Etiket: yeşilırmak

  • YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü çalışmalarına devam ediyor

    YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü çalışmalarına devam ediyor

    YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü için başlattığı çalışmalara devam ediyor. Gerçekleştirilen eğitim çalışmalarında personellere hizmet eğitimi veren  Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş., EFQM modelini kurumsal kültür olarak çalışanlar açısından sistematik bir şekilde kalıcı hale getiriyor.

    YEDAŞ genel müdürü Hasan Yasir Bora asıl amacın ise enerji sektörünün liderliğini üstlenerek, çalışanıyla ve müşteri memnuniyetiyle örnek şirket olabilmenin kriterlerinin oluşturulması olduğunu söyledi. YEDAŞ hedefine koyduğu ‘Mükemmellik Ödülü’ne doğru yol alırken, temel kavramlar olan dengeli sonuçlar gerçekleştirme, müşteriler için değer katma, çalışanlarla başarma, üretkenlik ve yenilişimi besleme, sürdürülebilir gelecek için sorumluluk alma yaklaşımlarının hepsini ‘müşteri ve çalışan memnuniyeti’ üzerine kurguluyor.

    Genel Müdür Hasan Yasir Bora, mükemmellik modelinin kullanılması ile kurumun kendi bulundukları yeri değerlendirebilmeleri açısından çok önemli olan eğitim, YEDAŞ’ ı adım adım Ulusal Kalite Hareketi’nde başarıya EFQM Kalite Ödüllü ve sektörün liderliğine taşıyacak. Kendi alanında uzman olan ekip üyeleri çalışmalarını taahhüt ederek misyonlarında da belirttikleri gibi tüm paydaşları için kaliteli, kesintisiz bir enerji hizmeti sunarak paydaşlarının hayatlarını aydınlatmak için sahip oldukları tüm süreçleri geliştirip, paydaş analizlerini yaparak Stratejik plan güncellemelerine başlamış bulunmakta olduklarını belirtti. YEDAŞ, ‘Mükemmellik Ödülü’ne doğru yol alırken eğitim çalışmalarıyla personeli ‘kaliteli hizmet’ konusunda birçok dalda eğitiyor. Genel Müdür Bora, “Amaç sektörde lider olabilmek. Bunu ancak çalışanlarımızla başarabiliriz. Ama önce müşteri memnuniyeti. O da eğitimle oluyor” ifadelerine yer verdi.

  • “KAMPÜSTE PİLAV VAR”

    “KAMPÜSTE PİLAV VAR”

    Amasta Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunun “Kampüste Pilav Var” etkinliği Amasya Üniversitesi’nin İpekköy, Milli Hakimiyet ve Yeşilırmak yerleşkelerinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Etkinliklere Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ile çok sayıda öğrenci, akademik ve idari personel katıldı.

    Etkinlikleri değerlendiren Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, “2019-2020 akademik yılında 4 bin 228 öğrenci üniversitemize kayıt yaptırdı. Binlerce gencimizi üniversite eğitimleri boyunca Amasya’da ve Amasya Üniversitesinde ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz. Üniversitemize bu yıl kayıt yaptıran gençleri ve ailelerini tebrik ediyor, yükseköğretim yolculuklarında başarılar diliyorum. Üniversiteler bilgi edinme ve uygulama alanlarıdır. Öğrenci odaklı, eleştiriye açık bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Öğrencilerimizin akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda başarılı olmaları için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Tüm gayretimiz öğrencilerimizi Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bilim insanlarına dönüştürmektir. 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başında gerçekleştirilen bu mütevazı etkinlikler, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulumuz tarafından düzenlendi. Öğrencilerimizin ve personelimizin motivasyonunu yükseltmek amacıyla düzenlenen bu coşkulu etkinliklerin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yeni akademik yılın, öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve idari personelimiz açısından verimli ve başarılı geçmesini diliyorum.” dedi.

    Şenlik havasında geçen etkinliklerde pilav ve ayran ikramlarının yanı sıra müzik dinletisi de yapıldı.

