Etiket: hasta

  • Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun koç, 7 Nisan dünya sağlık günü için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır herkesin konuştuğu ama engellemek için gereken önlemlerin bir türlü alınamadığı iklim değişliğine artık iklim krizi diyoruz. Dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu yaşadığımız tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz. İklim krizinin temel nedeni küresel ısıtma. Günlük hayatımızda farklı amaçlar için kullandığımız fosil yakıtlar, tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

    Küresel ısıtma, iklimin dengesini bozarak birçok bölgede yine eskiden iklim değişikliği diye adlandırdığımız, ama artık “iklim krizi” dediğimiz duruma sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); pandeminin, kirli bir gezegenin, kanser, astım, kalp hastalığı gibi artan kronik hastalıkların ortasında, 2022 Dünya Sağlık Günü’nde küresel dikkati insanları ve dünyamızı sağlıklı tutmak ve bireylerin iyi olma haline çekmek istemektedir. DSÖ, her yıl dünya çapında 13 milyondan fazla ölümün önlenebilir çevresel nedenlerden kaynaklandığını tahmin etmektedir. Buna insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidi olan iklim krizi de dâhildir. İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Tüm dünyada uygulanan siyasi, sosyal ve ticari kararlar iklim ve sağlık krizini tetiklemektedir.

    İnsanların yüzde 90’ından fazlası fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sağlıksız hava soluyor. Az rastlanır hava olayları, toprak kalitesinin azalması ve su kıtlığı insanları yerinden ediyor ve sağlıklarını etkiliyor. Kirlilik ve plastikler, en derin okyanuslarımızın dibinde, en yüksek dağlarda bulunur ve besin zincirimize girmeyi başarır. Yüksek oranda işlenmiş, sağlıksız yiyecek ve içecekler üreten sistemler, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birini oluştururken, obezite dalgasını tetikliyor, kanser ve kalp hastalıklarını artırıyor. COVID-19 salgını bilimin iyileştirici gücünü gösterirken dünyamızdaki eşitsizliklerin de altını çizdi. Pandemi, toplumun tüm alanlarındaki zayıflıkları ortaya çıkardı.

    Ekonominin mevcut tasarımı, çok sayıda insanın hala yoksulluk ve istikrarsızlık içinde yaşamasıyla birlikte gelir, zenginlik ve gücün adaletsiz dağılımına yol açmaktadır. Bu hedefler, uzun vadeli yatırımlara, refah bütçelerine, sosyal korumaya ve yasal ve mali stratejilere dönüştürülür. Dünya ve insan sağlığı için bu yıkım döngülerini kırmak, kurumsal reform ve bireylerin sağlıklı seçimler yapmaları için desteklenmesini ve teşvik edilmesini gerektirir.” Diyerek sözlerine son verdi.

  • Amasya il Müftüsü Ayvaz’ın mübarek ramazan ayı mesajı

    Amasya il Müftüsü Ayvaz’ın mübarek ramazan ayı mesajı

    Amasya il Müftüsü Durmuş Ayvaz mübarek ramazan ayı için yayımladığı mesajda şu sözleri kullandı;’’ Ramazan ayı barış, kardeşlik ve esenlik rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı manevi bir atmosfer ve Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği büyük bir nimettir. Zira bu kutlu zaman, yorulan ruhlarımızı teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, özümüze ve fıtratımıza yönelerek hayatımızın iman, kulluk ve güzel ahlak ekseninde muhasebesini yapmak için eşsiz bir fırsattır. İbadetlerimizi güzel ahlakla, ilişkilerimizi samimiyet ve muhabbetle bütünleştiren oruç iklimi; bizi dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak bir hayat için yeni bir başlangıç yapmak adına önemli bir vesiledir. Başkanlığımız, her yıl Ramazan ayında toplumda duyarlılık ve farkındalık oluşturmak amacıyla bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan önemli bir temayı kamuoyunun gündemine taşımakta ve belirlenen tema, Ramazan ayı boyunca etraflı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu bağlamda 2022 yılı Ramazan teması “Ramazan ve Doğruluk” olarak belirlenmiştir. Yüce dinimiz İslam, istikamet üzere olalım, dosdoğru bir ömür geçirelim diye bizlere gönderilmiştir. Cenâb-ı Hak, kullarına özde, sözde ve davranışlarda dosdoğru olmalarını emretmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen, Rabbimiz tarafından tüm insanlara en güzel örnek olarak takdim edilen Resûl-i Ekrem (s.a.s) doğruluğun timsaliydi, müşahhas bir örneğiydi, “Muhammedü’l-Emîn” idi. Peygamberimiz hayatı boyunca doğru yaşamış ve Müslümanların da doğru sözlü insanlar olmasını arzu etmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle, tekrar gelişiyle gönüllerimizi aydınlatan rahmet ve bereket iklimi Ramazan ayının; kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirerek yeryüzünün selamet ve sekinetine, İnsanlığı tehdit eden günümüzdeki tüm salgın hastalıklardan insanlığın kurtulmasına, etrafımızda ve islam beldelerinde akan kanların son bulması ayrıca bütün insanlığın huzuru ve iyiliğine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.’’ Diyerek cümlelerine son verdi.

