Etiket: uzman

  • 10 Bin soruluk yardımcı kaynak destek paketi yayımlandı

    10 Bin soruluk yardımcı kaynak destek paketi yayımlandı

    Millî Eğitim Bakanlığı, uzman bir ekip tarafından her ay hazırlanan yardımcı kaynak destek paketini öğrenci ve öğretmenlere sunmayı sürdürüyor. Her ay, 2. sınıftan 12. sınıfa tüm öğrencilerin derslerine ve sınava yönelik çalışmalarına destek sağlamak amacıyla hazırlanan yardımcı kaynak paketlerinin yedincisi, bugün paylaşıldı. Nisan ayı yardımcı kaynak destek paketinde 10 bin soru yer alıyor. İlgiyle takip edilen yardımcı kaynak paketlerinde etkinlik kitapları, öğretmen kılavuz kitapları, çalışma soruları, beceri temelli testler, Merkezî Sınav’a yönelik örnek sorular, etkileşimli sorular, tekrar testleri, YKS’ye yönelik TYT, AYT ve YDT örnek soru kitapçıkları ve çözümlü soru bankaları vardır. Bu kaynaklar ile öğrencilerin derste işleyecekleri konuları pekiştirmeleri, uzaktan eğitimde oluşan öğrenme kayıplarının telafi edilmesi ve öğrenme süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.

  • YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü çalışmalarına devam ediyor

    YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü çalışmalarına devam ediyor

    YEDAŞ (EFQM) Mükemmelik ödülü için başlattığı çalışmalara devam ediyor. Gerçekleştirilen eğitim çalışmalarında personellere hizmet eğitimi veren  Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş., EFQM modelini kurumsal kültür olarak çalışanlar açısından sistematik bir şekilde kalıcı hale getiriyor.

    YEDAŞ genel müdürü Hasan Yasir Bora asıl amacın ise enerji sektörünün liderliğini üstlenerek, çalışanıyla ve müşteri memnuniyetiyle örnek şirket olabilmenin kriterlerinin oluşturulması olduğunu söyledi. YEDAŞ hedefine koyduğu ‘Mükemmellik Ödülü’ne doğru yol alırken, temel kavramlar olan dengeli sonuçlar gerçekleştirme, müşteriler için değer katma, çalışanlarla başarma, üretkenlik ve yenilişimi besleme, sürdürülebilir gelecek için sorumluluk alma yaklaşımlarının hepsini ‘müşteri ve çalışan memnuniyeti’ üzerine kurguluyor.

    Genel Müdür Hasan Yasir Bora, mükemmellik modelinin kullanılması ile kurumun kendi bulundukları yeri değerlendirebilmeleri açısından çok önemli olan eğitim, YEDAŞ’ ı adım adım Ulusal Kalite Hareketi’nde başarıya EFQM Kalite Ödüllü ve sektörün liderliğine taşıyacak. Kendi alanında uzman olan ekip üyeleri çalışmalarını taahhüt ederek misyonlarında da belirttikleri gibi tüm paydaşları için kaliteli, kesintisiz bir enerji hizmeti sunarak paydaşlarının hayatlarını aydınlatmak için sahip oldukları tüm süreçleri geliştirip, paydaş analizlerini yaparak Stratejik plan güncellemelerine başlamış bulunmakta olduklarını belirtti. YEDAŞ, ‘Mükemmellik Ödülü’ne doğru yol alırken eğitim çalışmalarıyla personeli ‘kaliteli hizmet’ konusunda birçok dalda eğitiyor. Genel Müdür Bora, “Amaç sektörde lider olabilmek. Bunu ancak çalışanlarımızla başarabiliriz. Ama önce müşteri memnuniyeti. O da eğitimle oluyor” ifadelerine yer verdi.

  • Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasındaki Kavga Yoğun Bakımda Bitti

    Amasya Üniversitesinde Doktorlar Arasında Kavga

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. H.S.B.’nin dövdüğü doktor yoğun bakıma alındı.