  • AMASYA’DA TEMİZ ÇEVRE RAHAT BİR NEFES

    AMASYA’DA TEMİZ ÇEVRE RAHAT BİR NEFES

    Amasya Belediyesinin Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne tahsis etmiş olduğu ilaçlama araçlarının her gün yoğun mesai saatleri ile  ilaçlama yapmaları sonucu özellikle Yeşilırmak kenarının sivrisineklerden tamamen arındırıldığı görüldü.
    Amasya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü yaz ayı nedeni ile sivrisinekler çoğalmadan ilaçlama yaparak erken önlem alıp vatandaşların sağlığı için çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.
    Sivrisineklerin en çok üredikleri yer Yeşilırmak içinde bulunan kamışlıklardır. İlaçlama çalışmalarının Yeşilırmak içinde bulunan kamışlıklarda aralıksız yapılmasından dolayı sivrisineklerde azalma meydana geldiği görüldü.
    Gündüz 3 araç gece ise 2 araç ilaçlama çalışması için tahsis edildi. Bu araçlar sürekli ilaçlama yaparak sineklerin üremesini engelliyor. Bunun yanı sıra öğle arası göze çarpan küçük sinekler için ağaçlık ve çimenlik alanlarda ilaçlama yapılarak vatandaşların Yeşilırmak kenarında daha iyi vakit geçirmeleri sağlanıyor. Püskürtmeli bir şekilde gerçekleştirilen ilaçlama çalışmaları her gün sabah saat 08.00 ve akşam 17.00 arası 3 tane ilaçlama ekibi çalışmalarını sürdürüyor. Saat 17.00’den sonra ise gece saat 01.00’e kadar 2 ekip aynı şekilde ilaçlama çalışmalarını devam ettiriyor.
    İlaçlama çalışması yapılırken de ırmak içinde bulunan sivrisineklerin yoğun olduğu kamışlıklar kepçe yardımı ile dağıtılıyor. Kamışlıkların dağıtılması ile ortaya çıkan sivrisinek yuvaları 24 saat etkili olan ilaçlama ile daha fazla üremeden yok ediliyor.
    Amasya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ilaçlama personellerinin insanlar geçerken ilaçlama çalışmalarına ara verdiklerini insanlar geçtikten sonra ilaçlama çalışmalarına devam ettiklerini gördüğünü söyleyen ve ilaçlama yaparken insan sağlığını göz önünde bulundurduklarını belirtti. Amasya’da bulunan bir kafe işletmesi sahibi Ufuk Dülger memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi; “Bu sene ilaçlama ile ilgili yapılan çalışmaları çok takdirle karşılıyorum. Bu durumdan hem vatandaş hem de işletme sahibi olarak son derece memnunum.  Daha önceki senelerde yaşamış olduğumuz bazı sıkıntıların bu sene ortadan kalktığını görüyoruz.” diye konuştu.

  • AMASYA BU BAYRAM DA 30 BİN ZİYARETÇİYE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

    AMASYA BU BAYRAM DA 30 BİN ZİYARETÇİYE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

    UNESCO’nun “Dünya Mirası Geçici Listesi”nde yer alan Amasya, Kurban Bayramı’nda çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı.

    Birçok Osmanlı şehzadesinin ilk eğitimini aldığı ve devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla “Şehzadeler şehri” olarak bilinen Amasya’yı Kurban Bayramı’nda 30 bin kişi ziyaret etti.

    Amasya’da Harşena Dağı, Pontus Kral Kaya Mezarları, ziyaretçilerini Osmanlı dönemine yolculuğa çıkaran Yeşilırmak’ın kenarına dizilmiş Yalıboyu evleri, Şehzadeler Müzesi, Bimarhane, Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi gibi eserlerle kentin her yerinde tarihin izlerini görme imkanı bulunuyor.

    Son yıllarda kültür turizminin yanında termal, doğa ve av turizmiyle öne çıkan Amasya’da Valilik ve Belediyenin turizm alanında yaptığı çalışmalar sonucu şehre gelen yerli ve yabancı turist sayısında artış sağlanıyor.

    Amasya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünden alınan verilere göre, Kurban Bayramı’nda kentte 30 bin kişi misafir edildi.

