Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Hayrullah Göktekin, Kırsal Kalkınma Destekleri Hibe programı tebliğ değişiklikleri yayınlandı. Kırsal Kalkınma yatırımlarına yüzde 50 hibe desteği sağlanacak dedi.Göktekin, “Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü, “Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında yüzde 50 hibeli tarıma dayalı ekonomik ve alt yapı yatırımlarının desteklenmesi hakkında değişiklik yapılmasına dair Tebliğleri 09 Ekim 2021 tarihli resmi gazetede yayımlandı.Program kapsamında Ekonomik Yatırımlarda; Yeni Tesis: 3.500.000,00 TL Tamamlama: 2.500.000,00 TL. Kapasite Artırımı ve teknoloji Yenileme: 2.000.000,00 TL Üst limitler belirlenmiştir.Alt Limit: 250.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Alt Yapı Yatırımlarında; A İş Planı: 0,00 TL – 300.000,00 TL. B İş Planı: 20.000,00 TL – 600.000,00 TL olarak limitler belirlenmiştir.Ekonomik Yatırım konularından; Tarımsal ürünlerin işlenmesi, kurutulması, dondurulması, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yatırımlar, (Bitkisel Ürünler, Hayvansal Ürünler, Tıbbi Aromatik Ürünler, Çelik Silo, Soğuk Hava Deposu)Proje Kapsamında Yer Alan Tesislerde Kullanılmak Üzere Enerji Üretim Tesisleri. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yapılmasına Yönelik Yatırımlar (Deniz, İç Su Yetiştiriciliği). Hayvansal Ve Bitkisel Orijinli Gübre İşlenmesi, Paketlenmesi Ve Depolanması Yatırımları, Tarımsal Üretime Yönelik Sabit Yatırımlar; 1-Büyükbaş Hayvancılık Sabit Yatırımları, 2-Küçükbaş Hayvancılık Sabit Yatırımları, 3-Kanatlı Yetiştiriciliği Sabit Yatırımları, 4-Sera Yatırımları (İklimlendirme, sulama ve gübreleme sistemli modern seralar) 5-Kültür Mantarı Üretimi Sabit Yatırımları, 6-Büyükbaş/Küçükbaş Kesimhane Yatırımları (Sadece modernizasyon yatırımı) 7-Kanatlı Kesimhane Yatırımları.Kırsal Ekonomik Altyapı Yatırım Konularından; 1. Aile İşletmeciliği Faaliyetlerinin Geliştirilmesine Yönelik Altyapı Sistemleri, (Sebze-Meyve İşleme, Çelik Silo, Soğuk Depo, Örtü Altı Tarım, Kanatlı Yetiştiriciliği, Kapama Meyve-Sebze Bahçe Tesisi Sulama Sistemi, vb) 2. Arıcılık Ve Arı Ürünlerine Yönelik Yatırımlar, 3. Bilişim Sistemleri Ve Eğitimi, 4. El Sanatları Ve Katma Değerli Ürünler, (Çinicilik, Çömlek, Dokumacılık, Halı, Kilim, Sabun, Gülsuyu vb). 5. İpek Böceği Yetiştiriciliği,6. Su Ürünleri Yetiştiriciliği, 7. Tarımsal Amaçlı Kooperatif Ve Birlikler İçin Makine Parkları, (Elektrikli Traktörler ve biçerdöver hariç kendinden yürür makineler kapsam dışıdır). 8. Tıbbi Ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Yatırımları hibe desteği kapsamında değerlendirilecektir. Başvurular güncel uygulama rehberleri yayınlandıktan sonra başlayacaktır.” Diye konuştu.
Kategori: GÜNDEM
-

Kovid-19 ile mücadele kapsamında Amasya’da toplam yapılan aşı sayısı 550 bin 968 oldu.
1.Doz uygulanan aşı sayısı 250 bin 834, 2. Doz uygulanan aşı sayısı 226 bin 758 olurken, 3. Doz aşı uygulananların sayısı 73 bin 376 oldu.Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, “Amasya’da Kovid-19 ile mücadele kapsamında toplamda 1. Doz, 2.doz ve 3. Doz olmak üzere 550 bin 968 aşı yaptık. 278 bin 172 Hedef nüfusumuzun ilk dozda yüzde 91’inin üzerini, iki doz da 79,8’ini aşılamış olduk.Elimizdeki en güçlü silahımız aşıdır. Sırası gelen vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyoruz. Unutmamalıyız ki hep beraber tedbirlere uyarak ve aşımızı olarak kovid-19’u aşacağız ve yeneceğiz. Hedefimiz Amasya’da yüzde 100 aşı yapmak. Amasya’da toplamda 296 noktada randevusuz aşılama yapıyoruz.” diye konuştu.
