Etiket: vatan

  • Suluova’da ramazan pidesi fiyatı belli oldu

    Suluova’da ramazan pidesi fiyatı belli oldu

    11 Ayın Sultanı Ramazan Ayı 2 Nisan’da başlıyor. Ramazana kısa süre kala birçok vatandaş pide fiyatlarını merak ediyor. Tüm Türkiye’de yavaş yavaş başlayan fiyat açıklamalarına Amasya’nın Suluova ilçeside katıldı.

    Artan un maliyetleri dolayısıyla önceki yıla göre pide fiyatlarında ve boyutlarında değişikliğe gidildi.

    Suluova’da Ramazan Pidesi Fiyatları

    280 gram sade pide 4 lira 50 kuruş

    280 gram Yumurtalı pide 5 lira 50 kuruş

    280 gram Yumurtalı – Susamlı Pide ise 6 lira 50 kuruş

  • EN ANLAMLI NİKÂH TÖRENİ

    EN ANLAMLI NİKÂH TÖRENİ

    Taşova’da biri polis memuru diğeri uzman çavuş olan çift, üniformalarıyla geldikleri nikâh töreninde Barış Pınarı Harekâtı’na destek verdi. İstanbul’da görevli polis memuru Emine Taşova ile Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde uzman çavuş olarak görev yapan Mümin Çetin’in nikâhı, Taşova Belediyesi Evlendirme Memurluğunda kıyıldı. Çift nikâha, üniformalarıyla geldi. Belediye Başkanı Bayram Öztürk’ün kıydığı nikâhta Taşova’nın nikâh şahitliğini İlçe Emniyet Müdürü Yılmaz Polat, Çetin’in nikâh şahitliğini ise İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Ömer Altun yaptı. Çetin, vatana ve mesleklerine sevgilerinden dolayı nikâha üniformalarıyla gelmek istediklerini söyledi.

    Eşiyle memleketi Taşova’da tanıştıklarını ve nikâhlarını kıydırmak için tekrar memleketlerine geldiklerini anlatan Çetin, “Barış Pınarı Harekâtı’na destek olmak amacıyla nikâh törenine resmi üniformalarımızla geldik. Nikâh törenine üniformalarımızla gelmek eşimin fikriydi, ben de bu güzel düşünceye destek verdim. Barış Pınarı Harekâtı’nda görev yapan tüm asker ve polisimizin Allah yardımcısı olsun. Bizim halkımız her zaman polisinin ve askerinin yanındadır, onlar için çok dua ediliyor, biliyoruz.” dedi.
    Emine Taşova’da üniformayla nikâh törenine katılmanın farklı bir duygu olduğunu belirterek: “Şu an çok farklı duygular hissediyorum, çok gurur verici bir durum. En mutlu günümüzde, bizim için kutsal olan kıyafetlerimiz giydik. Bir farklılık yaratmak ve Barış Pınarı Harekâtı’nda görev yapan arkadaşlarımıza destek olmak için bu kararı verdik. Ailemiz de bizi nikâh masasında böyle görünce çok mutlu oldular ve gurur duydular.” diye konuştu

  • ŞEHİT BAŞKOMİSER HÜSEYİN HATİPOĞLU, ŞEHADETİNİN 5. SENESİNDE

    ŞEHİT BAŞKOMİSER HÜSEYİN HATİPOĞLU, ŞEHADETİNİN 5. SENESİNDE

    Şehit Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu, şehadetinin 5. senesinde Büyük Ağa Medresesinde gerçekleştirilen mevlid programında dualarla anıldı.

    Programa, Vali Dr. Osman Varol ile eşi Funda Varol Hanımefendi, 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Mehmet Atlı, Belediye Başkanı Mehmet Sarı, aziz şehidimizin ailesi, yakınları, diğer yetkililer, asker ve polislerimiz ile vatandaşlarımız katıldı.

    Mevlid okunan programda, Bingöl’de 9 Ekim 2014 günü emniyet müdürüne yönelik silahlı saldırıda şehit olan 2 polisimizden aziz şehidimiz Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu başta olmak üzere tüm şehitlerimizle vatanımız ile bayrağımız için canlarını feda eden kahraman polis ve askerlerimize dualar edildi.

