Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Kavaloluğu köyünde samanlıkta çıkan yangın ormanlık alana sıçradı.Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Kavaloluğu köyünde samanlıkta çıkan yangın ormanlık alana sıçradı. Bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde bir samanlıkta henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler şiddetli rüzgarın da etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Yangına önce Taşova Belediyesi ekipleri müdahale etti. Daha sonra Amasya ve Samsun ile Tokat’tan ekipler gelerek söndürme çalışmalarına katıldı. Amasya Belediyesi ekiplerinin müdahale ettiği esnada kaydedilen görüntüler rüzgarın şiddetini ve müdahalenin zorluğunu göz önüne serdi. Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk, ekiplerin seferber edildiği söndürme çalışmalarının rüzgar nedeniyle güçlükle devam ettiğini belirtti.
Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürü Ahmet Kurt, Amasya halkına çağrı yaparak koruyucu aile uygulamasına destek olmaya davet etti.Koruyucu aile hizmetinde amacın korunma ve bakım altında bulunan çocuğun bir ailenin yanında karmaşık ve sorunlu olan dönemini örselenmeden geçirmesi ile normal hayatını devam ettirmesini sağlamak olduğunu belirten İl Müdürü Kurt, kent genelinde 47 koruyucu ailenin yanında 62 çocuğun kaldığına değinip bu sayınının artırılması gerektiğini vurguladı.Düzenlediği basın toplantısında kendisinin de duyarlılığı artırmak adına koruyucu aile uygulamasına katıldığını hatırlatan Kurt, bu ailelere 2020 yılında 1.376.777,74 TL ödeme yapıldığını söyledi.
SARI: ‘HES PROJEMİZİN İHALESİNİ YAPTIK’ Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın öncülüğünde Akdağ’a kurulacak Hidro Elektrik Santralinin ihalesi yapıldı. Sarı; “Akdağ’a kuracağımız HES projemizden üreteceğimiz 1,8 Megavatlık elektrik ile vatandaşlarımızın bütçesini rahatlatmış olacağız” dedi.Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, vatandaşlara içme suyuna yüzde 50 indirim yaparak verdiği müjdenin ardından ihalesi gerçekleştirdiği ve Akdağ bölgesine kurulacak olan HES projesi hakkında da gazetecilere açıklamalarda bulundu. 40 milyon civarında bir maliyeti olan Hidro Elektrik Santralinin yanında ayrıca 5 kilometrelik isale hattı boru yenileme çalışması da yer alacak
‘HİDRO ELEKTRİK SANTRALİ KURULUYOR’ Bu projemizle beraber ‘surda gedik açtık’ Elhamdülillah. Bahsettiğim projemiz Akdağ’ın eteğinden Amasya’mıza gelen suyun merkezine Hidro elektrik santrali kuruyoruz. Bugüne kadar biz konuşunca, bu iş olmaz diyenler, aslında bunun gerçek olacağını bilip te yüreği sızlayanlar da dahil herkes bugün gerçeği gördü. Bugün 11:00’da başlayan ihalemiz, 13:30 gibi sonuçlandı. Çeşitli il ve bölgelerden ihaleye yeterliliği olan 6 tane firma katılım sağladı. Bu firmaların içerisinden 1 firma ihalenin sonuç rakamının kabulüne geldi. Yani ihaleyi almış oldu” diye konuştu.
‘5 KİLOMETRELİK ALANDA BORULAR YENİLENECEK’ Bu ihalenin içerisinde Akdağ suyunun şehre gelişinin olduğu 5 kilometre alanda bulunan isale hattı borusunun değişiminde olduğunu söyleyen Başkan Sarı açıklamasının devamında; “5 kilometre alandaki borunun değişimi ve türbünlerin kurulması dahil olmak üzere hepsini bugün ki ihalede 1 firmanın aldığını buradan duyurmak istiyorum. İhaleyi alan firmaya da hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu.
