Blog

  • İYİ PARTİ’DEN “AK YAPIM SUNAR: İHANETİN BEDELİ” VİDEOSU;

    İYİ Parti’den seçim kampanyasına yönelik yeni bir video daha geldi.

    Ahlak, ekonomi, deprem, mülteci, terör, demokrasi, dış politika, eğitim, sağlık, adalet temaları işlenen seçim kampanyası serisinin altıncı videosu; “İhanetin Bedeli” oldu.

    Hazırlanan video; Ak Parti iktidarının terör ve millî güvenlik alanlarındaki sorumsuzlukları, ciddiyetsizlikleri ve tutarsızlıkları üzerinden işlendi.

    “HAFIZALARDAN SİLİNMEYEN ALÇAK BİR KARŞILAMA”

    “Ak Yapım Sunar’’ yazısıyla açılışı yapılan video, şehit yakınlarının yürek burkan görüntüleri ile başladı. “Hafızalardan silinmeyen alçak bir karşılama” seslendirmesiyle 2009 yılında Habur Sınır Kapısı’nda karşılanan 34 pkklı teröristin teslim olmalarının ardından tamamının serbest bırakılmasına yer verildi.

    “HABUR’DAN OSLO’YA UZANAN BİR REZALET”

    Videonun ikinci bölümünde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2010 yılındaki; “Benim veya arkadaşlarımın bir terörist başıyla masaya oturduğunu ispat edemezseniz şerefsizsiniz.” sözlerinin ardından 2012 yılındaki “Bir başbakan olarak ben arkadaşlarımı İmralı’ya gönderdim. Bu adımları İmralı’da da Oslo’da da attık.” ifadeleri “Habur’dan Oslo’ya uzanan bir rezalet” seslendirmesiyle işlendi.

    “ÇÖZÜM DİYE PAZARLANAN BİR İHANET”

    Videonun üçüncü bölümünde; “Çözüm diye pazarlanan bir ihanet” seslendirmesiyle Mehmet Öcalan’ın kardeşi terörist başı Abdullah Öcalan’la görüşmek için İmralı’ya gidişine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “Aileyi gönderdik. Mehmet gitti.” söylemlerine yer verildi.

    “7’DEN 77’YE YARALI, KARDEŞLİĞİNE KAST EDİLEN BİR MİLLET”

    Videonun dördüncü bölümünde; şehit yakınlarının feryatlarına yer verilirken terörist başı Abdullah Öcalan’ın emniyet tarafından aranan kardeşi Osman Öcalan’ın 2019 yılında TRT’de konuşmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “Arandığını bilmiyorum.” ifadesi ele alındı.

    İçişleri Bakanı Soylu’nun teröristlere yönelik; “Ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz. Adım atamıyorlar, kıpırdayamıyorlar da kıpırdayamayacaklar da.” sözlerinin ardından 13 Kasım 2022’de Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilen terör saldırısı “7’den 77’ye yaralı, kardeşliğine kast edilen bir millet” seslendirmesiyle işlendi.

    “HAİNİN ÖNÜNÜ AÇAN BÜYÜK BİR KUMPAS”

  • İYİ PARTİ’DEN YAŞATAN TÜRKİYE VİDEOSU

    İYİ PARTİ’DEN YAŞATAN TÜRKİYE VİDEOSU

    İYİ Parti’den seçim kampanyasına yönelik bir video daha geldi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 28. Dönem Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine yönelik beyannamesinde Toplumsal Sözleşme vizyonu olarak ortaya koyduğu; adil, saygılı, nitelikli, güçlü ve yaşatan Türkiye anlayışları işlenen iletişim kampanyası serisinin son videosu “Yaşatan Türkiye” oldu.

    İYİ Parti’nin resmî hesabından;
    “14 Mayıs’tan itibaren milletimize, Cumhuriyetimizin ikinci asrında;
    #YaşatanTürkiye’yi ve yeni bir toplumsal sözleşmeyi vadediyoruz!” notuyla paylaşılan videoda; 21 yıllık Ak Parti iktidarının neden olduğu yıkıma, vatandaşların çaresizliklerine, kadın cinayetlerine, genç ölümlerine ve asrın afetinin asrın felaketine dönüştürülmesine dikkat çekilirken İYİ Parti’nin yaşatan bir Türkiye inşa etme hedefi vurgulandı.

    “AK PARTİ İKTİDARIN NEDEN OLDUĞU 20 YILLIK YIKIMIN SONUCUNDA İNSANLARIMIZ ARTIK YAŞAYAMIYOR!”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 16 Nisan tarihinde 2023 Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı’nda gerçekleştirdiği konuşma ile ilerleyen video 6 Şubat depremlerinde kızını kaybeden babanın fotoğrafı ile başladı.

    Çöpten yiyecek toplayan yoksul vatandaşların ve 6 Şubat Depremleri’nde çaresiz bırakılan vatandaşların görüntüleriyle devam eden videoda Akşener’in; “Ne yazık ki bugün Ak Parti iktidarın neden olduğu 20 yıllık yıkımın sonucunda insanlarımız artık yaşayamıyor! Bu beceriksiz iktidar yüzünden içini boğan dertlerden nefes bile alamıyor. Büyük bir afetin asrın felaketine dönüşmesini izlediler. İnsanlarımızı yaşatamadılar!” sözlerine yer verildi.
    “KADINLARI YAŞATAMADILAR!”

    Ak Parti iktidarının kadına karşı bakış açısını vurgulayarak devam eden videoda, geçtiğimiz yıllarda yaşanan kadın cinayetleri hatırlatıldı. Videoda; Ceren Özdemir, Özgecan Aslan, Şule Çet, Pınar Gültekin, Emine Bulut, Raziye Oskay ve Dilara Yıldız görüntüleriyle Akşener’in;

    “O saatte orada ne işi varmış?” diye suçladılar. Ceren’leri, Özgecan’ı, Şule’yi, Pınar’ı, Emine’yi, Raziye’yi, Dilara’yı ve daha nice kadını yaşatamadılar!” ifadelerine yer verildi.

    “DİLEK ÖZÇELİK’İ YAŞATAMADILAR!”

    2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayrak’tan tedavisi için yardım isteyen ve ‘’Çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda’’ sözleriyle hafızalara kazınan Dilek Özçelik’i hatırlatan Akşener’in; ‘’Cebine 50 lira sıkıştırmaya çalıştıkları; Dilek Özçelik’i yaşatamadılar!’’ sözleri yer aldı.

    “ENES KARA’YI YAŞATAMADILAR!”

    Geçtiğimiz yıl bir cemaat yurdunda intihar ederek hayatını kaybeden tıp öğrencisi Enes Kara’yı hatırlatan Akşener’in; “Umutsuzluğa hapsettiler. Sesini duymadılar. Yardımına koşmadılar. Enes Kara’yı, yaşatamadılar!’’ söylemine yer verildi.

    “FEDAİ ÖĞRETMENİMİZİ YAŞATAMADILAR!”
    KPSS’de yüksek puan almasına rağmen atanamadığı için inşaatta çalışırken hayatını kaybeden öğretmen Fedai Altun’u hatırlatan Akşener’in; “ ‘En son neyinizi kaybettiniz?’ sorusuna; ‘hayallerimi’ diye cevap veren Fedai öğretmenimizi yaşatamadılar!” sözleri yer aldı.