    Olay Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşandı. Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H.S.B. ile kalp cerrahisi uzmanı Dr. Öğretim Üyesi E.K. arasında, evrak imzalama konusu yüzünden tartışma çıktı. Tartışma karşılık kavgaya dönüşürken kavga sırasında Dr. Öğretim Üyesi E.K aldığı darbeler sonucunda yere yığıldı. Burnu kırılan E.K.’yi çalışma arkadaşları Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Tedavi altına alınan E.K, beyin kanaması şüphesiyle yoğun bakıma alındı. Profesörün, olay sonrası fakülteyi terk ettiği ve polis ekipleri tarafından arandığı öğrenildi.

    Prof. Dr. H.S.B. “Geçmiş Olsun”

    Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dr. Öğretim Üyesi E.K.’yi dövdüğü iddia edilen Prof. Dr. H.S.B, “Doktora şiddetin bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde doktorların kendi arasında bu şekilde bir kavga olması da tabii ki hoş değil. Ben bunu önemsiyorum. Böyle bir şey oldu. Bir kaza gibi düşünmek lazım. Kendisine de geçmiş olsun.” dedi.

     

    Profesör H.S.B. “Tek taraflı bir darp olmadı”

    Dr. Öğretim Üyesi E.K. ile yaptığı kavgayı anlattı.

     

    “Bana hakaret etmeye, beni birtakım şeylerle itham etmeye başladı. Benim kadromun buraya gelirken kendisine sorulmadığı ve beni burada istemediklerini söyledi. Beni burada çalıştırmayacaklarını ve benim buradan gitmemi istedi. Ben buraya Amasya halkına hizmet etmek için geldim, profesörler gelirken doktorlara sorulmaz. Daha sonra kendisi odadan ayrılırken kapımı son gücüyle çarptı, hatta kapı yerinden fırladı kasasıyla birlikte. Ben de arkasından çıktım, daha sonra birbirimize fiziki olarak temas ettik, tek taraflı bir darp olmadı, benim de dirseğimde ve parmağımda kırık var, bir arbede oldu, beraber merdivenden yuvarlandık.”

    Kendisinin de 10 günlük iş göremezlik raporu aldığını ifade eden H.S.B. “Ayrıca kendisi sedyeyle götürüldü, yoğun bakıma yatırıldı gibi bir şey de yok, kendisi benim bu olaydan mağdur olmam için tiyatro çevirdi, doktor arkadaşlarının nüfuzuyla kendini yoğun bakıma yatırdı.” iddiasında bulundu.

     

