Yazar: Editor Editor

  • SOSYAL GÜVENLİK NEDEN ÖNEMLİDİR ?

    SOSYAL GÜVENLİK NEDEN ÖNEMLİDİR ?

    Sosyal güvenlik, toplumun zor durumda olan bireylerine yardım edilmesini daha iyi durumda olan kişilerin vicdanına veya yardımına bırakmayarak, toplumsal dayanışmayı kurumsal ve düzenli işler hale getirmekte ve tüm ülke vatandaşlarına hak olarak sunmaktadır. Sosyal güvenlik sistemi vatandaşlara hayatları boyunca sağlık hizmeti vermeyi, asgari bir gelir düzeyi sağlamayı ve kişileri mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik nitelikteki risklere karşı korumayı ve bu risklerden doğan zararları gidermeyi amaçlayan sistemdir.
    Ülkemizde sosyal güvenlik, anayasal bir hak olarak Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde yer alan “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” hükmü ile güvence altına alınmıştır. Çalışanların sosyal güvenlik sistemine dahil olmaları hak ve aynı zamanda bir yükümlülüktür. Çalışmaya başlayan herkes kanunen mutlaka sosyal güvenlik sistemine dâhil olmak zorundadır. Çalışanlar kanunen bu hakkın yerine getirilip getirilmediğini işverenden isteme ve yerine getirilmediği takdirde yasal yollara başvurma haklarına sahiptir. İşverenler açısından da; gerek kendisini gerekse yanında çalıştırdığı kişileri sosyal güvenlik kurumuna bildirmek zorundadır.
    Sosyal güvenlik sistemi sigortalı çalışan kişilere
    birçok fayda sağlar. Bunlardan önemli bazıları şunlardır:
    ✓ Sigortalı çalışan kişi ve aile bireyleri sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler.
    ✓ Sigortalı çalışanlara iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hali nedenleriyle çalışamadığı sürelerde maaşının işveren tarafından ödenmeyen kısmını karşılamak üzere geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
    ✓ Sigortalı çalışanlara iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle kısmen veya tamamen çalışamaz duruma gelmesi halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
    ✓ Sigortalının aile bireylerine, sigortalı iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmesi halinde ölüm geliri bağlanır.
    ✓ Sigortalı herhangi bir nedenle sakatlanıp çalışamaz duruma geldiğinde malullük aylığı bağlanır.
    ✓ Sigortalı, belli bir yaşa geldiğinde yine prim şartlarını da sağlıyorsa kendisine yaşlılık aylığı bağlanır.
    ✓ Sigortalı öldüğünde eş ve çocukları ile anne ve babasına ölüm aylığı bağlanır.
    ✓ Cenaze yardımı ve emzirme ödeneği ödenir.

    KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE SONUÇLARI
    Kayıt dışı istihdam, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesidir. Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir.
    Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte aynı zamanda hem çalışanlar hem de işverenler açısından bir zorunluluktur. Yani işverenlerin çalışanlarını sigortasız olarak çalıştırma hakları olmadığı gibi çalışan kişilerin de sigortasız çalışmak veya sigortasız çalışmayı istemek gibi bir hakları söz konusu değildir. Bu şekilde çalışmayı isteyen kişilerin sigortasız çalıştırıldığının tespiti halinde işverenlere yönelik yaptırmalar uygulanmakta, işverenler kendilerince kötü niyetli olmamalarına rağmen mağdur olabilmektedir. Özellikle emekli aylığı alan, dul veya yetim aylığı alan, sosyal yardım alan veya bakmakla yükümlü konumunda olan bazı kişilerin sigortasız çalışma konusunda daha istekli oldukları bilinmektedir. Bu kimselerin sigortasız çalışma konusundaki talepleri karşısında işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle ve tespiti halinde mağduriyet yaşamama amacıyla
    gereken dikkati
    göstermeleri gerekmektedir.
    Kayıt dışı istihdamın toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam, hem çalışanlar ve işverenler hem de devlet açısından birçok olumsuz etkiye yol açmaktadır.
    Kayıt Dışı İstihdamın Çalışanlar Üzerindeki Etkileri
    ✓ Kayıt dışı çalışan işçinin emekli olma hakkı yoktur. Çalışamaz yaşa geldiğinde başkalarının yardımına muhtaç olur.
    ✓ Herhangi bir nedenle sakatlanıp çalışamaz duruma gelindiğinde malullük aylığından yararlanılamaz.
    ✓ Hayatlarını kaybetmeleri durumunda geride kalan eş ve çocuklar ölüm aylığı hakkından yararlanamazlar.
    ✓ İşsiz kalması durumunda işsizlik sigortasından faydalanamazlar.
    ✓ Genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda kalabilirler. Hastalık veya analık durumunda kendisi ve ailesi için istenmeyen durumlarla karşılaşma riski yüksektir.
    ✓ İş kazası ve meslek hastalığına karşı alınması gereken önlemlerden yoksun olarak çalışmak zorunda kalırlar. İş kazası ve meslek hastalığı halinde ise sağlanan haklardan yararlanamama riskleri çok yüksektir.
    ✓ Ücret ve diğer sosyal haklar konusunda Kanunların sağladığı korumadan yoksun olarak daha kötü şartlarda çalışırlar.
    ✓ İhbar ve kıdem tazminatından yoksun kalırlar.
    ✓ Yıllık izin, haftalık izin, doğum izni gibi haklardan faydalanamazlar.
    Kayıt Dışı İstihdamın İşverenlerin Üzerindeki Etkileri
    ✓ Yapılacak denetimler ve tespitler sonucu yüksek tutarlarda idari para cezası uygulanır. Bunun sonucunda işyerinin kapanması riski de vardır.
    ✓ Kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenlere uygulanacak idari para cezaları işverenden işverene ve belgeye göre çeşitlilik gösterir. Örneğin bir yıl bir işçiyi kayıt dışı çalıştırıldığının denetim sonucu anlaşılması halinde idari yaptırımı 14 asgari ücrete kadar para cezasıdır.

  • TÜRKMEN’DEN ÖZEL ZİYARET

    TÜRKMEN’DEN ÖZEL ZİYARET

    Türkmen, Amasya Müftü Mehmet Tevfik İlk ve Ortaokullarını ziyaret etti. Okul müdüründen okulun eğitim-öğretim faaliyetleri ve durumu hakkında brifing aldıktan sonra derslere ve özel eğitim sınıfındaki etkinliklere katılan İl Müdürü sınıflarda öğrencilerle sohbet etti. Toplantıdan sonra Öğretmenler Odası’nda öğretmenlerle bir araya gelen İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen , öğretmenlerin eğitime-öğretime yapmış oldukları katkıları dinledi. Temenni ve iyi dileklerini öğretmenlerle paylaşan İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen ziyaretlerini tamamladı.

  • 2023 YILI TRAFİK CEZALARI İKİ KAT ARTIYOR

    2023 YILI TRAFİK CEZALARI İKİ KAT ARTIYOR

    2023 yılının başlamasıyla birlikte vergi, harç ve cezalara kallavi zamlar gelecek. 2023 yılı için ceza, harç ve bazı vergilerde yeniden değerlendirme oranı yüzde 122,93 olarak ilan edildi. Cezalar da harçlar da en az 2 kat arttı.
    Resmi Gazete’de yayınlandı!
    2023 gelmeden zamları gelmeye başladı. 2023 yılında ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışı belirleyen yeniden değerleme oranı ilan edildi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte 2023 yılında ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışı belirleyen yeniden değerleme oranı yüzde 122.93 olarak ilan edildi.