‘TEK TÜRBÜN ÜZERİNDEN 1,8 MEGAVATLIK ELEKTRİK ÜRETİLECEĞİZ’ Akdağ’a kurulacak Hidro elektrik santralinden 1,8 Megavatlık elektrik üretileceğini belirten Sarı; “Eskiden 4 türbün üzerinden bu sonuca ulaşıyorduk. Şimdi ise en son modern teknolojiye göre uygulanmış, tek türbün üzerinden aynı işlemi gerçekleştirmiş olacağız. İnşallah buradaki elektrik üretimimizle beraber, suyu neden yüzde 50 ucuzlattınız, parayı nereden bulacaksınız diyenlere de bu projemiz ile cevap vermiş olduk. Aylık 2 milyon toplanan ve yüzde 50 indirim yaptıktan sonra 1 milyona düşen su gelirimizi, kuracağımız Hidro elektrik santralinden elde edeceğimiz 1 milyon gelir ile dengelemiş oluyoruz” ifadelerine yer verdi.
‘AKDAĞ’IN ETEĞİNE SU PAKETLEME ÜNİTESİ KURULUYOR’ İleri ki süreçte Akdağ’ın eteğine su paketleme ünitesi kuracaklarını vurgulayan Başkan Sarı sözlerine şu şekilde devam etti; “Kurduğumuz tesisimizde Akdağ suyunu paketleyip, vatandaşımızın hizmetine sunacağız. Daha sonra ki süreçte bu tesisten elde edilen mamullerin belki ihracatını da yapma fırsatımız olacak.”
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, AK Parti Amasya Gençlik Kolları’nın 6. Olağan Kongresine katılım sağladı. AK Parti Amasya Gençlik Kolları 6. Olağan Kongresini Yeni Amasya Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirdi. Kongreye AK Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya’nın daveti üzerine Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’da katılım sağladı. Sarı’ya burada MHP Amasya İl Başkanı Şuayip Ak, MHP Amasya Merkez İlçe Başkanı Oğuzhan Yetik, MHP Belediye Meclis Üyesi Celil İnce, Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Şahin ve Ali Özel ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Muammer Tufanoğlu eşlik etti. AK Partinin 19 yıldır iktidarda olmasının sorumluluğuyla ve yaslandığı bin yıllık medeniyetin karakteriyle hareket eden bir parti olduğunu söyleyen AK Parti Amasya Gençlik Kolları Başkanı Uğur Sarı konuşmasında şunları söyledi; “Türkiye siyasetinin merkezini temsil eden bir partidir. Partimiz, başta siyaset olmak üzere altyapı, ulaşım, sağlık, adalet, eğitim ve savunma sanayii gibi birçok alanda farklı ve aydınlık yürüyüşü devam etmektedir ve edecektir. Biliyoruz ki, günün akşamında ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmeyenler, yarınların mimarı olamazlar. Şükür ki, gençliğimiz ve milletimiz şunu çok iyi biliyor; bu ülkede bir hizmet yapılacaksa BUNU BU ÜLKENİN GENÇLİĞİ YAPAR, AK Parti yapar, RECEP TAYYİP ERDOĞAN yapar. Gençliğin her daim destekçisi olduğunu, gençliğe siyasette yer vermenin ustalığın şiarından olduğunu her fırsatta dile getiren partimiz, bugün bu sözleri hayata geçirmiş, gençliğe siyasetin her kademesinde yer vermiş bulunmaktadır. Ne mutlu ki, verdiği kıymeti sözlerle sınırlı kalmayan, sözlerini tutan bu partinin EN GENÇ mensuplarıyız. Kongrelerimiz, ortak bir duygu, inanç ve özgüven oluşturulması için kıymetli etkinliklerdir. İşte bu duygularımızı bir kez daha kongrelerimiz sayesinde paylaşma imkânı bulmuş oluyoruz. İnancımız var, umudumuz var, imkânımız var. Başaracağımıza inanarak AMASYA’MIZ için, TÜRKİYE için hep birlikte inandığımız yolda yürüyeceğiz. Bu vesileyle geçmiş dönemlerde yönetimlerimizde yer almış şuan yine bizlerle olan değerli kardeşlerimize ve büyüklerimize emeklerinden ötürü teşekkür ediyor, aramıza yeni katılacak arkadaşlarımıza AK Parti Siyasetine hoş geldiniz diyorum. Kongremiz İlimize, ülkemize ve insanlığımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Allah Yar ve Yardımcımız Olsun” dedi.
