Türkiye’ye kin besleyen Türk milletini bölmeye yeltenen Fetö’cü zihniyet, İslam dinini kullanarak devletin tüm kurumlarına girerek, yıllardır kurdukları hain planlarıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça darbe girişiminde bulunmuşlardır.
15 Temmuz gecesi bir direniş ve diriliş gecesidir. Bir ve beraber olmanın en güçlü tezahürünü yaşadığımız 15 Temmuz gecesi, Kurtuluş savaşı ruhunun ortaya çıktığı andır. Hain darbe girişimine karşı büyük Türk Milleti el ele vererek beraberce mücadele etmiş kahramanca dimdik durmuştur. Tanklara, tüfeklere karşılık bedenlerini ortaya koymuşlardır. Şanlı tarihimizde nasıl Çanakkale geçilmez demişse o gece de bu vatan bölünmez demiştir.
Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz Destanı Türkiye’nin yarınlarına bırakılmış en kutsal ve en anlamlı miraslarından olmuştur. Türk milleti çok daha güzel hedeflere el birliğiyle ulaşacaktır. Terör saldırıları ülkemizin huzurunu, milletimizin birliğini ve barış içinde yaşamasını, kardeşlik hukukunu asla yok edemeyecektir. Türk milleti, ister FETÖ olsun ister bir başka terörist grup olsun, bunların topraklarımızda yeşermesine asla izin vermeyecektir. Ülkemiz üzerinde hesapları olanlar bilmelidir ki, hiçbir hain çete ve oluşum bizi kutlu yolumuzdan, bu aziz millete hizmet etmekten alıkoyamayacaktır.
MHP, Türkiye meseleleri karşısında hiçbir zaman siyasi çıkarla hareket etmemiştir. Ülkemizin çıkarı için Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve Muhterem Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli hep dimdik durmuştur. Hep vatana sahip çıkmışlardır. 15 Temmuz’da bu ülke, bu devlet, bu millet uçurumdan sürüklenmek istenirken tutup çıkaran kişi ve lider Muhterem Genel Başkanım Dr. Devlet Bahçeli’dir.
Türkiye ne zaman sıkışsa, ne zaman bunalıma girse, MHP hep inisiyatif almış bir siyasi partidir. Kısa dönem siyaset peşinde koşan olmadık. Milletimizin çıkarı neyse hep onu düşündük. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır dedik.
Bu vesileyle 15 Temmuz’da şehadete eren ve farklı zamanlarda memleketin çeşitli yerlerinde şehit düşen tüm vatan evlatlarına Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dilerim. Ayrıca tüm gazilerimize acil şifalar diliyorum.
Allah bu güzel vatanımıza hain 15 Temmuzları yaşatmasın, ne kadar Türkiye ve Türk düşmanı varsa hepsini kahretsin. Ezan susmasın, Bayrak inmesin, Vatan Bölünmesin…
Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
Erhan Demir
MHP Amasya İl Başkanı
Etiket: baba
-

SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR
-

DARBEYİ LANETLİYORUZ
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Demokrasiye ve milli İradeye yönelik bu hain kalkışma ve arkasındaki FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz. 15 Temmuz 2016 gecesinde yaptığımız gibi halk egemenliğine ve Türkiye’nin demokratik birikimine sahip çıkma azmindeyiz.
Darbe girişimine karşı milletimiz, Gazi meclis ve siyaset kurumu ortak bir direniş sergilemiş, girişim boşa çıkarılmıştır. Ancak bu kararlı duruş ne yazık ki güçlü bir demokrasi çıkarma fırsatına dönüştürülememiş, sonraki süreçte TBMM’ni devre dışı bırakan bir OHAL rejimi yerleştirilmiştir. Aradan 3 yıl geçmiş olmasına karşın darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmaya dönük esaslı bir adım da atılmamıştır.
Askeri ya da sivil her türlü darbeye karşı kararlı duruşumuz devam edecektir. Güçlü ve müreffeh bir Türkiye yaratmanın yolu, Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine bağlı, kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti esaslarına sarılmaktan geçiyor.
Tek güvencemiz ve umudumuz yine milletimizin azim ve kararlılığıdır. Demokrasiye ve halk egemenliğine olan inancımızla 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlerken, darbeye karşı direnişte canını veren şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimize sağlık ve esenlikler dileriz.
Reşat KARAGÖZ
CHP Amasya İl Başkanı -

