Etiket: tatil

  • YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    YÜKSEK NEM ASTIMI TETİKLİYOR!

    Bunaltıcı sıcak havaların tüm ülkemizi kavurduğu ve günlük çok yoğun yağmur geçişlerinin olduğu bugünlerde, en çok görülen sağlık problemlerinden biri de astım.

    Sıcak ve nemli havaya maruz kalma, alerjenler, çevresel faktörler ve toprak astımı tetikliyor. Nemin yüksek olduğu zamanlarda astım hastalarının daha özenli davranması gerekiyor.

    Astım nedir?

    Astım rahatsızlığı akciğerlerde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, kişinin göğüs ve nefes darlığı ile beraber solunum sıkıntısı yaşamasına sebep olur. Alerjik ve alerjik olmayan kronik bir rahatsızlık olan astımın, birden fazla tetikleyicisi, polenden sonra yüksek nemin en önemli ikinci faktör olduğunu ifade ediyor. Ayrıca astımı tetikleyen faktörler, astımlı kişinin nöbet yaşamasına sebep olan unsurlardır. Astım hastaları kendi rahatsızlığını tetikleyen unsuru testlerle belirledikten sonra, bunlara karşı dikkatli davranarak hastalığını kontrol altında tutmaya çalışmalıdır. Bu sayede hasta çok daha az sayıda astım nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir hayat sürebilir.

    Alerjik astım hastalığı belirtileri nelerdir?

    Astım krizleri, havaların değişken olduğu dönemlerde daha sık görülür. Belirtiler gece sabaha karşı şiddetlenir. Bazı kişilerde burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma, öksürük gibi belirtiler görülür.

    Astım hastaları nelere dikkat etmelidir?

    Alerjik astım hastalığı yaşayan bireylerin, öncelikle astım tedavisi süreçlerinde nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir. Astımlı hasta veya yakınlarının doktor ile iletişimleri çok önemlidir. Kişilerin eğitim, öğretim durumlarına göre doktorun verdiği bilgi ve yönlendirmeleri uygulayarak atak sıklığını azaltarak kontrol altında tutabilirler. Yaz aylarında, astım hastalarının nemin yüksek olduğu saatlerde açık havada daha az zaman geçirmeleri gerekiyor. Astım hastaları, havadaki nem oranını kontrol etmeli, yüzde 60’ı geçtiğinde dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Çünkü yüksek nem, polenlerin havada daha uzun ve daha çok bulunmasına neden olur. Tatil içinse, yüksek nemin olmadığı yerler tercih edilmelidir. Havuz da astımı tetikleyen etkenlerdendir, doğal ilaç olarak nitelendirdiğimiz deniz tercih edilmelidir.

  • İŞKUR’DAN ÜNİVERSİTELİ GENÇLERE YAZ TATİLİ FIRSATI

    İŞKUR’DAN ÜNİVERSİTELİ GENÇLERE YAZ TATİLİ FIRSATI

    İŞKUR, Sosyal Çalışma Programı ile Yaz tatilini verimli bir şekilde geçirmek isteyen üniversiteli gençlere fırsat sundu. Program, ilimizde de uygulanmaya başladı.
    Cumhurbaşkanlığı Birinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında bulunup üniversite öğrencilerinin çalışma hayatı ile tanışmasını sağlamayı amaç edinen programda gençlere çalışma disiplini kazandırmak, insani değerlerinin geliştirilmesini desteklemek, toplumsal faydanın yüksek olduğu kamusal alanda sunulan hizmetlere üniversite öğrencilerinin geçici süreyle katılımlarının ve aynı zamanda geçici gelir elde etmeleri hedefleniyor. Ayrıca programın İŞKUR ile gençler arasındaki iletişimi ve işbirliğini artıracağı da değerlendiriliyor.
    Amasya genelinde İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve bazı kamu kurum, kuruluşlarının işbirliğiyle 08.07.2019 tarihinde başlatılan program kapsamında kura ile belirlenen katılımcılara görevlileri tarafından gerekli bilgilendirmeler yapıldı.

  • MİNİKLERE HEM KURAN HEM TRAFİK EĞİTİMİ

    MİNİKLERE HEM KURAN HEM TRAFİK EĞİTİMİ

    Yaz Kur’an kursuna katılan öğrencilere Amasya Emniyet Müdürlüğünce trafik eğitimi veriliyor. Kursa katılan öğrenciler, hem Kur’an-ı Kerim hem de trafik kurallarını öğreniyor.

