Etiket: çocuk

  • MİNİKLERİN SİNEMAYLA İLK TANIŞMASI

    MİNİKLERİN SİNEMAYLA İLK TANIŞMASI

    Amasya Çocuk Hakları İl Çocuk Komite Üyesi Çocuklar tarafından köy okulu öğrencilerine yönelik sinema etkinliği düzenlendi.

    Amasya Aile Çalışma ve Sosyal  Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde hizmetlerine devam eden Çocuk Hakları İl Çocuk Komite Üyesi Çocuklar, Boğazköy İlkokulu öğrencilerine sinema etkinliği düzenledi. İl Çocuk Hakları Yetişkin Temsilcisi Sosyolog Gizem Dikmen tarafından çocuk hakları konusunda yapmış olduğu sunumun ardından Amasya Belediyesi Kültür Merkezinde hayatları boyu hiç sinemaya gitmeyen 120 öğrenciye Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının tavsiye ettiği çocuk filmlerinden Ratatouille/Ratatuy seyrettirildi.

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan, İl Çocuk Hakları Komite Üyesi Çocuklarımızın hiç sinemaya gitmeyen 120 köy okulu öğrencisi için düzenlemiş oldukları sinema etkinliğinin çok anlamlı olduğunu vurgulayarak, “Sinema gerçekten insan hayatını değiştiren önemli buluşlardan birisidir. Son derece yaygın bir şekilde topluma, her yaş kesiminden insana hitap ediyor. Dünyadaki bütün farklı kültürleri aslında birbirine yaklaştırıyor. Halkların birbirini tanımasına vesile oluyor. İstedik ki çocuklarımız sinemayla tanışsın, sinemaya daha fazla aşina olsun ve sinemayı daha fazla tanısın” diye konuştu.

    İl Müdürlüğü olarak dezavantajlı kesimlerden hiç sinemaya gitmeyen çocuklara sinema keyfi yaşatmaya devam edileceğini belirten Mustafa Arslan, İl Çocuk Hakları Komitesine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Sinema etkinliğinin ardından öğrencilere özel bir işletmede yemek ikramında bulunuldu. Boğazköy İlkokulu idareci ve öğretmenleri başta bu etkinlikte emeği geçen öğrencilere Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan’a Çocuk Hakları Yetişkin Temsilcisi Gizem Dikmen’e ve Amasya Çocuk Hakları İl Çocuk Komite Üyesi çocuklara teşekkür ederek yapılan etkinlik sayesinde hiç sinema ile tanışmamış 120 öğrencinin sinema ile tanışmanın mutluluğunu paylaştıklarını ifade ettiler.

  • ÇOCUKLAR EKRAN KÜLTÜRÜ DEĞİL OKUMA KÜLTÜRÜNE YÖNLENDİRİLMELİ

    ÇOCUKLAR EKRAN KÜLTÜRÜ DEĞİL OKUMA KÜLTÜRÜNE YÖNLENDİRİLMELİ

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) bünyesinde bulunan Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesini ziyaret ederek kütüphane çalışmaları hakkında bilgi aldı. Kütüphane ziyaretinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. DR. Recep Kürkçü ile Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kandemir de yer aldı.

    Kütüphanenin minik ziyaretçileriyle sohbet eden Rektör, okuma kültürünün kazanılmasında, çocuk ve kitap etkileşiminin önemine vurgu yaptı.

    Erken yaşta çocukları nitelikli kitaplarla buluşturmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Elmacı “Televizyon, tablet, telefon, bilgisayar gibi ekran kültürü içinde çocuklarımız yeterince olgunlaşamamaktadır. Bedence büyüyen çocuklar duygu ve düşünce olarak gelişememektedir. İşte bu gerçeklerle çocuklarımızı ekran kültüründen okuma kültürüne yönlendirmemiz gerekmektedir. Bu yönüyle Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesi, çocukların okuma kültürü sürecinde yer edinmesine katkı sağlamak için varlığını büyüyerek sürdürecektir.” dedi.

    Önümüzdeki dönemlerde Çocuk Kütüphanesinin fiziki alanının ve kitap kapasitesinin de artırılması noktasında çalışmalar yapılabileceğini kaydeden Elmacı; kütüphanelerin bulundukları yerde toplumsal dayanışmaya katkı sağlayarak toplumun güçlenmesinde rol oynayan kurumlar olduğunu da sözlerine ekledi.

    Kütüphane ziyaretinde Rektöre eşlik eden OKUYAM Müdürü ve Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer; Çocuk Kütüphanesinin bir yıl içinde yaklaşık 12 bin çocuğunun ziyaret ettiğini söyledi.