  • ŞİDDETLİ AĞRIYLA GİTTİ AMELİYAT OLDU

    ŞİDDETLİ AĞRIYLA GİTTİ AMELİYAT OLDU

    Şiddetli karın ağrısı şikâyetiyle Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran 72 yaşındaki H.K. isimli hastanın yapılan muayene ve tetkiklerinde karın bölgesindeki aort damarında ileri derecede genişleme saptanması üzerine hasta ameliyat edilerek sağlığına kavuşturuldu.

    Tedavi için Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümüne başvuran hastanın tıbbi değerlendirilmesinde, karın bölgesindeki aort damarında ileri derecede genişleme (Abdominal Aort Anevrizması) olması nedeniyle Prof. Dr. Erol Kurç, Doç. Dr. Seyhan Yılmaz, Dr. Öğrt. Üyesi Ercan Kahraman ve Opr. Dr. Gökçen Gökgözoğlu’ndan oluşan kalp damar cerrahisi ekibi tarafından kapalı ameliyata (endovasküler aort anevrizması tamiri-EVAR) alındı.

    Başarılı operasyon sonrası Kalp Damar Cerrahisi Bölümü adına açıklama yapan Doç. Dr. Seyhan Yılmaz, “Abdominal aort anevrizmasının (AAA), aortun karın bölgesinde olan kısmının genişlemesi- balonlaşmasıdır. İleri yaşlı hastalarda görülme sıklığı artan ve hayatı tehdit eden hastalığın tedavisinde genellikle klasik açık cerrahi yöntem ve daha yeni endovasküler anevrizma tamiri (EVAR) yöntemleri olmak üzere iki çeşit tedavi seçeneği bulunmaktadır. EVAR yönteminde hastanın kasık bölgesindeki atardamarlarından karın içindeki genişlemiş aort bölümüne, kateter ve kılavuz teller aracılığıyla ilerletilen ve yerleştirilen suni damar (stent greft) ile damardaki genişleme tamir edilmektedir. Klasik açık cerrahiye göre daha hızlı ve pratik bir şekilde uygulanabilen EVAR yöntemi, acil cerrahi gereken, aort anevrizması yırtılmış hastalarda da uygulanabiliyor. EVAR yöntemi hastanede kalış süresi, kullanılan kan ürünü miktarı, enfeksiyon gelişim riskini azaltıyor ve hastanın günlük yaşantısına daha erken dönmesine imkan sağlıyor” dedi.

    72 yaşındaki hasta H.K. ise, “Şiddetli karın ağrısıyla hastaneye başvurdum. Karın bölgemdeki aort damarımda ileri derecede genişleme olduğunu söyledi doktorlar ve ameliyat olmam gerektiğini belirttiler. Ben de ameliyat olmayı kabul ettim. Ameliyatımda, tedavimde emeği geçen tüm doktorlara ve hemşirelere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun” diye konuştu.

  • EKİM AYI İL SAĞLIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

    EKİM AYI İL SAĞLIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

    İl Sağlık Müdürümüz Dr. Öner Nergiz Başkanlığında ilimizdeki Kamu Sağlık Tesis yöneticilerimizin katılımıyla Ekim ayı İl Sağlık Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda; A.Ü. Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanemize bağlı olarak çalışan Şehit Kadir Çakı Semt Polkliniğinde 1 Kasım 2019 tarihinde faaliyete geçirilecek Acil Servis ünitemiz hazırlıkları,

    Yine Kasım ayı itibariyle A.Ü. Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanemizle birlikte çalışacak olan Suluova Devlet Hastanemizde daha kaliteli ve etkin hizmet sunumu için yapılabilecekler,

    Merzifon ilçemize yakın zamanda açılması planlanan müstakil Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin hazırlıkları,

    Sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonları, hasta ve çalışan sağlığı güvenliği hizmetleri, hizmet kalite standartları ile ilgili konular görüşülerek değerlendirmeler yapıldı.

  • NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    NERGİZ:” HER YIL DÜNYADA 59 BİN KİŞİDEN FAZLA İNSAN KUDUZ NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDİYOR”

    Öner Nergiz, her yıl dünyada 59 bin kişiden fazla insanın kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Nergiz, “Kuduz, özellikle memeli hayvanlar başta olmak üzere neredeyse hayvan türlerinin çoğunda görülür ve insanlara da bulaşır. Bulaşma ağırlıklı olarak kuduz hayvanın ısırması ile olur. Mevcut yaralara enfekte salyanın bulaşması, tırmalama gibi mekanik ya da gıda yoluyla bulaşabildiği de bildirilmiştir.

    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 59.000 kişiden fazla insan kuduz nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İnsan vakalarının çoğuna kuduz köpeklerin sebep olduğu ısırıklar neden olmaktadır.

    Köpek, kedi, tilki, çakal ve kurt virüsün enfeksiyon zincirinin taşıyıcıları olan arakonakçılardır. Bu hayvanlar hastalığın varlığında önemli rol oynarlar ve etkeni son konakçı olan çiftlik hayvanlarına ve insanlara bulaştırırlar.

    Kuduz bir hayvan tarafından ısırılmayı takiben, hastalığın kuluçka süresi genellikle 14-90 gündür. Bu süre küçükbaş hayvanlarda 3 ay civarında olmakta, sığır ve atlarda ise 6 aya kadar uzayabilir. Kuluçka süresinin 1 yıla kadar uzayabildiği bilinmektedir. İnsandaki en uzun kuluçka süresi 19 yıl olarak kaydedilmiştir. Kuluçka süresinin uzun veya kısa sürmesi, vücuda giren etkenin miktar ve virülansına, yaranın genişliğine, derinliğine, ısırılan bölgenin sinir dokusundan zengin olup olmamasına, ısırık bölgesinin başa yakınlığına,  ısırma sonrası yapılan mekanik temizliğe bağlı olarak değişmektedir.

    Kuduz hastalığı klinik belirtiler meydana geldikten sonra dramatik bir şekilde ölümle sonuçlanan ancak aşı ile önlenebilen viral zoonotik bir hastalıktır.

    Bu nedenle herhangi bir riskli temas sonrası; Yara veya ısırık bölgesi vakit kaybedilmeden bol su ve sabunla iyice yıkanmalı, yıkama işlemi bittikten sonra alkol veya tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır. Göz, ağız veya burun kuduz riskli temasa maruz kaldıysa bol su ile yıkanmalıdır. En kısa sürede sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli, hekimin düzenleyeceği aşılama programı aksatılmadan uygulanmalıdır. Evcil hayvanlar kontrol altında tutulmalı, özellikle geceleri serbest bırakılmamalıdır. Kedi ve köpeklere her yıl mutlaka kuduz aşısı yaptırılmalıdır. Çevrede hasta, garip davranış sergileyen veya ölmüş hayvanların görülmesi halinde bunlara yaklaşılmamalı ve ilgili yerler (Belediyeler, Muhtarlıklar İl, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri) haberdar edilmelidir. Kuduz riski olan hayvanlarla sık temas eden kişilere temas öncesi aşılama, kuduz riskli teması olanlara da hekim değerlendirmesine göre temas sonrası kuduz aşılaması uygulanmalıdır.” diye konuştu.

  • FARKINDALIK İÇİN AMASYA TURUNCUYA BÜRÜNDÜ

    FARKINDALIK İÇİN AMASYA TURUNCUYA BÜRÜNDÜ

    Amasya Şehzadeler Gezi Yolunda “Dünya Hasta Güvenliği Günü” nedeniyle farkındalık oluşturmak amacıyla kale, kral kaya mezarları ve Yalı Boyu Evleri turuncu renge büründü.

    Amasya Valiliği, Amasya Belediyesi ve Amasya Üniversitesi ortaklaşa hareket ederek, şehir dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için turuncu renkle ışıklandırıldı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilk kez bu yıl kutlanan “Dünya Hasta Güvenliği Günü” kapsamında, Amasya Şehzadeler Gezi Yolu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, hasta güvenliğinin önemine dikkat çekildi.

