Kategori: GÜNDEM

  • YAPILACAK YATIRIMLARI DEĞERLENDİRDİLER

    YAPILACAK YATIRIMLARI DEĞERLENDİRDİLER

    Ak Parti Amasya İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, 2021 yılında Amasya’ya yapılacak olan yatırımları değerlendirmek üzere Ak Parti Genel Merkezi’nde toplantıya katıldı.Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ile Ak Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelen Başkan Mehmet Akif Kesmekaya, 2021 yılında Amasya’ya yapılacak yatırımları değerlendirme toplantısı yaptıklarını ve toplantının verimli geçtiğini dile getirdi.Gece gündüz demeden Amasya ve Amasyalılara hizmet etme çabasını içerisinde olduklarını ifade eden Başkan Kesmekaya, “Milletvekillerimizin de katılımlarıyla Ak Parti Genel Merkezimizde 2021 yılında Amasya’mızda gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz çalışmalarımızı Ak Parti Genel Başkan Yardımcımız Sayın Erkan Kandemir Başkanlığında gerçekleştirdik. Ak Kadrolar olarak Amasya’mıza gece gündüz hizmet etme çabasındayız. Amasya’ya yapılacak olan diğer yatırımları da önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız ”dedi.Kesmekaya, Amasya’ya yapılacak olan 600 yataklı modern bir hastanenin yanı sıra 2021 yılında yapılacak olan yeni yatırımların müjdesini vereceğinin sinyalini verdi.Ak Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Ak Parti İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya’nın yanı sıra Ak Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil ve Ak Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez’de katıldı.Ayrıca Ak Parti İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir’e Amasya’ya ait yöresel ürünler hediye ederek, Amasyalıların selamlarını iletti.

  • BELEDİYE GAZETESİNİN 15. SAYISI ÇIKTI

    BELEDİYE GAZETESİNİN 15. SAYISI ÇIKTI

    Amasya Belediye Gazetesinin 15. Sayısı çıktı. Hayata geçirilen projelerin ve çalışmaların aşamalarının yer aldığı gazete vatandaşlara dağıtılmaya başlandı.

    Göreve geldiği günden bu yana “benim sözüm senettir” diyen ve verdiği sözleri bir bir yerine getiren Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, hayata geçirdiği projeleri ve çalışmaları sosyal medya hesaplarından Amasyalılara duyurduğu gibi, belediye bünyesinde düzenli olarak her ay çıkartılan gazete ile de tüm birimlerinin çalışmalarını detaylı bir şekilde hemşehrilerine aktarıp, belediyeyi daha doğru tanımalarını sağlıyor.
    ‘ÇALIŞMALARIMIZI DETAYLI BİR ŞEKİLDE HALKIMIZA AKTARACAĞIZ’
    Üretilen her projenin Amasyalılar için olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti; “100 yıla 100 proje ile çıktığımız yolda birçok projemizi hayata geçirdik. Bu çalışmalarımızı da gerek sosyal medya üzerinden, gerekse belediyemiz bünyesinde her ay düzenli olarak çıkardığımız gazetemiz ile hemşehrilerimizin bizleri daha doğru tanımalarını sağlıyoruz. Yazılı ve görsel olarak her alanda tanıtımlarımıza bundan sonraki süreçte de devam ederek, belediyenin tüm birimlerinin çalışmalarını detaylı bir şekilde halkımıza aktaracağız” dedi.

  • Amasya’da panelvan minibüs ile otomobil çarpıştı: 6 yaralı

    Amasya’da panelvan minibüs ile otomobil çarpıştı: 6 yaralı

    Amasya’nın Suluova ilçesinde panelvan minibüs ile otomobilin çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı.Edinilen bilgiye göre, Samsun-Amasya karayolunun Suluova şehir girişindeki trafik ışıklarında meydana gelen kazada İstanbul’dan Kars yönüne gitmekte olan Hasan Avinç’in (24) kullandığı 34 GDK 48 plakalı panelvan minibüs, Mehmet Tuna (52) idaresindeki 05 EF 114 plakalı otomobil ile çarpıştı. Panelvan minibüsün yan yattığı kazada minibüs sürücüsü Hasan Avinç ve minibüste bulunan 4 kişi ile otomobil sürücüsü Mehmet Tuna yaralandı. Belediye itfaiye ekiplerinin yardımıyla yan yatan araçtan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla Suluova Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesi bulunmazken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından bir süre kapalı kalan karayolu yeniden trafiğe açıldı.Minibüste bulunanların kısıtlama dolayısıyla memleketine dönmeye çalışan inşaat işçileri olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Merzifon’da kısıtlama öncesi alışveriş telaşı