  • 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

    Ulusumuz, tarihi boyunca yurdunu canından üstün tutmuş, varlığına yönelen tehditlere, her türlü güçlüğe göğüs gererek, kararlılıkla karşı koymuştur. Bizler Gaziler gününü, eskiden kurtuluş savaşında, Dumlupınar da, Sakarya da, Sarıkamış da ve diğer savaşlarda gazi olmuş yurttaşlarımız için kutlardık. Şimdi ise Yurdumuzda emperyalist güçlerin bizleri birbirine düşürerek, terör yandaşlığı yaparak, her gün gaziler ve şehitler günü olmaktadır.

    Vatan toprağının güvenliği ve bütünlüğünü sağlama adına büyük mücadele örneği gösteren ve bugün bu topraklarda yaşamamızı sağlayanlar işte bu kahraman Şehit ve Gazilerimizdir.

    Türk Ulusu, yaşam felsefesi, bağımsızlık ve özgürlük tutkusu, yurduna ve ulusal değerlerine gönülden bağlılığı gibi kendisini özel kılan nitelikleriyle, dünyada her zaman saygın konum edinmiştir. Yüce Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı, Ulusumuzun kuşaktan kuşağa aktarılan bu kararlılığının göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır.

    Kurtuluş Savaşı, yurt sevgisinin ve ulusal coşkunun doruk noktasına çıktığı, kadın-erkek, genç yaşlı tüm yurttaşlarımızın büyük özverisiyle, birlik ve dayanışma içinde zafere ulaştırılan kahramanlık destanımızdır.

    Bağımsızlık savaşımının ardından kurtarılan güzel yurdumuz ve kurulan Cumhuriyetimiz, Yüce Atatürk başta olmak üzere büyük bir yurt sevgisiyle, yaşamını ülkesine adayan kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emanetidir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine, bölünmez bütünlüğümüzden ve birliğimizden ödün vermeden sahip çıkmak, tarihin her döneminde güçlü olmamızın, başı dik, onurlu bir yaşam sürmemizin yolunu açmıştır.

    Ulusumuz, yurdu için canı pahasına savaşım veren, üzerine düşen görevi en iyi biçimde yerine getiren şehitlerimizi ve gazilerimizi her zaman sevgi ve saygıyla anmaktadır. Böyle onurlu bir savaşım sonucunda kazanılan Sakarya Zaferi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilmesi, Türk Ulus’unun O’nun kişiliğinde tüm şehitlerine ve gazilerine duyduğu saygının ve gönül borcunun bir anlatımıdır.

    Şehitlerimiz ve gazilerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar yaşayacağının, Türk Ulus’unun bu uğurda hiçbir özveriden kaçınmayacağının ölümsüz simgeleri olarak, gönüllerdeki saygın yerlerini almışlardır.

    Vatan sevgisiyle, kahramanlığın ve fedakârlığın sembolleri olan, kendileriyle gurur ve onur duyduğumuz şehitlerimizle gazilerimize sahip çıkmak ne kadar görevimizse, onların ailelerine sahip çıkmakta o kadar görevimiz olmalıdır.

    Türk milletinin her bireyinin şuan yaşamakta olduğu hayatın geçmişte verilen bu büyük mücadelelerin ve tecrübelerin bir sonucudur.