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, “Bugün 17 Eylül 2019 Dünya Sağlık Örgütünün ilk bu yıl 17 Eylül için ilan ettiği hasta güvenliği günü dolayısıyla burada bulunuyoruz. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünyada yaklaşık olarak 134 milyon insan hasta güvenliği konusunda etkilenenlerin sayısını oluşturmakta. Bunun yanında 2,6 milyon insanında hasta güvenliği noktasında ki bazı durumlar nedeniyle sağlığını kaybettiğini görmekteyiz. Bu nedenle sağlık alanında yapılacak eğitimlerin kalitesinin artırılmasıyla yine aynı zamanda bu etkinliklerin sürekliliğinin sağlanması yine farkındalık eğitiminin yükseltilmesiyle dünya da bu rakamların daha aşağıya çekilerek, hasta güvenliğinin sağlanması konusunda önemli olumlu sonuçlar elde edilebilecektir. Dünya Hasta Güvenliği gününün kutlu olmasını, daha az insanın bundan olumsuz etkilenmesini ve eğitimlerimizin kaliteli olarak artmasını temenni ediyorum. Bu bizim üniversitemizin bir farkı oldu aslında. Bugünün dünyada ilk olarak bugün ilan edilmesi, Ankara’da da buna bağlı etkinliklerin düzenlenmesi bizim de üniversite olarak buna dikkat çekmemizi, kendimiz acısından gerekli gördük. Buna bağlı olarak özellikle Amasya kalesine turuncu ışıklarla hasta güvenliği konusunun farkındalığını yükseltmek için bir ışıklandırma, aydınlatma yapmış olduk” dedi.

     

  • 2 GÜNDÜR KAYIP OLAN EMİN DEDE BULUNDU

    2 GÜNDÜR KAYIP OLAN EMİN DEDE BULUNDU

    Amasya’da 2 gündür kayıp olan yaşlı adam, AFAD ve jandarmanın ortak çalışması sonucu bulundu. Aşırı bitkin halde bulunan yaşlı adam ambulansa jandarma ve AFAD ekiplerinin sırtında götürüldü.

    Alınan bilgiye göre, Amasya merkez Yassıçal köyünde ikamet eden ve alzheimer hastası olan Emin Çoban, 10 Eylül günü saat 17.30 sıralarında evde kimsenin bulunmadığı bir anda Yassıçal köyü ormanlık alanında kayboldu. Ailesinin durumu jandarmaya bildirmesinin ardından Amasya İl Jandarma Komutanlığında görevli 6 jandarma ve AFAD ekipleri kayıp şahsın son görüldüğü bölgede aramalarda bulundu. Jandarma aramalarda drone de kullandı.

    2 günlük arama sonucu yaşlı adam köyünden 10 kilometre uzakta Yeşilyenice köyü ormanlık alanı dere yatağında, aşırı bitkin bir halde bulundu. Yaşlı adam tedavi için Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

  • YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    Bunaltıcı sıcak havaların tüm ülkemizi kavurduğu ve günlük çok yoğun yağmur geçişlerinin olduğu bugünlerde, en çok görülen sağlık problemlerinden biri de astım.

    Sıcak ve nemli havaya maruz kalma, alerjenler, çevresel faktörler ve toprak astımı tetikliyor. Nemin yüksek olduğu zamanlarda astım hastalarının daha özenli davranması gerekiyor.

    Astım nedir?

    Astım rahatsızlığı akciğerlerde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, kişinin göğüs ve nefes darlığı ile beraber solunum sıkıntısı yaşamasına sebep olur. Alerjik ve alerjik olmayan kronik bir rahatsızlık olan astımın, birden fazla tetikleyicisi, polenden sonra yüksek nemin en önemli ikinci faktör olduğunu ifade ediyor. Ayrıca astımı tetikleyen faktörler, astımlı kişinin nöbet yaşamasına sebep olan unsurlardır. Astım hastaları kendi rahatsızlığını tetikleyen unsuru testlerle belirledikten sonra, bunlara karşı dikkatli davranarak hastalığını kontrol altında tutmaya çalışmalıdır. Bu sayede hasta çok daha az sayıda astım nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir hayat sürebilir.

    Alerjik astım hastalığı belirtileri nelerdir?

    Astım krizleri, havaların değişken olduğu dönemlerde daha sık görülür. Belirtiler gece sabaha karşı şiddetlenir. Bazı kişilerde burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, öksürük gibi belirtiler görülür.

    Astım hastaları nelere dikkat etmelidir?

