55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kütüphane Daire ve Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Bilim Tarihine Katkıları’ konulu bir konferans düzenlendi. Dr. Öğretim üyesi Hasan Yerkazan’ın konuşmacı olarak katıldığı program İlahiyat Fakültesinde gerçekleştirildi. İslam bilimi ve teknoloji tarihi araştırmaları yapan, dünyanın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Fuat Sezgin’in hayatını gençlerle paylaşan Dr. Hasan Yerkazan; Sezgin’in, 24 Ekim 1924’te Bitlis’te dünyaya geldiğin, Erzurum’da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943’te ise İstanbul’a geldiğini söyledi.
İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter’in öğrencisi olan Sezgin’in yine Ritter’in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldiğini aktaran Yerkazan; Sezgin’in 2. Dünya Savaşı yıllarında altı ay eve kapanarak Arapça’yı anadili öğrendiğini belirtti. Daha öğrenciyken hocacıyla birlikte Süleymaniye Kütüphanesinde yazma eserler üzerine birlikte çalıştıklarını kaydeden Dr. Yerkazan; 1954 yılında Sezgin’in “Buhari’nin Kaynakları” konulu doktora tezini hazırlayıp sonrasında doçent olduğunu söyledi. Yerkazan; Sezgin’in bu çalışmayla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari’nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attığını belirtti. Yerkazan; ”Sezgin’e göre Endülüs’ün, Osmanlı’nın yani İslam medeniyetinin yükselişte olduğu 800 yıllık tarihi Batılılar görmek istemiyor ve Batı medeniyeti bu dönemdeki tüm gelişmeleri Antik Yunan’a bağlamak istiyor. Ama Fuat Sezgin Hoca buna karşı çıkarak Batı medeniyetinin bugünkü yükselişinin temellerinde 800 yıllık İslam medeniyetinin yattığını belirtiyor. Hoca bunu ispatlamak için hayatını bu bilgiye vakfediyor ve bunu da başarıyor. Günde çok az yiyerek içerek, uyuyarak 17 saat çalışıyor.” dedi.
Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede bilen Prof. Dr. Fuat Sezgin’in 2008 yılında İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni kurduğunu ifade eden Dr. Yerkazan müzede Müslüman bilim insanlarının icat ve keşifleri, bilim tarihinin farklı alanlarındaki değişiminin kapsamlı bir şekilde ortaya konduğunu belirtti.
Gençlerden gelen soruları da cevaplandıran Dr. Hasan Yerkazan’a İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Recep Orhan Özel teşekkür ederek çiçek takdim etti.
Yazar: Hasan KARATAS
-