    “SİNAN ATEŞ’İ YAŞATAMADILAR!”

    Son olarak bir suikast sonucu hayatını kaybeden Sinan Ateş’i hatırlatan Akşener’in; “Katilleri, azmettiricileri, alçaklığa ortak olanları, bilmezden geldiler. Yargı süreçlerine, müdahale ettiler. Gencecik bir akademisyenin kanını, yerde bıraktılar. Yani Sinan Ateş’i de yaşatmadılar!’’ ifadeleri vurgulandı.

    “ADALETİN KENDİLERİNE LAZIM OLACAĞINI UNUTUYORLAR!”

    Videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1999 yılında okuduğu bir şiir nedeniyle cezaevine girmesi hatırlatılarak Akşener’in; “Adaletin dönüp dolaşıp bir gün en çok kendilerine lazım olacağını unutuyorlar!” sözlerine yer verildi.

    ‘’TÜRKİYE’DE YAŞAMANIN BU KADAR ZOR OLMASINI REDDEDİYORUZ!’’

    Video Akşener’in; “Devletimizin beceriksiz bir iktidarın elinde içine düşürüldüğü bu acizliği reddediyoruz! Milletimizin içine düşürüldüğü bu çaresizliği reddediyoruz! Türkiye’de yaşamanın, bu kadar zor olmasını, reddediyoruz! 14 Mayıs’tan itibaren, milletimize; Cumhuriyetimizin, ikinci asrında; yaşatan bir Türkiye’yi ve yeni bir toplumsal sözleşmeyi vadediyoruz.’’ sözleriyle sona ermekte.

  • MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ 14 MAYIS’TA CUMHUR’UN MUHTEŞEM ZAFERİNE OMUZ VERECEĞİZ

    MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ 14 MAYIS’TA CUMHUR’UN MUHTEŞEM ZAFERİNE OMUZ VERECEĞİZ

    Bahçeli partisinin Niğde’de düzenlediği programda konuştu.

    Mitinginde yaptığı konuşmasında Cumhur İttifakı’nın Türkiye olduğu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

    Cumhur İttifakı Türkiye’dir, Cumhur İttifakı’nın adayı da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Birinci hedefimiz, Erdoğan’ın çok yüksek bir oy oranıyla seçilmesidir.

    “Türkiye’nin iradesi 14 Mayıs’ta vatanda sahip çıkacaktır”
    Muhterem vatandaşlarım, hatırlayınız cumhurbaşkanlığı hükümet sistemin kabul edilmesi öncesi iç ve dış ihanet cephesinin provokasyonları artmıştı. Yerli ve yabancı odaklar çılgına dönmüştü. Devamlı çamur attılar ağızlarından bir bile hayırlı bir laf çıkmadı. Hükümet sistemi ile rejimi birbirine karıştırdılar.

    Türkiye’nin öncelikli çözülmesi gereken sorunu siyasi muhalefet sorunudur. Her güzel hizmeti karalamanın adı demokrasi değil, bal gibi muhalefet despotluğudur. Türkiye zillete müstahak değildir. Türkiye iradesi 14 Mayıs’ta vatana sahip çıkacaktır.

    Coğrafya vatan olurken üstündeki milleti öldürür öldürür diriltir. Katlandığımız her şey daha güvenli bir geleceğin güvencesidir. Bizim gidecek başka bir yurdumuz yoktur. Türk milleti son sözünü Malazgirt’te söylemiştir. Her arayış, her yoklayış maceradır.

    “İyi Parti veya diğerlerine oy veren vatandaşlarım aldanmamalıdır”
    Bugün emperyalizmin piyonları, terör örgütleri vardır. Teröristler bulundukları yerde gömülmektedir. Teröristlerin destek açıklamalarına, Kılıçdaroğlu’nun veya partisinden birinin itiraz ettiğini duydunuz mu? Zillet İttifakı Türkiye’yi ABD’nin sınır bekçisi yapmayı hedeflemektedir. İYİ Parti veya diğerlerine oy veren vatandaşlarım aldanmamalıdır.

    “Kılıçdaroğlu’na Niğde’den soruyorum: HDP’ye ne vadettin”
    Kılıçdaroğlu’na Niğde’den soruyorum. HDP’ye ne vadettin, hangi güvenceleri paylaştın. Hangi açık çekleri verdin. Pensilvanya’yı nasıl ikna ettin. Özerk yönetimlere oy vereceğiz dedin mi demedin mi? Cumhur İttifakı’na verilen her oy terör örgütüne doğru namlu hedefine verilmiştir.

    Türkiye’ye silah çekenler, nifak üretenler doğduklarına bin pişman edilecektir.

    Beraber çok daha güçlüyüz, ayrılıkta gazap birlikte rahmet olduğunu biliyoruz. Kim hangi tuzağı kurarsa kursun aramızda ayrık otu bulundurmayacağız. Yılmayacağız, yıkılmayacağız. 14 Mayıs’ta Cumhur’un muhteşem zaferine omuz vereceğiz.

    “Biden’ın sözleri tarihimize karalamaktır. Reddediyorum, kınıyorum”
    Biden’ın sözleri tarihimizi karalamaktır. Reddediyor, kınıyorum. Lobilerin oyuncağıdır. Biden’in sözleri kağıt parçasından ibarettir. Tarihimizde başımızı öne eğecek bir suça imza atmadık. Dünya’da güçlünün hukuku hakimdir. Vietnam’da Hiroşima’da milyonlarca masuma karşı hesap vermelidir.

    Bahçeli açıklama yaparken kameralar Niğde’de toplanan kalabalığı gösterdi. Mitinge Niğdelilerin ilgisi yoğundu.

  • AK PARTİLİ  EYÜP KADİR İNAN  PROVOKATÖRLERE ‘HOŞGÖRÜ’ DERSİ VERDİ

    AK PARTİLİ EYÜP KADİR İNAN PROVOKATÖRLERE ‘HOŞGÖRÜ’ DERSİ VERDİ

    AK Partili Eyüp Kadir İnan provokatörlere ‘hoşgörü’ dersi verdi “3 kişinin tavrı İzmir’i temsil etmez ”
    AK Partili İnan’ın gectigimiz gün Bostanlı’daki programı
    Proveke eden gençlere yönelik “İzmir demokrasinin kalesidir. İzmir Bostanlı caddesinden ibaret değildir. 3 vatandaşın tavrı Bostanlı’ yi İzmir’i temsil etmemektedir” diye konuştu

    17 yaşından beri siyasetin içinde olduğunu belirten İnan “Sayın Cumhurbaşkanımıza olan sevdamız nedeniyle siyasete İzmir Gençlik Kollarında başladım. İzmir sokak sokak bilirim. O nedenle bu tür basit küçük çaplı provokasyonlara aşılayız
    3 kişinin tavrı İzmir i temsil etmez. Bostanli’daki esnafımız da vatandaşımız bize destek veriyor
    İzmir demokrasinin ve farklı düşüncelerin kalesidir
    Hiç kimse bizi vatandaşın şikayetini dinlemekten, isteklerini not almaktan alı koyamaz. Biz çalışmalarımıza tüm hızıyla devam edeceğiz dedi

  • MHP LİDERİ BAHÇELİ’NİN NEVŞEHİR MİTİNGİNDE COŞKULU KALABALIK!