-

“ SANAT ve SPORUN GİZEMİ” ADLI ÇOK ULUSLU GENÇLİK DEĞİŞİM PROJESİ İLİMİZDE GERÇEKLEŞİYOR
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanlığı Ulusal Ajansı tarafından finanse edilen “ Sanat ve Sporun Gizemi” adlı karma becerili Gençlik Değişim projesi ilimizde 36 genç ve 8 lider ile ilimizde gerçekleştirilmektedir.
AKDOSD( Arama Kurtarma Doğa Sporları Klb) koordinatörlüğünde yürütülen projede Avrupa ülkelerinde İtalya, Bulgaristan, Letonya, Romanya ve ülkemizden katılan gençler ile öğrenme güçlüğü çeken gençleri diğer gençler ile bir araya getirerek bu gençlerin topluma entegrasyonlarını, dahil edilebilmelerini kolaylaştırmak, bu gençlerimizin kendilerine olan güvenlerini artırmak ve gençler hakkında farkındalık oluşturmak hedeflenmiştir. Proje süresince gençler hep birlikte, doğa yürüyüşü ve kampçılık, bocce,uçurtma yapma ve uçurma, kukla yapımı ve canlandırılması gibi el sanatları ve sportif atölyelerini gerçekleştirmektedirler.
Farklı ülkelerden katılımcı olarak bir arada bulunan gençler yaptıkları kültür geceleri ile kendi kültürlerini tanıtma ve diğer farklı kültürler hakkında da bilgi sahibi olma fırsatını yakalamışlardır. -

Mobil vezneye vatandaşlardan tam not
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın direktifleriyle, salgın döneminde vatandaşlara kolaylık sağlaması için uygulamaya konulan Mobil Vezne’den vatandaşlar memnun.
Başkan Sarı, tarafından vatandaşların işlerini kolaylaştırmak adına başlattığı ‘Mobil Vezne’ uygulaması Amasyalıların takdirini toplamaya devam ediyor.
Farklı tarihlerde, farklı noktalarda hizmet veren mobil vezne ile yaşlı, engelli veya zamanı kısıtlı olan vatandaşlar artık daha pratik, daha hızlı bir hizmetle belediyeye ait ödemelerini kolaylıkla halledebiliyor. Mobil Vezne uygulaması ile ödeme işlemleri tüzel veya gerçek kişinin sicil numarası, vergi numarası veya TC kimlik numarası ile gerçekleştiriliyor. Sistemle, günlük tahsilât işlemleri de kolaylıkla takip edilerek bilgiler merkezi veri tabanına çevrimiçi olarak aktarılarak ve çeşitli uygulamalar üzerinden mobil tahsilât işlemleri yapılması sağlanıyor. Mobil cihazlarla gerçekleştirilen tahsilâtlar kredi kartı ve nakit yapılabiliyor.
