Blog

  • AMASYA KURAK COĞRAFYALARIN UMUDU OLUYOR

    AMASYA KURAK COĞRAFYALARIN UMUDU OLUYOR

    Amasya İl Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Amasya şubesinin başlattığı kampanya ile Amasya kurak coğrafyaların umudu oluyor.Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, “Siz Amasyalı hemşerilerimizin destekleriyle 1. Su kuyumuzu Benin Cumhuriyetinde açmıştık. 2. su kuyusu 22 Mart Dünya Su Gününde kurak coğrafyalara bereket olacak. Amasyalı hemşerimizin katkılarıyla Somali, Tanzanya, Suriye, Togo, Uganda, Zimbabve, Afganistan, Benin, Burkina Faso, Çad, Fildişi Sahili, Filistin, Gana ve Gine’de su kuyularımızı açacağız. Unutmayalım ki su hayattır, Suyun olmadığı yerde hiçbir canlı yaşayamaz. Buradaki insanlara yardım elimizi uzatmamız lazım. Desteklerinizi 22 Mart 2022 tarihine kadar belirtilen hesap numarasına yatırabilirsiniz.” Dedi.Vatandaşlar, Vakıfbank Amasya Şubesi Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi TR68 0001 5001 5800 7315 1489 58 nolu hesap numarasından destek olabilir.

  • KAMU SEN AMASYA ŞUBE BAŞKANI DÜMEN: “RUSYA UKRAYNA GERİLİMİ DİPLOMASİ İLE ÇÖZÜLMELİ”

    KAMU SEN AMASYA ŞUBE BAŞKANI DÜMEN: “RUSYA UKRAYNA GERİLİMİ DİPLOMASİ İLE ÇÖZÜLMELİ”

    Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan ve savaşa dönüşen gerilim hakkında görüşlerini açıklayan Türkiye Kamu-Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, uluslararası hukuku ve anlaşmaları hatırlatarak, iki ülke arasında yaşanan sorunun diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini söyledi.Başkan Dümen, “Bölgemizde var olan gerginlik ve istikrarsızlık Rusya-Ukrayna çatışmasıyla yeni bir boyuta evrilmiştir. Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir devletin emperyal amaçlarla başka bir devlete saldırmasını, egemenlik haklarını, uluslararası hukuku ve anlaşmaları yok sayarak egemen bir devletin topraklarını ilhak etmesini kabul edilemez buluyoruz.Bu çatışmanın Rusya dahil hiçbir ülkeye ve hiçbir topluma bir fayda sağlamayacağı, Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle bir ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaşın bir cinayet olduğu inancını taşıyoruz. Uzun zamandan beri savaşların, kan ve göz yaşının merkezi haline getirilmiş olan bölgemizde artık masumların ve sivillerin hayatlarına mal olan savaşların son bulması, barışın ve huzurun hüküm sürmesi arzusundayız. Bundan 100 yıl kadar önce benzer amaçlarla işgale maruz kaldığımız ve hala bir kısım çevrelerin topraklarımızda gözü olduğu hesaba katıldığında, tüm devletlerin topraklarını ve özgürlüklerini savunma hakkı olduğunu ifade ediyoruz. İnsanlığın zor bir dönemden geçtiği bu günlerde yalnızca bölgemizi değil bütün dünyayı karanlık ve belirsiz bir sürece doğru sürükleyen Rusya’yı bu çılgınlıktan derhal vaz geçmeye, ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına saygı göstermeye davet ediyor, sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.” diye konuştu.