  • YKS HAZIRLIK KURSU KAZANDIRMAYA DEVAM EDİYOR

    YKS HAZIRLIK KURSU KAZANDIRMAYA DEVAM EDİYOR

    Amasya Milli Eğitim Müdürlüğünün geçen eğitim öğretim yılında lise mezunları için açtığı ücretsiz Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hazırlık kursuna katılan 450 öğrenciden 356’sı bir bölüme yerleşmeyi başardı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu, ekonomik durumu iyi olmayanlar için açılan kurslara katılanlardan geçen eğitim öğretim döneminin sonunda tıp fakültelerine 12, hukuk fakültelerine 5, mühendislik fakültelerine 34, eczacılık fakültelerine 6, diş hekimliği fakültelerine 3 öğrenci gönderdiklerini açıkladı.
    Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 4 yıldır süren kurslarda her yıl başarı oranını artırdıklarını, geçen eğitim öğretim yılında üniversiteye yerleşme oranının yüzde 67 iken bu yıl yüzde 79’lara ulaştıklarına değinen Doç. Dr. Kösterelioğlu, “Geçen eğitim öğretim yılında 450 öğrenciden 356’sı bir bölüme yerleşmeyi başardı. Bu artış ilimizde kurs merkezinin tanınırlığını artırdı. Bu başarıda öğretmen arkadaşlarımızın tecrübelerini aktarmaları önemli rol oynamaktadır. Bu kursların temel hedefi hem aileleri maddi külfetten kurtarmak hem de öğrencilerimizin sınava daha iyi hazırlanmasını sağlamak” dedi.
    Kurs ücretsiz olduğu için ailelerin önce ön yargıyla yaklaştığını fakat başarıyı görünce çocuklarını kursa kaydettirmek istediklerini anlatan Kösterelioğlu, şunları kaydetti; “Çocuğu üniversiteye yerleşen çoğu aile arayıp teşekkür ediyor. Başarının sırrı, öğrenci öğretmen uyumu. Öğretmenlerimiz kendini ispatlamış, işinde uzman tecrübeli kişiler. Öğrencilerimiz de buraya üniversite kazanma bilinciyle gelip tamamen konsantre şekilde hedefe yürüyor. Bugün tıp fakültesi, hukuk fakültesi, siyasal bilimler fakültesi gibi saygıdeğer üniversite ve bölümler kazanmış öğrencilerle birlikteyiz. Onlara dediğimiz, kazandınız ama her şey bitmedi, hatta yeni başlıyor. Öğrencilerimize hayatta başarılı olmak için her zaman kendilerini geliştirip donatmalarını tavsiye ediyorum.” Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan Tuba Özata da, arkadaşlarının önerisiyle katıldığı kursta kendisine sunulan imkânlar için teşekkür eden ise kendisine bu imkanı sunanlara teşekkür etti.

  • AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    AŞIRI TERLEME HANGİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR?

    Havaların çok ısındığı bugünlerde güneşin tepe saatlerinde dışarda olmamaya, sık su tüketmeye, pamuklu ve açık renk kıyafetler giymeye ve aşırı efor harcamamaya dikkat ediyoruz. Kendimizi güneşin olası zararlı etkilerinden korumaya çalışıyoruz. Ancak, bu koşullar dışında kendimizde yine de aşırı terleme gözlemliyorsak uzmanlara göre bu bir hastalık belirtisi olabilir.
    Sıcak havalarda vücudumuzla ilgili en çok şikâyet ettiğimiz şey terleme olsa da aslında bu vücudumuz için iyi bir şey. Terleme vücudun sıcaklıkla baş etme yöntemi yani kendini soğutma sistemi. Fakat zaman zaman aşırı terleme ve belli zamanlarda terlemenin rahatsızlık verici seviyelere ulaşması tıbbi bir sorunun göstergesi olabilir.
    Terleme nedir?
    Terleme, vücut ısısı yükseldiğinde onu soğutmak için kullanılan normal bir mekanizmadır. Vücutta sıcaklığın yükselmesi sinir sistemini tetikler, beyin ve ardından ter bezleri uyarılarak terleme ile sıcaklık kaybı sağlanır. Aşırı terleme veya hiperhidroz ise fizyolojik ihtiyacımızdan daha fazla miktarda ve kişinin hayat standartlarını etkileyecek düzeyde olmasıdır. Eğer bu durum altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı ise sekonder, bağlı olmadığı durumlarda primer hiperhidroz denir. Eğer kişiler kendilerinde aşırı terlemeden şüpheleniyorlarsa muhakkak uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
    Bu hastalıklar hangileri?
    Hipertiroidi: Kandaki tiroid hormonunun artması anlamına gelen hipertiroidi, vücuttaki kimyasal reaksiyonların hızlanmasına neden olduğu için vücut sıcaklığını ve dolayısıyla terlemeyi artırabilir. Aşırı terleme şikâyetiyle doktora başvuranlardan ilk istenen tetkiklerden biri tiroid hormonu ölçümüdür.
    Enfeksiyon hastalıkları: Genelde akciğerleri hedef alan, bulaşıcı bir enfeksiyon olan tüberküloz (verem) gibi hastalıklar, vücudun zararlı bakterilerle savaşması sırasında ateşin ve terlemenin artması gibi belirtiler gösterir.
    Diyabet: Kan şekerinin çok düşük ya da çok yüksek olması vücut dengesini bozarak aşırı terlemeye neden olabilir.