“Su faturalarımız yarı,yarıya düştü”Bahçeleriçi Mahallesinde hizmet veren mobil vezneden faydalanan ve uygulamadan memnuniyetini dile getiren Hidayet Kelek konuşmasında şunları söyledi:
“Fatura ödemelerimizi mobil vezneyle mahallelerimizde kolaylıkla yapabiliyoruz. Ayrıca yılbaşından önce 80 lira gelen su faturamız yılbaşından sonra yüzde 50 indirimle yarı yarıya düştü. Su ücretlerinde yapılan bu indirimli uygulamadan da çok memnunuz. Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı‘nın yaptığı bu hizmetlerden dolayı işlerimiz kolaylaştı. Her şeyden önce vatandaşın rahatlığını düşünen Başkanımız Mehmet Sarı’ya teşekkür ediyorum.” -

Sağlıkta şiddet olayları sağlık çalışanlarının gündemindeki yerini korumaya devam ediyor
Sağlık Sen Amasya İl Temsilcisi Recep Eliaçık, Sağlıkta şiddet olayları sağlık çalışanlarının gündemindeki yerini korumaya devam ediyor dedi.Eliaçık, “Türkiye’de okulların açılmasıyla birlikte koronavirüs vaka sayılarının tırmanışa geçtiği Eylül ayında, haliyle sağlık çalışanlarının iş yükü de arttı. Tüm bunların yanında şiddet olayları da sağlık çalışanlarının gündemindeki yerini korumaya devam etti.Can kurtarmak için can vermekten kaçınmayan sağlık çalışanları, Eylül ayında 15 şiddet vakası yaşadı. Bu vakalarda rol alan 25 saldırgan, 24 sağlık çalışanının mağdur olmasına neden oldu.Eylül ayında, bir önceki aya göre şiddet olaylarında nispi bir azalış yaşanmış olsa da şiddetin neden olduğu korku ve endişe, aynı derinlikte sağlık çalışanlarını tehdit etmeyi sürdürdü.Çünkü sağlıkta şiddet; zaman, zemin ve ‘kurban’ ayrımı yapmadan ilerleyişini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu durumun maalesef mesleki bir realiteye dönüşmüş olması, sağlık çalışanlarını çok daha fazla endişelendirmekte, meslekten soğutmaktadır.Sorumluluk sahibi olanların, şiddet olaylarını bütüncül bir çerçevede ele alıp, çözüm üretme yoluna gitmemeleri ise ayrıca düşündürücüdür.Olay bazlı tepki ve yaklaşımlar, gündelik bir hassasiyet oluştursa da ne yazık ki meselenin kökten çözümüne katkı sağlamamaktadır.Bu noktada Sağlık Bakanlığını bir defa daha önleyici, caydırıcı ve engelleyici adımlar atmaya davet ediyoruz. Bu adımların başında ise silah, bıçak ve benzeri yaralayıcı cisimlerle hastaneye girişlere son verilmesi olmalıdır.Eylül ayında, İstanbul Bayrampaşa’da bir hastanede yoğun bakım hemşiresine yapılan silahlı saldırı, bu adımın hayati zorunluluğunu bir defa daha herkese göstermiştir.Saldırganlar çoğunlukla ya hasta ya da hasta yakını olmaktadır. Bu durum sağlıkta şiddet konusunda artık bilinen en temel gerçektir. Bu durumun çıplak bir gerçek olduğu dikkate alınarak, atılması gereken bir diğer adım da hastanelere giriş anından itibaren, şiddet konusunda hassasiyet oluşturucu çarpıcı görsel ve videolara uygun ortamlarda yer verilmesidir.Özellikle hasta yakınları, koridorlarda, bekleme alanlarında vs bolca vakit geçirmektedirler. Uzun bekleme anları, iyi çalışılmış görsel ve kısa videolarla bilinç oluşturma hususunda bir fırsata dönüştürülebilir.Tabi tüm bunlardan önce Bakanlığın, sağlıkta şiddet konusunda kapsamlı bir eylem planı ortaya koyması gerekmektedir. Çok yönlü çalışılmış bu eylem planıyla, sağlıkta şiddet olayları tamamen ortadan kalkmasa da mesleki realite oluşuna son vermek mümkün olacaktır.Eylül ayında yine şiddet vakalarının baş failleri hasta ve hasta yakınları oldu. 15 şiddet olayının 3’ü hastalardan, 5’i ise hasta ve hasta yakınları tarafından vuku buldu. 5 olaya magandalar sebebiyet verirken, 2 olayı ise idareciler gerçekleştirdi.Bu olayların elbette tamamı can yakıcıdır. Ancak idareci pozisyonundaki kimselerin neden olduğu şiddet olaylarının sağlık çalışanlarını manen çok daha fazla yaraladığı açıktır.Ay boyunca şiddet olaylarının 13’ü hem sözlü hem fiili, 1’i sözlü, 1’i ise mobbing olarak cereyan etti.Eylül ayında şiddet olaylarının en çok yaşandığı yer yine hastaneler oldu. 15 vakanın 10’u hastanelerde yaşanırken, 4’ü sahada, 1 ise aile sağlığı merkezinde gerçekleşti.Şiddet olaylarından en çok etkilenen kesim doktorlar ve güvenlik görevlileri oldu. Bu ay 6 doktor, 6 güvenlik görevlisi, 4 ATT, 3 hemşire ve 5 de farklı pozisyonlarda görev yapan sağlık çalışanı şiddet yüzünden mağduriyet yaşadı.Saldırganlar yine cinsiyet ayrımı yapmadı; mağdurların 4’ü kadın, 20’si erkek oldu. Ay içinde yaşanan şiddet olaylarına sebebiyet veren 25 saldırgandan 9’u hakkında herhangi bir işlem yapılmazken 11 saldırgan gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Saldırganlardan 3’ü tutuklanırken, 1’i hakkında adli işlem başlatıldı, 1 saldırgan hakkında ise arama kararı çıkartıldı. Bu tablo, yapanın yanına kaldığını çok net bir şekilde göstermektedir.Ne yazık ki bu tablo her ay benzer seyir izlemektedir. Sağlıkta şiddete cezasızlığın benzer şiddet olaylarına davetiye çıkardığı adeta göz ardı edilmektedir.Bunun yanında mahkeme konusu olan olaylarda da adaletin tecelli edip etmediği yönündeki soru işaretleri varlığını sürdürmektedir. İstanbul’da hasta yakını tarafından hakarete maruz kalan bir doktorun açtığı davada, Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ay içinde sanığa 10 bin 600 lira para cezası vermesi, bu duruma çarpıcı bir örnek oluşturmaktadır.