Etiket: anne

  • ANNE VE ÇOCUKLARDA GÖREV DEĞİŞİMİ

    ANNE VE ÇOCUKLARDA GÖREV DEĞİŞİMİ

    Amasya’nın Suluova ilçesinde düzenlenen 9 taş oyununda anneler yarıştı, çocukları destek oldu.Okul-aile bağlarını güçlendirmek, veliler arasındaki iletişimi ve zeka oyunlarına olan ilgiyi artırabilmek amacıyla Amasya’nın Suluova İlçe TOKİ Çelebi Mehmet İlkokulunda düzenlenen etkinlikte anneler 9 taş oyununda kıyasıya yarıştı.

    42 velinin katılımıyla gerçekleştirilen turnuvada bu kez öğrenciler değil, anneleri yarışma heyecanı yaşadılar. Oldukça renkli ve eğlenceli geçen yarışmada bazı öğrenciler annelerine oyunla ilgili taktik verirken, bazıları ise elenen annelerine destek oldu. Velilerin çocukları ile verimli zaman geçirmelerinin sağlanması ve Onların gerek yarışma öncesi gerekse de yarışma sonrasında çocuklarının duygularını anlamaları ve doğru empati kurabilmeleri açısından bu tarz etkinliklerin önemine dikkat çeken Suluova İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Davu, eğitim süreçlerinin her aşamasına velilerin aktif olarak dahil edilmelerinin çocuğun okul başarısını da olumlu yönde etkileyeceğine vurgu yaptı.İyi yetişmiş bir annenin, daha iyi yetişmiş bir çocuk ve daha güvenli bir gelecek olduğunun altını çizen İlçe Milli Eğitim Müdürü Davu, annelere yönelik gerçekleştirilen bu anlamlı çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TOKİ Çelebi Mehmet İlkokulu idareci ve öğretmenlerine teşekkür etti.

  • OKULUN TARÇINI HEM ÖĞRENCİ HEM ANNE

    OKULUN TARÇINI HEM ÖĞRENCİ HEM ANNE

    Amasya Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencilerinin sahiplendiği “Tarçın” isimli kedi derslere girerek öğrencilik, teneffüste de yavrularına bakarak annelik yapıyor.

     

    Tarçın okul yönetimi ve öğrenciler tarafından o kadar benimsenmiş ki adeta okulun bir öğrencisi gibi. “Tarçın” ders zili çaldığında öğrencilerle birlikte sınıfta dersleri dinliyor ve öğrencilerin motivasyonunu artırıyor. Öğrencilerde bu durumdan gayet memnun 3. sınıf öğrencisi Havza Fatma Akkaya, “Okula il geldiğimde Tarcın diye bir kedimizin olduğunu bilmiyordum, sonra öğrendim. Onu çok sevmeye başladım, ona her gün yemek veriyorum. Okulumuzla beraber onu çok seviyoruz. Lütfen hayvanlara iyi bakalım, haberlerde duyuyorum çok üzülüyorum, eziyet çektirmeyelim hayvanlara. Onlar da bir canlıdır. Tarçın derse giriyor, bizimle beraber ders dinliyor. Çok güzel oluyor okulumuzla beraber çok seviyoruz Tarçın’ı. Tarçın’ın minik minik yavruları var, okulumuzla beraber onları besliyoruz. Onlara çok iyi bakıyoruz, lütfen sizde hayvanlara çok iyi bakın” dedi.

     

    Okul Müdürü Yavuz Kazancı da “Tarçın’ı” en az diğer öğrencileri kadar seviyor. Gün içinde Tarçın ile ilgilenmeyi de ihmal etmiyor. Teneffüslerde ise Tarçın’ın ilk yaptığı iş bahçedeki yavrularına bakmak ve onlarla ilgilenmek oluyor.