15 TEMMUZ TİYATRO MU…?
Fetö’yü AKP besledi doğru… AKP’nin içinde Fetöcü var doğru… Fetö ile ciddi mücadele edilmiyor doğru… Ancak Fetöcülerin ne kadar merhametsiz, iftiracı, zalim, kalleş, sinsi ve kumpasçı TÜRK MİLLETİNE DÜŞMAN HAİNLER olduğunu, yolu onlarla çakışmayan ne bilebilir nede anlayabilir…
Anlatmak istesem de, kimse bunu anlamayacak biliyorum… Çünkü hiç kimseye anlamak istemediğini anlatamazsınız… Yolu onlarla çakışan, onların zulmüne uğrayan, kumpası ile AKP’ye görevden aldırdıkları biri olarak diyorum ki…
15 Temmuz masal, yalan, tiyatro, kontrollü darbe diyenler…
Siz ya Fetöcü hain, ya siyaset bilmeyen dünyadan bihaber yaşayan sorumsuz bir insan veya AKP ye olan kininiz yüzünden gözü kararmış bir fanatik bir muhalif…
En kötüsü Fetöcüler tarafından kullanılan kimseyle konuşmayan ben siyasetle ilgilenmiyorum diyerek herkese zarar veren saftirik, her şeyden kopuk ottan çöpten insanlarsınız… 15 Temmuz ABD tarafından desteklenen yönetilen, Türkiye’de ki Fetö nün kandırdığı tabanı İBADET, ortası TİCARET, tepesi İHANET örgütü işbirlikçilerini kullanarak kaos çıkarmak için başlattığı bir KALKIŞMA, isyan hareketidir… Siz şükredin 15 Temmuzda Fetöcüler başaramadı…
O gece başarmış olsalardı inanın; Bu gün AKP den şikâyet edenler hukuksuz, kanunsuzluk yapıyor diyenler, AKP’nin bu kötü yönetimini mumla arayacaktınız… En azından ben şu an ceza evinde akıbetim meçhuldü… Bu gün kamudan atılan 100 bin kişi kral, onun yerine Fetöcü olmayan bir milyon kişi ya cezaevinde ya ölmüş ya da işkenceler altında inliyordu… Bana inanın bu kötü gününüzü inan arardınız AKP’ye kurban olaydık derdiniz… 12 Eylül 1980 ihtilalinde ki cuntacıları arardınız… Siz şükredin bu FETÖ hainleri amacına ulaşamadı başaramadı…
Türk Milletinin vermiş bir sadakası varmış… Tehlike bitti mi? Asla hala devam ediyor… HAYIR, HAYIR, HAYIR hala devam ediyor hem de geçmişteki hatalarını bir daha yapmadan daha zalimce kalkışmaya hazırlanıyorlar…
İnanın hepsi sinsice en yakınınızda, bilenerek sizin zayıf anınızı ve talimat bekliyorlar… Bana paranoyak deyin ama bir gün haklı çıktığımı göreceksiniz… Pennsylvania’dan 16 Temmuz 2016 günü aldıkları talimat gereği ‘HAYATTA KALIN’ ve ‘SESSİZ OLUN’ talimatına uygun sesiz uyuyan hücreler olarak bekliyorlar… Hem de hepimizin en yakınımızda bizden biri olarak ve bizi kandırarak… Benim yakınımda yok. Ben kanmam diyen aldanıyor…
Benden uyarması…
Merhamet ederseniz bu HAİNLERE sizin evlatlarınıza merhamet etmeyecek bunlar kendinden olmayan hiç kimseye asla acımaz… İster komşunuz, ister arkadaşınız, isterse akrabanız olsun, size acırsa namerdim… Hatta evladınız bu Terör örgütüne inansın, Fetö köpeği emir versin. Eğer Anasına, babasına, kardeşine, amcasına dayısına acır merhamet ederse namerdim… 15 Temmuz tiyatro diyenler, siz dua edin perde açılmadan Türk Milleti kapattı da korktuğumuz başımıza gelmedi…
15 Temmuz Ne tiyatro, ne Tayip’in senaryosu, ne de yalan… 15 Temmuz un siyasi ayağına ulaşmadan devletin bütün kurumlarından bu hainler temizlenmeden… Adil bir yargılama yapmadan… 15 Temmuz’u bayram diye kutlayalar da 15 Temmuz tiyatro diyenler kadar ihanet içindedir… 15 Temmuz Türkiye de Ne bayramdır…
Ne de Tek bir kişinin başarısıdır… 15 Temmuz Türk Milletinin yaşadığı kap kara bir gün dür…
Mevlüt KALELİ
Ankara -

ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ
AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.
Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
-

SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.
Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.
Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.
İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.
Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.
Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.
-

TÜRK KIZILAY’INDAN MNG KARGO’YA ÖDÜL
Türk Kızılay’ının 150. yılı özelinde hayata geçirmiş olduğu “Kolide Ne Var” kampanyasının resmi kargo destekçisi olan MNG Kargo, 17 bin öğrenciye mutluluk taşıdı. MNG Kargo, kampanyaya verdiği bu destekten ötürü Türk Kızılay’ı tarafından altın madalya ile ödüllendirildi.
Türk Kızılay’ının 150. yılı özelinde hayata geçirmiş olduğu Kolide Ne Var kampanyasının resmi kargo destekçisi olan MNG Kargo, 2018- 2019 yılı eğitim – öğretim döneminde yaklaşık 600’den fazla okula ve 17 bin öğrenciye 10 binden fazla km yaparak mutluluk kolisi ulaştırdı. “Kolide sevgi var, kardeşlik var, paylaşmak var, umut var, gelecek var, güzel yarınlar var” sloganıyla başlatılan kampanya için hazırlanan kolilerde öğrenciler için mont, bot, kazak, pantolon, diş fırçası, diş macunu, anne ve babalar için de birer parça hediye giysi yer alıyor.
Kampanyanın kargo destekçisi olarak 11 Haziran ‘da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen madalya töreninde Türk Kızılay’ı tarafından MNG Kargo’ya altın madalya verildi. Madalyayı şirketi adına Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Sancak aldı.
-