  • 3876 HANEYE YARDIM ZİYARETİ

    3876 HANEYE YARDIM ZİYARETİ

    Amasya Valiliği himayesinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde uygulanan Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında ilimizde 3876 hane ziyareti gerçekleştirildi. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması için yapılan çalışmalar vatandaşlarımız tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Sosyal politikalarımızın temel gereği olan ve devletimizin hassasiyet gösterdiği gruplara yönelik uygulanan programda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Valimiz Dr. Osman Varol’un selamlarıyla kapıları çalınan ailelerin talepleri ilgili kurumlara aktarılarak imkânlar çerçevesinde çözüme kavuşturuluyor.

    Vali Varol, “Ziyaretlerde vatandaşlarımıza devletimizin sunmuş olduğu hizmetler anlatılıyor. Tespit edilen talep ve ihtiyaçlar ilgili mercilere iletilerek sorunların çözüme kavuşturulması sağlanıyor.” dedi.

    Amasya Sosyal Hizmet Merkezi ve Merzifon Sosyal Hizmet Merkezi tarafından yürütülen Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında yaşam koşullarının iyileştirilmesini amaçlayarak aile ve bireylerin sosyal yardım ve sosyal hizmetlere olan ihtiyaçlarının tespiti, ihtiyaca göre sosyal yardım ve sosyal hizmet modellerin planlanması ve uygulanması, gerektiğinde diğer kamu hizmetlerinden (eğitim, sağlık, istihdam vs.) yararlanılmasının sağlanması amacıyla sürecin tüm aşamalarında rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulması planlanıyor.

    Bu kapsamda 2017 yılından itibaren alanında uzman meslek elemanları tarafından hane ziyaretleri gerçekleştirerek sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyacı olan vatandaşlarımız tespit edilmekte, durumlarına uygun hizmetlerden ve gerektiğinde diğer kamu hizmetlerinden yararlandırılmaları sağlanmakta. Ayrıca ailelere rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunarak aile ve bireylerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi amaçlanmakta. ASDEP görevlileri tarafından tespit edilen hususlar müdürlük görev alanında ise Sosyal Hizmet Merkezleri tarafından çözüme kavuşturulması yönünde çalışmalar yapılmakta, Bakanlığımız görev alanı dışındaki durumlarda ise diğer kamu kurumlarına yönlendirilmekte.

    İlimiz genelinde merkez ve Merzifon ilçe mahallelerimizde gerçekleştirilen hane ziyaretleri ile 2018 yılında toplam 2457 hanede görüşme gerçekleştirilmiş ve 2019 yılında toplam 829 haneye ziyaret gerçekleştirilmiş olup yapılan ziyaretler sonucunda 91 hane talep ve ihtiyaçları doğrultusunda ilgili kurumlara yönlendirildi. Ayrıca ilimize her yıl düzenli olarak yaz aylarında gerçekleştirilen mevsimlik göç ile gelen tarım işçileri ile Merzifon ve Merkez ilçemizde bulunan geçici yerleşim yerlerine ziyaretlerde bulunularak toplam 128 hane ziyareti gerçekleştirildi. Yapılan görüşmelerde kişilerin ihtiyaç ve talepleri ilgili birimlere ulaştırıldı.

  • ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    İç Güvenlik Operasyonları Kapsamında Elazığ-Arıcak ilçesi Yoğunbilek köyü kırsalında, Elazığ İl Jandarma Komutanlığınca yapılan, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Yıldıray Dönertaş-53 Operasyonu’nda 2018 yılında Diyarbakır’ın Dicle ilçesi kırsalında, terör örgütü PKK’ya yönelik yürütülen operasyonda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Amasyalı Uzman Çavuş Kadir Çakı’yı şehit eden terörist Ferhat Akgün ölü olarak ele geçirildi. Şehit Çakı’nın Amasya’daki evinde Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın kanı yerde kalmadı. Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın eşi Hanife Çakı ve 2 yaşındaki oğlu Alp Aslan Çakı babalarının kanlarının yerde kalmadığı haberini alınca sevindiler.