    Amasya merkez İstasyon Camii’nde yaz tatilini Kur’an kursuna katılarak değerlendiren çocuklar, bir yandan dini eğitim alırken bir yandan da trafik eğitimi alıyor. Kur’an kursunda trafik eğimi veren Amasya Emniyet Müdürlüğü polis memurlarından Şuayip Aydın, “2018-2019 eğitim-öğretim yılının bitmesiyle eğitim faaliyetlerine devam ediyoruz. Trafik Dedektifleri Projesi kapsamında hedef kitlede trafik bilincinin oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla yaz okulu ve yaz Kur’an kurslarımızda 2019 yılının yaya güvenliği yılı olması nedeniyle çocuklarımızı bilgilendirmek, bilinçlendirmek için eğitim faaliyetlerimiz bu kapsamda devam etmektedir” diye konuştu.

    Yaz Kur’an kursunda eğitim gören Ömer Furkan Kutay, “Polis abimiz bize trafikteki şeyleri öğretti. Yaya yolundan nasıl geçebileceğimizi ve arabaların nasıl yol vereceğini öğretti. Ona teşekkür ederiz” diye konuştu.

  • CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    CAMCI; “AKADEMİK YÖNÜ İLE BİRLİKTE BİZ ÖĞRENCİLERİ NEREYE GÖTÜRÜYORUZ?”

    Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı; “Milli Eğitim Danışma Kurulu toplantısına katılarak bizim hedefimiz akademik çalışmalarla birlikte nitelikli gençler yetiştirmek olmalıdır.” dedi.
    Camcı konuşmasına şöyle devam etti: Eğitim; öğrencilerimizi ve gençliği geleceğe hazırlamak onları iyi bir insan olarak topluma kazandırmak demektir
    Genel anlamda eğitim politikaları belirlenirken önceliğimiz nedir?
    Akademik yönü ile birlikte biz öğrencileri gençliği nereye götürüyoruz? Eğitimde hedeflediğimiz nedir diyerek olaya baktığımız zaman; eğitim politikaları ve uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini hatta dönem dönem birbirini etkisiz hale getirdiğini görmekteyiz.
    Şöyle ki, biz öğrencileri sınav stresinden uzaklaştıralım diye politikalar üretirken bir de bakıyoruz ki sınavlar tam manası ile öğrencilerin kâbusu haline gelmiştir
    Çünkü sınav baskı unsuru olmasın diye sistem kurgulanırken tezatlık teşkil edecek şekilde sınav sonuçlarını açıklamıştır Burada bunlara karşı olduğumuz için değil buradaki tezatlık durumunu ortaya konulan sistem ile uygulamaların birbiriyle çeliştiğini dikkat çekmek istedim
    Bu LGS formatı ile birlikte biz dedik ki bakanlık dedi ki, bundan sonraki dönemlerde Sınav kaygısı azalacak ve daha az sayıda öğrenci sınavlara girecek dediği halde bu sene geçen seneden 60.000 daha fazla öğrenci LGS sınavına girmiştir
    LGS sıralamaları ile birlikte Milli Eğitim müdürümüz sonuçları çeşitli yönleri ile ifade etti ama Amasya’nın geçen sene 17. bu sene 41. sırada olması ile ilgili bir iki hususu ifade etmek isterim
    Gerçi sıralamaya çok takılmıyorum ama yine de elimizdeki bu verileri etkileyen tetikleyen sebepler vardır bunlara bakılması bunların irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum
    Biz dönem içinde eğitim öğretim başlangıcı ile beraber her sene bir ders kitabı-kaynak kitabı tartışması yaşıyoruz
    Tüm öğrenci öğretmen veli ve eğitim çalışanları ile birlikte bunun yıl içerisindeki seyrine baktığımız zaman inceleme ve soruşturmalarla birlikte öğretmenlerimizin çok hırpaladığını düşünüyorum
    Kaynak kitap taraftarı değilim yanlış anlaşılmasın benim bu konu ile ilgili çözümüm her zaman için şudur. Bakanlık ders kitapları için ciddi manada kaynak ayrımı ve aktarımı yapmaktadır bu kaynakla birlikte ders kitabı – kaynak kitabı sorununun rahatlıkla çözülebileceğini düşünüyorum
    Bu sorunla birlikte eğitim öğretim ortamlarının huzuru bozulmaktadır ve bu da verimsizliğe yol açmaktadır, zaman zaman da yansıması bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkabiliyor
    Ayrıca yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde şube müdürleri, okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri nezdinde bir koordinasyon eksikliği görülmektedir
    Genel anlamda böyle bir koordinasyon eksikliğinin de bir verimsizliğe dönüştüğünü dışarıdan bir gözle görebilmekteyiz
    Bunlarla ilgili yapılması gerekenlerde olacaktır elbette
    Çünkü iletişim ve koordinasyonun tam sağlanmış olması işin ahengini ve kıvamını sağlayacaktır Bu da bir şekilde verimlilik olarak karşımıza çıkacaktır
    Bizim değerlendirme kriterlerimiz sadece listede şu sıra bu sıra değil bu işleyiş ile birlikte bu ahenk ve kıvamın ve motivasyonun biz nereye götürdüğünü görmemiz gerekmektedir
    Bu LGS formatıyla öğrencilerimiz ve velilerimiz okullara yerleşme düşüncesi kaygısı taşıdığı için bir nevi kapıyı arkadan dolanarak yani adres değişikliği yoluna giderek bir şekilde istediği okula yerleşme çabası içerisinde olmaktadırlar ki bugün adres değişikliği yapmakta çok kolay bir hale gelmiştir
    Yani söylemek istediğimiz eğitim politikaları ve uygulamalar noktasında ve bunun koordinasyonu noktasında ha tam ahenk ve kıvamın olmayışı bizi geleceği hazırlama noktasında sıkıntılı bir döneme götürmektedir
    Çünkü bugün hem tarihi, hem kültürel, hem de inanış yönüyle olaya baktığımız da zihni değişimleri de ele aldığımız zaman bir nesli heba etmek üzereyiz
    Sanki biz eğitimde farklı şekilde bir şekilcilikle birlikte iş yapıyor görünmekten ibaret bir noktaya geldik
    Bazı uygulamalar bizi zorlayabilir ama bizler için gerçekçi olup öğrencileri gerçek temeller üzerine yetiştirecek bir planlı bir yol olması gerekmektedir
    Eğitim öğretimle ilgili bir takvim değişikliğine gidiyoruz Bizim bir 15 tatilimiz vardı, bir de Mart ve Kasım aylarına tatil geldi. Bu tatil olayının tabanda tartışılmadan toplumda bir karşılığı var mıdır yok mudur Bu olaya öğrenciler veliler nasıl bakar bu dönemler verimli geçer mi? Doğrusu bu konuda tereddütlerimiz vardır.
    Umarım ki bu tereddütler olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaz
    Öbür taraftan müfredatı değiştiriyoruz. Fizik kimya biyoloji derslerini ayrı ayrı bölümden tek bir kategori haline getiriyoruz. Ders saatleri aynı, içerik muhtemel aynı tam detayları yansımadı ama böyle bir tablo ile birlikte de iş yapıyor görünmek bununla birlikte de bir şekilciliğe onunla birlikte de fotoğraf vermeye işi götürüyoruz gibi bir kaygıyı ifade etmek isterim
    Bunları da çok önemli buluyorum Çünkü bu gençleri, öğrencileri iyi bir insan yetiştirmek noktasında heba ettiğimiz zamanda bunun vebali hepimizin üzerinedir diye düşünüyorum
    Öğrencileri ve gençliği yetiştirme konusunu Milli Eğitim politikalarından ve uygulamalarından bağımsız bir şekilde değerlendiremeyiz.” diye konuştu.

  • ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE MÜJDE!

    ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE MÜJDE!

    Amasya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Osman Yılmaz, Bakan Selçuk Sosyal Çalışma Programı başvuru tarihini açıkladı, “Üniversiteli gençlerimiz başvurularını 25-28 Haziran tarihleri arasında internet üzerinden yapabilecek.” dedi.