    İŞTE 2023 TRAFİK CEZASI RAKAMLARI

    1-) Kırmızı ışıkta geçmek – 951 TL
    2-) Hız sınırını %10 – %30’a kadar aşmak – 951 TL
    3-) Hız sınırını %30 – %50’ye kadar aşmak- 1979 TL
    4-) Hız Sınırını %50’den fazla aşmak -4064 TL
    5-) Alkollu araç kullanmak (İlk yakalanma) – 4064 TL
    6-) Alkollu araç kullanmak (İkinci yakalanma) – 5096 TL
    7-) Engelliler için ayrılan yere park etmek – 873 TL
    8 ) Emniyet kemeri kullanmamak -436 TL
    9-) Seyir halinde cep telefonu kullanmak – 951 TL
    10-) Alkol testine itiraz etmek- 8551 TL
    11-) Muayenesiz araçla trafiğe çıkmak- 951 TL
    12-) Yasak olan yerde sollama yapmak- 951 TL
    13-) Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak- 642 TL
    14-) Çakar veya siren kullanmak- 4064 TL
    15-) Ehliyetsiz araç kullanmak- 8190 TL
    16-) Drift atmak- 20342 TL
    17-) Uyuşturucu madde alarak araç kullanmak- 20977 TL
    18-) Yönetmeliğe aykırı niteliklerde plaka takmak- 1671 TL
    19-) Aracı plakasız kullanmak- 5154 TL
    20-) Araca sahte plaka takmak- 20302 TL
    21-) Emniyet şeridini ihlal etmek- 4064 TL
    22-) Trafik sigortası olmadan trafiğe çıkmak- 436 TL
    23-) Takip mesafesine uymamak- 436 TL
    24-) Plakanın okunmasını engelleyecek değişiklikler- 1671 TL

  • ENERJİK OKULLAR PROJESİ

    ENERJİK OKULLAR PROJESİ

    Çalık Enerji, Mitsubishi Corporation ve Sürdürülebilirlik Adımları Derneği tarafından meslek lisesi öğrencilerinin sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve teknoloji konularında farkındalıklarını artırmayı amaçlayan “Enerjik Okullar Faz II Projesi” Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Amasya Üniversitesi’nin katkıları ve ev sahipliğinde 22-23 Kasım tarihlerinde Amasya’da gerçekleşiyor. Proje ile fiziki ortamda Amasya’da yaklaşık 300 olmak üzere toplamda 1.000, dijital kanallar aracılığıyla ise yüzlerce meslek lisesi öğrencisine ulaşılması hedefleniyor.
    Çalık Enerji, Mitsubishi Corporation ve Sürdürülebilirlik Adımları Derneği iş birliği ve Mitsubishi Corporation’ın Tokyo Merkezli Kurumsal Sosyal Sorumluluk Katılım Fonu’ndan aldığı bütçe ile Üniversite ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Enerjik Okullar Faz II Projesi” Amasya’da başladı. Yaklaşık 300 meslek lisesi öğrencisinin katılımıyla sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji ve teknoloji başlıklarında farkındalık artırma semineri ve atölye çalışması gerçekleşti. Projenin açılış törenine Amasya Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve Amasya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen katıldı.
    Öğrenciler sorunlara çözüm odaklı bakma, ekip halinde çalışma fırsatı buldu
    Projeye Suluova Şehit Erkan Ayas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Şehit Gültekin Tırpan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Merzifon Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere 3 farklı liseden yaklaşık 300’e yakın öğrenci katıldı. Çalık Enerji Genel Müdür Yardımcısı Gökmen Topuz, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği Başkanı Emrah Kurum, Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz ve Minorpreneurs Kurucu Ortağı İlker Elal konuşmacı olarak yer aldığı ilk günün ardından, seçilen meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri ile sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve teknoloji başlıkları altında çözüm atölyeleri düzenlendi. Çözüm atölyelerinde öğrenciler, sorunlara çözüm odaklı bakma, ekip halinde çalışma fırsatı buluyor.