    Bu duygularla Yüce Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazi Unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyor, ülkesi için canı pahasına savaşım veren tüm şehitlerimizi saygıyla, gazilerimizi şükranla anıyor, Amasyalı halkımıza ve tüm Yurttaşlarımıza sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

    Reşat KARAGÖZ
    CHP Amasya İl Başkanı

  • “EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ TÜM GAZİLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM”

    “EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ TÜM GAZİLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM”

    Türk milleti imkânsızlıklara imanıyla direnmiş, işgallere istiklal iffetiyle meydan okumuş ve göğüs germiştir. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e milli mücadelede eşsiz ve emsalsiz bir yeri olan Sakarya Meydan Savaşı’nda 19 Eylül 1921 tarihinde Gazilik unvanı verilmiştir.
    Vatanın ve Milletin ebedi bekası için, rengini şehitlerin kanından alan ay yıldızlı al bayrağın hür dalgalanması için, kalleş saldırılara, karanlık senaryolara göğsünü siper ederek, cesaretin bayraktarlığını yapan Türk’ün kahraman yiğitlerini 98. yıldönümün de en içten duygularımla selamlıyorum.
    Cesaret ve yiğitlik timsali gazilerimiz, Vatana göz diken hain emellere iman dolu göğüslerini siper etmişler bu uğurda şehadet şerbetini içmeyi gönülden istemişlerdir. Vefanın, sadakatin, Vatan ve Millet sevgisinin temsilcisi olan gazilerimizin ne yapsak haklarını ödeyemeyiz.
    Gazilerimizin hatıraları, manevi emanetleri Vatan uğruna gösterdikleri mücadeleri her zaman içtenlikle anılmalıdır.
    Bu itibarla, Çanakkale’den Sarıkamış’a, Yemen’den Kıbrıs’a, Dumlupınar’dan Sakarya’dan Terörle mücadele den tüm kahramanlarımıza başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere her cephede, düşmana karşı Türk’ün ve İslam’ın ebedi bekası için
    mücadele eden gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ebediyete intikal etmiş tüm gazilerimizi rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.
    Erhan Demir
    MHP Amasya Başkanı

  • “MALAZGİRT ZAFERİMİZ KUTLU OLSUN”

    “MALAZGİRT ZAFERİMİZ KUTLU OLSUN”

    26 Ağustos günü, bundan tam 97 yıl önce, büyük taarruz kudretiyle düşman mahv-ı perişan edilerek İzmir’e kadar kovalanmıştır. Vatan; okunan ilk ezandan verilen son salaya kadar aldığımız nefes, yediğimiz helal lokma, millî namusun simgesidir. Vatan, mukadderatımızın kaynağı, mukaddesatımızın kutbudur. Vatan bölünemez, parçalanamaz, devredilemez eşsiz ve emsalsiz değerimizdir. Malazgirt ruhu, Büyük Taarruz kabiliyet ve karakteri vatanın teminatıdır. Bu ruh yerinde, bu karakter yüksek ahlaklı neferlerde saklıdır.
    26 Ağustos 1071’de tarihin rotası değişmiş, asırlarca süren arayış ve mücadele azmi Anadolu’nun vatanlaşmasıyla farklı bir mecraya girmiştir. Sultan Alparslan komutasındaki kahramanlar, sayıca üstün Bizans ordusunu imanın gücüyle, fedakârlıkla Malazgirt’te ezmiş geçmiştir. Zafer milletindir, millet ise Türk’tür. Türk milleti her devirde, ruhi asaletinde billurlaşan yüksek kültürle bezenmiş varlığını zaferlerden örülü emsalsiz taçlarla süslemiştir. Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümünde, büyük Türk sultanı Alparslan’a, kahraman ecdadımıza, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Büyük Taarruz ‘un 97. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele’ye mühür vurmuş şeref timsallerini rahmetle, minnetle anıyorum. Hiç unutulmasın ki ‘Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan; vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.”