    Amasya Turizm Derneği Başkanı Güngör Duran, kentte hedeflenen turist potansiyeline ulaşılmaya başladığını söyledi.

    Birçok şehre geçiş noktasında olan Amasya’nın bu durumdan da istifade ettiğini belirten Duran, şunları kaydetti:

    “İnsanlar şehirlerine dönerken mutlaka buraya uğruyor. Vatandaşlarımız Amasya’ya geldiğinde buranın 8 bin 500 yıllık bir tarihi şehir olduğunu görecekler ve termal turizm, yayla turizmi, tarih turizmi olsun hepsinden bir parça bulacaklar. Amasya’nın tamamı bir açık hava müzesi gibi. Tarihi dokusuyla dünyada bozulmamış 5 şehirden biri olan Amasya’yı görmeden, kimse daha iyisini gördüğünü söyleyemesin diyoruz.”

    Amasya’yı ziyaret edenlerden Metin Aydoğdu ise “Erzurum’a seminere gidiyorduk, yol üzerindeyken Amasya’ya da gelelim diye uğradık. Çünkü Amasya tarihi ve kültürü bol olan bir yer. Osmanlı’nın en güzel şehirlerinden birisi. Burada gezerken gerek Yalıboyu evleri, gerek Kral Kaya Mezarları’yla olsun gerek müzeleriyle olsun tarihin kokusunu hissedebiliyorsunuz. Herkesin buradaki yaşayan tarihi görmesini öneririm.” diye konuştu.

  • YEŞİLIRMAK SUYU YOK OLUYOR

    YEŞİLIRMAK SUYU YOK OLUYOR

    Tokat – Amasya arasında Yeşilırmak üzerine kurulan HES’ler nedeniyle birçok köyün suyu tükenme noktasına geldi.
    Yeşilırmak üzerine kurulan HES’ler Aksalur, Büyük Kızılca ve Ovasaray köylerinde suyu tamamen bitirme noktasına getirdi. Milyonlarca balık ve diğer canlılar yok olmanın eşiğine geldi. Suyun kesilmesiyle tarım arazileri de büyük zarar görüyor.
    Yeşilırmak suyu çekildikçe ortaya çıkan atıklar ile salgın hastalıklar çoğalıyor. Bu durumun önüne geçilmezse vatandaşlar ve doğal çevre yok olmanın eşiğine geliyor. Gerekli çalışmaların yapılması için yetkililerden yardım bekleniyor.