  • BELEDİYE EKİPLERİNDEN SONBAHAR TEMİZLİĞİ

    BELEDİYE EKİPLERİNDEN SONBAHAR TEMİZLİĞİ

    Amasya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler şehir merkezinde sonbahar temizliğini sürdürüyor. Hazan mevsiminde yaprak dökümünün zirve yaptığı kasım ayında ekipler, yaprak üfleme makinesi kullanarak hem zamandan kazanıyor hem de işlerini kolaylaştırıyor.

    ‘DAHA GÜZEL VE TEMİZ BİR AMASYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
    Amasya sevdasıyla birlikte bütün birimler ile gece-gündüz mesai harcamaya devam ettiklerini belirten Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti;
    “Amasya’da sonbahar doğal güzellikleri ile insanları mest ederken, temizlik ekiplerimizin yoğun emek ve mesaisi devam ediyor. Ekiplerimiz zamandan kazanarak kısa sürede daha çok alanı temizleyebilmek için teknolojik aletler kullanıyorlar. Vakumlu yol süpürme ve yaprak toplama araçlarıyla cadde ve sokaklarda dökülen yaprakların yağmur suyu kanallarını tıkamaması amacıyla yoğun mesai harcıyorlar. Yapılan bu işlem sayesinde ekiplerimiz, hem zamandan tasarruf ediyor, hem de daha fazla alanları temizliyor. Daha güzel ve temiz bir Amasya bırakılmak için bütün mesaimizi harcıyoruz” dedi.

  • CHP KADIN KOLLARI İL VE İLÇE BAŞKANLARININ  25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ’NE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

    CHP KADIN KOLLARI İL VE İLÇE BAŞKANLARININ 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ’NE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

