Kategori: Uncategorized

  • PCR testi birçok alanda zorunlu hale gelmesiyle yeni dönem başladı.

    Türkiye’de koronavirüs salgınıyla mücadelede yeni bir döneme girildi. Eğitimden siyasete, iş hayatından kültür sanata kadar birçok alanda “aşı veya PCR testi” uygulaması başladı. İşverenlere aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanınırken, şehirlerarası seyahatler, konser, maç vb. etkinlikler için de negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu geldi.Çalışma HayatıBuna göre, koronavirüs aşısı olmayan işçilerden iş yeri ya da işveren tarafından 6 Eylül itibariyle zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları istenebilecek. Bakanlık, işverenlerin, koronavirüs aşısı olmamış işçileri bilgilendirmesini istedi ve işverenlere, aşı olmamış işçilerden haftada bir kez PCR testi isteme yetkisi tanıdı. Bakanlık yazısında, işverenlerin, işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında tüm işçilerini bilgilendirmekle yükümlü oldukları vurgulandı.SeyahatAçıklamaya göre, aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunacak.Bu çerçevede seyahat firmalarınca araca kabul aşamasında HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise bu kişilerin seyahatine müsaade edilmeyecek.Eğitim6 Eylül Pazartesi itibariyle aşısı tamamlanmamış veya hastalığı geçirmemiş öğrencilerle temas eden aşı olmamış eğitim personeli, kantin çalışanları, servis şoförleri ve rehber personelinden de PCR testi istenecek.Aşı olmamış öğretmen ve okul personelinin haftada 2 kez PCR testi görülecek. PCR sonuçları okul idaresi tarafından gerekli işlemler yapılmak üzere kayıt altında tutulacak. Öğrencilerle aynı ev içerisinde yaşayan kişilerin de aşılı olmaları, tam doz aşılarını tamamlamış olmaları öneriliyor.Kültür SanatBu çerçevede işletmeciler, organizatörler tarafından etkinliklere girişte HES kodu üzerinden kişilerin aşılı, geçirilmiş hastalık (Covid-19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacak.Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise etkinliğe katılmasına müsaade edilmeyecek.

  • Ses Amasya il Başkanı Satılmış Ayan Basın Açıklaması

    Ses Amasya il Başkanı Satılmış Ayan Basın Açıklaması

    Ses Amasya il Başkanı Satılmış Ayan; “Covid-19 pandemisinin ülkemizde görülmesiyle birlikte yaptığı açıklamalarla ve açıklayamadıklarıyla gündem olan Sağlık Bakanı gazetecilerin “Açığa alınan hemşirelerin durumu ve Covid- 19’un meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konularındaki soruları üzerine sorulanların yetkisi dışında olduğunu ifade etmiş ve cevap vermemiştir. Sağlık Bakanının verdiği bu cevap şaşkınlık vericidir” dedi.
    SAĞLIKÇILARIN HAKLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUZ
    Sağlık Bakanına eğer görevinin ne olduğunu bilmiyorsa Bakanlığının WEB sayfasında yazılı olan görev, yetki ve sorumluluklarına bakarak öğrenmesini hatırlatmak istiyoruz diyen Ayan; “Covid-19’u kontrol altına alan ülkelerin başarısı aşılama çalışmalarını yaygınlaştırmış olmaları, sağlık çalışanları başta olmak üzere diğer risk grubunda bulunanları ve vatandaşlarının büyük çoğunluğunu aşılamalarıdır. Bizde ise nüfusun ancak %16’nın aşılandığı söylenmektedir. Aşı durumu ile aşılama periyodu aralığının uzatılması, ülkede kaç doz aşının yapıldığının, ne kadar aşı ihtiyacı olduğunun, kaç doz aşının bulunduğunun, ne kadar doz aşı geleceğinin, bununla ilgili üretici ülkelerle yapılan anlaşmaların ne olduğunun bilinmemesi üzerine bir de Sağlık Bakanı tarafından değişik, çelişkili açıklamalar yapıldığı tüm toplum tarafından artık bilinmektedir.
    Sağlık Bakanına eğer görevinin ne olduğunu bilmiyorsa Bakanlığının WEB sayfasında yazılı olan görev, yetki ve sorumluluklarına bakarak öğrenmesini hatırlatmak istiyoruz. En önemli görevinin de Bakan olduğu için tüm çalışanlarını, özellikle de Covid-19 pandemisinde omuzlarındaki ağır yük ve sorumlulukla, canları pahasına çalışan sağlık emekçilerinin haklarını geliştirmesinden vazgeçtik onları sadece korumasını, sahip çıkmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
    COVİD-19 MESLEK HASTALIĞI VE İŞ KAZASI SAYILMALI
    Yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini kaydeden Ayan; “Ayrıca Covid-19 nedeniyle alınmayan tedbirlerden kaynaklı yaşamını yitiren sağlık emekçilerini anmak için genel merkezimizin aldığı karar doğrultusunda yapılan anmayı tertip ettikleri ve katılım sağladıkları için haksız şekilde açığa alınan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışan iş yeri temsilcimiz ile üyemizi derhal görevine geri döndürsün. En önemlisi de Covid-19’un meslek hastalığı ve iş kazası sayılması için yasal düzenlemeleri bir an önce hayata geçirsin.
    Eğer bunları yapamıyorsa koltuğun kendisine tapulu olmadığını hatırlatıyor ve gereğini yapmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü için yan yanayız. Yasaklara rağmen, baskılara rağmen umudu büyütüyoruz. Her gün 1 Mayıs her yer 1 Mayıs diyoruz.

