Kategori: SİYASET

  • Merzifon’ da Halk Kart uygulaması başlatıldı

    Merzifon’ da Halk Kart uygulaması başlatıldı

    Amasya’ nın Merzifon ilçesinde ekonomik açıdan ihtiyaç sahibi  vatandaşlar için ‘Halk Kart’ uygulaması başlatıldı.Halk Kart uygulaması için başvuruda bulunan vatandaşlar Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı ile buluştular.

    Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı uygulama ile ilgili, ‘Hemşehrilerimizin ekonomilerine bir nebze de olsa katkıda bulunmak için hazırladığımız, yıl sonuna kadar her ay gıda alışverişi yapabilecekleri Halk Kart projemizi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 600 sosyal destek kartımızdan 400’ünü yapılan sorgulama ve tahkikatler sonucu almaya hak kazanan sahiplerine bugün teslim ettik. Asıl hayalimiz hemşehrilerimizin bu türlü desteğe ihtiyaç duymadan refah içinde hayatlarını sürdürebilecekleri bir yaşam standartı olsa da ihtiyaç sahiplerimizin bu zor günlerde yanlarında olmaktan mutluyuz. Değerlendirme süreci tamamlandıktan sonra kalan 200 Halk Kartımızı da yakın zamanda sahiplerine teslim edeceğiz. Sosyal destek kartlarımızın güle güle harcanması dileğiyle, tüm ailelerimize sağlık ve esenlikler diliyorum’ dedi.

  • SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Kültür’e yapılan saldırı hakkında suç duyurusunda bulunuldu

    SOL Parti Amasya İl Başkanlığı, SOL Kültür tarafından 27 Mart Pazar günü düzenlenen edebiyat söyleşisine saldıran grup hakkında suç duyurusunda bulundu.

    SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, “Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz” dedi.

     

    SOL Parti üyeleri geçtiğimiz günlerde yapılan saldırıyı kınamak ve suç duyurusunda bulunmak için Amasya Adliyesi önünde bir araya geldi.

    Adliye önünde açıklama yapan SOL Parti Amasya İl Başkanı Suat Sancak, şunları söyledi:

    “Bilindiği üzere 27 Mart Pazar günü 10:30’da, Amasya Yeşil Ev kafede gençlerle birlikte Sol Kültür Edebiyat Söyleşisi ve kahvaltı yapmak için buluşmuştuk. Etkinliğimizi sonlandırmak üzere iken bulunduğumuz mekânda, kalabalık, Ülkü Ocakları tarafından yönlendirilmiş faşist guruplarca saldırıya uğradık. Arkadaşlarımız arasında yaralananlar oldu. Bu faşist gurup ellerine ne geçerse sandalye, masa, küllükleri üzerimize fırlattılar. Geçmişte de yaşadığımız gibi bu saldırılar düşünceye, sanata, özgür beyinlere, demokrasiye, laikliğe, kendinden olmayan herkese, sola karşı planlı programlı yapılmaktadır. Bu cesareti nerelerden aldıkları ayan beyan ortadadır. Emekçi halk, her gün her şeye yapılan zamlar altında inim inim inlerken, analar babalar çocuklarını okula aç gönderirken ülkeyi siyasi ve ekonomik krize sokan, yönetemeyen iktidar, yönetememe krizini örtmek için her gün suçlu aramaktadır. İktidar üyeleri muhalefetinden marketçisine, sanatçısından gazetecilere kadar herkesi suçlu, sorumlu ilan ederek şiddeti körükleyen konuşmalar yapmaktadır. Yandaş şirketlere maden aramalarla köylünün arazisini veren, yandaşlarını zengin edip iki üç maaş dağıtan bu iktidar, sofradan aç kalkan halkın öfkesiyle yolun sonuna gelmiştir. O nedenle ağa babaları her gün tüm konuşmalarında halkı ayrıştıran kin ve nefret söylemleri ile kendi yandaşlarına açıkça cesaret vermektedirler.

