Etiket: terör

  • KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    KARAGÖZ; “İNSANLIĞIN ÇOK ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARMASI GEREKEN BU OLAYLAR UNUTULMAYACAK.”

    CHP Amasya İl Başkanı Reşat KARAGÖZ, Sivas’ta 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde katledilen 35 aydının yakılarak katledilişinin 26. yıldönümü sebebiyle bir açıklamada bulundu.

    Karagöz, “Tarihin her döneminde farklı kültür ve renklerin bir arada, barış içinde yaşadığı Anadolu topraklarında bu kardeşliği hazmedemeyenlerce katliamlar yapılmıştır. Çorum, Sivas ve Maraş katliamları gibi toplumsal barışı tehdit eden olaylar, tarihimizdeki en acılı ve üzüntülü günler olarak yerini almıştır. İnsanlığın çok önemli dersler çıkarması gereken bu olaylar unutulmayacak, Cumhuriyet tarihinin kara bir lekesi olarak her zaman hatırlanacaktır. Sivas katliamının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen acısı hala yüreğimizi yakmaktadır. Suçluların cezalandırılmaması, Sivas davasının zaman aşımına uğrayarak kapanması ile sadece 35 aydınımız değil, maalesef ADALET’te katledilmiştir.

     

    Sivas’ı kana bulayan dinci terör örgütleri, Fetö terör örgütüyle el ele verip bu ülkeyi kan gölüne çevirdiklerini unutmayalım. Bunlar ne derse desin, adalet ve özgürlük mücadelemiz devam edecektir. Bu topraklar tarih boyunca, farklı kültür ve renklerin bir arada, kardeşçe yaşadığı, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Anadolu;  barışın, kardeşliğin ve huzurun toprakları olmuştur. İşte bu nedenle, zalimin zulmüne karşı başkaldırının simgesi, Pir Sultan Abdal’ı, Köroğlu’nu, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün simgesi, Mevlana ve Hacı Bektaş’ı kendimize örnek alıyoruz.

    Dileğimiz, bu tür katliamların, faşist baskılar altında ölümlerin bir daha yaşanmamasıdır. Dünyanın neresinde olursa olsun din ve inanç adına yapılan tüm katliamları kınıyor, Sivas ve diğer katliamlarda yaşamını yitiren yurttaşlarımızı ve aydınlarımızı saygıyla anıyor ve yakınlarını yitirmiş olanların hiç dinmeyen acılarını paylaşıyorum.” dedi.

  • ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI

    İç Güvenlik Operasyonları Kapsamında Elazığ-Arıcak ilçesi Yoğunbilek köyü kırsalında, Elazığ İl Jandarma Komutanlığınca yapılan, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Yıldıray Dönertaş-53 Operasyonu’nda 2018 yılında Diyarbakır’ın Dicle ilçesi kırsalında, terör örgütü PKK’ya yönelik yürütülen operasyonda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Amasyalı Uzman Çavuş Kadir Çakı’yı şehit eden terörist Ferhat Akgün ölü olarak ele geçirildi. Şehit Çakı’nın Amasya’daki evinde Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın kanı yerde kalmadı. Uzman Çavuş Kadir Çakı’nın eşi Hanife Çakı ve 2 yaşındaki oğlu Alp Aslan Çakı babalarının kanlarının yerde kalmadığı haberini alınca sevindiler.

    Hanife Çakı, “2015 yılında evlendik. 3 yıl kadar nişanlı kaldık biz. 2015’te evlendik, ben 9-10 ay kadar eşimin yanına gidemedim. Evlendikten 1 hafta sonra eşim göreve gitti Diyarbakır’a. 9-10 ay kadar orada kaldık kayınpederlerimle beraber. Genelde görevlerdeydiler, çoğunluğu görevlerde geçiyordu zamanın. Çok nadir taburda kalıyorlardı. Büyük görevler oluyordu onlara gidiyorlardı. Her göreve çıktığında ben daha yeni geldin görevden biraz daha dinlensene. Hemen ne göreviymiş falan derdim. O da ‘bizim görevimiz bu, biz her zaman her daim hazırız, her zaman gideceğiz’ derdi. Bir defa dahi of dediğini ben hiç duymadım eşimden. Yani bugünde görev var, of göreve çıkacağız dediğini hiç duymadım, hiçbir zaman yorulduğunu, sıkıldığını duymadım. Kadir gibi birine eş olduğum için binlerce kez şükürler olsun. Rabbime bin kere şükür ki ona eş olmuşum, onun gibi bir adama eş olmuşum. Çünkü çok farklı bir insandı. Dünyada bir taneydi diyebilirim benim eşim. Çok iyiydi, el üstünde tuttu her zaman beni. Bir dediğimi asla iki etmedi. Ben hiç tartıştığımızı kavga ettiğimizi bilmiyorum doğru düzgün. Ne zaman tartıştıysak da hep benim kaprislerim yüzünden olmuştur büyük bir ihtimalle. Her zaman alttan almıştır. Çok iyi bir insandı, farklıydı yani” dedi.

    Eşi şehit olmadan bir hafta öncesi Afrin’de 8 şehit olduğunu hatırlatan Hanife Çakı, “Eşim o zaman görevdeydi, ben eşime mesaj atmıştım. Afrin’de 8 şehidimiz var demiştim, kaç eve ateş düştü, kaç evi yine yakıp kavurdular dedim. O da, ‘evet aileleri için çok büyük bir acı, çok büyük bir zorluk’ dedi. ‘Ama ne mutlu ki kardeşlerime şehit oldular. Keşke bize de nasip olsa’ dedi. Ondan sonra eşim görevden geldi, annemler aradı telefonla. Annem, ‘oğlum bak kaç tane şehitler var, şehidimiz var’ dedi. ‘Ne olur bırak gel’ dedi. ‘Bırak istemiyoruz hiçbir şey’ dedi. ‘Sana bir şey olursa Hanife’ye ne olacak’ dedi. Kadir de, ‘anne, bana bir şey olsa senin kızını el üstünde tutarlar’ dedi. ‘Devletimiz hiçbir zaman onu yalnız bırakmaz’ dedi. Ama gerçekten de öyle, eşim şehit olduğu günden beri beni her zaman baş uçlarında taşıdılar. Hala da öyle devam ediyor. Evet, kanı yerde kalmadı, ben zaten bundan emindim kanı yerde kalmayacaktı, eşimin arkadaşları benim ağabeylerim eşimin kanını yerde bırakmayacaklardı. Bundan emindim zaten. Eşim şehit olduğu zaman arkadaşları gelmişti, cenazesinden sonra mı, cenazesine mi katıldılar tam hatırlamıyorum. O zaman demiştim zaten ben ağabeylerime, eşimin kanını yerde bırakmayın dedim. Bin şükür eşimin kanını yerde bırakmadılar. Bundan da hiçbir zaman şüphe duymadım zaten. Kanı yerde kalmayacaktı, kalmadı da çok şükür. Çok teşekkür ederim hepsine, herkese. Rabbim hiç birine zeval getirmesin, ayaklarına taş değdirmesin. Rabbim her daim onları korusun” diye konuştu.