    Şu çürümüş düzene karşı yeni bir düzen için, yeni bir başlangıç için yan yanayız.

    On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik kriz, artan eşitsizlik, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla insanlığın geleceğini tehdit ediyor.

    Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de “Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı” mücadelesini büyütme çağırısı yapıyor.

    Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Buradan bir kere daha haykırıyoruz: Çarklar dursun, ölümler bitsin!

    Bugün“tam kapanma” diye sundukları önlem paketinde de işçi sınıfının ve halkın sağlığını ve gelirini değil sermayenin çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. Çarklar dönmeye, çalışanların çoğunluğunun işe gitmeye, insanlarımız ölmeye, sağlık emekçilerimiz tükenmeye devam ediyor. Tam kapanma dedikleri önlemlerde biz yokuz: Çalışanlar hastalanmaya, çalışmayanlar da açlığa mahkum ediliyor.

    Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamı piyasaya kurban ediliyor. Yeterli aşı tedarik edilemiyor. Göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz! “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.

    Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız ve geçimimiz de tehdit altında. Pandemide yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizi kaybediyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.

    Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38 milyar dolardan 53 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, adaletsizliğin en çirkin yüzü karşımıza çıkıyor.

    Pandemi sürecinde sınıfsal eşitsizliklerin yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor. Salgında kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor. Kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan pandemide yaygınlaşan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Pandemi koşullarında kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarın hedefi oluyor.

  • Amasya’da Akdağ’a nevruz çiçekleriyle bahar geldi

    Amasya’da Akdağ’a nevruz çiçekleriyle bahar geldi

    Kış aylarının ardından kar ve soğuk havaların yavaş yavaş veda ettiği, toprağın canlandığı Amasya dağlarında, baharın müjdecisi birbirinden renkli nevruz çiçekleri açtı.Soğuk havaların ardından yurt genelinde hava sıcaklıklarının artmasıyla baharı müjdeleyen ve bereketin simgesi olarak da görülen “nevruz çiçeği”, Amasya’nın Suluova ilçesi Akdağ yöresinde yüzünü göstermeye başladı.Akdağ yöresinden bir çok çiçek türünü gözlemleyen Amasyalı araştırmacı yazar Yılmaz Keten, “Nevruz çiçeği, baharın ve yayla göçünün müjdecisidir, yaylalarda yaşamın başladığının habercisidir. toprağın uyandığının ve bereketlendiğinin, ürünlerin ekilebileceğinin de habercisidir” dedi.Nevruz çiçeği hakkında bilgiler aktaran Keten, “Akdağ nevruz çiçeğinin Latincesi iris persicadır. Yüksek yerlerde yetişen çok yıllık bir bitkidir. Bahar aylarında sıkça görülerek, baharın geldiğini müjdeler. Nevruz ismini de oradan alır. Yeniden doğuşu simgeleyen çiğdem, vargit, öksüz kalkgidek menekşe, koyungözü, sarıçiçek, lale gibi nevruzda uğur, bereket, nasip, hayır getirdiğine inanılan değer verilen çiçeklerdendir. Kilim ve halılarda desen olur, renkleri ile de binlerce yıllık Türk kültüründe gönül diline kılavuzluk eder” şeklinde konuştu.Çeşitli ve rengârenk desenleriyle de nevruz çiçeği Akdağ yöresinde kartpostallık görüntüler oluşturdu.

