Blog

  • GÜMÜŞHACIKÖY’DE “MEME KANSERİ FARKINDALIK”STANDI

    GÜMÜŞHACIKÖY’DE “MEME KANSERİ FARKINDALIK”STANDI

    Gümüşhacıköy’de “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” kapsamında bir farkındalık standı açıldı. İlçe Halk Pazarı’nda yer alan stant, meme kanseri konusunda toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlayarak sağlık bilgisi dağıtımı ve bilgilendirme çalışmalarına ev sahipliği yaptı.Stand, sağlık personeli tarafından yönetildi ve pazarda alışveriş yapanlara meme kanseri hakkında broşürler dağıtılarak bilgi verildi. Toplum Sağlığı Merkezi Doktoru Fatih Kamiloğlu ve Hemşire Cansu Başkaya standın başında bulunarak katılımcılara meme kanseri ve erken teşhisin önemi konusunda bilgilendirme yaptılar.Dr. Kamiloğlu, meme kanserinin özellikle kadınlar arasında en yaygın görülen kanser türlerinden biri olduğunu vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Bir kadının hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riski oldukça yüksektir ve erken teşhis büyük önem taşır. Erken teşhis, hastalığın tedavi edilebilir bir aşamada yakalanmasını sağlar. Kanser ilerledikçe tedavi daha zorlaşır ve yaşamı tehdit edebilir. Meme kanseri, lenf bezlerine ve diğer organlara sıçrayabilir, bu nedenle erken teşhis yaşamsal önem taşır. Meme kanseri belirtileri arasında memede ele gelen sertlik, koltuk altında şişlik gibi bulgular yer alır. Özellikle 40 yaş üzeri kadınların düzenli meme muayenesi yaptırmalarını ve sağlık kontrollerini ihmal etmemelerini öneriyoruz.”

  • ÖĞRETMEN OKULUNDAN MEZUN OLAN SON ÖĞRETMEN’DE  EMEKLİ OLDU

    ÖĞRETMEN OKULUNDAN MEZUN OLAN SON ÖĞRETMEN’DE EMEKLİ OLDU

    Amasya’nın Suluova İlçe TOKİ Çelebi Mehmet İlkokulunda görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde en uzun süre (47 yıl 1 ay 22 gün) sınıf öğretmeni Hamza Aktaş yaş haddinden emekli oldu. Sınıf öğretmeni Hamza Aktaş’ın resen emekli olması sebebiyle Türk Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi çalıştığı okulda ziyaret ettiği Hamza Aktaş’a plaket ve çiçek takdim etti. Tören sırasında yaptığı konuşmada eğitimcilerin emekli olması diye bir durumun olmadığını söyleyen Başkan Terzi, son nefesine kadar insanlara eğitim alanında yardımcı olmak için büyük çaba harcadığını belirterek sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir emeklilik dönemi yaşaması dileğinde bulundu. Emekli olan Aktaş ise konuşmasında, 47 yılı aşkın süre Türk çocuğuna, Türk milletine ve Türk devletine hizmet etmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadığını ve sanki teneffüs arası için kısa bir ayrılık yaşayacakmış gibi hissettiğini söyledi.

  • AMASYA’DAKİ TÜNELE 15  TEMMUZ  ŞEHİDİNİN ADI VERİLDİ

    AMASYA’DAKİ TÜNELE 15 TEMMUZ ŞEHİDİNİN ADI VERİLDİ

    Amasya Tokat Karayolunda Aydınca mevkiinde bulunan ve geçtiğimiz haftalarda hizmete açılan tünele Amasyalı 15 Temmuz Şehidi Ahmet Özsoy’un adı verildi. Amasya – Tokat karayolu üzerinde yapımı tamamlanan çift tüplü Aydınca Tüneli’ne Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Amasyalı 15 Temmuz şehidi Ahmet Özsoy’un adı verildi. Tünelin yeni adı Şehit Ahmet Özsoy Tüneli oldu. Aydınca köyü mevkiinde hizmet vermeye başlayan bin10 metre uzunluktaki tünel ile geçmişte sürücüler ve yayaların korkulu rüyası olan bölgede trafik, can ile mal güvenliği en üst seviyeye yükseltildi.

  • CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Altı Nokta Körler Derneği Amasya Şubesi’nce düzenlenen 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü programına katıldı.

    CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Altı Nokta Körler Derneği Amasya Şubesi’nce düzenlenen 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü programına katıldı.

    Programda konuşan CHP Milletvekili Karagöz herkesin birer engelli adayı olduğunu anımsattı.
    Önemli olanın gönül gözüyle görmek olduğunun altını çizen Milletvekili Karagöz konuşmasında, “ sizlerle bir arada olmaktan gerçekten mutluluk duyuyorum. Görmek çok şeydir ama her şey değildir. Altı Nokta körler Derneği Amasya Şube Başkanı Musa Demiryarar çok güzel bir cümleyle kapattı. Her şeyin özeti işte bu cümlede gizli. Önemli olan şeyin gönül gözüyle görmek olduğunu söyledi. Biz de aynen bu fikirlere katılıyoruz. Uzun yıllardır başkanlarımızla birlikteyiz. Her platformda yanlarında olduk, olmaya devam edeceğiz. Bugün gerçekten başkanımızın da özetlediği gibi hepimiz birer engelli adayıyız. Bu bilinçle farkındalık gününde elimizden geldiğince tüm hemşerilerimizle ve uzun yıllardır derneğe bizi emek veren yirmi yıllık bir mücadelenin iki başkanımız Musa ve Emine Başkanım yan yana oturuyorlar. Amasya’da çok şey yaptılar, çok şey yapmaya da devam edecekler. Ben bu vesileyle bizleri buluşturdukları için tekrar teşekkür ediyorum. Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü kutlu olsun” dedi.

  • MAĞAZAMIZDA 100. YILA ÖZGÜ İNDİRİMİMİZ VAR

    MAĞAZAMIZDA 100. YILA ÖZGÜ İNDİRİMİMİZ VAR

    Amasya’da kışlık giyim ürünleri satan bir tuhafiye, Cumhuriyet’in 100. yılında müşterilerine özel indirimler sunuyor. Havaların soğumasıyla birlikte Amasya’daki giyim mağazaları kışlık koleksiyonlarını vitrinlere yerleştirerek hareketlenmeye başladı. Gündoğdu Tuhafiye, çocuk ve yetişkinler için geniş bir kışlık mont ve kaban seçeneği ile müşterilerine özel indirim fırsatları sunuyor.
    MAĞAZAMIZDA 100. YILA ÖZGÜ İNDİRİMİMİZ VAR
    Mağazanın sahiplerinden Ferhat Gündoğdu, “Cumhuriyet’in 100. yılında müşterilerimize özel indirimler sunuyoruz. Her türlü çocuk ve yetişkin mont ile kaban çeşitlerimiz mevcut” dedi.
    Gündoğdu, “Kış mevsiminin yaklaşmasıyla hazırlıklarımızı tamamladık. Satışlarımızda hareketlilik başladı. Kazaklar, montlar, hırkalar, kazaklar, eşofmanlar gibi birçok kışlık ürün çeşidimiz mağazamızda yerini aldı. Her bütçeye uygun seçeneklerimiz mevcut. Cumhuriyet’in 100. yılına özel indirimlerimizle herkesi mağazamıza bekliyoruz” şeklinde konuştu.
    ÖZEL İNDİRİMİ DE DUYUNCA AYRI BİR SEVİNDİK
    Kışlık alışverişinde bulunan müşteriler ise “Kışlık sezonu için alışveriş yapmaya geldik. Genelde sıcak tutan içi polarlı ürünlerden baktık. Gündoğdu tuhafiyeye mont almaya geldik. Cumhuriyet’in 100. yılına özel indirimi de duyunca ayrı bir sevindik. Marketlerde Cumhuriyet’in 100. yılına özel indirimleri duyuyoruz, biliyoruz bir giyim mağazasından da duyunca şaşırdık. Çok güzel düşünmüşler, mağaza sahiplerine teşekkür ederiz. Ürün çeşidi de bol. Herkese bu indirim kampanyasını duyuracağız. Herkes Yüzevler Mahallesi’ndeki Gündoğdu Tuhafiye’den mutlaka kışlık alışverişini yapsın” dediler

  • İsrail’in Filistin halkına yönelik olarak başlatmış olduğu saldırılar sonrası bir çok kesimden tepki sesleri yükselirken bir açıklamada Amasya Üniversitesi’nden geldi.