Amasya’da yaşayan Güray Lap, topladıklarının yanı sıra sınırları aşıp çeşitli ülkelerden de getirttiği 400’e yakın sayıdaki gazoz kapaklarıyla ilginç bir koleksiyon oluşturdu.Amasya’da yaşayan Güray Lap, topladıklarının yanı sıra sınırları aşıp çeşitli ülkelerden de getirttiği 400’e yakın sayıdaki gazoz kapaklarıyla ilginç bir koleksiyon oluşturdu.Çevresindekilerin kendisine ‘antikacı’ olarak seslendirdiğini belirten 26 yaşındaki Lap, “Ailem, çeşitli koleksiyoncular, yurt dışında yaşayan ve giden arkadaşlarımın sayesinde Türkiye’nin yanı sıra Amerika, Avrupa ile Asya’daki birçok ülkeden çeşitlerim var. Farklı kapak gördükleri zaman ya da seyahatlerinde içtikleri içeceklerin kapaklarını bana getiriyorlar” dedi.Resim alanındaki üniversite eğitimine devam etmekte olup evinin bir bölümünü atölyeye dönüştüren Lap, fabrikaların hatalı imal ettiği gazoz kapaklarının da tıpkı para gibi koleksiyon yapan kişiler tarafından çok değerli görüldüğüne değinerek koleksiyonundaki kapak sayısının artırıp ömrünün sonuna kadar sergilemek istediğini söyledi.
Amasya Ticaret ve Saanyi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Covid 19 nedeniyle geçici süreliğine faaliyetleri durdurulan bazı iş yerlerinin vergileri ertelendi. Bu olumlu yaklaşım için teşekkür ediyoruz dedi.Başkan Kırlangıç konu ile ilgili gazetemize yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Covid 19 nedeniyle geçici süreliğine faaliyetleri durdurulan bazı iş yerlerinin vergileri ertelendi. Bu olumlu yaklaşım için teşekkür ediyoruz. Başta lokantalar olmak üzere faaliyetleri kısıtlanan tüm iş yerlerinin de bu kapsama alınmasını, HES kodu ile açılmalarını istiyoruz.” Diye konuştu.
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Amasya’ya 2 yeraltı barajı yapılacak.Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Amasya’ya 2 yeraltı barajı yapılacak.Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü Amasya’ya yaptığı yatırımlarla devasa projeleri hayata geçiriyor. Depolama, sulama ve toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak, vatandaşları ve tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak, hidroelektrik enerji santralleri ile ülkeyi dışa bağımlı olmaktan kurtarmak için tüm gücüyle çalışan DSİ, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla suyun her damlasına sahip çıkıyor.“Amasya’mıza 3 baraj ve 2 gölet kazandırdık”Karadeniz ve ülke tarımının en önemli illerinden biri olan Amasya’da, ziraatın daha da gelişmesi için son 18 yılda kente 665 milyon 261 bin 967 TL yatırım yaptıklarını vurgulayan DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, 3 baraj ve 2 gölet inşa ettiklerini açıkladı. Yıldız, “55 metre yüksekliğinde ve 1,75 milyon m3 su biriktirme hacimli Amasya Ziyaret Barajı’nı hizmete aldık. Ayrıca; Değirmendere Barajı ile 2 bin 420 dekar, Yassıçal Barajı ile de 960 dekar zirai araziyi suya kavuşturduk. Diğer taraftan Amasyalı vatandaşlarımız ve çiftçilerimizin kalkınması için baraj, gölet ve sulama tesislerinin önemi çok fazla. Dolayısıyla Amasya’nın su kaynaklarını değerlendirmek için bütün ilçelerimize yeni baraj ve göletler inşa ediyoruz. Şu anda 5 barajın (Amasya Merkez Duruca Barajı, Aydınca Barajı, Gümüşhacıköy Beden Barajı, Gümüşhacıköy Saraycık Barajı ve Ziyaret Saraycık Barajı) yapım çalışmaları devam ediyor” dedi.2 adet yeraltı barajı2 adet yeraltı barajı planlama çalışmalarının devam ettiği bilgisini veren Yıldız, “Baraj ve gölet çalışmalarımızın yanında düşük maliyet ve daha az su kaybı sağlayacak olan yeraltı barajı inşa çalışmalarımız kapsamında Amasya ilimizde 2 adet depolama tesisi çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.