     

    Bu Karanlığa Asla Teslim Olmayacağız

    Saldırıya uğrayan ve yaralanan arkadaşlarımız ve kafe sahibi esnafın şikâyeti ise polis eliyle uzlaştırma altında engellenmeye çalışıldı. Bu saldırıyı gerçekleştiren ve onları korumaya çalışanlar bilsin ki Amasya’nın ve ülkenin her noktasında demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaya, demokratik mevzilerimizi savunmaya kararlıyız. Memleketimizin üzerine hile ve zorbalıkla çöken bu karanlığa asla teslim olmayacağız. Bu tür baskılara, saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Faşist zihniyetin ülkemizi ve halkımızı, geleceğimizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. Bizler, eşit, özgür, kardeşçe, bir arada yaşadığımız, gecelerinde aç yatılmayan bir yaşamı, Amasya’yı, ülkeyi kurma mücadelemize devam edeceğiz. Burada savcılığa suç duyurusunda bulunarak şikayetimizi bildirdik. Amasya’da yaşayan halkın can güvenliğinin sağlanması, bu tür saldırıların engellenmesi, saldırganların cezalandırılması görevi olan tüm kurumları görevini yapmaya davet ediyoruz. Saldırganlar cezalandırılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağız.” Dedi.

  • SARI: ‘RAMAZAN, NEFİSLERİMİZİN TERBİYE EDİLDİĞİ AYDIR”

    SARI: ‘RAMAZAN, NEFİSLERİMİZİN TERBİYE EDİLDİĞİ AYDIR”

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, on bir ayın sultanı ramazan-ı şerif ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
    Başkan Sarı mesajında; “Gönüllerin merhametle dolduğu, katı yüreklerin bile iman nuruyla ısındığı, bütün günahlardan arınma ve nefislerimizin terbiye edildiği on bir ayın sultanı Ramazan’ı Şerifi bir kez daha bizlere kısmet eden Allah’a şükürler olsun. Ramazan’ı Şerif dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur’an-ı Kerimde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir gecesi bu aydadır. Bundan dolayı on bir ayın sultanı denilmiştir. Rabbim bu kutlu ayın her türlü hayr, feyz, bereket, rahmet, ecr ve sevabından azami derecede istifade etmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin. Başı rahmet, ortası merhamet, sonu ise cehennemden azat olan Ramazan’ı Şerifin hemşehrilerime, vatanımıza, milletimize, tüm Türk İslam alemine, birlik ve beraberliğimize vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim” dedi.

  • Üniversite öğrencileri Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok’u ziyaret ettiler

    Üniversite öğrencileri Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok’ u ziyaret ettiler

    Amasya Üniversitesi  Mimarlik Fakültesi Şehir ve Planlama Bölümü öğrencileri,  Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok’ u ziyaret ettiler.  Suluova Belediye Başkan’ ı Fatih Üçok, ‘Suluova ilçemiz, gerek devlet yatırımları gerekse yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile diğer kentlere de her zaman örnek teşkil etmiştir. Amasya Üniversitemizin değerli öğrencilerinin Suluova’mıza gelip buradaki şehircilik anlayışını incelemeleri, derslerine konu etmeleri bizleri mutlu etmiştir’ dedi.  Belediye Başkanı  Fatih Üçok, daha sonra öğrencilere bölgenin kültürel, ekonomik ve fiziki yapısı ile ilgili bilgiler vererek çalışmalar hakkındaki sorularını yanıtladı.  Öğrenciler misafirperverliğinden ötürü Suluova  Belediye Başkan’ ı Fatih Üçok’ a teşekkürlerini sundular.

  • Fatih Üçok göreve gelişinin yıl dönümünü kutladı

    Fatih Üçok göreve gelişinin yıl dönümünü kutladı

    Suluova Belediye Başkanı Fatih Üçok Ak Parti’de göreve başlayışının yıl dönümünü sosyal medya hesabında kutlama mesajı yayınladı.

    “30 Mart 2014’da çıktığımız bu kutlu yolda bir yılı daha geride bıraktık.

    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri, aziz hemşehrilerimizin teveccühü ile 31 Mart 2019’da göreve yeniden seçilmemizin 3. yılını tamamladık.

