Etiket: zam

  • Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Oto Galericiler İle İlgili Konuya Açıklık Getirdi

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı Oto Galericiler İle İlgili Konuya Açıklık Getirdi

    Bazı oto galericilere zabıta ekipleri tarafından gelen mühür sert tepki ile karşılandı ve ardından canlı yayınlar yapıldı. Bunun üzerine Amasya Belediye Başkanımız Mehmet Sarı konuya net bir açıklama getirdi.

    “Bizim Amasyamızda  aşağı yukarı 140 civarında bir galerimiz var. Zabıta ve denetleme arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yaptılar, şehrimizde ki ruhsatsız iş yerlerini ruhsata  bağlanması konusunda uyarılarda bulundular. Biz 2 ay önce kendilerine tebliğ yaptık. Dedik ki şehrimizde usulsüz hiç birşeye  müsaade etmeyeceğiz efendim. Herkes ruhsata tabi olmak mecburiyetindedir. Bir bakanın ve bir kahvehanenin ruhsatı varsa oto galerilerinde ruhsatı olmak mecburiyetindedir ve kanun diyor ki şehir içinde iş yerlerinde galericilik yapanlar bina altlarında yapamaz dediği halde biz  yine de onu görmezden geliyoruz. Bu arkadaşlarımızın ruhsatları  yok. Diyoruz ki gelip ruhsat alacaksınız ,ruhsat parası makbuldür. Herkesten aynı alınır,6000 küsür liradır. Efendim diyoruz ki paranız yoksa gelin taksitlendirelim. Yok kardeşim ben bu şehirde ruhsatsız çalışırım. Hodri meydan! Çalışabiliyosanız çalışıcaksınız. Biz yasal olmayan hiçbir şeye müsaade etmiyoruz.  Herkes gelip bizden ruhsatını alacak. Ben ruhsatımı almam ticaretimi yaparım diyorsalar arkadaşlarımız kendileri bilir. Ayrıca galerici arkadaşları tabi suçu olmayanları ayırt etmek lazım ama şunu da söyleyim : adam şimdi ana caddenin üzerinde galeriyi açmış 6-7 tane aracı koymuş vatandaş hiç yola çıkamıyor. Öyle bir şey olamaz. Ses etmezseniz sizden iyisi yok. Bizde kimseye ayrım yapmak yoktur. Ben canlı yayını izledim, arkadaşlarımız diyor ki yok şöyle yok böyle de  hiç bir şey yapmadı. Takdir vatandaşındır Amasya halkınındır efendim. Lakin kanuna uymayan hiçbir şeye müsaade etmem. Herkes ruhsata tabi olacak, herkes gelip ruhsatını alacak işin özeti bu. Ev sahibini bastırmaya çalışıyorlar. Kardeşim kaç yıldır galericilik yapıyorsunuz ticaret yapıyorsunuz var mı ruhsatınız?  Yok. Şimdi dönelim benim bu beyanımı vergi dairesi suç kabul edebilir. Gidip onlara kaç senedir siz ticaret yapıyorsunuz kardeşim dediğin de ne diyecekler? Herkes vergisini verecek herkes kanunlara uyacak. Bizim sistemimiz bu.  Biz kimseye haksızlık, adaletsizlik, ahlaksızlık yapmıyoruz .Ben arkadaşları ikaz ediyorum. Herkes ağzından çıkan lafa dikkat edecek. Sonra ağzından çıkan lafın kontrolü kendinde olmuyor kontrolü bize bırakmasınlar. Bize bıraktığı zaman bizim cevabımız set olur efendim. Ticari hayatı men olur. Müsaade etmiyorum. Binanın altındaki bir ticarethaneye kanun müsaade etmiyor bunu  zaten.  Eğer Amasya halkına huzursuzluk efendim rahatsızlık verilmişse bunun tarafı biz değiliz. Biz Amasya  halkının  selamet açısından çalışıyoruz. Usulsüz  hiçbir şeye bizim dönemimizde müsaade edilmeyecek. Eski alışkanlıklara paydos. Efendim biz senelerdir burda  galericilik yapıyoruz. Bugüne kadar kimseye bişey demedik yok öyle bir şey kardeşim. Biz kimse değiliz. Biz adaleti öngörürüz. Adalete tabi oluruz. Adaletin kanununa da birebir uyarız. Herkes de buna uyacak.  Yine söylüyorum gelsinler bir iki taksitle ruhsatlarını alsınlar. Ruhsatsız iş yerlerinin hiç birine müsaadem yoktur.”

  • Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun Koç’un 7 Nisan dünya sağlık günü mesajı

    Amasya il sağlık müdürü Dr. Dursun koç, 7 Nisan dünya sağlık günü için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi; “Yıllardır herkesin konuştuğu ama engellemek için gereken önlemlerin bir türlü alınamadığı iklim değişliğine artık iklim krizi diyoruz. Dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bu yaşadığımız tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz. İklim krizinin temel nedeni küresel ısıtma. Günlük hayatımızda farklı amaçlar için kullandığımız fosil yakıtlar, tüketildikten sonra dünya atmosferinin etrafında bir sera gazı katmanı oluşturuyor. Bu katman yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının dünyadan geri sekip uzaya dönmesine engel olarak ısıyı hapsediyor. Bu da küresel ısınma adıyla bilinen ama insan eliyle yaratılmış olduğu için artık “küresel ısıtma” olarak tanımladığımız sonucu doğuruyor.

    Küresel ısıtma, iklimin dengesini bozarak birçok bölgede yine eskiden iklim değişikliği diye adlandırdığımız, ama artık “iklim krizi” dediğimiz duruma sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); pandeminin, kirli bir gezegenin, kanser, astım, kalp hastalığı gibi artan kronik hastalıkların ortasında, 2022 Dünya Sağlık Günü’nde küresel dikkati insanları ve dünyamızı sağlıklı tutmak ve bireylerin iyi olma haline çekmek istemektedir. DSÖ, her yıl dünya çapında 13 milyondan fazla ölümün önlenebilir çevresel nedenlerden kaynaklandığını tahmin etmektedir. Buna insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidi olan iklim krizi de dâhildir. İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Tüm dünyada uygulanan siyasi, sosyal ve ticari kararlar iklim ve sağlık krizini tetiklemektedir.

    İnsanların yüzde 90’ından fazlası fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sağlıksız hava soluyor. Az rastlanır hava olayları, toprak kalitesinin azalması ve su kıtlığı insanları yerinden ediyor ve sağlıklarını etkiliyor. Kirlilik ve plastikler, en derin okyanuslarımızın dibinde, en yüksek dağlarda bulunur ve besin zincirimize girmeyi başarır. Yüksek oranda işlenmiş, sağlıksız yiyecek ve içecekler üreten sistemler, küresel sera gazı emisyonlarının üçte birini oluştururken, obezite dalgasını tetikliyor, kanser ve kalp hastalıklarını artırıyor. COVID-19 salgını bilimin iyileştirici gücünü gösterirken dünyamızdaki eşitsizliklerin de altını çizdi. Pandemi, toplumun tüm alanlarındaki zayıflıkları ortaya çıkardı.

    Ekonominin mevcut tasarımı, çok sayıda insanın hala yoksulluk ve istikrarsızlık içinde yaşamasıyla birlikte gelir, zenginlik ve gücün adaletsiz dağılımına yol açmaktadır. Bu hedefler, uzun vadeli yatırımlara, refah bütçelerine, sosyal korumaya ve yasal ve mali stratejilere dönüştürülür. Dünya ve insan sağlığı için bu yıkım döngülerini kırmak, kurumsal reform ve bireylerin sağlıklı seçimler yapmaları için desteklenmesini ve teşvik edilmesini gerektirir.” Diyerek sözlerine son verdi.

  • “SON KARARI KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU VERECEK”

    “SON KARARI KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU VERECEK”