    MHP LİDERİ BAHÇELİ’NİN NEVŞEHİR MİTİNGİNDE COŞKULU KALABALIK!

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Nevşehir’de düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
    14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine 19 gün kala Nevşehir’deyiz, Nevşehirli kardeşlerimizin huzurundayız.
    “Aziz Milletim Sıra Sende” temasıyla düzenlediğimiz bu açık hava toplantımıza teşrif eden, gücümüze güç ekleyen, heyecanıyla önümüzü aydınlatan her kardeşime teşekkür ediyorum.
    Aynı zamanda fiziken aramızda değilse de kalbi ve kulağı bizimle olan Nevşehirli kardeşlerimize de selamlarımı gönderiyorum.
    Bizleri kavuşturan Cenab-ı Allah’a şükrediyorum.
    Bugünkü toplantımızın tertip ve temininde emeği geçen tüm dava arkadaşlarımı içtenlikle kutluyorum.
    Hepiniz hoş geldiniz, safalar geldiniz, güzellikler bahşettiniz.
    28 Haziran 1923 tarihinde 2’inci dönem Milletvekilliği Genel Seçimi yapılmış, Cumhuriyet’i ilan eden Meclis tablosu ortaya çıkmıştı.
    O dönem seçilen milletvekilleri hem yeni bir rejimi ihdas etmişler, hem de yeni Türk devletinin hedeflerini gerçekleştirmek için fedakarca çalışmışlardır.
    1923 seçimlerinden sonra tecelli eden TBMM, önündeki yüz yılın ilke ve esaslarını belirlemişti.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci yüzyılı devlet, rejim ve sistem tartışmalarını olağanüstü şartlarda sergilenen uzlaşma ahlakıyla, milli iradenin muhkem ve muteber vasfıyla düğümlemişti.
    Kurtuluş Savaşı’nın eseri olan tam bağımsız yeni Türk devleti, Cumhuriyet’in faziletiyle pekişmiş, demokrasiyle perçinlenmiş, milli birlik ve kardeşlikle bezenmişti.
    Cumhuriyet’in ilk yüzyılı, bir önceki yüzyılın ağır yüklerini tevarüs etmekle birlikte, tesiri halen hissedilen küresel komplolara direnişle geçmişti.
    1923 yılından 1946’ya kadar uzanan dönem, yeni devletin kurum ve kurallarıyla oturmasına, 1946’dan 2017’ye kadar süren dönem de demokrasi ve çok partili hayatın kökleşmesine sahne olmuştu.
    Ancak çok partili siyasal hayatta yönetim sistemi olarak tercih edilen Parlamenter Sistem bir türlü istikrarı sağlayamadı, bir türlü beklenen huzur, refah ve iyileşmeyi tahkim ve takviye edemedi.
    Nitekim sosyal, siyasal ve ekonomik krizler yakamızı hiç bırakmadı.
    Darbeler, siyasi kutuplaşmalar, koalisyon kavgaları, kurulamayan, kurulsa bile ömrü kelebeğin ömrü kadar kısa süren hükümetler ülkemizin talihini makus bir istikamete çevirdi.
    Kaldı ki Türkiye 1946’dan 2017’ye kadar rahat nefes alamadı.
    Üstelik 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ darbe ve işgal teşebbüsü yönetim sisteminde acilen bir reform yapılmasını zorunlu hale getirdi.
    İşte böyle bir ortamda 16 Nisan 2017 tarihli halkoylamasıyla milletimiz cerrah titizliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kabul etmiş, bu yeni sistem 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren resmen uygulamaya başlanmıştır.
    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geçmişten kopuş değil, bilakis tarih, kültür ve medeniyet mirasımızı çok daha güçlü bir şekilde sahiplenme ve geleceğe taşıma kararlılığıyla eklemlenip birleşti.
    Temsilde adalet, yönetimde istikrar çok şükür sağlandı ve sağlam bir zemine kavuştu.
    Türkiye eskisinden çok daha muktedir bir seviyeye ulaştı.
    Cumhuriyet’in ilk 100 yılından çıkarılan ders ve sonuçlarla yeni yüzyılın eşiğinde Türk ve Türkiye Yüzyılının vizyonu belirlendi, yol haritası çizildi.
    Hamd olsun dev uyandı ve ayağa kalktı.
    Bu başarı cumhurun başarısıdır.
    Bu başarı Cumhur İttifakı’nın hissesine düşen onur payesidir.
    Bilinmelidir ki, Türkiye geriye sarmayacaktır.
    Türkiye gelişmeleri ve tarihin akışını yedek kulübesinden takip etmeyecektir.
    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin imkanlarıyla, Cumhur İttifakı’nın akıl ve ahlakla karılmış iradesiyle Türkiye, dünya çapında devam edegelen milletler ve medeniyetler mücadelesinde mukayeseli üstünlüğünü göstermeye, bu alanda rüştünü ispat etmeye başlamıştır.
    Küresel siyaset denkleminde ülkemizin ihmal ve inkarı artık mümkün değildir.
    Türkiye sözü geçen bir ülke mevkiindedir.
    Türkiye ne diyeceği merak uyandıran bir ülke mertebesindedir.
    Ulaştığımız sonuç zor ve zahmetli olsa da, kazanan Türkiye ve Türk milleti olmuştur.
    Soruyorum sizlere;
    √ Cumhuriyet’in yeni yüzyılında, yepyeni bir Türk zaferine hazır mısınız? (Evet)
    √ 14 Mayıs 2023 tarihinde sandığa gidip varlığınıza, birliğinize ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)
    √ “Sana söz baharlar gelecek” diyen zillet ve melanet zihniyete, bahar diye vaat ettiği kara kışı, karanlık planları, kargaşa ve kaos hazırlıklarını aynen iade edecek misiniz? (Evet)
    √ Milliyetçi Hareket Partisi’nin Nevşehir milletvekili adaylarını TBMM’ne gönderecek misiniz? (Evet)
    √ Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a oy verecek misiniz? (Evet)
    Nevşehirli kardeşlerim evet cevabıyla sıra bende diyor.
    Hakkınız var, helaliniz var, hedefleriniz var ve sıra hepinizde.
    Aziz milletim, siyasi ve hukuki esaslara bağlanan istikrar için sıra sende.
    Aziz milletim, istiklalimizi müdafaa etmek, istikbalimizi güvenceye almak için sıra sende.
    Sıra sizde Nevşehirli kardeşlerim.
    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne sahip çıkmak için sıra sizde.
    Türk ve Türkiye Yüzyılına destek vermek için sıra sizde.
    Terör örgütlerine boyun eğen zillet ittifakını sandığa gömmek için sıra sizde.
    Al bayrağımızı daha da yükseltmek için sıra sizde.
    Milli bekamıza, milli haklarımıza arka çıkmak için sıra hepinizde.
    Aziz Vatandaşlarım,
    Değerli Dava Arkadaşlarım,
    CHP’den İYİ Parti’ye, Deva’dan Gelecek Partisi’ne, HDP’sinden diğer sol, marjinal ve bölücü partilere kadar alayının ana gayesi Parlamenter Sisteme geri dönmektir.
    İYİ Parti Başkanı, 22 Nisan 2023 tarihinde Ankara’da aynen demiş ki: “Koalisyon hükümeti faydalıdır. Devletin hafızası gitmiştir.”
    Umudunu koalisyon hükümetlerine bağlayan bir siyaset anlayışından hayır gelmez.
    Ortaklık kuran partiler arasında çatışma ve çekişmelerle ülkemizi kilitleyen koalisyon hükümetlerini övmek akılsızlık ve aymazlıktır.
    Türkiye ne çekmişse bu arızalı kafalardan çekmiştir.
    Bu sancılı kafalar istikrara muhaliftir.
    Bu sakat mantık sahipleri milletimizin huzur, güvenlik ve refah beklentisine hepten mugayirdir.
    Devletin hafıza kaybına uğradığı söylemek ise katmerli bühtandır.
    Böylesi siyasi zihniyetlerin derdi koltuktur.