  • Amasya’da ırmağa düşen köpeği itfaiye kurtardı

    Amasya’da ırmağa düşen köpeği itfaiye kurtardı

    Amasya’nın Taşova ilçesinde ırmağa düşüp bataklığa saplanan köpeği, itfaiye eri kurtararak kıyıya çıkardı.
    Yeşilırmak’ta bir köpeğin mahsur kaldığını ve bağırdığını duyan vatandaşlar durumu itfaiyeye bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, ırmağın kenarında bataklığa saplanan köpeği kurtarmak için çalışma başlattı.Taşova Belediyesi itfaiye erleri, suya yaklaşarak köpeği mahsur kaldığı yerden “köpek yakalama aleti” ile kurtardı. Kurtarılan köpeğin, yaralı olduğu, sol arka bacağının üstüne basamadığı kameralara yansıdı. Yaralı köpeğin muayenesinin yapılması için belediye veterineri çağırıldı. Olay yerine gelen veteriner incelemesini yaptıktan sonra, köpeğin aşısının yapılması için haberi görüntüleyen gazeteciden yardım istedi. Gazeteci köpeğin kaçmaması ve saldırmaması için tutarak veterinerin aşılamasına yardım etti.Köpeğin suda olduğunu ve bağırışını duyan vatandaş Yusuf Kervan, “Market alışverişinden dönerken, ırmak kıyısını tercih ettik. Gelirken çok acı bir köpek sesi duyduk. Sürekli böyle, imdat çağrısı gibi sanki. Baktığımızda otların içerisinde ayakları batmış, sadece kafa kısmı görünüyor. İtfaiyeye haber verdik. Sağ olsunlar hemen geldiler, kurtardılar. Gördüğünüz gibi tedaviye ihtiyacı var galiba. Veterinerimizde tedavi edecek. Hayvanlar hakkında böyle duyarlı olmak, itfaiyemizin, halkımızın çok güzel bir duygu. İnsana huzur veriyor. Mutluluk veriyor” dedi.

  • Amasyalı 7 kadının başarı hikayesi

    Amasyalı kadınların ev hanımlığından iş kadınlığına uzanan başarı öyküsü takdir topluyor.Kurdukları Üreten Eller Kooperatifi ile pandemide ev ekonomisine katkı sağlamaya başladılar.Amasya’nın Suluova ilçesinde bir araya gelen 7 kadın girişimci kooperatifi kurdu. Suluova’nın ilk ve tek kadın kooperatifinde kadınlar ilçeye özgü kuşburnu reçeli, ev yapımı salça, makarna, çorbalık (topalak aş), baklava çeşitleri, sac yağlısı ve benzeri gibi ürünleri pazarlayacak. Kadınlar ürünlerini kooperatif logosu ile satışa sunmayı planlıyor.Nişan yüzüğünü bozdurup bize destek olan kadınlarımız var”Pandemi döneminde ev hanımlığından iş kadınlığına geçiş yaptıklarını belirten Üreten Eller Kadın Girişimci Kooperatifi Başkanı Canan Oral, “Pandemide 2 aylık bir sürede faaliyetlerimize 1 çuval un, 5 kg yağ ve 1 kg haşhaş ile başladık. Onu ürettik sattık ondan sonra 18 kg yağ aldık. Derken artırarak bugünlere kadar geldik. Artık satıyoruz ve kazandığımız ile buranın masraflarını döndürüyoruz. Bu süreçte nişan alyansını bozdurup katkı sağlayan bayanlarımızda oldu” dedi.“Yılsonuna kadar 50 den fazla kadına istihdam sağlayacağımıza inanıyoruz.”Faaliyetlerine sadece 7 kadın ile devam etmeyeceklerini belirten Oral, “Eli yatkın olanlar, güzel yaptığını söyleyenlerden numune alıyoruz, evlerinde ürettikleri ürünlerin satışı bizim üzerimizden yapılıyor. Yılsonuna kadar 50’den fazla kadına istihdam sağlayacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte bizlere destek olan, devletimizin tüm kurumlarına, İçişleri Bakanlığımıza, Amasya Valiliğimize, Suluova Kaymakamlığına, Suluova Belediye Başkanlığına, İŞKUR İl Müdürlüğümüze ve KOSGEB il müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.Kooperatifin girişimcilerinden biri olan Yurdagül Batak, “56 yaşından sonra iş hayatına atıldım. İlçemizde kadınların bir araya gelip böyle bir oluşum içerisinde olması çok büyük bir mutluluk. Bunun bir parçası olmaktan şahsım adına çok gurur verici bir durum” ifadelerini kullandı.