  • AMASYA RİNGİNDE BÜYÜK ÇEKİŞME

    AMASYA RİNGİNDE BÜYÜK ÇEKİŞME

    Amasya’da 03-08 Temmuz tarihleri arasında Üst Minik ve Genç Kadınlar Türkiye Boks Şampiyonası Kapalı Spor Salonunda başladı. Seremoni ile başlayan şampiyonaya 57 ilden 720 sporcu katıldı. Şampiyonaya Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Adalet Komisyonu Başkanı Muhammed Ramazan Aksoy, İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Yıldız, Türkiye Boks Federasyonu Koordinatörü İsmail Nazlı, Türkiye Boks Federasyonu Genel Koordinatörü ve Başkan Danışmanı Atilla Alatepe ve Boks severler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından başlayan Şampiyonada konuşan Türkiye Boks Federasyonu Genel Koordinatörü ve Başkan Danışmanı Atilla Alatepe, “Üst Minikler Türkiye Şampiyonası ilk defa bu sene düzenleniyor. Bu da Amasya İlimize nasip oldu. Amasya’da üst miniklerde burada dereceye giren sporcularımızı milli takımı oluşturacaktır. Kamplara gelip, oradan Ağustos ayında Gürcistan’da, başkenti Tiflis’te yapılacak olan Avrupa Şampiyonasında Türkiye’yi temsil edecekler. Genç kadınlarımız da milli takımın kadrosunu oluşturup, kamplarına katılıp onlarda Bulgaristan’ın Sofya şehrinde yapılacak olan Avrupa şampiyonasında Türkiye’yi temsil edecekler” dedi.

    Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “Ben bu tip turnuvaların, organizasyonların, şampiyonaların ilimizde gerçekleşmesini diğer taraftan ilimizin tanıtımı açısından da çok önemli buluyorum. Amasya’mızın her yönüyle hem turizmde hem sporda hem kültürel etkinliklerde sürekli olarak ülkemizde gündeme gelen, layıkıyla gündeme gelen bir şehir olması için sürekli ekibimizle birlikte sürekli olarak gayret içerisindeyiz. Ben burada bugün yapılan etkinlikte, bundan sonraki etkinlikte ve şampiyonadaki tüm müsabakalarda mücadele edecek sporcu kardeşlerimize öncelikle başarılar diliyorum. Onlardan ülkemizin yerine uluslararası arenalarda temsil edecek çok değerli sporcular çıkacağına inanıyorum, onlara başarılar diliyorum” diye konuştu.

    Hakemlerin yemin etmesinin ardından halk oyunları gösterisi ile şampiyona başladı. Şampiyona 2 down sendromlu çocuğun yaptığı gösteri maçı ile başladı. Şampiyonanın ilk günü 41 müsabaka ile tamamlanırken, Şampiyonayı Amasyalı Boksseverler de ilgi ile takip etti.

  • İL SPOR VE ENGELLİ SPOR MERKEZİ AÇILIŞI

    İL SPOR VE ENGELLİ SPOR MERKEZİ AÇILIŞI

    Amasya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen İl Spor Merkezleri ve Engelli spor merkezleri açılış töreni Amasya Spor Salonunda gerçekleştirildi.
    Açılış Programına İl Müdürü Kadir Kılıç, Spor Şube Müdürü Şemseddin Bal, Antrenörler, 200 Sporcu ve Aileleri katıldı.
    Amasya Spor Salonunda gerçekleşen törenin açılış konuşması yapan Amasya Gençlik ve Spor İl Müdürü Kadir Kılıç, “Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 29 Haziran’da 81 ilde açılışını eş zamanlı başlattığı ‘İl Spor Merkezleri’ eğitimi bu yılda devam ediyor. İl ve ilçelerimizde bulunan 5-18 yaş gruplarındaki çocuk ve gençlerimiz kurumumuz antrenörleri tarafından tüm spor tesislerinde 20 farklı branşlarda eğitim alabilecekler ve spordan en iyi şekilde faydalanabileceklerdir. Bakanlığımızın hazırladığı ve uygulamaya koyduğu ‘İl Spor Merkezleri’ uygulamasındaki amaç; çocuk ve gençlerimize spor kültürünü aşılamak, sporu sevdirmek, spor yapma alışkanlığı kazandırmak, sosyal ve kültürel yönden gelişmelerini sağlamak, yazın boş zamanlarını sporla değerlendirmek, her türlü zararlı alışkanlıklardan korumak, Ruh ve beden sağlığı yerinde fizyolojik ve psikolojik sağlamlığa sahip yetenekli ve kabiliyetli gençleri Türk sporuna kazandırmak, güçlü bir alt yapı oluşturmak amacıyla her yıl okulların yaz tatiline girmesi ile başlayan İl Spor Merkezlerimiz de bünyemizde bulunan tecrübeli antrenörlerimiz nezaretinde sportif çalışmalarımız yürütülmektedir. İl Spor Merkezlerimizde almış oldukları eğitimler sonrasında elit sporcu vasıflarına ulaşan çocuklarımızın antrenmanlara devam ettirilmeleri sağlanarak müsabık sporcu olmaları sağlanacaktır. Dolayısıyla ilimizi ve ülkemizi uluslararası platformda temsil etme bakımından İl Spor Merkezlerinin birer fırsat olduğunu, bu fırsatı bütün çocuk ve gençlerimizin sporu bir yaşam kültürü olarak benimsemeleri yegâne amacımızdır” dedi.