    Hep birlikte hizmetlerle dolu, nice güzel yarınlara diyerek aynı heyecan, aynı aşk, aynı samimiyet ile her şeyin en güzelini hak eden Suluova’mız için var gücümüzle çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz. Teşekkürler Suluovam…”

  • Mehmet Sarı Taha Akgül’ü Kutladı

    Mehmet Sarı Taha Akgül’ü Kutladı

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Facebook hesabından Taha Akgül’ün Avrupa Şampiyonluğunu kutladı.

     

    Macaristan’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda milli güreşçi Taha Akgül, serbest stil 125 kilo finalinde Geno Petriashvili’yi 5-2 yenerek 9. kez Avrupa şampiyonu oldu

     

    TAHA AKGÜL: ‘HEDEF 2024 PARİS OLİMPİYATLARI’

    Müsabakanın zor geçtiğini söyleyen Akgül, “Kondisyon olarak kanımın son damlasına kadar savaştım. Finale kaldım ve Gürcü rakibimle maçın zor geçeceği belliydi ve kafa kafaya geçti. 5-2 üstünlükle 9. kez altın madalya aldım, 9’da 9 yaptım Avrupa’da. 2016’da sakatlığım vardı, onu saymıyorum ve maçtan çekilmiştim. Hamdolsun tarihi bir rekor. Kendi rekorumu geliştirdim. Dua edenlere çok teşekkür ediyorum. Milli Takım hocalarımız olsun herkesin emeği var. Herkese tek tek teşekkür ediyorum. Hedef 2024 Paris Olimpiyatları. 1.5 yıl var ve çok kısa bir süre. 1.5 yıl bu durumu korursak neden altın madalya olmasın. Hedefimiz orada altın madalyaya ulaşabilmek” dedi.

  • SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”

    SARI: “BİR ASIR ÖNCE DOĞAN BAŞBUĞUMUZA SEVGİMİZ HİÇ AZALMADI”
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, 103’üncü yaş gününde Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmet ve minnetle yad ediyorum” dedi.