Şiddetle Mücadele Yükümlülüğü Çalışanlara Değil, İdareye AitNeredeyse her gün bir sağlık çalışanının hakarete maruz kaldığını, darp edildiğini ve hatta silahla yaralandığını görüyoruz. Demek ki mevcut yasalar ve uygulamalar şiddeti önlemeye yetersiz kalıyor. Ayrıca yargıdan çıkan kararlar da şiddet olaylarında caydırıcı bir rol oynamıyor. Bu tablo, akla ‘şiddet sağlık çalışanlarının kaderi mi” sorusunu getiriyor. Maalesef sahada fiili durum bu.Biz bunu reddediyoruz, herkesi de aynı tavrı göstermeye davet ediyoruz. Bir kurumda çalışanların emniyeti, o kurumu sevk ve idare edenlerin sorumluluğundadır. En alttan en tepeye sağlık idaresi, çalışanlarının emniyetini sağlamakla yükümlüdür. Kamunun hiçbir yerinde, sağlık birimlerindeki kadar şiddet olayı yaşanmıyor. O halde sağlıkta şiddeti önleme amacıyla ekstra uygulamalar devreye sokulmalıdır. Sağlık çalışanlarının şiddetle mücadele yükümlülüğü bulunmuyor. Bu yükümlülük idareye aittir. İdareyi yükümlülüğünü bir an önce yerine getirmeye davet ediyoruz.” Diye konuştu.
-

ASGARİ GEÇİM ENDEKSİ SONUÇLARI AÇIKLANDI
Türkiye Kamu Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2021 Eylül ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı dedi.Başkan Dümen, “Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Eylül 2021 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 4.435,53 TL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 9.245,73 lira olarak belirlendi.Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre 150,36 TL, %1,65 oranında arttığını gösterdi. Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre 70,56 TL, %2,08 oranında yükseldi ve 3.460,62 lira olarak hesaplandı.Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise Eylül ayında 3.404,96 lira olarak tahmin edilmiştir.Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Eylül 2021 verilerine göre günlük 72,661 lira olduğu belirlendi.Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 2.179,83 lira olmuştur. Eylül 2021 itibari ile ortalama 5.212,37 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %41,82’sini oluşturdu.Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 1.225,13 lira olarak belirlenen kira gideri ise Eylül 2021 ortalama maaşının %23,5’ine denk geldi. Buna göre bir memur, ortalama maaşının %65,32’sini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı.Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %34,68’i kaldı. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Eylül 2021 maaşından geriye yalnızca 1.807,65 TL kaldı.”Refah payı ve seyyanen zam ısrarımızda ne denli haklı olduğumuz görülüyorÇarşı ve pazardaki yangını söndürmek gereklidir diyen Şemsettin Dümen, “Her ay düzenli olarak açıkladığımız asgari geçim endeksi sonuçları çerçevesinde, çarşı ve pazarda hissedilen yangının Eylül ayı rakamlarına da yansıdığını görüyoruz. Gıda, ulaşım gibi kalemlerde yaşanan fahiş fiyat artışları dar ve sabit gelirleri vatandaşlarımızı her geçen gün biraz daha zorlarken, yaklaşan kış mevsimiyle birlikte bu artışların önümüzdeki aylarda daha da fazla olacağını görüyoruz. Vatandaşlarımız kredi kartına borçlanarak zorunlu harcamalarını karşılamaktadır. Yıllardan beri enflasyon karşısında maaşlar erirken zorlaşan geçim şartları, içinden çıkılamaz bir hale doğru gitmektedir. Hatırlanacağı gibi toplu sözleşme görüşmelerinde memurlarımızın açıklanan enflasyon kadar maaş zammı sarmalından kurtulması için refah payı, geçmiş dönem kayıplarının telafisi için ise seyyanen zam uygulaması talep etmiştik. Gelinen noktada enflasyona endeksli sıfır zam uygulamasının alım gücünü ne denli düşürdüğü görülmüştür. Bu da bütün taleplerimizdeki ve ısrarımızdaki haklılığımızı ortaya koymaktadır. Bu dönemde alım gücünün reel olarak yükseltilmesi için seyyanen artış ve refah payı vazgeçilmez talebimizdir. Yetkililerin bu gelişmeler doğrultusunda kamu çalışanları için tedbirler geliştirmesi, çarşı-pazardaki yangını söndürmesi ve bozulan ekonomik yapıyı tamir etmesi gerekmektedir.” Diye konuştu.