“Amasya’nın mümbit topraklarını sulamaya açıyoruz”Son 18 yılda inşa edilen sulama projeleri hakkında da açıklama yapan Yıldız, “Tamamlanan 10 sulama tesisleri ile 122 bin 600 dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Böylece Amasya ilimizdeki toprakları daha bereketli hale getirdik ve çiftçilerimize yıllık 75 milyon TL ilave zirai gelir artışı sağladık” şeklinde konuştu.“61 bin 760 dekar arazide inşaat çalışmaları devam ediyor”Amasya için sulamanın öneminin çok büyük olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Bunun için 61 bin 760 dekar araziyi sulayacak 3 adet sulama tesisi (Aydınca Barajı Sulaması, Duruca Barajı Sulaması ve Geldingen Ovası Sulaması 3. Kısım) inşaat safhasındadır. Bu sulama tesislerinin hizmete girmesiyle birlikte Amasya, zirai üretimde ülkemizin söz sahibi illerinden biri olacaktır. Taşkın koruma tesisleriyle halkımızı ve toprağımızı koruduk. Amasya’da taşkın riskini azaltmak için son 18 yılda tamamlanan 68 adet taşkın koruma tesisi ile Amasya şehir merkezi ile 85 yerleşim yeri ve 1725 dekar arazinin taşkın kontrolünü sağladık. 2 adet taşkın koruma tesisinin de inşaat çalışmaları sürüyor” ifadelerini kullandı.“Toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlıyoruz” diyen DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız açıklamasını şöyle tamamladı:“2003 yılından bugüne kadar, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında 6 adet iş tamamlanarak 734 bin 71 dekar alanda arazi toplulaştırma tescili yapılmıştır. Amasya ilinde 69 adet yerleşim birimi, arazi toplulaştırmasından faydalanmaktadır.”
Pandemi sürecinde çocukların sanal eğitimde fiziksel eğitimdeki kadar aktif olamaması sebebiyle kısmimotivasyon sorunu yaşadığına değinen Amasya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet KURT; bu dönemde derse yeterince ilgi göstermediklerinden sebeple çocuklarından hayıflanan ailelerin aynı sorunu dijital karnelere karşı gösterdikleri tepkide kendilerinin de yaşadığını söyleyerek, aileler fiziksel karneye karşı verdikleri heyecanı dijital karneye karşı gösteremedi dedi.Bu durumun hem iyi hem de kötü olduğunu belirten İl Müdürü Ahmet KURT; iyi çünkü olumsuz ve abartılı tepkilerin hafiflemesi çocuk açısından iyi, kötü çünkü sadece çocukların değil derse karşı ailelerin de motivasyonunun düştüğünün bir göstergesidir. Karne, çocuklarımızın eğitim öğretim dönem sonu değerlendirmesidir.Bu değerlendirmeyi bir zeka göstergesi olarak algılamak yanlış olur. Karne döneminde akademik yönden başarılı çocukların sevinci ile aynı başarıyı gösteremeyen çocukların hüznü bir arada görülür. Gönül karne günü hiçbir çocuğun kırgınlık yaşamasını, üzülmesini istemez ancak bir eğitim öğretim döneminin performans değerlendirmesi de gereklidir. Aileler dönem boyunca izlediği doğru tutumla çocuğun karne nedeniyle psiko-sosyal açıdan örselenmesinin önüne geçebilir. Peki doğru tutum nedir? Çocuğun derslere ayırdığı zamanının ve gayretinin desteklenip ödüllendirilmesidir. Böyle bir ödül sistemi zaten çocuğun çalışmasını sistemleştirecek, sistemli çalışma da beraberinde başarıyı getirecektir. Çocuğun takdir ya da teşekkür belgesi alması ona alınacak bisikletin ya da ona sunulacak tatilin ön koşulu olmamalıdır. Ancak istendik düzeyde çalışma