    Merzifon’da kısıtlama öncesi alışveriş telaşı

    Yurt genelinde olduğu gibi Amasya’nın Merzifon ilçesinde de 17 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının başlamasına saatler kala vatandaşlar pazara ve marketlere akın etti.Yurt genelinde olduğu gibi Amasya’nın Merzifon ilçesinde de 17 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının başlamasına saatler kala vatandaşlar pazara ve marketlere akın etti.Korona virüsün (Kovid-19) mutasyona uğrayan yeni varyantları sonrasında artan bulaşıcılığıyla birlikte korona virüs salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla ülke genelinde 17 günlük sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan itibaren 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar sürecek olan tam kapanma nedeniyle Merzifon halkı, Perşembe pazarında ve marketlerde alışveriş telaşı yaşadı. Pazara akın eden halk, sebze meyve ve süt ürünlerine yöneldi. Ne kadar Ramazan Bayramında evlerde olunacaksa da vatandaşlar şeker ve çikolata almayı ihmal etmedi.Kısıtlamada daha fazla yiyecek tüketildiğini söyleyen bir vatandaş, “Tam kapanma zamanında bakkallar falan açık olacak ama biz yine de pazardan taze taze ürünleri alıp tüketelim dedik. Vallahi canımız sıkıldıkça bir şeyler yiyip içeceğiz. Eş dost akrabalarımızla telefonlar üzerinden görüşeceğiz. İnşallah bir an önce bu beladan kurtuluruz” diye konuştu.

  • Dağ çiçekleri görsel şölen oluşturdu

    Dağ çiçekleri görsel şölen oluşturdu

    Amasya’nın Taşova ilçesinin yüksek kesimlerinde karların erimesinin ardından açan çiçekler görsel şölen oluşturdu.Taşova ilçesine 35 kilometre uzaklıkta yer alan Dereli, Belevi ve Ballıca köylerinin yaylalarında karların erimesinin ardından açan çiğdemler ve sarı çiçekler adeta görsel şölen oluşturdu. Eriyen karların ardından baharın ve yazın müjdecisi olan çiğdemler ile sarı renkli çeşit çeşit çiçekler açtı.Havaların iyice ısınması ile birlikte tekrar canlanan doğada rengarenk açan çiçekler güzel görüntüler oluşturdu.

  • Şehit Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe Amasya’da son yolculuğuna uğurlandı

    Şehit Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe Amasya’da son yolculuğuna uğurlandı

    Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen ’Pençe-Yıldırım Harekatı’nda PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit olan Veteriner Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe, memleketi Amasya’da dualarla son yolculuğuna uğurlandı.Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen ‘Pençe-Yıldırım Harekatı’nda PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit olan Veteriner Uzman Onbaşı Hüsamettin Gökçe, memleketi Amasya’da dualarla son yolculuğuna uğurlandı.Beldağ köyünde kılınan cenaze namazına Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Amasya Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Amasya Belediye Başkan Vekili Özcan Gür, askeri, mülki erkan ile vatandaşlar katıldı. 22 yaşındaki şehidin annesi Semra, babası Cemalettin Gökçe ve iki kardeşi Türk bayrağına sarılı tabutun başında gözyaşı döktü. Şehit annesinin acısını ellerinden tutan kadın asker paylaşmaya çalıştı.Amasya’nın aynı isim ve soyadlı ikinci şehidi14 Ağustos 1999 tarihinde Şırnak’ın Cizre ilçesinde vatani görevini yapmaktayken amansız bir ateşli hastalığa yakalanan Amasyalı Hüsamettin Gökçe de şehit olmuştu. 22 yıl önce şehit olan Gökçe’nin hatırası Aydınca köyündeki ilkokulda yaşatılıyor

  • Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Eğitim sen 1 Mayıs Basın Metni

    Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü için yan yanayız. Yasaklara rağmen, baskılara rağmen umudu büyütüyoruz. Her gün 1 Mayıs her yer 1 Mayıs diyoruz.