     

    Amasya Tuğgeneral Hikmet Akıncı İlk ve Ortaokulu Müdürü Yavuz Kazancı, “Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte Tarçın tekrar okulumuza geldi. Bu sefer bir farkla geldi, iki tane de yavrusu var. Anne Tarçın var bu sefer karşımızda. Yine derslerini aksatmıyor, derslerine devam ediyor. Teneffüslerde de yavrularının ihtiyaçlarını gideriyor, onların bakımlarını üstleniyor. Halihazırda 4 tane kedimiz var okulumuza ait. Bunların bakımlarını yapıyoruz. Tarçın 257. öğrencimizdi, yavrularımızın bu dönem okula ilk kayıtlarını yapmıyoruz. İkinci dönem başında yapacağız ve o zaman yavrularımıza 258 ve 259 numaraları yavrularımıza vereceğiz” diye konuştu.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.

  • SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    SANCAK; “SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ BAŞARININ GÖZÜKEN YÜZÜDÜR”

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; İstanbul Türkiye Mozaiğinin yansıması olarak, Anadolu insanının bakışı olarak ve oy kullanan İstanbulluların kanaatinin yansıması olarak seçim sonucu olarak sandıktan çıkan başarının gözüken yüzüdür.’’ dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak; ‘’Bu seçim sonucuna etki eden en önemli faktör Anadolu insanının İstanbul seçimlerine müdahale etmesi ve kendisini İstanbul Seçimlerinde özgür iradesi ile ifade etmesidir. Anadolu da illerde, ilçelerde yapılan yerel yönetim seçimlerinde önemli olan faktörler vardır, bu faktörler İstanbul seçimlerinde umutsuzluğu umuda çeviren Anadolu İnsanı ile yok edilmiştir.” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Amasya İl Eşgüdüm Başkanı Cihan Sancak açıklamasının devamında; “İl ve İlçelerde yapılan seçimlerde önemli olan faktörler; Belediyeye ait şirketlerde kadrolu veya mevsimlik işçi olarak çalışanlar, Bankamatik haksız maaş alan işsiz partililer, Belediye ye ait Park, Bahçe, Otopark işletmelerini haklı veya haksız elde edenler, Ayakçılar, Parkomatçılar, İmar yolsuzluğu, İmar tadilatları yaparak şehirlerin siluetini bozarak haksız kazanç elde eden Müteahhitler, Parti de görevli olarak bulunup bulundukları yerlerde iş takibi yapanlar, gıda, giyecek, iaşe yardımları alanlar, iktidar nimetlerinden bende faydalanabilirim diye düşünenler, partililerin tehditkâr uyarıları ile oyunu verenler ve bundan medet umanlar, Belediyeye iş yapan müteahhitler ve bunlara bağlı taşeronlar saymakla bitmeyen haksız kazanç elde eden ve bu kazançlarını kaybedeceğini düşünen insanlar etkili oldular ve yerel seçimlerde iktidar partisine AKP ye oy verdiler. Ancak bunlar dahi bıktılar usandılar aslında kendilerine verilenin hakları olduğunu biliyorlardı ancak küçük şehirlerde her kez birbirini tanıdığı için, neler yaptığını bildiği için etki altında kalıyordu.

    Baktılar ki bu böyle gitmeyecek, Korku içinde yaşamak Anadolu insanına ters bir duygu, bu nedenle haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, talana, soyguna, haksız kazançların aslında kendilerinin kazancı olduğuna, ancak haksız kazançmış gibi bu kazancı temin ettiklerini söyleyenlerin çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini gören ve buna isyan eden Anadolu insanı İstanbul’a çıkartma yaptı İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Anadolu insanı yurduna yapılan, milletine yapılan bu haksızlığa karşı top yekûn isyan etmiştir. İstanbul da yaşayan eş, dost, akraba, arkadaş, iş yaptığı, iş yaptırdığı, dili, dini, ırkı, mezhebi, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel durumu ne olursa olsun hiçbir fark gözetmeksizin, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak düşünerek bizzat aramış, konuşmuş, rica etmiş gücünü birleştirerek seçimin sonucunu tayin etmiştir. ’dedi.

    Anadolu insanın isyanı, tepkisi AKP Belediyeciliğinedir diyen Sancak; “AKP Belediyeciliği tüm yurtta İstanbul ile birlikte yenilmiştir, yok sayılmıştır, iflas etmiştir, Bunlarla birlikte AKP Yerel yönetimler kadrosunun da zayıf aldığı sınıfta kaldığı, artık yönetemez, güven duyulamaz, şaibeye açık olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.

