Etiket: yerleşkesi

  • Farkındalık söyleşileri ve müzik dinletisi programı düzenlendi

    Farkındalık söyleşileri ve müzik dinletisi programı düzenlendi

    Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi organizatörlüğünde gerçekleşen Altınokta Körler Derneği Amasya Şubesi ve Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şubesi ile Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ‘Engelleri Kaldır Farkındalık Söyleşileri ve Müzik Dinletisi’ programı İpekköy Yerleşkesinde olan Mihri Hatun Konferans Salonunda Gerçekleşti. Yapılan programa Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve Eşi, Amasya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Halil Apaydın, Prof. Dr. Recep Kürkçü, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. D. Duygu Kılıç, kurum ve kuruluş müdürleri, akademik, idari personel çok sayıda öğrenci ve vatandaşlar katıldı.  Nokta Körler Derneği Amasya Şube Başkanı Musa Demiryarar ve Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Aslan’ın konuşmalarıyla başlayan program teşekkür belgeleri verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesi ile son buldu.

  • TESNAT 2019 AMASYA’DA

    TESNAT 2019 AMASYA’DA

    Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğiyle düzenlenen “TESNAT 2019” başlıklı sempozyum Amasya Üniversitesi ev sahipliğinde Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Sempozyum açılış programına Rektör Prof. Dr. Metin Orbay, TESNAT Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Eyyüp Tel, Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden Prof. Dr. Abdullah Aydın, akademisyenler, bilim insanları, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Türkiye ve dünyadaki nükleer gelişmelerin bilimsel bir platformda tartışıldığı TESNAT 2019’a Rusya, İran, Fransa, Amerika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden bilim insanları katılarak nükleer enerjiyi eğrisiyle doğrusuyla bilimsel bir platformda tartıştılar.

    TESNAT 2019’un açılış programına katılarak bir konuşma yapan Rektör Orbay; Amasya’yı kongre şehri yapmak hedeflerinin sürdüğünü açıkladı. Orbay; bu bağlamda üniversitemiz çatısı altında kongre, sempozyum gibi birçok bilimsel etkinlik düzenlendiğini ve yıl içerisinde de bu etkinliklerin süreceğini kaydetti. Orbay, “Beşincisi düzenlenen TESNAT 2019’u Cumhuriyetin hamurunun yoğrulduğu bu kadim şehirde yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl Amasya Tamimi’nin kabul edilişinin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. TESNAT 2019’u da bu çerçevede Amasya’da gerçekleştiriyoruz. Alanında uzman bilim insanlarının Amasya’da buluşup bilimsel bir platformda dünyanın gündemini her daim meşgul eden nükleer enerji konusunu enine boyuna tartışmaları; bu tartışmalara bir ivme de kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

    Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdullah Aydın ise yaptığı sunumda nükleer enerjinin elektrik enerjisi üretimindeki rolünden bahsetti.

    Nükleer enerjide nötronun keşfinin dönüm noktası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın; bu keşfe kadar radyoaktivite ve çekirdekli atom teorisinin bilindiğini söyledi. Nükleer enerjiye giden bilimsel gelişmeleri açıklayan Aydın; süreç içerisinde atom enerjisinin yıkıcı gücünün insanların canları pahasına keşfedildiğini kaydetti.

    Nükleer enerjinin elektrik üretimi için kullanımı bağlamında sunumunu detaylandıran Aydın; dünyada ABD, Kanada ile Avrupa ve Pasifik ülkelerinde reaktörlerin yoğunlukta olduğunu söyledi.

    Uranyum yatakları bakımından ise Kanada, Nijer, Avustralya ve Kazakistan’ın zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; reaktör sahibi ülkelerin ise ABD’de ve Avrupa’da yoğunlaştığını kaydetti. Türkiye’de ise nükleer enerji konusunun 1957’den itibaren gündemde olduğunu belirten Aydın; Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı santral çalışmalarının bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti.

