Etiket: farkındalık

  • DOĞA İÇİN PEDALLA

    DOĞA İÇİN PEDALLA

    Amasya Doğa Eğitim Sağlık Kültür Derneği organizasyonuyla Avrupa Birliği Gençlik Değişimi Programı kapsamında İtalya, Hollanda, Fransa ve Polonya’dan gelen katılımcılar, Çevreye Duyarlılık ve farkındalık yaratmak için Amasya’da pedal bastı. Amasya Yavuz Selim Meydanında bir araya gelen ve şehri gezen bisikletçiler etkinliğin son gününde Amasya’da pedallara basarak farkındalık yarattı. Proje ile farklı kültürlerden gelen katılımcıların birbirleri ile iletişimleri ve faaliyetler çerçevesinde yapılacak olan etkinlik ve uygulamalarla katılımcıların sosyalleşmesine, farklı kültürleri tanımasına ve önyargıları kırmasına, dil becerileri ve iletişim gücünün artmasına, yaratıcı düşünme ve el becerilerinin gelişmesine doğrudan olumlu bir etkide ulunacaktır.
    Doğa Eğitim Sağlık Kültür Derneği kurucusu ve Başkanı Mehmet Bulut: “Doğaya dikkat çekmek için toplandık. Biz dünyanın merkezinde insan olduğunu düşünüyoruz. İnsanın da yaşadığı bir evren var ve bu evrenin ya kiracısıdır, olsa olsa misafiridir. Dolayısıyla biz buna dikkat çekmek ve birazcık da toplumu bilinçlendirmek için böyle bir etkinlik düzenlemiştik. Bu etkinliğimiz ulusal ajans projesidir. İtalya, Hollanda, Fransa ve Polonya’dan katılımcılarımız var şu anda. Çok değişik öğrenci ve meslek gruplarından oluşuyor. Bugün etkinliğimizin son günü, 1 haftadır devam ediyor. Bugün de bisiklet şehir turuyla etkinliğimizi noktalıyoruz” dedi.
    Yavuz Selim Meydanında dans eden yabancı katılımcılar daha sonra bisikletlerle şehir turu attı.

  • ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıf öğrencileri tarafından ‘Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Danışanları ile Şizofreni Farkındalık Günü’ etkinliği gerçekleştirildi. İpekköy Yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinliğe Amasya Recep Akyılmaz Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanları ve çalışanlarının yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi akademik ve idari personeli de katıldı. Merkezde tedavi gören hastaların katılımcılara yönelik verdikleri konser ise ilgiyle dinlendi.
    Toplumu ilgilendiren her konu gibi şizofreni ile ilgili de tüm bireylerin bilinçli olmaları gerektiğini hatırlatan Öğr. Gör. Dr. Gonca Üstün, “Toplumun %1’ini etkileyen ve yaşam boyu devam eden şizofreni; sosyal, mesleki ve kişiler arası işlevselliği bozan, yeti yitimine yol açan, düşünce, algı, duygu, hareket ve davranışlarda önemli derecede bozulma ile karakterize bir hastalıktır. Şizofreni belirtilerinin iyileştirilmesi ve hastalığın yönetiminde yalnızca ilaç tedavisi yeterli olmayıp, belirtilerin yol açtığı kendine bakım yetersizlikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler, günlük işlevlerin yerine getirilememesi, toplumsal ve mesleki işlevlerde bozulma gibi sorunlar için psikososyal tedaviye gereksinim duyulmaktadır. Bu doğrultuda 1960’lı yıllarda dünyada toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri önem kazanmış ve ülkemizde de 2006 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Ulusal Ruh Sağlığı Politikası” ile toplum temelli rehabilitasyon çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalardan biri de 2011-2023 yıllarını kapsayan “Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı” ile her 300 bin nüfusa en az bir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) açılması hedeflenmiştir. Bu merkezlerin amacı, bireylerin yaşadıkları ortamda takip ve tedavilerinin yapılması, dışlanmadan toplum içerisinde ve bağımsız olarak en az destekle toplumsal, mesleki, eğitimsel ve ailevi rollerini sürdürebilmeleri için gerekli becerilerle donatılmasını sağlamaktadır.
    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan TRSM, 2014 yılında faaliyet göstermeye başlamış olup, fakültemiz Hemşirelik son sınıf öğrencilerinin Ruh Sağlığı ve Halk Sağlığı dersleri kapsamında da uygulama alanı oluşturmaktadır. İş birliği içinde olduğumuz merkezin çalışanları ve danışanları için, 11 Nisan Dünya Şizofreni Günü dolayısıyla düzenlediğimiz bu etkinlik ile şizofreninin de diyabet ya da böbrek yetmezliği gibi, onunla yaşamayı öğrenmemiz gereken kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekmeyi; şizofreni tanısı alan bireyleri izole etmeden, toplum içinde varlıklarını kabul ettiğimizi göstermeyi amaçladık. Toplumun bu konuda kayıtsız kalmaması ve daha duyarlı olması temennisi ile…” şeklinde konuştu.