-

BAŞKAN KESMEKAYA EĞİTİM PROĞRAMNI DEĞERLENDİRDİ
AK Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, Ankara’ da gerçekleşen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı ve Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu eğitim programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Eğitim programının ilk dersinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildiğini belirten Başkan KESMEKAYA , “Eğitim programı öncesi genişletilmiş il başkanları toplantımızı gerçekleştirdik. Şu hususu özellikle belirtmek istiyorum, cumhurbaşkanımızın bitmez tükenmez enerjisi bize ilham kaynağı oluyor. Bugüne olağanüstü durumlar dışında il başkanları toplantımızı hiç ihmal etmedi. Bir gün önce ülkenin en ücra köşesinde açılıştan açılışa katılıyor, sonraki gün yurt dışı ziyaretleri oluyor, bu arada da iç ve dış siyasetin önemli konularında bakanları ile görüşmeye hiç ara vermiyor. İl başkanları toplantımız oldukça verimli geçti. Amasya’mızın sorunlarını bu toplantılar vesilesiyle ilgili bakanlıklara iletiyor anında sorunların çözümü için gayret gösteriyoruz. Biz siyasetimizi adalet ve hakkaniyet üzerine temellendiriyoruz ve sürekli sahadayız. Acil ihtiyaçlara öncelik tanıyarak, daha önce hiç görülmemiş yatırımları şehrimize kazandırmayı sürdürmenin gayretindeyiz. İnşallah bu toplantılar vesilesiyle Amasya’mızın temel sorunlarını en kısa sürede çözüme kavuşturmuş olacağız” dedi.
AK Parti AR-GE Başkanlığı tarafından gerçekleşen Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu eğitimine yönelik te değerlendirmelerde bulunan KESMEKAYA , “AR-GE ve eğitim başkanlığımız tarafından düzenlenen teşkilat akademisi liderlik okulu eğitim programı kapsamında üç kademe 81 il başkanlarımız, kadın ve gençlik kolları MKYK üyelerimizin katılımıyla birçok konu üzerinde aydınlatıcı konuları ele aldık.
Teşkilat akademisi liderlik okulu eğitim programı belki de dünya siyasi tarihinde en önemli hamlelerden biri olarak görüyorum. Bu eğitim programı 96 bin kişilik dev bir eğitim programı. Eğitim programımızın ilk gün dersini Liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan aldık.
Bu programın en temel amaçları, teşkilatlarımızın 2023 seçimlerine hazır hale getirilmesi, son günlerde millet ittifakı partilerinin sosyal medyadan yapmış oldukları her türlü manipülasyonlarına ve dezenformasyonlarına karşı teşkilatlarımızın motivasyonunu en üst seviyeye çıkarılmasıdır. AK Parti iktidarı boyunca icraatlarımızı sahada en ince detaylarına kadar vatandaşlarımıza anlatılması, yine muhalefetin gayri ahlaki ve gayri nizami bir şekilde siyasi harp mantığıyla devam ettirdiği algıları püskürtme ve birçok konu başlığının yer aldığı bir eğitim programı olarak değerlendirebiliriz.