    Başbakan olacağım propagandasıyla FETÖ projesinin gönüllü temsilcisi olanlar, geldiğimiz bu aşamada kendi partisinde ne ülkücü bırakmış, ne de milliyetçiye tahammül etmiştir.
    Hepsini birden dışlamış, kapının önüne koymuştur.
    Muhataplarını uyarıyorum, devletin hafızası canlıdır.
    Türk devlet felsefesinin 2500 yıllık hafızası saat gibi çalışmaktadır.
    Devlet nedir bilmeyenler, millete yürekten bağlılık hissetmeyenler, siyasi hayatını çıkarcılıkla örtüştürenler Nevşehir’in yüzüne bakamaz, Nevşehir’in takdir ve teveccühüne layık olamaz.
    Biz doğruları söylemekten korkmayacağız.
    Biz yalan, yıkım ve yozlaşma failleriyle mücadeleden kaçmayacağız.
    Haksızlık ve hayasızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan da olmayacağız.
    Rahmetle andığım merhum Sezai Karakoç bakınız ne diyordu:
    “Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
    Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.
    Tarih sussa, hakikat susmayacak.
    Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
    Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar.
    Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar.
    Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”
    Şimdi de sorduğum sorulara çok güçlü cevap vermenizi bekliyor, hür ve haysiyetli iradenizin her yerden işitilmesini istiyorum:
    √ 14 Mayıs 2023 tarihinde sandığın başına gittiğinizde Türkiye’nin yürüyüşüne pranga vurmaya çalışan CHP’ye, İYİ Parti’ye ve bunların icazetli Cumhurbaşkanı adayına Nevşehir’in tepkisini gösterecek misiniz? (Evet)
    √ Elinize aldığınız mühürle, önünüze gelen oy pusulasında bir yanda Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, diğer yanda da Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verecek misiniz? (Evet)
    √ Nevşehir milletvekili adaylarımızı seçip TBMM’ne gururla uğurlayacak mısınız? (Evet)
    √ Cumhur İttifakı’na destek olacak mısınız? (Evet)
    √ Söz mü? Bir miyiz? Beraber miyiz? (Evet)
    Bu evetler karşısında zilletin adayı Kılıçdaroğlu nasıl tutunacaktır?
    Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun tek bir projesi, tek bir hazırlığı, geleceği kuşatan parlak tek bir vizyonu yoktur.
    Kılıçdaroğlu iflas bayrağını çoktan çekmiştir.
    Kazanamayacak adaylarını kazandırmak için oturduğu masadan kumar masası diyerek önce kalkan, sonra tıpış tıpış tekrar geri oturan ve milleti kandıran İYİ Parti başkanı ve yönetimi iyice çuvallamıştır.
    Bunlara güven duyulamaz.
    Bunlara itibar edilemez.
    Çünkü bunlar sabah başka, akşam başkadır.
    Dün dediklerini bugün yalanlayan, bugün söylediklerini de gelecekte çiğneyecek olan ilkesizler güruhu zillet ittifakında buluşmuştur.
    Bölücü terör örgütü PKK Kılıçdaroğlu’nun havarisi ve destekçisidir.
    Mehmetlerimize kurşun sıkan katiller Kılıçdaroğlu’nun yanı başındadır.
    FETÖ’cüler, bölücüler, dünün ali diboları, Türk düşmanları, emperyalizmin piyonları CHP ve İYİ parti listelerinde milletvekili adayı olarak gösterilmişlerdir.
    Kılıçdaroğlu eroinmanlardan, esrarkeşlerden temiz para alacağını iddia ediyor.
    Kılıçdaroğlu ve siyasi kadrosu utanmadan, sıkılmadan ABD’yi tatmin edeceklerini açıklıyor.
    HDP’nin kayyum partisi, PKK’nın maske takmış yeni oluşumu Yeşil Sol Parti Kılıçdaroğlu’nu alkışlayıp arkasında duruyor.
    Küresel düzeyde faaliyet gösteren düşünce kuruluşlarının sözcüleri, eli kalem tutan gayri milli sefiller, sözde aydınlar, yerli ve yabancı kiralık gazeteciler, haçlı beslemeleri, Mondros artıkları, Sevr hayranları, mütareke lobisi, müzakereci çevreler Kılıçdaroğlu’na şakşakçılık yapıyor.
    Onların zalim efendileri varsa, bizim asil milletimiz vardır.
    Onların terör örgütleri varsa, bizim de onların başını ezecek bıçkın irademiz vardır.
    Onların çıkarcı ortakları varsa bizim Nevşehirli kardeşlerimiz vardır ve dimdik ayaktadır.
    Bir kez daha soruyorum, ama cevaplarınızdaki şiddetin az evvelkini geçmesini ümit ve temenni ediyorum:
    √ 14 Mayıs’a hazır mıyız? Sandığa gidiyor muyuz? (Evet)
    √ Türkiye’mize sahip çıkıyor muyuz? (Evet)
    √ Terör örgütleriyle emel ve eylem birlikteliği yapanları pişman ediyor muyuz? (Evet)
    √ Milliyetçi Hareket Partisi’ne destek veriyor muyuz? (Evet)
    √ Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a durmak yok, yola devam diyor muyuz? (Evet)
    Allah razı olsun sizlerden, bu evetleriniz mücadelemize cesaret ve özgüven aşılıyor.
    Sizler var oldukça, hiçbir hainin hükmü Türkiye’ye geçemez.
    Sizler var oldukça, Türkiye’nin önünü hiç kimse kesemez.
    Zillet ittifakı, aynı zamanda terör ittifakıdır.
    Zillet ittifakı, aynısıyla günah ittifakı, milli güvenlik sorunudur.
    Bu ittifaka, bu ittifakın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ülkemizin geleceği bırakılamaz.
    Deprem olur, siyasi hesap yaparlar.
    Bırakınız tek göz güvenli konut inşa etmelerini, bari bir kümes yapın deseniz, üç maymunu oynarlar.
    Başarısızlıkları, basiretsizlikleri ve becerisizlikleri gün gibi meydandadır.
    Yetersizlikleri, kabiliyetsizlikleri, cehaletleri, hamiyetsizlikleri had safhadadır.
    6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremden 75 gün sonra yapımı tamamlanan köy evleri hak sahiplerine teslim edilmiştir.
    Bu kadar kısa sürede muhteşem bir irade gösterilmiştir.
    Ancak zillet ittifakı 12 ay 21 günde, toplam 13 defa toplanmak suretiyle eğreti ve zoraki bir Cumhurbaşkanı adayını düşe kalka tespit etmiştir.
    75 günde mucizelere imza atan bir devlet yönetimi, hükümet marifeti ve Cumhur İttifakı varken, 387 günde bir Cumhurbaşkanı adayını bile güç bela bulan zillet ve ziyan içinde bocalayan bir siyasi ittifak karşımızdadır.
    Allah muhafaza, bunlar yetki alsa, Türkiye’yi üç günde batırırlar.
    Çünkü bunlarda liyakat yoktur.
    Bunlarda ehliyet yoktur.
    Bunlarda samimiyet, dirayet ve adanmış bir yürek yoktur.
    Bunlarda önce ülkem anlayışı değil önce makam ihtirası, önce milletim kavrayışı değil öncelikle rant ve ikbal hırsı hakim ve havidir.
    Biz diyoruz ki:
    “Devlet ve Milletiyle Her Şeyden Önce Türkiye”
    Biz Hep Birlikte Türkiye’yiz.
    Biz Türk milletiyiz.
    Aziz Vatandaşlarım,
    14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak seçimlerin ardından,
    En acil birinci gündemimiz, depremin hasarlarını tümüyle onarmak, yaraları sarmak, yeni ve güvenli 650 bin konutu inşa ederek depremzedelere teslim etmektir.
    İkinci acil gündemimiz, sosyal ve ekonomik reformlarla toplumsal refah ve rahatlamayı daha da güçlendirmek, daha da genişletmek ve nihayet her kesime yaymaktır.