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Yılmaz şunları kaydetti:” Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, üniversite öğrencilerinin çalışma hayatıyla tanışmalarını sağlamak ve onlara çalışma disiplini kazandırmak maksadıyla düzenlenecek Sosyal Çalışma Programları(SÇP) için başvuruların 25 Haziran 2019 tarihinde başlayacak ve 4 gün sürecek.”  diye konuştu.

    Açıköğretim, yüksek lisans ve doktora öğrencileri hariç olmak üzere akademik ortalaması 2 ve üzeri olan bütün üniversite öğrencilerinin başvurabileceği Program için başvuruların İŞKUR’un internet sitesi üzerinden kabul edileceğini duyuran Selçuk, “Öğrenciler programa katıldıkları her bir gün için 67,36 TL ödeme almaya hak kazanacak. Ayrıca katılımcıların çalıştıkları süre kadar emekliliklerine etki edecek sigortalarını karşılayacağız” dedi.

    Sosyal Çalışma Programlarının, gençleri geleceğe hazırlamayı hedefleyen yeni aktif işgücü piyasası araçlarından birisi olacağını belirten Bakan Selçuk, “Bu program sayesinde gençlerimiz yaz tatillerini, sosyal sorumluluk bilinçlerini artırıp verimli bir şekilde değerlendirecekler. Ayrıca cep harçlıklarını çıkaracaklar ve emekliliklerine sayılacak sigortalılıkları yapılacak.” dedi.

    Sosyal Çalışma Programımız 3 Ay Sürecek!

    SÇP’lerin Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında, 3 ay süreyle düzenleneceğini aktaran Bakan Selçuk, program süresinin öğrencilerin tatil süresince kendilerine zaman ayırabilmeleri maksadıyla haftada 3 gün ile sınırlandırıldığını belirtti.  Bakan Selçuk, “Temmuz ayı itibarıyla başlayacak Sosyal Çalışma Programları ile asıl maksadımız üniversite öğrencisi gençlerimizin iş hayatına girişlerinde en az teknik beceriler kadar önemli olan; takım içinde çalışma, organize olabilme, iletişim kurabilme, analitik düşünme gibi sosyal becerilerini geliştirerek mezun olduktan sonra iş hayatına girişlerini kolaylaştırmaktır. Bu programla öğrencilerimiz toplumsal faydanın yüksek olduğu hizmetlere katılarak iş tecrübesi edinmiş olacaklar.”dedi. Programlardan bu yaz döneminde en fazla 39 gün, öğrencilik hayatı boyunca ise toplamda 90 gün faydalanılabileceğini ifade eden Selçuk, “Kültürel mirasın restorasyonu, korunması ve tanıtılması, kütüphanelerin bakımı ve düzeni, kamu kurumlarının kültürel ve sosyal hizmetlerinin desteklenmesi alanlarında Sosyal Çalışma Programlarını düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

  • KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    KLİMA KULLANANLAR DİKKAT!

    Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, özellikle sıcaklığın en yüksek hissedildiği bu günlerde sıklıkla başvurulan klimalarla ilgili uyarılarda bulundu.

    Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir ortam yaratmak için kullanılan klimaların, aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilmekte ve sağlığımız açısından ciddi sorunlara neden olabildiğine işaret eden Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Selçuk Sezikli, “Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkânı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

    Vücut ani sıcak ve soğuk hava değişimlerine karşı kendini koruyamadığı için bu durum başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa sebep oluyor. Vücuttaki termostat kendi ısısını bu kadar hızlı düzenleyemez. Bu nedenle iki ortam arasındaki geçiş yavaş olmalıdır. Genellikle sıcaklardan bunalanlar, klimaları çalıştırarak bir an önce sıcak ortamdan serin ortama geçmek istiyorlar. Oysa klimaların ortamı belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutmak için kullanılması gerekiyor. Örneğin, dışarıda sıcaklık 40 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklığın aralıklarla 5’er derece düşürülmesinde fayda var” dedi.

    Başhekim Sezikli, klimaların yol açtığı rahatsızlıklarla ilgili de verdiği bilgide; “Klima çarpması” Klimanın üflediği serin havanın karşısında durmak pek doğru değil; hele de dışarıdan terlemiş olarak gelmişseniz. Terin üzerinizde aniden soğuması ‘klima çarpmasına’ sebep olabilir. Boynunuz tutulabilir, başınızı çeviremezsiniz; nefes alırken göğsünüzde bıçak batar gibi ağrılarınız olabilir. Havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarından yararlanabilirsiniz.