    Türkiye Kamu-Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, uzlaşmazlıkla sonuçlanan toplu sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Son kararı kamu görevlileri hakem kurulu verecek dedi.
    2020-2021 yıllarına ilişkin olarak 3 milyon kamu görevlisi, 2 milyon emekli ve aileleriyle birlikte toplam 20 milyon vatandaşımızın geleceğine yön verecek olan 5. Dönem Toplu Pazarlık Görüşmeleri uzlaşmazlıkla sonuçlanmıştır diyen Başkan Dümen, “Bundan sonraki süreçte nihai kararı Sayıştay Başkanı, bakanlık ve kamu görevlileri sendikalarının temsilcileri ile akademisyenlerden oluşan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu verecektir.
    Kamu işveren tarafının nihai teklifi olan memur ve emekli maaşlarına 2020 yılı için %4+%4; 2021 yılı için %3+%3 zam içeren önerisinin kabul edilmesinin, mevcut ekonomik durum göz önünde bulundurulduğunda zaten imkânsız olduğu herkesçe malumdur.
    Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl enflasyon %20,3 olarak gerçekleşmiş, 4 kişilik ailenin zorunlu harcamalarını içeren yoksulluk sınırı 1032 lira yükselmişti. Buna mukabil 2018-2019 Temmuz ayları dikkate alındığında yıllık enflasyon %16,65 olarak hesaplanmıştır. 2020 yılının enflasyon hedefi ise mali planda %9,8 olarak tespit edilmiştir.
    Bütün bu veriler ışığında, Kamu İşveren tarafının teklifinin kamu görevlilerinin sorunlarına çare olmaktan uzak kaldığı su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapsadığı kitleyi ve ekonomik ve sosyal etkileri dikkate aldığımızda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun omuzlarında son derece önemli bir görev bulunmaktadır.
    Yıllardan beri maaşları hedef enflasyona göre artarken hedefin kat be kat üzerinde gerçekleşen çarşı pazar enflasyonu ile büyük bir kayıp yaşayan kamu görevlileri ve emeklileri, 2 yıl boyunca sefalete terk etmekle yüzlerini bir nebze olsun güldürmek arasında bir karara varacak olan Hakem Kurulu’nun bu sorumluluk bilinci içinde hareket edeceğini umuyor, varılacak kararın saydığımız bu basit gerçeklerin aksine bir durum oluşturmamasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

  • TEMMUZ AYINA AİT ASGARİ GEÇİM ENDEKSİ SONUÇLARI

    TEMMUZ AYINA AİT ASGARİ GEÇİM ENDEKSİ SONUÇLARI

    Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2019 Temmuz ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı.

    Türkiye Kamu Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen sonuçları şöyle açıkladı; Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Temmuz 2019 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3.263,19 TL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6.725,58 Lira olarak belirlendi.

    Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %0,74 oranında yükseldiğini gösterdi. Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %0,94 oranında artmış ve 2.510,46 Lira olarak hesaplandı.

    Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2019 yılı haziran ayında 2.546,13 Lira olarak tahmin edildi.

    Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Temmuz 2019 verilerine göre günlük 52,785 olduğu belirlendi.

    Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.583,55 TL oldu. Temmuz 2019 itibari ile ortalama 4.014,14 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %39,45’ini oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 962,57 olarak belirlenen kira gideri ise Haziran 2019 ortalama maaşının %23,98’ine denk geldi.

    Buna göre bir memur, ortalama maaşının %63,43’ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı.

    Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %36,57’si kalırken,  ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Haziran 2019 maaşından geriye yalnızca 1.467,97 TL kaldı.

    Temmuz ayı asgari geçim sonuçlarını değerlendiren Türkiye Kamu Sen Amasya Şube Başkanı Şemsettin Dümen, “Rakamlar yaşanan ekonomik problemleri ortaya koymaktadır. Bu nedenle toplu sözleşme masasında kamu çalışanları ve emeklilere verilecek zam oranı tüm bunların ışığında belirlenmeli, dar ve sabit gelirlilerin yaşadıkları gerçekler göz ardı edilmemelidir” dedi.

    “Her ay düzenli olarak yaptığımız asgari geçim endeksi rakamlarına baktığımızda yaşanan ekonomik sıkıntıların geçen aya göre yaklaşık yüzde 1 oranında arttığı görülmektedir. Önümüzdeki aydan itibaren gıda fiyatlarındaki artış, okulların açılması gibi etkenlerle hayat biraz daha zorlaşacak enflasyon daha da yükselecektir.

    İçinde bulunduğumuz Ağustos ayında devam emekte olan toplu sözleşme görüşmelerinde bütün bu yaşanan ekonomik sorunları  masaya taşımaya devam ediyoruz. Ortaya çıkan bu rakamlar toplumun her kesiminde yaşanan sıkıntının göstergesidir.

    Bu nedenle masada kamu çalışanları ve emeklilere verilecek zam oranı asgari geçim rakamları ışığında belirlenmeli, dar ve sabit gelirlilerin yaşadığı zorluklar bertaraf edilmelidir.