BAŞKANIMIZ YASSIÇAL’DA DUA ETTİ
Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Yassıçal Ergonaş Baba türbesinde düzenlenen yağmur duası ve kurban programına katıldı.
Merkeze bağlı Yassıçal köyünde Her yıl Nisan-Mayıs aylarında mahsulün verimli geçmesi ve bereketli bir yıl geçmesi için Ergonaş Baba Türbesi etrafında bulunan mesire alanında yağmur duası ve kurban programı gerçekleştiriyor. Bu yılda düzenlenen program kapsamında Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı Yassıçal köyü sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Sarı’ya köy halkı yoğun ilgi gösterdi. Kurulan sofraları tek tek gezerek köylülerin istek ve taleplerini dinleyen Başkan Sarı, yapılması gereken hizmetler hakkında ilgili birimlere talimat verdi. Sarı, daha sonra Ergonaş Baba türbesine giderek dua etti. Programda yağmur duası yapıldı. Daha sonra kurban eti misafirlere ikram edildi. Düzenlenen programa Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çoban, Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı Recep Dip, MHP Amasya İl Genel Meclis Üyeleri Mesut Ünal ve Salih Emre Gökçe, CHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz, CHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Ali Kilci ve vatandaşlar katıldı.
-

MİNİK ANNENİN BÜYÜK MÜCADELESİ
Merzifon’da yaşayan, boyu 1 metre 20 santimetre olan Selda Çetinkaya, hem çalışarak evinin geçimini sağlıyor hem de kendisi gibi doğuştan boy kısalığı bulunan kızlarına bakıyor.
Çocuklarına hem annelik hem de babalık yapan 33 yaşındaki Çetinkaya, 3 yıl önce eşinden ayrılarak İstanbul’dan Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşayan annesinin yanına taşındı.
Hasta annesi ve iki kızıyla yaşam mücadelesi veren Çetinkaya, bir yandan çiğ köfte dükkânında çalışarak evinin geçimini sağlamaya uğraşırken bir yandan da ilkokula giden çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ediyor.
Çocuklarının derslerinden beslenmesine kadar tüm ihtiyaçlarında özenle yanlarında olan Çetinkaya, annesinin hasta olması nedeniyle ev işlerini de yapıyor.
Çetinkaya, kızlarından 11 yaşındaki Kader’in 1 metre 10 santim, 8 yaşındaki Kardelen’in ise 90 santimetre olduğunu söyledi.
Eşinden ayrıldıktan sonra boyunun kısa olması nedeniyle iş bulmakta zorluk çektiğini belirten Çetinkaya, “Önce el işleri yaparak geçimimi sağlamaya çalıştım ama çocuklarımın velayetini alabilmem için bir işe başlamam gerekiyordu. Şimdi çalışıyorum. Hem çocuklarımın bakımını hem de evinin geçimini sağlamaya başladım. Bir anne olarak ayakta durmam lazım. Annem ve iki kızımla yaşıyorum, benim çalışmam lazım.” ifadelerini kullandı.
Çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları, kızlarının yaşamaması için mücadele ettiğini vurgulayan Çetinkaya, şunları kaydetti:
“Çocukken bana söylediklerine canım sıkılıyordu, üzülüyordum ancak yapacak bir şey yoktu bu benim doğuştan gelen kaderim. Aynı sıkıntıyı, üzüntüyü çocuklarımın çekmemesini istiyorum. Benim gibi engelli arkadaşlar da ümitlerini kaybetmesin. Hayata karşı azimli olsun, işlerine sahip çıksınlar. Ben hiç kendimi engelli gibi görmedim. Ellerim tutuyor, yürüyebiliyorum. İşimi en iyi şekilde yapabiliyorum. O yüzden hayatta olduğum sürece çocuklarıma en iyi şekilde bakmak, eğitimlerini tamamlatmak zorundayım. Ben kendimi çocuklarıma adadım.”
Arkadaşı Nuray Erime ise Çetinkaya’yı çok takdir ettiğini dile getirerek, “Çocukları için hayat mücadelesi veren bir kadın. Çocuklarına bakıyor, kendi parasını kazanıyor. Bu mücadelesi herkes tarafından takdir ediliyor.” diye konuştu.