  • BU YIL HEDEF 1 MİLYON

    BU YIL HEDEF 1 MİLYON

    UNESCO’nun ‘Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan şehzadeler şehri Amasya’yı, geçen yılın aynı ayında 615 bin turist ziyaret etti. Bu yıl ise hedef 1 milyon turist.
    Osmanlı şehzadelerinden birçoğunun ilk eğitimini aldığı ve devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla “şehzadeler şehri” olarak anılan Amasya’nın ağırladığı turist sayısı her geçen yıl artıyor. Kentin ortasından geçen Yeşilırmak’ın iki yakasında uzanan Yalı Boyu evleri ve Kral Kaya Mezarlarını ziyaret eden turistlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.
    Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya malumunuz olduğu üzere iç turizmin, kültür turizmin önemli merkezlerinden bir tanesi ve bu özelliğini yıllardır muhafıza ediyor. Ve sunduğu bu hizmetlerle de turist sayısını giderek artırıyor. Bu yıl da gerçekten çok hareketli bir sezon yaşıyoruz. Özellikle bir açık hava müzesi şeklinde olan şehrimizi turistlerimizin çok büyük bir beğeniyle gezdiğini bizlerde müşahede ediyoruz. Özellikle şehrin merkezinde tarihi yalı boyumuz, Yalı Boyu Evlerimiz Amasya’nın siluetini oluşturan hemen onun arkasında Kral Kaya Mezarları ve onun arkasında Harşena Dağı Kalesi özellikle insanlarımızın, ziyaretçilerimizin uğramadan geçmediği bölgeler. Yalı Boyu’nu gezen misafirlerimiz daha sonrasında kaleyi ve Kral Kaya Mezarları’nı ziyaret ediyorlar. Özellikle bunlar yeni dönemin çok önemli kavramlarından olan fotoğraf çekilip sosyal medya da paylaşmak için çok inanılmaz ikonik mekanlar. Buralarda da vatandaşlarımızın çok memnuniyetle gezdiğini görüyoruz. Hedefimiz 1 milyon turist kısa vadede. Buna ulaşmak için tüm faktörler, tüm unsurlar, tüm aktörlerle çok güçlü bir çalışma yapıyoruz. Sürdürüyoruz. Yeni turizm alanları, yeni müzeler ilimize kazandırmak için ama Türkiye çapında belki dünya çapında ses getirecek müzeler kazandırmak içinde çalışmalarımız devam ediyor. Bunlarla birlikte hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.
    Amasya’yı Adana’dan gezmeye gelen yerli turist Ülkü Tolay, “Adana’dan geliyoruz. Amasya çok güzel, şirin tertemiz bir şehir. Tarihin hala eski barınıyor olması çok daha güzel. Sanki dolaşırken tarihte geziyormuşuz gibi bir his bıraktı bize. Korunması çok hoşumuza gitti. Tarihin içinde dolaşıyormuşuz gibi bir his bıraktı. Çok mutlu olduk“ diye konuştu.
    Edirne’den gelen Hasan Bayraktar ise “Edirne’den geliyorum. Amasya’yı çok güzel bulduk. Orijinalliği bozulmamış. Eski şehzadelerimizin yetiştiği, eğitim gördüğü, günümüze kadar orijinalliğini muhafıza etmiş. Türkiye’nin her tarafından insanının gelip görmesini tavsiye ederim. Huzurun başkenti gibi. Güzel bir şehir olarak herkese tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

  • FIRTINA EN ÇOK TAŞOVA’YI VURDU

    FIRTINA EN ÇOK TAŞOVA’YI VURDU

    Taşova’da aniden havanın kararmasıyla başlayan şiddetli fırtına ve beraberindeki yoğun yağmur yağışı hayatı kısa süreliğine felç etti

    Kasırgadan mesire yeri Boraboy Gölü’nün gazinosu da önemli ölçüde etkilendi. Kasırga, gazinonun elektrik panosu ve çatısına hasar verirken, çatı ve diğer hasar gören kısımların onarımı için dernek yetkilileri acil çalışma başlattılar.

    Fırtınanın boyutları o derece büyüktü ki, bazı yerleşim merkezlerinde fasulye bahçelerindeki  fasulye çetelerini yerle bir etti.

    20 dakika süren yağış sonrası yolları yağmur suları kaplarken, Yeşilırmak mahallesi, Aytaç caddesindeki evlerin çatısı uçtu. Fırtınanın şiddetiyle çatı malzemeleri 20 metre ilerideki Hükümet Caddesi ve Aytaç caddesinin kesiştiği kavşağa sürüklendi. Belediye iş makinesiyle çatı malzemelerini kaldırarak yolu trafiğe açtı.

     

  • FIRTINA VE SEL AMASYA’YI FELÇ ETTİ

    FIRTINA VE SEL AMASYA’YI FELÇ ETTİ

    Amasya merkez ve ilçelerde 11.07.2019 tarihinde Meteoroloji tarafından yapılan uyarılarda akşam saatlerinde yoğun olmak üzere gece boyunca yoğun yağmur yağışı ve şiddetli fırtına olacağı bildirilmişti.

    Amasya’yı esir alan yaklaşık 15 dakika süren yağmur ve fırtına hayatı felç etti. Aşırı yağış yollarda sele sebep olurken, evlerin çatısı uçtu. Rüzgâr ağaçları yerinden söktü. Trafikte zaman zaman aksamalar yaşandı.

    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma hastanesinin, Kirazlıdere Mahallesinde bazı evlerin ve Kızlar Sarayı’nın çatılarını uçurdu.
    Ağaçlar kırıldı ve Aktaş köyünde dolu yağdı yaşanan felaket sonunda can kaybı olmazken maddi hasarlar meydana geldi.