    Hanife Çakı, “2015 yılında evlendik. 3 yıl kadar nişanlı kaldık biz. 2015’te evlendik, ben 9-10 ay kadar eşimin yanına gidemedim. Evlendikten 1 hafta sonra eşim göreve gitti Diyarbakır’a. 9-10 ay kadar orada kaldık kayınpederlerimle beraber. Genelde görevlerdeydiler, çoğunluğu görevlerde geçiyordu zamanın. Çok nadir taburda kalıyorlardı. Büyük görevler oluyordu onlara gidiyorlardı. Her göreve çıktığında ben daha yeni geldin görevden biraz daha dinlensene. Hemen ne göreviymiş falan derdim. O da ‘bizim görevimiz bu, biz her zaman her daim hazırız, her zaman gideceğiz’ derdi. Bir defa dahi of dediğini ben hiç duymadım eşimden. Yani bugünde görev var, of göreve çıkacağız dediğini hiç duymadım, hiçbir zaman yorulduğunu, sıkıldığını duymadım. Kadir gibi birine eş olduğum için binlerce kez şükürler olsun. Rabbime bin kere şükür ki ona eş olmuşum, onun gibi bir adama eş olmuşum. Çünkü çok farklı bir insandı. Dünyada bir taneydi diyebilirim benim eşim. Çok iyiydi, el üstünde tuttu her zaman beni. Bir dediğimi asla iki etmedi. Ben hiç tartıştığımızı kavga ettiğimizi bilmiyorum doğru düzgün. Ne zaman tartıştıysak da hep benim kaprislerim yüzünden olmuştur büyük bir ihtimalle. Her zaman alttan almıştır. Çok iyi bir insandı, farklıydı yani” dedi.

    Eşi şehit olmadan bir hafta öncesi Afrin’de 8 şehit olduğunu hatırlatan Hanife Çakı, “Eşim o zaman görevdeydi, ben eşime mesaj atmıştım. Afrin’de 8 şehidimiz var demiştim, kaç eve ateş düştü, kaç evi yine yakıp kavurdular dedim. O da, ‘evet aileleri için çok büyük bir acı, çok büyük bir zorluk’ dedi. ‘Ama ne mutlu ki kardeşlerime şehit oldular. Keşke bize de nasip olsa’ dedi. Ondan sonra eşim görevden geldi, annemler aradı telefonla. Annem, ‘oğlum bak kaç tane şehitler var, şehidimiz var’ dedi. ‘Ne olur bırak gel’ dedi. ‘Bırak istemiyoruz hiçbir şey’ dedi. ‘Sana bir şey olursa Hanife’ye ne olacak’ dedi. Kadir de, ‘anne, bana bir şey olsa senin kızını el üstünde tutarlar’ dedi. ‘Devletimiz hiçbir zaman onu yalnız bırakmaz’ dedi. Ama gerçekten de öyle, eşim şehit olduğu günden beri beni her zaman baş uçlarında taşıdılar. Hala da öyle devam ediyor. Evet, kanı yerde kalmadı, ben zaten bundan emindim kanı yerde kalmayacaktı, eşimin arkadaşları benim ağabeylerim eşimin kanını yerde bırakmayacaklardı. Bundan emindim zaten. Eşim şehit olduğu zaman arkadaşları gelmişti, cenazesinden sonra mı, cenazesine mi katıldılar tam hatırlamıyorum. O zaman demiştim zaten ben ağabeylerime, eşimin kanını yerde bırakmayın dedim. Bin şükür eşimin kanını yerde bırakmadılar. Bundan da hiçbir zaman şüphe duymadım zaten. Kanı yerde kalmayacaktı, kalmadı da çok şükür. Çok teşekkür ederim hepsine, herkese. Rabbim hiç birine zeval getirmesin, ayaklarına taş değdirmesin. Rabbim her daim onları korusun” diye konuştu.