  • UZM. DR. YÜKSEL EMİR HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

    UZM. DR. YÜKSEL EMİR HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

    Uzun süre Amasya Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde Başhekimliği yapan ve Amasya Tabip Odası Eski Başkanlarımızdan, çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Yüksel Emir hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve dostlarına başsağlığı dileriz.

  • MİNİKLER İÇİN YAZ KUR’AN KURSLARI BAŞLADI

    MİNİKLER İÇİN YAZ KUR’AN KURSLARI BAŞLADI

    Amasya İl Müftülüğü tarafından Sultan Bayezid camisinde düzenlenen açılış programına Amasya Valisi Sayın Dr. Osman Varol, İl Müftümüz Sayın Abdulkadir Keşvelioğlu, kurum müdürleri, öğrenci velileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Programın açılış konuşmasını yapan Keşvelioğlu “Çocuklarımız Yüce Rabbimizin bizlere en büyük hediyesidir, onlar göz aydınlığımızdır, yaratanın bizlere emanetidir. Bizler bu emanetlere en güzel bir şekilde sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı bir taraftan çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatırken diğer taraftan da milli ve manevi değerlerimizi öğretmeliyiz.

    İşte yaz kurslarımız bu manada çok önemlidir. İlimiz genelinde ki cami ve kurslarda 688 hocamız 8 hafta boyunca yaklaşık 12 bin çocuğumuza eğitim vereceklerdir. ”dedi

    Sayın valimiz Dr. Osman Varol ise konuşmasında, yaz kurslarımızın hayırlı olmasını diliyorum, çocuklarımızın milli ve manevi değerlerini öğrenmeleri yarınlarımız açısından çok önemli, ben bu vesileyle başta il müftümüze ve bütün hocalarımıza şimdiden başarılar diliyorum, dedi

    Programda ayrıca Ortaokullar arasında düzenlenen kompozisyon ve resim yarışmasında İl Birincisi olan öğrencilere sayın Valimiz, 2. ve 3. olan öğrencilere de İl Müftümüz ödüllerini verdiler.

    Program öğrenciler tarafından okunan ilahiler, şiirler ve program sonunda yapılan dua ve ikramla sona erdi.

     

  • KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, özellikle sıcaklığın en yüksek hissedildiği bu günlerde sıklıkla başvurulan klimalarla ilgili uyarılarda bulundu.

    Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir ortam yaratmak için kullanılan klimaların, aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilmekte ve sağlığımız açısından ciddi sorunlara neden olabildiğine işaret eden Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkânı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

    Vücut ani sıcak ve soğuk hava değişimlerine karşı kendini koruyamadığı için bu durum başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa sebep oluyor. Vücuttaki termostat kendi ısısını bu kadar hızlı düzenleyemez. Bu nedenle iki ortam arasındaki geçiş yavaş olmalıdır. Genellikle sıcaklardan bunalanlar, klimaları çalıştırarak bir an önce sıcak ortamdan serin ortama geçmek istiyorlar. Oysa klimaların ortamı belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutmak için kullanılması gerekiyor. Örneğin, dışarıda sıcaklık 40 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklığın aralıklarla 5’er derece düşürülmesinde fayda var” dedi.