  • Sakatlar Derneğine Kızılay’dan kitap desteği

    Sakatlar Derneğine Kızılay’dan kitap desteği

    Türk Kızılay’ı Suluova Temsilciliği ile Suluova Genç Kızılay üyeleri tarafından Türkiye Sakatlar Derneği Suluova Şubesi kütüphanesine kitap desteğinde bulunuldu.Türk Kızılay’ı Suluova Temsilciliği ile Suluova Genç Kızılay üyeleri tarafından Türkiye Sakatlar Derneği Suluova Şubesi kütüphanesine kitap desteğinde bulunuldu.29 Mart-4 Nisan Kütüphane Haftası kapsamında yapılan etkinlikte, Sakatlar Derneği’ni ziyaret eden Türk Kızılay Suluova Temsilciliği ve Suluova Genç Kızılay Gönüllüleri üyeleri kitaplık ve kitap bağışında bulundu. Kitap bağışında önemli rol sergileyen Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunu Ayşe Nur Yüce’nin bağışladığı kitaplar Sakatlar Derneği’ne teslim edildi. Farklı konulardaki 200 adet kitap, Sakatlar Derneği’nde daha önce oluşturulan kitaplığa yerleştirilerek kütüphanedeki kitap kaynağı zenginleştirilmiş oldu. Etkinlik sonrası Suluova Genç Kızılay Gönüllüleri kent merkezinde gönüllüol.org ile ilgili tanıtım broşürü dağıtarak bilgilendirmelerde bulundu.

  • Polis, kapı kapı gezerek ‘misafir kabul etmeyin’ uyarısı yaptı

    Amasya’nın Merzifon ilçesinde polisler, evleri gezerek vatandaşlara broşürle ‘misafir kabul etmeyin’ uyarısında bulundu.Amasya’da korona virüs vaka sayılarının artması ve yüksek riskli iller grubunda bulunması nedeniyle İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri kolları sıvadı ve pandeminin en büyük yayılma nedenlerinden olan ev ziyaretleri konusunda vatandaşları evlerinde broşürlerle uyardı. Ekipler, Yunus Emre Mahallesi’ndeki dairelerden başladığı uyarılarını müstakil evlerde de sürdürdü.Halkın duyarlı olması için bina girişlerine broşür asan polisler, kapı kapı dolaşarak vatandaşları misafir kabul etmemeleri ve misafirliğe gitmemeleri gerektiğini ifade etti.“En çok ev ortamlarından yayılıyor”Kontrollü normalleşme döneminde korona virüs salgının en çok ev ortamlarında yayıldığına dikkat çeken İlçe Emniyet Müdürü Sunay Öztürk, salgının yayılımını önlemek için; komşu, akraba, hasta, taziye ziyaretleri, mevlit, gün, toplu yemek ve doğum günü kutlaması gibi toplu etkinliklerin kesinlikle yapılmaması gerektiğini söyledi.“Birlikte başaracağız”Riskli ortamlardan kaçınılmasını isteyen Öztürk, “Sevdiklerimizin sağlığı için tedbirlere uyalım, salgının bulaşmasına neden olan riskli ortamlar oluşturmayalım. Sağlık için hepimiz için maske, mesafe ve temizlik tedbirlerinin yanı sıra ev ziyaretlerinden uzak duralım. Birlikte başaracağız” dedi.

