Etiket: ülke

  • Nisan ayı meclis toplantısı yapıldı

    Nisan ayı meclis toplantısı yapıldı

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın başkanlığında 2022 yılı Nisan ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi.

    Belediye meclis toplantı salonunda gerçekleştirilen 2022 yılı Nisan ayı meclis toplantısında gündeme gelen maddeler görüşülerek, karara bağlandı. Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti; “2022 yılı Nisan ayı meclis toplantısını gerçekleştirdik. Tüm dünya milletlerine, özellikle de Amasya’mıza, ülkemize ve tüm ümmeti Muhammed’e hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Bu vesile ile aldığımız kararların Amasya’mıza ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi

  • Amasya’da İlk Sahur Ne Zaman?

    Amasya’da İlk Sahur Ne Zaman?

    Tüm İslam aleminin heyecanla beklediği Ramazan geldi çattı. İslam aleminin kutsal ayı, 11 ayın sultanı Ramazan, bugün kılınacak ilk teravih namazından sonra, gece kalkılacak sahur ile başlıyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, ramazan ayının ilk günü olan 2 Nisan’da en erken imsak saat 04.14’te Iğdır‘da, son imsak ise 05.25’te İzmir‘de gerçekleşecek.

    Amasya’da Ramazan

    Tüm ülke gibi Ramazan’ı coşkuyla karşılayacak olan Amasya’da ilk sahura bu gece 04:47’de kalkılacak.

    İlk oruç Amasya’da 19:08’de açılacak.

    Türkiye’de Ramazan

    İlk iftar saat 18.35’te Iğdır ve Hakkari‘de, son iftar ise saat 19.46’da Çanakkale ve Edirne‘de yapılacak.

    Kırklareli ve Sinop‘ta yaşayanlar, 14 saat 27 dakika oruçlu kalarak en uzun orucu tutacak, Hatay‘da yaşayanlar ise 14 saat 12 dakika ile en kısa orucu tutacak.

     

     

  • KARAHOCAGİL: “YENİ YASAMA DÖNEMİ İLE BEKLENEN HİZMETLER İÇİN GECELİ GÜNDÜZLÜ ÇALIŞACAĞIZ”

    KARAHOCAGİL: “YENİ YASAMA DÖNEMİ İLE BEKLENEN HİZMETLER İÇİN GECELİ GÜNDÜZLÜ ÇALIŞACAĞIZ”

    19 Temmuz 2019’da 2,5 aylık tatile giren TBMM Genel Kurulu, mesaisine 1 Ekim Salı günü yeniden başladı. İlimiz Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil’inde hazır bulunduğu Meclis Atatürk Anıtı’ndaki ilk törende TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Milletvekilleri tarafından anıta çelenk konuldu, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. 27. Dönem 3. Yasama Yılı’nın ilk toplantısı ise saat 15.00’te Meclis Genel Kurulu’nda toplandı. Genel Kurula Cumhurbaşkanı Erdoğan’da iştirak etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanvekili  Celal Adan tarafından törenle karşılandı. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Onur Kıtası’nı selamlayan Erdoğan, daha sonra Genel Kurul Salonu’na geçti. Mustafa Şentop’un yaptığı açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüye gelerek TBMM Genel Kurulu’na hitap etti. Önümüzdeki süreçle ilgili olarak öne çıkan konuları değerlendiren Erdoğan, ülkemiz, bölgemiz ve tüm dünya  genelini ilgilendiren önemli başlıkları bir kez daha gündeme getirdi.

    Karahocagil: Yeni Yasama Dönemi İle Birlikte Geceli Gündüzlü Çalışarak Milletimizin Özlemle Beklediği Hizmetleri Bir An Önce Hayata Geçirmeyi Hedefliyoruz

    AK Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, 100’üncü yasama yılına başlayan TBMM’nin bu dönem Yargı Reformu ve Gümrük Kanunu başta olmak üzere komisyonlarda bulunan birçok tasarıyı ele alıp sonuçlandıracağını vurgulayarak yeni yasama döneminin hayırlara vesile olmasını diledi. Karahocagil 2,5 aylık tatil sürecinde Amasya genelinde durmadan, yorulmadan çalışmalarına devam ettiğini belirterek şunları söyledi; “Cumhurbaşkanımızın da önemle arz ettiği gibi ‘Önce Milletim, Önce Memleketim’ demeyen hiç kimsenin bu kutlu kurumun çatısı altında yer almaya hakkı olmadığını belirtmeliyim. Türkiye’nin en büyük gücü, milletiyle ve onu temsil eden kurumlarıyla sergilediği birliktir, beraberliktir, dayanışmadır. Bu öyle bir güçtür ki ne parayla, ne teknolojiyle ne de diğer imkânlarla kıyas kabul eder.  Gelinen nokta itibariyle elbette ki sorumluluklarımızın farkında ve bilincindeyiz. Bu çatı altında asla yılgınlığa, yorgunluğa ve rehavete düşmeyeceğiz. Amasya’mız ve ülkemizin geleceği için aklını ve vicdanını karanlık güçlere prangalamamış, en alt birimlerimizden en üst kademesine kadar millet,  memleket ve Amasya sevdalısı tüm paydaşlarımızla birlikte el ele vererek, zaman mefhumu tanımadan, gücümüzün son raddesine kadar çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız… Her daim ve her halûkârda bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Rabbim cümlemizin işlerini kolay eylesin, yâr ve yardımcımız olsun.” diye konuştu.