    Amasya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Ahmet Öztürk, “Bir 15 dakika sürdü. Şiddetli bir fırtınaydı, yağışla birlikte. Belediye olarak biz görevimizin başındayız. Yıkılan ağaçlarımız var, 4 ana cadde üzerinde, 1 tane ırmak kenarımızda bizim gezi yolumuzda. Şeyhcui tarafında yıkılan ağaçlarımız var. Şuanda can kaybımız gelmedi. Biz yine ekip olarak, belediye olarak yine görevimizin başındayız. Herhangi bir olumsuzluk da yok şu anda” diye konuştu.

     

  • MEHMET SARI AÇIKLADI

    MEHMET SARI AÇIKLADI

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ART Haber ekibine çok özel açıklamada bulundu.

    Tramvay projesinin düzenlemelerinin bittiğini ve yapım çalışmalarına başlanacağını belirten Başkan Sarı, bu projenin çevre şehirler arasında bir ilk olacağını ve Samsun hariç komşu şehirlerin hiçbirinde tramvayın olmadığını belirtti. Ayrıca Amasya trafiğini önemli ölçüde rahatlatacağını ve turizm açısından şehrimize büyük katkılar sağlayacağını dile getirdi.

    Daha sonra proje detaylarından bahseden Sarı, tramvay yolunun 55 Evler Mahallesinden başlayıp Macit Zeren Ortaokulunda son bulacağını, yolun Yeşilırmak kenarındaki sağ şeritte bulunan bisiklet yolu genişletilerek o istikametten geçeceğini bildirdi.

  • SKYLİFE AMASYA’YI 5 MİLYON OKUYUCUYLA BULUŞTURUYOR

    SKYLİFE AMASYA’YI 5 MİLYON OKUYUCUYLA BULUŞTURUYOR

    Türk Hava Yolları’nın (THY) yayınladığı Skylife Dergisi, 2019 Haziran ayı sayısında ‘Dağların Arasındaki Saklı Cevher: Amasya’ başlıklı özel dosyaya yer verildi.

    En fazla ülkeye uçan havayolu ünvanlı THY, her ay 300 bin adet basılıp ortalama 5 milyon yolcusuna ulaştırdığı prestijli dergisinde “özel dosya” çalışması ile turizmin parlayan yıldızı ilimizin güzelliklerini sayfalarından yansıttı.

    Sezgi Olgaç’ın hazırlayıp Ahmet Çetintaş’ın fotoğrafladığı bölümde şehrimizin tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleri okuyucuya aktarıldı.

    DAĞLARIN ARASINDAKİ SAKLI CEVHER: AMASYA

    Dağlar arasında, yemyeşil bir ırmağın iki yanındaki düzlüğe kurulu Amasya, en uzak çağlardan beri kralları, hükümdarları, şehzadeleri ağırladı. Bugünse doğaya ve tarihe meraklı gezginleri misafir ediyor.

    Bazı şehirler size kapılarını açmak için en doğru zamanı bekler. Doğup büyüdüğüm Karadeniz’de daha önce yakından tanıma fırsatı bulamadığım Amasya’ya doğru, dağların ardındaki bir sır perdesini aralamaya gider gibi çıkıyorum yola. Tarihin çeşitli dönemlerinde Amasseia, Amasia, Amasiyye diye adlandırılmış̧, adı neredeyse hiçbir değişikliğe uğramadan bugüne kadar gelebilmiş̧ Amasya şehri; coğrafi güzelliğini, kültürel değerlerini de zamana karşı korumayı bilmiş̧. Mimariden arkeoloji ve gastronomiye bol keşifle geçecek gezimin ilk hedefi belli: Yeşilırmak kıyısında bir yürüyüş ve orada boylu boyunca uzanan Yalıboyu Evleri’nin keşfi.