    Klimayı çok düşük değerlere ayarlamak sağlık için doğru değil. İdeali, ısının 23-24 derece arasında, nispi nemin de %40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır.

    “Klima ateşi” Klima ateşine, air-condition sistemlerinden başka, evlerde kullanılan ve halkımızın kısaca “soğuk buhar” diye bildikleri nem yapıcı aletler ile akciğer hastalarına solunum yoluyla ilaç vermeye yarayan nebülizatör denilen aletler de neden olabilirler.

    Hastalık, mikroplarla kirlenmiş air-condition veya nemlendirme sistemlerine maruz kalındıktan birkaç saat sonra ateşli bir hastalık gibi başlar. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saati de bulabilir.

    Şikâyetler genellikle hafta başında veya tatil veya dönüş günlerinde görülür. Bir süre kullanılmayan klimaların ilk çalıştığı günlerde de belirtiler daha fazladır.

    Hastalarda ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik… gibi daha çok gribi hatırlatan şikayetler vardır. İş yerine geldikten birkaç saat sonra başlayan belirtiler akşama doğru şiddetlenir ve gece eve döndükten sonra da devam ederse de, hastaların çoğu 24-48 saat içinde tamamen düzelirler. Bazı hastalarda nadiren şiddeti çok fazla olmayan öksürük, nefes darlığı ve çarpıntı gibi yakınmalar da olabilir.

    “Alerjik zatürre” Klimaların sebep olduğu alerjik zatürree çocuklarda da görülebilirse de, daha çok 50 yaşın üzerinde olanlarda ve diğer akciğer hastalıklarının aksine sigara içmeyenlerde daha çok saptanır.

    Tıp dilinde ventilasyon pnömonitisi olarak isimlendirilen alerjik zatürreeye, air-condition sistemlerinin nemlendirme bölümünde üreyen ve küf mantarları ve bazı bakteriler neden olmaktadır.

    Klima ateşi ve alerjik zatürrenin önlenmesi, bu tür nemlendiricilerin su haznelerinin doğru bakımı ile mümkündür. Klima ve nemlendiricilerin bakımlarına özen gösterilmeli ve talimatlara uygun kullanılmalıdır. Bu aletlerde musluk suyu yerine distile veya demineralize su tercih edilmelidir.

    Nemlendiriciler çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla zaman zaman temizlenmelidir.

    “Klima hastalığı (akciğer zatüresi-lejyoner hastalığı)” Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı”dır. Lejyoner hastalığı, Legionelle pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir.

    Bakteri klima sistemlerinin yanı sıra otel, hastane vb büyük yapıların su sistemlerinde de (soğutma kuleleri, su depoları, su dağıtım kanalları) bulunabilmektedir. Havaya dağılan bu bakterinin solunum yolu ile kişilerin vücuduna girmesi ile hastalık (zatürre) oluşmaktadır. Hastalığın en önemli belirtileri kuru öksürük, bulantı kusma, ishal, yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateştir. Diğer zatürrelerden farklı olarak bu hastalıkta ishal daha yüksek oranda görülür. Hastalık otel, büyük ölçekli gemiler ve hastanelerde salgına neden olabilmektedir. Hastalığın önemli bir özelliği insandan insana bulaşmamasıdır. Bu nedenle bu hastalığı bulunan insanlardan kaçınmak doğru değildir.

    Legionella pneumophilia bakterisi zatürre dışında sadece ateş ile seyreden ve hafif bir hastalık tablosu olan Pontiak ateşine de neden olabilir. Klimalı sistemlerin bulunduğu otel, işyeri ve evlerde yaşayanlar veya çalışan kişiler bu hastalık açısından risk altındadır. Bu bakterinin bulaştığı herkeste hastalık oluşmaz. Özellikle şeker ve kanser hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler, alkolikler, siroz hastaları ve sigara içen kişilerde hastalık oluşma riski daha fazladır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir.