    İstanbul yeniden fetih edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyecektir. Cumhuriyetin ilkelerini uygulayacak, geliştirecek, muasır medeniyetler seviyesine, tam bağımsız Türkiye ideali ile ulaşacaktır.

    Tüm insanlarımızı seviyoruz, ülkemizde doğan her çocuğu kendi evladımız olarak, ölen her insanımızı anamız, bacımız, kardeşimiz, babamız, atamız olarak görüyoruz. Şehitlerimizi gönlümüzde, yüreğimizde yaşatıyoruz, gazilerimize saygı duyuyoruz. Oy veren vermeyen, katkı sunan sunmayan, varım ülkemi seviyorum diyen herkese sevgi ve saygılar sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz.

    Milletimiz görevini yapmıştır, sadece İstanbul’da değil tüm yurdumuzda değişime uğrayan yerel yönetimlerden ve devam eden yerel yönetimlerden birlik beraberlik, hak, hukuk, adalet, insanları ayrıştırmayan, particilik yapmayan, haksız kazanç sağlamayan, cumhuriyetin değerlerine saygılı ve sahip çıkan, kurucu iradeyi esas alan düşünce kurum ve kuruluşları ile çalışan özgür bağımsız demokratik bir irade, yönetim bekliyoruz. Ne Mutlu Türküm Diyene, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye.’’ ifadelerini kullandı.

  • TÜRK KIZILAY’INDAN MNG KARGO’YA ÖDÜL

    TÜRK KIZILAY’INDAN MNG KARGO’YA ÖDÜL

    Türk Kızılay’ının 150. yılı özelinde hayata geçirmiş olduğu “Kolide Ne Var” kampanyasının resmi kargo destekçisi olan MNG Kargo, 17 bin öğrenciye mutluluk taşıdı. MNG Kargo, kampanyaya verdiği bu destekten ötürü Türk Kızılay’ı tarafından altın madalya ile ödüllendirildi.

    Türk Kızılay’ının 150. yılı özelinde hayata geçirmiş olduğu Kolide Ne Var kampanyasının resmi kargo destekçisi olan MNG Kargo, 2018- 2019 yılı eğitim – öğretim döneminde yaklaşık 600’den fazla okula ve 17 bin öğrenciye 10 binden fazla km yaparak mutluluk kolisi ulaştırdı. “Kolide sevgi var, kardeşlik var, paylaşmak var, umut var, gelecek var, güzel yarınlar var” sloganıyla başlatılan kampanya için hazırlanan kolilerde öğrenciler için mont, bot, kazak, pantolon, diş fırçası, diş macunu, anne ve babalar için de birer parça hediye giysi yer alıyor.

    Kampanyanın kargo destekçisi olarak 11 Haziran ‘da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen madalya töreninde Türk Kızılay’ı tarafından MNG Kargo’ya altın madalya verildi. Madalyayı şirketi adına Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Sancak aldı.

  • İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI

    İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI

    Çocuklar, bir ülkenin geleceği ve umudu olmalarının yanı sıra, toplumun en kırılgan grubunu da oluşturmaktadırlar. Bu nedenle en iyi koşullarda dünyaya gelmelerinin sağlanması, büyümeleri ve gelişmeleri için en uygun ortamın hazırlanması, geleceğe dönük fiziksel, ruhsal ve zihinsel donanımlarının en üst düzeyde oluşturulması ülkenin geleceği açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Bu nedenle ülkemizde çocukların beslenmesine yönelik birçok koruyucu ve geliştirici etkinlik yürütülmektedir.
    Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, anne ve çocuk ölümlerine yol açabilen sağlık problemlerinin çözümüne ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik olarak çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalardan biri de ülkemiz için önemli bir halk sağlığı sorunu olan iyot yetersizliği hastalıkları ve bu hastalıkların yol açtığı sağlık problemlerinin önlenmesidir. İyot eksikliği önlenebilir zekâ geriliğinin en önde gelen nedenlerinden birisidir ve kişiyi anne karnından başlayarak tüm yaşamı boyunca olumsuz olarak etkileyen bir hastalıklar bütünüdür.
    İyot yetersizliğinin en olumsuz ve yıkıcı etkilerinin gözlendiği risk grupları; doğurganlık çağdaki kadınlar, gebeler, bebekler ve çocuklardır. Bebek ve çocuklarda; büyüme ve gelişme geriliği, zekâ düzeyinin akranlarına göre en az 13,5 puan daha düşük olması, öğrenme yeteneği ve okul başarısında azalma, gebelerde düşük ve ölü doğum riskinde artma ve her yaşta guatr iyot yetersizliğin oluşturduğu önemli sağlık problemlerinden sadece birkaçıdır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan iyot yetersizliği hastalıklarının önlenmesine yönelik olarak, 1994 yılından beri “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” yürütülmektedir.
    1998 yılında hazırlanan tuz tebliği ile tüm sofra tuzlarının iyot ile zenginleştirilmesi sağlanmıştır. 2013/48 Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği son yayınlanan tebliğdir. Bu tebliğe göre sofra tuzu: Doğrudan son tüketiciye sunulan, ince öğütülmüş, iyotla zenginleştirilmiş, rafine edilmiş veya edilmemiş işlenmiş tuzu tanımlamaktadır. Sofra tuzuna 25-40 mg/kg oranında potasyum iyodat katılması zorunludur. Tuzlarla ilgili denetimler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca sürdürülmektedir. İyodun önemini topluma daha çarpıcı ve etkili yöntemlerle aktarmak, ülkemizde iyotlu tuz kullanımını tüm topluma yaygınlaştırmak, toplum bilinci oluşturmak ve 81 il bazında konuyu gündeme getirmek amacı ile Haziran ayının ilk haftası (1-7 Haziran) İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası olarak belirlenmiştir. Hafta boyunca tüm illerimizde halka yönelik çeşitli etkinliklerle halkımıza bilgilendirme ve farkındalık ile konunun önemi aktarılmaktadır. Bu çalışmalarla iyotlu tuz kullanımında elde edilen başarının devam etmesi amaçlanmaktadır.

  • TRAFİKTE ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

    TRAFİKTE ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

    Amasya İl Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri tarafından Anneler Günü dolayısıyla yol kontrol noktalarında durdurulan araçlardaki kadın sürücü ve yolcular çiçek şeker ve çeşitli hediyeler verildi.
    Gümüşhacıköy İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Gümüşhacıköy- İstanbul karayolunda, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Amasya-Tokat Aydınca Jandarma Karakol Komutanlığı önünde, Taşova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Amasya- Taşova Ladik karayolunda, Göynücek İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Göynücek-Amasya karayolu üzerinde yapılan trafik kontrol ve uygulamalarında kadın sürücülere ve yolculara trafik kuralları ile ilgili obje ve broşürler, şeker, çiçek ve çeşitli hediyeler verilerek seyahat eden sürücü ve yolcuların Anneler Günü kutlandı. Kadın sürücü ve yolcular jestlerinden dolayı ekiplere teşekkür ettiler.

  • BİR GÜN DEĞİL HER GÜN YANINIZDAYIZ

    BİR GÜN DEĞİL HER GÜN YANINIZDAYIZ

    Amasya İl Jandarma Komutanlığından şehitlerimiz ve gazilerimizin annelerine anneler günü ziyareti gerçekleştirdi. Amasya İl Jandarma Komutanlığı tarafından “Bir gün değil, her gün daima yanınızdayız’ temalı Anneler Günü etkinliği çerçevesinde İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız ve eşi Gülçin Yıldız, askerlerle birlikte eşini kaybetmiş, çocuklarından ayrı yalnız başına yaşamını devam ettiren anneler ile şehit ve gazi annelerini ziyaret ettiler.
    Yapılan ziyaretlerde şehitlerimizin geride bıraktığı emanetleri olan anneleri ve gazilerin anneleriyle sohbet eden Jandarma Komutanı Yıldız, çiçek ve çeşitli hediyeler verdi.