‘PROF. DR. FUAT SEZGİN’İN BİLİM TARİHİNE KATKILARI’
-

AYAN; “SAĞLIKTA ŞİDDET ARTIK İŞ KAZASI OLARAK KABUL EDİLİYOR”
Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ses İl Başkanı Satılmış Ayan, Tüm toplumda şiddet olayları artmaktadır. Nefret söylemlerinin en üst mercilerden dillendiriliyor oluşu, bireysel silahlanmanın teşviki, suçluların yargı süreçlerinde ceza indirimleri alıyor olması toplumda suçluların cezalandırılmayacağına, mağdurların korunmayacağına yönelik bir kabullenme hali yaratmaktadır ”dedi.
Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ses İl Başkanı Satılmış Ayan konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu; ”Sağlık emekçileri de her geçen gün artan dozda şiddete maruz kalmaktadır. Tüm sağlık emekçileri için sağlık kurumları artık huzurlu bir çalışma ortamı olmaktan çıkmış, yoğun iş yükü, performans baskısı altında ezildiğimiz, her an şiddete maruz kaldığımız, can güvenliğimizin olmadığı yerler haline gelmiştir. Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin boyutları ortadadır. Resmi rakamlara göre her gün en az 31 sağlık emekçisi şiddete uğramaktadır. Şiddeti önlemekle ve suçluları cezalandırmakla yükümlü kamu erki ise sağlıkta şiddetin önlenmesi için herhangi bir adım atmadığı gibi sağlık emekçilerinin örgütlerinin taleplerini, defalarca meclis gündemine getirilen yasa tasarılarını hiçe saymakta, herhangi bir yaptırım getirmeyen yasayı şiddetle mücadele yasası olarak ilan etmekte, bu tutumuyla sağlıkta şiddeti meşrulaştırmaktadır.
Sağlık sistemindeki tüm sorunların sorumlusu olarak sağlık emekçilerinin gösterilmesi, şiddet uygulamanın hak arama yöntemine dönüştürülmesi bir taraftan, sırtını iktidara yaslamış liyakatsiz yöneticilerin uyguladıkları mobing diğer taraftan; tükeniyoruz! Sağlık emekçileri olarak yoğun ve tüketici iş hayatının yanında maruz kaldığımız şiddet nedeniyle de mesleğe yabancılaşmakta, kendimizi çaresiz hissetmekteyiz.
Yetkili sendika; söz konusu emekçilerin haklarını savunmak olunca ortalarda görünmemekte, her zaman olduğu gibi üyeleri ve sağlık emekçilerinden yana değil yöneticilerden yana tavır almaktadır. Ancak sağlık emekçileri yalnız değildir, bugün burada olduğu gibi haklarımızı bir arada yan yana savunmaktayız. Şiddetin de sağlık alanında yaşadığımız tüm diğer sorunların da çözümü tüm sağlık emekçilerinin bu yan yana duruşundan geçmektedir. Hep birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda sağlıkta şiddet artık iş kazası olarak kabul edilmektedir. Bu da şiddet olaylarında kamu erkinin işveren olarak sorumluluğunun kabul edilmesi anlamına gelmektedir. Şiddetin sona ermesi için taleplerimizi bundan sonraki süreçte de dillendirmeye devam edeceğiz.
Sağlıkta dönüşüm programının son bulması için mücadele etmek şiddetle mücadelenin birincil ve en önemli ayağıdır.
Günde 100 ve üzeri sayılarda hasta muayene etmek zorunda kalmak, randevu sisteminin işletilmemesi nedeniyle hastaların poliklinikler önünde yığılması kabul edilemez.
Kimi zaman yılgınlık, şikâyetin sonucunda suçlunun ceza almayacağı yargısı şikâyetten geri durmamıza neden olmaktadır. Yine iş yükünden kaynaklı şiddete uğradıktan sonra bile çalışmaya devam etmek zorunda hissetme ve şikâyetin zaman kaybı yaratacağı endişesi şikâyeti önleyici olabilmektedir. Bununla birlikte şiddetin kanıksanması ve sözel şiddetin; tehdit, aşağılama, hakaret ve tacizin şiddet olarak bile görülmeyip şikâyete konu edilmemesi ise ayrı bir sorundur.
Oysa sağlıkta şiddetle mücadele etmek için şiddeti kanıksamamak, şikâyet etmek, idarecileri gerekli tedbirleri almaları konusunda uyarmak ve şiddetin son bulması için tüm sağlık emekçileriyle ortak mücadele etmek gerekmektedir. Sağlıkta dönüşümün sona ermesi, şiddetin son bulması, suçluların cezalandırılması, sağlık alanında kar değil, insan odaklı politika üretilmesi için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz -

AMASYA’DA DEVİR DEĞİŞTİ!
Bugün saat:11.30’da Amasya Belediyesi’nde yapılan Belediye Başkanlığı devir teslim töreni halkın da yoğun katılımı ile gerçekleşti.
Eski Belediye Başkanı Cafer Özdemir yaptığı konuşmada yeni Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya başarılar diledi. Mehmet Sarı’nın da halka hitaben yaptığı konuşmanın ardından belediye önünde kurban kesildi. Devir teslim töreni sonrası Cafer Özdemir ve ekibi belediye binasından uğurlandıktan sonra yeni Belediye Başkanı Mehmet Sarı alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde makam odasına geçti.
Makam sandalyesine oturmadan önce yaptığı konuşmada; “Bugüne kadar verdiğimiz sözleri yerine getireceğimizden hiç kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın. Hiçbir şekilde ayrımcılık yapılmayacağını, cami ve cem evlerine belediye tarafından hizmet verileceğini, liyakat sistemi esas alınacağı için kimsenin tedirgin olmasına gerek olmadığını, Cenab-ı Hakkın rızasına ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uymayan, arkasında dua olmayan hiçbir icraatta bulunmayacağımızı özellikle bu koltuğa oturmadan önce dile getirmek istedim.“ dedi.
Daha sonra tebrikleri kabul eden ve Amasyasporlu futbolcularla fotoğraf çektiren Mehmet Sarı söz verdiği gibi ilk iş olarak makam odasının kapısını söktürdü.





-

BAŞKANIMIZDAN ANLAMLI ZİYARET
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Adliyesinde gerçekleşen mazbata teslim töreninden hemen sonra 1994 – 1999 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapmış olan merhum Av. Ahmet Çekin’in kabrini ziyaret etti.
Başkanımız, merhum Çekin’in kabri başında yaptığı kısa konuşmada; “Belediyedeki asaletli ve adaletli tavrını devam ettireceğimize söz veriyoruz, yemin ediyoruz, and içiyoruz. Ruhu şad olsun.“ dedi.
Merhum Çekin’in mezarına karanfiller bırakıldıktan sonra kabir ziyareti sona erdi.