    Üçüncü acil gündemimiz, terörle mücadeleyi mutlak bir başarıyla sonuçlandırıp bu kanlı döngüyü milletimizin ve ülkemizin gündeminden tamamıyla çıkarmaktır.
    Dördüncü acil gündemimiz, yeni, demokratik, kapsayıcı, mutabakata dayalı, milletimizin beklentilerine uygun, yeni hükümet sisteminin doğasıyla uyumlu, yeniçağı kavrayan, Türk ve Türkiye Yüzyılının hukuki altyapısını kuran bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır.
    Beşinci acil gündemimiz, adaletten sanata, sanayiden eğitime, ulaştırmadan sağlığa, spordan kültürel hayata, tarımdan teknolojiye, çevre ve iklim değişikliğinden kentsel dönüşüme, diplomasiden turizme, ekonomiden siyasete varıncaya kadar her alanda yeni yüzyılın ruhunu kavrayan ve aslında devam eden yapısal dönüşüm hamlesini hızlandıran, önümüzdeki yüzyılı Türkçe okuyan milli stratejiyi el birliğiyle hedefine ulaştırmaktır.
    Altıncı acil gündemimiz de, çevremizi barış kuşağına alarak komşularla iyi ve dostane ilişkiler geliştirmek, Türk ve İslam dünyasıyla sıkı diyaloglar kurmaktır.
    Bunu yapabilecek irade Cumhur İttifakı’nda mahfuzdur.
    Türkiye’nin yürütme ile yasama yapısı arasında tam bir dengenin tesisiyle birlikte,
    Cumhuriyet’in 110’uncu yıl dönümü olan 2033’te temel meselelerini çözmüş,
    İstanbul’un fethinin de 600’üncü yıl dönümü olan 2053’de Süper Güç seviyesine tırmanmış bir Türkiye asıl ve ortak gayemizdir.
    Yaparsa Cumhur İttifakı yapacaktır.
    “Hep Birlikte Türkiye” inancıyla başaracak olan Cumhur İttifakı’dır.
    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamının yanı sıra, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni dönemde de çok güçlü şekilde seçilmesi, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de nitelikli çoğunluğa erişmesi yeni yüzyıla Türk ve Türkiye mührünün vurulmasını sağlayacaktır.
    Soruyorum sizlere;
    √ Bu hedeflere beraberce yürüyecek miyiz? (Evet)
    √ Türkiye’yi gelişmiş, zenginleşmiş, kalkınmış, kronik ve konjoktürel sorunlarından kurtulmuş yüksek bir aşamaya çıkarma mücadelesinde yanımızda mısınız? (Evet)
    √ TBMM’de güçlü MHP, güçlü Cumhur İttifakı’na onay veriyor musunuz? (Evet)
    √ Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a tertemiz iradenizle destek oluyor musunuz? (Evet)
    O halde söz sırası sizdedir.
    İHA’lara, SİHA’lara, insansız savaş uçağımız Kızılelma’ya, milli muharip uçağımız Hürjet’e, TSK’nın envanterine alınan Altay tankımıza, denize indirilen TCG uçak gemimize, uzaya fırlatılan gözlem uydumuz İMECE’ye, enerjide dışa bağımlılığa darbe vuran doğal gaz rezervimizin hanelerle buluşmasına, düşmana korku salan Atmaca ve Tayfun füzelerimize seviniyor, helal olsun diyorsanız, söz sizlerde, karar elinizde.
    FETÖ’cüleri, PKK’lıları serbest bırakacağını vaat eden Kılıçdaroğlu ve zillet partilerine haddini bildirmek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    Terörist Demirtaş’a, Soros’çu Osman Kavala’ya avukatlık yapan Kılıçdaroğlu’nu tasfiye etmek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    Yapılan köprüleri kötüleyen, ayağa kalkan savunma sanayini çarpıtan, tam altın dağıtma vaadini marifet sayan kifayetsizlere meydanın boş olmadığını göstermek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    HDP ile işbirliği yapıp Irak ve Suriye tezkerelerine karşı çıkan, bu kapsamda teröristlere evet, şehitlerimize ve gazilerimize hayır diyen şer cephesini çökertmek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    FETÖ’cülerle ABD’deki bir benzinlikte bulunan hamburgercide, tefecilerle de Londra’daki bir restoranda Türkiye aleyhine kurgu yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nu evine göndermek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    İstikrar içinde istiklalimizi koruyup istikbale hep birlikte ulaşmak için Aziz Milletim Sıra Sende.
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatanlardan hesap sormak için Aziz Milletim Sıra Sende.
    Seccadeye ayağıyla basanlardan, PYD’yi sınır komşusu görmeyi dileyenlerden, YPG bize mi saldıracak ihanetini ağzına alanlardan, yani bugünkü CHP ve İP yönetimine bedeli ödetmek için Aziz Milletim Sıra Sende.
    Tekrar soruyorum:
    √ 14 Mayıs’ta sıra size geldiğinde, gereğini yapıp sevdalılarınıza kol kanat gerecek misiniz? (Evet)
    √ Zillet ittifakını mağlup, Cumhur İttifakı’nı muzaffer edecek misiniz? (Evet)
    √ Milliyetçi Hareket Partisi’ne tam destek verecek misiniz? (Evet)
    √ Etnik ve mezhep provokasyonundan medet uman Kılıçdaroğlu’na ve diğer zillet paydaşlarına şamarı indirecek misiniz? (Evet)
    Çok güzelsin Nevşehir.
    Allah nazarlardan korusun sizleri.
    Sonuna kadar biriz, sonuna kadar beraberiz, sonuna kadar da “Hep Birlikte Türkiye’yiz.”
    Değerli Vatandaşlarım,
    Aziz Dava Arkadaşlarım,
    Vakit, hiçbir ayrım yapmadan, “bayrak”, “vatan” ve “millet” ortak paydasında kucaklaşma vaktidir.
    Bizim düşünce ve inanışımıza göre, Türkiye’de yaşayan 85 milyon vatandaşımız Cenab-ı Allah’ın kutsal bir emanetidir.
    Her yöremizi, bin yılın barışından ve kardeşliğinden doğmuş her insanımızı bağrımıza basıyoruz.
    Herkese elimizi uzatıyoruz.
    Ancak bölünme gayreti içerisinde olanları da affetmemizin mümkün olmadığını buradan ilan ediyoruz.
    Bilinmelidir ki, bu vatan sokakta bulunmamıştır.
    Bu devlet icazetle kurulmamıştır.
    Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milli kimliği şehit kanlarıyla kazanılmıştır.
    Hiç kimse merak etmesin, enflasyon çıktığı gibi inecektir, hayat pahalılığı son bulacaktır.
    Güvence Cumhur İttifakı’dır.
    Demokrasi, doğal farklılıklarımızı hukuk zemininde koruyan yegâne sistemdir.
    Fakat demokrasi vatanın bölünmesinin ve milletin ayrışmasının gerekçesi olamayacak, zillet ittifakının elinde istismar edilmesine göz yumulmayacaktır.
    Çağrımız birliğe, dirliğe ve kardeşliğedir.
    Çağrımız, önce ülkem ve milletim diyen her kardeşimedir.
    Çağrımız, bu millet, bu vatan, bu bayrak benim diyen her kardeşimedir.
    Çağrımız, milli birlik ve huzurlu yarınlara ulaşmak isteyen her kardeşimedir.
    Çağrımız, her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır.
    Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok diyen her vatan evladıyla kaderimiz birdir.
    Biz birlikte Türkiye’yiz diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.
    Milletvekili adaylarımıza ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çok güçlü desteğinizi bekliyorum.
    Hepinize şükranlarımı sunuyorum.
    Devlet ve Milletiyle, Her Şeyden Önce Türkiye.