    İsrail’in Filistin halkına yönelik olarak başlatmış olduğu saldırılar sonrası bir çok kesimden tepki sesleri yükselirken bir açıklamada Amasya Üniversitesi’nden geldi.

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Amasya Üniversitesi olarak ne Gazze’de ne İsrail’de ne de dünyanın herhangi bir yerinde artik çocukların, sivillerin ve masum insanların ölmesini istemiyoruz. İnsan olarak bu trajedilerinin sürmesine tahammülü olmadıklarını belirtti
    SİVİLLERİN ÖLDÜRÜLMESİNİ ŞİDDETLE KINIYORUZ
    Turabi açıklamasında, “İnsan haklarını, bütün evrensel değerleri ve uluslararası hukuku ihlal eden İsrail ordusu, Gazze’de yerleşim alanlarını yok etmeye, masum insanları öldürmeye devam etmekte, sağ kalanları ise evlerini ve topraklarını terk etmeye zorlamaktadır. Gazze’deki masumların hiçbir ayrım gözetilmeden sürekli bombardımana maruz bırakılarak katledilmelerini asla kabul etmediğimiz gibi İsrail topraklarındaki sivillerin öldürülmesini de şiddetle kınıyoruz. Bir şehrin suyunu, elektriğini, giriş-çıkışlarını kesip altyapısını çökerterek, camisinden kilisesine tüm ibadethanelerini, okullarını ve üniversitelerini yıkarak, insanların en temel ihtiyaçlarına erişmesini engelleyerek, içinde sivillerin yaşadığı binaları bombalayarak, velhasıl her türlü utanç verici yöntemle yürütülen bir çatışma, savaş değil katliamdır. Üstelik bütün bunları bir güç gösterisi edasıyla maharet gibi sunmaya kalkmak, devlet değil ancak Örgüt refleksidir” diye konuştu.
    SORUNLARIN GÖRÜŞMELER YOLUYLA ÇÖZÜLMESİNİ DESTEKLİYORUZ
    Bugüne kadar İsrail’in adaletsizliğine göz yuman insanlığın, son hadiselerde de iyi bir sınav vermediğini görüyoruz; bu konuda tarafımızın mazlumlar ve masumlar olduğunu ilan ediyoruz diyen Turabi, “Bölgeye kalıcı huzur ve barışın ancak meşruiyeti Birleşmiş Milletler kararlarına dayanan, 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ve tüm dünya tarafından tanınması olacağına inanıyoruz. Üç semavi dinin kutsal mekânlarını bünyesinde barındıran Kudüs’ün mahremiyetine, Mescid-i Aksa’nın içinde yer aldığı Harem-i Şerif’in statüsüne saygı gösterilmesini istiyoruz. Amasya Üniversitesi olarak tarafları itidale davet ediyor ve bölgedeki savaşın bir an önce durmasını, taraflar arasındaki sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesini destekliyoruz. Birleşmiş Milletler’in aldığı 181, 194, 303, 2253, 38/180 ve 10/82 no’lu kararların ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Rabbim ülkemize, bölgemize ve dünyaya daimi huzur, barış, esenlik nasip eylesin” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye, Slovenya, Yunanistan ve Fransa’dan katlımın sağlandığı projenin ilk durağı Fransa’nın başkenti Paris oldu. Berrak Sarıçam’ın koordinatörlüğünde beş gün süren eğitim programına Fatih İlkokulundan 4 öğretmen katıldı. Öğretmenler ülkelerindeki eğitim programı uygulamaları konusunda deneyimlerini paylaştı. Konuk öğretmenler Paris’in kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Fatih İlkokulu, Erasmus+ programı okul eğitiminde küçük ölçekli ortaklıklar (KA210SCH) kapsamında ‘In The Economy Of Nature The Currency Isn’t Money Yet Living’ adlı proje çerçevesinde ortaklarını Amasya’da konuk edecek

