÜÇLÜ DESTEKÇİMİZ KADINLAR

    Amasya Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Gülseval Özkök Hanımefendi ve yönetim kurulu üyeleri Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya teşekkür ziyaretinde bulundular.

    12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde Kadın girişimciler derneği tarafından atık kumaşlardan geri dönüşüme kazandırılan kostüm defilesinde desteklerini esirgemeyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya Amasya Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Gülseval Özkök Hanımefendi, Elif Kılıç, Dildar Hatipoğlu ve Hanife Yay hanımefendiler teşekkür ziyaretinde bulundular. Başkan Sarı bir süre sohbet ettiği Kadın girişimciler derneği üyeleri ile günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • ATSO MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

    ATSO MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

    Amasya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclisi olağan Meclis Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Amasya TSO Meclis Başkanı H. Hasan Ergen’in Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Yönetim Kurulu Başkanı Murat KIRLANGIÇ ‘da hazır bulundu.

    Başkan Kırlangıç konuşmasında; “Bir önceki Meclis Toplantımızı sizlerin de bildiği gibi Merzifon’da Silverline fabrikasında gerçekleştirdik. Misafirperverliklerinden dolayı başta Hüseyin Alış olmak üzere tüm yetkililerine teşekkür ediyorum” dedi.

    Milli Mücadelenin önemine değinen Başkanımız, “12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivalini coşku ile kutladık. Milli Mücadelenin 100.yılı olması sebebiyle ayrı bir anlamı olan festival önemli etkinliklerle tamamlandı. Festival kapsamında İl Kadın Girişimciler Kurulumuz tarafından sıfır atık temalı bir defile düzenlendi. Emeklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Kırlangıç; “14-16 Haziran arasında TOBB tarafından Ankara’da düzenlenen Meclis Üyeleri Bilgilendirme eğitimlerine katıldık. 11 Meclis üyemizle katıldığımız eğitimlerin çok verimli geçtiğini düşünüyorum.” dedi.

  • İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI

    İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI

    Çocuklar, bir ülkenin geleceği ve umudu olmalarının yanı sıra, toplumun en kırılgan grubunu da oluşturmaktadırlar. Bu nedenle en iyi koşullarda dünyaya gelmelerinin sağlanması, büyümeleri ve gelişmeleri için en uygun ortamın hazırlanması, geleceğe dönük fiziksel, ruhsal ve zihinsel donanımlarının en üst düzeyde oluşturulması ülkenin geleceği açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Bu nedenle ülkemizde çocukların beslenmesine yönelik birçok koruyucu ve geliştirici etkinlik yürütülmektedir.
    Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, anne ve çocuk ölümlerine yol açabilen sağlık problemlerinin çözümüne ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik olarak çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalardan biri de ülkemiz için önemli bir halk sağlığı sorunu olan iyot yetersizliği hastalıkları ve bu hastalıkların yol açtığı sağlık problemlerinin önlenmesidir. İyot eksikliği önlenebilir zekâ geriliğinin en önde gelen nedenlerinden birisidir ve kişiyi anne karnından başlayarak tüm yaşamı boyunca olumsuz olarak etkileyen bir hastalıklar bütünüdür.
    İyot yetersizliğinin en olumsuz ve yıkıcı etkilerinin gözlendiği risk grupları; doğurganlık çağdaki kadınlar, gebeler, bebekler ve çocuklardır. Bebek ve çocuklarda; büyüme ve gelişme geriliği, zekâ düzeyinin akranlarına göre en az 13,5 puan daha düşük olması, öğrenme yeteneği ve okul başarısında azalma, gebelerde düşük ve ölü doğum riskinde artma ve her yaşta guatr iyot yetersizliğin oluşturduğu önemli sağlık problemlerinden sadece birkaçıdır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan iyot yetersizliği hastalıklarının önlenmesine yönelik olarak, 1994 yılından beri “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” yürütülmektedir.
    1998 yılında hazırlanan tuz tebliği ile tüm sofra tuzlarının iyot ile zenginleştirilmesi sağlanmıştır. 2013/48 Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği son yayınlanan tebliğdir. Bu tebliğe göre sofra tuzu: Doğrudan son tüketiciye sunulan, ince öğütülmüş, iyotla zenginleştirilmiş, rafine edilmiş veya edilmemiş işlenmiş tuzu tanımlamaktadır. Sofra tuzuna 25-40 mg/kg oranında potasyum iyodat katılması zorunludur. Tuzlarla ilgili denetimler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca sürdürülmektedir. İyodun önemini topluma daha çarpıcı ve etkili yöntemlerle aktarmak, ülkemizde iyotlu tuz kullanımını tüm topluma yaygınlaştırmak, toplum bilinci oluşturmak ve 81 il bazında konuyu gündeme getirmek amacı ile Haziran ayının ilk haftası (1-7 Haziran) İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası olarak belirlenmiştir. Hafta boyunca tüm illerimizde halka yönelik çeşitli etkinliklerle halkımıza bilgilendirme ve farkındalık ile konunun önemi aktarılmaktadır. Bu çalışmalarla iyotlu tuz kullanımında elde edilen başarının devam etmesi amaçlanmaktadır.

