Etiket: et

  • “KURBAN’IN BEREKETİNİ YIL BOYU YAŞATABİLİYORSAN HİLAL OLSUN AMASYA”

    “KURBAN’IN BEREKETİNİ YIL BOYU YAŞATABİLİYORSAN HİLAL OLSUN AMASYA”

    Kızılay Amasya Şube Başkanı Mahmut Albayrak, 151 yıldır dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin ulusal ve uluslararası alanda ihtiyaç sahibi insanlara merhamet elini uzatan Kızılay, 2007 yılından bu yana Kızılay Kurban Modeli ile milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına kurban eti ulaştırıyor dedi.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Albayrak şunları kaydetti: “Bu yıl da önceki yıllarda olduğu gibi, kurban döneminde hayırseverlerden gelen kurban vekâletlerinden elde edilen etleri, ülkemizin tamamında ve dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Mazlum insanların sofralarına ulaştıracağımız kurban etleri ile evlerine, gönüllerine mutluluk vermenin, paylaşmanın ve paylaştırmanın huzurunu yaşayacağız.

    Artık geleneksel hale gelen ve bu yılki sloganı; “Kurban’ın Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye” olan Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası ile dini vecibelerini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın kurbanları, İslami kurallara uygun olarak kesilecek. Elde edilen etler, vekâlet sahiplerinin adına gerçek ihtiyaç sahiplerine, sağlık kurallarına uygun olarak ve insan onurunu zedelemeden dağıtılacak.

    Her dönemde mazlum ve mağdurların yanında olan Kızılay’ın bu çalışmalarının hedefine ulaşabilmesi için, sizin vereceğiniz destek büyük önem taşıyor. Bir kanaat önderi ve sorumlu olarak kampanyamızı yazılı, görsel ve sosyal medyadaki takipçilerinize duyurmanız ve onları bağışlarını vermeye davet etmeniz, daha çok ihtiyaç sahibine yardım eli uzatabilmemizin yolunu açacak.

    Bir yerine çok olmanın güzelliğini her zamankinden daha fazla hatırladığımız bu dönemde, Kızılay’ı bir kez daha sahipleneceğinize inanıyor, gerek kampanyamıza katılımınız, gerekse de kampanyamızın daha geniş kitlelere ulaşması noktasında tanıtım desteğiniz için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

  • BAŞKANIMIZ YASSIÇAL’DA DUA ETTİ

    BAŞKANIMIZ YASSIÇAL’DA DUA ETTİ

    Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Yassıçal Ergonaş Baba türbesinde düzenlenen yağmur duası ve kurban programına katıldı.

    Merkeze bağlı Yassıçal köyünde Her yıl Nisan-Mayıs aylarında mahsulün verimli geçmesi ve bereketli bir yıl geçmesi için Ergonaş Baba Türbesi etrafında bulunan mesire alanında yağmur duası ve kurban programı gerçekleştiriyor. Bu yılda düzenlenen program kapsamında Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı Yassıçal köyü sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Sarı’ya köy halkı yoğun ilgi gösterdi. Kurulan sofraları tek tek gezerek köylülerin istek ve taleplerini dinleyen Başkan Sarı, yapılması gereken hizmetler hakkında ilgili birimlere talimat verdi. Sarı, daha sonra Ergonaş Baba türbesine giderek dua etti. Programda yağmur duası yapıldı. Daha sonra kurban eti misafirlere ikram edildi. Düzenlenen programa Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban, Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı Recep Dip, MHP Amasya İl Genel Meclis Üyeleri Mesut Ünal ve Salih Emre Gökçe, CHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz, CHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Ali Kilci ve vatandaşlar katıldı.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.

  • YÖRESEL LEZZETLERLE GIDA SERGİSİ

    YÖRESEL LEZZETLERLE GIDA SERGİSİ

    Suluova Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölümü öğrencileri tarafından Geleneksel Gıdalar dersi kapsamında sergi düzenlendi. Gıda Teknolojisi programı öğrencileri kendi yörelerinde ya da diğer yörelerde bulunan unutulmaya yüz tutmuş geleneksel ürünlerin tarihçesi, yapımı ve tüketimlerini araştırıp bu ürünlerin üretimlerini gerçekleştirdiler. Ayrıca Gıda Kalite Kontrol ve Analiz programı ile Gıda Teknolojisi programı öğrencileri Et ve Ürünleri dersi kapsamında farklı fermente sucuk üretimini gerçekleştirdiler. Portakallı, sumaklı, tahinli, hünnaplı sucuk üretimini yapan gençler; Meslek Yüksekokulu laboratuvarlarında fermentasyonu ve sucukların fiziksel ve duyusal analizlerini yapıp, sonuçları değerlendirdiler. Ayrıca yöresel ürünlerin ve sucukların posterlerini yaparak renkli görüntülerle sergiye katkıda bulundular.
    Suluova Meslek Yüksekokulunda düzenlenen sergiye katılan ve öğrencilerle bir söyleşi gerçekleştiren Lesaffre Amasya Fabrika Direktörü Cihangir Uzuner ve Fermentasyon Birim Sorumlusu Metin Akçay, işletmeleri hakkında bilgi verip öğrencilerin staj ve iş hayatında karşılaşabilecekleri durumları değerlendirdiler. Gençlerden gelen soruları da cevaplandıran konuşmacılara günün anısına Suluova Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Karavin tarafından fidan dikme sertifikası takdim edildi. Hem göze hem damağa hitap eden sergi etkinliği katılımcıların büyük beğenisini topladı.

  • AMESİA GIDA BÜYÜYOR

    AMESİA GIDA BÜYÜYOR

    Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Amesia Gıda Araç Filosunu Genişletiyor. Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Güner Arslan: “Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak üyelerimizin ürettiklerinin pazarlanması amacıyla kurmuş olduğumuz Amesia Gıda firması çalışmalarını uzak mesafelere taşıyabilmek ve verilen hizmeti geliştirmek amacıyla yeni frigolu araç alımı yapıldı. Birliğimiz olarak süt ve süt ürünlerinin yanı sıra 2018 yılında başlamış olduğumuz üyelerimizin yetiştirmiş olduğu sağlıklı besi hayvanlarının kesimi yapılarak aracı olmadan direkt tüketiciye ulaştırmak amacıyla Amesia Et markamızla hizmetlerimize devam etmekteyiz.
    Amacımız birlik üyeleri olarak yetiştirdiğimiz hayvanların değeri fiyatına satılması, zamanında üretiminin karşılığı olan parayı alabilmesi, aynı zamanda tüketiciye de sağlıklı et ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, yine kesilen hayvanın hangi işletmeden geldiğini, sağlık koşullarını, aşı kayıtlarını, hayvanın yaşı ve cinsini ve üreticinin ismini belirten etiketlerle tüketicilerimizin beğenisine sunmaktır.
    Bu pazarda yeni alternatifler yaratarak (Üretenden Tüketene) sloganıyla ve bu hizmet anlayışıyla üyelerimizle olduğu kadar tüm çalışanlarımızla beraber yaptığımız işe inancımız tamdır ”dedi.