    Görkemli dağların arasından akan, yemyeşil, capcanlı Yeşilırmak’a Antik Çağ’da “İris” denirmiş̧. Gerçekten de Yeşilırmak Amasya’nın orta yerine yerleşmiş̧, derin bakışlı, yeşil bir göz bebeği gibi. Tam karşımdaki Harşena Dağı’na baktığımda gözüme ilk çarpan; kalemle çizilmişe benzeyen Yalıboyu Evleri oluyor. Sanki bir dönem filminin içindeyim, ama hangi dönem olduğunu kestirmek güç̧. Hemen arkada kayaların içine oyulmuş̧, dağın eteklerini birer taç̧ gibi süsleyen Kral Kaya Mezarları… Osmanlı şehzadelerine ve onların validelerine 150 yıldan fazla bir süre ev sahipliği yapmış̧ Kızlar Sarayı bölgesi Pontus krallarından kalma bu mezarlara komşuluk ediyor. Harşena Dağı’nın doruğunda ise ak bulutlara karışmış̧ Amasya Kalesi… Amasya’ya tek bir noktadan baktığımda bile tarih, bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor.

    Amasya’da doğan, Anadolu’nun ünlü coğrafyacısı Strabon’un şu sözü kentin uzun geçmişini özetler gibi: “Her ne kadar şimdi bir eyalet ise de Amasya vaktiyle krallara aitti.” Pontus Krallığı, Hititler, Roma, Bizans ve Selçukluların ardından uzun yıllar Osmanlı dönemini yaşayan Amasya’da tüm bu medeniyetlerin izleri var. Karşıma köprülerin, hanların, medreselerin, hamamların, anıt mezarların çıktığı şehir bir açık hava müzesi âdeta. Tarihini sahiplenmeyen kentlerin geleceğinin olamayacağını bilen Amasyalılar, bu büyük mirası çeşitli müzelerde korumaya almış̧. Helenistik dönem kalıntılarından İlhanlı dönemi mumyalarına, Bizans heykellerinden Roma lahitlerine dek pek çok farklı medeniyetten eserler barındıran Amasya Arkeoloji Müzesi, şehrin derinlerine inmek isteyenler için iyi bir başlama noktası.

    Osmanlı döneminde şehzadelerin sancak beyliği yaptığı şehir olmak, Amasya’ya bir misyon ve güç̧ bahşettiği gibi Osmanlı’ya ve şehzadelere dair hatıralar da kazandırmış̧. Bütün bu miras Şehzadeler Müzesi’nde canlılığını koruyor. Yeşilırmak kıyısındaki Yalıboyu Evleri’nin en güzellerinden biri iki katlı bir müzeye dönüştürülmüş. Aralarında II. Murad, II. Bayezid gibi tahta çıkanların da bulunduğu şehzadelerin balmumu heykelleri karşımda nefes alıyor sanki. Şehzadelerin öyküleri ve konağın Osmanlı saraylarını çağrıştıran etkileyici iç̧ dekoru beni Osmanlı’nın yükselme devrinde bir yolculuğa çıkarıyor.

    Kendi yoluma devam edip rengârenk örtülerin, mis kokulu sabunların, Amasya’ya has çiçek bamyalarının, misket elmalarının süslediği tezgâhların arasından geçerken “Bu şehre gelenler Harşena Dağı’nın eteklerindeki Hatuniye Mahallesi’nde kaybolmadan dönmemeli.” diye düşünüyorum. Sultan II. Bayezid için oğlu Amasya valisi Şehzade Ahmed’in yaptırdığı Sultan II. Bayezid Külliyesi, cephesindeki turkuaz çinilerle kendini hemen belli eden Selçuklu eseri Gökmedrese Camii, sekizgen yapısıyla Kapı Ağa (Büyük Ağa) Medresesi gibi Osmanlı ve Selçuklu yapılarıysa Amasya gezimin yıldızları olarak belleğimde ve gönlümde yerini alıyor.

    Hayran kaldığım yerlerden biride İlhanlılar döneminden kalan, önce taç kapısının zarafetiyle sonra da hikâyesiyle beni büyüleyen Darüşşifa oluyor. 1308-1309 yılları arasında inşa edilen yapı, yüzyıllar boyunca hekimlerin yetiştiği bir okul, hastaların şifa bulduğu bir hastane olarak kullanılmış̧. Türk tıp tarihinin önemli hekimlerinden Şerefeddin Sabuncuoğlu’nu da yetiştiren Darüşşifa, bugün Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi olarak onun ismiyle anılan benzersiz bir müze. Ruhsal rahatsızlıklar için müziğin iyileştirici gücünün kullanıldığı Darüşşifa’yı gezerken hangi makam hangi hastalığa iyi gelir, su sesinin ruha etkilerinelerdir öğreniyor, bir yandan da ruhumu dinlendiriyorum.