    Başkan Sarı mesajında; “Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Genel Başkanımız Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyi 103’üncü yaş gününde rahmet ve minnetle anıyorum. Türk milleti fedakarlık numunesi, fikir ve aksiyon hamulesi büyük liderlere çok şey borçludur. Hamd olsun Türk tarihi bu kapsamda çok zengindir. Elbette büyük liderler mücadelemizin rehberi, büyük fikirler uyanışımızın, toparlanışımızın, birlik ve beraberliğimizin harcı ve haddidir. Liderler vardır, yaşadıkları zamanın dışına taşarlar. Liderler vardır, yaşanan destanları bizzat yazarlar. Yine liderler vardır, dünya döndükçe, insanlık var oldukça unutulmazlar, tarihteki muhkem ve mutlak yerlerini alırlar. İşte Başbuğumuz böyle bir liderdir. Tam bir asır önce, 25 Kasım 1917’de Lefkoşe’de başlayan kutlu bir ömür 80 yılı devirerek 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulmuştu. Türkeş Bey Türklüğün vicdanında doğmuş, İslam’ın sancağından tutmuştu. Araladığı üçüncü yol, açtığı ülkücü çığır Türk milletinin özünü kavramış, milli ömürleri kapsamış, milli heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Bu şuur ki; Bilge Kağan’dan Alparslan’a ulaşan dik duruş, Osman Gazi’den Fatih’e ulaşan kutlu diriliş, Kanuni’den Mustafa Kemal’e ulaşan kalıcı silkiniş, Tonyukuk’tan Uluğ Bey’e ulaşan kişilikli uyanış, Farabi’den İbn-i Sina’ya ulaşan ilkeli tırmanış, Kaşgarlı Mahmut’tan Ali Şir Nevai’ye ulaşan iffetli kanatlanış, Yusuf Has Hacip’ten Şeyh Edebali’ye ulaşan ülfetli şahlanış, Pir-i Türkistan’ndan Hacı Bektaş’a ulaşan ihlaslı ayaklanış, Fuzuli’den Aşık Veysel’e ulaşan kendine dönüş, Mevlana’dan Yunus’a ulaşan öze dokunuş, Dedem Korkut’tan Karacaoğlan’a ulaşan satır satır oluş, Vahapzade’den Şehriyar’a ulaşan dize dize büyüyüş, Nene Hatun’dan Seyit Onbaşı’ya ulaşan kademe kademe yürüyüştür. Bu şuur ki; İsmail Gaspıralı’dan Yusuf Akçura’ya, Mehmet Akif’ten Ziya Gökalp’e, Mümtaz Turhan’dan Erol Güngör’e, Hüseyin Nihal Atsız’dan Ahmet Arvasi’ye, Arif Nihat Asya’dan Galip Erdem’e kadar dalga dalga yükselen doğruluş, Dündar Taşer’den Mehmet Eröz’e, Osman Turan’dan Necmettin Hacıeminoğlu’na, Osman Yüksel Serdengeçti’den Halide Nusret Hanım’a, Ömer Seyfettin’den İbrahim Kafesoğlu’na kadar yayından ok gibi fırlayan okuyuş, düşünüş, kavrayış ve kucaklayıştır. Nitekim bu şuur; Türk ile İslam’ı fikir ve eylemde yoğunlaştırmış, hayal ve hedefte yoğurmuş, arşın çatısına, alemlerin bağrına, beşeriyetin alnına Ülkücü’yü asla silinmeyecek şekilde kazımıştır. Kahraman bir nesil özellikle 12 Eylül öncesi bu şuuru yaşatmak için şehadet şerbetinden içmiştir. Şehitler önümüze düştü, Başbuğumuz ömür verdi, ecdadımız özümüze girdi, tarihimiz gücümüze güç ekledi; çok şükür bugünlere gelebildik. Başbuğumuz diyordu ki: “Fikir, ülkü ve dava bakımından en güçlüyüz. En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En meşru, en haklı dava bizim davamızdır.” Haklı olan Hakk’ın yolundadır. Hakk’ın safında duran, halkın yanında olandır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket asildir, Hak davasının, milli ülkülerin, millet varlığının teslim olmayacak, teslim alınamayacak sancaktarıdır. Bu nedenle davamız dosdoğrudur. Davamız tertemizdir. Davamız Türklüğün, Türk-İslam ruhunun gelecek ümididir. Şayet bugün varsak, şayet bugün nefes alıyorsak, şayet bugün vatan, millet, mukaddesat ve mukadderatımız için gözümüzü daldan budaktan esirgemeyecek bir kararlılığa sahipsek bunun temelinde şehidin şühedanın payı, Elbette Başbuğ Türkeş Bey’in üstün, sabırlı, inançlı, akıl ve mücadele dolu hayatının derin iz ve akisleri vardır. Vefatının üzerinden 23 yıl, doğumunun üzerinden de bir asır geçmesine rağmen, Türkeş Bey’e sevgimiz, bağlılığımız hiç azalmadı. Gelişmeler onu hep haklı çıkardı. Vizyonu her zaman hayranlık uyandırdı. Onda geniş bir ufuk vardı. İleriyi görme kabiliyeti şahsında temerküz etmişti. Türkiye’nin umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde, 9 Işık doktriniyle karanlığı yardı, karamsarlığı aştı, siyasi ve fikri düzeydeki karaborsa mantığını, karambolden beslenen kirli emelleri yıktı geçti. Dedi ki: “Milliyetçisiyiz, Türkçüsüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir.” Herkes duysun ve şahit olsun ki: Türk’üz, Türkçüyüz, Türk milliyetçisiyiz. Ülkücüyüz, son nefesimize kadar da