    Değerli Basın Mensupları,
    Bugün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Dünya çapında şiddete karşı dayanışmayı yükseltme, mücadeleyi büyütme ve şiddet nedeniyle yaşamını kaybeden kadınları saygıyla anma günü. Bu nedenle örgütümüzle birlikte, 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yapıyoruz. Tarih sayfalarında bugünü özel kılan ve sorumluluk yükleyen onurlu bir mücadele hikayesi var. Dominik Cumhuriyeti’ni yöneten diktatör, halka baskıyı, zulmü ve ölümü reva görüyordu. Ülkede insan hakları ve demokrasi askıya alınmıştı. Tarihe adını “kelebekler” olarak yazdıracak üç kız kardeş, yaşananlara “Dur!” demek için mücadele meşalesini yaktı. İşkencelerin ayyuka çıktığı bir süreçte, örgütlenmenin tek çözüm olduğunun bilinciyle hareket ettiler. Direnişin simgesi olan “Mirabal Kardeşler” defalarca tutuklandı. Mal varlıklarına el konuldu. Diktatör tarafından açıkça hedef gösterilmelerinden 23 gün sonra, takvimler 25 Kasım 1960’ı gösterdiğinde; üç kız kardeşin arabası yolda durduruldu. Önce tecavüze uğradılar, sonra da öldürülüp uçurumdan aşağı atıldılar. Diktatör, “kelebekler”den kurtulduğunu sandı. Oysaki onların uçurumun kenarında çırptığı kanatlar, büyük bir rüzgâra dönüştü ve diktatörlüğü yıktı. 1999 yılında Birleşmiş Milletler bugünü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan etti.Biz kadınlar dünyada ve Türkiye’de şiddet sarmalına karşı sesimizi yükseltiyoruz. “Kelebekler”in onurlu direnişine sahip çıkmaya ve mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. Ülkemizde yaşayan kadınlar, en temel hak olan yaşam hakkı için direniyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana kadın cinayetleri sistematik olarak arttı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2002 yılında 66 kadın cinayeti işlenmişken, 2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kadın hayattan koparıldı. 1 Ocak 2022 ile 1 Kasım 2022 arasında ise 202’si şüpheli olmak üzere en az 482 kadın öldürüldü. Şüpheli kadın ölümü yoktur, etkin yürütülmeyen soruşturmalar vardır! Malatya’da 14 yaşındaki Elif Gültekin’in intihar ettiği öne sürüldü. Savcılık soruşturmayı yeniden başlattığında, Elif’in töre cinayetine kurban gittiği üç yıl sonra anlaşıldı.
    Eskişehir’de evinin bodrumunda ölü olarak bulunan 41 yaşındaki iki çocuk annesi Beyhan Biçer’in intihar etmediği, evli olduğu Ercan Biçer tarafından öldürüldüğü ise iki yıl sonra ortaya çıktı. Bizler “Kadın cinayetlerini durdurun!” diye haykırırken, eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Her kadın cinayeti bizim kadına yönelik şiddetteki kadın cinayeti değildir. Her şüpheli ölüm de kadın cinayeti değildir” demekle yetindi. Çocuğa yönelik tecavüzde “çocuğun rızası”ndan bahseden Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, öldürülen kadınlardan sadece “sayı” olarak bahsetmeye devam etti. Yetti mi? Hayır! Şimdiki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık, “2021’in ilk 10 ayında 242 ve 2022’nin ilk 10 ayında 225 vaka var. 2022’de yüzde 7 bir azalış görülüyor” dedi. Yanık’ın açıklamasında bir de itiraf vardı: “Kadın cinayetlerinin yüzde 8’i koruma kararı altında yaşanıyor!” Kadınları koruyamayan, şiddeti tolere edilebilir bulan, öldürülen kadınları sadece sayı olarak nitelendiren zihniyete bir kez daha sesleniyoruz: “HER KADIN BİR HAYATTIR!”
    Edanur Demir, öldürüldüğünde 17 yaşındaydı. Antalya’da bir kafede çalışıyordu. Semih Melih D. tarafından öldürüldü. Sanık ifadesinde “Tabanca ile şaka yapmak istedim” dedi. Nasıl bir şakaysa, namluyu Edanur’un başına doğrultmuştu!
    Sıla Şentürk, öldürüldüğünde 16 yaşındaydı. Ailesinin defalarca karakola giderek şikayetçi olduğu, 10 ayrı suçtan sabıkası olan Hüseyin Can Gökçek tarafından öldürüldü.
    Hasret Dalkoparan, öldürüldüğünde 20 yaşındaydı, 1,5 yaşında çocuğu vardı ve 5 aylık hamileydi. Katili, dini nikahla birlikte olduğu Ozan Dum idi. İsimlerini tek tek saymanın günler süreceği binlerce kadın katledildi! Bu kadınlar sayı değildi, hayatın ta kendisiydi. Anne, evlat, abla, kız kardeş, arkadaş, öğretmen, doktor, mühendis, hemşire, karşı komşu… Yaşamdan koparılan kadınların arkasında gözü yaşlı anneler, babalar, çocuklar kaldı. Kimimiz öğretmenini, kimimiz doktorunu, kimimiz sırdaşını, kimimiz akrabasını sonsuzluğa uğurladı… O nedenle bugün 81 il, 973 ilçede kadın erkek tek ses olduk, haykırıyoruz:
    KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR!
    İktidarın kadını yok sayan politikalarına karşı, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadınları güçlendiren eşitlikçi politikaları hayata geçireceğiz. Bu mücadeleyi kadın erkek bir arada vereceğiz.
    Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İktidara geldiğimizde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. İki yıl önce İstanbul Sözleşmesi’nin bir maddesini hayata geçirdik. Genel Merkezimizde bir “Alo Şiddet” hattı kurduk. “YaşamHak” projemiz aracılığıyla 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadın ve çocuklara, 7/24 ücretsiz destek hizmeti verdik, vermeye de devam ediyoruz. YaşamHak projemiz kapsamında bugüne kadar binlerce kadının hayatına bire bir dokunduk. 81 ilde 129 gönüllü avukat ekibi kurduk. Bu sürede 1135 kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı duruşmasını takip ettik. Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, barolar ve yerel yönetimlerle 125 protokol imzaladık. İktidara geldiğimizde, yol haritamız hazır. Kadını güçlendirecek eşitlikçi politikaları derhal uygulamaya koyacağız. Bizlere ülkemizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten kalan ​büyük bir mücadele mirası var! Hiçbirimiz eşitlik mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün sokaklara çıkarken, haklarımızı ve demokrasiyi savunmak için bir arada olacağız, kadın erkek hep birlikte sesimizi yükselteceğiz.
    GELİYOR GELMEKTE OLAN!