    Erhan Demir
    MHP Amasya İl Başkanı

  • BİZ VARSAK UMUT VAR

    BİZ VARSAK UMUT VAR

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP’ye güvendiniz, güveninizi boşa çıkarmayacağız, biz varsak umut, huzur, çare, sarsılmaz bir duruş, sağlam bir şuur vardır.” dedi. Bahçeli, Amasya’da yaptığı açıklamada, “Kurgulanan ekonomik komplolar, yaptırım tehditleri Türkiye’ye sökmeyecektir.” dedi.
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3T olan tebrik, teşekkür ve takdir ziyaretinde bulunduğu Amasya Belediyesi’nde halka hitap etti. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Devlet Bahçeli, “Zalimler, hainler, işbirlikçiler dün olduğu gibi yine boş durmuyorlar. Muhasım odaklar egemenlik haklarımıza ve bağımsızlığımıza leke sürmek için kuyruğa giriyorlar. Güney sınırlarımız boyunca fitne ekip zehir biçmek için çalışıyorlar. ABD’nin tutarsız, çelişkili ve güvenilmez tavrı nedeniyle PKK/YPG terör örgütü sınırlarımızın dibinde yuvalanmış, sözde hâkimiyet alanı oluşturup fiili durum oluşturmuştur.
    Bahçeli, “CHP Genel Başkanı’na soruyorum. Terörle mücadele hakkında ne düşünüyorsunuz, hangi hazırlık ve önerilere sahipsiniz? PKK-FETÖ derin ihanetinin açtığı dipsiz kuyuları nasıl kapatacağız? Bunu da mı soğan istismarı ile telafi edeceksiniz? Bu Kılıçdaroğlu nereye koşmaktadır. Kılıçdaroğlu’nun PKK’ya borcu varsa söylesin, kurtaralım.” dedi.
    Amacımız Türkiye’nin güvenliğidir. Amacımız devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü teminat altına almak olduğunu belirten Bahçeli, Geldiğimiz bu aşamada oyalanmaya, aldatılmaya, yalanlarla avutulmaya tahammülümüz kesinlikle yoktur. Türkiye’nin meşru, hukuki ve beka hassasiyetine uygun güvenli bölge hedefi ya karşılanmalı, ya da Fırat’ın doğusu ateşe verilmeli, Türk milletinin kudreti hainlerin tepesine inmelidir. Bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Ne var ki ABD samimi değildir, dürüst değildir, yapıcı ve dostane bir tavır içinde görülmemektedir” dedi. Hiç kimse yalan ve yanlış heveslerin peşine düşmesin. Hiç kimse sağduyumuzu zaaf ve zayıflık sanmasın. Türk milleti vatanını muhafaza edecektir. Türkiye meşru ve hukuki haklarına korkusuzca sahip çıkacağını belirten Dr. Devlet Bahçeli, Milli güvenliğimizin savunulması, milli tezlerimizin kabulü için siyaset ve diplomasi kanalları muhakkak kullanılmalıdır. Ancak bu kanallar açık olmasına rağmen oyalama devam edecekse bizzat devreye girip cesaretle harekete geçmek, Fırat’ın doğusunda hainlere öldürücü darbeyi indirmek Türkiye için bir beka ve onur meselesidir. Gecikirsek kaybederiz. Taviz verirsek zayıf düşeriz. Türkiye kendi söküğünü dikmeye, kendi kaderine yön vermeye muktedirdir. Yüz yıl önce, Amasya Genelgesi’nde ifade edilen, ‘Milletin istiklali yine milletin azim ve kararıyla kurtarılacaktır’ duruş ve iradesi milli vicdanda hala mahfuzdur. Bugünkü durumda gerekli olan duruş bu duruştur, bu iradedir.

  • SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR

    Türkiye’ye kin besleyen Türk milletini bölmeye yeltenen Fetö’cü zihniyet, İslam dinini kullanarak devletin tüm kurumlarına girerek, yıllardır kurdukları hain planlarıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça darbe girişiminde bulunmuşlardır.
    15 Temmuz gecesi bir direniş ve diriliş gecesidir. Bir ve beraber olmanın en güçlü tezahürünü yaşadığımız 15 Temmuz gecesi, Kurtuluş savaşı ruhunun ortaya çıktığı andır. Hain darbe girişimine karşı büyük Türk Milleti el ele vererek beraberce mücadele etmiş kahramanca dimdik durmuştur. Tanklara, tüfeklere karşılık bedenlerini ortaya koymuşlardır. Şanlı tarihimizde nasıl Çanakkale geçilmez demişse o gece de bu vatan bölünmez demiştir.
    Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz Destanı Türkiye’nin yarınlarına bırakılmış en kutsal ve en anlamlı miraslarından olmuştur. Türk milleti çok daha güzel hedeflere el birliğiyle ulaşacaktır. Terör saldırıları ülkemizin huzurunu, milletimizin birliğini ve barış içinde yaşamasını, kardeşlik hukukunu asla yok edemeyecektir. Türk milleti, ister FETÖ olsun ister bir başka terörist grup olsun, bunların topraklarımızda yeşermesine asla izin vermeyecektir. Ülkemiz üzerinde hesapları olanlar bilmelidir ki, hiçbir hain çete ve oluşum bizi kutlu yolumuzdan, bu aziz millete hizmet etmekten alıkoyamayacaktır.
    MHP, Türkiye meseleleri karşısında hiçbir zaman siyasi çıkarla hareket etmemiştir. Ülkemizin çıkarı için Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve Muhterem Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli hep dimdik durmuştur. Hep vatana sahip çıkmışlardır. 15 Temmuz’da bu ülke, bu devlet, bu millet uçurumdan sürüklenmek istenirken tutup çıkaran kişi ve lider Muhterem Genel Başkanım Dr. Devlet Bahçeli’dir.
    Türkiye ne zaman sıkışsa, ne zaman bunalıma girse, MHP hep inisiyatif almış bir siyasi partidir. Kısa dönem siyaset peşinde koşan olmadık. Milletimizin çıkarı neyse hep onu düşündük. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır dedik.
    Bu vesileyle 15 Temmuz’da şehadete eren ve farklı zamanlarda memleketin çeşitli yerlerinde şehit düşen tüm vatan evlatlarına Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı dilerim. Ayrıca tüm gazilerimize acil şifalar diliyorum.
    Allah bu güzel vatanımıza hain 15 Temmuzları yaşatmasın, ne kadar Türkiye ve Türk düşmanı varsa hepsini kahretsin. Ezan susmasın, Bayrak inmesin, Vatan Bölünmesin…
    Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
    Erhan Demir
    MHP Amasya İl Başkanı

  • HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM Genel Kurulu MHP Grup toplantısına Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı da katıldı. Toplantı da Başkan Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan eşlik etti.

    Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi” dedi.

    Milli ruhun asırları kavradığını, cihanı kuşattığını, beşeriyeti kendisine hayran bıraktığını belirten Genel Başkan Bahçeli, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir. Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Tarih şuuru varsa gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır. 15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi. Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır. Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır” diye konuştu.

  • ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    ÇİLEZ, TBMM’DE YASALAŞAN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRDİ

    AK Parti Amasya Milletvekili, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Hasan Çilez, TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan 90 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında görüşlerini açıkladı.