-

BAŞKAN SÖZÜNÜ TUTTU; MAKAM KAPISI SÖKÜLDÜ!
31 Mart yerel seçimlerinde halkın oylarıyla Amasya Belediye Başkanı seçilen Mehmet SARI bu sabah saat 10.30 mazbatasını teslim alarak görevine başladı.
Seçim öncesinde katıldığı her mitingde göreve başladığın da ilk iş olarak makam odası kapısının söküleceğini ve vatandaşlarla arasında sınır olmadan rahatça iletişim kuracağını belirten Mehmet SARI sözünü tuttu ve mazbatasını aldıktan sonra Amasya belediyesinde yapılan tören sonrasında makam odasına geçerek ilk iş olarak makam odasının kapısını söktürdü.
Mehmet SARI ‘’ bizde kırmızı ışık yok sansür yok, bir insan abisinin evine akrabasının evine nasıl gidiyorsa öyle geleceksiniz, randevuya paydos saltanata paydos bizim makamımızın kapısı olmayacak dedik ve belediye başkanlığının makam kapısını söktük, bu söz Mehmet SARI sözüdür‘’ şeklinde açıklamalarda bulundu.
Basın mensuplarına da teşekkür eden Mehmet SARI ‘’ BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN’’ diyerek konuşmasını tamamladı. -

MAZBATA ARTIK MEHMET SARI’DA
31 Mart yerel seçimlerinde Amasya Belediye Başkanı seçilen Mehmet Sarı bugün saat:10.30’da Amasya Adliyesi’nde mazbatayı teslim aldı.
Çok sayıda kişinin katılımıyla gerçekleşen mazbata teslim töreni sonrası basın mensupları ve katılımcılara seslenen Mehmet Sarı; “Bugün itibariyle Amasya’da yeni bir dönem başlıyor. Biz söylediğimiz her sözün arkasındayız. Yarın bir gün bir kişi çıkıp “Mehmet Sarı verdiği sözü tutmadı“ derse ben bu şehri terk ederim. Lakin aldığım duyumlara göre yakışıksız bazı konuşmalar yapılıyor, kimse bizim işimize müdahale etmesin, biz takdir edeceğimizi de tenkit edeceğimizi de biliriz.“ dedi.
Ayrıca seçim maratonu süresince kendisine yol arkadaşlığı eden herkese ayrı ayrı teşekkür eden Mehmet Sarı en büyük teşekkürü Amasya halkına borçlu olduğunu dile getirdi.


-

‘OKULLARDA GIDA GÜVENİLİRLİĞİ VE GIDA İSRAFINI ÖNLEME’ EĞİTİMİ
Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli, öğrencilerimizde ‘gıda güvenilirliği’ ve ‘gıda israfını önleme’ konularında farkındalık oluşturmak için okullarımızda eğitimler vermektedir.
Üretimden tüketime doğal kaynakların ve insan sağlığının korunması için gıda güvenilirliğini sağlamak amacıyla Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından “Okullarda Gıda Güvenilirliği ve Gıda İsrafını Önleme” konulu eğitimler verilmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda Mehmet Varinli İlkokulu’nda eğitim verilmiştir.
85 öğrencinin katılımı ile gerçekleşen eğitim toplantısında, gıdanın bilinçli tüketilmesi, sağlıklı beslenme, kişisel temizlik, el yıkama şekli, tüketilen ürünlerin etiket bilgileri ve Alo 174 Gıda Hattı ile ilgili bilgilerin yanında öğrencilere evde ve okulda düzenli öğünlerle beslenme alışkanlığı kazandırılması ve besin çeşitliliğine önem verilmesi, “fast food” türü denilen bol yağlı, tuzlu, katkı maddeli, karbonhidratlı besinlerden çocukların uzak durmaları gerektiği, gazlı içeceklerden kaçınılması gibi konuların üzerinde durulmuştur.
Gıda israfının önemi, israfın Türkiye ve dünyadaki boyutu, israftan kaçınmak için neler yapılabileceği konularında da bilgi verilmiştir.
-

AMASYA’DA IŞIKLAR OTİZM İÇİN YANDI
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de otizme mavi ışık yakıldı. Amasya Şehir Aydınlatması, Amasya Kalesi, Amasya Antik Kral Mezarları ve Yeşilırmak kenarındaki Yalıboyu mavi ışıkla aydınlandı.
Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine konan otizm tanısı, günümüzde her 59 çocuktan 1’i için konulmakta.
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, Nisan ayı ise otizm farkındalık ayı. Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir nöro – gelişimsel bozukluk olan otizm, Nisan ayı boyunca Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde olacak.
BM’nin otizmin hızlı artışı karşısında kamuoyunun dikkatini çekmek için deklare ettiği 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde, “Otizme Mavi Işık Yak” Kampanyası’nın Türkiye elçisi Tohum Otizm Vakfı’nın çağrısı ile otizm farkındalığına destek vermek için akşam saatlerinde birçok ikonik bina da mavi ışık ile aydınlatıldı. -