  • BİZ VARSAK UMUT VAR

    BİZ VARSAK UMUT VAR

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP’ye güvendiniz, güveninizi boşa çıkarmayacağız, biz varsak umut, huzur, çare, sarsılmaz bir duruş, sağlam bir şuur vardır.” dedi. Bahçeli, Amasya’da yaptığı açıklamada, “Kurgulanan ekonomik komplolar, yaptırım tehditleri Türkiye’ye sökmeyecektir.” dedi.
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3T olan tebrik, teşekkür ve takdir ziyaretinde bulunduğu Amasya Belediyesi’nde halka hitap etti. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Devlet Bahçeli, “Zalimler, hainler, işbirlikçiler dün olduğu gibi yine boş durmuyorlar. Muhasım odaklar egemenlik haklarımıza ve bağımsızlığımıza leke sürmek için kuyruğa giriyorlar. Güney sınırlarımız boyunca fitne ekip zehir biçmek için çalışıyorlar. ABD’nin tutarsız, çelişkili ve güvenilmez tavrı nedeniyle PKK/YPG terör örgütü sınırlarımızın dibinde yuvalanmış, sözde hâkimiyet alanı oluşturup fiili durum oluşturmuştur.
    Bahçeli, “CHP Genel Başkanı’na soruyorum. Terörle mücadele hakkında ne düşünüyorsunuz, hangi hazırlık ve önerilere sahipsiniz? PKK-FETÖ derin ihanetinin açtığı dipsiz kuyuları nasıl kapatacağız? Bunu da mı soğan istismarı ile telafi edeceksiniz? Bu Kılıçdaroğlu nereye koşmaktadır. Kılıçdaroğlu’nun PKK’ya borcu varsa söylesin, kurtaralım.” dedi.
    Amacımız Türkiye’nin güvenliğidir. Amacımız devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü teminat altına almak olduğunu belirten Bahçeli, Geldiğimiz bu aşamada oyalanmaya, aldatılmaya, yalanlarla avutulmaya tahammülümüz kesinlikle yoktur. Türkiye’nin meşru, hukuki ve beka hassasiyetine uygun güvenli bölge hedefi ya karşılanmalı, ya da Fırat’ın doğusu ateşe verilmeli, Türk milletinin kudreti hainlerin tepesine inmelidir. Bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Ne var ki ABD samimi değildir, dürüst değildir, yapıcı ve dostane bir tavır içinde görülmemektedir” dedi. Hiç kimse yalan ve yanlış heveslerin peşine düşmesin. Hiç kimse sağduyumuzu zaaf ve zayıflık sanmasın. Türk milleti vatanını muhafaza edecektir. Türkiye meşru ve hukuki haklarına korkusuzca sahip çıkacağını belirten Dr. Devlet Bahçeli, Milli güvenliğimizin savunulması, milli tezlerimizin kabulü için siyaset ve diplomasi kanalları muhakkak kullanılmalıdır. Ancak bu kanallar açık olmasına rağmen oyalama devam edecekse bizzat devreye girip cesaretle harekete geçmek, Fırat’ın doğusunda hainlere öldürücü darbeyi indirmek Türkiye için bir beka ve onur meselesidir. Gecikirsek kaybederiz. Taviz verirsek zayıf düşeriz. Türkiye kendi söküğünü dikmeye, kendi kaderine yön vermeye muktedirdir. Yüz yıl önce, Amasya Genelgesi’nde ifade edilen, ‘Milletin istiklali yine milletin azim ve kararıyla kurtarılacaktır’ duruş ve iradesi milli vicdanda hala mahfuzdur. Bugünkü durumda gerekli olan duruş bu duruştur, bu iradedir.