  • İL MÜFTÜSÜ AYVAZ ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ

    İL MÜFTÜSÜ AYVAZ ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ

    Amasya İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Şehit Ahmet Özsoy İmam Hatip Lisesinde okuyan öğrencilerle bir araya gelerek söyleşi yaptı.Müftü Ayvaz, “Sevgili gençler, biz sizlere eğitim hayatınızda destek olmak istiyoruz, sizleri mesleki açıdan yetiştirmek istiyoruz, bunun için imkanlarımızı seferber ediyoruz, sizlerden düzenli olarak Meal, Tefsir, Hadis okumaları yapmanızı, Kur’an okumanızı, Diyanet İşleri Başkanlığının süreli yayınlarından olan ve gençlere hitap eden Geçerken dergisini takip etmenizi, içeriğini dikkatlice okumanızı sizlerin daha donanımlı olarak yetişmenizi istiyoruz.” dedi.Gençlerle birebir ilgilenen İl Müftüsü Durmuş Ayvaz ardından gençlerin talep ve isteklerini dinleyerek,programın hazırlanmasında emeği geçen okul müdürü Abdullah Avcı ve ekibine teşekkür etti.

  • ELİAÇIK: “HOCALI SOYKIRIMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    ELİAÇIK: “HOCALI SOYKIRIMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Memur Sen Amasya İl Temsilcisi Recep Eliaçık, “Hocalı soykırımını unutmadık, unutturmayacağız” dedi.Eliaçık, “Soykırım; ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününü ya da bir bölümünü yok etmek amacıyla girişilen kasti ve organize her tür eylemin adıdır. Bir insanlık suçudur. Dünyanın farklı yerlerinde defalarca işlenmiş ve işlenmeye devam etmektedir. Özellikle Batılı devletlerin soykırım tarihi oldukça kabarıktır. Kuzey Amerika’da, Almanya’da veya Cezayir’de yaşananlar tam birer soykırım örneğidir. Amerika, tarihin en kanlı soykırımını yapmıştır. Milyonlarca Kızılderili yok edilmiştir. Vietnam’da Vietnamlılar katledilmiştir. Fransızların Cezayir’de yaptıklarının ABD’den geri kalır bir tarafı yoktur. Fransızlar Cezayir’de bir milyondan fazla insanı katletmiştir. Bu suç, 30 yıl önce Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında da işlendi Kadın veya erkek, genç ya da yaşlı demeden yüzlerce insan dünyanın gözü önünde katliama uğradı. Masum insanların katledilmesine karşı dünya kahreden bir sessizliğe büründü; adeta üç maymunu oynadı. Biz ise unutmadık; aklımıza, kalbimize kazıdık, bu acıyı. Çünkü unutmak ölmektir; tekrara davetiyedir. Ne diyordu bilge kral, “Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”Tarihte bugün, 26 Şubat 1992 tarihinde Ermeni güçleri, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde Hocalı kasabasına saldırdı. Bu kasabada modern vahşetin her türlüsü yaşandı. Kasabada Azerbaycan askeri veya silahlı gücü yoktu. Köy sakinleri kendilerini koruyabilecek durumda da değildi. Ancak Ermenistan güçleri, kadın çocuk, genç yaşlı demeden önüne çıkan herkesi vahşice öldürdü. Resmî açıklamalara göre, 613 Azerbaycan vatandaşı can verdi. Ölenler arasında 106 kadın, 83 çocuk da vardı. Daha yeni doğan beşikteki çocuklar bile öldürüldü. Yaşananlar, tam bir soykırımdı. İnsan Hakları İzleme Örgütü bu gerçeği; “Dağlık Karabağ’ın işgali sırasında en kapsamlı sivil katliam Hocalı’da yaşandı” ifadesiyle ortaya koydu.Soykırıma sadece İnsan Hakları İzleme Örgütü tanıklık etmedi; gazeteciler de yaşanan dehşeti bütün açıklığıyla gördüler ve tarihe not düştüler. Onlardan biri de Ermeni gazeteci Daud Kheriyan’dır. Kheriyan, Haç’ın Hatırı İçin adlı kitabında yaşananları şöyle anlatır: “…gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın bir kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azerbaycanlı sivil ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı.” Yaşananlar, insanlığın kalbinin nasıl çölleştiğini ifşa eder niteliktedir.Hocalı Katliamının sorumlusu olan birliklerin başındaki iki liderden biri Serj Azati Sarkisyan’dır. Sarkisyan, sonradan Ermenistan Başbakanı ve Devlet Başkanı olur. Yıllar sonra yapmış olduğu açıklama, soykırımın itirafı niteliğindedir; “Azerbaycanlılar Ermenilerin sivil halka karşı katliam yapmayacağını düşünmekteydiler. Biz bunu Azerbaycanlılara şaka yapmadığımızı göstermek amacıyla ibret olsun diye yaptık.”O idealize edilmiş değerler Hocalı’da kadınları tecavüzden, çocukları ve yaşlıları ölümden korumadı. Dünya sessiz kaldı Hocalı’ya; 3 yıl sonra Bosna’da sessiz kalacağı gibi… Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de ve on yıllardır Filistinlilere zulmeden İsrail’e karşı sessizliğe gömülmesi gibi. Biz millet olarak o gün kurbanların sesi olduk. Hocalı’da soykırıma tabi tutulan o masumların aziz hatırasına sahip çıktık. Daima hatırladık. Bu kavrayış ve idrak, soykırımın üzerinden 28 yıl geçtikten sonra işgalin ve soykırımın hesabının sorulmasıyla sonuçlandı. Türkiye’nin güçlü desteğiyle kardeş Azerbaycan, Karabağ’ı Ermeni işgalinden kurtardı. ‘Tek millet iki devlet’ bilinciyle Türkiye ile Azerbaycan’ın acıda ve sevinçte birlik olma dirayeti Karabağ’da zafer getirdi.Büyük Memur-Sen camiası olarak Hocalı soykırımının yıl dönümünde failleri lanetliyor, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Karabağ işgalini sonlandıran zaferi tebrik ediyoruz.” Diye konuştu