    Şu çürümüş düzene karşı yeni bir düzen için, yeni bir başlangıç için yan yanayız.

    On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik kriz, artan eşitsizlik, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla insanlığın geleceğini tehdit ediyor.

    Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de “Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı” mücadelesini büyütme çağırısı yapıyor.

    Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Buradan bir kere daha haykırıyoruz: Çarklar dursun, ölümler bitsin!

    Bugün“tam kapanma” diye sundukları önlem paketinde de işçi sınıfının ve halkın sağlığını ve gelirini değil sermayenin çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. Çarklar dönmeye, çalışanların çoğunluğunun işe gitmeye, insanlarımız ölmeye, sağlık emekçilerimiz tükenmeye devam ediyor. Tam kapanma dedikleri önlemlerde biz yokuz: Çalışanlar hastalanmaya, çalışmayanlar da açlığa mahkum ediliyor.

    Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamı piyasaya kurban ediliyor. Yeterli aşı tedarik edilemiyor. Göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz! “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.

    Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız ve geçimimiz de tehdit altında. Pandemide yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizi kaybediyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.

    Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38 milyar dolardan 53 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, adaletsizliğin en çirkin yüzü karşımıza çıkıyor.

    Pandemi sürecinde sınıfsal eşitsizliklerin yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor. Salgında kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor. Kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan pandemide yaygınlaşan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Pandemi koşullarında kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarın hedefi oluyor.

  • Hayvan figürlerini bastonlara işliyor

    Hayvan figürlerini bastonlara işliyor

    Amasya’nın Suluova ilçesinde yaşayan baston ustası Davut Balcı, hayvan figürlerini kızılcık dallarına işleyerek yaptığı birbirinden farklı bastonları meraklılarının beğenisine sunuyor.Emekli olduktan sonra bastonculuk mesleğini kendisine ait dükkânda 5 yıldır sürdüren evli ve iki çocuk babası Balcı (56), kızılcık ağacından yapılan ve çeşitli motiflerle işlenen kendine özgü bastonları bin bir emek ve sabırla ortaya çıkarıyor.El emeği göz nuru hazırladığı kızılcık dalından bastonları, işlemesi ve ağacın kalitesine göre değişen fiyatlarla satışa sunan Davut Balcı, bastonların sap kısmını yılan, balık, kurt, at, köpek, leylek gibi hayvan figürleriyle işleyerek, onları adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. İşlediği bastonları birer sanat eserine dönüştürürken aynı zamanda günümüz teknolojisi de kullanıyor”Çocukken yapıyordum, yine yapabilirim diye düşündüm, o şekilde tekrar baston yapmaya başladım”Emekli olduktan sonra çok fazla boş vakti olduğunu, bu boş vakti baston yapıp işleyerek değerlendirmek istediğini belirten Balcı, “Çocukken koyun güderdik, değnek lazım olurdu, oturduğumuz yerde çakıyla bıçakla şekil verirdik değneklere. Emekli olduktan sonra da çocukken yapıyordum, yine yapabilirim diye düşündüm, o şekilde tekrar baston yapmaya başladım. Ormana gittim kızılcık ağaçlarından kestim. Ateşte kurutup kızarttım. 1 yıl sonra işleyerek baston yapmaya başladım” dedi.”Gençlerden bu sanata heves eden yok, bunun üzüntüsünü yaşıyorum”Bu işi yaparken bıkmadan usanmadan ve severek yapmak ve sabırla devam etmek gerektiğini vurgulayan Balcı, “Çok sabır gerektiriyor. Mesela 10 gün 14 gün uğraştığım bastonlar oldu. 1 saat çalışayım diyorum bakıyorum ki 5 saat uğraşmışım. Severek ve hevesle yaptığım için zor gelmiyor. 2 tane oğlum var ikisinde de heves yok. Mesela gençler gelip bizim bu mesleğe hevesimiz var deseler ben seve seve yardım ederim ve atölyemi teslim ederim. Yeter ki bu sanat sürüsün ancak heves eden yok. Özellikle emekli olanlar, boşta olanlar için çok güzel bir iş. Stres atmaya, rahatlamaya çok iyi gelen bir meslek, özellikle Alzheimer hastalığına bir bir bir meslek sürekli beyin çalışıyor” diye konuştu.