  • EN ANLAMLI ÖĞRETMENLER GÜNÜ HEDİYESİ

    EN ANLAMLI ÖĞRETMENLER GÜNÜ HEDİYESİ

    Amasya Fatih İlkokulu 2/E sınıfı öğrencileri ve velileri büyük bir duyarlılık göstererek öğretmenlerine para toplayarak alacakları öğretmenler günü hediyesini öğretmenleri adına SMA Hastası Elanur’a bağışladı. Öğrenciler ve velileri öğretmenleri adında yaptıkları bağışın karşılığında bir teşekkür belgesi hazırlayarak öğretmenlerine bu belgeyi öğretmenler gününde takdim ettiler. Öğretmen Ayfer Ünal rutin sınıfında öğrencileri ile ders yaparken, arka sıralardan bir kız bir erkek öğrenci öğretmenlerinin adına yaptıkları bağış belgesini ve çiçeği öğretmenlerine vererek öğretmenler gününü kutladı. Durumdan haberi olmayan öğretmen için ise büyük bir sürpriz oldu. Duygulanan Öğretmen Ayfer Ünal, “Sevgili öğretmenim Ayfer Ünal, 2/E sınıfı öğrencileri sizin adınıza SMA hastası Elanur’a bağışta bulundu. Öğretmenler gününüz kutlu olsun” yazan teşekkür belgesini okudu. Ünal, “Yani her sene hediyeler alıyoruz, alırken mahcup oluyoruz, almasak olmuyor, çocuklar üzülüyor. Alırsak hani içimizde sıkılıyoruz. Ama bu şekilde bir hediye o kadar güzel, o kadar duygusal, o kadar anlamlı ki benim için. Çok mutlu oldum. İnanın çok mutlu oldum. Velilerime çok teşekkür ediyorum. Cana can katmışlar ve bu olaya beni de vesile etmişler. Çok mutlu oldum hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepsiyle gurur duyuyorum, paylaşmak güzel. Umarım bu çok güzel bir örnek olur ve bundan sonra bu farkındalık yaratır. Öğretmenlere özellikle böyle günlerde bu tarz hediyeler verilir. Bugün bizim günümüz çok anlamlı hale gelir. Damlaya damlaya göl olur, biriktikçe çoğalır ve can olmaya, kan olmaya o çocuklarımıza devam ederiz.” Dedi.
    Sınıfı ziyaret eden Amasya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen, 2/E sınıfı öğretmeni Ayfer Ünal’a çiçek takdim etti. Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen, “Bu örneğin farklı bir heyecanı var hepimiz için çünkü çocuklarımız biz öğrendik derken SMA’LI bir hastaya yardım ederek öğretmenlerine toplumsal duyarlılığı da öğrendiklerini, toplum içerisinde var olmanın ne kadar güzel olduğunu, en güzel mutluluğun vermekle olacağını, paylaşmakla olacağını, diğerkâmlık duygusunun gelişerek olabileceğini de böylelikle bu sosyal sorumlulukla da aslında öğretmiş oluyorlar. Öğrendiklerini hepimize öğretiyorlar. Belki de bir ihtiyaç sahibinin bir hasta çocuğun, bir arkadaşlarının tedavisine yardımcı olarak hepimize bir mesaj veriyorlar. Hediye nasıl verilir mesajı veriyorlar. Çok teşekkür ediyorum ben velilerimize, öğrencilerimize ve onları yetiştiren öğretmenimize.” Öğrencilerden 7 yaşındaki Gülce Yücel, “Öğretmenler günü hediyesinde SMA hastası Elanur’a bağışta bulunduk ve çok üzülüyorum onun için inşallah iyileşir.”
    Öğrencilerden Hayrunisa Kaya, “7 yaşındayım biz öğretmenimize hediye almak yerine öğretmenler gününde SMA hastası olan Elanur’a bağış yaptık. İnşallah iyileşir onun için dua edeceğim.” Amasya’nın Hamamözü ilçesinde yaşayan SMA hastası Elanur’un annesi Esmehan Aydoğdu bu bağış karşısında şunları kaydetti, “Valilik izinli bir kampanyamız var. Kampanyamız şuanda yüzde 6. Biz bir an önce kızımın tedavi olmasını istiyorum. Biz kızımı kaybetmek istemiyoruz. Amasya’daki Ayfer Ünal Öğretmenime çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Amasya’da Elanur’umun sesi oldu, sesini duyurdu. Bütün öğretmenlerin öğretmenler günün kutluyorum, hepsinden Allah razı olsun.” Diye konuştu.