    Lejyonella hastalığının tedavisi belirli antibiyotikler ile yapılabilmektedir. Antibiyotiklerin hastalığın erken döneminde başlatılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle klimalı ortamda bulunan kişilerde yukarda bahsedilen şikayetlerin meydana gelmesi halinde, bunu basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmeyip, bunun klimaya bağı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    “Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerine sahip binalarda olmak üzere, bu hastalığın ve etken bakterinin yayılımını önlemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi önlemler alınmış, takibi sıkı olarak devam etmektedir. Öyleyse faydalı olan bu icadın zararsız bir şekilde kullanımı için basit kontrol önlemlerine uymakta fayda var. Su hazneli soğutma sistemlerinde mutlaka yaz başı ve yaz sonunda klima bakımının yapılması, temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması, filtrelerinin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir. Sulu sistem ile çalışan taşınabilir klimalar için de aynısı geçerlidir. Split denilen, gazlı iklimlendirme yapan sistemlerde ise bakım ve temizlik yeterlidir. Bu önlemlere dikkat ederek ve aşırı kullanımdan kaçınarak klimaların konforundan azami fayda görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

  • YEŞİLIRMAK TEMİZLENİYOR

    YEŞİLIRMAK TEMİZLENİYOR

    Amasya’nın can damarı olan Yeşilırmak, ihmal kurbanı oluyor. Yeşilırmak’tan bayram tatilinde yağ tabakalarının akması dikkat çekti. Yeşilırmak’taki kirliliğe nihayet çözüm bulundu.
    Amasya’nın içinden geçen ve Amasya’ya değer katan Yeşilırmak, kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya.
    Özellikle de köy kanalizasyonların ırmağa akıtılması en büyük sorun.
    Yeşilırmak yatağında olan, ya da ırmağa akan deresi bulunan bazı köylerden, ırmağa kanalizasyon giderleri bırakılıyor.
    Köy içlerinde yapılan ortak alt yapı sistemleri foseptik çukurlarına bağlanarak çevreyi kirletmesi önlenebiliyor.
    Ancak Amasya Merkez dâhil bazı köylerin kanalizasyonlarının ırmağa aktığı gözlenmekte.
    Atıklarla kirlenen Yeşilırmak’ı yeniden balık ölümlerin yaşanabileceğine dikkat çeken vatandaşlar tepki gösterirdi. Bu soruna bir an evvel çözüm bulunmasını istediler. Yetkililerin soruna çözüm bulmasını isteyen Amasyalılar, kirliliğin devam etmesi durumunda ırmaktaki balıkların tamamının öleceğini söyledi. Bu durum göz önüne alınarak yetkililer bu konuda çalışmaları başlattı.

    “Gizlenecek Gibi Değil”
    Diğer yandan ırmak kenarlarına atılan çöpler de görüntü kirliliği oluşturuyor. Artık yetkililerin uyarılarda bulunarak uyarılara uymayan kurum, iş yeri ve mesken sahiplerine gerekli işlemlerin yapılmasını istediler. Tarihi ve turistlik yerleri ile bölgenin gün geçtikçe adeta cazibe merkezi haline gelmeye başlayan Amasya’da Tarihi Köprüler ve yeni yapılan köprüler üzerinde fotoğraf çekmek için gelen yerli ve yabancı turistler çevre kirliliği karşısında şaşkınlıklarını gizlemiyorlar. Yeşilırmak suyu üzerinde ve su kenarında oluşan çöp yığınları ve kamışlardan oluşan adacıkların sağlık açısından tehlike saçtığı ve yetkililerin hiçbir işlem yapmamasının anlamsız olduğunu dile getiriyorlar.

    Tarımsal Sulamanın Uygun Olmayışı
    Yeşilırmak’ta yaşanan kirlenmenin birçok nedeni olduğunun altını çizen uzmanlar, bunların ırmak yatağından alınan kumlar ve çakıllar, tarımsal sulamaların uygun yapılmaması, ırmağa bırakılan evsel ve tarımsal atıklar olduğunu belirtti.
    Amasya’nın can damarları konumundaki akarsuların doğaya ve canlılara hayat kaynağı olduğunu vurgulayan uzmanlar, su kaynaklarının korunması için gerekli çalışmalara devam ediliyor.