  • Amasya Üniversitesi’nde Bayramlaşma Töreni

    Amasya Üniversitesi’nde Bayramlaşma Töreni

    Amasya Üniversitesi’nde Bayramlaşma Töreni
    Amasya Üniversitesi ailesi Rektörlük Binası Fuaye alanında düzenlenen Ramazan Bayramı bayramlaşma töreninde bir araya geldi.
    Bayramlaşma törenine Rektör Prof. Dr. Süleyman Elmacı’nın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. Dr. Ayşe Şahin Yağlıoğlu, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Aytuğ Mermer Üzümlü, Genel Sekreter Duran Çuhadar, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Fatih Çankaya akademik ve idari personel katıldı.
    Programda konuşan Rektör Elmacı: “Ramazan Bayramı’nı kutlamak amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz olduğu üzere bu bayram bizler için buruk geçti. Yaşanan deprem felaketinde binlerce canımızı kaybettik. Hepsine tekrar Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Tüm personelimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder; birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler dilerim” şeklinde konuştu.

  • BAKAN YARDIMCISI SERDAR ÇAM MERZİFON’A GELİYOR

    BAKAN YARDIMCISI SERDAR ÇAM MERZİFON’A GELİYOR

    Restorasyonu Vakıflar Genel Müdürlüğü Tokat Bölge Müdürlüğü tarafından tamamlanan Amasya Merzifon Çay (Ahçı Hüseyin Ağa) Camii, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla 25 Nisan 2023 tarihinde öğle namazı sonrasında yeniden ibadete açılıyor.
    Vakıflar Tokat Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç, yaptığı açıklamada, “Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu tamamlanan Amasya Merzifon Çay (Ahçı Hüseyin Ağa) Camii Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla 25 Nisan 2023 tarihinde yeniden cemaatiyle bir araya geliyor. 18. Yüzyılda inşa edilen Çay Camii, tavan ortasında büyükçe dikdörtgen yüzeyden aşağıya doğru çıkıntı teşkil eden pervazların ortasında beşgen yıldız ve baklavalardan oluşan geometrik biçimler geçme halinde işlenmiş kalem işi süslemeleriyle dikkat çekmektedir. Eser, dikdörtgen planlı yarı ahşaptır ve çatısı bakır kaplıdır. Kuzey cephede beden duvarlarının uzantısı olan yan duvarlar ve bu duvarları ortada paye ile birleştiren iki tuğla kemer son cemaat yerini oluşturmaktadır. Camii ana mekan tavanı ahşap çıtalıdır ve karışık renklerden oluşan çarkıfelek panolar bulunmaktadır. Avlu giriş kapısının tamamı ahşaptır ve geometrik oymaları dikkat çekicidir.
    Restorasyon Kapsamında Yapılan İşler
    Tarihi caminin restorasyonu kapsamında; eserde bulunan ahşap elemanların yüzeylerinde yağlı boya ve vernik temizliği yapıldı. Mihrap ve minber üzerinde özgün kalemişi itinalı boya raspası sonucu ortaya çıkarıldı. Eserin ahşap zemin döşemesi ve ahşap tavanı yenilendi. Minare üzerindeki yağlı boya raspası yapıldıktan sonra ahşap koruyucu sürüldü. Cami çevre düzenlemesi yapılarak eser döneminin özelliklerini yansıtması sağlandı” dedi.
    Bölge Müdürü Kılınç yarın öğle namazı ile birlikte ibadete açılacak olan Çay Camii’nin açılışına tüm Merzifon halkını davet etti.

  • İYİ PARTİ’DEN GÜÇLÜ TÜRKİYE VİDEOSU

    İYİ PARTİ’DEN GÜÇLÜ TÜRKİYE VİDEOSU

    İYİ Parti’den seçim kampanyasına yönelik bir video daha geldi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 28. Dönem Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine yönelik beyannamesinde Toplumsal Sözleşme vizyonu olarak ortaya koyduğu; adil, saygılı, nitelikli, güçlü Türkiye anlayışları işlenen iletişim kampanyası serisinin son videosu “Güçlü Türkiye” oldu.

    İYİ Parti’nin resmî hesabından;
    “14 Mayıs’tan sonra;
    Gelecek nesillerine enkaz bırakan değil, gençleriyle başaran #GüçlüTürkiye konuşulacak!
    Çünkü 14 Mayıs’ta Türkiye tarih yazacak!” notuyla paylaşılan videoda; 21 yıllık Ak Parti iktidarının ekonomi politikalarındaki istikrarsızlığına karşı İYİ Parti’nin kendi kendine yeten, hızla büyüyen, çalmayan, çaldırmayan, çalışan, üreten ve liyakatle kalkınan bir Türkiye inşa etme hedefi vurgulandı.