  • EBA destek noktası köylere ulaşmaya devam ediyor

    EBA destek noktası köylere ulaşmaya devam ediyor

    20 milyara yakın tıklanma sayısıyla dünya birinciliğini elinde tutan Eğitim Bilişim Ağı’nın (EBA) içerikleri, köy öğrencilerine ulaştırılıyor.Taşova ilçesine bağlı Destek Köyü Ortaokulu’na gönderilen EBA Mobil Eğitim Aracı’nda, ekonomik durumu iyi olmayıp bilgisayar, tablet ya da akıllı telefonu bulunmayan ya da internet erişimi olmayan öğrenciler eğitim görecek. Destek Ortaokulu bahçesinde korona virüs tedbirleri de alındı. Öğrencilerin girişte maske kontrolleri yapılıp, ateşleri ölçülerek elleri dezenfekte edildi. EBA Mobil Eğitim Aracındaki bilgisayar ve tabletlerle öğrenciler derslerine girerek, eğitimden geri kalmamaları sağlanmış oldu.İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Tümer, “Bakanlığımızın projeleri kapsamında EBA destek noktaları oluşturulmuştu. EBA destek noktaları oluşturamadığımız ya da öğrencilerimizin internet erişiminin kısıtlı olduğu yerlere de ilimizden EBA destek otobüsleri gelerek bugün öğrencilerimizle birlikte burada canlı derslerine beraber bağlandık. Gerçekten güzel bir uygulama oldu. Her ne kadar yüz yüze eğitimin yerini tutmasa da biz elimizden geldiği kadar bakanlığımızın projeleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütmekteyiz” dedi.