    Türkiye, Slovenya, Yunanistan ve Fransa’dan katlımın sağlandığı projenin ilk durağı Fransa’nın başkenti Paris oldu. Berrak Sarıçam’ın koordinatörlüğünde beş gün süren eğitim programına Fatih İlkokulundan 4 öğretmen katıldı. Öğretmenler ülkelerindeki eğitim programı uygulamaları konusunda deneyimlerini paylaştı. Konuk öğretmenler Paris’in kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Fatih İlkokulu, Erasmus+ programı okul eğitiminde küçük ölçekli ortaklıklar (KA210SCH) kapsamında ‘In The Economy Of Nature The Currency Isn’t Money Yet Living’ adlı proje çerçevesinde ortaklarını Amasya’da konuk edecek

    Cebeci, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün kuruluş tarihi olan 16 Ekim’in her yıl Dünya Gıda Günü olarak anıldığını belirterek, “Bu özel gün, açlıkla mücadeleye dikkat çekmeyi, herkes için güvenli ve dengeli beslenmeyi teşvik etmeyi hedefliyor. Bu yılın teması olan ‘Su Hayattır, Su Gıda Demektir’ vurgusuyla, suyun gıda üretimindeki hayati rolüne dikkat çekiyoruz. Gıda üretimi için su, elzem bir unsurdur, çünkü su olmadan verimli bir gıda üretimi hayal dahi edilemez” dedi.
    “AÇLIKLA MÜCADELE DEVAM EDİYOR”
    Sağlıklı, sürdürülebilir ve ulaşılabilir gıda insanlığın en temel ve karşılanması gereken ihtiyacıdır diyen Başkan Cebeci, “Ancak günümüz dünyasında açlıkla mücadelemiz devam ediyor. FAO verilerine göre 2022 yılında 783 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2022 yılında Asya ve Latin Amerika’da, açlığın azaltılmasına yönelik gayretlerde ilerleme sağlanmasına karşın Batı Asya, Karayipler ve Afrika’nın tüm alt bölgelerinde açlığın artmaya devam ettiği görülüyor. Dünyada yetersiz beslenen insanların en yüksek olduğu bölge Afrika’dır. Üstelik 2030 yılına geldiğimizde yaklaşık 600 milyon insanın hala yetersiz besleneceği tahmin ediliyor. Açlık çeken, yetersiz beslenen insan sayısı ne yazık ki azalmıyor.
    Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan ‘2030 yılına kadar açlığın sona erdirilmesi’ hedefine ulaşmak bu gidişatla mümkün görünmüyor. Açlıkla savaşımız devam ederken, bir tarafta da küreselleşme, kentleşme, kentlerdeki tempolu yaşam tarzı sağlıksız beslenmeye neden oluyor, aşırı ve dengesiz gıda tüketimiyle birlikte de obezite oranı da artıyor. Açlığı yok edemediğimiz gerçeğinin yanı sıra bir tarafta da gıda kayıpları ve gıda israfıyla karşı karşıyayız. Dünya çapında tüketicilere sunulan tüm gıdanın yüzde 17’si yaklaşık 1 milyar ton gıda çöpe atılıyor. Çöpe atılan gıda aynı zamanda su kaynaklarının da kaybıdır.
    “DÜNYA GIDADA FARKINDALIĞI SALGIN, KRİZ VE SAVAŞLARIN İÇİNDE BİZZAT YAŞAYARAK ÖĞRENDİ”
    Dünya gıda günü etkinlikleri, gıdanın önemi konusunda farkındalık oluşturmaya çalışırken, son yıllarda salgın, iklim değişikliği, ekonomik kriz ve savaşlar, gıda üzerinde daha çok etki yarattı. Gıda daha bir stratejik öneme binerken gıdaya erişim zorlaştı. Dünya gıdada farkındalığı salgın, kriz ve savaşların içinde bizzat yaşayarak öğrendi. Parası olduğu halde gıdaya ulaşamayanlar olduğu gibi, pahalıktan gıdaya ulaşamayanlar da oldu. Tarımını iyi yöneten ülkeler bu süreçten en az zararla çıktı.
    Dünyada açlığı bitirme planları süreci uzadı. Çünkü gıda milliyetçiliği ortaya çıktı. Ülkeler gıda stoklamaya başladı. Bu nedenle gıda fiyatlarının daha fazla artması riski gündemden düşmüyor. Önümüzdeki süreç tarım sektörü ve gıda fiyatları açısından önemini koruyacaktır. Gerekli tedbirleri acilen alarak, bu riskleri ülke olarak yönetmek zorundayız. Bunu başaramazsak, üreticimiz de tüketicimiz de bu zor günleri aşamayacaktır.
