Amasya Valisi Mustafa Masatlı Başkanlık ettiği 112 Acil Çağrı Merkezi Koordinasyon Kurulu toplantısında, 112 Acil Çağrı Merkezlerinin acil yardım hatlarını tek bir çatı altında toplanmasıyla halkımıza dünya standartlarında hizmet sunulmaktadır dedi.Vali Masatlı, 112 Acil Çağrı Merkezi Koordinasyon Kurulu Toplantısına başkanlık etti. Toplantıda ayrıca Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Şahin ile kurul üyesi kurumların İl Müdürleri yer aldı.Vali Masatlı, 112 Acil Çağrı Merkezlerinin acil yardım hatlarını tek bir çatı altında toplayarak, hizmetin etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sağladığını vurgulayarak şunları ifade etti: “Geldiğimiz noktada, Sağlık Teşkilatı, Emniyet, Jandarma, Merkez ve İlçe İtfaiyeleri, AFAD ve orman yangın ihbar hattı sisteme entegre edilmiştir.Bu merkezle birlikte insan gücü ve maddi kaynaklar bakımından tasarruf sağlanmış ve çeşitli kurumlarca verilen hizmetlerin takibi de kolaylaşmıştır. Bu sistem ile halkımıza dünya standartlarında hizmet sunulmaktadır.” Diye konuştu.Vali Masatlı’nın konuşmasının ardından 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü İbrahim Şimşek tarafından Müdürlüğün faaliyetlerine ilişkin sunum yapıldı.
Kategori: GÜNDEM
-

BU YOLLAR SENSİZ OLMAZ
Kızılay, tanıtımını yaptığı ve “Bu Yollar Sensiz Olmaz” temasıyla hayata geçirdiği projeyle trafik ve yol güvenliği ile afetlere hazırlıklı olma, tanık oldukları afetleri ihbar etme, afetzedelere yardım ulaştırma konularında uzun yol şoförlerinden destek almayı amaçlıyor.Türk Kızılay Amasya Şube Başkanı Mahmut Albayrak, uzun yol şoförlerinin dünyasını daha yakından tanımaya, kişisel ve ailevi sorunlarına çözüm önerileri üretebilmeye ve özellikle de afet sonrasındaki hizmetlere dönük katkılarını almaya yönelik veriler elde etmek amacıyla Kızılay Akademi tarafından “Bu Yollar Sensiz Olmaz” temasıyla Uzun Yol Şoförlüğü Araştırma Projesi başlatıldı dedi. Projeyle, taşımacılık sektöründe çalışan uzun yol şoförlerinin sosyopsikolojik özelliklerini ayrıntılı şekilde inceleneceğini belirten Albayrak, “uzun yol şoförleriyle yolculuk yapılacak, yolculuk boyunca mülakatlar gerçekleştirilecek. Uzun yol şoförlerinin çalışma süreçleri hakkında derinlemesine bilgi edinmek ve sorunlarına bir nebze de olsa çözüm önerileri üretmek amacıyla yapılacak 12 aylık çalışma sonucunda, onlardan trafik ve yol güvenliği ile afet gönüllüsü olmaları için destek alınacak.“Şoförlerin afet zamanlarında fedakarlıklarına şahit oluyoruz”Kızılay’ın kurulduğu andan itibaren ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştıran bir kurum olduğunu söyleyen Albayrak, “Hem kendi şoför arkadaşlarımız için hem de ülkemizin ürünlerini bir yandan bir yana taşıyan uzun yol şoförleri için, onların durumlarını, çalışmalarını, hayatlarını, ailelerini ve geride bıraktıklarını ele alan, onlara daha iyi çalışma şartları sağlayacak bir çalışma yapmak için Kızılay Akademi devreye girdi. Plan çerçevesinde akademisyenlerin şoförlerle yola çıkarak çalışma hayatlarını inceleyeceklerini ve yapılması gerekenlerle ilgili kendilerine bilgi vereceklerini anlatarak, böylece şoförlerin düzgün ve iyi şartlarda çalışıp daha mutlu şekilde hizmet edeceğine inanıyoruz.Tüm Türkiye’yi ve dünyayı gezen uzun yol şoförlerimizden ‘Biz bu işi yapıyoruz, mutluyuz ama geride bıraktıklarımızın durumuyla ilgili endişelerimiz var. Onların eğitimleri, sağlıkları gibi konularda bazen tedirgin oluyoruz.’ diye düşünenler için birtakım politika önerileri hazırlayacağız. Bunları hükümetimize sunacağız. Böylelikle çok kıymetli iş yapan bu insanlarımıza bir değer vermiş olacağız. Çalışmamızın birinci çıktısı bu olacak. İkincisi ise afet farkındalık eğitimi, ilk yardım eğitimleri verdiğimiz bu arkadaşlarımızdan seferleri esnasında rast geldikleri herhangi bir afeti bir an önce bize bildirmelerini isteyeceğiz. Ayrıca onlara, afetin durumuna ve aldıkları eğitime göre müdahale etmelerini, kazalarda da aldıkları ilk yardım eğitimleri doğrultusunda müdahalede bulunmalarını, orayı hemen kontrol altına almalarını öğreteceğiz.” Diye konuştu.