    Meclis kürsüsünde milletvekillerine hitap eden, “Afrin’de şehit olan Uzm. Onb. Mikail Candan kardeşimizin Rabbim şahadetini kabul etsin, milletimizin başı sağ olsun. Görevi başında şehit olan öğretmenlerimizi sağlık görevlilerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum diyerek konuşmasına başlayan Hasan Çilez değişiklik yapılacak olan kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler hakkında yaptığı açıklamada, “Mevcut teklifin görüşmeleri sona erdi. Teklifin yasalaşması ile birlikte milli eğitim hizmetlerinin çağın gereklerine uygun, daha yüksek standartta, daha etkin ve kaliteli olabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmış olacaktır. Yine bu çerçevede yetki ve sorumluluklar tanımlanarak, uygulama birliği tesis edilmiş ve kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik sağlanmış olacaktır. Bu teklifle birlikte; 66 ay olan okula başlama yaşı 69 aya çıkarılmıştır. Milletlerarası okulların açılması ve ruhsatlandırılması ile eğitim öğretim takvimleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile diyanet işleri başkanlığında görev yapan personel için kadroya geçme sürecindeki zorunlu hizmet süresinin 6 yıldan 4 yıla düşürülmesi sağlanmıştır. Milli eğitim bakanlığı yetki ve uhdesinde olan yükseköğrenim yurtlarındaki hizmetlerin bu alandaki tecrübeleri sebebiyle gençlik ve spor bakanlığına devredilmesi sağlanmış, çıraklık eğitimi ile ilgili düzenlemeler yapılarak eğitim istihdam arasındaki bağlantı güçlendirilmiştir. Bu bağlamda mesleki eğitim merkezlerinin OSB yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi sağlanmıştır. Böylece nitelikli işgücü ihtiyacının üretim sektörüne düzenli arz edilmesinin önü açılmıştır. Meslek liselerinin üretim sektörüyle uyumlu hale gelebilmesi kalifiye personel ihtiyacını giderecek ve işçi verimliliğini yükseltecektir. Bu ilişkinin güçlenmesi için gerekli istihdam ve teşvik politikalarına da ihtiyaç olduğu aşikârdır. Yüksek teknoloji ihraç edebilmemiz için yani yükte hafif pahada ağır ürün ihracı için eğitim seviyemiz yükseltilerek iş dünyamızla birlikte çalışabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Ak parti iktidara geldiği 2002 yılından sonra her yıl en büyük bütçeyi milli eğitim alanına ayırmıştır. Bu sayede milli eğitim alt yapımız çok güçlenmiş, okullarımızın işlevselliği ve kalitesi yükselmiştir. Bugün eğitimde yapılan okulları ve altyapıyı tamamlamayı küçümsemek güneşi balçıkla sıvamaktır. Bu yatırımları küçümseyenlere geçmişin 45-50 kişilik sınıflarını hatırlatmak gerekir. 27 öğrenciye 1 öğretmen düşerken bu sayı 17 öğrenciye 1 öğretmen olacak şekilde öğretmen sayımız artırılmıştır. Ders kitapları ücretsiz dağıtılmış bütün yavrularımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar her kademe vatandaşımız açısından daha ulaşılabilir olmuştur. Tüm milli eğitimdeki öğrenci sayımız ve 18 milyonu yükseköğrenim gören öğrenci sayımız 7,5 milyonu bulmuş toplam 25,5 milyon öğrenci sınırına gelinmiştir. Dünyada 143 ülkenin nüfusunda fazla öğrencimiz vardır. Önceki dönemlerde çoğunlukla eğitimli ve zengin insanların çocukları üniversite tahsili yapabilirken, bugün üniversiteler her ilde açılarak yaygınlaşmış ve ulaşılabilir olmuştur. Maalesef yaygınlaşan yükseköğrenim imkânı da bazı çevrelerce sulandırılmaya çalışılmaktadır. Eğitim ideolojik çatışma alanı değildir. Milli ve bekamızı ilgilendiren en önemli meselelerin başındadır. Asıl olan okullarımızın ilim ve irfan yuvaları olarak hizmet vermeleridir. Yavrularımızın hayata atılmadan önce bilgi ve beceriyle, ilim ve irfan ile geçmişini bilerek geleceğe köprü atabilecek kabiliyetlerle donatılması gerekmektedir. Kendisine, ana babasına, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa hayrı olacak, ben değil biz diyebilen bireyler yetiştirmek ana amacımız olmalıdır. Terbiyenin talim kadar önemli olduğu bir sistem kurmamız geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Uluslararası arenada rekabet edebilecek, bilgi, beceri, lisan ve özgüvene sahip bir nesil yetiştirmemiz gerekmektedir. Yine ak parti iktidarları döneminde öğretmenlerimizin yaşam standartları ve ekonomik durumları oldukça yükselmiştir. Milli eğitim bakanlığımızın 93 bin öğretmen açığı tespitini Sayıştay raporuna atfen 153 bin öğretmen açığı vardır şeklinde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Eğitim politikalarını, hedeflerini ve amaçlarını belirleyen kurum milli eğitim bakanlığıdır. Öğretmen ihtiyacı da bu politikalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu alan siyasi getirim alanı olmamalıdır. Sayın başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin, ülkemize ve milli eğitim camiamıza hayırlı olması dileklerimle lehte oy kullanacağımı belirtiyor gazi meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve hürmetle selamlıyorum”  ifadelerini kullandı.