  • GÜÇLÜ KADIN KOOPERATİFLERİ

    GÜÇLÜ KADIN KOOPERATİFLERİ

    Cumhurbaşkanlığı Birinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında yer alan “Kadın Kooperatiflerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilirliklerinin sağlanması, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi ve görünürlüklerinin artırılması” eylemini Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı arasında “Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi Protokolü” imzalandı.
    Bu çerçevede Bakanlıkların işbirliğinde söz konusu protokolün yerelde uygulanabilirliğini sağlamak ve uygulayıcılara rehberlik etmek amacıyla İl Müdürlükleri için “Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İşbirliği Protokolü Uygulama Esasları” hazırlanmıştır.
    Bahse konu uygulama esaslarını ilimiz imkânları ölçüsünde uygulanabilirliğini görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak için Amasya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Toplantı Salonunda toplantı yapıldı.
    Toplantıya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa ARSLAN, Ticaret İl Müdürü Ahmet AKBAY, SGK İl Müdürü Nurcan YURT ŞENEL, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Osman YILMAZ, KOSGEB Amasya Müdürü Bayram Ali KUKUŞ, Amasya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı İsmail ÇITTIR, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Ali ÖZBÜLBÜL, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden Aydın BOZKURT, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’ndan Burak AYDOĞAN ve konuyla ilgili kurum personeli katıldı.
    Toplantıda Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi konusunda fikir alış verişinde bulunulmuş “Kadın Kooperatifçiliği Çalışma Grubu”  oluşturulmuş ve oluşturulan çalışma grubunun Haziran ayında üst düzey yetkililerinde katılacağı ve iş takviminin de oluşturulacağı geniş kapsamlı toplantı yapılmasına karar verildi.

  • TRAFİKTE ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

    TRAFİKTE ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

    Amasya İl Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri tarafından Anneler Günü dolayısıyla yol kontrol noktalarında durdurulan araçlardaki kadın sürücü ve yolcular çiçek şeker ve çeşitli hediyeler verildi.
    Gümüşhacıköy İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Gümüşhacıköy- İstanbul karayolunda, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Amasya-Tokat Aydınca Jandarma Karakol Komutanlığı önünde, Taşova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Amasya- Taşova Ladik karayolunda, Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Göynücek-Amasya karayolu üzerinde yapılan trafik kontrol ve uygulamalarında kadın sürücülere ve yolculara trafik kuralları ile ilgili obje ve broşürler, şeker, çiçek ve çeşitli hediyeler verilerek seyahat eden sürücü ve yolcuların Anneler Günü kutlandı. Kadın sürücü ve yolcular jestlerinden dolayı ekiplere teşekkür ettiler.