Gelecek vizyonumuza ve ufkumuza yön verecek ve büyük ölçüde istifade ettiğimiz eğitim programımızın ilk gününde, eğitim açılış konuşmasıyla ilk dersi veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve tüm teşkilat yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca eğitim programı kapsamında 15 Temmuz Demokrasi Müzesi ziyareti, Ulucanlar Cezaevi gezisi ve kıymetli sanatçımız Uğur Işılak’ın verdiği konsere iştirak ettik” diye konuştu.
-

BAŞKAN AMCALARINDAN MİNİKLERE ZİYARET
Dünya Kız Çocukları Günü Münasebeti İle Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Belediye Çocuk Yuvasını Ziyaret Etti.
Uzman ve deneyimli kadrosu ile sevgi dolu bir eğitim deneyimi sunan Amasya Belediyesi Çocuk Yuvası, Dünya Kız Çocukları Günü münasebeti ile Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’yı ağırladı.
Başkan Sarı’yı karşısında gören miniklerin heyecanı ve mutluluğu gözlerinden okundu.
‘Geleceğimizin teminatı yavrularımız sadece bugün değil bizim için her gün kıymetlidir’ diyen Başkan Sarı sözlerini şöyle sürdürdü: “Onların en iyi şekilde ilkokul öncesi eğitimi almaları ve ailelerinin bizlere emanet ettiği yavrularımızı en donanımlı şekilde yetiştirmek, ileride daha başarılı olmaları için uzman çalışıyoruz, bizim için büyük önem arz eden bir husus da her bir kız çocuğumuzu sosyal hayata kazandırmak kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlamaktır. Topluma karşı sorumluluklarımızın bilinci içerisinde hareket ederek kız öğrencilerimizin eğitim ve sosyal alanda güçlenmesi adına elimizden gelenin fazlasını yapacağız.” Daha sonra miniklerle sohbet eden Başkan Sarı, kız çocuklarının, ‘Dünya Kız Çocukları Günü’nü kutladı. -

SARI: “DAHA YEŞİL BİR AMASYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ.”
Amasya Belediyesi, bünyesindeki seralarda, Amasya’nın yeşillendirilmesi için kullanılan mevsimsel çiçekler ve diğer bitkiler, belediye personeli tarafından büyük bir titizlikle yetiştiriliyor.
Yetiştirilen mevsimsel çiçek ve diğer bitkiler şehrimizin farklı noktalarında toprakla buluşturularak, kente güzel bir görüntü katıyor.
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, yetiştirilen mevsimsel çiçek ve diğer bitkilerin şehrimizin farklı noktalarında toprakla buluşturularak, kente güzel bir görüntü kattığını ifade etti.
Amasya’nın her bölgesinin yeşil bir görüntüye kavuşacağını ifade eden Başkan Sarı, şunları kaydetti:“Şehrimizin her bölgesine dikilecek bitkiler ile yeşil alanlarımız artacak, Amasya’mız daha doğal ve güzel bir görüntüye sahip olacak. Tüm çabamız daha güzel bir Amasya için. Doğru planlama ve yönetimle çevreye duyarlı, yaşayanların memnun, görenlerin yaşamak istediği bir Amasya için çalışıyoruz. Amasya Belediyesi sorumluluk alanında bulunan parklarda bozulan oyun alanları, yeşil alanlar, kaldırım taşları, park içerisindeki yollar ve yürüyüş parkurlarının bakım ve onarımlarını düzenli bir şekilde yapıyoruz, uygun alanlara yeni parklar yapmaya devam edeceğiz. Çocuk parkalarımızda ve diğer yeşil alanlarımızda da herhangi bir aksaklık olup olmadığı hususunda incelemeleri heyetimizle birlikte yaptık. Gördük ki çocuklarımız parklarımızda, oyun alanlarımızda mutlu bir şekilde oyunlarını oynuyorlar. Keyif alıyorlar. Muhteşem bir manzara var. İnşallah çalışmalarımıza hız kesmeden edeceğiz.”