  • VALİ MASATLI GÖKHÖYÜK TARIM İŞLETMESİNİ ZİYARET ETTİ

    VALİ MASATLI GÖKHÖYÜK TARIM İŞLETMESİNİ ZİYARET ETTİ

    Gökhöyük Tarım İşletmesinde Yerli Bafra Irkı Koyunların bu yıl 6 bin kuzu doğurması bekleniyor.İşletmeyi ziyaret eden Amasya Valisi Mustafa Masatlı, doğum süreçlerine dair bilgiler aldı.İşletmede bu yıl 5500-6000 arası kuzu doğumu beklendiğini vurgulayan Vali Mustafa Masatlı, işletmedeki çalışmaların yerli ırkın geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.Vali Masatlı çoklu doğum özelliğiyle bilinen Bafra Irkı koyunların 4’üz, 5’iz ve 6’ız doğurabildiğini belirterek bu çoklu doğumlar bizi ayrıca mutlu ediyor dedi.

  • AMASYA’DA TOPLAM AŞI SAYISI 728 BİN 142 OLDU

    AMASYA’DA TOPLAM AŞI SAYISI 728 BİN 142 OLDU

    Covid-19 ile mücadele kapsamında Amasya’da yapılan toplam aşı sayısı 728 bin 142 oldu. 1.Doz uygulanan aşı sayısı 265 bin 12, 2. Doz uygulanan aşı sayısı 255 bin 382 olurken, 3. Doz aşı 157 bin 821 ve 4. Doz uygulananların aşı sayısı 46 bin 367 olurken 5. Doz 3 bin 560 oldu.Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, “Amasya’da Covid-19 ile mücadele kapsamında toplamda 1. Doz, 2.doz, 3. Doz, 4. Doz ve 5. Doz olmak üzere 728 bin 142 aşı yaptık. 280 bin 769 hedef nüfusumuzun ilk dozda yüzde 97’sini, ikinci dozda 87,3’ünü aşılamış olduk. Ülke genelinde 2. Doz aşı yapılan 3. Şehir konumundayız. Tabi ki hedefimiz aşılamada ülke genelinde birinci olmak.Elimizdeki en güçlü silahımız aşıdır. Sırası gelen vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyoruz. Hatırlatma dozlarımızı yaptırmayı ihmal etmeyelim. Unutmamalıyız ki hep beraber tedbirlere uyarak ve aşımızı olarak Covid-19’u aşacağız ve yeneceğiz. Hedefimiz Amasya’da yüzde 100 aşı yapmak.”diye konuştu.