  • ÇİLEZ’DEN MUHALEFETE ÇAĞRI

    ÇİLEZ’DEN MUHALEFETE ÇAĞRI

    Hasan Çilez Toplantıda “Recep Tayyip Erdoğan bugün ki yaptığı grup toplantısında muhalefete yaptığı çağrı çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanımız yalan iftira ve dezenfasyon sürecini bitirip polemikler den uzak bir süreç için muhalefete çağrıda bulunmuştur. Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak istediğimizi açıkça ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı “Biz muhalefette sürekli onların yalanlarına cevap vererek değil, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun benzeri gayretlerini konuşarak yürütmek isteriz. Bize ülkenin ve milletin hayrına programlarla, projelerle, iddialarla gelin canımızı yeyin” demiştir.

    “Muhalefette artık kısır siyasi çıkarlarınız, anlık hazlarınız için, kendi ülkenize, kendi milletinize ve kendi insanınıza ihanet derecesine varacak ifadelerden tavırlardan uzak durmalarını ihdar etmişlerdir. En nihayetinde şu ana kadar izledikleri siyaset tarzından ve söylemlerinden vazgeçmelerini, bu yolun yol olmadığını milletimizin de bu yolu tasvip etmediğini söyleyerek projelerle, vizyonla, eserlerle milletimizin huzuruna çıkalım.” demiştir. Çünkü Türkiye eski devir siyaset kalıntısından çok yorulmuştur. Siyaha beyaz, beyaza siyah denmesinden vazgeçilmesi gerektiğini söylemiştir. Milletimiz boş laf ve vaade dayanan yalan dolu kavga ve gürültülü siyaseti tasvip etmemektedir.
    Yine Sayın Cumhurbaşkanımız “ Cumhur İttifakı adına söz vererek Muhalefetin hiçbir eksikliğini yüzlerine vurmayacağız. Hiçbir zayıflıklarının üzerine gitmeyeceğiz, hiçbir laflarıyla dalga geçmeyeceğiz” demiştir.
    “Ancak muhalefetin eski siyasi üslupla devam edilmesi yönünde tercihleri olursa kimse kusura bakmasın milletimizin geleceğini kimsenin şahsi ihtiraslarına ve karanlık hesaplarına kurban etmeyiz diyerek siyasi sorumluluğumuzun gereğini yapacağımızı da ifade etmiştir. Bizde gül de var, Güz de var kim hangisini isterse onunla karşısına çıkarız” demiştir. Türkiye Yüzyılı çerçevesinde yaptığımız projeler milletimizi heyecanlandırmaktadır. İlk yerli otomobilimiz TOGG, Yusufeli Barajımız, uluslar arası diplomatik başarılar, Türk Devletleri Teşkilatımız, İlk insansız hava uçağımız Kızılelma, il ve ilçelerdeki aralıksız yaptığımız yatırımlarımız, hizmete sunduğumuz projeler milletimiz tarafından büyük bir takdirle karşılanmaktadır. Hedefimiz büyük Türkiye’dir. Bu sebeple diyoruz ki kişileri olayları bırakalım, projeleri konuşalım, takdir de milletimizin olsun. Bu açık çağrımıza Muhalefetin cevabını bekliyoruz.” Diyerek konuştu.