-

SARI, HACI BEKTAŞ-I VELİ ANMA ETKİNLİĞİNE KATILDI
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya ve İlçeleri Alevi Vakıf ve Dernekleri Bileşenleri tarafından düzenlenen ebedî âleme göç edişinin 750’inci yılında Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerini anma programına katıldı.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin vefatının 750’inci yıldönümü nedeniyle Amasya Valiliği ve Amasya ve İlçeleri Alevi Vakıf ve Dernekleri Bileşenleri tarafından düzenlenen anma etkinliğine Belediye Başkanı Mehmet Sarı’da katılım sağladı. Programa ayrıca, Vali Mustafa Masatlı, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, İlçe Kaymakamları, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, Alevi dernekleri ve vatandaşlar katıldı.
‘İNSANLIĞIN HACI BEKTAŞ-I VELİ’Yİ ANLAMAYA ÇOK İHTİYACI VAR’
Hacı Bektaş-ı Veli gibi saygın kişilerin madden olmasa da manen toplumun içinde yaşadığını belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, konuşmasında şunları söyledi;
“Bizim ve diğer milletlerin bu şekilde andıkları önemli şahsiyetleri var. Zaten insanlık ailesi de böyle muhterem şahsiyetlerin nasihatlerine kulak verdiği için varlığını devam ettirdi. Birleşmiş milletler eğitim, bilim ve kültür örgütü (UNESCO) her yıl bir anma, kutlama kararı almaktadır. Unesco’nun 40’ıncı genel konferansında alınan kararlar doğrultusunda bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli yılı olarak kabul edildi. Biz de Hacı Bektaş-ı Veli’yi vefatının 750’inci yıl dönümünde anıyoruz. Bir büyüğümüzü anmak mutlaka çok önemli. Ancak büyüklerimizi aklımızda, gönlümüzde sözleriyle, davranışlarıyla yaşattığımıza göre benim için onları anlamak daha önemli. Çünkü hem bizim, hem bütün insanlığın Hacı Bektaş-ı Veli’yi anlamaya çok ihtiyacı var. Hacı Bektaş-ı veli, pir-i Türkistan Ahmet Yesevi’nin 12’inci yüzyılda bugünkü Kazakistan topraklarında yaktığı meşaleyi Anadolu’ya taşıyan horasan erenlerinden. 13’üncü yüzyıldan günümüze ulaşan birleştirici bir büyüğümüz. Moğolların Anadolu’yu kasıp kavurdukları dönemde, ahi Evran hazretleriyle kurdukları ahilik teşkilatıyla Türk milletinin ümidini canlı tutan manevi önderlerden. O, Türkistan ile Anadolu arasında gönül köprüsü kurmuş ve Türkistan’dan akın akın Anadolu’ya göç eden Türklere kılavuz olmuştur. Dergâhını bir eğitim yuvası olarak kullanmış ve milletimizi irşad eden talebeler yetiştirmiştir. Böylece kültürlerin, inançların buluştuğu, kaynaştığı Anadolu’da Türk milletinin kalıcı olmasını temin etmiştir. Onun yaşadığı dönem son derece buhranlıydı. Anadolu bir yandan Moğollar tarafından istila edilmiş, diğer yandan haçlıların saldırısına maruz kalmıştı. Kan ve gözyaşının yaygınlaştığı dönemlerde insanlar sevgiye, barışa, hoşgörüye hasret duyarlar. İşte Hacı Bektaş veli, öldürmenin, kan dökmenin sıradanlaştığı o dönemde “incinsen de incitme” diyerek sevgiyi, barışı, hoşgörüyü tavsiye etti. İnsanı varlığın merkezine koyan anlayışıyla insanlara hitap etti ve “yolumuz ilim, irfan, insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur” diyerek insanlara takip etmeleri gereken yolu gösterdi. Onun bu anlayışının kaynağı Kur’an’dı. Çünkü Allah Kur’an-ı Kerim’de insanı yaratılmışların en şereflisi olarak nitelendirmiştir. Ayrıca insanı yaratılmış diğer varlıkları korumakla görevlendirmiştir. Dolayısıyla o da insanın yeryüzünü güzelleştirmek gibi bir sorumluluğu olduğunu hatırlatmıştır” dedi.‘HACI BEKTAŞ-I VELİ TÜRK KÜLTÜRÜNÜN MANEVÎ MİMARLARINDANDIR’
Sözlerinin arasında şiddete, kavgaya, saldırganlığa yer vermeyen ilim insanı olan Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin her anlamda örnek alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Sarı konuşmasının devamında;