  • Ses İl Başkanı Satılmış Ayan kapanma kararı ile ilgili açıklamada bulundu

    Ses İl Başkanı Satılmış Ayan kapanma kararı ile ilgili açıklamada bulundu

    Ses İl Başkanı Satılmış Ayan, tam kapanma kararı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
    Ayan yapmış olduğu açıklamalarda;”Pandemi yönetiminde sağlık iş kolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerini dinlemeyerek bu güne kadar binlerce önlenebilir ölümünden sorumlu olan iktidar; turizm gelirleri için ve ekonomik kaygılar ile epidemiyoloji biliminden, insanlıktan uzak bir kararla tam kapanma kararı aldığını ifade etti.
    Oysa yapılan tam kapanma da değil. Çünkü;
    Üretim devam edecek
    İşletmeler çalışacak
    Kamu kurum ve kuruluşlarındaki memurlar ve işçiler dönüşümlü çalışacak. Dönüşüm zamanı evde olanlar uzaktan çalışacak
    Sağlık emekçileri ise rutin çalışmaya devam edecek. İzin kullanamayacak, istifa edemeyecek.
    Oysa tam kapanma denen olgu tarım ve zirai faaliyetler ile gıda tedariki, belediye temizlik ve kanalizasyon işlemleri, elektrik, doğal gaz, internet sağlayıcılığı, sağlık ve güvenlik dışında her alanda hizmet ve üretimin durması anlamına gelir. Bunları yaparken de geliri düşecek ya da geliri olmayacak kişilere destek verilmesi gerekir. Yurttaşlarını düşünen bütün sosyal devletler bunları yapmak zorundadır.
    1 Mart ile başlayan normalleşme sürecinin olumsuz yansımaları 1 Nisan ile görülmeye başlandı. 1 Nisan’dan itibaren ölümleri engellemek için alınması gereken kararların şimdi alınma zamanı da manidardır. Tam kapanma kararının zamanlanması güvenlikçi politikaların öne çıktığını da gösteriyor. 1 Mayıs kutlamalarının önlenmesi, işçi sınıfının yükselen isyanı, yükselen ekoloji mücadelesi, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı hareketlenen kadın direnişi, Boğaziçi Üniversitesi akademisyen, emekçi ve öğrencilerinin akademik özerkliğe sahip çıkması, parti kapanmasına dair mücadele, açlık grevleri vb. bir çok toplumsal mücadelenin de zapturapt altına almanın aracısı olarak ‘tam kapatma’ yaşama geçirildiğini unutmamalıyız.
    Yine tam kapanma derken sokağa çıkma yasağı anlaşılmaktadır. Oysaki kapanmada esas olan üretim ve hizmetlerin durması ile sosyal hareketliliğin kısıtlanması olmalıdır. İnsanların temiz havaya erişimi, doğaya çıkması ve nefes alabilecek alanlarda zaman geçirebilmesi için olanaklar yaratılmalıdır. Kalabalık, balkonu dahi olmayan evlerde, üretim ve hizmet açısından çalışmak zorunda kalan insanlar ailelerine, birlikte yaşadıkları insanlara hastalık bulaştırmaya devam edeceklerdir. Bilimsel verilerin tamamında bulaşın %90 oranında kapalı çalışma ortamları ve ev içi etkileşimden kaynaklandığı tespiti yapılmaktadır. Diğer önemli bir konu da sokağa çıkma yasaklarının insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileridir. Bu nedenle bu bahar aylarında insanların psikolojik ve fiziksel olarak rahatlayabileceği, spor yapabileceği doğaya kolay erişimini sağlayacak tedbirlerde alınmalıdır. Yine ev içi şiddetin arttığı daha önceki deneyimlerden görülmüştür. İktidarın kapanmayla birlikte artması muhtemel şiddet olgularını önleyici ve şiddeti cezalandırıcı tedbirler alması gerekmekteyken İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmiş, 6284’ü tartışmalı hale getirmiş, kadına yönelik şiddetin artmasına göz yummuştur.
    Sağlık alanı açısından ise 24 saat esaslı çalışma devam etmektedir. Okulların, kreşlerin kapandığı böylesi bir dönemde sağlık emekçilerinin çocuklarına kim bakacaktır? Üretim yapan işletmelerde çalışanların çocuklarına kim bakacaktır?
    Engelli, gebe, kronik hastalığı olan sağlık emekçilerinin durumu ne olacaktır?
    Sağlık kurumlarının tamamında pandemi ile mücadele edilmektedir. Tüm birimler öncelikli servis durumuna dönüşmüştür. Sağlık emekçilerinin yaşadığı bu riske karşılık ekonomik ve özlük haklarına dair düzenleme yapılacak mıdır?
    Bu soruları arttırabiliriz. Acil olarak şunları talep ediyoruz:
    10 yaş altında çocuğu olan sağlık emekçisi ebeveynlerden biri mutlaka idari izinli sayılmalıdır. Ya da sağlık kurumlarında güvenli ve sağlıklı 7/24 hizmet verecek kreşler olmalıdır.
    Sağlık emekçileri yoksulluk sınırı üzerinde iyileştirmeye kavuşuncaya kadar; sağlık kurumlarının tamamı riskli servis kapsamında değerlendirilerek ek ödemeleri arttırılmalıdır.
    Geliri azalan ya da gelirini kaybeden yurttaşlara bir aylık ihtiyaçlarını karşılayacak ekonomik destek verilmelidir.
    Dar gelirli yurttaşların elektrik, su, internet, doğal gaz, gıda ve temiz su gibi ihtiyaçları ücretsiz karşılanmalı ya da faturaları ödenmelidir. Yurttaşların kamuya ait tüm borçları faizsiz bir şekilde ertelenmelidir.
    Bir kez daha ifade ediyoruz. Alanın örgütlü yapılarının sesine kulak verin. Epidemiyoloji biliminin ışığında tedbirler geliştirin. İnsanları ya açlıktan ya da pandemiden ölmek arasında seçim yapmaya mahkum etmeyin. Sağlık emekçilerini daha fazla tüketmeyin’dedi