    Amasya’da medeniyetlerin tarihi kadar, aşkların tarihine de kulak vermeli insan. Azerbaycan’ın Erzen kentinin kadın hükümdarı Mehmene Banu’nun kız kardeşi Prenses Şirin’le usta nakkaş̧ Ferhat’ın aşkını anlatan Ferhat ile Şirin efsanesi, Anadolu’da yüzyıllardır Amasya’yla birlikte anılıyor. Amasya-Tokat yolu üzerindeki antik su kanallarına bu efsaneden yola çıkılarak Ferhat Su Kanalı denmiş̧ ve geçtiğimiz yıllarda bu bölgeye Ferhat ile Şirin Âşıklar Müzesi kurulmuş̧. Müzede Kerem ile Aslı, Mimar Sinan-Mihrimah Sultan ve hatta Romeo ve Juliet’e kadar uzanan, balmumu heykeller ve ışıklandırmalarla dolu, sürprizli bir “aşk resmigeçidi” ne tanık oluyorum.

    Amasya’ya 60 kilometre mesafedeki zümrüt yeşili Boraboy Gölü’ndeyse bambaşka bir dünya var. Bungalovlarda bir hafta sonu tatili yapmak ya da doğayla baş başa bir gün geçirmek için Orta Karadeniz’de gidilebilecek en güzel yerlerden biri olan Boraboy, Amasyalıların da gözdesi. Üstelik buradan Amasya’ya dönüş̧ yolunda başka bir sürpriz saklı. Ziyaret kasabası yakınlarında, bir başka kaya mezarı olan Aynalı Mağara, yol kenarında tüm heybetiyle birden karşıma çıkıyor. Alınlığındaki yazıt, Antik Yunan harfleriyle “Rahip Tes’e ait bir mezar” olduğunu anlatıyor ve büyüleyici bir etkisi var. Adının Aynalı Mağara olmasının sebebiyse cephesine günışığı vurduğunda parlaması.

    Geceleri Amasya bir masal âlemine dönüşüyor. Yalıboyu’ndaki zarafet timsali Osmanlı evleri, gece rengârenk ışıkları yandığında bir başka parlamaya başlıyor. Hele bir de ayın şavkı Yeşilırmak sularına vurmuşsa… Ortaya çıkan manzaralar Van Gogh’un tablolarını anımsatıyor insana âdeta.

    Irmak kenarında dokusu değiştirilmeden yenilenmiş̧, otel ya da restorana dönüştürülmüş̧ bazı konaklarda şehrin gastronomi cevherleri saklı. Orijinal görünümü korunarak otele dönüştürülmüş̧ Sarı Konak Otel’in Amasya’ya has fırın keşkeğini, meşhur haşhaşlı çöreğini ve bakla dolmasını yemeye; şık atmosferini hissetmeye değer. Yöreye özgü̈ tırtıl tatlısı Seher Ana’nın yerinde, nefis lezzetlerdeki çeşit çeşit mantı ise Hatuniye’deki Anadolu Mantı Evi’nde denenmeli.

    Amasya’ya dair anlatılacaklar bitmez… Son bakır semaver ustası Mustafa Sofu’nun mütevazı ama hikâyelerle dolu atölyesi, huzurlu bahçesi ve zarif şadırvanıyla Mehmet Paşa Camii, yakın zamanda yenilenmiş̧ tarihî Sofular Mahallesi, yeni açılan Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi, Selçuklulardan kalan Burmalı Minare Camii, Bizans kilisesinden dönüştürülmüş̧ Fethiye Camii… Daha neler neler! Hem dünün hem bugünün şehri olmayı başarmış̧ bu kadim kentte yarınlara bırakılacak daha nice hikâye var.