    Ürün maliyetlerindeki artışlar gıda fiyatlarını yükseltiyor. Girdiler pahalı olduğu süreçte gıda fiyatlarındaki artışı durduramayız. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda fiyatlarının istikrara kavuşması, üreticinin üretim maliyetinin üzerinde gelir kazanmasıyla olur. Biz bunu sağlamalıyız. Girdilerin üreticilerimize makul fiyatlardan temin edilmesi tüketiciye yansıyarak gıda fiyatlarının azaltılmasında önemli bir rol oynayacaktır.
    “TEMİZ SU İNSAN SAĞLIĞI VE GIDA ÜRETİMİ İÇİN YETERİNCE SAĞLANMALIDIR”
    Hızlı nüfus artışı, kentleşme, ekonomik kalkınma ve iklim değişikliği, dünyanın su kaynaklarını baskı altına sokuyor. Tüm doğal kaynaklar gibi tatlı su da sonsuz değildir. İnsanların beslenebilmesi için yeterli ve güvenilir gıda üretiminin yanı sıra sulama suyuna ve temiz suya olan ihtiyaçta artıyor.
    Güvenli içme suyu ve insan sağlığını garanti altına alacak hijyen ve gıda güvenliği standartlarının sağlanması için kirlenmemiş tatlı su kaynaklarına ihtiyaç vardır. Tarımsal ve evsel su talebinin artmasının yanında gelişen sanayi sektöründe de su talebinin artması su kullanımında sektörler arasında rekabete yol açıyor. Günümüzde 2,4 milyar insan su sıkıntısı çeken ülkelerde yaşıyor. Ayrıca küresel nüfusun yaklaşık yüzde 10’u da yüksek ve kritik su sıkıntısı çeken ülkelerde bulunuyor. Ülkemizde kişi başına düşen yıllık su miktarı 2000 yılında 1652 metreküp iken, 2022 yılında ise 1322 metreküpe düştü. Mevcut durumda ülkemiz yıllık kişi başına düşen 1322 metreküp ile su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor ve hızla su fakiri ülke konumuna ilerlediğimiz görünüyor.
    “GIDA İÇİN SU OLMAZSA OLMAZDIR”
    Dünyada 171 milyon hektar sulanan tarım arazisi bulunuyor. Tatlı suyun yüzde 71,64’ü tarım, yüzde 15,08’i sanayi ve yüzde 13,28’i içme suyu olarak kullanılıyor. Ülkemizde ise 112 milyar metreküp olan su potansiyelimizin 57 milyar metreküpünü kullanıyoruz. Bu miktarın yüzde 77’si yani 44 milyar metreküpü tarımsal sulamada ve geri kalan 13 milyar metreküpü ise içme, kullanma ve sanayi suyu olarak değerlendiriliyor.
    Tarımda kullanılan suyun diğer sektörlere göre yüksek olması sadece ülkemize özgü bir husus değildir, birçok ülkede benzer durumlar söz konusudur. Tarıma yönelik küresel su talebinin 2050 yılına kadar yüzde 35 oranında artması bekleniyor. Sınırlı su kaynaklarının tüm sektörlerde çevreyle uyumlu bir şekilde etkin kullanılması gerekiyor.
    Ülkemizde yenilikçi teknolojilerin benimsenmesi, mevcut sulama altyapısının rehabilitasyonu ve modernizasyonu da dahil olmak üzere su verimliliğini artıran teşvik edici uygulamalara öncelik verilmelidir. Ülkemizde ekonomik olarak sulanabilir alan 8,5 milyon hektar olup, 6,96 milyon hektar alan sulamaya açıldı. Sulamaya açılan alanda artış olmakla birlikte 1,54 milyon hektar alanda sulama altyapısı tamamlanmadı. Ekonomik nedenler, su kaynağı ve tesis yetersizliği, topoğrafya yetersizliği, arazinin parçalı olması gibi nedenlerden dolayı tarım alanları yeterince sulanamıyor. Ancak sulama alt yapısı tamamlanmamış tarım arazilerinin suya kavuşturulması gıda güvenliğimiz için oldukça önemlidir.
    Ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması, toplumun, gençlerimizin ve çocuklarımızın sağlıklı ve kaliteli beslenmesi, tarımımızın uluslararası alanda rekabet edebilecek doğrultuda sürdürülebilir bir şekilde gelişebilmesine bağlıdır. Tarım sektörü olmadan sofralarımızda üç öğün tükettiğimiz gıdayı üretemeyiz. Bu nedenle, ülkeyi yönetenlerin tarım sektörüne daima pozitif ayrımcılıkla bakması ve imkânların bu şartlarda sunulması gerekiyor. Tarım sektörünün sorunları çözülmeli, gerekli yatırımlar yapılmalı ve desteklenmelidir.” diye konuştu.