    Başhekim Sezikli, klimaların yol açtığı rahatsızlıklarla ilgili de verdiği bilgide; “Klima çarpması” Klimanın üflediği serin havanın karşısında durmak pek doğru değil; hele de dışarıdan terlemiş olarak gelmişseniz. Terin üzerinizde aniden soğuması ‘klima çarpmasına’ sebep olabilir. Boynunuz tutulabilir, başınızı çeviremezsiniz; nefes alırken göğsünüzde bıçak batar gibi ağrılarınız olabilir. Havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarından yararlanabilirsiniz.

    Klimayı çok düşük değerlere ayarlamak sağlık için doğru değil. İdeali, ısının 23-24 derece arasında, nispi nemin de %40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır.

    “Klima ateşi” Klima ateşine, air-condition sistemlerinden başka, evlerde kullanılan ve halkımızın kısaca “soğuk buhar” diye bildikleri nem yapıcı aletler ile akciğer hastalarına solunum yoluyla ilaç vermeye yarayan nebülizatör denilen aletler de neden olabilirler.

    Hastalık, mikroplarla kirlenmiş air-condition veya nemlendirme sistemlerine maruz kalındıktan birkaç saat sonra ateşli bir hastalık gibi başlar. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saati de bulabilir.

    Şikâyetler genellikle hafta başında veya tatil veya dönüş günlerinde görülür. Bir süre kullanılmayan klimaların ilk çalıştığı günlerde de belirtiler daha fazladır.

    Hastalarda ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik… gibi daha çok gribi hatırlatan şikayetler vardır. İş yerine geldikten birkaç saat sonra başlayan belirtiler akşama doğru şiddetlenir ve gece eve döndükten sonra da devam ederse de, hastaların çoğu 24-48 saat içinde tamamen düzelirler. Bazı hastalarda nadiren şiddeti çok fazla olmayan öksürük, nefes darlığı ve çarpıntı gibi yakınmalar da olabilir.

    “Alerjik zatürre” Klimaların sebep olduğu alerjik zatürree çocuklarda da görülebilirse de, daha çok 50 yaşın üzerinde olanlarda ve diğer akciğer hastalıklarının aksine sigara içmeyenlerde daha çok saptanır.

    Tıp dilinde ventilasyon pnömonitisi olarak isimlendirilen alerjik zatürreeye, air-condition sistemlerinin nemlendirme bölümünde üreyen ve küf mantarları ve bazı bakteriler neden olmaktadır.

    Klima ateşi ve alerjik zatürrenin önlenmesi, bu tür nemlendiricilerin su haznelerinin doğru bakımı ile mümkündür. Klima ve nemlendiricilerin bakımlarına özen gösterilmeli ve talimatlara uygun kullanılmalıdır. Bu aletlerde musluk suyu yerine distile veya demineralize su tercih edilmelidir.

    Nemlendiriciler çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla zaman zaman temizlenmelidir.

    “Klima hastalığı (akciğer zatüresi-lejyoner hastalığı)” Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı”dır. Lejyoner hastalığı, Legionelle pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir.

    Bakteri klima sistemlerinin yanı sıra otel, hastane vb büyük yapıların su sistemlerinde de (soğutma kuleleri, su depoları, su dağıtım kanalları) bulunabilmektedir. Havaya dağılan bu bakterinin solunum yolu ile kişilerin vücuduna girmesi ile hastalık (zatürre) oluşmaktadır. Hastalığın en önemli belirtileri kuru öksürük, bulantı kusma, ishal, yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateştir. Diğer zatürrelerden farklı olarak bu hastalıkta ishal daha yüksek oranda görülür. Hastalık otel, büyük ölçekli gemiler ve hastanelerde salgına neden olabilmektedir. Hastalığın önemli bir özelliği insandan insana bulaşmamasıdır. Bu nedenle bu hastalığı bulunan insanlardan kaçınmak doğru değildir.

    Legionella pneumophilia bakterisi zatürre dışında sadece ateş ile seyreden ve hafif bir hastalık tablosu olan Pontiak ateşine de neden olabilir. Klimalı sistemlerin bulunduğu otel, işyeri ve evlerde yaşayanlar veya çalışan kişiler bu hastalık açısından risk altındadır. Bu bakterinin bulaştığı herkeste hastalık oluşmaz. Özellikle şeker ve kanser hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler, alkolikler, siroz hastaları ve sigara içen kişilerde hastalık oluşma riski daha fazladır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir.