  • 100. YIL DART TURNUVASI

    100. YIL DART TURNUVASI

    Amasya Kapalı Spor Salonunda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Gençlik Haftası ve Milli Mücadelenin 100. yılı etkinlikleri kapsamında erkeklerden 30 ve kadınlardan 10 kişi olmak üzere 40 sporcu katılımıyla kategorilerinde Milli Mücadelenin 100. yılı Dart turnuvası düzenlendi.

    Türkiye Bocce, Bowling, Dart Federasyonu Amasya İl Temsilcisi Emrah Çelebi: “19 Mayıs Atatürk’ün Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Gençlik Haftası ve Milli Mücadelenin 100. yılı etkinlikleri kapsamında Amasya’da Ferdi Erkekler ve Kadınlar Dart Turnuvası düzenliyoruz. Bu turnuvaya toplamda 40 sporcumuz başvurdu ve bugün itibariyle turnuvamız başladı. Toplamda 82 maç oynanmasını böylece milli mücadelenin 100. yılında da erkekler ve kadınlarda dereceye giren sporcularımızı görmüş olacağız. Dart ile ilgili hedefimiz öncelikle bütün okullara yayarak, geliştirmeyi tanıtmayı hedefliyoruz. Nitekim bunun meyvelerini de bu sene almaya başladık. Okul sporlarında geçen sene katılım oranı ile bu sene katılım oranı arasında yüzde 100’e yakın bir farkımız var. Amasya’da dart güzel bir yolda ilerliyor. Antrenörlük kursları açarak, hakemlik kursları açarak ve beden eğitimi öğretmenlerimizin dart kursları açarak, bu sporu yaygınlaştırmayı ve bu tür turnuvalar düzenleyerek dart sporunu geliştirmeyi, ayrıca bu yetiştirmiş olduğumuz sporculardan da milli takıma sporcu göndermek en öncelikli hedeflerimiz arasında” diye konuştu.

    Oynanan 82 karşılaşma sonucunda Erkeklerde Yüksel Baki Yumak birinci olurken, Kadınlarda Derya Polat turnuvanın şampiyonu oldu.

    Erkeklerde Turnuvanın Şampiyonu olan Yüksel Baki Yumak: “Yaklaşık 2 yıldır dart oyuncusuyum. Uzun zamandır gençlerde Amasya’da turnuva yapılmıyordu, bu gayet güzel bir turnuva oldu. Benim hedefim milli sporcu olmak. Bu yolda iyi ilerliyorum şu anda, inşallah hedefime de ulaşırım” diye belirtti.

    Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da kıyasıya bir mücadele vardı. Kadınlarda turnuva şampiyonu olan Derya Polat, dart turnuvalarının daha sık olmasını söyleyerek: “bence olmalı çok güzel bir oyun, bende 3 yıldır oynuyorum. Herkese tavsiye ederim güzel bir oyun. Aslında hiçbir hedefim yoktu ama kazandıktan sonra bir hedefim olacak. Çünkü çok güzel bir oyun herkese tavsiye ederim” diye konuştu.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÇALIŞTAYI

    EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÇALIŞTAYI

    Amasya Eğitim-Bir-Sen Şubesi 2019 Toplu Sözleşme Görüşmeleri için talepleri belirlemek, değerlendirmek ve sürece katkı sunmak amacıyla “Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” düzenledi.
    18 Nisan 2019 tarihinde Amasya Büyük Otelde yapılan çalıştaya, Öğretmenler Komisyonu, Eğitim Yöneticileri Komisyonu, Kadın Çalışanlar Komisyonu, Engelli Çalışanlar Komisyonu ve Genel İdari Hizmetleri, Teknik Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Komisyonu olmak üzere 5 komisyon halinde çalışmalarını yürüttü. Eğitim çalışanlarının sorunları dile getirildi, çözüm önerileri tartışıldı.
    Amasya Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Kerem Camcı, ana gündemlerinin kamu görevlilerinin sorunları ve talepleri olduğunu ifade ederek, “Önümüzde bir toplu sözleşme süreci var. Yasanın ve masanın bütün zaaflarına karşın, bu toplu sözleşmede de kazanımlarımızı koruyacak, yeni kazanımlara imza atacağız. Kamuda tek istihdam şekli kadrolu olmalı, sözleşmeli istihdam son bulmalıdır. 3600 ek gösterge, tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli, kadro ve derece sınırlamaları kaldırılmalıdır. Kamu görevlilerinin bütçeden aldığı pay artmalı, enflasyon farkı 6 aylık dönemlerde değil, eşel mobil sistemine göre verilmelidir” dedi.
    Camcı; “Üyelerimizden aldığımız güçle vizyonlarını yenileyeceklerini belirterek, ‘önce insan’ anlayışıyla, ‘gelir dağılımında adalet’ ısrarlarını yineleyeceklerini söyledi. ‘İnsana saygı, emeğe değer’ anlayışı, ’emek için dayanışma’ çağrısı ve ‘adil paylaşım’ haykırışıyla hedeflerinin gerçekleşmesi için daha fazla ter dökeceğiz. Sosyal diyalogla geliştirilen çözümlerin ve toplu pazarlık masasında kazanımların sayısının artacağız.” şeklinde konuştu.
    Camcı sözlerini şöyle sonlandırdı: “Komisyonlarımız tarafından tespit edilen sorunlar ve çözüm önerileri şubemizin raporu olarak birleştirilerek Mayıs ayı içinde genel merkezimiz tarafından Ankara’da yapılacak çalıştayda sunulacaktır. Böylece Amasya Eğitim-Bir-Sen Şube olarak Toplu Sözleşme öncesi Amasya’mızdaki Eğitim Çalışanlarının sorunlarının toplu sözleşme masasına taşınabilmesi için çalışıyoruz. Komisyonlarımızda bulunan ve çalıştayımıza katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

  • MHP TEŞKİLATINDAN BAŞKANIMIZ SARI’YA ZİYARET

    MHP TEŞKİLATINDAN BAŞKANIMIZ SARI’YA ZİYARET

    Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Erhan Demir, Merkez İlçe Başkanı Şuayip Ak, Kadın Kolları Başkanı Aysel Çetin, Ülkü Ocakları İl Başkanı Recep Dip ve Yönetim Kurulu Üyeleri Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Yönetim Kurulu Üyeleri Amasya Belediye Başkanlığına seçilmesi vesilesiyle Başkan Sarı’yı kutlayıp, görevinde başarılar dileyerek hayırlı olsun temennilerinde bulundular..

  • TAŞOVA BELEDİYESİNDEN GÖRÜLMEMİŞ UYGULAMA

    TAŞOVA BELEDİYESİNDEN GÖRÜLMEMİŞ UYGULAMA

    Taşova ilçesinde, ücretsiz minibüs ilk defa binenleri de şaşırtıyor. 2 yıl önce İstanbul’dan geldiği Taşova’da bindiği minibüste şoföre uzattığı paranın geri iade edilmesi üzerine çok şaşırdığını belirten emekli Kadir Yalman, “Para geçmiyor. Ücret almıyoruz. Belediyemizin hizmeti’ dediler. Bu uygulama İstanbul’da yok. Taşova’da var” diye konuştu.
    Minibüsle hastaneye sonrasında da pazara gidip alışveriş yaptıktan sonra evinin önüne dönen 3 çocuk annesi Selma Onay da belediye yöneticilerine teşekkür etti.
    AK Parti’den 2. defa başkanlığa seçilen Bayram Öztürk ise sosyal belediyecilik anlayışları gereği sundukları ücretsiz minibüsün haftada 5 gün sabahtan akşama kadar hizmet verdiğini söyledi. Öztürk, özellikle yaşlılar, kadınlar, öğrenciler ve araçları olmayanların memnun kaldıklarını vurguladı.