  • AMASYA BELEDİYESİ “YILIN YAŞANABİLİR KENT ÖDÜLÜ”NÜ ALDI

    AMASYA BELEDİYESİ “YILIN YAŞANABİLİR KENT ÖDÜLÜ”NÜ ALDI

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Kristal Şehir ve Başarı Ödül Töreni’nde “Yılın Yaşanabilir Kent” Ödülünü aldı.Türkiye’nin en güzel şehirlerinden olan Amasya’ya belediyecilik dokunmaktır, düşünmektir, hissetmektir ve aşkla sorunlara odaklanmaktır sloganıyla hizmet eden Amasya Belediyesi, Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de gerçekleştirilen Kristal Şehir ve Başarı Ödül Töreni’nde “Yılın Yaşanabilir Kent” Ödülü”nü aldı. ‘AMASYA SEVGİ ŞEHRİDİR’Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ödül töreninde yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;“8500 yıllık bir tarihe sahip ve 14 medeniyete ev sahipliği yapan Amasya’mız ilimin merkezi, bilimin eşiğidir. Yine fetret devrinde Çelebi Mehmet tarafından Osmanlı’nın kurulmasına vesile olmuş, bir hoşgörü şehridir. Ayrıca Osmanlı döneminin 7 tane kudretli padişahı Amasya’da yetiştirmiştir. Tarihte bu kadar büyük role sahip olmasının yanı sıra Amasya sevgi şehridir. Ferhat İle Şirin aşkının yaşandığı şehir Amasya’dır. Amasya’yı anlamak için aşık olmak lazım. Bu sebepten dolayı Amasya’yı görmemişseniz en güzelini görmemişsinizdir.” Başkan Sarı’nın konuşmasının ardından Black Bruintr sponsorluğunda, Ratel medya ve Luna medya ortaklığında sanat, siyaset ve iş dünyasından önemli isimlere belirlenen kategorilerde ödülleri verildi. Ödül törenin ardından Türk müziğinin güçlü sesi Ebru Yaşar seslendirdiği birbirinden güzel şarkılarla katılımcılara coşkulu anlar yaşattı. Ödül töreni hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından son buldu.

  • KIZILAY’DAN UKRAYNA’YA İLK YARDIM TIRI KONVOYU

    KIZILAY’DAN UKRAYNA’YA İLK YARDIM TIRI KONVOYU

    Türk Kızılay Amasya Şube Başkanı Mahmut Albayrak, “Kızılay’ımız tarafından Ukrayna’ya 5 tırlık ilk yardım konvoyunun yola çıktı.” dedi. Başkan Albayrak, Kızılay’ımız tarafından Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatı başlatmasının ardından Ukrayna Kızılhaçı’na “Her türlü insani yardıma hazırız” mesajı verildi dedi. Başkan Albayrak, “Gün içinde yaşanan gelişmelerin ardından Ukrayna Kızılhaçı ortaya çıkan insani ihtiyaçların karşılanması için Türk Kızılay’dan destek istedi. Bu talepten sonra harekete geçen Kızılay, acil olarak yola çıkmak üzere 5 TIR insani yardım malzemesini hazır hale getirdi. Ukrayna’daki acil insani ihtiyaçlar için bölgeye bir insani yardım konvoyu çıkartıldı. Kızılay ekibimiz depo çadırları, evlerini terk etmiş insanlara yönelik afet barınma çadırları ve tahliye olan vatandaşlara da destek verecek seyyar ikram araçları ile bölgeye hareket etti.” ifadelerini kullandı.İçerisinde 210 metrekarelik genel maksat çadırları, ailelerin barınmaları için afet çadırları, yatak, battaniye, çocuk battaniyesi, uyku tulumu gibi acil insani yardım malzemelerinin bulunduğu 5 TIR Ukrayna’ya doğru hareket etti.