    Lejyonella hastalığının tedavisi belirli antibiyotikler ile yapılabilmektedir. Antibiyotiklerin hastalığın erken döneminde başlatılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle klimalı ortamda bulunan kişilerde yukarda bahsedilen şikayetlerin meydana gelmesi halinde, bunu basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmeyip, bunun klimaya bağı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    “Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerine sahip binalarda olmak üzere, bu hastalığın ve etken bakterinin yayılımını önlemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi önlemler alınmış, takibi sıkı olarak devam etmektedir. Öyleyse faydalı olan bu icadın zararsız bir şekilde kullanımı için basit kontrol önlemlerine uymakta fayda var. Su hazneli soğutma sistemlerinde mutlaka yaz başı ve yaz sonunda klima bakımının yapılması, temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması, filtrelerinin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir. Sulu sistem ile çalışan taşınabilir klimalar için de aynısı geçerlidir. Split denilen, gazlı iklimlendirme yapan sistemlerde ise bakım ve temizlik yeterlidir. Bu önlemlere dikkat ederek ve aşırı kullanımdan kaçınarak klimaların konforundan azami fayda görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

  • SICAK HAVALARA DİKKAT

    SICAK HAVALARA DİKKAT

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, aşırı sıcaklara karşı uyarılardan bulunarak, sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıklarından korunmanın yollarıyla ilgili tavsiyelerde bulunan Başhekim Selçuk Sezikli, “Özellikle çocukların, yaşlıların, kalp, akciğer solunum ve tansiyon hastalığı bulunan kişilerin, hamilelerin, kilo sorunu olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda 37 dereceye kadar normal olan vücut ısısı 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Aşırı sıcağa maruz kalan bir kişinin beynindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar” dedi.

    Sıcak havalarda meydana gelebilecek fiziksel kramplara karşı uyarılarda bulunan Sezikli, “Fiziksel aktivite ile beraber terlemeye bağlı vücutta hızlı bir şekilde meydana gelen su ve tuz kaybı sonucu oluşur. Belirtileri, karın bacak ve kol kaslarında ağrılı spazmların oluşumudur. Sıcak krampları için tıbbi bir tedaviye gerek yoktur. Kişi kramplardan sonra en azından birkaç saat için fiziksel aktiviteyi durdurmalı sulu- mineralli içecekler tüketmeleri gerektiğini söyleyerek, sıcak bitkinliği, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, yükselen ateş, kalbin daha hızlı çarpması, belirtilerindendir. Bilinç kaybı yoktur. Kişi serin bir yerde bacakları baş seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmalı, sıkı giysilerini gevşetmeli, sıvı- mineralli içecekler almalıdır. Kişinin durumu gözlenmelidir. Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahriş olması sonucu ortaya çıkan pütürcüklerdir. Vücudun daha çok boyun koltuk altı dirsek içi gibi kıvrımlarında görülür. Her yaşta ve herkeste görülebilmekle beraber bebeklerde görülmesi daha sıktır. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin daha nemsiz ortam sağlanmalıdır. Güneş yanıklarından korunmak gerektiğini söyleyen Başhekim Sezikli, “Güneş yanıkları uzun süre güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Etkilenen kişide deride kızarıklık, su toplama, yüksek ateş, şiddetli ağrı-acı şikâyetleri görülür. Güneş yanıklarından korunmak için özellikle güneş ışınlarının en şiddetli olduğu 11.00-16.00 saatleri arası güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneş yanığı olan yerler ilk olarak soğutulmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu kesinlikle sürülmemelidir. Bir hekime danışarak tıbbi losyon kullanılmalıdır. Güneş veya sıcak çarpması kalıcı hasarlara neden olabilir. Aşırı sıcağa maruz kalmak sonucu bedenin vücut sıcaklığını sabit tutma mekanizmasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olan bir durumdur. Güneş veya sıcak çarpmasının belirtileri, çok yüksek ateş. (40-41 derece) Vücudun terleme olayını gerçekleştirememesi. Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ciltte aşırı kuruluk, kusma, bulantı, bilinç kaybı, görme netliğinin bozulması, el ayak hareketlerinin kontrolünde hâkimiyet kaybıdır. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diye konuştu.

  • MASALLARDA AMASYA

    MASALLARDA AMASYA

    Vali Dr. Osman Varol’un eşi Funda Varol’un öncülük ettiği ve kapsamı bakımından Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan proje çerçevesinde ilimizdeki ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri için 8 çeşit masal kitabı oluşturuldu. 8 bin kitap, engelliler için ses ve işaret dili destekli 5 bin sesli kitap DVD’si ile görme engellilere yönelik ‘kabartma yazı’ olarak bilinen Braille alfabesiyle özel kitaplar hazırlandı.

    Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte kitapların çocuklarla buluşacağını açıklayan Vali Dr. Osman Varol, “Hem bu güzel işi, hem de bu güzel şehri ülkemize tanıtmış olacağız” dedi.

    Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen kapanış töreninde konuşan Vali Varol, “Elimizde çok önemli bir eğitim materyali var. Önümüzdeki yıl boyunca yaratıcı okuma etkinliklerinde bu kaynaklardan yararlanılacak. Bu kitapları okuyacak çocuklarımız elde ettikleri bilgilerle dramalar meydana getirecekler” diye konuştu.

    Çeşitli kuruluşlar ile temaslarının olacağını vurgulayan Vali Varol, “Buradan çıkacak olan materyali hem Milli Eğitim Bakanlığı’mızın eğitim portallarında gündeme getirip orada bulunmasını sağlayacağız. Bu vesile ile hem bu güzel işi, projeyi, hem de bu güzel şehri ülkemize tanıtmış olacağız. Yine durmayıp bu kitabı elimizden geldiği kadar sponsor destekleriyle, katkılarla ülkemizin diğer şehirlerindeki öğrencilerimizle de, gençlerimizle de buluşturacağız. Bu orijinal ve patenti Amasya’ya ait bir eser. Ben Amasya olarak bununla gurur duymamız gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Proje fikrinin ortaya çıkışı ve ilerlemesinde emekleri bulunan eşi Funda Varol Hanımefendi olmak üzere gönüllü şekilde gayret gösteren proje ekibine teşekkür eden Vali Varol, “Bizler Amasya’mızın sahip olduğu aslında bir mücevher edasında ortada duran ama biraz parlatılması durumunda olan birçok değeri belirli yaş grubunun anlayacağı dilden eğlenceli bir biçimde masallara dönüştürerek onlara aktarıyoruz. Bu projemizle engelli çocuklarımıza, kardeşlerimize eğitim materyali sağlamış oluyoruz ve gerçekten çok sorunlu olan bu alanda bu kardeşlerimizin eğitim materyali eksiğini tamamlayarak onlara bu anlamda fırsat eşitliği sunarak bir adım atmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    8 bin 500 yıllık tarihe sahip Amasya’nın Türk-İslam tarihinde çok ayrı bir yeri olduğuna da değinen Vali Varol şöyle devam etti; “Sultanların, kralların, prenslerin yaşadığı bir şehir. Çok büyük öncülükler, önderlikler yapmış bir şehir. Bu milleti iki kez yok oluşun eşiğinden kurtarmış bir şehir. Bir taraftan da şehrimizi tanıtmak için bugünün modern dünyasında bir seçeneğimiz milyonlarca liralık tanıtım bütçeleri harcamakken diğer taraftan orijinal işler yapıp çok küçük bütçelerle, maliyetlerle bu pırlanta gibi şehri bir şekilde çocuklardan başlayarak tanıtmak amacına ulaşmak istiyoruz.”

    Uygur Şehit Eraslan Güngör İlkokulu öğrencileri yaratıcı drama etkinliğinin sahnelediği programın devamında serinin son kitabı olan ‘Büyük Hazine: Amesia Bitiyor’ animasyon filminin gösterimi yapıldı. Daha sonra ise Vali Varol, eşi Funda Varol, programa katılan Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil ve protokol üyeleri, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

     

     

  • KİMSESİZ ÇOCUKLARI UNUTMADILAR

    KİMSESİZ ÇOCUKLARI UNUTMADILAR

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Vali Dr. Osman Varol ve protokol üyeleri, Sevgi Evlerinde kalan çocuklarımızla bayram kahvaltısında buluştular.

    Bayram günleri sevdiklerimizle birlikte hasret gidermenin ve bir araya gelmenin en güzel olduğu günlerden. Bu vesileyle Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve Vali Dr. Osman Varol, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü himayesindeki Sevgi Evlerinde kalan çocuklarımızla bayram kahvaltısında bir araya geldi.
    Etkinliğe ayrıca Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve eşleri ile daire amirleri ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Arslan da katıldı.

    Ziyaretlerinde çocuklarımızla sohbet ederek bayramlarını kutlayan Vali Varol, Sevgi evlerinde kalan tüm çocuklarımızın devletimize emanet olduğunu, bu yavrularımızın tek ihtiyacının duyarlı vatandaşlarımızın sevgi ve ilgi göstermesi olduğunu dile getirerek tüm halkımızı özellikle bayram günlerinde ve belirli zamanlarda bu çocuklarımızı ziyaret etmeye davet etti.