Turancıyız. Şurası bir hakikattir ki, tarih milletlerin ortak hafızasıdır. Geçmişten geleceğe akan zamanın hülasasıdır. Gerçek anlamda büyük liderler; tarihin akışını etkilerler, tarihi önceden okurlar ve görürler, tarihe damgasını vururlar. Başbuğumuz; emsalsiz bir tarih şuuruna, ufkun ötesine bakma ve görme meziyetine sahipti. O’nu gerçek manada anmak, hatırasını yad etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü, ideallerini ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Bunun için ilk önce, yarım asrı aşkın destansı Türk milliyetçiliği mücadelesinin, her aşamasında hakim olan ortama, imkan ve şartlara bakmak gerekir. Başbuğ, Türk milliyetçiliği bayrağını, milliyetçiliğin tehlikeli bir akım olarak görülüp dışlandığı bir dönemde açmıştır. 1944’de tabutluklara sokulan, vatan hainliği ve ırkçılık olarak mahkum edilen Türk milliyetçiliğinin kaderi Başbuğ Türkeş’le değişmiştir. Türk milliyetçiliği ülküsünü sistemleştirerek aksiyon haline getirmiş, fikir sahasından siyaset sahnesine taşımış ve Türk milliyetçiliği Milliyetçi Hareket Partisi’yle, tarihte ilk defa bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur. Hücrelerde, demir parmaklıklar arkasında unutturulmaya ve sindirilmeye çalışılan bu dava, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümet ortaklıklarıyla Türkiye’nin yönetimine taşınmıştır. Başbuğumuz; uzun yolculukta, Türklüğü ve Müslümanlığı Anadolu’ya yayan Horasan erenleri gibi, Türk milliyetçiliği ülküsünün Anadolu’da kök salması için adeta insanüstü bir gayretle çalışmıştır. Nitekim Türk milliyetçiliği, tüm yurt köşelerine bu sayede yayılmış, Türk gençlerinin vicdanında ilmek ilmek işlenerek kök salmıştır. Bizzat kendi ifadesiyle “Milliyetçi-Ülkücü Hareket, büyük ve güçlü Türkiye’nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir.” Tarih birçok konuda Başbuğ Türkeş Beyi haklı çıkarmıştır. Buna, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan’da, merhum Ebulfeyz Elçibey’le birlikte kürsüde Bozkurt işaretiyle selamladıkları, Azatlık meydanında bağımsızlık coşkusu yaşayan yüzbinler şahittir. Buna, bağımsız devletler olarak tarih sahnesine çıkan Türk Cumhuriyetleri şahittir. Tanrı Dağı, Ötüken, Orhun ırmağı, Issık gölü, Türkistan ovaları, Ural-Altay dağları, Başbuğun öngördüğü bu tarihi dönüşümün sessiz şahitleridir. Buna; İran Azerbaycan’ında, Kerkük, Musul, Tuzhurmatu ve Telafer’de soydaşlarımız şahit olmuşlardır. Balkanlarda bağımsız devletlerini kuran Makedonya ve Kosova’daki Türklük heyecanı şahitlik etmiştir. Başbuğ Türkeş’in Türk dünyasında estirdiği umut rüzgarları; Semerkant, Horasan, Kazan, Tebriz, Üsküp, Kerkük, Bayırbucak, Kırım, Kosova, Hocalı, Saraybosna ve Kafkaslarda hala hissedilmektedir. Diyorum ki, Allah ondan razı olsun, mekanı da cennet olsun. Merhum Başbuğumuz, Türklüğe yürekten inanmış, gönülden bağlanmıştı. İslam’ın feyziyle bereketlenmiş, ruhen billurlaşmıştı. Ülküleri uğruna, ülkesi ve ilkeleri adına her türlü meşakkati göze almıştı. Çelikten bir iradesi vardı. Sarsılmaz bir azmiyle önündeki tüm engelleri birer birer aşarak Türk milliyetçiliğini siyasal zemine indirmiş, Anadolu’nun tozlu yollarına bir sevdayla düşmüştü. Yetiştirip emanet ettiği Ülkücü Gençlik için son anına kadar emek verdi, geleceğin Ülkücü ömürleri için çaba sarf etti. Türklüğün muzafferliğine umut bağladı. Ahlaki çizgisini hiç bozmadı. Mücadelesini hiç gevşetmedi, yılgınlığa hiç kapılmadı. Bin yıllık kardeşliğe inandı, bunun için savaştı. Her neviden saldırıları göğüsledi, iftira ve isnatlara boyun eğmedi. Ülkücü yaşadı, ülkücü kaldı, ülküleriyle ebediyete irtihal etti. Doğduğunda parçalanan, her yerinden sökülen, her tarafından paylaşılan bir imparatorluk vardı. Vefatında ise bağımsız bir Türk devletinin, güçlü ve kaderine bizzat kendi yön veren Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru maneviyatına hâkimdi. Devlet ve siyaset hayatında ilkelerinden ve inançlarından ödün vermedi. Ne mutlu ona ki, Türk-İslam ülküsünün mektebi olan Ülkü Ocakları ve milleti için her görev ve fedakârlığa hazır Milliyetçi Hareket Partisi onun ölmez eserleri arasındadır. Bu vesile ile ülkemize kazandırdığı değerler için cennet mekan başbuğumuza minnet ve şükran duygularımı sunuyor, 103. Yaş gününde aziz hatıraları önünde eğiliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi.