    Birkaç gün sonra birlikte idrak edeceğimiz Kurban Bayramında  yıllardır dillendirdiğimiz memura da bayram ikramiyesi ödenmesi konusunda bir adım halen atılmamıştır. Bu konuda ki ısrarımız devam edecek, ikramiye almayan 3 milyon memura müjde verilmesi için gayret sarf edeceğiz.

     

  • ÇARŞI PAZAR YANARKEN BU RAKAMLARA İNANMAMIZI BEKLEMEYİN!

    ÇARŞI PAZAR YANARKEN BU RAKAMLARA İNANMAMIZI BEKLEMEYİN!

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan rakamlarla çarşı pazardaki rakamların farklı olduğunu söyledi. TUİK’in açıkladığı rakamları değerlendiren Taşkın, şunları söyledi: “Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan verilere göre 2019 yılı Haziran ayında tüketici fiyatları endeksi bir önceki aya göre %0,03 artış gösterdi. Rakamlara göre TÜFE’de bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %19,88 artış gerçekleşti. 2019 yılının ilk altı ayında gerçekleşen toplam %5,01 oranındaki enflasyon artış oranı, Temmuz ayında yapılacak %5’ lik toplu sözleşme zammına ilave olarak % 1,01 enflasyon farkı zammı yapılacağı anlamına geliyor. İlk altı ay içinde memur ve emeklinin maaşlarının ciddi oranda eridiğini biliyoruz. 7. Ayda verilecek zam, memur ve emeklinin eriyen maaşının karşılığı bile olmayacak. Sabit gelirli memur ve emeklinin elektrik, doğalgaz, ulaşım, gıda ve kira gibi giderlerindeki artışlar insanca yaşamalarını zorlaştırırken, bunları açlığa mahkûm etmek vicdanları yaralayacaktır. Enflasyondaki artış azalacağına devam etmektedir. Bu da önümüzdeki günlerin memur ve emekli için daha zor geçeceği anlamına geliyor. TUİK’in açıklamaları fiyat artışlarının yükseldiğini gösterirken, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin yoksullaştığı gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Dar bütçeleriyle yaşamaya çalışan vatandaşlar fiyat artışlarına yetişemiyor. Vatandaşın bütçesi delinmiş, yaşamaktan bıkmış, gelecekten ümitlerini kesmişlerdir. Hâl böyle iken memur ve emeklilerinin biraz olsun rahatlamalarını sağlayacak şekilde zam verilmemesi de düşündürücüdür. Anadolu Sağlık sen olarak bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki; memur ve memur emeklilerinin yaşama koşulları iyileştirilmelidir. Doğalgaz ve elektriğin %20’sini devlet karşılamalıdır. Devlet, şirketlerin değil, halkın devleti olmalıdır. Memur ve emeklilerden alınan vergi oranları düşürülerek çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmak suretiyle memur ve emeklilerin yaşama standartları yükseltilmelidir. Dolaysız vergilerin yüzde 70’ini dar ve sabit gelirli vatandaşlar karşılıyorsa, burada adil vergi sisteminden söz edilemez. Devlet, memur ve emekli maaşlarında acil olarak iyileştirmeye gitmelidir.”