MİNİKLERDEN HUZUREVİ SAKİNLERİ İÇİN ETKİNLİK
Merzifon Zübeyde Hanım Anaokulu Sabah Grubu öğrencileri hazırladıkları gösteri ve etkinliklerine Merzifon Huzurevi’nde kalan büyüklerini de davet ettiler. Daveti geri çevirmeyen Huzurevi sakinleri miniklerle bir araya gelerek güzel vakit geçirdiler. Topaç çevirme, üçtaş, oyun hamuru, hafıza oyunu ve boncuk dizme gibi birçok etkinliği birlikte yaptılar.
Ziyaretle ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Çocuklarımıza; büyüklerimize karşı göstermeleri gereken saygı ve sevgiyi daha iyi anlatıp aradaki köprüleri daha da sağlamlaştırmayı amaçlayan etkinlikte miniklerimizi yalnız bırakmayan Merzifon Huzurevi sakinlerine ve çalışanlarına teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu ömürler dileriz” dedi. -

ÇER; ’ÇOCUK KÜTÜPHANELERİNİN SAYISI ARTTIRILMALI’
55. Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kütüphaneye Dokümantasyon Daire Başkanlığınca ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kütüphanelerin Rolü’ temasıyla bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinliklerin sonuncusu ise Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKUYAM) Müdürü Türkçe Eğitimi ve Çocuk Edebiyatı Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Erkan Çer’in sunumuyla gerçekleştirildi. Dr. Çer aynı zamanda üniversitemiz bünyesinde yaklaşık bir yıl önce kurulan ve 12 bin çocuğun kütüphaneyle buluşmasını sağlayan Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinin kurulmasında da büyük katkı sağladı. Rektör Prof. Dr. Metin Orbay’ın da katıldığı Milli Hakimiyet Yerleşkesi konferans salonunda düzenlenen programa gençler yoğun ilgi gösterdi.
Çocuklar Kütüphanelerle Buluşturulmalı
Konuşmasında kütüphanelerin önemine dikkat çeken Dr. Çer, kütüphanelerin bulundukları yerde toplumsal dayanışmaya katkı sağlayarak toplumun güçlenmesinde rol oynayan kurumlar olduğunu söyledi.Çocukların erken dönemde kütüphanelerle buluşturulmasının önemine vurgu yapan Dr. Çer; bu buluşmanın ise çocuk kütüphaneleri aracılığıyla yapılabileceğini kaydetti. Çocuk Kütüphanelerinin çocuğun yetişkinlik döneminde kütüphanelere ulaşmasına öncülük eden yerler olduğunu söyleyen Çer; devlet üniversiteleri içerisinde iki tane çocuk kütüphanesi olduğunu ve bunlardan birinin de Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesi olduğunu belirtti.
Çocukların ilk aydan başlayarak yazılı kültür ürünleriyle tanıştırılmasının önemine vurgu yapan Dr. Çer; Amasya Üniversitesi Çocuk Kütüphanesinde çocukların sadece kitap okumakla kalmayıp yuvarlak masa toplantıları yapabildiklerini ifade ederek bu toplantıların önemini ise şu sözlerle açıkladı: ‘’Kitapların okunduğunda bittiğini düşünüyoruz, bunu yapmayalım; zira kitap okunduğu zaman bitmez, tartışma ortamı gerektirir. Yuvarlak masa toplantılarında çocuklar bunu yapıyor. Okudukları kitapları arkadaşlarıyla tartışarak fikir alışverişinde bulunuyorlar. Bu çok değerli bir şey.’’
Ülkemizde çocuk kütüphaneleri sayısının hızla yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Çer; bir kitabın bir insanı değiştirebileceği gibi kütüphanelerinde bir toplumu değiştirebileceğini belirtti. Rektör Orbay katkılarından dolayı Dr. Çer’e teşekkür ederek fidan dikme sertifikası takdim etti.
Kütüphanelerimizden En Çok İstifade Edenlere Ödül
Programın devamında Amasya Üniversitesinin kütüphanelerinden en çok yararlanan akademik, idari personel ve öğrencilere ödüller verildi. Kütüphanelerden en çok yararlanan akademisyenlerden Emre Vural ve Gönül Türkan Temiz olurken; idari personel ise Servet Bozkurt ile Mehtap Sürücü oldu. Öğrencilerden ise Gülben Aydın, Tayfur Koç, Meryem Sarı üniversitenin kütüphanelerinden en çok faydalanan isimler oldu.