süre ve çabaları için ödüllendirme yapılabilir. Başarı, çalışma ve zeka üzerine yapılan araştırmalarda başarıyı etkileyen faktörler açısından çalışmanın zekâdan daha önemli bir faktör olduğu sonucu çıkmıştır. Çocuğun başarılı olması çoğu zaman sistemli düzenli ve gayretli çalışmasından geçer ama her zaman “çalışma” “başarı” ile sonuçlanmayabilir. Çocuk irade gösterip, çalışıp üzerine düşeni yapar ve başarılı olamazsa karne onun için bir yıkım olur. Tam da bu noktada doğru aile tutumu devreye girer ise çocuğun örselenmesinin, hatta istenmeyecek kötü yollara başvurmasının önüne geçilir. Bununla birlikte çocuğa sunduğumuz sevginin de hiçbir ön koşula sahip olmadığını onlara hissettirmeliyiz. Çocuk kendi iç dünyasında “başarılı olamazsam annem ya da babam beni sevmez!” diye düşünmemelidir. Ailelerin çocukları söz konusu olduğunda odaklanacağı tek kavram ders notu başarısı olmamalıdır. Aksi durumda eğitim öğretimin sadece öğretim kısmına odaklanmış olurlar. Korunma ve bakım altında bulunan çocuklarımızın ders başarısını önemsiyoruz ama bu önemsememiz bizde kapasitelerinin üzerinde bir beklenti oluşturmuyor, zira çocuklarımıza her şeyin ders başarısından ibaret olmadığını, iyi insan olmanın başarılı insan olmak kadar önemli olduğunu vurguluyoruz bize emanet edilen çocuklara sunduğumuz sevgide karne başarısını bir ölçüt olarak koymuyoruz” dedi.
Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde Gelecek partisi Genel Başkan yardımcısı Sayın Selçuk Özdağ,Yeni çağ gazetesi Ankara temsilcisi Orhan Uğurlu, televizyon proğramcısı Afşin hatipoğlu’ na peş peşe saldırılar oldu. Bu saldırıları kişilere yapılmış bir saldırı olarak görmüyoruz.
saldırılar,Siyaset kurumuna yapılmıştır.
Bu saldıralar Türk basınına yapılmıştır.
Bu saldırılar Türk demokrasisine yapılmıştır.
Demokrasinin en asli unsurlarından birisi siyasi partiler ve Özgür basındır. Bir Ülkede siyasilerin can güvenliği olmaz ise bir ülkede gazeteci özgür haberini yapamaz ise köşe yazarları düşüncelerini yazamaz ise demokrasinin işlerliğinden bahsedilemez hukukun üstünlüğü sağlanamaz. Bugün siyasete ve basına yapılan bu son saldırılarda da maalesef iktidar sınavını verememiştir. Tıpkı bundan öncekilerde olduğu gibi. Malum olduğu üzere daha öncede özellikle yeni çağ gazetesine ve yazarlarına karşı sistemli saldırılar oldu. Yine aynı şekilde İyi parti genel Başkanı sayın Meral Akşener’in evi basıldı. Sayın Kılıçtaroğlu’na linç girişimi yapıldı. Bunların hiç birisinde saldırganlar gerekli cezayı almadılar. Tamda bundan cesaretle yine birileri bu son saldırıları yaptılar. Ve yine bu saldırganlar on gündür yakalanmadı. Yakalananlarda salıverildiler.
Buradan uyarıyoruz sayın içişleri bakanının bu olayın aydınlatılmasında izlediği yol tehlikeli ve ülkemizde insan hakları konusunda endişe vericidir. Orhan Uğurlu’ya 3 kişi Sayın Selçuk Özdağ’ a 5 kişi saldırıyor. İç işleri bakanı çıkmış bu bireysel tepkidir diyor. Bu nasıl oluyor sayın Bakan daha saldırganlar yakalanmadan olay aydınlatılmadan elinizdeki hangi delillerle böyle bir açıklamaya yapıyorsunuz?. Bu olaylar sistemli organize olarak yapılmıştır tıpkı bundan öncekilerde olduğu gibi. Sizin göreviniz bunları Türk adaletine teslim ederek olayın aydınlatılmasıdır. Bu kişileri kimler yönlendirdi arkasında ki güçler kimlerdir. Bu olaylarla daha önceki yapılan saldırıların aralarında ne gibi bir bağlantı var. Bütün bunların aydınlatılması için bu failleri adalete teslim etmenizdir.