  • GÖKÇEDERE BELEDİYE BAŞKANI’NDAN SARI’YA ANLAMLI HEDİYE

    GÖKÇEDERE BELEDİYE BAŞKANI’NDAN SARI’YA ANLAMLI HEDİYE

    GÖKÇEDERE BELEDİYE BAŞKANI’NDAN SARI’YA ANLAMLI HEDİYE

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Bayburt Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır’ı belediyede misafir etti.

    Bayburt Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette, belediyelerin hayata geçirdikleri projeler, çalışmalar ve gündeme ilişkin konular hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Bakır günün anısına Sarı’ya anlamlı bir hediye takdim etti. Başkan Sarı, nazik ziyaretleri ve anlamlı hediyeleri için Bayburt Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır’a teşekkür etti.V

  • YILDIZ’DAN BAŞKAN SARI’YA ZİYARET

    YILDIZ’DAN BAŞKAN SARI’YA ZİYARET

    YILDIZ’DAN BAŞKAN SARI’YA ZİYARET

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, AK Parti Amasya Eski İl Başkanı Mustafa Yıldız’ı belediyede misafir etti.

    AK Parti Amasya Eski İl Başkanı Mustafa Yıldız, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya makamında bir ziyaret gerçekleştirdi. Gündeme ilişkin hoş bir sohbet gerçekleştirilen ziyarette Yıldız, oğlunun düğün merasimine katılarak, şahsını ve ailesini onure eden Başkan Sarı’ya teşekkür ederek, görevinde başarılar diledi. Sohbet havasında geçen ziyaretin sonunda Sarı, nazik ziyaretinden dolayı Mustafa Yıldız’a teşekkür etti.

  • BAŞKAN SARI: “AMASYA’YA MÜJDELER OLSUN” ‘YEŞİLIRMAK NEHRİ YEŞİL AKACAK’

    BAŞKAN SARI: “AMASYA’YA MÜJDELER OLSUN” ‘YEŞİLIRMAK NEHRİ YEŞİL AKACAK’

    BAŞKAN SARI: “AMASYA’YA MÜJDELER OLSUN”
    ‘YEŞİLIRMAK NEHRİ YEŞİL AKACAK’
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın önemli projeleri arasında yer alan ve şehrin doğal güzelliklerini ortaya koyan Yeşilırmak nehri, ıslah çalışmaları ile yeşil akacak.

    Sivas ilinden başlayarak, Amasya’nın ortasından geçen Yeşilırmak nehrinin kirlenmesine neden olan sorunun ortadan kaldırılması için önemli bir çalışma başlattıklarını vurgulayan Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Islah çalışmalarının başlatılması ile nehrin doğal görünümüne kavuşarak, yeşil akmasını sağlayacaklarını söyledi. Başkan Sarı çalışma arkadaşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda; “Yapay sulak alan projemiz Türkiye’nin tanınmış proje firması ile yapılacak arazi etüt çalışmaları sonrasında hayata geçecek” dedi.

    ‘YEŞİLIRMAK NEHRİ ÖNEMLİ BİR SU KAYNAĞI’
    Yeşilırmak nehrinin geçtiği yerlere hayat katan ve orayı güzelleştiren önemli bir su kaynağı olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti; “Bu güzel suyun tabiata ve yerleşim alanlarına zarar vermemesi için belediyemizin çok önemli çalışmaları var. Bu çalışmalardan sonra yerleşim alanlarına zarar vermesi söz konusu olmadığı gibi vatandaşlarımız kültürel ve sosyal faaliyetlerle beraber tabiattan daha güzel faydalanma şansı yakalayacak. Ben bu projede emeği geçen herkese şimdiden teşekkür ediyorum” diye konuştu.