    “DEVASA POTANSİYELİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜCÜMÜZLE, DÜNYADA ÖNE GEÇEN BİR TÜRKİYE”

    İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz’ın anlatımıyla ilerleyen videoda;

    “Sürdürülebilir büyümeye odaklı vizyonumuzla; savunma, tarım, enerji gibi stratejik sektörlerde kendi kendine yeten bir Türkiye… İstikrarsızlığa getirdiğimiz çözümlerimizle; öngörülebilir, şeffaf ve tutarlı politikalarla hızla büyüyen bir Türkiye… Kapsayıcı bir zenginleşme sözümüzle; çalmayan, çaldırmayan, çalışan, üreten ve liyakatle kalkınan bir Türkiye… Zengin kaynaklarımızdan, devasa potansiyelimizden aldığımız gücümüzle; dünyada öne geçen bir Türkiye…” ifadeleriyle İYİ Parti’nin özellikle savunma, tarım, enerji gibi stratejik sektörlerde Türkiye’yi ileriye taşıma hedefine, zengin ve güçlü yarınlar inşa etme vaatlerine işaret edildi.

  • DAĞILABİLECEK BİR HÜKÜMETİN SÖZÜNÜ DÜNYADA KİM DİNLER?

    DAĞILABİLECEK BİR HÜKÜMETİN SÖZÜNÜ DÜNYADA KİM DİNLER?

    Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, Anadolu Yayıncılar Derneği bünyesindeki 60 televizyon ve 45 radyo ile sosyal medyadan yayımlanan “100. Yıl Seçimi Programında önemli açıklamalarda bulundu.

    Bülbül, Milliyetçi Hareket Partisinin Meclisteki çalışmalarını, 27. Dönem Yasama Faaliyetlerini ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türkiye’ye kazandırdıklarını ortak canlı yayında anlattı.

    YALANLARA VE ALGILARA RAĞMEN VATANDAŞIMIZ DOĞRUNUN YANINDA

    Saha çalışmalarında vatandaşımızın çok büyük ilgi ve alakasıyla karşılaşıyoruz diyen Bülbül, karşı tarafın yalanlarına ve algılarına rağmen vatandaşımız iyinin ve doğrunun yanında. Türkiye’nin geleceğinin ancak ve ancak Cumhur ittifakıyla gerçekleşeceğine inanıyor. Biz sıkmadık el bırakmıyoruz, gitmedik yer bırakmamaya çalışıyoruz. Sahadaki izlenimlerimiz bize 14 Mayıs’taki seçimlerde Cumhur ittifakına ve onun ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’ne beklenenin de üzerinde bir teveccüh olacağını gösteriyor ” ifadelerini kullandı.

    Bülbül “Genel başkanımızın açık hava toplantıları yeni başlamadı, önce bölgesel olarak sonrasında il il dolaşarak açık hava toplantıları yaptı. Açık Hava Toplantılarımız şimdi de günde 2 miting olacak şekilde gerçekleşecek.. Bu mitinglerin yapılması Milliyetçi Hareket Partisi’nin gücünü ortaya çıkartıyor. Genel Başkanımızın milletin gönlünde çok önemli bir yere sahip nereye gitsek Allah ondan razı olsun, selamlarımızı gönderin talepleri ile karşılaşıyoruz” dedi.

    Bülbül sözlerine şöyle devam etti:

    “Koalisyonlardan, hükümet krizlerinden, geçmişte yaşanan meclis başkanlığı seçimlerinden, hükümet kurulma aşamalarından bir çok sıkıntıyı yaşamış olan ve çok uzun ömürlü olmayan hükümetlerle ki en uzunu 57. hükümet döneminde 3 buçuk yıl sürmüştü, 6 aylık,3 aylık hatta günlerle ifade edilen hükümetlerle Türkiye çok sıkıntılar yaşamıştı. Gelişmesini gerçekleştirememişti, atması gereken adımları atamamıştı. Bunu Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle aşarız diye düşündük ve bu sistemin uygulanmaya başlandığı ilk andan itibaren bu farkı görmeye başladık. Sandıktan çıkmış bir Cumhurbaşkanı, hiç hükümet nasıl kurulacak ne olacak diye tartışma dahi yapılmaksızın 9 Temmuzda yeminini etmiş ve hemen kabinesini hazırlamış ve bismillah diyerek görevine başlamıştır.

    TARİHİMİZDE İLK DEFA 6. YASAMA YILINI YAŞADIK

    MHP TBMM Grup Başkanvekili Bülbül, Muhalefetin suni erken seçim propagandaları dışında, çok büyük badirelerin de yaşandığı 5 yıllık bir dönem, siyasi istikrar içerisinde geçmiştir. Biz tarihimizde ilk defa 6. yasama yılını yaşadık. Türkiye’nin önündeki meselelere, dünyadaki krizlere, pandemi gibi olağanüstü gelişmelere baktığımızda çok ciddi siyasi krizlere neden olduğunu gördük. Fakat Türkiye bu siyasi krizlerin hiç birine yakalanmadı. Bu açıdan Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi adeta bir kurtuluş reçetesi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile çok daha esnek, çok daha hızlı karar alma imkanlarına Türkiye kavuşmuştur.

    Muhalefet, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden geri dönüş olmayacak, bu yeni bir şey diyorlar ama açıkladıkları hiç bir şeyde biz yeni bir şey görmüyoruz, bunun bir geri dönüş olacağını açıkça anladık. Zaten içini doldurmakta da büyük zorluk çektiler.
    Açıkladıkları mutabakat metninde ilkelere baktığımız zaman bunun Türkiye’de daha önce denenmiş olan ve Türkiye’yi açıkça siyasal açıdan sıkıntılı bir düzlemde bırakmış olan sisteme dönüşün arzulandığını görüyoruz. Bunu akıl sağlığı yerinde olan, Türkiye’de yaşanan tecrübelerin farkında olan hiç kimsenin bunu talep etmesinin normal olmayacağı düşüncesindeyiz. Konuyu Türkiye’ye daha çok bir sistemsizlik, yönetimde bir istikrarsızlık olarak ortaya çıksın diye bunlara verilen bir sufle olarak değerlendirmek gerekiyor. Bunun neticesinde kendi içlerinde yaşadıkları kaostan da gördüğümüz kadarıyla ortaya koydukları metnin Türkiye’yi selamete götürecek, Türkiye’yi istikrara kavuşturacak bir düzenleme olmayacağı ortadadır ifadelerini kullandı.”..

    GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM KENDİLERİNİN PROGRAMLARINDA DA YOK

    Bülbül ” Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı üzerinde yapılan tartışmalar gösteriyor ki aslında kendi içlerinde de çok büyük bir çelişki içerisindeler. Eğer parlementer sistem gibi bir vaadleri varsa ona uygun bir şekilde zeminlerini hazırlamaları gerekirken adeta Türk tipi başkanlık sisteminin şartlarına uygun şekilde bütün parti genel başkanlarının milletvekili olmadan Cumhurbaşkanı yardımcısı olacaklarını öğrendik. Bu da parlementer sistemin programları dahilinde olmadığını göstermektedir. Bu parlamenter sistemle alakalı sözlerine kendilerinin de inanmadığını ve programlarında olmadığını göstermektedir. Devletin meselelerinde bir araya gelip mutabık olamayacakları için, birbirlerinden çok farklı oldukları için milletin ağzına bal çalmak için gösterdikleri bir havuç olarak değerlendiriyoruz. Bu noktada o geri dönüş söyleminin bir kıymeti yoktur” dedi.