“Daima birlikten, dirlikten, kardeşlikten söz etmiştir. Bu arada hepimizin bildiği “eline, beline, diline sahip çık” nasihati ile bir milletin ana sütunlarının neler olması gerektiğini tarif etmiştir. Birçok kişi Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin bu sözünü edepli kişi olmak anlamında yaptığı bir nasihat olarak yorumlamıştır. Oysa bu sözü ile Türk milletine döneminin tehditleri karşısında sahip çıkması gereken değerlere dikkat çekmiştir. El ya da il; Türk dilinde yaşanılan yer, vatan demektir. Eline sahip çık diyerek yaşadığın yerleri korumak için mücadele et demiştir. Beline sahip çık diyerek de soyunu muhafaza et demiştir. Çünkü Anadolu’ya henüz yerleşen Türk milleti o dönemde hem haçlıların, hem Moğolların saldırısına maruz kalmıştı. Bunun yanında diline sahip çık demiştir. Karaman oğlu Mehmet Bey’in her yerde Türkçe konuşulması konusunda fermanını 1277 yılında yayınlamıştı. Hacı Bektaş-ı Veli, Karamanoğlu Mehmet Bey’den önce yaşadı. Dolayısıyla “diline sahip çık” sözünü Karamanoğlu Mehmet Bey’den önce söylemiştir. Bu sözü söylemesi de Türk milletinin kimliğini oluşturan Türk dilinin yaşatılması içindir. İşte hacı Bektaş Veli’yi anmanın yanında anlamak daha önemli dememin sebebi budur. Çünkü o Anadolu’nun ruh iklimine bir yandan sevgi mayası çalarken, diğer yandan kimliğini, kültürünü hatırlatmaya çalışmıştır. Türk milleti Anadolu’da yüzlerce yıldır barış içinde, bir ve beraber yaşıyorsa bunda Hacı Bektaş-ı Veli dergâhının büyük katkısı vardır. Çünkü o dergâh daima yapıcı olmuş ve birliğe, kardeşliğe davet etmiştir. Bu sebeple insanlar Hacı Bektaş-ı Veli’yi akıllarında değil, gönüllerinde taşımıştır. Türk kültürünün manevî mimarlarından Hacı Bektaş-ı Veli gibi bir değerimizi anmak, anlamak her zaman önemlidir. Sahip olduğumuz her şey imkânlarımızı artırabilir. Denizleri aşabilir, dünya dışına çıkabilir, dağları delebiliriz. Belki yüzlerce kat binalar da yapabiliriz. Ama sahip olduğumuz hiçbir imkân, hiçbir güç sevgi, hoşgörü kadar gönlümüzü rahat ettirmez. Sahip olduğumuz imkânlar belki bizi daha tahrip edici, daha yıkıcı yapabilir ama hiçbir şekilde insanların yüzünü güldürmemizi sağlamaz. İşte Hacı Bektaş-ı Veli, insanımızın yüzünü güldürmüş ve kültürümüzdeki, inancımızdaki yerini o şekilde almıştır. Hacı Bektaş-ı Veli gibi bizleri 750 yıllık geçmişe götüren değerlerimizi anlaşılması ve bütün dünyaya anlatılması bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Amasya ve ilçeleri alevi vakıf ve dernekleri bileşenleri tarafından düzenlenen anma etkinliğinin bu anlamda çok isabetli olduğunu düşünüyorum. Birliğimizin, kardeşliğimizin manevî mimarlarından Hacı Bektaş-ı Veli’nin özellikle genç nesillere tanıtılması için bu tür faaliyetlerin devam ettirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri’ni ebedî âleme göç edişinin 750’inci senesinde rahmetle anıyorum. Bu vesileyle milletimize, devletimize hizmet eden, hür ve müstakil yaşamamızı temin eden başta gazi Mustafa kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi dualarla yâd ediyorum” diye konuştu.Daha Amasya Valisi Mustafa Masatlı’da konuşmasında “Anadolu coğrafyasının gönül sultanlarından Hacı Bektaş-ı Veli’yi Hak’ka Yürüyüşünün 750. Yıldönümünde rahmet ve hürmetle yad ediyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Hamdullah Efendi Yaşatma ve Kültür Derneği tarafından semah yapıldı. Ardından sanatçılar, Haluk Tolga İlhan ve Yerel Ozanlar Dinletisi ve Gülcihan Koç tarafından gerçekleştirilen konser sonrasında program sona erdi.