-

İL MÜFTÜSÜ DURMUŞ AYVAZ’IN MİRAÇ KANDİLİ MESAJI
Bu gece, içinde birçok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi barındıran Miraç kandilini hep birlikte idrak edeceğiz.Miraç, Mekke döneminde, risaletin zor zamanlarında, Sevgili Peygamberimizin, bir gece, Mescidi Haramdan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptığı ve Yüce Yaratan’ın sonsuz kudretinin eserlerini temaşa ettiği hikmet yüklü yolculuğu ifade etmektedir.Bu gece, Kur’an-ı Kerimde; “ Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescidi Haramdan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Hiç şüphesiz o, layıkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” şeklinde beyan edilmektedir.Yeryüzünün iki mübarek mabedi olan, Mescid-i Harâm ve Mescid-i Aksâ’dan göklere uzanan bu kutlu yolculuk, Peygamberimizin şahsında insanlığın önüne açılan büyük bir ufuk, Allah’ın rahmetine, azametine ve kudretine görkemli bir şahitlik, varlığın özüne ve anlamına yapılan ciddi ve samimi bir yolculuktur.Miraç; ferdi, toplumu ve bütün insanlığı yücelten ve yükselten değerlerle buluşarak, zamanın önemini idrak ve sorumluluk bilinci ile her türlü kötülüklerden arınma ve ilahi emirlere teslimiyet göstererek, yüce mertebelere ulaşma azmini kuşanmaktır.Miraç; günde 5 vakit namaz ile yükselişin manası, hikmeti, hakikati ve evrensel mesajlarını yaşayarak Âlemlerin rabbinin sonsuz rahmet ve merhametine ulaşmaktır. Miraç, paylaşma, dayanışma, sevgi, saygı ve güzel ahlak gibi değerlerle insani yükseliş için büyük bir fırsat; merhameti azalan kalplerin, eşref-i mahlûkat olma bilinci zayıflayan insanın yeniden dirilişi için en büyük imkândır.Miraç; varoluşun gaye ve hikmetini anlayarak, kendisi, çevresi ve Rabbiyle barışık, huzur ve güven içinde bir hayatın; kan, gözyaşı, işgal, yoksulluk ve sefaletin olmadığı bir dünyanın inşası için çalışmaktır. Mümin yüreklerin manevi duygu ve hislerle coştuğu bu gecelerde, bütün insanlığın huzuru ve iyiliği için yapacağımız içten ve samimi dualarımız, miracın bize sunduğu en büyük imkândır.Miracın bize hatırlattığı değerlerin en önemlisi elbette Mescid-i Aksa’dır. Mescidi Aksa özgür değilse Müslümanların ruh ve gönül özgürlüğü de yok demektir. Bu mukaddes gecenin, Mescid-i Aksa bilincini, özlemini ve gayretini artırarak, miracın mabedinin selametine, işgal ve zulmün bertaraf edilmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Kullukta ve insani değerlerde en yüce mertebelere yükselişi simgeleyen Miraç Gecesinin, zihinlerimize berraklık, kalplerimize ferahlık, akıllarımıza genişlik ve hayatımıza huzur getirmesi dileği ile aziz milletimizin ve bütün İslam âleminin Miraç Gecesini tebrik ediyor, bu gecenin bütün Müslümanların birlik, beraberlik ve kardeşliğinin pekişmesine ve insanlığın barış, huzur ve hidayetine vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum
-

28 ŞUBAT DARBESİNİN İZLERİ SİLİNMELİDİR
Eğitim Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, “Darbe, toplumları ve ülkeleri kontrol altında tutmak için geliştirilen emperyalist bir mekanizmadır.28 Şubat, emperyalist düzenek olma vasfını bütün yönleri ve yöntemleriyle ortaya koyması, baskı, dayatma, zulüm bağlamında sınır tanımaması yönüyle ‘postmodern darbe’ olarak tanımlanması gibi özellikleriyle önceki darbelerden farklıdır.” dedi.