  • Amasya Fatih İlkokulu, üç Avrupa ülkesinden okullarla proje ortağı oldu. Projeyle okullarda sosyal girişimcilik becerisini geliştirerek çevre sorunlarına çözümler bulunması amaçlanıyor.

    Amasya Fatih İlkokulu, üç Avrupa ülkesinden okullarla proje ortağı oldu. Projeyle okullarda sosyal girişimcilik becerisini geliştirerek çevre sorunlarına çözümler bulunması amaçlanıyor.

    Türkiye, Slovenya, Yunanistan ve Fransa’dan katlımın sağlandığı projenin ilk durağı Fransa’nın başkenti Paris oldu. Berrak Sarıçam’ın koordinatörlüğünde beş gün süren eğitim programına Fatih İlkokulundan 4 öğretmen katıldı. Öğretmenler ülkelerindeki eğitim programı uygulamaları konusunda deneyimlerini paylaştı. Konuk öğretmenler Paris’in kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu.
    Fatih İlkokulu, Erasmus+ programı okul eğitiminde küçük ölçekli ortaklıklar (KA210SCH) kapsamında ‘In The Economy Of Nature The Currency Isn’t Money Yet Living’ adlı proje çerçevesinde ortaklarını Amasya’da konuk edecek

  • Amasya’yı en çok Endonezyalılar ziyaret etti

    Amasya’yı en çok Endonezyalılar ziyaret etti

    2023 Yılının ilk 9 ayında Amasya’yı ziyaret eden 11 bin yabancı turistin başını Endonezyalılar çekti.

    8 bin 500 yıllık tarihiyle yabancı turistlerin Türkiye rotalarında bir durak haline gelen Amasya’yı 2023’ün ilk 9 ayında 11 bin 401 yabancı turist ziyaret etti. Amasya’ya yaklaşık 100 farklı ülkeden gelen 11 bin 401 yabancı turistin 844’ünü Endonezyalılar oluşturdu.

    Bu yıl Ocak Eylül ayı dönemlerinde 11 bin 401 yabancı turist Amasya’yı ziyaret etti.

    Bu turistlerin başında Endonezyalılar bin 844 kişi ile başı çekti. Endonezyalıları bin 309 kişi ile Rusyalılar takip etti. Üçüncü sırayı ise 897 kişi ile Almanyalılar aldı. İranlılar 728 kişi ile dördüncü sırayı alırken, Yunanistanlılar 573 kişi ile beşinci sırada yer aldı.

  • Jandarmadan Motosiklet Denetimi

    Jandarmadan Motosiklet Denetimi

    Amasya İl Jandarma Komutanlığı trafik timleri tarafından 58 motosiklet ve sürücüsünü denetlendi.

    İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde bulunan karayolu ağında Trafik Jandarması Timleri tarafından Motosiklet ve motorlu bisikletlere yönelik özel denetim yapıldı. 58 araç ve sürücü trafik kontrolüne tabi tutularak denetlendi. Sürücü ve yolculara motosiklet ve motorlu bisikletlerin güvenli kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı. Denetimlerin artarak devam edeceği öğrenildi.