  • RAMAZAN AYI CEPLERİ YAKIYOR

    RAMAZAN AYI CEPLERİ YAKIYOR

    Türk Büro Sen her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için iftar yapmanın bedelini hesapladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Büro Sen Amasya Şube Başkanı Muammer Tufanoğlu, “4 kişilik bir ailenin iftar yapması için gerekli olan günlük tutarın en az 92,53 TL; bu yıl 29 gün sürecek Ramazan boyunca oruç açmanın maliyetinin ise asgari olarak 2 bin 683,37 TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi verileri ile piyasa rakamlarından yola çıkılarak yapılan araştırmada bir vatandaşın, oruç tuttuğu süre boyunca ihtiyaç duyduğu enerji, vitamin ve minerallerin sağlanabilmesi için gerekli olan gıda ürünleri ve miktarları tespit edildi. Rakamlar bu yıl iftar sofralarına geçen yıla göre %24,8 zam geldiğini gösterdi. Geçen yıl 30 gün süren Ramazan ayının bu sene 29 gün sürecek olmasına rağmen vatandaşlarımızın iftar sofrası için geçen yıla göre 459,47 lira daha fazla harcayacağını ortaya koydu.
    Oruç açmanın maliyetinin son bir yıl içinde %24,8 oranında yükseldiği görülüyor” dedi. Türk Büro Sen Amasya Şube Başkanı Muammer Tufanoğlu, ortalama memur maaşının 3 bin 786,21 TL olduğunu belirterek, “Yalnızca oruç açmak için bir memur, maaşının %71’ini, yani üçte ikisinden fazlasını ayırmak zorunda. Çalışanların kazançları gıda ihtiyacına dahi zor yetiyor, diğer ihtiyaçlar için ise para kalmıyor. Geçen yıla göre oruç açmanın maliyeti %24,8 oranında yükseldi.Bu yıl memur maaşlarına enflasyon farkı hariç %4 yani ortalama 137 lira gibi son derece yetersiz bir zam yapıldı. Bu zam zaten geçtiğimiz dört ayda ortaya çıkan %4’lük enflasyon karşısında eridi, alım gücü 2018 yılının bile gerisine düştü. Şimdi ise Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yaptığı çalışmada iftar sofrasının maliyetinin tam 459,47 lira pahalandığı ortaya çıktı. Henüz Ramazan ayının başında olduğumuz düşünüldüğünde, ay boyunca özellikle gıda ürünlerinin fiyatlarında büyük artışlar bekliyoruz. Bu da iftar sofralarını daha da pahalı hale getirecek. Ay sonunda Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz. Bayram da yeni masraflar, yeni harcamalar demek. Bu ay ve devamında ortaya çıkacak enflasyon, memur maaşlarının iyiden iyiye erimesi anlamı taşıyor. Dolayısıyla hiç olmazsa Mayıs ayından itibaren gerçekleşecek enflasyonun derhal maaşlara yansıtılarak, memurlarımızın bu darboğazdan çıkarılması gerekiyor.
    Huzur ve mutluluğun ayı mübarek Ramazan ayında çalışanlarımızın gıda masraflarını kısarak diğer ihtiyaçlarını görmeye çalışacaklarını, birçok çocuğun bayramı boynu bükük geçireceğini bilmek bizleri ziyadesiyle üzmektedir” diye konuştu.

  • İŞTE ASGARİ GEÇİM SONUÇLARI

    İŞTE ASGARİ GEÇİM SONUÇLARI

    Türk Büro Sen Amasya Şube Başkanı Muammer Tufanoğlu, Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2019 Mart ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklanmıştır dedi.
    Tufanoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Mart 2019 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3.136,65 TL olarak hesaplandığını söyledi.
    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Tufanoğlu şunları kaydetti: “Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6.472,23 Lira olarak belirlenmiştir. Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %1,63 oranında yükseldiğini göstermektedir.
    Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %1,09 oranında artmış ve 2.419,23 Lira olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2019 yılı Mart ayında 2.498,13 Lira olarak tahmin edilmiştir.
    Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Mart 2019 verilerine göre günlük 52,35 TL olduğu belirlenmiştir. Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.570,47 TL olmuştur. Mart 2019 itibarı ile ortalama 3.786,21 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %41,48’ini oluşturmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 927,66 TL olarak belirlenen kira gideri ise Mart 2019 ortalama maaşının %24,50’sine denk gelmiştir. Buna göre bir memur, ortalama maaşının %65,98’ini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalmıştır. Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %34,02’si kalmıştır.
    Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Mart 2019 maaşından geriye yalnızca 1288,07 TL kalmıştır.
    Önümüzdeki ağustos ayında yapılacak toplu sözleşme dönemine yaklaşırken kamu çalışanları 15 Mayıs yetki sürecinde işi ehline teslim etmeli ve o masaya Türkiye Kamu-Sen yetkili konfederasyon olarak oturtmalıdır. Son günlerde toplu sözleşme masasına tek oturabilmek için açıklamalar yapan malum-sen’e de seslenen Genel Başkan, “biz o masaya onların lütfu ile değil, kanunun bize verdiği yetkiyle oturuyoruz. Kamu çalışanlarının son bir yıl içerisinde zorunlu harcamalarına 942,75 lira zam geldi. Biz, bu gerçekler ışığında memurların gelirlerini artırmak için mücadele ederken, yetkili olduğunu söyleyen sendikalar kendi gelirlerini artırmak için dayanışma aidatı peşinden koşmaktadır.
    Yaşanan ekonomik gelişmeler karşısında memur ve emeklinin kaybı sürerken, bunların telafisi noktasında memur ve emekliye ek zam isteğimizi bir kez daha yineliyoruz. Buçuk zamma imza atıp kenara çekilenler, son günlerde toplu sözleşme masasına ilişkin değerlendirmelerde bulunup yetkili olmanın ne kadar değersiz olduğundan yakınmaktadırlar. Kamu çalışanları gayet iyi biliyor ki, son 10 yıldır yetkili olan konfederasyon kendileridir. Doğal olarak yetkiyi değersizleştiren de ta kendileridir.
    Memurun sorunları hariç diğer bütün işlerle ilgilenen malum-sen’in tek derdi Türkiye Kamu-Sen’i o masadan kaldırmaktır. Biz o masaya onların lütfu ile değil, kanunun bize verdiği yetkiyle oturuyoruz. Yetkili konfederasyon bu işleri bir kenara bırakıp, memurun gerçek gündemine dönmelidir. Önümüzdeki ağustos ayında yapılacak toplu sözleşme dönemine yaklaşırken kamu çalışanları 15 Mayıs yetki sürecinde işi ehline teslim etmeli ve o masaya Türkiye Kamu-Sen yetkili konfederasyon olarak oturtmalıdır.” diye konuştu.