  • AK PARTİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI GALİP UZUN’UN 28 ŞUBAT MESAJI

    AK PARTİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI GALİP UZUN’UN 28 ŞUBAT MESAJI

    25. yılını geride bırakan ve “post-modern” darbe olarak adlandırılan 28 Şubat süreci, milletimizin inancına, iradesine, değerlerine, insan haklarına, demokrasiye ve özgürlüklere yapılan fiili bir darbedir. Motivasyonunu 27 Mayıs darbesinden alan 28 Şubat; bir darbenin tarihi olduğu gibi vesayetin, antidemokratikliğin, karanlık bir zihniyetin de ismi olarak tarihe geçmiştir.28 Şubat’ta sözde “irtica tehdidi” ile medya, darbeci zihniyete ram olarak “Topyekün Savaş” manşetleri atmış, Ankara sokaklarında tanklar yürütülmüş, anti-demokratik MGK kararları alınmış, “demokrasiye balans ayarı” denilerek dönemin hükümeti istifaya zorlanmıştır. “1000 yıl sürecek” dedikleri 28 Şubat Post-Modern darbesi ile insanlar ayrımcı, ötekileştirici, insan haklarına aykırı uygulamalara maruz bırakılmış, milyonlarca insanın hayatı karartılmıştır.Kadınlarımız ve genç kızlarımız, ne acıdır ki bu karanlık sürecin en büyük mağdurlarından olmuştur. Darbecilerin kurduğu ikna odalarında nice kadın, inançları hiçe sayılarak horlanmış ve baskıya maruz kalmıştır. Başörtüleri açılmaya zorlanmıştır. Bu odalarda psikolojik baskılara maruz bırakılan kızlarımızın çoğu üniversitelerdeki, liselerdeki eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmış ve etkisi bugün dahi süren travmalar geçirmiştir. Getirilen kanunsuz başörtüsü yasağı ile kadınların çalışma hayatında var olmaları engellenmiştir.Siyasi görüş ve inancından dolayı insanların; çalışma, eğitim, ibadet, düşünce ve ifade özgürlükleri gibi temel hakları ellerinden alınmıştır. Ülkesi, milleti için çalışan ve üreten sermaye dahi kategorize edilerek “Yeşil sermaye” adı altında ötekileştirilmiştir.28 Şubat darbesi, vesayetçi sistemin ilk tezahürü değildir; maalesef sonu da olmamıştır. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi de aynı kaynaktan beslenen vesayetçi sistemin dışa yansıyan bir suretidir. Ülkemizde yaşanan bazı gelişmelere ve dillendirilen, mırıldanılan, hayali kurulan özlemlere bakılırsa 28 Şubat zihniyeti ne yazık ki bazı mahfillerde hala diriliğini korumaktadır. Devletimizin 28 Şubat’ın acılarını sağaltmak ve iyileştirmek adına yaptığı muazzam çalışmalarına rağmen bu zihniyetin söylemleri, eylemleri ve kamuflajlı darbe yılları nostaljileri; kabuk bağlayan yaralarımızı kanatmaktadır.Vesayetçi zihniyetle mücadelemiz biz var olduğumuz sürece devam edecek inşallah. 28 Şubat için “bin yıl sürecek” diyenler unutmasın ki 28 Şubat bin yıl sürmedi; ancak biz 28 Şubat’ı bin yıl geçse de unutmayacağız. Demokrasimize ve Milli İrade’ye her zaman sahip çıkacağız. 15 Temmuz Darbe girişiminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Milletimizle beraber gösterdiğimiz mücadele bunun ispatıdır.Bu vesile ile ülkemizde 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz gibi insan onurunun, insan haklarının, demokrasi ve değerlerimizin hiçe sayıldığı günlerin bir daha yaşanmaması için var gücümüzle çalışmaya devam ediyor, 20 yıldır her şartta ve koşulda özellikle darbeler karşısında yanımızda olan milletimize şükranlarımızı sunuyoruz.Galip UzunAk Parti Merkez İlçe Başkanı