  • BİR GÜN DEĞİL HER GÜN YANINIZDAYIZ

    BİR GÜN DEĞİL HER GÜN YANINIZDAYIZ

    Amasya İl Jandarma Komutanlığından şehitlerimiz ve gazilerimizin annelerine anneler günü ziyareti gerçekleştirdi. Amasya İl Jandarma Komutanlığı tarafından “Bir gün değil, her gün daima yanınızdayız’ temalı Anneler Günü etkinliği çerçevesinde İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız ve eşi Gülçin Yıldız, askerlerle birlikte eşini kaybetmiş, çocuklarından ayrı yalnız başına yaşamını devam ettiren anneler ile şehit ve gazi annelerini ziyaret ettiler.
    Yapılan ziyaretlerde şehitlerimizin geride bıraktığı emanetleri olan anneleri ve gazilerin anneleriyle sohbet eden Jandarma Komutanı Yıldız, çiçek ve çeşitli hediyeler verdi.

  • MİNİK ANNENİN BÜYÜK MÜCADELESİ

    MİNİK ANNENİN BÜYÜK MÜCADELESİ

    Merzifon’da yaşayan, boyu 1 metre 20 santimetre olan Selda Çetinkaya, hem çalışarak evinin geçimini sağlıyor hem de kendisi gibi doğuştan boy kısalığı bulunan kızlarına bakıyor.
    Çocuklarına hem annelik hem de babalık yapan 33 yaşındaki Çetinkaya, 3 yıl önce eşinden ayrılarak İstanbul’dan Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşayan annesinin yanına taşındı.
    Hasta annesi ve iki kızıyla yaşam mücadelesi veren Çetinkaya, bir yandan çiğ köfte dükkânında çalışarak evinin geçimini sağlamaya uğraşırken bir yandan da ilkokula giden çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ediyor.
    Çocuklarının derslerinden beslenmesine kadar tüm ihtiyaçlarında özenle yanlarında olan Çetinkaya, annesinin hasta olması nedeniyle ev işlerini de yapıyor.
    Çetinkaya, kızlarından 11 yaşındaki Kader’in 1 metre 10 santim, 8 yaşındaki Kardelen’in ise 90 santimetre olduğunu söyledi.
    Eşinden ayrıldıktan sonra boyunun kısa olması nedeniyle iş bulmakta zorluk çektiğini belirten Çetinkaya, “Önce el işleri yaparak geçimimi sağlamaya çalıştım ama çocuklarımın velayetini alabilmem için bir işe başlamam gerekiyordu. Şimdi çalışıyorum. Hem çocuklarımın bakımını hem de evinin geçimini sağlamaya başladım. Bir anne olarak ayakta durmam lazım. Annem ve iki kızımla yaşıyorum, benim çalışmam lazım.” ifadelerini kullandı.
    Çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları, kızlarının yaşamaması için mücadele ettiğini vurgulayan Çetinkaya, şunları kaydetti:
    “Çocukken bana söylediklerine canım sıkılıyordu, üzülüyordum ancak yapacak bir şey yoktu bu benim doğuştan gelen kaderim. Aynı sıkıntıyı, üzüntüyü çocuklarımın çekmemesini istiyorum. Benim gibi engelli arkadaşlar da ümitlerini kaybetmesin. Hayata karşı azimli olsun, işlerine sahip çıksınlar. Ben hiç kendimi engelli gibi görmedim. Ellerim tutuyor, yürüyebiliyorum. İşimi en iyi şekilde yapabiliyorum. O yüzden hayatta olduğum sürece çocuklarıma en iyi şekilde bakmak, eğitimlerini tamamlatmak zorundayım. Ben kendimi çocuklarıma adadım.”
    Arkadaşı Nuray Erime ise Çetinkaya’yı çok takdir ettiğini dile getirerek, “Çocukları için hayat mücadelesi veren bir kadın. Çocuklarına bakıyor, kendi parasını kazanıyor. Bu mücadelesi herkes tarafından takdir ediliyor.” diye konuştu.