  • Eğitimci başkandan şirket personeline tablet desteği

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok, belediye bünyesinde çalışan şirket işçilerinin çocuklarına tablet desteğinde bulundu.Pandemi döneminde belediye olarak “Bir tablette senden olsun” kampanyası başlattıklarını ve toplamda 200 adet tableti ihtiyaç sahibi çocuklara İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü aracıyla ulaştırdıklarını belirten Başkan Üçok, “Eğitimci başkan olarak söylüyorum, keşke örgün eğitime geçilmiş olsaydı da bu kampanyaya ihtiyaç duyulmasaydı. Herkes tatil ve izin yaparken sizler hemşerilerimize hizmet için çalışmalara devam ettiniz, bizlerde bunu bildiğimiz için elimizden geldiği kadar çalışma arkadaşlarımızın maddi ve manevi sosyal haklarını iyileştirmeye yönelik bir takım çalışmalar yaptık. Aziz milletimizden aldığımız emaneti bitirmek için önümüzde 3 yılımız ve sizlerle daha yapacağımız çok işimiz var, bugünde tablet dağıtımı için buradayız, 200 adet tableti dağıtıp, çalışan kardeşlerimizin çocuklarına da destek olmaz isek huzursuz olurduk dedik ve uzaktan eğitime tabi olan belediyemiz şirket işçisi arkadaşlarımızın da çocuklarına bu tabletlerden dağıtalım istedik, bir nevi çocuklarınızın eğitime katkı sağlayabiliyor isek ne mutlu bize, Allah çocuklarınıza zihin açıklığı versin” dedi.Bu süreçte yaklaşık 1 yılı geride bıraktıklarını belirten Belediye Başkanı Fatih Üçok, “Gerek kaymakamlığımızın oluşturduğu vefa grubunda, gerekse zabıta ekiplerimiz, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz en önemlisi Temizlik İşleri Müdürlüğümüze bağlı çalışma arkadaşlarımız sahada büyük bir özveri ile çalıştılar. Değerli çalışma arkadaşlarımıza bu manada çok müteşekkirim. Pandemi sürecinde Belediye ailesi olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hep birlikte gayret ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Hemşehrilerimizin sağlığı bizler için her şeyden önemli” ifadelerini kullandı.Belediye Kültür Merkezi’nde düzenlenen tablet dağıtım törenine Belediye Başkan Yardımcıları İzzet Balcı, Adem Cılız, Mahmut Aslan ile Kültür ve Soysal İşler Müdürü Emre Gücek katıldı.

  • Tarihi Kılıçarslan binası geleneksel el sanatları merkezine dönüştürülecek

    Amasya’da Kılıçaslan İlkokulu olarak bilinen yaklaşık 100 yıllık tarihi bina Geleneksel Osmanlı El Sanatları Merkezine dönüştürülecek. Amasya Valisi Mustafa Masatlı, “Bu merkez Amasya’nın tarihine, kültürüne ayrı bir değer katacaktır” dedi.Restorasyonuna başlanan binada çini, hat, tezhip, ebru, ahşap oyma, gümüş işleme gibi geleneksel el sanatlarının öğretileceği atölyelerin yer alacağını belirten Vali Masatlı, “16 atölyede 100 kişiye istihdam sağlaması hedeflenen merkezimiz bu yönüyle özellikle kadınlarımızın istihdamına önemli ölçülerde katkı sağlayacaktır” diye konuştu.İncelemelerde bulunduğu binada aynı zamanda geleneksel ürünlerin sergilenip satışının da yapılabileceğine değinen Mustafa Masatlı, “Konumu itibariyle Amasya’ya gelen turistlerin tur başlangıç noktası olması sebebiyle herkesin gezip görmek isteyeceği bu merkez sayesinde turizm gelirlerimiz de artacaktır” şeklinde konuştu.

    Tarih boyunca 14 medeniyete ev sahipliği yapan ve özelliklede Selçuklu ile Osmanlı döneminde önemli bir yönetim merkezi olan şehzadeler şehri Amasya’nın bünyesinde sayısız kültürel miras barındırdığını hatırlatan Masatlı, bu süreçte pek çok sanatçıya ve bilim adamına da ev sahipliği yaptığına vurgu yaparak bu merkezin Amasya’nın tarihine, kültürüne ayrı bir değer katacağına inandığını söyledi.İncelemede İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Erdin Acar, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hamdi Yanık ile İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Osman Akbaş da yer aldı.