    Bülbül açıklamalarına şu şekilde devam etti:

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle siyasi uzlaşma zeminleri doğdu. Bir çok siyasi parti birbirleriyle uzlaşma ihtiyacı hissetti bu sistemin bir gereği olarak.

    Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemiyle alakalı olarak Türkiye’de farklı renklere müsaade edilmeyeceği, iki farklı siyasi partisin mecliste temsil edileceği iddiaları vardı böyle olmadı aksine parti meclis gruplarının artması, parti sayılarının artması muhalefetin kara propagandası olduğunu ortaya çıkardı.

    DAĞILABİLECEK BİR HÜKÜMETİN SÖZÜNÜ KİM DİNLER?

    araç birbirine girdi: 2 ölü 8 yaralı araç birbirine girdi: 2 ölü 8 yaralı
    Bülbül, dünyada geleceği belli olmayan bir liderin söz sahibi olduğunu göremezsiniz. Veya kendisi dünyaya bir takım mesajlar verirken kendi ülkesinde itibar görmeyen bir iktidarın dünyada itibar görmesini bekleyemezsiniz. Bunların arkasında güçlü bir siyasi irade yatmaktadır ve bunun sebebi de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Dağılabilecek bir hükümetin sözünü Türkiye’de kim dinler, dünyada kim dinler? diye sordu.

    Bülbül, “Sayın Genel Başkanımız Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 maddelik anayasa çıkışı ile tüm siyasi partilerden önce çıkışını yaptı. Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti tarafının da bir çalışma içerisinde olduğunu biliyoruz. Biz bu dönemde bunu arzu ettik ancak karşı taraftaki belirsizlik, uyumsuzluk anayasa meselelerin meclis gündeme gelmesine engel oldu. Tabi pandemi ve Ukranya- Rusya Savaşı ve deprem felaketi bu konunun gündeme gelmesini biraz geciktirdi” dedi.

    ARTIK HERKESİN HAYALİNDEKİ TÜRKİYE’Yİ DÜŞÜNMESİ LAZIM
    Bülbül’ün konuşması şu şekilde devam etti:

    “Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak ettiğimiz bu dönemde artık herkesin nasıl bir Türkiye hayal ettiğini ortaya koyması lazım.
    Biz partilerin hazırladıkları anayasaların değerlendirileceği bir seçim olsun arzu etmiştik ama muhalefetin hazırladığı taslak çalışma skandallarla dolu bir taslak çalışmaydı içerisinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi kılıfı adı altında özerk yönetimlere varıncaya kadar Türkiyeyi federatif sisteme götürecek, resmi dilimiz Türkçeyi tartışılır hale getirecek ve anayasanın ilk 4 maddesi ile çelişen bir çok hadisenin içinde bulunduğu bir taslak metinle geldiler, sonradan yalanlamak için çok çaba sarf ettiler ama ona cesaret edemediler. Çünkü arka plandaki niyetlerinin yazılı bir şekilde ortaya çıkmasını arzu etmemiş olabilirler. Biz her zaman olduğu gibi düşüncemizi açık ve net bir şekilde halkımızla paylaşmayı tercih ediyoruz. Anayasa teklifimizi de bu şekilde bir hazırladık.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kuvvetler ayrılığına zarar vermediğinin altını çizen Bülbül ” Bugün kanun hükmünde kararnamelerin mecliste yer almadığı, yani kanun üstünde bir kararnamenin olmadığı bir cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuvvetler ayrılığına daha fazla hizmet etmiştir”

    TOPLUMU MANİPÜLE EDİYORLAR

    Muhalefetin gerçek bir araştırma önerge teklifi hazırlamadığını kaydeden Bülbül, bu teklifin hazır halde olmaması sebebiyle reddedilmesini, özellikle sosyal medyadan biz önerdik, bakın yapmadılar şeklinde yansıttıklarını söyledi. Bülbül, Burada bir sahtecilik var. Araştırma önergesi getiriyorlar bakıyorsunuz bir tanesi 20 kişi bir tanesi 3 kişi.. Muhalefet kendi önergelerine kendileri destek vermezken AK Parti- MHP reddetti diyorlar, toplumu manipüle etmeye çalışıyorlar. Zaten milletimiz de bu hadiselere çok fazla itibar etmiyor” diye konuştu.

    Güvenlik soruşturmalarına ilişkin özellikle FETÖ’cülerin çok rahatsız olduğu bir kanun teklifi çıkartılırken muhalefetin engellemek için çok çaba sarf ettğini belirten Bülbül “Terörün finansmanına yönelik bir kanun teklifiyle alakalı olarak da çok manidar bir şekilde onların bu çalışmaları engellemeye çalıştıklarını gördük. Bunlar milli kanunlardı, ancak bunlara karşı tavırları böyleydi.

    ZİİLET ADI

    MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 6’lı masayı Zillet İttifakı olarak adlandırmasının da sorulmasına karşı Bülbül ” Siz iktidarı ele geçirmek için her yolu mubah görüp, Türkiye’ye bu zamana kadar kan kusturmuş yapılarla bir arada olup Türkiye’yi geliştireceğinizi iddia etmeniz son derece ters bir durumdur. İşte Zillet dediğimiz budur” dedi.

    Bülbül” Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi ilk dillendirenin Selahhattin Demirtaş olduğunun sorulması üzerine de ” Zaten beraberler, 6’lı masanın mutabakat metnine baktığınız zaman sadece güçlendirilmiş parlamenter sistem değil HDP’nin siyasi programının 6’lı masanın mutabakat metnine adeta çakıldığını göreceksiniz.

    Güçlendirilmiş bir sistem boştur içi boştur.. Millete karşı bir kandırmaca olarak ifade ediyorlar” cevabını verdi.

    Bülbül, sayın genel başkanımız siyaseti taktik hamlelerle değil, stratejik bir bakış açısıyla bu zamana kadar yürütmüş bir liderdir. Bu zamana kadar bütün vaatlerimizi kitaplar haline getirerek genel merkezimizde sergilenmektedir. MHP tarihe kayıt düşmektedir.
    Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin gelişmesini sağlamak için her zaman bir çaba içinde olmuştur ve olacaktır.

    28.Dönem son derece önemli olacaktır, köklü değişiklikleri beklediğimiz bir dönem olacaktır” açıklamasında bulundu.

  • araç birbirine girdi: 2 ölü 8 yaralı

    araç birbirine girdi: 2 ölü 8 yaralı

    Amasya’nın Merzifon ilçesinde 3 aracın karıştığı kazada 2 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre Merzifon ilçesi Çavundur kavşağı mevkiinde sürücülüğünü Hikmet D. isimli şahsın yaptığı 06 HB 5808 plakalı araç, sürücülüğünü Süleyman Y. isimli şahsın yaptığı 37 PU 449 plakalı araç ile sürücülüğünü Erkan K. isimli şahsın yaptığı 34 TJ 596 plakalı aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında araçlarda bulunan Aynur Y., Süleyman Y., Taha Mert K., Erkan K., Mustafa M., İskender A., Hikmet D. ve Habibe Ö. yaralanırken, Recep Y. olay yerinde, Cemile Y. ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Yaralılar ambulanslarla Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesine ve Suluova Devlet Hastanesine kaldırıldı.