  • LİSELİLER LETONYA’DA

    LİSELİLER LETONYA’DA

    Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Erasmus+ kapsamında Hasta, Yaşlı ve Bedensel Engelli Bakımında İstihdam Odaklı Avrupa Stajı projesi kapsamında 10 öğrencisi ile 27 Ocak- 16 Şubat 2019 tarihleri arasında Almanya Hareketliliğinden sonra şimdi de 1 refakatçı öğretmen ve 5 öğrencisi ile 07 Temmuz 2019 – 27 Temmuz 2019 tarihleri arasında Biedriba “Rujienas senioru maja”, Rujiena / Letonya’da staj yapmak üzere bulunacaklar. 7 Temmuz’da İstanbul Havalimanından hareket eden öğrenci grubunun heyecan ve mutlulukları gözden kaçmadı.
    Proje kapsamında öğrenciler mesleki bilgi ve becerilerini arttırmanın yanı sıra aynı zamanda kültürel faaliyetlerle ve boş zamanlarda yapılacak olan gezilerle bulundukları ülkeyi tanıma, Avrupa Kültürünü, iş hayatını, dillerini, eğitim ve sağlık hizmetlerini yakından görme imkânını yakalamış olmanın yanı sıra kültürümüzü en iyi şekilde temsil etme fırsatını da yakalamış olacaklardır. Ayrıca bu proje hareketliliği sayesinde öğrencilerin yabancı bir ülkede bulunmakla kendilerine olan güvenlerinin de artacağı düşünülüyor.

  • HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    HÜKMEDİLEN DEĞİL HÜKMEDEN

    Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM Genel Kurulu MHP Grup toplantısına Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı da katıldı. Toplantı da Başkan Sarı’ya Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan eşlik etti.

    Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi” dedi.

    Milli ruhun asırları kavradığını, cihanı kuşattığını, beşeriyeti kendisine hayran bıraktığını belirten Genel Başkan Bahçeli, konuşmasının devamında şunları söyledi; “Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir. Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Tarih şuuru varsa gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır. 15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi. Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır. Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır” diye konuştu.

  • DÜNYA ATABARI OYNUYOR

    DÜNYA ATABARI OYNUYOR

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkışının 100. yıl dönümünde saatler 19.19’u gösterdiğinde, 81 il ve 19 ülkede eş zamanlı olarak “Dünya Atabarı Oynuyor” projesi gerçekleştirildi.

    Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışları ile Millî Mücadele’nin başlangıcının 100’üncü yılı münasebetiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ve Türkiye Halk Oyuncular Birlik Platformu’nun iş birliğinde imzalanan protokol dahilinde; 19 Mayıs 2019 günü saat 19.19’da 81 ilimizde ve 19 ülkede eş zamanlı olarak “Dünya Atabarı Oynuyor” adlı proje gerçekleştirildi.

    Şehrimizde Yavuz Selim Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte Vali Dr. Osman Varol ile eşi Funda Varol, İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, çok sayıda öğrenci ve vatandaşımız yer aldı. Katılımcılar saat 19.19’da hep birlikte Atabarı oynayarak Millî Mücadele’mizin 100. yılını diğer 81 ilimizle ve 19 ülkeyle birlikte eş zamanlı olarak coşkuyla kutladı.

    Her yaştan öğrencilerimiz, vatandaşlarımız ve halk oyunları derneklerinin geniş bir katılımla “Atabarı” müziği eşliğinde, bu tanınmış halk oyununu oynamaları şeklinde gerçekleşen etkinliğin, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi de öngörülmektedir.

  • EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMI

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Amasya’da etkinliklerle kutlandı. Kunç Köprüsünde toplanan sendika ve siyasi partililerin üyeleri ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Pirinçci Caddesinden Yavuz Selim Meydanına yürüdü. Gruptakiler polis tarafından oluşturulan arama noktasından meydana alındı. Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Bülent Erciyas günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada şunlara değindi.
    “İşçisi, kamu emekçisi, işsizi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı kadını genci, doldurduğumuz 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza, dile getiriyoruz. Adına ister kriz diyelim, isterse ekonomik dalgalanma sonuç değişmiyor. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. Rekor üstüne rekor kıran işsizlik, hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültüp geleceğe güvenle bakmamızın önüne set çekiyor. Ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz haklarımız ve özgürlüklerimiz demokrasinin adaletin, hukukun son kırıntılarının da rafa kaldırıldığı bu dönemde her geçen gün daha da fazla sınırlanıyor. Emeğe kölelik dayatan bu düzende hepimiz kaybediyoruz.
    Emek karşıtı, sermaye yanlısı neo liberal politikaların, vahşi kapitalizmin acımasız bir şekilde sürdürüldüğü bir ülkede hepimiz kaybediyoruz
    Elimizden alınanları tek tek alt alta yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Kamu hizmetleri alanını kârı esas alan piyasaya, vatandaşları müşteriye, bizleri ise iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılan kapı kullarına dönüştürmek için;
    Ülkenin stratejik işletmelerini, fabrikalarını birkaç yıllık kârı karşılığında, arazileri ile birlikte satıp çalışanları işsiz bıraktılar. Şekerden, tütüne, enerjiden kağıda, etten samana ülkeyi dışarıya bağımlı hale getirdiler.
    Tek derdi daha fazla kâr elde etmek olan özel sektörde çalışanların aleyhine ne varsa tek tek klonlayıp kamu alanına aktardılar.
    ‘Her kamu idaresi kendine uygun bir kamu personel rejimi yaratır’ diyenler en başından beri iş güvencemize göz diktiler. Bizi ‘devlete kapağı atıp yan gelip yatan, her türlü dokunulmazlığı olan verimsiz’ bir güruh gibi gösterdiler.
    ‘Reform’, ‘dönüşüm’ gibi yaldızlı, süslü kavramlarla temel haklarımızı tek tek ortadan kaldırdılar.
    Az personelle, çok iş yapmayı esas alıp angarya çalışmayı artırdılar.
    İstihdamı bin parçaya bölüp güvencesiz-sözleşmeli-taşeron-ücretli istihdamı,
    bizi birbirimizin rakibi haline getiren-iş yükümüzü artıran performans sistemini-kuralsız-esnek çalışmayı tüm kamuya yaydılar.
    Kariyer ve liyakati ortadan kaldırdılar. Siyasal kadrolaşmayı tüm kamu emekçilerini kapsar hale getirmek için hem işe almada hem görevde yükselmede mülakatın ağırlığını artırıp torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açtılar.
    Yaşanan gerçek hayat pahalılığını perdelemek için rakamlara takla attıran TÜİK’in resmi enflasyonuna dayalı artışlar ile maaşlarımızı yoksulluk sınırından uzaklaştırıp açlık sınırına yaklaştırdılar.
    Sonuç olarak; kendilerine uygun bir kamu ve personel rejimi yaratma konusunda ciddi mesafe kaydettiler.
    Ancak bu onlara yetmiyor. Bugüne kadar torba yasalarla, KHK’lerle, OHAL ile sınırlanan, fiilen kullanılamaz hale getirilen iş güvencemizi tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir ‘personel reformu paketi’ açıklamaya hazırlanıyorlar.
    Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin.
    Bizim memleket dediğimiz, sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, işçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın.
    Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun.
    Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.
    Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.
    Bizim memleket dediğimiz, sokaklarda, meydanlarda, grevlerde, mahkemelerde hakkımızı savunmanın engellendiği, seçim sandıklarında hesap sormanın bile neredeyse “suç” ilan edildiği bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, demokrasi olsun, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız tam olsun.
    BİRLİĞİ DAYANIŞMAYI MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK BİZİM ELİMİZDE
    Bugün önümüzde iki yol var.
    Ya iş güvencemiz başta olmak üzere temel taleplerimize birlikte sahip çıkıp emeğin birleşik gücünün zaferlerine bir yenisi ekleyerek hep birlikte kazanacağız.
    Ya da bugüne kadar aldığımız darbelerin üstüne bir yenisinin eklenmesine izin verip hep birlikte kaybedeceğiz…
    Biz karanlığın zifiriye döndüğü zamanlarda bile yarına dair umudumuzu hiç yitirmedik. Bugünden yarına umut biriktirmeye devam ettik.
    Umutluyuz çünkü biz çoğuz, çoğunluğuz, milyonlarız, halkız!
    Umutluyuz çünkü dünyanın ve ülkenin tüm güzelliklerini ortaya çıkaran, en yüce değerin, emeğin sahipleriyiz.
    Umutluyuz çünkü gücünü bizi bölmekten alanların dayattığı sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza mücadele ettiğimizde önümüzdeki engelleri kumdan kalelere çevirdiğimiz başarılarla dolu bir tarihin sahipleriyiz.
    Ekonomik krizin faturasının emekçilere yıkılmadığı,
    Emeğin sömürülmediği,
    Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
    Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
    Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,
    Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
    Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
    Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
    BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!
    Kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istenmesine, hukuksuz ihraçlara, yaşamın her alanındaki hukuksuzluğa, haksızlığa ve keyfiliğe en gür sesimizle dur diyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize geleceğimize ve memleketimize sahip çıkarak barış içerisinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs meydanlarında yükseltiyoruz. Güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa teslim olmayacağız. Umudu ve mücadeleyi büyütmek için 1 Mayısta alanlardayız. Barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayacağımız güzel günlere hep birlikte omuz omuza yürüyeceğiz. Dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla Yaşasın 1 Mayıs!” diye konuştu. Alanı dolduranlar davul zurna eşliğinde halay çektikten sonra dağıldı.