Camcı sözlerine şöyle devam etti.
25 yıl önce yapılan, insan hakları, düşünce ve demokrasi tarihimizde bir kara leke olarak anılan/anılacak olan bu darbeyle, ülkenin maddi ve manevi kaynaklarının yok edilerek milletin dize getirilmesi amaçlanmış; hayatın her alanında, ancak kaba sömürgecilerin işgalinde yaşanacak zulüm ve baskı düzeni egemen kılınmıştır.
28 Şubatçı ihanet şebekesi, asker, yargı, siyaset, medya, iş çevreleri ve kimi sözde sivil toplum kuruluşlarındaki iş birlikçileri ile bir dizi yasa dışı ve gayrimeşru uygulamayı zorbaca dayattılar. O gün milletimizin bin yıl boyunca tarihe ve nesiller boyu ruhumuza kök salmış yerli ve millî değerlerine açıktan savaş açılmıştır. Millet iradesinin özgür seçimle iktidara getirdiği hükûmetin yürütme hakkı gasbedilmiş, demokrasi yara almış, fikir özgürlüğü ayaklar altına alınmış, ekonomi çökertilmiş, banka kasaları boşaltılmış, hazine soyulmuş, milyonlarca insanımız inancından ve düşüncelerinden dolayı fişlenmiş, taciz edilmiş, hakarete uğramış, sorgulanmış, yargılanmış, binlerce kişinin işine son verilmiş, özetle ülke ve millet her bakımdan mağdur edilmiştir. Darbenin, siyasal iktidarın ülkeyi her alanda düzlüğe çıkarmaya başladığı bir dönemde tezgâhlanması çok manidardır.
Postmodern darbeyi yapanlar, çok aşağılık bir uygulamayla yargıyı, medyayı, siyaset ve sivil toplum kuruluşlarını silah gibi kullanmıştır. Brifinglere göre karar veren yargı, talimatla manşet atıp gündem belirleyen medya, kimi sözde sendikalar da dâhil varoluş kaynak ve amaçlarına ihanet eden sivil toplum örgütleri, millî iradeye kurulan komplonun en büyük destekçisi ve suç ortakları olmuştur. Keyfî uygulamalarla, zorbalıklarla sürdürülen toplum mühendisliğinin millî değerlere düşmanlığının, başörtüsü yasağı ve eğitime operasyon üzerinden hâkim kılınmaya çalışılması düşündürücüdür. Bu gerekçeyle üniversitelerde başörtülü kızlar ikna odalarına alındı, turnikelerden geri çevrildi, eğitim hakları ellerinden alındı. Kur’an kursları, vakıfların faaliyeti yasaklandı. Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçildi. İmam hatiplere düşmanca tavırlar alındı, katsayı uygulamasıyla bu okullarla birlikte meslek liselerinin önü kesildi.
Sendika olarak, kendilerini milletin ve iradesinin üstünde görenleri, milletin tanklarını ‘demokrasiye balans ayarı’ çekmek için kullananları millet düşmanı ve emperyalist uşağı olarak kodladık. Postmodern darbeye, mevzuatına, uygulamalarına ve müktesebatına karşı her zeminde mücadele ettik. Bu mücadelenin sivil toplum olmanın, emek mücadelesi vermenin yüklediği doğal sorumluluklar olduğunu kabul ettik ve bu gerçeğin altını çizdik.
O dönemde ikna odaları kuranları, üniversite kapılarına turnike koyduranları, başörtülü kızlarımıza şiddet uygulayanları, cuntanın yanında ve emrinde hazır olda durup millî iradeye, demokrasiye ve hürriyete yönelik taciz suçlarına ortak olanları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.