    Türkiye’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun kurucu üyesi olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın; “Bugüne kadar dört ihale başarısız oluyor. 2010 yılında Türkiye ve Rusya Cumhuriyetleri hükümetleri arasında Akkuyu Nükleer Santrali projesine ait anlaşma imzalanıyor. Üç yıl sonra da Japonya hükümeti ile Sinop’ta bir nükleer santral projesine ait anlaşma imzalanıyor. Akkuyu için 20 milyar dolarlık bir harcama öngörülürken işletme ömrü ise 60 yıl gözüküyor. Nükleer santraller yüzde 90 kapasiteyle enerji üretebiliyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Aydın enerjide çeşitliliği savunduğunu ifade ederek nükleer enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program bilimsel toplantılarla iki gün boyunca sürdü.

  • ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    ÜNİVERSİTELİLERİN ANLAMLI ETKİNLİĞİ

    Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıf öğrencileri tarafından ‘Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Danışanları ile Şizofreni Farkındalık Günü’ etkinliği gerçekleştirildi. İpekköy Yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinliğe Amasya Recep Akyılmaz Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanları ve çalışanlarının yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi akademik ve idari personeli de katıldı. Merkezde tedavi gören hastaların katılımcılara yönelik verdikleri konser ise ilgiyle dinlendi.
    Toplumu ilgilendiren her konu gibi şizofreni ile ilgili de tüm bireylerin bilinçli olmaları gerektiğini hatırlatan Öğr. Gör. Dr. Gonca Üstün, “Toplumun %1’ini etkileyen ve yaşam boyu devam eden şizofreni; sosyal, mesleki ve kişiler arası işlevselliği bozan, yeti yitimine yol açan, düşünce, algı, duygu, hareket ve davranışlarda önemli derecede bozulma ile karakterize bir hastalıktır. Şizofreni belirtilerinin iyileştirilmesi ve hastalığın yönetiminde yalnızca ilaç tedavisi yeterli olmayıp, belirtilerin yol açtığı kendine bakım yetersizlikleri, sosyal ilişkilerde güçlükler, günlük işlevlerin yerine getirilememesi, toplumsal ve mesleki işlevlerde bozulma gibi sorunlar için psikososyal tedaviye gereksinim duyulmaktadır. Bu doğrultuda 1960’lı yıllarda dünyada toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri önem kazanmış ve ülkemizde de 2006 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Ulusal Ruh Sağlığı Politikası” ile toplum temelli rehabilitasyon çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmalardan biri de 2011-2023 yıllarını kapsayan “Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı” ile her 300 bin nüfusa en az bir Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) açılması hedeflenmiştir. Bu merkezlerin amacı, bireylerin yaşadıkları ortamda takip ve tedavilerinin yapılması, dışlanmadan toplum içerisinde ve bağımsız olarak en az destekle toplumsal, mesleki, eğitimsel ve ailevi rollerini sürdürebilmeleri için gerekli becerilerle donatılmasını sağlamaktadır.
    Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan TRSM, 2014 yılında faaliyet göstermeye başlamış olup, fakültemiz Hemşirelik son sınıf öğrencilerinin Ruh Sağlığı ve Halk Sağlığı dersleri kapsamında da uygulama alanı oluşturmaktadır. İş birliği içinde olduğumuz merkezin çalışanları ve danışanları için, 11 Nisan Dünya Şizofreni Günü dolayısıyla düzenlediğimiz bu etkinlik ile şizofreninin de diyabet ya da böbrek yetmezliği gibi, onunla yaşamayı öğrenmemiz gereken kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekmeyi; şizofreni tanısı alan bireyleri izole etmeden, toplum içinde varlıklarını kabul ettiğimizi göstermeyi amaçladık. Toplumun bu konuda kayıtsız kalmaması ve daha duyarlı olması temennisi ile…” şeklinde konuştu.