  • ELEKTRİĞE ZAM YOK!

    ELEKTRİĞE ZAM YOK!

    YEPAŞ Genel Müdürü Arif AKŞAM, 2019 yılı 2. Çeyreği için EPDK tarafından açıklanan tarifelere göre nihai tüketicilere uygulanacak olan fiyatlarda herhangi bir zammın olmadığını belirtti.
    Yapılan açıklama da “Tüketicilere üçer aylık dönemler için uygulanacak olan elektrik satış fiyatları Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenmekte ve ilan edilmektedir. 2019 Nisan – Mayıs – Haziran dönemleri için belirlenen elektrik tarifeleri Nisan ayı başı itibariyle Kurum tarafından yeniden belirlenmiştir. İlan edilen fiyatlar incelendiğin de görüleceği üzere nihai tüketicilere uygulanacak olan elektrik fiyatlarında önceki döneme göre herhangi bir artış olmamıştır” ifadelerine yer verildi.
    TÜKETİCİYE YANSIYAN BİR ZAM YOK
    YEPAŞ’ın açıklamasında “Bilindiği üzere elektrik fiyatlarını oluşturan çok sayıda unsur söz konusudur. Bunlardan bazıları dönemsel olarak artış yönünde, diğer bazıları ise azalış yönünde değişebilmektedir. 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren geçerli olan elektrik fiyat bileşenlerinde bazı değişmeler olmakla birlikte vergi fon ve paylar dâhil nihai fiyatlarda yani tüketiciye yansıyan fiyatlarda herhangi bir değişiklik veya zam kesinlikle söz konusu değildir.
    Belirtilen durumu kamuoyuna bir tablo ile açıklamak gerekirse; müşterilerimiz 100 kWh elektrik tüketimi için;
    Mesken aboneliklerinde 54 TL
    Ticarethane aboneliklerin de 71 TL
    Sanayi aboneliklerin de 60 TL ödemeye devam edeceklerdir” denildi.
    ELEKTRİĞE YÜZDE 37 ORANINDA ZAM YAPILDI İDDİASI KAFALARI KARIŞTIRDI
    Yeni dönem de Kamu elektrik üretim şirketi olan EÜAŞ tarafından, YEPAŞ’ın da dahil olduğu Görevli Tedarik Şirketlerine satılan toptan elektrik fiyatlarında bir artışın söz konusu olduğunu ancak bu durumun nihai tüketicilere uygulanan fiyatlarla alakasının olmadığının bilinmesi gerektiği belirtildi.
    Müşterilerimiz güncel fiyatları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun internet sayfasında görebilecekleri gibi Şirketimizin yeni bir uygulaması olan müşteri portalimize https://online.yepas.com/ adresi üzerinden ulaşarak fatura ayrıntılarını kontrol edebilirler.