Bugünden geçmişe bakıldığında, ‘bin yıl süreceği’ iddiasıyla millete namlu doğrultan cuntacıların milletin verdiği imkânları istismar ederek elde ettikleri kirli güç ve bu kirle inşa ettikleri kibir kuleleri; milletin ortaya koyduğu emsalsiz direnç ve Anadolu’yu medeniyet coğrafyasının umudu hâline getiren kadim bilinçle bizzat millet tarafından yerle yeksan edildi. Millet; hem sorumluluk hem de iradeyi ele aldı. Sonrasında ise darbecilere ve vesayetçilere yargı eliyle yaptıklarının hesabını sordu. Vesayet düzeneği ve düzenlemeleri ortadan kaldırıldı, düzeneğin faillerinden 21’i müebbet hapisle cezalandırıldı.
Haksız yere ihraç edilenlerin, istifaya zorlananların göreve yeniden başlamalarına, açıkta geçen süreleri çalışmış gibi sayılmalarına, başörtülü olarak görev yapmalarına yönelik düzenlemeler yapıldı. Güne ve yarına dair sorunlar giderildi, ne var ki, geçmişteki kayıplar giderilmedi, vesayet döneminin verdiği zararlar tazmin edilmedi.
28 Şubat’ın mağdurlarının haklarını tahkim, hukukunu tanzim ve zararlarını tazmin etme iradesi adaletin, inancın, izanın, ahlakın ve hukukun gereğidir. Bu irade, 28 Şubat’ın faillerini mahkûm etme iradesinden daha az önemli değildir. Adaletsizliği bitirecek, adaletin varlığını hissettirecek, vesayet mağdurlarının, 28 Şubat mazlumlarının hukukunu inşa edecek, haklarını ihya, itibarlarını iade, zararlarını tazmin edecek kararlar, kararnameler, kanunlar yürürlüğe koymak mazlum ve mağdurlara karşı borcumuz, tarihe ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzdur.
Eğitim-Bir-Sen olarak, millet iradesini yok sayan her türlü girişimi bir kez daha kınıyoruz. Ülkemizi dün 28 Şubat’ın yerli yabancı şer ortaklarına, onların karanlık emellerine asla teslim etmedik, bugün de yarın da teslim etmeyeceğiz.
-

KARATAŞ’TAN SAATCİ’YE ZİYARET
Amasya Radyo Televizyon Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Karataş, Amasya Pancar Ekiciler Kooperatif Başkanı Mustafa Saatci’yi makamında ziyaret etti ve hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Görüşmelerde güncel konular ele alındı. Bu konular pancar ekicileri sıkıntıları, kota yetersizliği ve bazı bölgelerdeki polar düşüklüğü gibi konular ele alındı. Başkan Saatci misafirlerine şeker fabrikası ve kooperatifin geçmişi hakkında bilgilendirmede bulundu. Başkan Saatci, Karataşa nazik ziyaretlerinden ötürü teşekkür etti.
-

AK PARTİ MİLLETVEKİLİ KARAHOCAGİLDEN ART MEDYA GRUBUNA ZİYARET
Kurumumuzu ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getiren Karahocagil, Karataş ile öncelikle ilimiz olmak üzere sorunlar masaya yatırıldı. Amasya’nın gündeminde olan ve yapılması gereken yatırımlar hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu ayrıca meclis çalışmaları hakkında bilgi edinildi. Karahocagil vatandaşlarımıza ayrıca bir müjde verdi. Şehir merkezine yapılması planlanan Millet Bahçesinin yer arama çalışmalarını dile getirdi ve halkımız açısından ulaşım kolaylığı yönünden bir yer aradıklarını belirtti. Ayrıca Cezaevinin taşınması yönünde bir takım çalışma ve görüşmeler yapıldığını da söyledi. Karahocagil: “Memleketimiz için en iyisini en hayırlı olanları ve eksiklerimizi bir an önce tamamlamak istiyoruz, bunun için konuların bizzat takipçisiyim” ifadelerine yer verdi. Kurucumuz Hasan Karataş, Sayın vekilimize nazik ziyaretlerinden ötürü teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.