Bu saldırıları soruşturan savcılar sosyal medyadan tehdit ediliyor. Madem bu olaylar bireysel bir tepki peki neden savcılar tehdit ediliyor. Hukuk devletinde bağımsız yargıyı sağlayacak olan savcılar açıktan tehdit ediliyorsa adaleti kim sağlayacak? Savcıların tehdit edilmesinden daha vahimi ülkeyi yönetenlerin ve hemen hemen her konuya anında refleks veren Sayın Cumhurbaşkanı’ nın içişleri bakanın adalet bakanının hakimler savcılar kurulunun susmalarıdır. Bu savcılar görevlerini nasıl yapacaklar bu baskılar altında. Bu ülkede bir yönetim krizi var. İktidar artık yönetme kabiliyetini kaybetmiş durumda. Şayet siyasiler bile düşüncelerini görüşlerini özgür biçimde söyleyemeyecekse sokaklarda terör estirenler bir kapıdan girip diğer kapıdan elini kolunu sallayarak çıkıyorsa devlet hukuku sağlayamaz hale gelmişse bunun sonu adım adım kaosa sürüklenmedir. Bu ülkede hukukun tesisi ülkeyi yönetenlerin görevidir. Bu olaylar şeffaf bir şekilde aydınlatılmalıdır.
Siyasetçiler bir birimizin hasımları değildir. Siyasi partiler ancak ülkeye hizmet için biri birbirlerine rakipleridirler. Siyasetin dilinin yumuşatılmasının ülkemizde barış ve kardeşlik içerisinde siyasi mücadelenin yapılması için elzem görüyoruz. Ötekileştirici ve nefret dilinin bu ülkenin demokrasikültürüne yapılmış en büyük kötülüklerden birisi olarak görüyoruz.
Bizler İyi parti Amasya il başkanlığı ve gelecek partisi Amasya il başkanlığı olarak Türk siyasetine Türk basınına yapılan bu saldırıları nefretle kınıyoruz. Saldırılarda yaralanan arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Ve son olarak bütün siyasileri başta iktidar olmak üzere siyaseti demokratik kurallar içerisinde hukuk zemininde kalarak yapmaya ötekileştirici, kutuplaştırıcı dil kullanmamaya davet ediyoruz. Unutulmalı ki demokrasinin özü %99 hakkının hukukunun yanında %1 hakkı ve hukukunu koruyabilmekten geçmektedir.
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Organize Sanayi Bölgesi, müteşebbis heyeti toplantısına katıldı.Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Organize Sanayi Bölgesi, müteşebbis heyeti toplantısına başkanlık etti. Toplantıya ayrıca Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Kırlangıç, Amasya OSB Müdürü Erkan Bilgiç, OSB müteşebbis heyeti üyeleri katıldı.Vali Masatlı toplantıda yaptığı konuşmasında; “Organize Sanayi Bölgelerimizin 2020 yılı faaliyetlerini değerlendirmek ve 2021 yılında yapacağımız çalışmaları gözden geçirmek için toplanmış bulunuyoruz. Sanayi sektörü İlimizin ve Ülkemizin kalkınmasına öncülük eden sektörlerin başında gelmektedir. Ülkemizi ve Dünyayı etkisi altına Pandemi sürecinde imalat ve sanayi sektörünün hız kesmeden faaliyetlerine devam etmesi, ülkemizi ayakta tutmuştur. Bu sebeple enerjimizi bu yöne yoğunlaştırıyor ve organize sanayi bölgelerimizin genişleme çalışmalarına öncelik veriyoruz. Hepimiz şunu bilmeliyiz ki üretimin olmadığı bir yerde, kalkınma da mümkün olmayacaktır” dedi.Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmasının ardından OSB Müteşebbis Heyeti Toplantısında gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı.