Etiket: siyasethaber

  • “EZAN EVRENSEL MESAJDIR”

    “EZAN EVRENSEL MESAJDIR”

    Diyanet-Sen Amasya Şube Başkanı Mehmet Topal, Ezan’ın diliyle, okunuşuyla ilk okunduğu andan itibaren tüm Müslümanları namaza çağıran evrensel bir mesaj olduğunu belirterek “Cumhuriyetin ilk yıllarında maalesef Türkçe ezan tecrübesini yaşadık ve milletimizce bu asla kabul görmedi. Ezanı farklı dil ve lehçelerde okumak, bunun üzerinden tartışma çıkarmak dinimize saygısızlıktır. Bu millet dini değerlerine, kutsallarına saygısızlık edenleri asla unutmaz ve affetmez” dedi.

    Ezanın tekrar Arapça orijinal hali ile okunuşunun yıl dönümü dolayısı ile bir açıklama yapan Diyanet-Sen Amasya Şube Başkanı Mehmet Topal, bu ülkede18 yıl boyunca millete rağmen Arapça Ezan yasak edildi. 18 yıl boyunca ezanın evrensel çağrısından mahrum bırakılan bu milletin evrelerinde bile ezanı orijinal hali ile okumalarına izin verilmedi. Toplumun asla tasvip etmediği bu uygulama 1950’ye kadar devam etti. 16 Haziran 1950’de Demokrat Parti hükümeti, aldığı bir kararla ezanın tekrar aslına uygun okunması kararını yürürlüğe koydu ve böylece 18 yıl süren zulüm sona erdi. Bu millet kendisine bu muameleyi reva görenleri ve yaşananları asla unutmadı ve unutmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu

    Mehmet Topal, “Dünyanın neresinde olursa olsun her Müslüman ezanı duyduğunda bunun Allah’ın çağrısı olduğunu bilir. Bu ümmet olmanın Müslüman olmanın bir sembolüdür. Ezanın aslı Arapçadır ve Arapça olarak kalacaktır. Farklı bir dilde okutulması asla kabul edilemez. 18 yıl boyunca bu zihniyet ezanı zorla Türkçe okuttu. Ne din görevlileri ne de halkımız bunu kabullendi. Kendi halkının ruh köklerinden bu kadar uzak olan aynı zihniyet zaman zaman yaptığı açıklamalarla halkımız tarafından kabul görmeyen Türkçe ezan uygulamasına özlemle baktığını ortaya koymaktan geri durmamaktadır. Bazı zihniyetler hala bunu anlayamamış olacak ki zorla Türkçe ezan okutma derdine düşmekteler. Bu millet dini değerleri ile kutsalları ile uğraşanları asla affetmez.” diye konuştu.

  • İVME FİNANSMAN PAKETİ AÇIKLANDI

    İVME FİNANSMAN PAKETİ AÇIKLANDI

    Hazine ve  Maliye Bakanı Berat Albayrak, İVME Finansman Paketi’ni yaptığı toplantıda kamuoyu ile paylaştı. Bakan Albayrak,”Üç ana faaliyet alanına üç kamu bankamızın katılımıyla yılsonuna kadar 30 milyar liralık bir finansman sağlamış olacağız. Üç ana faaliyet alanını, hammadde ve ara malı imalatı, makine imalatı ve tarım olarak belirledik. Hammadde ve ara malı üretiminde 2 yıla kadar anapara geri ödemesiz-azami 10 yıl olmak üzere- 150 milyon TL’ye kadar yatırım kredisi sağlanacak.” dedi.

    Albayrak, tarım sektöründe sağlanacak kredilerin vadesinin seracılıkta işletme kredileri için 14 ay, yatırım kredileri için 84 ay olarak belirlendiğini söyleyerek, “Seracılık dışındaki tarım alanlarında da işletme kredileri için 12 ay, yatırım kredileri için de 60 ay vade sağlanacak.” açıklamasında bulundu.

    Albayrak şunları ekledi:  “İvme paketi ile stratejik ürünlerin ihracatı öne çıkarılacak. Yıl sonuna kadar yaklaşık 30 milyar TL bir finansman sağlamış olacağız. Yatırım kredileri 2 yıla kadar anapara geri ödemesiz, azami 10 yıl olacak. Azami kredi tutarı 150 milyon TL’ye kadar olacak. Pakete 3 kamu bankasının (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) katılımı gerçekleştirilecek. Makina imalatında ise 150 milyon liraya kadar kredi sağlanacak. Tarım sektörü de desteklenecek. Tüm kredi paketlerinde 2 farklı faiz seçeneği sunacağız. Tarımda verilecek krediler yüzde 0 ile yüzde 0.25 arasında belirlenecek. Tüm bu açıkladığımız paket ülkemize, sektörlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” diye konuştu.

  • 3 MALİ DESTEK PROGRAMINA 34 MİLYON TL’LİK DESTEK

    3 MALİ DESTEK PROGRAMINA 34 MİLYON TL’LİK DESTEK

    Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’ndan 2019 yılı teklif çağrısına çıkan 3 mali destek programına 34 Milyon TL’lik destek.

    Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), 2019 yılı bütçesinden “Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımlarına Mali Destek Programı”, “Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı” ve “Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında uygun proje başvurularının sunulması için 17.06.2019 tarihi itibarıyla ilana çıktı.

    Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Yönetim Kurulu Başkanı Vali Dr. Osman Varol, Amasya Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen OKA 2019 Yılı Proje Teklif Çağrısı açılış ve bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, “Gerçekten nitelikli, önemli projelere yüksek miktarlarda destek vermeye çalışacağız” dedi.

    “Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımlarına Mali Destek Programı”, “Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı” ve “Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı”na 34.000.000 TL’lik kaynak desteği sağlanacak.

    Vali Varol, bu 3 proje teklif çağrısının ve OKA tarafından verilecek toplam 34 Milyon TL’lik hibe desteğinin bölgemizde faydalı sonuçlara ve hayırlara vesile olmasını dilediğini söyledi.

    OKA’nın bölgesel kalkınmaya yönelik planlama ve uygulama faaliyetlerini hızlı, sağlıklı, sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma hareketini yerel ve bölgesel aktörlerin etkin olduğu bir katılımcı anlayışla yürütmek üzere hem yerel aktörler ile merkezin işbirliğini geliştirmeyi ve hem de bölge illeri olan Amasya, Samsun, Çorum ve Tokat’ın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet üstünlüklerinin artırılmasının hedeflendiğini vurgulayan Vali Varol, “2009 yılında faaliyetlerine başlayan Ajansımız kurulduğu günden bugüne mali destek programları kapsamında 709 projeye 162 Milyon TL hibe desteği sağlamıştır. Faydalanıcıların da sağladığı eş finansmanda dikkate alındığında 2009 yılından bu yana uygulanan projelerle 314 Milyon TL yatırım gerçekleştirilmiştir. Ajans sağladığı mali desteklerle bölgede ekonomik, sosyal ve mekânsal kalkınmayı desteklerken bölgemizde kurumsal kapasitenin gelişmesi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesine de katkı vermektedir” diye konuştu.

    Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı ve protokol üyelerinin de katıldığı toplantıda OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen teklif çağrısına ilişkin sunum yaptı.

    Program kapsamında desteklenecek projeler için tahsis edilen toplam kaynak tutarı 34.000.000 TL olup, Turizm Altyapısının Geliştirilmesi Mali Destek Programı için 21.000.000 TL; Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı için 7.000.000 TL, Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı için 6.000.000 TL kaynak öngörüldü.

    Turizm Altyapısının Geliştirilmesi Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler Asgari tutar: 500.000 TL – Azami tutar: 2.000.000 TL arasında olacak.

    Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %75’inden fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacak.

    Kırsal Kalkınma ve Tarımda Dönüşüm Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler aşağıda belirtilen Asgari tutar: 100.000 TL – Azami Tutar: 500.000 TL arasında olacak.

    Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %75’inden fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacaktır.

    Mesleki ve Teknik Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı çerçevesinde verilecek destekler Asgari tutar: 100.000 TL – Azami Tutar: 500.000 TL arasında olacak.

    Hiçbir destek, projenin toplam uygun maliyetinin % 20’sinden az ve %90’ından fazla olamaz. Bu değerlerin dışında kalan destek taleplerini içeren projeler değerlendirmeye alınmayacaktır.

    Söz konusu programlar hakkında detaylı bilgi, Başvuru Rehberi ve eklerinin tamamı 17.06.2019 tarihi itibarı ile www.oka.org.tr ve https://kagm.sanayi.gov.tr/ internet sitelerinden temin edilebilir.    Başvuruların KAYS (https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) üzerinden son başvuru tarihi 09.09.2019 Saat 23:59’dur. Başvuru sahiplerinin, proje başvurularını ajansın proje teklif çağrısı ilanında belirtilen son kabul tarih ve saatine kadar KAYS üzerinden yapması zorunludur. Her başvuru KAYS üzerinden üretilen taahhütnamenin imzalanması ile tamamlanır. Taahhütname en geç 16.09.2019 Saat 17:00’a kadar e-imza ile imzalanır veya ıslak imzalı olarak elden veya posta yolu ile Ajansa teslim edilir.

  • 2 “MAHREM ASKERİ” DAHA YAKALANDI

    2 “MAHREM ASKERİ” DAHA YAKALANDI

    Merzifon’da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) “mahrem askeri” yapılanmasına yönelik operasyonda, aranan 2 şüpheli yakalandı.

    FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekiplerince, Denizli ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2 muvazzaf asker gözaltına alındı.

    Yakalanan şüpheliler, Merzifon Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

    Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında örgütün “mahrem askeri yapılanması” içinde oldukları, şüphelilerle ankesörlü telefonlarla irtibat kurduğu değerlendirilen 2 subay, 3 astsubay ve bir meslekten ihraç edilmiş polis hakkında yakalama kararı çıkarılmış, dün Balıkesir, Denizli, Çorum Ve Merzifon’da düzenlenen operasyonda şüphelilerden 4’ü yakalanmıştı.

    Firari şüphelilerin yakalanması için de çalışma başlatılmıştı.

  • CUMHURBAŞKANI MURSİ İÇİN GIYABİ NAMAZI KILINDI

    CUMHURBAŞKANI MURSİ İÇİN GIYABİ NAMAZI KILINDI

    Muhammed Mürsî Îsa el-Eyyat, 2012 yılında Mısır Devleti’nin demokratik seçimlerle başa gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. 2013 yılında yapılan askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi, o günden bu yana hapis hayatı yaşamakta idi. 17 Haziran 2019 günü çıkarıldığı mahkeme salonunda fenalaşan Muhammed Mursi, o gün hayatını kaybetmiştir.

    Tüm Türkiye’de olduğu gibi Amasya’da da Mısır’ın demokratik seçimlerle göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı.

    Öğle namazından çıkan vatandaşlar, cami avlusunda Mursi için kılınacak gıyabi cenaze namazı öncesi tekbirler getirdi, “Muhammed Mursi yolun yolumuz” şeklinde sloganlar attı.

    Amasya İl Müftüsü Abdülkadir Keşvelioğlu, “Beraberindeki dava arkadaşlarıyla beraber zindanlara atılmış, idam cezasına mahkûm edilmiştir, dün itibariyle de vefat etmiştir. Türk halkı, bizler biliyor ve şahitlik ediyoruz ki Mursi inandığı hak dava uğruna şehit olmuştur. Yine biliyor ve inanıyoruz ki, şehitler ölmez onlar Rabb’leri katında çeşitli nimetlerle rızıklandırılmaktadırlar. Tarih ona ve arkadaşlarına bu zulmü reva gören diktatörleri asla unutmayacaktır. Firavun’un varisleri şunu bilsinler ki, Mursi’nin o cesur yüreği ve mücadele ruhu, doğacak yeni Musalara ilham kaynağı olacaktır. Bu vesile ile Mısır halkına ve tüm Müslümanlara başsağlığı dileğimle Muhammed Mursi’ye Cenab-ı Hakk’tan Rahmet niyaz ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı. Namaza çok sayıda vatandaş katıldı.

  • “ANA HEDEFİMİZ TIP FAKÜLTESİ”

    “ANA HEDEFİMİZ TIP FAKÜLTESİ”

    Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Amasya ulusal ve yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek üniversite hakkında ve yapılması planlanan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. İpekköy Yerleşkesi misafirhanesindeki toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Apaydın ve üniversite yönetimi de katıldı.

    Basın mensuplarından gelen soruları da cevaplandıran Elmacı özetle şu bilgileri verdi.

    ‘’Amasya ile ilgili yapılacak her çalışmada mevcut ortamı, mevcut şartları çok iyi değerlendirmeliyiz. Bunun için de gerek şehrin sivil toplum örgütleri gerekse kamu kuruluşlarıyla birlikte şehre katkı yapmak konusunda gayretimiz artarak devam edecek. Bu çalışmalarda tarihi, kültürel ve doğal ortamın korunmasına özellikle dikkat edeceğiz.

    Amasya kadim bir şehir. Burayı yalnızca dünle, bugünle değil insanlık tarihiyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bu anlamada da geçmişte pek çok şey yapılmış; bizler de bu çalışmaları artırarak devem ettireceğiz.

    Amasya benim memleketim, burada olmaktan son derece mutluyum. Martin Luther King’in ‘’Benim bir hayalim var.’’ diye bir ifadesi vardır. Bizim de bir hayalimiz var: Amasya. Bu hayale bağlı olarak ülkemizin imkânları nispetinde bu şehre, özelde ise üniversitemize dair hedeflerimiz var.

    Meslek yüksekokullarından fakültelerimize, enstitülerinden araştırma merkezlerine, teknoloji transfer ofislerine kadar ne kadar katkı yapabilirsek kendimizi o kadar mutlu hissedeceğiz.

    Hem çalışma arkadaşlarıma hem de sizlere özellikle belirtmek isterim. Hedefimize kilitleneceğiz, yüksek tempo ile çalışacağız. Zamanla sınırlı bir çalışma yaparsanız başarıda da sınırlı bir sonuç elde edersiniz. Başarımızın sınırsız şekilde gerçekleşmesi hususunda ısrarlı olacağız. Arkadaşlarımızı çok yoracağız; ama ülkemizin geleceği ve Amasya için artık herkes bu tempoya katlanacak.

    Geçen hafta YÖK’teydim ve orada öne çıkan görüş şu oldu. Ülkemizde şu anda 211 tane üniversite var. Bu sayı bizim ülkemiz açısından belli bir seviyeye ulaşmış durumda. Artık nicelikten ziyade niteliğe dönüş anlamında bir yaklaşım var. Bu düşünceye ben de katılıyorum.

    Üniversitemizde fakülte ve meslek yüksekokulu sayımız belli bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Yaptığımız atılımlarda mümkün olduğunca işlevselliğin yüksek olduğu anabilim dalları ya da bölümleri hedefliyoruz. Eğitim Fakültesi içerisinde Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü ve bunun altında resim ve müzik öğretmenlikleri açılması noktasında bir görüşümüz var. Dünyadaki trend şöyle gidiyor; daha çok disiplinler arası çalışma ve bölümlerin yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. Arkeoloji ile sanat tarihini birlikte Fen Edebiyat Fakültemiz içerisinde öngörebiliriz.

    Ben Uluköylüyüm, orada açılmamış üç tane kümülüs var. İstanbul Üniversitesinden araştırmacılar buralarda çalışmalar yapmış; ama onların burada çalışma yapması ile bizim yapmamız arasında ciddi maliyet farkı var. Biz 365 gün burada olacağız. Bu düşünce belirlediğimiz hedefler arasında var.

    Bizim ana hedefimiz Tıp Fakültesidir. Tıp Fakültemiz halkla en fazla yüz yüze geldiğimiz yerdir. Dolayısıyla Tıp Fakültesini çok önemsiyoruz, sağlık alanıyla ilgili çalışmalarımız var. Önümüzdeki haftalarda Tıp Fakültesi ile ilgili konuları değerlendirmek üzere Ankara’da, Maliye Bakanlığında olacağız.

    Tıp Fakültemizde okuyan öğrencilerimiz ilk üç sınıf temel tıp eğitimini OMÜ Tıp Fakültesinde alıyorlar. Dördüncü sınıftan itibaren de staj tipi eğitim görecekleri için burada olacaklar. Dolayısıyla 2020-2021 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesini bitirmemiz gerekiyor.

    Üniversitelerin asli unsuru öğrencilerdir. Üniversitemizin çalışmalarında odak noktasının öğrencilerimiz olacağını ve öğrencilerimizin akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda başarılı olmaları için elimizden gelen her şeyi yapmaktan kaçınmayacağımızı da bir kez daha ve özellikle belirtmek isterim.”

    Basın mensuplarına toplantıya katılımlarından dolayı teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Süleyman Elmacı, basın mensuplarının her zaman görüş ve önerilerine de açık olduklarını dile getirdi. Program hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu.

  • MİNİ MİNİ HENTBOL ŞAMPİYONASI

    MİNİ MİNİ HENTBOL ŞAMPİYONASI

    Amasya Kapalı Spor Salonu’nda 17-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan Mini Mini Hentbol Türkiye Şampiyonası başladı.

    Takımın 12 kız, 11 erkek olarak katıldığı şampiyonada 280 sporcu kıyasıya mücadele edecek. İlk gün 10 karşılaşmanın oynandığı şampiyonada 2008 doğumlu minikler kıyasıya mücadele etti. İlk maçta erkeklerde Ordu’yu 16-7 yenen Amasya Atatürk Lisesi Gençlik Spor Kulübü Hentbol Takımı Antrenörü Mehmet Kantar, “Bu sene çok ciddi bir ekibimiz var. Çok güzel çalışmalar yaptık. Gelecek adına bu gençleri yetiştirmek için ekiple beraber çalışıyoruz. Sonuçları biraz önce aldık, daha da devamı gelecek. Amasya bir hentbol şehri, Amasya hentbolda bir marka. İlk maç Ordu’yla 16-7 aldık. Bizim için sonuç çok önemli değil, önemli olan bu gençlerin geleceğe yetişmesi. Maç alınır verilir ama önemli olan bu çocukları kazanıp, onları geleceğe hazırlamak” dedi.

    Türkiye Hentbol Federasyonu Teknik Kurul Üyesi Mustafa Gödek; “Şampiyonaya 12 kız, 11 erkek takım katıldı. Bence katılım çok iyi” dedi.

    Kızlarda ise Amasya Hentbol Takımı, Antalya İl Karmasını 13-9 mağlup etti. Amasya Atatürk Lisesi Gençlik Spor Kulübü Hentbol Takımı Antrenörü Reyhan Alacam, “Rakip çok güçlüydü. Bir an dedik maçı kaybedeceğimizi düşündük ama top bizi sevdi bu sefer biz aldık. Rakibimiz baya iyi hazırlanmış ama bizde iyi hazırlandık. Ekim ayından beri antrenörlerle beraber hiç antrenman aksatmadan devam ettik. Emeğimizin karşılığını aldık. Daha da iyi maçlar çıkaracağız. Bir olmak için geldik, olacağımıza da inanıyoruz” diye konuştu. Şampiyonada ilk gün toplam 10 maç oynanırken, şampiyona 5 gün boyunca devam edecek.

  • SKYLİFE AMASYA’YI 5 MİLYON OKUYUCUYLA BULUŞTURUYOR

    SKYLİFE AMASYA’YI 5 MİLYON OKUYUCUYLA BULUŞTURUYOR

    Türk Hava Yolları’nın (THY) yayınladığı Skylife Dergisi, 2019 Haziran ayı sayısında ‘Dağların Arasındaki Saklı Cevher: Amasya’ başlıklı özel dosyaya yer verildi.

    En fazla ülkeye uçan havayolu ünvanlı THY, her ay 300 bin adet basılıp ortalama 5 milyon yolcusuna ulaştırdığı prestijli dergisinde “özel dosya” çalışması ile turizmin parlayan yıldızı ilimizin güzelliklerini sayfalarından yansıttı.

    Sezgi Olgaç’ın hazırlayıp Ahmet Çetintaş’ın fotoğrafladığı bölümde şehrimizin tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleri okuyucuya aktarıldı.

    DAĞLARIN ARASINDAKİ SAKLI CEVHER: AMASYA

    Dağlar arasında, yemyeşil bir ırmağın iki yanındaki düzlüğe kurulu Amasya, en uzak çağlardan beri kralları, hükümdarları, şehzadeleri ağırladı. Bugünse doğaya ve tarihe meraklı gezginleri misafir ediyor.

    Bazı şehirler size kapılarını açmak için en doğru zamanı bekler. Doğup büyüdüğüm Karadeniz’de daha önce yakından tanıma fırsatı bulamadığım Amasya’ya doğru, dağların ardındaki bir sır perdesini aralamaya gider gibi çıkıyorum yola. Tarihin çeşitli dönemlerinde Amasseia, Amasia, Amasiyye diye adlandırılmış̧, adı neredeyse hiçbir değişikliğe uğramadan bugüne kadar gelebilmiş̧ Amasya şehri; coğrafi güzelliğini, kültürel değerlerini de zamana karşı korumayı bilmiş̧. Mimariden arkeoloji ve gastronomiye bol keşifle geçecek gezimin ilk hedefi belli: Yeşilırmak kıyısında bir yürüyüş ve orada boylu boyunca uzanan Yalıboyu Evleri’nin keşfi.

    Görkemli dağların arasından akan, yemyeşil, capcanlı Yeşilırmak’a Antik Çağ’da “İris” denirmiş̧. Gerçekten de Yeşilırmak Amasya’nın orta yerine yerleşmiş̧, derin bakışlı, yeşil bir göz bebeği gibi. Tam karşımdaki Harşena Dağı’na baktığımda gözüme ilk çarpan; kalemle çizilmişe benzeyen Yalıboyu Evleri oluyor. Sanki bir dönem filminin içindeyim, ama hangi dönem olduğunu kestirmek güç̧. Hemen arkada kayaların içine oyulmuş̧, dağın eteklerini birer taç̧ gibi süsleyen Kral Kaya Mezarları… Osmanlı şehzadelerine ve onların validelerine 150 yıldan fazla bir süre ev sahipliği yapmış̧ Kızlar Sarayı bölgesi Pontus krallarından kalma bu mezarlara komşuluk ediyor. Harşena Dağı’nın doruğunda ise ak bulutlara karışmış̧ Amasya Kalesi… Amasya’ya tek bir noktadan baktığımda bile tarih, bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor.

    Amasya’da doğan, Anadolu’nun ünlü coğrafyacısı Strabon’un şu sözü kentin uzun geçmişini özetler gibi: “Her ne kadar şimdi bir eyalet ise de Amasya vaktiyle krallara aitti.” Pontus Krallığı, Hititler, Roma, Bizans ve Selçukluların ardından uzun yıllar Osmanlı dönemini yaşayan Amasya’da tüm bu medeniyetlerin izleri var. Karşıma köprülerin, hanların, medreselerin, hamamların, anıt mezarların çıktığı şehir bir açık hava müzesi âdeta. Tarihini sahiplenmeyen kentlerin geleceğinin olamayacağını bilen Amasyalılar, bu büyük mirası çeşitli müzelerde korumaya almış̧. Helenistik dönem kalıntılarından İlhanlı dönemi mumyalarına, Bizans heykellerinden Roma lahitlerine dek pek çok farklı medeniyetten eserler barındıran Amasya Arkeoloji Müzesi, şehrin derinlerine inmek isteyenler için iyi bir başlama noktası.

    Osmanlı döneminde şehzadelerin sancak beyliği yaptığı şehir olmak, Amasya’ya bir misyon ve güç̧ bahşettiği gibi Osmanlı’ya ve şehzadelere dair hatıralar da kazandırmış̧. Bütün bu miras Şehzadeler Müzesi’nde canlılığını koruyor. Yeşilırmak kıyısındaki Yalıboyu Evleri’nin en güzellerinden biri iki katlı bir müzeye dönüştürülmüş. Aralarında II. Murad, II. Bayezid gibi tahta çıkanların da bulunduğu şehzadelerin balmumu heykelleri karşımda nefes alıyor sanki. Şehzadelerin öyküleri ve konağın Osmanlı saraylarını çağrıştıran etkileyici iç̧ dekoru beni Osmanlı’nın yükselme devrinde bir yolculuğa çıkarıyor.

    Kendi yoluma devam edip rengârenk örtülerin, mis kokulu sabunların, Amasya’ya has çiçek bamyalarının, misket elmalarının süslediği tezgâhların arasından geçerken “Bu şehre gelenler Harşena Dağı’nın eteklerindeki Hatuniye Mahallesi’nde kaybolmadan dönmemeli.” diye düşünüyorum. Sultan II. Bayezid için oğlu Amasya valisi Şehzade Ahmed’in yaptırdığı Sultan II. Bayezid Külliyesi, cephesindeki turkuaz çinilerle kendini hemen belli eden Selçuklu eseri Gökmedrese Camii, sekizgen yapısıyla Kapı Ağa (Büyük Ağa) Medresesi gibi Osmanlı ve Selçuklu yapılarıysa Amasya gezimin yıldızları olarak belleğimde ve gönlümde yerini alıyor.

    Hayran kaldığım yerlerden biride İlhanlılar döneminden kalan, önce taç kapısının zarafetiyle sonra da hikâyesiyle beni büyüleyen Darüşşifa oluyor. 1308-1309 yılları arasında inşa edilen yapı, yüzyıllar boyunca hekimlerin yetiştiği bir okul, hastaların şifa bulduğu bir hastane olarak kullanılmış̧. Türk tıp tarihinin önemli hekimlerinden Şerefeddin Sabuncuoğlu’nu da yetiştiren Darüşşifa, bugün Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi olarak onun ismiyle anılan benzersiz bir müze. Ruhsal rahatsızlıklar için müziğin iyileştirici gücünün kullanıldığı Darüşşifa’yı gezerken hangi makam hangi hastalığa iyi gelir, su sesinin ruha etkilerinelerdir öğreniyor, bir yandan da ruhumu dinlendiriyorum.

    Amasya’da medeniyetlerin tarihi kadar, aşkların tarihine de kulak vermeli insan. Azerbaycan’ın Erzen kentinin kadın hükümdarı Mehmene Banu’nun kız kardeşi Prenses Şirin’le usta nakkaş̧ Ferhat’ın aşkını anlatan Ferhat ile Şirin efsanesi, Anadolu’da yüzyıllardır Amasya’yla birlikte anılıyor. Amasya-Tokat yolu üzerindeki antik su kanallarına bu efsaneden yola çıkılarak Ferhat Su Kanalı denmiş̧ ve geçtiğimiz yıllarda bu bölgeye Ferhat ile Şirin Âşıklar Müzesi kurulmuş̧. Müzede Kerem ile Aslı, Mimar Sinan-Mihrimah Sultan ve hatta Romeo ve Juliet’e kadar uzanan, balmumu heykeller ve ışıklandırmalarla dolu, sürprizli bir “aşk resmigeçidi” ne tanık oluyorum.

    Amasya’ya 60 kilometre mesafedeki zümrüt yeşili Boraboy Gölü’ndeyse bambaşka bir dünya var. Bungalovlarda bir hafta sonu tatili yapmak ya da doğayla baş başa bir gün geçirmek için Orta Karadeniz’de gidilebilecek en güzel yerlerden biri olan Boraboy, Amasyalıların da gözdesi. Üstelik buradan Amasya’ya dönüş̧ yolunda başka bir sürpriz saklı. Ziyaret kasabası yakınlarında, bir başka kaya mezarı olan Aynalı Mağara, yol kenarında tüm heybetiyle birden karşıma çıkıyor. Alınlığındaki yazıt, Antik Yunan harfleriyle “Rahip Tes’e ait bir mezar” olduğunu anlatıyor ve büyüleyici bir etkisi var. Adının Aynalı Mağara olmasının sebebiyse cephesine günışığı vurduğunda parlaması.

    Geceleri Amasya bir masal âlemine dönüşüyor. Yalıboyu’ndaki zarafet timsali Osmanlı evleri, gece rengârenk ışıkları yandığında bir başka parlamaya başlıyor. Hele bir de ayın şavkı Yeşilırmak sularına vurmuşsa… Ortaya çıkan manzaralar Van Gogh’un tablolarını anımsatıyor insana âdeta.

    Irmak kenarında dokusu değiştirilmeden yenilenmiş̧, otel ya da restorana dönüştürülmüş̧ bazı konaklarda şehrin gastronomi cevherleri saklı. Orijinal görünümü korunarak otele dönüştürülmüş̧ Sarı Konak Otel’in Amasya’ya has fırın keşkeğini, meşhur haşhaşlı çöreğini ve bakla dolmasını yemeye; şık atmosferini hissetmeye değer. Yöreye özgü̈ tırtıl tatlısı Seher Ana’nın yerinde, nefis lezzetlerdeki çeşit çeşit mantı ise Hatuniye’deki Anadolu Mantı Evi’nde denenmeli.

    Amasya’ya dair anlatılacaklar bitmez… Son bakır semaver ustası Mustafa Sofu’nun mütevazı ama hikâyelerle dolu atölyesi, huzurlu bahçesi ve zarif şadırvanıyla Mehmet Paşa Camii, yakın zamanda yenilenmiş̧ tarihî Sofular Mahallesi, yeni açılan Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi, Selçuklulardan kalan Burmalı Minare Camii, Bizans kilisesinden dönüştürülmüş̧ Fethiye Camii… Daha neler neler! Hem dünün hem bugünün şehri olmayı başarmış̧ bu kadim kentte yarınlara bırakılacak daha nice hikâye var.

  • BAŞKAN SARI FESTİVALDE

    BAŞKAN SARI FESTİVALDE

    Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve eşi Fatma Sarı Hanımefendi festival kapsamında ilçelerin hazırladığı etkinlik programına katıldı.

    12-22 Haziran Amasya Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde bu yıl Amasya Tamimi ve Milli Mücadelenin 100’üncü yıl festival kutlamaları kapsamında Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova ve Taşova ilçeleri tarafından Çelebi Mehmet Kent Meydanı’nda hazırlanan programa yoğun ilgi gösterildi. İlçelerin düzenlediği programa Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, İl Jandarma Komutanı Ali Yıldız, İlçe Kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, Kurum ve Kuruluşların Müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Programda çocuk korosu, halk oyunları, güreş gösterisi, Atatürk kostüm defilesi gibi çeşitli etkinlikler izleyicilerin beğenisine sunuldu. Programın sonunda protokol üyelerinin eşleri tarafından ilçelerin hazırladıkları el sanatları sergisinin açılışı gerçekleştirildi.  Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı ve protokol üyeleri stantları gezerek hazırlanan el sanatlarını incelediler. Program hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından sona erdi.

  • BAŞKAN SARI VE EŞİNE ANLAMLI HEDİYE

    BAŞKAN SARI VE EŞİNE ANLAMLI HEDİYE

    Amasya’nın Suluova İlçe standında kurs öğretmenleri tarafından Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya oltu taşı tesbih ve eşi Fatma Sarı Hanımefendiye iğne oyası flor hediye edildi.

    12-22 Haziran Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında hazırlanan ilçe etkinlikleri programı sonrası el sanatları sergisinde Suluova Halk Eğitim hocaları tarafından Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya oltu taşından yapılmış tesbih ve eşi Fatma Sarı Hanımefendiye ise iğne oyası flor hediye edildi. Başkan Sarı ve Hanımefendi nazik davranışları ve hediyelerinden dolayı hocalara teşekkür ettiler.  Bir süre Suluova standında kurs öğretmenleri ile sohbet eden Başkan Sarı ve eşi Fatma Sarı Hanımefendi daha sonra kendileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

    İlçe stantlarını tek tek gezen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı bir diğer bölümde ise dokuma tezgâhında bir kursiyer kız ile birlikte dokuma işlemini gerçekleştirdi. Kısa bir süre küçük kursiyerle sohbet eden Başkan Sarı daha sonra stanttan ayrıldı.