  • KALİTE VE AKREDİTASYON ÇALIŞMALARI KONUSUNDA TOPLANTI

    KALİTE VE AKREDİTASYON ÇALIŞMALARI KONUSUNDA TOPLANTI

    Amasya Üniversitesi ISO 9001:2015 işleyişi ile meslek yüksekokulları kalite ve akreditasyon çalışmaları konusunda toplantı yapıldı.
    Rektörlük konferans salonunda gerçekleşen toplantıya Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. Dr. Ayşe Şahin Yağlıoğlu, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Aytuğ Mermer Üzümlü ve Genel Sekreter Duran Çuhadar akademik ve idari personeller ile kalite kulübü öğrencileri katıldı.
    Kalite ve akreditasyon çalışmalarının dünü, bugünü ve yarınını konu alan programda Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı; “Kaliteyle ilgili olarak yapmakta ya da yapacağımız süreçte karşılaştığımız zorluklar elbette olacak ama daha iyisini yapmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ulaşmak istediğimiz nokta her zaman biraz daha ötede olacak ama biz bugün üzerimize düşeni, yarın üzerimize düşecek olanı yapmak durumundayız. Bu aynı zamanda vatanseverliğinde bir gereğidir diye düşünüyorum. Üniversite olarak kalite kapsamında hedeflerimiz var, bu hedeflerimizde desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ederim” dedi.
    Program sonunda hizmet içi eğitim faaliyetlerinde katkı sağlayan personele teşekkür belgesi verildi.

  • YAVUZ SELİM MEYDANINDA  ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI

    YAVUZ SELİM MEYDANINDA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI

    Amasya Yavuz Selim Meydanında Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan Öğretmenler günü kutlama programı Belediye Kültür Merkezindeki programla devam etti. Programa Amasya Valisi Mustafa Masatlı ve eşi Esra Masatlı, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Amasya 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Şahin, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, Siyasi Parti Temsilcileri, kurum ve okul müdürleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından programda öncelikle Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in Öğretmenler Günü mesajı okunduktan sonra aday öğretmenlik dönemleri sona eren öğretmenlerin yemin töreni yapıldı. Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
    24 Kasım Öğretmenler Günü”nü tebrik ediyorum
    Günün anlam ve önemini belirten konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Türkmen, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak, öğretmenlerin insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğini icra etmekte olduğunu ifade etti.
    Müdür Türkmen konuşmasını şöyle sürdürdü,”Ömrünü ilim öğretmeye ve güzel ahlakla yetişmiş bir nesil inşa etmeye adayan öğretmenlerimiz, insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğini icra etmektedirler. Çünkü öğretmenlik, özü itibariyle “insan yetiştirme sanatı”dır.
    O makam, kimi zaman Şeyh Edebali ile kimi zaman Akşemsettin ile kimi zaman Necmettin Yılmaz’la, Aybüke Yalçın’la özdeşleşmiş yüce bir makamdır.
    Bundan evvel olduğu gibi bundan sonra da Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” sözünde de işaret ettiği şekilde, gelecek nesiller öğretmenlerimizin öncülüğünde ve onların ufukları doğrultusunda istikametlerini belirleyeceklerdir.
    Geçmişten aldığı emaneti geleceğe güvenle teslim etmeyi kendine kutsal bir vazife edinmiş bir meslek anlayışıyla yetiştirdiğiniz, kalbiyle kendi değerlerine, aklıyla geleceğin gelişmelerine bağlı dinamik nesiller geleceğimizin teminatı olacaktır.” Diye konuştu.