    Alerjik astım hastalığı yaşayan bireylerin, öncelikle astım tedavisi süreçlerinde nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir. Astımlı hasta veya yakınlarının doktor ile iletişimleri çok önemlidir. Kişilerin eğitim, öğretim durumlarına göre doktorun verdiği bilgi ve yönlendirmeleri uygulayarak atak sıklığını azaltarak kontrol altında tutabilirler. Yaz aylarında, astım hastalarının nemin yüksek olduğu saatlerde açık havada daha az zaman geçirmeleri gerekiyor. Astım hastaları, havadaki nem oranını kontrol etmeli, yüzde 60’ı geçtiğinde dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Çünkü yüksek nem, polenlerin havada daha uzun ve daha çok bulunmasına neden olur. Tatil içinse, yüksek nemin olmadığı yerler tercih edilmelidir. Havuz da astımı tetikleyen etkenlerdendir, doğal ilaç olarak nitelendirdiğimiz deniz tercih edilmelidir.

  • VALİ VAROL DİYALİZ HASTALARINI DİNLEDİ

    VALİ VAROL DİYALİZ HASTALARINI DİNLEDİ

    Vali Dr. Osman Varol, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi diyaliz ünitesinde tedavi gören vatandaşlarımızı ziyaret edip, sağlık durumları hakkında bilgi aldı.
    İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz ve hastane yetkililerinin eşlik ettiği Vali Varol, böbrek yetmezliği olan kişilerde vücutta biriken fazla sıvı ve atık maddelerin yarı geçirgen bir membran aracılığıyla temizlenmesi işlemi olan diyaliz tedavisi gören hastalarla sohbet ederek kendilerine yönelik hizmetler konusunda görüşlerini aldı.
    Vatandaşlarımız, ziyaretinden memnuniyet duydukları Vali Varol’a yakın ilgisi dolayısıyla şükranlarını sundu.

  • AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    Havaların çok ısındığı bugünlerde güneşin tepe saatlerinde dışarda olmamaya, sık su tüketmeye, pamuklu ve açık renk kıyafetler giymeye ve aşırı efor harcamamaya dikkat ediyoruz. Kendimizi güneşin olası zararlı etkilerinden korumaya çalışıyoruz. Ancak, bu koşullar dışında kendimizde yine de aşırı terleme gözlemliyorsak uzmanlara göre bu bir hastalık belirtisi olabilir.
    Sıcak havalarda vücudumuzla ilgili en çok şikâyet ettiğimiz şey terleme olsa da aslında bu vücudumuz için iyi bir şey. Terleme vücudun sıcaklıkla baş etme yöntemi yani kendini soğutma sistemi. Fakat zaman zaman aşırı terleme ve belli zamanlarda terlemenin rahatsızlık verici seviyelere ulaşması tıbbi bir sorunun göstergesi olabilir.
    Terleme nedir?
    Terleme, vücut ısısı yükseldiğinde onu soğutmak için kullanılan normal bir mekanizmadır. Vücutta sıcaklığın yükselmesi sinir sistemini tetikler, beyin ve ardından ter bezleri uyarılarak terleme ile sıcaklık kaybı sağlanır. Aşırı terleme veya hiperhidroz ise fizyolojik ihtiyacımızdan daha fazla miktarda ve kişinin hayat standartlarını etkileyecek düzeyde olmasıdır. Eğer bu durum altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı ise sekonder, bağlı olmadığı durumlarda primer hiperhidroz denir. Eğer kişiler kendilerinde aşırı terlemeden şüpheleniyorlarsa muhakkak uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
    Bu hastalıklar hangileri?
    Hipertiroidi: Kandaki tiroid hormonunun artması anlamına gelen hipertiroidi, vücuttaki kimyasal reaksiyonların hızlanmasına neden olduğu için vücut sıcaklığını ve dolayısıyla terlemeyi artırabilir. Aşırı terleme şikâyetiyle doktora başvuranlardan ilk istenen tetkiklerden biri tiroid hormonu ölçümüdür.
    Enfeksiyon hastalıkları: Genelde akciğerleri hedef alan, bulaşıcı bir enfeksiyon olan tüberküloz (verem) gibi hastalıklar, vücudun zararlı bakterilerle savaşması sırasında ateşin ve terlemenin artması gibi belirtiler gösterir.
    Diyabet: Kan şekerinin çok düşük ya da çok yüksek olması vücut dengesini bozarak aşırı terlemeye neden olabilir.