  • DİKKAT SİZDEN NOTLAR BİZDEN

    DİKKAT SİZDEN NOTLAR BİZDEN

    Amasya İl Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri, İçişleri Bakanlığı’nın uyguladığı ‘Dikkat sizden notlar bizden’ projesi kapsamında yol kontrollerinde durdurulan araçlardaki öğrencilere sürücü seyahat karnesi dağıttı.
    İçişleri Bakanlığı’nın trafikte seyir halinde bulunan sürücülerin trafik kurallarına uymaları, trafik işaret ve işaret işlerine riayet etmeleri konusunda farkındalık oluşturulması, çocuklarımıza ise trafik bilinci ile kültürünün yerleştirilmesi, bu konudaki eğitim ve öğretimlerine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Bu yolda hep birlikteyiz’ projesinin devamı olan ‘Dikkat sizden notlar bizden’ projesi ilimizde de uygulamaya konuldu.
    Ekipler, ‘Dikkat sizden notlar bizden’ projesi kapsamında yol kontrollerinde durdurulan araçlardaki öğrencilere sürücü seyahat karnesi dağıttı.
    Çocuklar tarafından tatil döneminde doldurulan karnelerin 20 Haziran 2019 tarihine kadar #trafikkarnem hashtagi ile @TrafikEgm Twitter adresine yüklenmesi ve yüklenen karneler arasında en çok beğeni alan ilk yüz öğrencinin bisiklet ile ödüllendirilmesi ile öğrencilerin www.trafik.gov.tr adresinden de karne temin edebilecekleri anlatıldı.
    Ekipler ayrıca Kadir Gecesi dolayısıyla vatandaşlara kandil simidi de ikram etti.

  • HELAL SANA BAŞKAN

    HELAL SANA BAŞKAN

    Belediye Başkanımız Mehmet Sarı, Ramazan ayı ve bayram tatili de dâhil olmak üzere hiçbir vatandaştan bu süre zarfında su ücreti alınmayacağını bildirdi.
    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı 31 Mart seçimi sonrası Belediye Başkanı olduktan sonra verdiği sözleri tutmaya devam ediyor. Başkan Sarı, ramazan ayı boyunca vatandaşlarımızdan su ücreti alınmayacak ibaresi ile seçim vaatleri arasına aldığı sözü yerine getirdi.
    Ramazan ayının 1’inci gününden 30’uncu gününe kadar vatandaşlarımızdan su ücreti alınmayacağını söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, yaptığı açıklamada şunları kaydetti; “Amasya halkına sesleniyorum. Sevgili vatandaşlarım ben sizi seviyorum, sizin de beni sevdiğinizi biliyorum. Her zaman söylüyorum. Size inanıyorum, güveniyorum başımın tacısınız diyorum. Bende sizin amcanız, yaş grubuna göre abiniz, amcanız, dayınızım. Hangi siyasi partiden kim kendini nasıl görmek istiyorsa, ben onun siyasi partilisiyim. Ama Milliyetçi Hareket Partisinin Amasya Belediye Başkanıyım. Tavrımız bellidir. Önce asaletli, adaletli, hakkaniyetli davranmak ve öyle bir duruş sergilemek için mücadele ediyoruz. Onun için adaletli bölüşmeye, sosyal adalete, sosyal nizama dikkat ederek, Amasya’mıza elimizden geldiği kadar hizmet etmek için gayret göstereceğiz. Bu anlamda sevgili hemşerilerime şu müjdeyi vermek istiyorum. Ramazan ayının 1’inci gününden itibaren 30’uncu günü ve bayram günleri de dâhil bütün vatandaşlarımızdan bu süre zarfında su ücreti alınmayacaktır. Biz seçimde ne söz verdiysek onu yaparız. Ne dedik bu söz Mehmet Sarı sözüdür dedik. Havada kalmaz” diye konuştu.
    Onun için inşallah ramazanın bereketiyle muhabbetiyle 30 günü huşu içerisinde geçireceklerini belirten Başkan Sarı, “Bu süre zarfından vatandaşlarımız bol bol su tüketimi yapabilirler, temizliklerini yapabilirler, cam çerçeve silebilirler helali hoş olsun. Kartlı kullanım yapan vatandaşlarımızı da mağdur etmeden ortalama bir hesap yaptık. Aile başına en yüksek bazdan 55 lira gibi ortalama su tüketim bedeli çıkıyor. Bizde o vatandaşlarımızın kartlarına 25 ton civarında su yükleyerek onları da bu hizmetten faydalandırıyoruz. Onları da mağdur etmeyeceğiz.” diye konuştu.